… a birer şerîfeli iki aded minâreleri dahi sâ’ir minâreler gibi âlî değillerdir.
Kadleri
(---) kademe nerdübândır.
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında câmi‘e muttasıl tevhâne-i müsâfirînler vardır. Ve yemîn [ü] yesârında birer şerîfeli iki aded minâreleri dahi sâ’ir minâreler gibi âlî değillerdir. Kadleri (---) kademe nerdübândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… ertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. Üç kantar taş gülle atup
kadleri
yigirmi yedişer karış demir küpeli serâmed toplardır. Garâbet andadır kim böyle …
Eşkâl-i kal‘a-i Kemâh: Şekl-i muhammes şeddâdî taş binâ kal‘a-i zîbâdır. Her burc [u] bârûsu seng-i azîmler ile yalçın kayalar üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i âlîdir. Erzurûm serhadlerinde nazîri meğer Şebin Karahisârı ola. Bir kal‘a-i bî-nazîr demek olmaya, ammâ nehr-i Furât aşırı sehl havâlesi vâr şekildir. Ammâ andan zarar isâbet etmez bir kal‘a-i üstüvârdır ve dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve handakı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Andan içeri iki kat kapular dahi var, üçü dahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, sağında ve solunda birer tuç toplar vardır kim ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde birer eskici girüp köşkerlik eylese yerim dar demez. Tâ bu mertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. Üç kantar taş gülle atup kadleri yigirmi yedişer karış demir küpeli serâmed toplardır. Garâbet andadır kim böyle mefret topları ol yalçın kaya üzre eyle sa‘b mahalle niçe çıkarup vaz‘ etdiler, aceb san‘at-ı cerr-i eskâl ile çeküp eyle âli yire böyle top-ı kebîrleri komuşlardır. Ve tâ içerdeki üçüncü kapunun atebe-i âlisi kemeri üzre bir gürz-i pehlivânî ve bir tîr-i kemân-ı Hazret-i Alî asılmışdır kim alâmet-i azîmdir. Ve bu kal‘anın içinde cümle toprak örtülü sağîr ü kebîr altı yüz hâne-i zîbâlardır. Lâkin teng mahalde vâki‘ olmağıla bâğ u bâğçesiz ve susuz hânedânlardır. Ve cümle a‘yân-ı vilâyet ve kal‘a neferâtı hâneleridir. Kara Ya‘kûboğlu'nun ve İbrâhîm Çelebi'nin hânelerinden gayrı bâğçeli ev yokdur. Ve bu kal‘a içre mu‘attal arz-ı hâliye yerler çokdur. Hattâ hâlî olan yerlerde beş aded buğdây anbârları vardır. Leb-ber-leb Selîm Hân'dan berü pirinç çeltiği ve darı vardır. Sanasın bugün harmandan gelüp der-anbâr olmuş hububâtdır. Hîn-i muhâsarada onlar ile kut-ı kanâ‘at edinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… an idi. Ve ba‘zısı piyâde durup anları gören zî-rûh zann ederdi. Ve her birinin
kadleri
hâlâ benî Âdem kadlerinin iki kaddi kadar kadd-i kametleri var idi. Ve cümle at …
Bu sûretlerin gûnâ-gûnu turfa ve acîbe timsâller idi kim her biri altun yaldızlı putlar idi kim her biri birer harâc-ı Rûm değerdi. Her birinde şeb çerâğ taş gözler ve yigirmişer kırat elmas tırnaklar ve birer tuçdan mebnî atlara süvâr olup ba‘zısının ellerinde yine tuçdan mücevher ve minâlı topuzlar ve salmalar ve 126b ve Sâm-süvâr-vâr gürz-i Ferâmurzları ve bellerinde kılıçları ve omuzlarında kalkanları cümle müzehheb ve mutallâ tuçdan idi. Ve ba‘zısı piyâde durup anları gören zî-rûh zann ederdi. Ve her birinin kadleri hâlâ benî Âdem kadlerinin iki kaddi kadar kadd-i kametleri var idi. Ve cümle atları dahi tuçdan dâbbetü'l-arz kadar musanna‘ timsâller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a–126b ·
metinde göster ·
… kim bu alemlerle bu câmi‘ me[m]leket-i Âl-i Osmân'da alem olmuşdur. Her alemin
