… an‘at ile bu kal‘a 137a altı ayda tamâm olunca cümle hâr [ü] hâşâke âteş urup
kal‘a-i cedîd
ve dürr-i beyz-âsâ nümâyân olup cümle asker derûn-ı kal‘aya girüp top u tüfeng …
Bu san‘at ile bu kal‘a 137a altı ayda tamâm olunca cümle hâr [ü] hâşâke âteş urup kal‘a-i cedîd ve dürr-i beyz-âsâ nümâyân olup cümle asker derûn-ı kal‘aya girüp top u tüfeng ve cebehânesi ve sâ’ir mühimmât [ü] levâzımâtın yerlü yerinde edüp mezbûr ruhbân nihânî mi‘mâr-ı müslim tebdîl-i câme edüp Muhammed sünnetine ikrâm eyleyüp mü’min [ü] muvahhid şeklinde olup Rûmeli Hisârı dizdârlığın ricâ edüp ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b–137a ·
metinde göster ·
… ‘a: Nehr-i Morava kenârında orman hıyâbânlı bir burunda Kanije gibi ağaçdan bir
kal‘a-i cedîd
imiş, ammâ hakkâ ki mel‘ûn küffâr bir sedd-i İskender inşâ etmiş. Dolma dîvârın …
Eşkâl-i tarh [u] tarz-ı Yenikal‘a: Nehr-i Morava kenârında orman hıyâbânlı bir burunda Kanije gibi ağaçdan bir kal‘a-i cedîd imiş, ammâ hakkâ ki mel‘ûn küffâr bir sedd-i İskender inşâ etmiş. Dolma dîvârının enniliği ellişer ayak ve yüksekliği ellişer arşın âlî dolma palanka dîvâr olup kal‘a ağaçlarının ba‘zısı yerli ağaç olup yapraklarıyla kal‘a dîvârından olmuş köklü dıraht-ı müntehâlar kim aslâ müddet-i medîd fenâ bulmaz köklü ve yerli mîşe ve pelîd ağaçları mâbeynlerin toprak doldurup kal‘a dîvârı etmiş ve kara tarafına sedd-i İskender-vâr yedi aded azîm vezni üzre tabyalar etmiş kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez topları ve gayri kolumburna ve şâhîleri var, ammâ nehr-i Morava tarafı kendilerinin olmak ile su kenârında kal‘a dîvârı yokdur, lâkin bu tarafa elli pâre gemiler üzre bir cisr-i azîm binâ edüp karşu tarafda kendülerinin Ligradcık kal‘asından ve Çakatorna kal‘asından ve Mekemorya vilâyetlerinden her gün niçe bin küffâr gelüp kal‘aya cisrden geçüp imdâda gelirlerdi. Her tarafdan zahîrelerin getirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… katanası koyup Uyvar'dan bu kal‘aya gelince Vak nehrinden berü böyle bir metîn
kal‘a-i cedîd
yokdur.
Mâ tekaddem küçücük palanka olup ol fâcir kral vezîrinin hâssı imiş, ammâ şimdi Uyvar feth olaldan Uyvar gâzîlerinin çetecileri ve poturacıları havfinden bu kal‘ayı tuladan dahi vâsi‘ ve metîn edüp içine üç bin güzîde Nemse katanası koyup Uyvar'dan bu kal‘aya gelince Vak nehrinden berü böyle bir metîn kal‘a-i cedîd yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
… 1069 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ fermânıyla Köpürlü Mehemmed Paşa bir
kal‘a-i cedîd
ve bir hân-ı sedd-i sedîd binâ etdi kim İslâmbol'dan Mısır'a varınca nazîri yok …
Haleb hâkinde (---) nâhiyesidir. Mâ-tekaddem derbend-i calender-misâl harâmîler kemîngâhı bir küçük hân-ı bî-emân idi. Sene 1069 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ fermânıyla Köpürlü Mehemmed Paşa bir kal‘a-i cedîd ve bir hân-ı sedd-i sedîd binâ etdi kim İslâmbol'dan Mısır'a varınca nazîri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
misl-i hadîddir. Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından el-Melik Aybeğ et-T …
Nîl'in şarkında tula-binâ şekl-i bâdemî bir kal‘a-i cedîd misl-i hadîddir. Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından el-Melik Aybeğ et-Türkmânî Fûncistân meliki re‘âyâsından tezallüm edüp Aybeğ dahi dostluğa binâ’en Fûnc meliki mutahassın olsun deyü bu kal‘ayı binâ etdirir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki bin adımdır. Ve içinde tûbdan câmi‘i var ve üç yüz aded Berberî beytleri vardır. Şimâle nâzır ağac kapusu üzre timsâh-ı bî-cenâh postları mıhlıdır. Kapu üzre târîhi sene (---) zikr olunan imâretden bir şey yokdur. Andan on altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a ·
metinde göster ·