… Gâzî'nin izniyle ve Sultân Hacı Bektâş-ı Velî'nin du‘âsıyla ibtidâ Orhân Bey bu
kal‘ayı feth
edüp bir dahi küffâra cây-i menâs ol[ma]ması içün câ-be-câ kal‘âyı münhedim etd …
Kostantin Tekürün kızı 221b Mudına binâsıdır. Mudına'dan galat-ı meşhûr Mudanya derler. Hamd-i Hudâ selâmetle bu şehre dâhil olup ibtidâ diyâr-ı gurbetde cum‘a namâzı kılmak bu şehirde müyesser olup hâk-i pâkine rû-mâlîde edüp yüz bin tazarru [u] nâliş ile Cenâb-ı İzzet'e hamd [u] senâ edüp şehr[i] temâşâya mübâşeret etdik. Leb-i deryâda bir bender iskele-i Bursa'dır. Âyende vü revende keştîler içün emîn-i emân bir limân-ı kudretdir. Zîrâ bu Mudanya, İslâmbol halîcinin cânib-i kıblesinde bir köşe-bucağa vâkı‘ olmağıla yedi rûzgâr-ı zûrkârdan emîn [u] mahfûzdur. Ammâ yıldız rîhından sehl mahfûz değildir. Ammâ a‘lâ demir tutar yatak limândır. İskele başında gümrükhânesi vardır. Âyende vü revende keştîleri ve kara tarafından gelen tüccârlardan öşr-i sultânî alur, on yük akçe iltizâm emânetdir. Şehri, kenar-ı bahrde bir vâsi‘-fezâda vâkı‘ olup kal‘ası bir alçak kayalı yerde şeddâdî taş binâ bir rıbât-ı kavîdir. Sene 721 târîhinde Orhân Gâzî şehzâdeliği asrında pederi Osmân Gâzî'nin izniyle ve Sultân Hacı Bektâş-ı Velî'nin du‘âsıyla ibtidâ Orhân Bey bu kal‘ayı feth edüp bir dahi küffâra cây-i menâs ol[ma]ması içün câ-be-câ kal‘âyı münhedim etdi. Ammâ sehl şey ile ta‘mîri ve termîmi mümkindür. Ve bu şehr, Anadolu eyâletinde Gâzî Hudâvendigâr sancağı ki, taht-ı evvel Bursa'dır, anın voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Kadıya senevî iki bin guruş hâsıl olur. Ba‘zı zamân Bursa müvellâsına paşmaklık-bahâ ihsân olunur, latîf kazâdır. Şehri cümle (---) hânesi serâpâ kiremit örtülüdür. Üç câmi‘i var (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve yedi mihrâb mesâcidleri ve üç hânı ve bir hammâmı ve iki mekteb-i sıbyânı ve iki yüz aded esvâk-ı muhtasarı var. Ammâ medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsleri yokdur. Zirâ ekseriyyâ cümle halkı Urum'lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221a–221b ·
metinde göster ·
… ryâ-misâl asâkir-i bî-şumâr ile Kuds-i Şerîf'e sarılup kırk günde amân vermeyüp
kal‘ayı feth
etdikde küffârdan bir cân halâs etmeyüp iki kerre yüz bin Hristiyân ve Mıkdısî …
Ba‘dehû Şâm'da Nûreddîn Şehîd merhûm olıcak Mısır'da Yûsuf Selâhaddîn Mısır'a ve Şâm'a müstakil pâdişâh olup deryâ-misâl asâkir-i bî-şumâr ile Kuds-i Şerîf'e sarılup kırk günde amân vermeyüp kal‘ayı feth etdikde küffârdan bir cân halâs etmeyüp iki kerre yüz bin Hristiyân ve Mıkdısî Ermenî ve Rûm-ı Frenk ve elli bin papaz-ı nâ-sâz dendân-ı tîğdan geçüp Yûsuf Selâhaddîn kal‘a-i Kuds'i temelinden münhedim edüp Mısır'a gitdi. {Âl-i (---) el-Melikü'l-Eşref Halîl b. Kalavan yine kırk dörd gün muhâsara edüp feth etdi ve yine münhedim etdi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b ·
metinde göster ·
… le guzât-ı müslimîn mansûr [u] muzaffer olup Macâr-ı füccârdan yetmiş altı pâre
kal‘ayı feth
edüp Eğre'yi metîn ü müstahkem ederler. İlâ haze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Eğre …
eş-Şeyh Hazret-i Kara Şems Efendi Sultân: Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis meşâyihlerinden olup Eğre gazâsında bile idiler. Hattâ Âl-i Osmân askeri bozulmuş iken bu azîz Mehemmed Hân'ın esb-i sabâ-sür‘ati licâmından berk zabt edüp "Sabr eyle beğim! Şimdi fırsat-ı ganîmetdir!" deyü asâkir-i İslâm'ı cenge tergîb ederken bi-emri Hudâ nesîm-i nusret İslâm tarafına esüp ân-ı sâ‘atde yüz bin küffârı Eğre kurbunda Hiraştüş sahrâsında dendân-ı tîğdan geçirüp cümle guzât-ı müslimîn mansûr [u] muzaffer olup Macâr-ı füccârdan yetmiş altı pâre kal‘ayı feth edüp Eğre'yi metîn ü müstahkem ederler. İlâ haze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Eğre gibi hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn-i intihâ-yı serhadd [ü] kal‘a-i kavî yokdur. İnşâ'allah mahallinde tahrîr olunur. Devlet-i Âl-i Osmân'da iki Şemseddîn vardır. Biri Ebü'l-feth Mehemmed Hân ile İslâmbol fethinde bulınan Akşemseddîn'dir kim İslâmbol'ın yedi sene mukaddem fethin Ebü'l-feth'e tebşîr etmişdi. Bursa hâkinde Türbeli Göylük'de medfûndur. Biri dahi bu Sivasî Kara Şemseddîn'dir kim Eğre gazâsında Âl-i Osmân'ın yüzün ak eyleyüp derûn-ı Sivas'da merkûm Hasan Paşa câmi‘i hareminde medfûndur. Yedi sene kutbiyyete kadem basmış derler. Tarîk-i (---) ulu sultândır. Kaddesenâ'llahu bi-sırrihi'l-azîz. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76b ·
