İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kalb*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
107
isabet
94 cümle/beyitte
39,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
20
farklı biçim
33 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10743,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 107

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kalb*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 102a … ‘-ı saltanat edüp na‘ş-ı şerîfin Sokullu vezîr pinhân edüp cesedin muzahrafât-ı kalbden pâk edüp derûn-ı Süleymân'ı Seğitvar'da Türbe kal‘ası nâm bir mürtefi‘ yerde al …
EÇS I 131a–131b … nîm sâ‘at kaldıkda haber edüp du‘âcı du‘âya âğâze edüp cümle {hâzırlar} hulûs-ı kalb ile âmîn deyüp herkes teveccüh-i tâm ile bükâ ederler. Zîrâ gâyet mahûf u muhât …
EÇS I 160b–161a … buğday ve arpa ve mercimek ve bakla ve pirinc bir yerde mahlût olsa bunlar bir kalbur içre cümlesin birbirinden ayırırlar. Ba‘zı üstâd-ı kâmilleri kalbur içre buğday …
EÇS I 160b–161a … bunlar bir kalbur içre cümlesin birbirinden ayırırlar. Ba‘zı üstâd-ı kâmilleri kalbur içre buğday ve türâbı ayırup çalkaya çalkaya buğdaydan "Lâ ilâhe illallâh" yaza …
EÇS I 160b–161a … ultânîde ve gayrıda at yemleri çalkayup pâk ederler. Bunlar dahi pür-silâh olup kalburlar ile buğday ve arpa çalkayarak ubûr ederler.
EÇS I 161a Esnâf-ı galburcıyan: Dükkân 200, neferât 300, bunlar at derilerinden kalbur yaparlar. Bunlar dahi ekmekcilere yamakdır. Arabalar üzre dükkânlarında kalbur …
EÇS I 161a … kalbur yaparlar. Bunlar dahi ekmekcilere yamakdır. Arabalar üzre dükkânlarında kalbur binâ ederek ubûr ederler. Pîrleri Sa‘deddîn ibn Nâsır'dır, kemerin Selmân bend …
EÇS I 176b … ınca bevvâblarıyla yetmiş esnâf kavmdir. Ammâ birinden bir zelle sâdır olup bir kalb şey etse emîn elinde mutlak hatt-ı şerîfi vardır, ol ân amân vermeyüp ellerin k …
EÇS I 177a … nekli yoldaşlar ile İslâmbol içre kol dolaşup herkesin kîsesine nazar edüp eğer kalb akçesi var ise,
EÇS I 177a "Bu kalb akçeyi kimden aldın?" deyü dutup hâkime götürüp haklarından gelirler ve kallâbı …
EÇS I 185b … olmak sadedinde iken Medîne'de de Hazret-i Ömer cum‘a günü hutbe tilâvet ederek kalb gözüyle gördü kim Sârî münhedim oluyor. Hemân minberde hutbe esnâsında "Yâ Sâri …
EÇS I 206b … sevdâyı mahv edüp def‘-i gam eder. Teferrüc ve mahbûb-ı cemâl, hukemâ kavlince kalbin âyînesin jeng-i gamdan mücellâ edüp âdemi tâze cüvân eder. Beyt:
EÇS I 206b … Mevlevîhânesi şeyhi oldu, Mevlevî Dervîş Yûsuf'dur, istimâ‘ edene bir rikkat-ı kalb hâsıl olur kim bi'z-zarûrî âdem bükâ eder.
