… r. Ammâ lisân-ı Çerkes-i nâkesde ba‘zı kelimâtlarında saksığan kuşu sadâsı gibi
kaleme
gelmez boğazdan beyne'l-fükemeyhden kelâmlar var kim aslâ tahrîri mümkün değild …
Hikmet bu kim yine cümle lisânlarının kelimâtları yigirmi tokuz hurûf ile kelimât ederler. Niçe kerre yüz bin akl-ı Arasto bu cihâna gelüp bir hurûf dahi nazîre diyememişlerdir, aceb hikmet-i Hudâ'dır. Ammâ lisân-ı Fârisî'de çâ, pâ, jâ, gâ misilli hurûfları vardır. Ammâ aslı yine hurûf-ı teheccîdir. Ammâ lisân-ı Çerkes-i nâkesde ba‘zı kelimâtlarında saksığan kuşu sadâsı gibi kaleme gelmez boğazdan beyne'l-fükemeyhden kelâmlar var kim aslâ tahrîri mümkün değildir. El-ma‘nâ fî batni'ş-şâ‘ir mazmûnu üzre yine Çerkes kavmi anlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151a ·
metinde göster ·
Bu gûne lehçeleri vardır. Ammâ Lezgilerinin lisânı
kaleme
ve imlâya gelmez bir gûne turfe lisândır. Bu kavmin ekseri gemicilerdir. Nehr-i …
Bu gûne lehçeleri vardır. Ammâ Lezgilerinin lisânı kaleme ve imlâya gelmez bir gûne turfe lisândır. Bu kavmin ekseri gemicilerdir. Nehr-i Çoruğ ile Mikrilistân'a varup çimşir ve esîr alup Tarabefzûn limanına gelüp kâr ederler. Bir hoş limân-ı azîmi vardır, a‘lâ demir dutar körfezli limandır. Lâkin garb tarafı küşâdedir. Garb tarafına üç yüz mil cezîre-i Kırım'da kal‘a-i Kefe limanıdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)253b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 253a–253b ·
metinde göster ·
… [u] şirâ edüp ihtilâf ederken hâtırda kalan bu kelimâtlardır. Ammâ bu lisânlar
kaleme
gelmede bu gûne tahrîr olunur, ammâ telaffuzda gâyet müşkil lehçe-i mahsûsalard …
Bu lisânlardan mâ‘adâ niçe lisânlar dahi vardır, ammâ bey‘ [u] şirâ edüp ihtilâf ederken hâtırda kalan bu kelimâtlardır. Ammâ bu lisânlar kaleme gelmede bu gûne tahrîr olunur, ammâ telaffuzda gâyet müşkil lehçe-i mahsûsalardır. Gûyâ tuyûr saksığân lisânıdır. Gâyet zeküyyü't-tab‘ ve necîb ve reşîd ve mukallid âdem gerekdir kim Abaza kavmiyle musâhabet ide, ammâ seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olan ârifü-billaha her lisândan birer şemme lâzımdır kim ol âdem kendüye zarar u nef‘ geleceğin fehm edüp kendüye nân-pâre ve vesîle peydâ edecek kadar bilüp seyâhatde râhat ola. Zîrâ "kellimu'n-nâs(e) alâ-kadari ukûlihim" buyurmuşlar. Eyle olsa her lisândan ma‘ûnet-i dünya içün ba‘zı lisânlardan öğrenmek ma‘kûldür. Diyâr-ı gurbetde ol kişi hayât [ve] necât bulup selâmete vâsıl ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259a ·
metinde göster ·
… bu Yenidünyâ halkı kelimâtlarının niçesi Çerkes lisânı gibi boğazdan söylenir,
kaleme
gelmez elfâzları var imiş ve niçe kavmi hukemâ-yı kudemânın eşrâfiyânı gibi bî- …
Manzara-i Yenidünyâ: Hatta fetahtâ {889} târîhinde bulunan yeni dünyâda yetmiş gûne benî Âdem vardır kim "Bu eski dünyâ nüfûsuna asla müşâbehetleri yokdur", deyü Bahr-i Muhît kenârında Loncat şehri küffârları hikâye etdiler kim "Yeni dünyâda olan halkın kadd [ü] kâmetleri ve harekât [u] sekenâtları ve kelimâtları ve sûretleri ve reng-i rûyları ve birbirlerine nigerânları ve lehce-i mahsûsaları cümle bu dünyâ halkına mugâyirdir", deyü nakl etdiler. Hatta Cenâb-ı Allah bu dünyâda ne kadar bin milel halk var ise cümlesinin lisânları yigirmi dokuz aded hurûf-ı teheccâ üzre kelimât olunur, ammâ bu Yenidünyâ halkı kelimâtlarının niçesi Çerkes lisânı gibi boğazdan söylenir, kaleme gelmez elfâzları var imiş ve niçe kavmi hukemâ-yı kudemânın eşrâfiyânı gibi bî-zebân birbirlerine nazar etmeğile kelimât ederlermiş ve niçe kabîlesi bî-zebân el ele duduşmak ile söyleşirlermiş. Mâbeynlerinde asla kelâm-ı hurûf yok imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b ·
metinde göster ·
… kûş kebânî geldi ve bir sorguc-ı hümâ ve bir murassa‘ tılsım-ı İskender ve niçe
kaleme
gelmez bî-hisâb zî-kıymet eşyâlar geldi kim hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn idi.
