iddi‘âsıyla binâ etmişdir, ammâ Bayram Paşa merhûm ta‘mîr [ü] termîm etmeğe müb …
Vezendon Kıral binâ etdükde iç kal‘a olmak iddi‘âsıyla binâ etmişdir, ammâ Bayram Paşa merhûm ta‘mîr [ü] termîm etmeğe mübâşeret etdükde İslâmbol'un ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar'ın a‘yân [u] eşrâf ahâlîsine ve ehl-i hırefine mahalle mahalle İslâmbol Hisârı'nın ta‘mîr ü [termîmin] fermân etdükde mi‘mâr arşını hisâbı üzre fermân edüp vech-i dîvârın taşrasından kullelerin devr ederek hisâb olundukda İslâmbol zirâ‘-ı bennâ ile kâmil seksen yedi bin arşınla ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… dan sene 796 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Gâyet sa‘b u metîn u kavî
kal‘a olmağıla
Rûm keferesi elinden üçüncü muhâsarada usret ile feth olup Kastamonu eyâletinde …
{Hicretin sene 92 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer b. Abdül‘azîz İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet edüp bu Sinop kal‘asın dahi muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdiler} Sinop (---) galatdır, (---) binâsıdır. Kastamonu hâkimi Ulu Beğ (---) fethidir. Andan sene 796 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Gâyet sa‘b u metîn u kavî kal‘a olmağıla Rûm keferesi elinden üçüncü muhâsarada usret ile feth olup Kastamonu eyâletinde serbest ve mu‘âf ve müsellem mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem ze‘âmetdir. Dizdârı ve serdârı ve kal‘a neferâtları ve üç yüz akçe pâyesiyle kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ekseriyyâ halkı tüccâr ve neccâr ve sevdâger-i berr u bihârdır. Bir fırkası avân ve bir zümresi ulemâ ve meşâyihândır. Halkı ekseriyyâ çuka ferâce ve bogasi hil‘at giyerler. Ve erbâb-ı ma‘rifetler bu şehri 17 iklîm-i örfiyyede bulmuşlar. Kıble ve şark cânibi dağları serâpâ bâğlardır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i Kastamonu üç günlük yoldur. Bu şehr Karadeniz'in Anadolu tarafı sâhilinde Sinap Burnu demekle ma‘rûf bir burunda vâkı‘ olmuşdur kim Karadeniz'in garb tarafında (---) mil Rûmeli cânibinde bu Sinop'a mukâbil Keliğra Sultan kayaları vâkı‘ olmuşdur. Sinap ile ol Keliğra burnu mâbeyni gûyâ bir boğazdır. İslâmbol tarafı ve Tarabozan tarafı yine vâsi‘ deryâlardır. {Sinop İslâmbol'a beş yüz mildir}. Ve bu kal‘a-i Sinop, şehr-i Samsun'un garb tarafındadır. Sinop ile Samsun'un arası dört merhale yerdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre üç kat Şeddâdî rıhtım Kayser-ı Rûm oğlu Sinopa nâm kralın binâsıdır. Ammâ gâyet sedd-i metîn kal‘a-i sengîndir. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kulle ve altı bin altı yüz bedendir ve cümle (---) kapudur. Evvelâ Kum kapusu ve Meydân kapusu ve Tershâne kapusu ve Yenicekapu ve Tabahâne kapusu ve İçhisarın Lonca kapusu cihânnümâdır. Ve Uğrunkapu ve aşağı kal‘ada Deniz kapusu. Bu merkûm kapuların cümlesi ikişer kanatlı demir kapulardır kim her biri birer bâb-ı Kahkaha'dır ve bu kal‘a bir düz yirde vâkı‘ olup iki cânibin deryâ döğer ve bu kal‘anın eşkâli şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki olmuşdur. Ammâ Bozdepe dağından nazar etsen gemi alboratası kesiminde üç kat bir gûne kal‘a-i metîndir. Dizdârı kal‘anın top menzilinden ba‘îd giderse şehirlilerin ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince dizdârı katl etmeğe me’mûrlardır. Ol havfden fakîr-İ dizdâr bir top menzilinden ba‘îd gitmeğe kâdir değildir. Cümle altı yüz müsellah ve şecî‘ ve bahâdır neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında bu kal‘ayı Kazak-ı Ak ale'l-gafle bir şeb-i muzlimde nerdübânlar ile serîka edüp Vezîria‘zâm Nasıf Paşa bu Sinop kal‘asın küffâr alduğun Ahmed Hân'a i‘lâm etmeyüp ketm etdiğiyçün katl olundu. Ba‘dehû bu kal‘ayı küffârdan halâs edüp elli kul dahi aşağı kal‘aya koyup bin kantar barud-ı siyâh ve sagîr ü kebîr bin pâre top koyup cümle âlât-ı cebehânesi ve gûnâ-gûn âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdiler. Ol asrdan berü her şeb ikişer yüz âdem bölükbaşıları ve çavuşlarıyla tâ sabâha dek dîdebân ve nigehbân ve gafîrlik edüp ba‘de't-tabl ve nefîr nevbetciler feryâd ederler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kal‘a-i Hacı Murâd:: Sene (---) târîhinde Uzun Hasan Sultân vüzerâlarından Hacı Murâd Hân nâm bir vezîr-i âsaf-tedbîri binâ edüp Ebü'l-feth, Uzun Hasan'ı münhezim etdikden sonra küçük kal‘a olmağıla bilâ-ceng Ebü'l-feth vezîri Koca Mahmûd Paşa'ya miftâhları teslîm etdiler. Ammâ bu dahi Koylıhisâr gibi evce ser çekmiş sa‘b u metîn kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi bin adımdır. Cânib-i cenûba bir demir kapusu var. Bir püşte üzre vâkı‘ olmağıla aslâ bir tarafında handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
… Zirâ kal‘ası bir kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî ilhaf taş dîvârlı bir ince
kal‘a olmak
ile ma‘mûr olmayup neferâtı yokdur. Kal‘a kayası bir dere içine vâkı‘ olmuş kal …
Ahvâl-i pür-me’âl-i Bebekbâzârı: İbtidâ bânisi ma‘lûmum değildir. Lâkin ibtidâ fâtihi Kütâhiyye pâdişâhlarından Germiyânoğlu Ya‘kûb Şâh'ın vezîri Dinar Hezâr feth etmeğile Germiyân Hezârı derler. Ammâ şehrinin ulemâ ve zurefâları şehr-i Bebekbâzârı derler. Amma lisân-ı Etrâk'da Beğbâzarı derler. Hakkâ ki haftada bir gün güzel müzeyyen bâzârı durup cemî‘î zî-kıymet [ü] bî-kıymet bulunur. Ammâ cümle halkının kâr [u] kesbleri tiftik keçisi olmağıla sûf ipliği çok füruht olunur. Ammâ meterisi var deresinde niçe bin kantar sûf ipliği bey‘ ve şirâ olunur. Lâkin sofî olmaz. Ammâ lâtif muhayyeri olur. Bâzâr-ı azîmde her hafta etrâf kurâlardan on bin âdem cem‘ olur. Hâlâ bu şehr Anadolu eyâleti hâkinde Engürü sancağı hudûdunda Âsitâne-i sa‘âdetde her kim şeyhülislâm ise anların hâssıdır kim hâss-ı hümâyûndan ifrâz olunup müftî tarafından subaşısı hâkimdir ve yüz elli akçe ile sadaka olunur kazâdır. Senevî kadısına yedi kîse hâsıl