EÇS I 211a … izzet seni sa‘âdet-i dâreynde mesrûr [u] şâdân eyleye. Zîrâ sen dünyâda mahzûn kalbleri dil-şâd, vîrân gönülleri âbâd etmedesin. Rabbü'l-ibâd ilâ inkırâzı'd-devrân san …
EÇS II 220b–221a … e taht-ı kadîm-i evvel, sevâd-ı mu‘azzam olan Bursa şehrin seyr [u] temâşâ edüp kalbün âyînesi jeng-i gamdan mücellâ olup mahzûn gönlümüz şâd ve gam-gîn gönlümüz âbâd …
EÇS II 220b–221a … ür-envârları ziyâret edüp husûsan Hazret-i Emîr Sultân'ın âsitânesine yüz sürüp kalbimiz münevver olup cihân cihân cân sohbetleri edelim" dedikde hemân derûnuma bir âte …
EÇS II 234a … r içinden kalkup Murâd Hân'ı ol mahalde bıçağıyla urup şehîd etdi. Karnın yarup kalbin Piriştine hâricinde nehr-i Gülâb kenarında bir kubbe-i âlîde defn etdiler. Hâlâ …
EÇS II 238a … errûbiyyândan efdal ü eşref beytullah olasın. Husûsan benî Âdem hakkında Allah " Kalbü'l-mü’mini arşullah" diye. Sen ol arşullah içre Allah'dan havf etmeden niçe gice ve gündüz …
EÇS II 265b … rinden derûnîce istimdâd taleb edince Cenâb-ı İzzet derûnuma bir âteş halk edüp kalb âyînesi mücellâ olup derûn-ı dilden Kelîme-i Tevhîd'e meşgûl olup gâyet tesellî …
EÇS II 270b … ı çâşıtlık idi. Gördüler kim Osmânlının seferi Malta üzerine olduğuna itmînân-ı kalb hâsıl edüp cezîre-i dârü'l-bevârlarına avdet etdiler. Bu limanda dahi Mora ve A …
EÇS II 349a … gitdiler. Vasf-ı pâçile oldur kim: Kürdistân'da ve Acem diyârında kar çok yağsa kalbur gibi bir çemberdir, içini at kılı kazılıyla pâbuç gibi örüp ol çemberi ayakları …
EÇS II 351b–352a … dîs-i şerîf mazmûnunca azîzi ziyâret edüp rûh-ı şerîfinden isti‘ânet taleb edüp kalbim âyînesi jeng-i gamdan mücellâ oldu. Ânî gördüm, âsitâne-i sa‘âdetden taşra kapu …
EÇS II 364a–365a … da gelmek üzredir. Andan inşâallah bu başımla doğru Âsitâne'ye gideriz" dedikde kalbime bir ilhâm gelüp "Bu başımla İslâmbol'a gideriz" dediğinden bir nakş olup "Ayâ s …
EÇS II 364a–365a … şu tarafına geçmeğe teveccüh edüp gitmede. Hakîr haylice yer gidüp Cenâb-ı Bârî kalbime ilhâm verüp "Bu gird-i gubâr ve bu izdihâm içre nişlerim" deyü üç gulâmımla gin …
EÇS II 366a–366b … udâ aşkına olsun. Paşaya bir muhabbetnâmeniz ihsân edüp bu ma‘zûllığında mahzûn kalbini dilşâd ve vîrân gönlünü âbâd idün. Allah da sizin her işde mu‘în ve zahîriniz o …
EÇS III 11a–11b … hil‘at yeni uzanmışdır anı öper. Hâlâ âyîn-i Osmânî budur. Anda Murâd Gâzî'nin kalbini ve derûnunda olanları Kosova sahrâsında defn edüp hâlâ üzerinde bir kubbe-i âlî …
EÇS III 17a … / Nâme geldi çün ana buldı vusûl / Gördi ma‘nâsın bulup ol pür usûl / Lîk düşdi kalbine çok ıztırâb / Zâhiren verdi cevâb-ı bâ-savâb / Gice vardı merkad-i Peygamber'e …
EÇS III 17b Her kimin mir’ât-i kalbi oldu pâk / Dediler ikrâr edüp mâ arfnâk / Ol kişi kim kendülikden mahv ola / Zâ …
EÇS III 17b … / Ya peygamberden olanlara niçe / Keşf-i esrâr olmasın mı ey hoca / Cümlesinin kalbine mülhem olup / Murtezâ kim cümleden a‘lem olup / Dediler kim ana eyle feth-i bâb …
EÇS III 18a Huzûr-ı kalb ile eyler du‘âyı / İderler rûz [u] şeb hamd [ü] senâyı / Cemâlî'nin dahi budur …
EÇS III 29a … ât etdiler. Lafz-ı İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup İbrî derler başka bir lisândır kim cild-i (---) imizde mestûrdur. Ha …
EÇS III 78b hadîsi mazmûnu üzre ziyâret edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb ederken kalb-i Murâd Hân'a ilhâm-ı Rabbânî ile lâyih olup,
EÇS III 120a … şalgam-misâl bir gûne şey olur, ana alabaş derler, gâyet lezîzdir. Semiz et ile kalbe ederler, gâyet mukavvî ve serî'l-hazmdır. Şalgam lezzetine müşâbeheti var ammâ …
EÇS III 131a–131b … a şehîd eder. Ol ân ol bî-dîne emân vermeyüp pâre pâre ederler. Ammâ çi fâ‘ide. Kalb-i Murâd Hân'ı Kosova'da defn edüp vücûd-ı hurşîd-i pâkin Bursa'da defn ederler.