metinde göster ·
… digâr ki Edirne Fâtihi Murâd Hân-ı Evvel'dir kim Edirne'den sonra şebhûn ile bu
kal‘ayı feth
etmişdir. Ba‘dehû Sultân Hudâvendigâr Kosova cenginde ba‘de'l-feth-i fütûh lâşe …
Der-zikr-i kal‘a-i Silivri :Yanko ibn Madyan'ın Silvir nâm bir oğlu binâ etmeğile lisân-ı Yunaniyân üzre yâd olunur bir kal‘a-i cihân-nümâdır kim leb-i deryâ tarafı eflâke ser çekmiş yalçın kayalar üzre (---) sene târîhinde Gâzî Hudâvendigâr ki Edirne Fâtihi Murâd Hân-ı Evvel'dir kim Edirne'den sonra şebhûn ile bu kal‘ayı feth etmişdir. Ba‘dehû Sultân Hudâvendigâr Kosova cenginde ba‘de'l-feth-i fütûh lâşe-i Nasârâları ibret içün seyr [u] temâşa ederken lâşe-i murdârlar içinden Miloş Koblaki kâfir-i bed-nâm leşler içinden kalkup {Murâd Hân'ı şehîd etdi}. Ba‘zılar elçilik ile gelüp Murâd Hân'ı tîğ-ı gamgamdan nişân verir sikkîn-i ser-tîz ile ura ura şehîd edüp Miloş mel‘ûnı dahi cemî‘i gılmân-ı hâssa pâre pâre etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
Ahvâl-i kal‘a-i kadîm Çorlu: Bânisi Yanko ibn Madyan'dır. İbtidâ sene 720 târîhinde Edirne Fâtihi Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Yire beraber münhedim edüp kendüler Kosova'da şehîd olduktan sonra küffâr müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp sene (---) dest-i tasarruflarında durup ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân feth edüp cümle der-i dîvârların münhedim edüp hâlâ eser-i binâları Çorlu şehrinin cânib-i şimâlinde nümâyândır. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Mehemmed Hân fethidir. Edirne hâkimi hükmünde (---)(---) yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi otuz pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve yeniçeri kolluğu yasakçıları vardır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Koca Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı feth etmede usret çeküp "Şu Çorlu dahi feth olmadı" deyüp feth oldukda ismine Çorlu dediler. Gerçi yayla yerde hevâsı latîf yerdir ammâ ekseriyyâ Çorlu halkı çorlulardır. Ammâ sefer-i hümâyûn oldukda her memleket halkının birer gûne oran derler isimleri vardır. Ol ismile birbirin çağırup çadırların ve tevâbi‘ [u] levâhıkların bulurlar. Haleb diyârının oranı "Yâ ahad"dir. Ve Diyârbekir'in "Âmid"dir. Bu Çorlu'nun oranı olan "Beğ" çağrılır, Çorlu çağrılmaz. Şehr-i kadîmdir. Kefere zamânında bunda bir deyr-i metîn var idi. Sarı Saltuk anda makâm edinmekle anın şerefiyetine bu şehir gâyet ma‘mûr [u] âbâdân idi. Hâlâ niçe bin yerde âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi dest-i Osmân'da cümle üç bin kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ-yı ma‘mûrlardır. Ve cümle on beş mahalle-i müslim ve on beş mahalle-i kefere addolunur. Tâ kefere asrındaki imâretden kalmış fecerelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında be-dest-i Lala Şâhin Paşa Bulgar destinden dest-bâzû kuvvetiyle cebren ve kahren ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i îmândan galat İhtimân derler. Derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr emân ile çıkup Samakov kal‘asına cân ber-cehennem gitdiler. Ba‘dehû âkıbet-endîş Lala Şâhin Paşa bir dahi bu kal‘ayı Bulgar ve Sırf keferesine cây-ı karâr olmasın içün hisârını münhedim edüp hâke beraber edüp sâ’ir imâretin zamîme-i dârü'l-İslâm etdi. Hâlâ Rûmeli eyâletinde maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem yürük beğlerinin ocaklığıdır kim cümle hükûmetinde on altı aded ma‘mûr köyleri vardır. Hâss-ı hümâyûndan