olur şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded kurâları vardır. Ve damga emîni ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur. Zirâ kal‘ası bir kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî ilhaf taş dîvârlı bir ince kal‘a olmak ile ma‘mûr olmayup neferâtı yokdur. Kal‘a kayası bir dere içine vâkı‘ olmuş kal‘anın iki cânibi balık arkası gibi bir sırtlı kaya üzre kal‘acıkdır. Cirmi ne mikdâr olduğu ma‘lûmum değildir. Aşağıda şehri iki dere-i vâsi‘ içinde cümle yigirmi mahalle ve kırk bir mihrâbdır. Lâkin selâtîn câmi‘leri gibi mükellef câmi‘leri yokdur. Evvelâ çârsû içinde (---) câmi‘i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367a ·
metinde göster ·
… ayri mesâcid ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir imâret yokdur. Ve derûn-ı
kal‘a olmak
ile hâneleri bâğsız ve bâğçesiz neferât hâneleri küçükdür. Ve Hazret-i İbrâhîm' …
Bu iç kal‘ada cümle yigirmi aded hânedir. Dizdâr ağa bunda sâkin olur. Ve cümle iki yüz aded neferâtları var. Cebehânesi ve buğday 55b anbârları su sarnıçları var. Ve kal‘a kapusunun iç yüzünde (---)(---) câmi‘i var. Minâresiz müfîd ü muhtasar bir câmi‘dir. Bundan gayri mesâcid ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir imâret yokdur. Ve derûn-ı kal‘a olmak ile hâneleri bâğsız ve bâğçesiz neferât hâneleri küçükdür. Ve Hazret-i İbrâhîm'i Nemrûd-ı la‘în âteşe atduğu âteş-gede-i Nemrûd mancınıkı bu kal‘a içre iki amelî sütûn-ı müntehâlar bu kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a–55b ·
metinde göster ·
… i birer sedd-i Kahkahâ'dan nişân verir kulle-i metînelerdir. Ammâ havâlesiz bir
kal‘a olmağile
dîvârı ol kadar âlî değildir. Ammâ gâyet arîz dîvârlardır kim üzerinde atlı cir …
Evvelâ Van deryâsı kenârında bir alçak kayalı zemîn püşt üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim her taşı fil cüssesi kadar var ve dürr-i yektâ gibi beyâz ve müzeyyen bir kal‘a-i münevverdir. Cümle (---) aded kullelerdir ammâ çâr rükninde olan kulleler gâyet sedd-i metîn ebrâclardır kim her biri birer sedd-i Kahkahâ'dan nişân verir kulle-i metînelerdir. Ammâ havâlesiz bir kal‘a olmağile dîvârı ol kadar âlî değildir. Ammâ gâyet arîz dîvârlardır kim üzerinde atlı cirid oynasa mümkindir ve etrâfında asla handakı yokdur. Hatta ba‘zı sene Van deryâsı eyyâm-ı bahârda cûş [u] hurûşa gelüp yedi sekiz ay bu kal‘a deryâ içre kalup ancak Âdilcevâz tarafında bir incecik yolu kalır ve cümle iki kapusu vardır. Cânib-i garba nâzır Âdilcevâz kapusu, büyük kapudur ve cânib-i (---)(---) kapudur. Ve bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Bu cirmde olan sûr-ı kavî içre cümle bâğsız ve bâğçesiz tahtânî ve fevkânî hâk-i amber-pâk ile mestûr bin elli aded hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
… tîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm yokdur kim bi-emrillahi Ta‘âlâ yed-i kudret ile
kal‘a olmak
içün halk olmuş gûyâ Kahkahâ kal‘asıdır.