EÇS III 141b–142a … im korumuzda kırdığı ağaçdan Sigetvâr gölüne ağaç doldursun. Feth eder bulunur. Kalbin anda bıraksın. Ba‘dehû bizimle İrem bâğı korusunda görüşsün ve barışsın. Yohsa …
EÇS III 141b–142a … çeküp gölüne ağaç doludup feth eder bulunur, dediğinde, ayâ feth edemeyüz yâhûd kalbin anda bıraksın dedüğü, biz anda merhûm oluruz ve azîz ile âhiretde görüşürüz" de …
EÇS III 141b–142a … n maraz-ı zahîrden merhûm olup karnın Âsaf-ı Berhiya'sı 142a olan (---) paşa, kalb-i Süleymân Hân'ı zemîne alâ tarîki'l-emâne defn edüp na‘ş-ı şerîfin tuzlayup pinh …
EÇS III 144b … f aleyhi's-selâmın gördüğü ve yorduğu vâkı‘a olup hayr ola. İlhâm-ı Rabbânî ile kalbime lâyıh olup ta‘bîr etdim. Bu niyyete el-Fâtiha deyüp cümle huzzâr-ı meclis Fâtih …
EÇS III 151b … rne'nin zu‘mlarınca Gâzî Hudâvendigâr Kosova gazâsında şehîd oldukda vükelâları kalbin Edirne şehrine getirüp bu Hıdırlık'da binâ etdüğü câmi‘-i sağîrde defn etdiler" …
EÇS III 151b … ammâ galatdır. Kosova sahrâsında nehr-i Gülâb kenarında bir kubbe-i âlî içinde kalb-i Murâd Hân medfûndur. Melek Ahmed Paşa vâlî-i Rûm iken hakîri mezkûr kubbenin ta …
EÇS III 176b … arı kabûl etmeyüp sizlere tevzî‘ eylediğimize şehâdet edesiz kim paşa ıtmînân-ı kalb hâsıl ede ve Evliyâ Çelebi hakkında sû-i zandan halâs ola" buyurduklarında cihâ …
EÇS IV 200b … eyle rûhâniyyet var kim bir musallî rek‘ateyn ibâdet etse kabûl olduğuna âdemün kalbi şehâdet eder. Gûyâ Haleb'ün Ulu câmi‘i ve Şâm'un câmi‘-i Ümeyyesi ve Kuds-i şer …
EÇS IV 263a … uğa ve zahîreye gidenlere karavul ta‘yîn olunup Van'ın sağ ve solkol ağası yine kalb-i asker ta‘yîn olundu. Ve bu mahalde ota giden fetâlar ve otluğa ta‘yîn olunan Er …
EÇS IV 263b Ba‘dehû bu Tahtıvân'dan cânib-i garba şehr-i Bitlîs'e doğru Rahova sahrâsı içre kalb-i askerde paşanın on iki bin güzîde askeri önü sıra ve yetmiş bayrak sekban ve sa …
EÇS IV 265a … i kim nutka mecâli yok idi. Ammâ yine böyle iken cümle asâkir-i İslâma kuvvet-i kalb olmağiçün iki yerden gayret kuşağın kuşanup uluvvü'l-himme mine'l-îmân deyüp bu …
EÇS IV 267b … â giceden cümle piyâde tüfeng-endâz ileri gidüp kemîngâhlarda pinhân olup ancak kalb-i askerde paşa yanında kapukulu yeniçerileri ve Paşa'nın sekban u sarıcaları ve V …
EÇS IV 271a … önünde kassâb-ı ecel bunları dizüp kılıç uracak mahalde ol afüvv Allah, paşanın kalbine bir afv ilhâmı bırağup yedi yüz ma‘dûd âdemleri cümle âzâd etdi.
EÇS IV 394b … insâf ve rızâ vü tahkîk ü yakîn ve ahd ü vefâ ve kanâ‘at u tevekkül ve vüs‘at-i kalb ü temkîn ve keşf ü kudret ve sükûn u kasr-ı kelâm u ketm-i sır.
EÇS V 10b … dengerü sen benim oğlumsan ve seni oğullarıma hoca ta‘yîn etmişem. Bundan sonra kalbin vâsi‘ tut. Kürdistân'ın fetret-i isyân [u] tuğyânına bakma. Sen benimle ol, ist …
EÇS V 60a … ayup cümle guzât tekbîr getirüp küffâra eyle kurşum urdular kim cümlesi bârûdcu kalburu gibi delik delik olup ser-nigûn kal‘adan aşağı perrân uçdular.