beğinin taraf-ı pâdişâhîden (---) yük akçe hâssı vardır kim on altı pâre kurâ kendüye İhtimân ile hâs kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında be-dest-i Lala Şâhin Paşa Bulgar destinden dest-bâzû kuvvetiyle cebren ve kahren ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i îmândan galat İhtimân derler. Derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr emân ile çıkup Samakov kal‘asına cân ber-cehennem gitdiler. Ba‘dehû âkıbet-endîş Lala Şâhin Paşa bir dahi bu kal‘ayı Bulgar ve Sırf keferesine cây-ı karâr olmasın içün hisârını münhedim edüp hâke beraber edüp sâ’ir imâretin zamîme-i dârü'l-İslâm etdi. Hâlâ Rûmeli eyâletinde maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem yürük beğlerinin ocaklığıdır kim cümle hükûmetinde on altı aded ma‘mûr köyleri vardır. Hâss-ı hümâyûndan beğinin taraf-ı pâdişâhîden (---) yük akçe hâssı vardır kim on altı pâre kurâ kendüye İhtimân ile hâs kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
olup içinde bâkî kalan kırk bin güzîde Sırf-ı sarp mel‘ûnları ahid-şikenlik edü …
Andan Rûm tâ’ifesi çıkup mahalle ve kenîse istediler. Andan Lazka tâ’ifesi çıkup vatan istediler, verilmeyüp Nigebolu sancağından Pilevne nâm kazâda yer gösterdiler. Ba‘dehû bâ-sulh kal‘ayı feth olup içinde bâkî kalan kırk bin güzîde Sırf-ı sarp mel‘ûnları ahid-şikenlik edüp cenge âheng etdiler. Hemân Serdâr-ı mu‘azzam Balaban Paşa guzât-ı Müslimîne "Koma kurdum!" deyüp kol kol gübâng-ı Muhammedî'ye rehâ buldurup on bir koldan yürüyüş edüp kılıçları ağzında niçe bin cüyûş-ı muvahhidîn sademât-ı top-ı kûbdan rahnedâr olmuş divârlardan içeri girüp cümle küffâr-ı Sırf'ı dendân-ı tîğa sarf ederken hemân taşraya vere ile çıkan Lazka kâfirleri kendülere Sofya şehri içre yurd verilmediğinden dilgîr olup guzât akîblerince kal‘aya yine girüp Sırf kâfirlerine imdâd edelim derken bi-emri Hayy [u] kadîr onlar dahi Sırp kavminin sırasında 138a nakd-i ömürleri bâzâr-ı ma‘rekede bir pula satılup hûnları nehr-i Iskır'a katılup vücûd-ı murdârları sahîfe-i âlemde mün‘adim olup deyyâr-ı derûn-ı kal‘ada bir cân kalmayup kal‘a-i Sofya bu minvâl üzre bâ-sulh feth olmak sadedinde iken takdîr-i Hudâ bu gûne feth olup ba‘dehû fermân-ı Gâzî Hudâvendigâr ile serdâr-ı mu‘azzam Balaban Paşa deryâ-misâl askeri üşürüp kal‘anın burc [u] bârûların kırk günde güc ile zemîne beraber etdiler. Zîrâ gâyetü'l-gâye rıbât-ı azîm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 137b–138a ·
metinde göster ·
etme sadedinde iken maraz-ı zahîrden merhûm olup karnın Âsaf-ı Berhiya'sı ⟦142a …
Mesîregâh-ı mastaba-i Süleymân Hân: Bizzât Süleymân Hân sene (---) târîhinde diyâr-ı Alaman serhaddinde kal‘a-i Sigetvâr gazâsına teveccüh etdiklerinde Balı Efendi hazretleri hayâtda olmak ile azîz-i merkûma buluşmak içün korusuna gelüp bu kadar bin asker ile cây-ı emân olan korusuna konup askeri koruyu kırup haymelerin kurup meks ederler. Balı Efendi azîz bu hâli istimâ‘ edüp eydür: "Süleymân garîb, kırk sekiz yıldır cihâd-ı gazâ edüp cihâd-ı ekber etmedi. Niçe yüz bin mahlûk-ı Hudâ'yı kırarak şimdi bizim himâyemizde olan korumuzu âhir senesinde kırmağa mı geldi?" deyüp seccâdesin alup dağlar içine firâr eder. Süleymân Hân mümkün olup azîze buluşmak müyesser olmayup Süleymân Hân Şeyhülislâm Ebussu‘ûd Efendi tebdîl-i kıyâfet edüp azîzden istimdâd taleb etmeğe niçe hedâyâlar ile Ebussu‘ûd'u azîze gönderüp vardıkda hemân azîz hazretleri keşf edüp "Hoca-i zâhir Ebussu‘ûd (---) safâ geldin. Şer‘-i Resûl'e pek hizmet eyle. Tarîk-i bâtını da elden komayup beraber terâzû dut" dedükde hemân Ebussu‘ûd azîzin dâmenin bûs etdükde "Molla! Berhurdâr-ı dâreyn olasın. İnkırâzu'd-deverân te’lîfinle ve evlâd [u] ensâbınla ecel-i müsemmânda mü’ebbed olasın. Süleymân âhiret pâdişâhlığı ister, hele varsın, Sigetvâr'ı görsün. Bu bizim korumuzda kırdığı ağaçdan Sigetvâr gölüne ağaç doldursun. Feth eder bulunur. Kalbin anda bıraksın. Ba‘dehû bizimle İrem bâğı korusunda görüşsün ve barışsın. Yohsa bizim koruda