Ba‘dehû Süleymân Hân kırk gün meks edüp bu kal‘ayı eyle imâr etdi kim ilâ hâze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da böyle bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm yokdur kim bi-emrillahi Ta‘âlâ yed-i kudret ile kal‘a olmak içün halk olmuş gûyâ Kahkahâ kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b ·
metinde göster ·
… a cümle feth olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Zadra bin yıldan berü metîn ve müstahkem
kal‘a olmağile
guzât-ı müslimîn bu kal‘aya nigerân etmeyüp iğmâz-ı ayn ederlerdi, ammâ yine bu …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Süleymân Hân serîr-i saltanatda ber-karâr olunca bu Venedik kâfiri üzre sene 943 Cezîre-i Körfos seferin edüp bi-emr-i Hayy-i Kadîr fethi müyesser olmayup 140b yine diyâr-ı Alman gazâlarına atf-ı inân edüp bu Venedik kâfirleri üzre Gâzî Hüsrev Beğ'i ve Gâzî Murâd Beğ'i ve Gâzî Arnavud Memi Beğ'i ve niçe ümerâları musallat edüp bu Venedik ve Hırvat ve Islovin ve Dodoşka kâfirlerinin ellerinden dest-i kahr ile yüz yetmiş altı pâre kılâ‘lardan bu tahrîr etdiğimiz kılâ‘lar dahi ol asırda cümle feth olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Zadra bin yıldan berü metîn ve müstahkem kal‘a olmağile guzât-ı müslimîn bu kal‘aya nigerân etmeyüp iğmâz-ı ayn ederlerdi, ammâ yine bu Venedik küffârı tek durmayup ilâ hâze'l-ân günden güne bu kal‘aya gûnâ-gûn zamîme-i şeytanatlar edüp bu kal‘ayı gûyâ sedd-i Ye’cûc etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140a–140b ·
metinde göster ·
… mse kralı "Benimdir" deyü sâhip çıkup sulha muğâyir iş olmasın içün ve bir sarp
kal‘a olmağile
gerçi itâ‘at 11b dahi etmediler, ammâ nehb ü gâret olunmayup eylece kaldı.
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Karîbü'l-ahd Milan Batori Mikloş kral binâsıdır kim lâşesi nehr-i Raba kurbunda Alaman kal‘alarından Ni‘met-Uyvar'da gebermişdir. Bu kal‘a dahi Erdel'indir, lâkin içinde Nemse askeri olmağile Nemse kralı "Benimdir" deyü sâhip çıkup sulha muğâyir iş olmasın içün ve bir sarp kal‘a olmağile gerçi itâ‘at 11b dahi etmediler, ammâ nehb ü gâret olunmayup eylece kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a–11b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân Beç'i muhâsara etdikde kemâl mertebe sarp
kal‘a olmağile
günden güne şitâ ve berf ziyâde olup cümle guzât-ı müslimîn kar altında kalup â …
Ba‘dehu Süleymân Hân Beç'i muhâsara etdikde kemâl mertebe sarp kal‘a olmağile günden güne şitâ ve berf ziyâde olup cümle guzât-ı müslimîn kar altında kalup âhirü'l-emr yigirminci gün kal‘adan fâriğ olup derd ü belâ ve meşakkat çekerek mâh-ı Saferü'l-muzafferde bî-zafer meşakkat-i sefer çekerek Cânkurtaran nâm mahalle gelüp andan Budin üzre cür’et edüp avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… d deyenek urup uykusun açar, kanûnları budur, zîrâ bu kal‘a hasretü'l-mülûk bir
kal‘a olmak
ile cümle düşman bu kal‘anın bir taşına bin baş vermeğe cân atarlar.