kadleri
âdem kaddi kadardır. Hattâ bu sâhibü'l-hayrât Bulehnikli Hasan Paşa Mısır vezîr …
Ve bu câmi‘in yine çâr-kûşesinde dörd aded zînet kubbeleri dahi var ve taşra kıble kapusu sofası üzre dörd aded sütûn-ı mermerler üzre üç aded kubbeler dahi var. Cümle mezkûr sağîr ü kebîr on dörd aded kubbeler üzre on dörd aded alem bir pâdişâh câmi‘inde görülmemişdir. Gerçi câmi‘ küçükdür, ammâ alemler ne alemlerdir kim bu alemlerle bu câmi‘ me[m]leket-i Âl-i Osmân'da alem olmuşdur. Her alemin kadleri âdem kaddi kadardır. Hattâ bu sâhibü'l-hayrât Bulehnikli Hasan Paşa Mısır vezîri iken bu alemleri Mısır'da yapdırup on dörd bin altun ile yaldız urdurup Mısır İskenderiyyesinden bu alemleri Dobra-Venedik gemilerine koyup Dobra-Venedik'e gelüp andan bu Taşlıca'da câmi‘e konur. Hâlâ üstâd elinde henüz musaykal olmuş gibi şu‘le verüp zıyâsından âdemin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Ve Süleymân Hân zamânından berü bu alemlerin reng-i rûlarına bir zerre kadar kesâfet gelmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144a ·
metinde göster ·
… i ve taşrası âdem gövdesi kalınlığı mîşe ve pelîd dırahtlarıdır kim her birinin
kadleri
on beşer mi‘mâr arşını kalın dıraht-ı müntehâları birbirlerine san‘at ile üstâd …
Ve dahi dîvârının gird-â-gird kırkar ve ellişer ayak enli rıhtım ve dolma çim dîvâr-ı metîndir. Ve iki tarafı bu dîvârın içerisi ve taşrası âdem gövdesi kalınlığı mîşe ve pelîd dırahtlarıdır kim her birinin kadleri on beşer mi‘mâr arşını kalın dıraht-ı müntehâları birbirlerine san‘at ile üstâd bennâlar bağlayup içini kirpi-misâl rıhtım dolma çim etmişler kim niçe kerre yüz bin top ursan gülleler ağaç direklerden içeri girüp kûh-ı Elburz-misâl toprağa saplanup kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… arafa bir çam direği ve kâfirden tarafa bir çam direği dikilidir. Bu direklerin
kadleri
beşer âdem boyu ancak vardır. Andan bu iki direğin tâ şu orta yerinde bir çam d …
Evvelâ bu mil ta‘bîr etdikleri bir şeydir kim Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân Nemse çâsârı elinden Üstürgon'u ve Ustolni-Belgrad'ı aldıkda bu milleri Üstürgon'dan ve Ustolni'den on ikişer sâ‘at içeri Komaran'a karîb nehr-i Tuna kenârında bir mürtefî‘ depe-i toprakdan yığup üstünde bir cerge kurulur bir hayli vâsi‘ce yerdir. Lâkin bu yumru depe şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olup bizden tarafa bir çam direği ve kâfirden tarafa bir çam direği dikilidir. Bu direklerin kadleri beşer âdem boyu ancak vardır. Andan bu iki direğin tâ şu orta yerinde bir çam direği var, bu dahi âlîce sütûn-ı müntehâdır. İşte hadd-i mil dedikleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a ·
metinde göster ·
… l kayalardır. Birbirlerinden mâbeynleri ikişer ve üçer zirâ‘ kadar vardır, ammâ
kadleri
dörder yüz zirâ‘ kadar bâlâdır, ammâ bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında bir tenget …
Diğer sun‘-ı Hudâ-yı iber: Bu yaylağ-ı vâcibü's-seyrin cânib-i garbîsinde Gerdek kayası, bir sahrâ-yı bâlâ-yı azîme var kim içinde niçe yüz gûne kehifler vardır. 222a Hâlık-ı kevneyn (...)(...) ol Hallâk-ı âlemdir. Bu yalçın kayayı iki çatal halk eyleyüp her biri üçer kad Süleymâniyye minâresi kaddinde iki çatal serâmed ve ince mîl minâre-misâl kayalardır. Birbirlerinden mâbeynleri ikişer ve üçer zirâ‘ kadar vardır, ammâ kadleri dörder yüz zirâ‘ kadar bâlâdır, ammâ bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında bir tengetir haymecik kurulsa yeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221b–222a ·