anınla görüşmezik. İşin Allah âsâr ide. Bizden selâm eyle" deyü böyle niçe rümûz-ı künûz kelimâtlar ile Ebussu‘ûd'u Süleymân Hân'a gönderir. Süleymân Hân-ı Gâzî-i nüktedân eydür: "Hay molla! Allahu a‘lem, biz Sigetvâr'a emek çeküp gölüne ağaç doludup feth eder bulunur, dediğinde, ayâ feth edemeyüz yâhûd kalbin anda bıraksın dedüğü, biz anda merhûm oluruz ve azîz ile âhiretde görüşürüz" deyü vâfir endîşe-i hâma düşer. Hemân ol sâ‘at Balı Efendi korusu kendüye temlîk olup bir ferd-i âferîde koruyu kırmamak içün hatt-ı şerîf-i hudûdnâmeler tahrîr edüp andan Sigetvâr'a kat‘-ı menâzil ederek varup ol ân muhâsara edüp dağ ve taşın, dıraht-ı azîmlerin kırup Balı Efendi korusundan getürdüğü ağaçlardan Sigetvâr halîçine döküp gölü leb ber-leb, edüp kal‘ayı feth etme sadedinde iken maraz-ı zahîrden merhûm olup karnın Âsaf-ı Berhiya'sı 142a olan (---) paşa, kalb-i Süleymân Hân'ı zemîne alâ tarîki'l-emâne defn edüp na‘ş-ı şerîfin tuzlayup pinhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141b–142a ·
metinde göster ·
… ından hücûmlar ve yürüyüşler ve gûnâ-gûn şeb-hûnlar edüp yedi günde İskender bu
kal‘ayı feth
idemeyüp âciz-mânde kalır. Derûn-ı kal‘ada mutehassın olan Bedlîs'e İskender "E …
Ammâ bu kal‘ayı hazînedâr Bedlîs eyle bir sa‘b sûr-ı üstüvâr binâ etdirdi kim cemî‘i ulûm sâhiblerine birer rasad-ı mutalsamâtlar icrâ etdirdi. Cânib-i erba‘asın metânet üzre ârâste ü hıyel-i şeytanat ile pîrâste edüp her vech ile cenge âmâde oldu. İskender-i Kübrâ Bedlîs'in kal‘ayı itmâm etdüği haberin istimâ‘ edüp Camapur vilâyetin feth edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek sahrâ-yı Muş'a gelüp meks eder. Andan yer götürmez asâkir-i bî-pâyân ile kal‘a-i Bedlîs'e gelince derûn-ı kal‘adan Bedlîs İskender'e ol kadar seng-i mancınık ve seng-i zenberek ve sapân u kepân u hadeng ve seng-sâr eder kim İskender gışş olur. Himmet-i gayr-ı hamiyyet-i cihângîrîyi yâd edüp var kuvveti bâzûya getirüp "Bre bu kâfir gulâm Bedlîs bana âsî oldu." deyince kal‘a üzre deryâ-misâl askeriyle cânib-i erba‘asından hücûmlar ve yürüyüşler ve gûnâ-gûn şeb-hûnlar edüp yedi günde İskender bu kal‘ayı feth idemeyüp âciz-mânde kalır. Derûn-ı kal‘ada mutehassın olan Bedlîs'e İskender "Emânım emândır, cürmün afv etdim. Çık taşra ey gulâm." deyü afvnâmeler ile elçiler gönderir. Bedlîs elçileri redd edüp kal‘adan ol kadar zenberek ve mancınık taşı atar kim İskender'in niçe bin askeri helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b ·
metinde göster ·
… âlî üzre İskender-i Zülkarneyn kal‘a-i Bitlîs'i hazînedârı olan Bedlîs elinden
kal‘ayı feth
etmek içün bu dağda on gün müşâvere ve dîvân etdiğinden Dehdîvân dahi derler. H …
Evvelâ kal‘anın hâ’ilinde Dehdîvân nâmıyla meşhûr bir kûh-ı bülend vardır, ol cebel-i âlî üzre İskender-i Zülkarneyn kal‘a-i Bitlîs'i hazînedârı olan Bedlîs elinden kal‘ayı feth etmek içün bu dağda on gün müşâvere ve dîvân etdiğinden Dehdîvân dahi derler. Hâlâ ol cây-ı mürtefi‘de bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o cebelden cümle Van deryâsı ve Van kal‘ası ve Rahova sahrâsı ve Muş ovası ve Deliklikaya deresi el-hâsıl ol kadar eflâke ser çekmiş kûh-ı bî-hemtâ değil iken ana hâ’il olan kûh-ı bülend-i azîmin mâverâsında olan sahrâlar ve kurâ vü kasabâtlar cümle nümâyândır. Bu kûh-ı bülend üzre medfûn olan mutalsamâtların ilâ hâze'l-ân te’sîri ile her taraf böyle nümâyândır, ammâ halk bundan bî-haberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… mi yıldan sonra fırsat bilip kal‘aya kapandı. Ya mel‘ûn! Ben kethudâmı gönderüp
kal‘a[y]ı feth
ideler, sâ’ir ibâdullahlar kal‘adan çıkalar, sen yine niçün kapandın" dedikde,
Paşa eydür: "Hay, kara Arablar deve kinli olur derler. Yigirmi yıldan sonra fırsat bilip kal‘aya kapandı. Ya mel‘ûn! Ben kethudâmı gönderüp kal‘a[y]ı feth ideler, sâ’ir ibâdullahlar kal‘adan çıkalar, sen yine niçün kapandın" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272a ·
metinde göster ·
… varoşa mekşûf gâyet işlek üç kat metîn demir kapulardır. Bu büyük kapu arasında
