… binâ etdi kim Makdonya içinde aslâ zehir-nâk ve mûhiş hayvânâtlar yoğ idi. Hâlâ
kaddi on
zirâ‘ burma bir ejder sûretidir. Ve on zirâ‘ dahi zemînde Sultân Ahmed câmi‘i b …
On yedinci tılısmât-ı ibret-nümâ: Yine Atmeydânı'nda Pozantin Kıral'ın zamân-ı dalâletinde Sürende nâm hekîm şehrin yılan ve çıyan ve akreb haşerâtları misilli zehir-nâk hayvânât helâkiyçün tuçdan üç başlı bir ejdehâ timsâli binâ etdi kim Makdonya içinde aslâ zehir-nâk ve mûhiş hayvânâtlar yoğ idi. Hâlâ kaddi on zirâ‘ burma bir ejder sûretidir. Ve on zirâ‘ dahi zemînde Sultân Ahmed câmi‘i binâ etdükde tîn-i türâb içinde kalmışdır. Hattâ Selîm-i Sânî ve mest-i fânî at üzre ubûr ederken eğer hânesinden bozdağan mücevher topuz ile mezkûr ejder sûretine bir topuz urunca ejderin garb cânibine nâzır kellesinin alt çenesine isâbet edüp ol ân İslâmbol'un garb cânibinde yılan zâhir olup ol asırdan berü yılan İslâmbol içre şâyi‘ oldu derler. Allâhümme afvenâ ejder eğer öbür kellelerine bir zarar olursa İslâmbol'u mâr [u] mûr berbâd eder. Hâsıl-ı kelâm tılısmı hâlâ müte’essir bir temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17b ·
metinde göster ·
… iç yüzündeki bucakda çâr-kûşe yek-pâre bir beyâz mermer sütûn-ı müntehâdır kim
kaddi on
bir zirâ‘dır. Aşağısında bir âdem kaddi bakır kaplıdır. Yine böyle iken dâ’imâ …
Ziyâretgâh-ı Terlerdirek: Bu amûd-ı arak-âlûdun hakkında niçe kıyl ü kâl vardır kim sayf [u] şitâda şeb [u] rûz arakrîz olup durmadadır. Ayasofya câmi‘inin gerüde kıble kapularının cânib-i garbî nihâyetindeki kapunun iç yüzündeki bucakda çâr-kûşe yek-pâre bir beyâz mermer sütûn-ı müntehâdır kim kaddi on bir zirâ‘dır. Aşağısında bir âdem kaddi bakır kaplıdır. Yine böyle iken dâ’imâ terler durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
… Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur.
Kaddi on
iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… vâki‘ olmuşdur. Ancak bir kapusu şimâl tarafında taşra varoşa açılır. Dîvârının
kaddi on
iki arşın bâlâdır. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları ve beş aded şâhî topları …
Kal‘ası bir bayır altında bir vâsi‘ düz yerde ve Elbasan nehri kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır. Cirmi kâmil dâ’iren-mâdâr beş yüz aded hatvedir, ammâ handakı yokdur, ammâ çâr-kûşesinde Çâryâr aşkına çâr aded sa‘b kulleleri var. Ve kıble tarafına bu kal‘a sehel yokuşdur. Cümle temelleri kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ancak bir kapusu şimâl tarafında taşra varoşa açılır. Dîvârının kaddi on iki arşın bâlâdır. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları ve beş aded şâhî topları var. Hâlâ iç eldir kim gâyet emn-i emândır. Derûn-ı kal‘ada cümle otuz aded ufak daracık kiremit örtülü dârları vardır. Ve kapusu üzre bir küçük câmi‘i var, ammâ minâresi yokdur. Ve kal‘anın solunda dîvâra muttasıl bir çemenzâr yerde namâzgâhı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363b ·
metinde göster ·
… ehr-i Uşkumbi kenârında şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî bir köhne-binâ kal‘adır kim
kaddi on
beş arşındır.