metinde göster ·
yigirmi beşer arşındır, ammâ câmi‘ içindeki gibi yek-pâre sütûnlar değillerdir. …
Ve taşra hareminin cânib-i erba‘asında altmış aded beyâz şeşhâne sütûn-ı müntehâ-yı ibret-nümâların kadleri yigirmi beşer arşındır, ammâ câmi‘ içindeki gibi yek-pâre sütûnlar değillerdir. Lâkin her ne kadar dikkat eylesen bu haremdeki sütûnların imtizâc yerlerin dahi göremeyüp yek-pâre mermer direklerdir dersin, zîrâ cümle amûdları üstâd-ı nakkâd-ı mermer-bür zıhlı ve oluklu ve burmalı musanna‘ ve tarz-ı kadîm şeşhâne direklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252b ·
metinde göster ·
… le kırk üç yerde şehir içre mezâristânları olup her mezârın seng-i mezârlarının
kadleri
başı ve ayakları ucunda kâ’im durup ikişer âdem kaddi kadar seng-i hârâlarında …
Evvelâ bu varoş-ı azîm içre her evlerde birer ikişer aded bâğ-ı Merâm bâğçeler olmak ile ve kırk elli aded evler mâbeynlerinde birer mezâristân olup cümle kırk üç yerde şehir içre mezâristânları olup her mezârın seng-i mezârlarının kadleri başı ve ayakları ucunda kâ’im durup ikişer âdem kaddi kadar seng-i hârâlarında gûnâ-gûn hattlar tahrîr olunmuşdur. Böyle kadd-i bâlâ mezâr taşları bir diyârda yokdur. İllâ Kırkkilise şehrinin mezârlığında dahi böyle serâmed kabir taşları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348b ·
metinde göster ·
… rlardır kim aslâ çamur ve kireç ve alçısı yok. Ancak taş taş üzre bir kuru binâ
kadleri
yigirmi arşın bâlâ dîvâr kim bâlâda sehel memdûhdur, tâ kâfir zamânından kalmış …
Ve cemî‘i evlerinin taş dîvârları tarzı rûy-ı arzda yokdur. Cümle kırmızı sumpara taşından çâr-kûşeden tûlânîce taş dîvârlardır kim aslâ çamur ve kireç ve alçısı yok. Ancak taş taş üzre bir kuru binâ kadleri yigirmi arşın bâlâ dîvâr kim bâlâda sehel memdûhdur, tâ kâfir zamânından kalmış niçe yüz yıllık dîvârlar ve hânedânlar vardır. Ve eyle serâmed hem-vâr dîvâr-ı üstüvârlardır kim bir serçe kuşu tırnak (tırnak) ildirecek yeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
kâmil otuzar zirâ‘ kad senglerdir. Ve herbiri birer hikmet ile tahmîr olunmuş g …
Ammâ deyr-i Beytü'l-lahm'in tûlu iki yüz ayakdır ve arzı yüz ayakdır. Ve derûn-ı deyrde altmış ibret-nümâ sütûn-ı müntehâlardır. Otuzu üçer âdem dirâgûş eder cüssedâr amûd-ı âlîlerdir. Cümlenin kadleri kâmil otuzar zirâ‘ kad senglerdir. Ve herbiri birer hikmet ile tahmîr olunmuş gûnâ-gûn mevzûn ibret-nümûn sütûnlardır kim kırk bir senede müşkilim hall oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… i cildleri üstühânlarına sarılup kadîd kalmışlar. Başları Adana kabağı kadar ve
kadleri
yedişer sekizer zirâ‘ na‘şelerdir. Ve ba‘zısı çürüyüp ikişer üçer arşın incik k …
Ve hakîr bu gârlar içre girüp niçe serdâblar vardır, anlarda yığın yığın benî-âdem na‘şeleri cildleri üstühânlarına sarılup kadîd kalmışlar. Başları Adana kabağı kadar ve kadleri yedişer sekizer zirâ‘ na‘şelerdir. Ve ba‘zısı çürüyüp ikişer üçer arşın incik kemikleri var. Ve'l-hâsıl ibret-nümâ şehir imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a ·
metinde göster ·
… lîfi kefenli benî âdemler yatırlardı. Ve niçe yüz kadîdler var idi, herbirinin
kadleri
yetmiş ve seksener adım idi. Ammâ gurâb kadar yarasa kuşlarının necâseti râyiha …