kal‘ayı feth
eden içine iki âdem sığar kırkar karış serâmed toplar var kim Âl-i Osmâniyân'ın …
Ve üç kapusu var. İkisi nehr-i Turla'ya nâzır küçük kapulardır. Biri maşrık tarafına varoşa mekşûf gâyet işlek üç kat metîn demir kapulardır. Bu büyük kapu arasında kal‘ayı feth eden içine iki âdem sığar kırkar karış serâmed toplar var kim Âl-i Osmâniyân'ın bir serhaddinde misli yokdur. Meğer nazîri kal‘a-i Rodos'da yâhûd Akdeniz'in Boğazhisârları'nda ola, ammâ hâlâ bu top-ı kûpun biri doludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… r, zîrâ bu şehrin hasmı gâyet çokdur. Hattâ Rakofçi Kral bu şehre tama‘ edüp bu
kal‘ayı feth
edüp taht edinmek içün bu cengde cümle askeri kırılup kendisi cânın gücile halâ …
Eşkâl-i kal‘a-i İlvov: Bu kal‘a İlvov dağları dibinden ba‘îd bir sahrâ-yı çemenzâr-ı lâle-izârda nehr-i (---)(---) bir sevâd-ı mu‘azzam Arabistân'ının Mısır'ına mânend bir şehr-i derbenddir, ammâ kal‘ası şehrinin cânib-i (---) bir püşte-i âlî üzre bir sa‘b hisâr-ı üstüvâr-ı şeddadîdir, lâkin küçükdür. İçinde ancak beş yüz hânesi cümle tahta örtülü kulleleri ve (---) aded çanlı kenîseleri vardır, ammâ cebehânesi ve azîm mefret topları vardır, zîrâ bu şehrin hasmı gâyet çokdur. Hattâ Rakofçi Kral bu şehre tama‘ edüp bu kal‘ayı feth edüp taht edinmek içün bu cengde cümle askeri kırılup kendisi cânın gücile halâs etdi, ammâ bu kal‘a-i İlvov cümle kırk beş aded tabya kullelerdir, lâkin iç kal‘ası dâ’iren-mâdâr kaç adım idiği ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… . {Kal‘ayı} alamadınız. Biz bir gün ceng edelim. Siz oturup, tâ ki seyir çalun.
Kal‘ayı feth
edüp papaslarımızın hükmü üzre biz baş hatman olalım. Türk'den sonra sizi kıral …
"Siz beş gündür {Türk ile} ceng edersiz. {Kal‘ayı} alamadınız. Biz bir gün ceng edelim. Siz oturup, tâ ki seyir çalun. Kal‘ayı feth edüp papaslarımızın hükmü üzre biz baş hatman olalım. Türk'den sonra sizi kıralım" demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 60a ·
metinde göster ·
Süleymân Paşa eydir: "Bire Lala, var şu asker-i İslâm'ı bul, ayır da sonra
kal‘ayı feth
eyle" dedikde hakîkatü'l-hâl eyle edüp kal‘ayı sene 758 târîhinde feth olup ism …
Süleymân Paşa eydir: "Bire Lala, var şu asker-i İslâm'ı bul, ayır da sonra kal‘ayı feth eyle" dedikde hakîkatü'l-hâl eyle edüp kal‘ayı sene 758 târîhinde feth olup ismini "Bul Ayır kal‘ası" korlar. Ba‘dehû elsine-i Yörükân-ı Türkân'da galat-ı meşhûr evlâ olmak ile "Bul Ayır"dan galat "Bolayır" kasabası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97a ·
metinde göster ·
… --) demekdir. Sene 866 târîhinde Ebü'l-feth Yayiçse kal‘ası fethine giderken bu
kal‘ayı feth
edüp derûn-ı hisâra gereği gibi asker koyup kal‘a-i Yayiçse sarılup bi-emr-i Hu …
Bânîsi Hersek krallarıdır. Lisân-ı Latin'de Vinçaz (---)(---)(---) demekdir. Sene 866 târîhinde Ebü'l-feth Yayiçse kal‘ası fethine giderken bu kal‘ayı feth edüp derûn-ı hisâra gereği gibi asker koyup kal‘a-i Yayiçse sarılup bi-emr-i Hudâ fethi müyesser olmayup bî-feth avdet etdikde yine bu Vinçaz kal‘asına küffâr istîlâ edüp tâ Süleymân Hân zamânına dek dest-i küffârda kalup ba‘dehû sene 934 târîhinde Gâzî Hüsrev Beğ dest-i Hırvad ve Sırf ve Uskok'dan alup içine asker ve cebehâne koyup Yayiçse kal‘asının fethine bezl-i himmet eder, ammâ bu kal‘a Bosna sancağı hükmünde niyâbetdir. Dizdârı ve yigirmi aded neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a ·
metinde göster ·
… de Yahyâ Paşazâde, Hüsrev Paşa i‘ânetiyle ceng-i azîm edüp dest-i Hırvat'dan bu
kal‘ayı feth
edüp içine müstevfâ asker ve cebehâne-i mükemmel koyup asâkir-i İslâm ile amâr …
Lisân-ı Latince (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Hırvad hersekleri ve segleri cây-ı amân içün binâ edüp âhir dest-i İslâm'dan amân bulmayup sene 945 târîhinde Yahyâ Paşazâde, Hüsrev Paşa i‘ânetiyle ceng-i azîm edüp dest-i Hırvat'dan bu kal‘ayı feth edüp içine müstevfâ asker ve cebehâne-i mükemmel koyup asâkir-i İslâm ile amâr etdiler. Hâlâ Çernik sancağına tâbi‘ voyvadalıkdır. Kapudanı ve üç yüz mükemmel pür-silâh gâzî neferâtları var, zîrâ gâyetü'l-gâye intihâ-i serhadd-i bî-amân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