Ve bu sarây kurbundaki mehterhâne kullesinde her gece ba‘de'l-işâ ve vakt-i Şâfi‘î tokuzar kat mükellef ü mükemmel mehterhâne-i tabl-ı Âl-i Osmânî çalınır ve ba‘de'l-ışâ mehterhâne faslından sonra cemî‘i ebrâclarda her gece iki bin aded kal‘a neferâtları tâ sabâha dak pür-silâh olup dîdebân ve nigehbân ve pâsbânlar "Allâh yeğdir yeğ" deyü feryâd edüp sâ‘at be-sâ‘at yigirmi aded kal‘a ağaları falaka deyenekleriyle kol dolaşırlar. Eğer bir nevbetçiyi hâb-ı nâzda bulursa hâbdan bîdâr edüp seksen aded deyenek urup uykusun açar, kanûnları budur, zîrâ bu kal‘a hasretü'l-mülûk bir kal‘a olmak ile cümle düşman bu kal‘anın bir taşına bin baş vermeğe cân atarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82b ·
metinde göster ·
… e dükkân [u] hânsız ve derûn-ı hisârı âdemsiz garîb kal‘adır, zîrâ gâyet bülend
kal‘a olmak
ile içinde halkı azdır, ammâ sarp kal‘a olmak ile cümle halkın mâlları bu kal‘a …
Eşkâl-i kal‘ası: İki aded kûh-ı bülendin arasında bir küçücük püşte vâkı‘ olmuş ol kayacığın üstünde evce berâber iki kulleli ve iki aded toplu ve cümle seng-tırâş Şeddâdî binâlı şekl-i muhammes handaksız ve cenûba nâzır bir kapulu ve kayağan örtülü on iki daracık dârlı ve bir küçük câmi‘li ve su sarnıçlı ve anbârlı hammâmsız ve dükkân [u] hânsız ve derûn-ı hisârı âdemsiz garîb kal‘adır, zîrâ gâyet bülend kal‘a olmak ile içinde halkı azdır, ammâ sarp kal‘a olmak ile cümle halkın mâlları bu kal‘ada çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
… garîb kal‘adır, zîrâ gâyet bülend kal‘a olmak ile içinde halkı azdır, ammâ sarp
kal‘a olmak
ile cümle halkın mâlları bu kal‘ada çokdur.
Eşkâl-i kal‘ası: İki aded kûh-ı bülendin arasında bir küçücük püşte vâkı‘ olmuş ol kayacığın üstünde evce berâber iki kulleli ve iki aded toplu ve cümle seng-tırâş Şeddâdî binâlı şekl-i muhammes handaksız ve cenûba nâzır bir kapulu ve kayağan örtülü on iki daracık dârlı ve bir küçük câmi‘li ve su sarnıçlı ve anbârlı hammâmsız ve dükkân [u] hânsız ve derûn-ı hisârı âdemsiz garîb kal‘adır, zîrâ gâyet bülend kal‘a olmak ile içinde halkı azdır, ammâ sarp kal‘a olmak ile cümle halkın mâlları bu kal‘ada çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
… ndan cereyân eden nehr-i Neretva üzre bu püll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı
kal‘a olmak
ile şehrin bir tarafından bir tarafına bu sırâtdan gayri yerden ubûr olunmak bi …
Sene (---) târîhinde bu cisr-i vâcibü's-seyri dahi Sultân Süleymân Hân'ın fermânıyla Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân Ağa bir kantara-i azîm inşâ etmişdir kim gûyâ kavs-ı kuzah gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olup bir kayadan bir kayaya bir tâk etmişdir kim gûyâ Bağdâd-ı behişt-âbâdda tâk-ı Kisrâ'dır. Şehr-i Mostar'ın tâ vasatından cereyân eden nehr-i Neretva üzre bu püll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı kal‘a olmak ile şehrin bir tarafından bir tarafına bu sırâtdan gayri yerden ubûr olunmak bir vech ile mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
bundan dahi hâib ü hâsir güzer etdik. Bu kal‘anın garbında iki sâ‘atde,
Bunu dahi "Süleymân Hân sene-i mezbûrda feth etmişdir" dediler. Hâlâ Beganoğlu hükmünde metîn kal‘a olmağile bundan dahi hâib ü hâsir güzer etdik. Bu kal‘anın garbında iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
… l‘a Süleymân Hân ile Mihaç'da ceng eden Lagoş Kral'ın hazînegâhı idi, zîrâ sarp
kal‘a olmak
ile cümle hazâ’in ve tâc-ı İskender bunda durur idi.