Paşa bu sandûkaları hanıma gönderüp niçe bî-kıymet eşyâlar fürûht olunup ba‘de'l-asr dîvân ber-taraf olup ba‘de'l-letî ve'lletâ nısfu'l-leyl olup âlem ağyârdan bî-haber iken hanım tarafından on bâğça-i gûnâ-gûn akmişe-i fâhireler ve ibrişim kenârlı serâvîl ü kamîsler ve üç kise bundukânî altun ve Kaya Sultân içün bir tâc-ı Keyânî ve bir tâc-ı murassa‘ ve yedi çarkâb mücevher haftân ve kırk kıt‘a yâkût ve yüz kıt‘a la‘l-i Bedahşân ve yüz aded pîrûze ve elli aded zeberced ve elli kıt‘a onar kırat gelir elmas-ı makbûl-i inâs-ı âbdâr-ı âteş-tâb ve iki kıt‘a pîrûze hançer kabzası ve altı aded sandûkacıklarla cümle ud-ı Mâverdî geldi. Hatta bu levha sandûkanın biri uddan idi ve kâmil kırk vukiyye müşk-i Hoten ve kâmil iki yüz şemmâme amber idi. Amber Ağa ile geldi ve üç pîrûze fincân ve üç aded kâse-i Yemenî ve bir zümürrüd fincân ve üç aded Seylân tabak ve zerdûz kâr-ı Usta Fîrûz otak perdesi geldi kim gûyâ serâperde-i Süleymânî idi. Ve Kaya Sultân içün bir cevâhir kemer-i münevver idi kim kırk bin guruş bahâ takdîr etdiler ve yine Kaya Sultân içün bir hınnâ kutusu içre zer-i hâlisden mücevher ü murassa‘ tarz-ı Horasânî bilezik ve bir halhal-ı Arabî ve altı aded menkûş kebânî geldi ve bir sorguc-ı hümâ ve bir murassa‘ tılsım-ı İskender ve niçe kaleme gelmez bî-hisâb zî-kıymet eşyâlar geldi kim hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278a ·
metinde göster ·
… an kuşu lisânı gibi bir çöpördük zebân peydâ etmişlerdir kim hâlâ Çerkez lisânı
kaleme
gelmez semâ‘a mevkûf boğazdan ve avurddan ve dil altından savt-ı safîr gibi kal …
Ba‘dehu Çerkes Ban mukaddemâ kavm-i Arab'a dilgîr olduğundan kavm-i Tatar ve kavm-i Gürcî ile ihtilât etmeleri sebebiyle bu iki lisândan bir lisân peydâ edüp hâlâ Çerkez lisânı saksağan kuşu lisânı gibi bir çöpördük zebân peydâ etmişlerdir kim hâlâ Çerkez lisânı kaleme gelmez semâ‘a mevkûf boğazdan ve avurddan ve dil altından savt-ı safîr gibi kaleme gelmez sadâlı hurûflardan mürekkeb bir lisândır. Bu abd-i kemter seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem Evliyâ-yı bî-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ elli bir senedir kim ekâlîm-i seb‘ada on sekiz pâdişâhlık yere kadem basup her diyârın benî âdemiyle tekellüm etmek içün fesâhat [u] belâğatları ve ebyât [u] eş‘ârları ile yüz kırk yedi lisânı kilk-i cevâhir-nisârımla tahrîr etmişim, ammâ bu Çerkez lisânı gibi saksağan tuyûru sadâlı lisânı tahrîr edemedim, ammâ bi-himmetî ol lisânı dahi alâ kadri'l-imkân tahrîr ederiz. Bir lehçe-i mahsûsaları var, zîrâ kitâbîler değillerdir. Anıniçün kaleme gelmez 150a zebân-ı tuyûrdur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149b–150a ·