Kal‘ası bir düz zemîn-i mahsûldârda şimâli rub‘ sâ‘at ve kıble cânibi rub‘ sâ‘at ba‘îd bayırları ve dağları cümle bâğlı bir vâsi‘ öz içinde nehr-i Uşkumbi kenârında şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî bir köhne-binâ kal‘adır kim kaddi on beş arşındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b ·
metinde göster ·
… nda handakı yokdur. Ve leb-i deryâsı alçak vâsi‘ kumsal yerlerdir. Ve dîvârının
kaddi on
beş arşın bâlâdır.
Ve kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir kârgîr seng-âbâd binâ-yı hoş-âbâd kal‘a-i Sultân Murâd'dır. Ve cenûb tarafı yokuş yukarı kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ve sa‘b [u] metîn yerde olmak ile etrâfında handakı yokdur. Ve leb-i deryâsı alçak vâsi‘ kumsal yerlerdir. Ve dîvârının kaddi on beş arşın bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
… Bâb-ı Halîlü'r-rahmân'a varınca altı yüz germe adımdır. Ve bu kapu garba nâzır,
kaddi on
zirâ‘ bâlâ iki kat demir kapudur. Tahrîr olunan târîh bunun dahi atebe-i âlîsin …
Bu mahalden handak kenârınca şimâle gidüp Bâb-ı Halîlü'r-rahmân'a varınca altı yüz germe adımdır. Ve bu kapu garba nâzır, kaddi on zirâ‘ bâlâ iki kat demir kapudur. Tahrîr olunan târîh bunun dahi atebe-i âlîsinde merkûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209b ·
metinde göster ·
Bâbü'l-Bahir: Bu dahi iki kat garba nâzır demir kapulardır ve
kaddi on
arşın bâlâdır. Bu mahalde kal‘a dîvârı evler ve bâğ u bâğçeler içre gâ’ib olup …
Bâbü'l-Bahir: Bu dahi iki kat garba nâzır demir kapulardır ve kaddi on arşın bâlâdır. Bu mahalde kal‘a dîvârı evler ve bâğ u bâğçeler içre gâ’ib olup şehri hakîr şehir kenârınca adımladım. Ammâ yine şehrin etrâfında mahalle kapuları vardır, üstlerinde kal‘a bedenleri ve mazgal delikleri ve bevvâbları vardır. Miftâhları mahalle imâmlarında durur. Ve Bâb-ı Bahir'den bâğçeler kenârınca bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·
Bâbü'l-Bahir: Bu dahi iki kat garba nâzır demir kapulardır ve
kaddi on
arşın bâlâdır. Bu kal‘a dîvârı Q 191b hareminde bir azîm nâbıka ağacı vardır …
Bâbü'l-Bahir: Bu dahi iki kat garba nâzır demir kapulardır ve kaddi on arşın bâlâdır. Bu kal‘a dîvârı Q 191b hareminde bir azîm nâbıka ağacı vardır kim misli Mısır'da yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·
Evvelâ Nîl içinde niçe bin elvân mâhîler vardır. Ammâ cümleden timsâh derler bir mehîb ve ziyânkâr hayvândır kim Rûm'da hâsıl olur bir gûne kertenkele ve keler ve vezaka ta‘bîr ederler üç nev‘a hayvânlar var, bu timsâh dahi hemân ayniyle anlara müşâbeheti vardır. Dörd ayağı ve kuyruğu vardır. Lisân-ı Arab'da ana timsâh derler, lisân-ı Fârisîde neheng derler, Türkîde luy derler, lisân-ı Moğolî'de selkun derler, vilâyet-i Nûbe'de vûlî derler, vilâyet-i Ulvî'de şûnşâr derler, mel‘ûn mahlûkdur. Ammâ bu timsâhın kaddi on beş arşın tavîl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160b ·
metinde göster ·