Ve dellâllar nidâ edüp yedi gün yedi gece İslâmbol müzeyyen olup geceleri Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd olup şeb [u] rûz a‘yân-ı İslâmbol hayr-ı mukaddem deyü zî-kıymet hedâyâları ile pâdişâhın pâye-i serîr-i a‘lâsına yüz sürüp hedâyâların arz ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
rûzumuz rûz-ı ıyd-ı adhâ idi. Ve paşanın fermân etdiğine göre mataracıbaşıyla c …
Hân ile müşerref olup yine bize bir mükellef oda döşeyüp gece ve gündüz hân ile ve on iki aded bürâder-i cân-berâberleriyle sohbet-i hâs ederdik. Hamd-i Hudâ gecemiz Kadir ve rûzumuz rûz-ı ıyd-ı adhâ idi. Ve paşanın fermân etdiğine göre mataracıbaşıyla cidd u cehd edüp ihtimâm-ı tâm ile elli kîse mâl hân-ı âlîşândan tahsîl edüp paşaya göndermeğe üç yüz tüfeng-endâz ile bizim kendi mâllarımız dahi Van'a gönderüp şehr-i Bitlis'de sebük-bâr kaldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9a ·
metinde göster ·
rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber idi. El-azametullâh, askerî tâ’ifesinin evvel ü âhir …
Hattâ hakîr sene (---) târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa asrında Mısır'da bulunup Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in Kamaniçse kal‘ası fethinin şâdumânîsin gördüm, engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kaldım. Halkının geceleri Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber idi. El-azametullâh, askerî tâ’ifesinin evvel ü âhir zabt u rabtları müşkil iken destûr-ı pâdişâhî olmağile mây bâlî deyüp bu günlerde olan fezâhat kubbe-i nîlgûn altında olmayup yine Mısır'da olur. Y 213b Zîrâ gulgule-i Mısır ve debdebe-i Mısır [ve] velvele-i Mısır ve tantane-i Mısır ve cığcığa-i Mısır ve Ümmü Dünyâ-yı Mısır'dır. Gerçi İslâmbol büyük şehirdir, ammâ halkı zabt [u] rabt ve râbıta üzredir. Ammâ Mısır'ın askerî tâ’ifesi şekâvet üzre olduklarından cümle pîr ü civânının bay u gedâsının pâybendleri alınup şerrânî atlar gibi bir depişme ve bir hây ve bir hûdur kim bir kimse bu günlerde evlâd u hizmetkârına ve memlûk ü ehl [ü] ıyâline tahakküm edemez. Herkes taraf taraf ayş [u] işretde ve sohbet-i hâsdadırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213a–Y213b ·
metinde göster ·
… up cümle üç yüz altmış mevlûdü'n-nebî olur kim geceleri leyle-i İsrâ ve leyle-i
Kadir ve
rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber olur. On ikisi fermân-ı vezîr ile olup dellâllar nidâ …
Bu mevlûd alaylarından sonra Mısır içinde her gece birer mevlûdü'n-nebî olup cümle üç yüz altmış mevlûdü'n-nebî olur kim geceleri leyle-i İsrâ ve leyle-i Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber olur. On ikisi fermân-ı vezîr ile olup dellâllar nidâ eder. Biri bâlâda tahrîr olunan Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdudur. İkincisi İbrâhîm-i Dessûkî mevlûdu. Üçüncüsü emîr-i hac huccâc ile Mısır'a geldü[kde] ve mâh-ı Safer'in yedinci gecesi Bâb-ı Nâsır dibinde Cânpûlâdiyye mevlûdu, bâlâda hac alayında tahrîr olunmuşdur, bu dahi fermân-ı vezîr iledir. Ve dördüncüsü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y220b ·
metinde göster ·
Ve taraf taraf tabllar ve köslere turralar ile darb olunup her şeb[i]
Kadir ve
her rûzları rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Zîrâ bu günlerde niçe bin yüz müsâfir-yâb ol …
Ve taraf taraf tabllar ve köslere turralar ile darb olunup her şeb[i] Kadir ve her rûzları rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Zîrâ bu günlerde niçe bin yüz müsâfir-yâb olur. Ve Nîl kenârı olmak ile herkes dükkânları ve haymeleri önün sakkâlar ile sulayup zerre kadar P 272a gubârdan eser kalmayup cümle uşşâkan tarâvet hâsıl Q 275a ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y303a ·
metinde göster ·