metinde göster ·
… eme gelmez semâ‘a mevkûf boğazdan ve avurddan ve dil altından savt-ı safîr gibi
kaleme
gelmez sadâlı hurûflardan mürekkeb bir lisândır. Bu abd-i kemter seyyâh-ı âlem …
Ba‘dehu Çerkes Ban mukaddemâ kavm-i Arab'a dilgîr olduğundan kavm-i Tatar ve kavm-i Gürcî ile ihtilât etmeleri sebebiyle bu iki lisândan bir lisân peydâ edüp hâlâ Çerkez lisânı saksağan kuşu lisânı gibi bir çöpördük zebân peydâ etmişlerdir kim hâlâ Çerkez lisânı kaleme gelmez semâ‘a mevkûf boğazdan ve avurddan ve dil altından savt-ı safîr gibi kaleme gelmez sadâlı hurûflardan mürekkeb bir lisândır. Bu abd-i kemter seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem Evliyâ-yı bî-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ elli bir senedir kim ekâlîm-i seb‘ada on sekiz pâdişâhlık yere kadem basup her diyârın benî âdemiyle tekellüm etmek içün fesâhat [u] belâğatları ve ebyât [u] eş‘ârları ile yüz kırk yedi lisânı kilk-i cevâhir-nisârımla tahrîr etmişim, ammâ bu Çerkez lisânı gibi saksağan tuyûru sadâlı lisânı tahrîr edemedim, ammâ bi-himmetî ol lisânı dahi alâ kadri'l-imkân tahrîr ederiz. Bir lehçe-i mahsûsaları var, zîrâ kitâbîler değillerdir. Anıniçün kaleme gelmez 150a zebân-ı tuyûrdur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149b–150a ·
metinde göster ·
… ahrîr ederiz. Bir lehçe-i mahsûsaları var, zîrâ kitâbîler değillerdir. Anıniçün
kaleme
gelmez 150a zebân-ı tuyûrdur ve's-selâm.
Ba‘dehu Çerkes Ban mukaddemâ kavm-i Arab'a dilgîr olduğundan kavm-i Tatar ve kavm-i Gürcî ile ihtilât etmeleri sebebiyle bu iki lisândan bir lisân peydâ edüp hâlâ Çerkez lisânı saksağan kuşu lisânı gibi bir çöpördük zebân peydâ etmişlerdir kim hâlâ Çerkez lisânı kaleme gelmez semâ‘a mevkûf boğazdan ve avurddan ve dil altından savt-ı safîr gibi kaleme gelmez sadâlı hurûflardan mürekkeb bir lisândır. Bu abd-i kemter seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem Evliyâ-yı bî-riyâ-yı sâhib-i bûriyâ elli bir senedir kim ekâlîm-i seb‘ada on sekiz pâdişâhlık yere kadem basup her diyârın benî âdemiyle tekellüm etmek içün fesâhat [u] belâğatları ve ebyât [u] eş‘ârları ile yüz kırk yedi lisânı kilk-i cevâhir-nisârımla tahrîr etmişim, ammâ bu Çerkez lisânı gibi saksağan tuyûru sadâlı lisânı tahrîr edemedim, ammâ bi-himmetî ol lisânı dahi alâ kadri'l-imkân tahrîr ederiz. Bir lehçe-i mahsûsaları var, zîrâ kitâbîler değillerdir. Anıniçün kaleme gelmez 150a zebân-ı tuyûrdur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149b–150a ·
metinde göster ·