… ne (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Gâzî Arnavud İskenderiyyesi'ne giderken bu
kal‘ayı feth
etmişdir. Bosna sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır, ammâ kal‘ası …
Lisân-ı Yunanîce (---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsi yine Sırf krallarıdır, lâkin fâtihi sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Gâzî Arnavud İskenderiyyesi'ne giderken bu kal‘ayı feth etmişdir. Bosna sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır, ammâ kal‘ası nehr-i azîm Lim'in karşu cânibinde evce berâber Ruda dağı üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir küçük vîrân kal‘acıkdır. İçinde yayla çobanları sâkin olur, amâr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166a ·
metinde göster ·
… rîhinde Gâzî Hudâvendigâr, ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel ibn Orhân Gâzî'dir kim bu
kal‘ayı feth
edüp, ba‘dehû Kosova cenginde yedi kerre yüz bin küffârı dendân-ı tîğdan geçürü …
Lisân-ı Latince (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Sırf krallarından Seleşti Kral binâsıdır. Fâtihi bizzât sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr, ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel ibn Orhân Gâzî'dir kim bu kal‘ayı feth edüp, ba‘dehû Kosova cenginde yedi kerre yüz bin küffârı dendân-ı tîğdan geçürüp piyâdece leşkeri seyr edüp şühedâları Klab nehri kenârında bir yere yığarken küffâr leşleri içinden menkûs Koblaki nâm bir kefere kalkup Sultân Murâd'ı şehîd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a ·
metinde göster ·
… vardır, ammâ dizdâr ağası yokdur, zîrâ sene 788 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr bu
kal‘ayı feth
edüp temelinden kal‘a-i mezkûr Manastır'ı münhedim etdi. Anıniçün dizdârı ve ne …
Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir voyvadası ve harâc emîni ve şehir kethüdâsı ve muhtesib ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşısı vardır, ammâ dizdâr ağası yokdur, zîrâ sene 788 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı feth edüp temelinden kal‘a-i mezkûr Manastır'ı münhedim etdi. Anıniçün dizdârı ve neferâtları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 176a ·
metinde göster ·
etmek değil yanına varamazsız. Bu suyu cümle biz etdik ve biz yolların biliriz …
"Nitekim bu kal‘a altında bu su vardır, siz bu kal‘ayı feth etmek değil yanına varamazsız. Bu suyu cümle biz etdik ve biz yolların biliriz ve yine biz keselim, cümle sahrâ kuru olsun. Andan iş görüp kal‘ayı feth edin" dediklerinde hemân sadr-ı âlîcâh bu kâfirlere hâh-nâ-hâh amân verüp cümlesin kasem billâh ile âzâd edüp cemî‘i kefereleri Çatrapatra Ali Paşa'ya teslîm olunup ol gece cümle küffâr ile Ali Paşa yine çıplak ve şallak mallak askeriyle gidüp nısfu'l-leylde bir sâ‘ıka ve bir gürüldü sâika istimâ‘ oldu kim cümle guzât şeb-hûn olup küffâr basdı zann etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109a ·
metinde göster ·
"Nitekim bu kal‘a altında bu su vardır, siz bu kal‘ayı feth etmek değil yanına varamazsız. Bu suyu cümle biz etdik ve biz yolların biliriz ve yine biz keselim, cümle sahrâ kuru olsun. Andan iş görüp kal‘ayı feth edin" dediklerinde hemân sadr-ı âlîcâh bu kâfirlere hâh-nâ-hâh amân verüp cümlesin kasem billâh ile âzâd edüp cemî‘i kefereleri Çatrapatra Ali Paşa'ya teslîm olunup ol gece cümle küffâr ile Ali Paşa yine çıplak ve şallak mallak askeriyle gidüp nısfu'l-leylde bir sâ‘ıka ve bir gürüldü sâika istimâ‘ oldu kim cümle guzât şeb-hûn olup küffâr basdı zann etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109a ·
metinde göster ·
… râda Eğre paşası Filibeli Pirinççi Mehemmed Paşa ve i‘ânet-i Kaplan Paşa ile bu
kal‘ayı feth
edüp cümle kefereleri mutî‘ [u] münkâd olup amân demişler idi.