Ve bir gâr-ı azîmde mâl-â-mâl hûrmâ lîfi kefenli benî âdemler yatırlardı. Ve niçe yüz kadîdler var idi, herbirinin kadleri yetmiş ve seksener adım idi. Ammâ gurâb kadar yarasa kuşlarının necâseti râyihasından âdem helâk olur. Cemî‘isi kayalarda minkârlarından herbiri asılup dururlardı. Ve ba‘zısı fânûslara ve meş‘allere kendülerin urup perr ü bâlleri ihrâk olurdu. Ve ba‘zısı çehremize ururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233a ·
metinde göster ·
vasatü'l-hâldir. Ammâ kurâ fellâhları dâbbetü'l-arz-misâl zeberdest eşhâsları v …
Ve halkının reng-i rûyları esmerü'l-levndir. Ve kadleri vasatü'l-hâldir. Ammâ kurâ fellâhları dâbbetü'l-arz-misâl zeberdest eşhâsları vardır. Lisânları Arabîdir, ammâ Mekke ve Medîne ve Bağdâd ve Mevâl ve Şâm Urbânı gibi fesâhat u belâgat üzre tekellüm etmezler. Fellâhîn ve kavm-i Fir‘avnî ve cebbârîn olduklarından galat kelimât ederler. Ta‘al uk‘ud ya‘nî gel otur diyecek yerde tahfîf-i kelâm edüp ta‘kud der. Ekmeğe rağîf derler. Ve şîlû kaldır, der. Ve mûy suya der. Hâzâ diyecek yerde dî der. Bunun emsâli elfâz-ı mühmele ve cühmeleleri çokdur. Fesâhat üzre eş‘â[r]larından budur, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y242b ·
metinde göster ·
… c sun‘-ı Hudâ zî-kıymet taşlar kaplıdır. Herbir kaplı olan tahta-misâl taşların
kadleri
tûlen ve arzan onar zirâ‘dır. Üstâd-ı kâmil hakkâk-i âmîl bu taşları eyle biçmi …
Ve ale't-tahkîk ferşinde incü ve sadef ve akîk-i Yemenî ve laciverd ve yeşim ve pîrûze makûlesi zî-kıymet hacerler döşenmişdir. Bir taşına vaz‘-ı yed eden taşdan kavî taş olur. Ve câmi‘in cânib-i erba‘asında olan dîvârın yüzleri tâ yedi kubbe-i azîmin devvârelerine varınca serâpâ gûnâ-gûn ve nakş-ı bûkalemûn ebrî ve mevvâc sun‘-ı Hudâ zî-kıymet taşlar kaplıdır. Herbir kaplı olan tahta-misâl taşların kadleri tûlen ve arzan onar zirâ‘dır. Üstâd-ı kâmil hakkâk-i âmîl bu taşları eyle biçmiş kim gûyâ hıtâyî kâğızdır. Kat‘ olundukdan sonra iki taşı yanyana vaz‘ edüp ebrîlerinden gûnâ-gûn eşkâller ve elvân elvân şükûfe ve kitâbeler nümâyân olunur. Ve bu seng-i mevvâclar ol kadar mücellâdır kim gûyâ âyine-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·
… . Q 331a Mîl minâreler ve amûd-ı müntehâ ve kubbe-i âlîler var kim herbirinin
kadleri
kehkeşân-âsâ ayyûka kad çekmişdir. Ve hâlâ bunda olan mutalsamâtlar ve künûz [u …
Ammâ evvelki ismi şehr-i P 328a Berhıyâ'dır. Eyle şehr-i mu‘azzam imiş kim hâlâ Tâk-ı Kisrâ'dan ve binâ-yı Haleb'den ve san‘at-ı şehr-i Atine ve Kaş'dan nişân verir. Q 331a Mîl minâreler ve amûd-ı müntehâ ve kubbe-i âlîler var kim herbirinin kadleri kehkeşân-âsâ ayyûka kad çekmişdir. Ve hâlâ bunda olan mutalsamâtlar ve künûz [u] defâyinler ve vâcibü's-seyr ibret-nümâ âsârlar var kim im‘ân-ı nazar ile nigerân olunsa âdem vâlih [ü] hayrân olur. Ammâ hâlâ bu imâretden şehirde bin mikdârı kârgîr-binâ hâneler ve yedi câmi‘ minâresiz ve yüz dükkân ve bir hân ve yigirmi bozahâne var, gayrı hammâm u medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y427b ·
metinde göster ·
… rasîfler inşâ etdi kim herbiri Nîl içine yüzer zirâ‘ girmişdir ve seksener zîrâ
kadleri
âlî ve ellişer zirâ‘ arzları. Böyle birer sedd-i kavî olduğuna hakîrin fakîrâne …
Ve yine bu Nîl'i sed etmek içün Kademü'n-Nebî önünde ve beled-i Besâtîn önünde Cîze hâkinde ve Nîl sâhilinde iki sedd-i rasîfler inşâ etdi kim herbiri Nîl içine yüzer zirâ‘ girmişdir ve seksener zîrâ kadleri âlî ve ellişer zirâ‘ arzları. Böyle birer sedd-i kavî olduğuna hakîrin fakîrâne târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·