Ve bu kal‘a Süleymân Hân ile Mihaç'da ceng eden Lagoş Kral'ın hazînegâhı idi, zîrâ sarp kal‘a olmak ile cümle hazâ’in ve tâc-ı İskender bunda durur idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
ile Kefe paşaları üçer tuğlu vezîr olup hâlâ Ak Mehemmed Paşa ve kul kethudâlığ …
Böyle bir bî-amân kal‘a olmak ile Kefe paşaları üçer tuğlu vezîr olup hâlâ Ak Mehemmed Paşa ve kul kethudâlığından çıkan Vezîr Bodur Süleymân Paşalar bu kal‘a-i Azak'da Kazak'dan muhâfaza edüp beş yüz âdemler ile balık yeyüp otururlar. Gayri me’kûlâtları kıtdır ve dâ’imâ kahtdır. Ve müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı âsumânîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… e varınca serâpâ hıyâbân [u] gül-i gülistân içre bir şehr-i merâmdır. Etrâfında
kal‘a olmak
muhâldir, zîrâ bâğçeleri ve müşebbek bostânları cihânı zeyn etmişdir. Cümleden …
Ve bu şehr-i mu‘azzam etrâfında aslâ kal‘a yokdur. Hemâ[n] şimâli ve garbı ve cenûbu ve kıblesi tarafı Ohri gölü olup şark tarafı tâ Uştuk yaylası eteklerine varınca serâpâ hıyâbân [u] gül-i gülistân içre bir şehr-i merâmdır. Etrâfında kal‘a olmak muhâldir, zîrâ bâğçeleri ve müşebbek bostânları cihânı zeyn etmişdir. Cümleden mükellef ü mükemmel sarây-ı azîm Ohrîzâde sarâyı kal‘a-misâldir. Müte‘addid dîvânhâneleri ve ıstablları ve göl kenârında maksûreleri ve karındaşının sarâyı dahi ibretdir. Bunlar meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370b ·
metinde göster ·
… nder-kat hücrelerdir. Ve kal‘a-misâl Öküz Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Mâ-tekaddem
kal‘a olmak
içün binâ olunup ba‘dehu hân olmuşdur. Ba‘dehu büyük kal‘a binâ olunup bu hânı …
Gümrük emîni anda sâkin olur bir hâne-i azîmdir kim seksen ocak kat-ender-kat hücrelerdir. Ve kal‘a-misâl Öküz Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Mâ-tekaddem kal‘a olmak içün binâ olunup ba‘dehu hân olmuşdur. Ba‘dehu büyük kal‘a binâ olunup bu hânı dahi büyük kal‘aya muttasıl etmişlerdir. Anıniçün bu hân-ı azîm içre kal‘a gibi burc [u] bârûlu ve mazgallı ve top ve tüfengli ve müzeyyen bedenli ve cedîd ve metîn kapulu hândır. Ortasında bir âbdest havzu ve çeşmeleri ve fevkânî bir küçük mescidi ve bir kapusu garb tarafında deryâya ve bir kapusu büyük aşağı büyük kal‘aya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
… ümle neferât bu mahalde pür-silâh Y 135a hâzırlardır. Zîrâ gâyet sa‘b u metîn
kal‘a olmak
ile bir kaç kerre Âl-i Osmân paşaları kapanup Âl-i Osmân'a karşu komuşdur. Ve c …
Ve dizdâr dîvânhânesi ve mescidi bu mahaldedir. Cümle neferât bu mahalde pür-silâh Y 135a hâzırlardır. Zîrâ gâyet sa‘b u metîn kal‘a olmak ile bir kaç kerre Âl-i Osmân paşaları kapanup Âl-i Osmân'a karşu komuşdur. Ve cemî‘i kefere "Âh Adalya" deyü feryâd ederler. Hafizakallâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134b–Y135a ·
metinde göster ·