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi Orta Macar kralı Palatinuş bandır. Sene 1004 târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis fethi idi, yine küffâr istîlâ etmişdi, ammâ bu sene-i garrâda Eğre paşası Filibeli Pirinççi Mehemmed Paşa ve i‘ânet-i Kaplan Paşa ile bu kal‘ayı feth edüp cümle kefereleri mutî‘ [u] münkâd olup amân demişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134a ·
metinde göster ·
ederken Akşemseddîn Hazretleri bu cây-ı İremde erba‘îne girüp Vezîria‘zam Velî …
Kırk iki yıldan berü seyr etdiğimiz İslâm diyârlarının biri böyle hıyâbân u koyah ve İremezâtü'l-imâd misilli bir tâ‘atgâha mâlik olduğun bu hakîr görmemişimdir ve olmak ihtimâli yokdur, zîrâ nazargâh-ı kibâr-ı evliyâullâhdır. Hattâ Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân bu kal‘ayı feth ederken Akşemseddîn Hazretleri bu cây-ı İremde erba‘îne girüp Vezîria‘zam Velî Mahmûd Paşa ile ve Hazret-i Hızır Nebî ile bu çemenzârda tâ‘at u ibâdât edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140b ·
metinde göster ·
etdikde babası bir hîle ile firâr edüp Ahmed Beğ ma‘şûkası olan İşpanya bânûsun …
Hemân ol gün Ebü'l-feth'den elli bin güzîde cürd atlı asker alup birkaç pâre şâhî toplar ile Üsküp kal‘asından ılgarup kat‘-ı menâzil ederek gelüp kal‘a-i Mileşova'yı muhâsara edüp darebât-ı top-ı kal‘a-kûp ile döğe döğe kal‘ayı feth etdikde babası bir hîle ile firâr edüp Ahmed Beğ ma‘şûkası olan İşpanya bânûsun alup murâd [u] merâmına erüp kal‘a miftâhların Sultân Mehemmed Hân'a müjde ile gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… a bir ceng-âşûb edüp böyle bir harb-i azîm ve neberd-i elîm edüp âhıru'l-emr bu
kal‘ayı feth
edüp cümle cebehâne ve mâl-ı hazâ’ini alup kal‘ayı âteş ile berbâd edüp,
Kal‘ası bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim bir konak yerden nümâyândır. Yenikal‘a'yı sadrıa‘zam döğerken Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa bu kal‘ada bir ceng-âşûb edüp böyle bir harb-i azîm ve neberd-i elîm edüp âhıru'l-emr bu kal‘ayı feth edüp cümle cebehâne ve mâl-ı hazâ’ini alup kal‘ayı âteş ile berbâd edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Hırıştoş yaylasında Fâtih-i Egre Mehemmed Hân'ın yedi kral ile ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı toprakdan kal‘a yapmışdır, hâlâ Türk Oru derler durur, ol dahi Menûçehr evlâdı binâsıdır. Ammâ bu kal‘a-i Egre niçe küffâr kralları ellerine girüp sekiz yüz yıl Orta Macar elinde amâr olup Erdelistân'ın Kızılelması derler, ammâ sene 959 35b târîhinde Tımışvar fâtihi Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Süleymân Hân'ın fermânıyla Egre kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Tımışvar etrâflarında kırk elli pâre kal‘aları feth edüp andan Sonlok gibi bir Sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘ayı feth edüp ba‘dehu Eğri kal‘asına sarılup doğrutmak istedikde kırk gün döğüp kırk gece de asâkir-i İslâma küffârın kesret ü vefreti göz açdırmayup kırk birinci gün berf ü selc ü şiddet-i şitânın vefretinden askerin elleri ve ayakları dutmayup bî-feth avdet edüp cümle guzât Tımışvar'a çıkdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a–35b ·
metinde göster ·
Bu kal‘ada da Alem-i Şerîf ismiyle müsemmâ olmasının vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan kim Sultân Mehemmed bu kal‘ayı feth edüp Hazret-i Risâlet-penâh'ın sancağ-ı şerîfin kendüler eline alup ibtidâ Cum‘a günü bu câmi‘de minber-i Resûlullâh'a sancağ-ı Resûlullâh'ı çıkarup hutbeyi bizzât kendüleri tilâvet edüp ba‘de salâti'l-Cum‘a Mehemmed Hân Hazret-i Risâlet-penâh'ın sancağ-ı şerîfinden bir pâre püskül çıkarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
ederken cümle şühedâları varoş taşrasında defn etmiş. Ba‘dehu küffâr üç seneden …
İbtidâ Sinan Paşa bu kal‘ayı feth ederken cümle şühedâları varoş taşrasında defn etmiş. Ba‘dehu küffâr üç seneden yine bu kal‘aya zafer buldukda Mahmûd Paşa'yı ve Yeniçeri Ağası Yahyâ Ağa'yı ve niçe ağaları ve niçe yüz iş erlerin kırup Sinân Paşa şehîdliği içre defn eder. Hâlâ niçesinin seng-i mezârlarında esmâları tahrîr olunmuşdur. Ve cemî‘i üsârâlarımızı hâlâ bunda defn ederler, etrâfları handak kesilmiş mezâristândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… nhezim olup bir batakda mürd olan Lagoş Kral binâsıdır. Ba‘dehu Süleymân Hân bu
kal‘ayı feth
etmişdir, be-dest-i Süleymân Paşa.
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir. Bânîsi Süleymân Hân ile Mihaç sahrâsında ceng edüp ol arbedede münhezim olup bir batakda mürd olan Lagoş Kral binâsıdır. Ba‘dehu Süleymân Hân bu kal‘ayı feth etmişdir, be-dest-i Süleymân Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… hinde Süleymân Hân asrında Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Tımışvar fethine giderken bu
kal‘ayı feth
edüp hâlâ Tımışvar eyâletinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır.
Beş altı sene bu serhadleri geşt [ü] güzâr etmişdim, ammâ bu kal‘a-i Virse'yi görmemişdim. Bânîsi Sırf krallarından Dest-pot Kral binâsıdır. Lisân-ı Sırfça (---) demekdir. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed fethidir, be-dest-i Gâzî Balı Beğ. Ba‘dehu Erdel küffârı bu kal‘ayı istîlâ edüp âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Tımışvar fethine giderken bu kal‘ayı feth edüp hâlâ Tımışvar eyâletinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92b ·
metinde göster ·
… ân Mâhân diyârından gelüp ibtidâ Kırım sâhibi oldukda Ciniviz Frengi elinden bu
kal‘ayı feth
edüp ulemâ-yı Tatar bu kal‘anın ismine Gevherkirmâ[n] dediler. Hakîkatü'l-hâl o …
Ammâ lisân-ı Ciniviz Frenginde ismi Bonmay'dır. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Âl-i Cingiziyân'dan Cuci Hân Mâhân diyârından gelüp ibtidâ Kırım sâhibi oldukda Ciniviz Frengi elinden bu kal‘ayı feth edüp ulemâ-yı Tatar bu kal‘anın ismine Gevherkirmâ[n] dediler. Hakîkatü'l-hâl ol asırda cümle der-i dîvârlarında ve kal‘a dervezelerinde zî-kıymet cevâhir taşları zer-feşân etmişler bir kal‘a imiş. Tatar eline girdikden sonra su’âl ne lâzım, cevâhir mi kalır, ammâ hâlâ zer-efşân yerleri zâhir ü bâhirdir. Yine bir kerre küffâr-ı Ciniviz bu kal‘aya istîlâ edüp sene (---) târîhinde Mengli Geray Hân dest-i Ciniviz'den Gedik Ahmed Paşa i‘ânetiyle feth edüp Kırım hânlarına tahtgâh-ı evvel bu kal‘adır. Ol asırda gâyet amâr olup içinde güzîde askeri var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… akız cezîresin feth eden Piyâle Paşa dest-i bâzû-yı kahr ile Venedik elinden bu
kal‘ayı feth
edüp "Men dakka dukka" deyüp mukaddemâ küffâr bizim vere veren askerimiz nice k …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Sakız cezîresin feth eden Piyâle Paşa dest-i bâzû-yı kahr ile Venedik elinden bu kal‘ayı feth edüp "Men dakka dukka" deyüp mukaddemâ küffâr bizim vere veren askerimiz nice kırdı ise Piyâle Paşa dahi cümle küffârı kılıçdan geçirüp kal‘ayı feth etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
… veren askerimiz nice kırdı ise Piyâle Paşa dahi cümle küffârı kılıçdan geçirüp
kal‘ayı feth
etdi.
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Sakız cezîresin feth eden Piyâle Paşa dest-i bâzû-yı kahr ile Venedik elinden bu kal‘ayı feth edüp "Men dakka dukka" deyüp mukaddemâ küffâr bizim vere veren askerimiz nice kırdı ise Piyâle Paşa dahi cümle küffârı kılıçdan geçirüp kal‘ayı feth etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
Ve bu kapu önünde makâm-ı Fâtih Mehemmed Hân var. Kal‘ayı feth etdikde derûn-ı dilden secde-i şükr etdikde bir yalçın seng-i hârâ kayada alnı secdeye geldüğü yerde hâlâ bir mücellâ çuku[r] kayacıkdır. Bârân-ı rahmet cem‘ oldukda masrû‘ ve mahmûm olan âdemler ol matar-ı rahmetden nûş edüp bi-emrillâhi te‘âlâ şifâ bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm bin Ahmed Hân asrında Serdâr-ı mu‘azzam Boşnak Silihdâ[r] Yûsuf Paşa ile yedi yüz yetmiş pâre yelken ile bu Hanya'ya gelüp feth etdiğimiz bâlâda cild-i sânî Seyâhatnâmemizde cümle ceng [ü] cidâlimiz ile mastûr, ammâ şimdi hamd-i Hudâ bu sene 1078 târîhinde Sultân Mehemmed Hân ibn İbrâhîm Hân asrında Kandiye kal‘asın fethine geldiğimizde bu kal‘ayı feth etdiğimizden ziyâde ma‘mûr [u] âbâdân gördüm. Bu kal‘ayı ibtidâ feth etdiğimizin târîh-i mısra‘ıdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
etdikde leb-i deryâya şaranpav kazıklar kakup kal‘adan sarp palanka dîvâr etmiş …
Ve cümle üç aded kapusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır büyük kapu, biri taraf-ı şarka nâzır tekye kapusu, üç kat metîn kapulardır. Ve biri Selonya kapusu dahi şarka nâzırdır. Ve Selonya kapusundan tâ limana varınca leb-i deryâda aslâ kal‘a dîvârı yokdur. Lâkin Osmânlı bu kal‘ayı feth etdikde leb-i deryâya şaranpav kazıklar kakup kal‘adan sarp palanka dîvâr etmiş, ammâ alçakdır. Lâkin mazgal ve dirseklerinde olan toplar cümle limana nâzır [u] hâzırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
"Bir zamân Muhammedîlerden Murâd Beğ nâm bir Osmânoğlu bu
kal‘ayı feth
ede. Kendisi de bizim elimizde şehîd ola" deyü bu hatları tilâvet etdikde buyur …
"Bir zamân Muhammedîlerden Murâd Beğ nâm bir Osmânoğlu bu kal‘ayı feth ede. Kendisi de bizim elimizde şehîd ola" deyü bu hatları tilâvet etdikde buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 374b ·
metinde göster ·
etdi" deyüp cümle guzât kal‘aya girüp feth etdiklerinde ol feth eden gâzînin is …
"Bire Eli Eğri kal‘ayı feth etdi" deyüp cümle guzât kal‘aya girüp feth etdiklerinde ol feth eden gâzînin ismiyle müsemmâ olup Eli Eğri'den galat Ereğli kal‘ası nâm kalmışdır, ammâ lisân-ı Rûm'da ismi Piga Kasro derler, şehr-i azîm imiş. Hâlâ kal‘ası leb-i deryâda bir alçak kayalı burun üzre şekl-i muhammes bir seng binâ kal‘a-i harâb-âbâddır. İçinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383b ·
metinde göster ·