… söze gelseler bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât etdiklerinde âdem hayrân
kalur
.
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesi memdûh-ı cihân-ârâdır. A‘yânı akmişe-i fâhire ve semmûr kürk giyer. Beğleri ve paşaları ve iki yüzden mütecâviz menâsıb-ı âlî zabt etmiş kudât efendileri ve meşâyih-i izâmları ve sulehâ-yı ümmetden halûk ve halîm ü selîm âdemleri vardır. Gerçi Türkistân şehirlerindendir ammâ fârisü'l-hayl sipâhîleri ve erbâb-ı ma‘ârif yârânları çokdur. Vasatu'l-hâl olanları tüccâr ve ehl-i hirefdir. Çuka ferâce ve kontuş giyüp gûnâ-gûn akça ve gökçe ve pâkça esbâb giyerler. Zenâneleri katîfe çakşır üzre sarı çizme ve çuka ferâce ve beyâz ızâr ve nikâb burka‘ dutunup sivri dîbâ arakçîn zîbâ giyüp mü’eddebâne reftâr ederek hammâmdan ve ziyâretlerden gayrı bir cânibe gitmek ihtimâlleri yokdur. Gâyet mü’eddebe ve sâliha [ve] afîfe havâtînleri vardır kim giysû-yı müşk-bârların târ kıldıklarında uşşâk-ı dilfikârı bir vechile mu’âheze edüp akl-ı uşşâkı târumâr ederler. Zîrâ gâyet hüsn-i cemâlde ve lûtf-i i‘tidâlde olup kelimâtları mevzûn ve dür dişleri dürr-i meknûn ve her evzâ‘-ı cünbüşleri gûnâ-gûn işve ile söze gelseler bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât etdiklerinde âdem hayrân kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345a ·
metinde göster ·
… ek (---)(---)(---)(---)(---)(---) andan (---)(---)(---) gemiler meydânda
kalur
(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Ve yine Basra'ya Lahsa ve San‘an ve Aden ve Muhe ve Ahmed-âbâd ve Ferah-âbâd ve Div-âbâd ve Meymun-ı Mustafâ-âbâd ve Dabol ve Bender-i Peyguvar'dan ve niçe bin iskelelerden bu bender-i Basra'ya Karakav ve Filpot ve Donkarkıza ve Danimarka barçaları ve kalyonları ve Yemen celbe gemileri gelir kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Basra önünde bu Şattu'l-Arab böyle bir deryâ-yı âb-ı hayâtdır ve Basra önünde nehr-i Şat medd-i Hazer'dir.. Sabahdan vakt-i zuhra dek (---)(---)(---)(---)(---)(---) andan (---)(---)(---) gemiler meydânda kalur (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·
… esi Van kal‘ası kurbünde leb-i deryâya düşüp cîfe-i murdârı çürüyüp üstühânları
kalur
. Ba‘dehû sene 525 târîhinde Van kal‘asın binâ eden Kılıç Arslan Şâh ejderhânın …
Menâkıb-ı netîce: Ol zamân ki Hazret-i Alîyy-i Kerrâr kerremallahu veche sâhil-i Van'da ejderhâ ile ceng edüp su‘bânı katl idince su‘bân, yılanın bir nev‘i olmağile gecerek mürd olup pür-potur olarak su‘bânın lâşe-i murdârı Van deryâsına düşüp talattum-ı deryâ ile ejderin lâşesi Van kal‘ası kurbünde leb-i deryâya düşüp cîfe-i murdârı çürüyüp üstühânları kalur. Ba‘dehû sene 525 târîhinde Van kal‘asın binâ eden Kılıç Arslan Şâh ejderhânın kemiklerin cem‘ edüp demir zencîrler ile cümle üstühânları tertîb üzre dizüp Van kal‘asının aşağıdaki Rıbat kullesi ve Veled kullesi mâbeynine zencîrler ile ibret-nümâ içün mezkûr kemikleri âvîze edüp cümle seyyâhân-ı berr ü bihâr gelüp seyr [ü] temâşâ ederlerdi. Ta ki sekiz yüz beş târîhinde Timur Hân Mâverâü'n-nehir'den hurûc eyleyüp kal‘a-i Van'ı kâmil üç sene muhâsara eyleyüp bâğ diküp meyvesin yeyüp âhir fethi müyesser olmayup hâ’ib ü hâsir gider oldukda Hindistân'e tehî dest gitmemek içün mezkûr ejderhânın kemiklerin aşağı kal‘a dîvârından alup on katar develere kemikleri tahmîl edüp Hindistân'a götürüp hâlâ anda (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) râygândır, derler. Ammâ hakîr Hindistân'a varmamak ile görmedim. Allahümme yessir bi'l-hayr ve'l-âfiye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244a ·
metinde göster ·
… e müstevfâ cebehâneleri vardır. Ammâ ba‘zı zamân deryâ çekilüp bu kal‘a sahrâda
kalur
. Ammâ aşağı rabât kal‘ası ma‘mûrdur. Ve şekl-i murabba‘ Şeddâdî taş binâdır kim …
İçinde altı yüz hânesi ve Mîrkulu Hân câmi‘i var. Gayri imâretden çârsû-yı bâzâr hammâmı yokdur. Dizçöken akası ve yasavul ağası ve üç yüz nefer dizçökenleri ve şâhî topları ve müstevfâ cebehâneleri vardır. Ammâ ba‘zı zamân deryâ çekilüp bu kal‘a sahrâda kalur. Ammâ aşağı rabât kal‘ası ma‘mûrdur. Ve şekl-i murabba‘ Şeddâdî taş binâdır kim Şâh Tahmasb binâ etmiş. Zîrâ binâ-yı cedîd alâmeti vardır. Derûn-ı kal‘ada cümle yedi yüz mikdârı hâk-i pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hâne-i ma‘mûrlardır. Bağlı ve bâğçeli İşneviye kûhları dâmenine düşmüşdür. Ve bu kal‘anın her tarafında handakı vardır. Dâ’iren-mâdâr bu rabât-ı ma‘mûre altı bin adımdır kim iç kal‘a kayasının garbîsi tarafın ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297b ·
metinde göster ·
Diğer temâşâ-yı ibret-nümâ-yı azîm: Bu diyârda aslâ tâ‘ûn olmaz. Hemân bir âdem sehel hasta olsa hod olmasa kara konco[lo]z geceleri olunca oburlar bir kabakda veyâhûd bir pişkövde istediği hastanın yâhûd sağ âdemin kanın içüp öldürüp obur oburluğundan halâs olur, ammâ gözlerinde obur alâmeti elbette kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152a ·
metinde göster ·
… ini kırup cemî‘i imârâtların da berbâd edüp bu cezîre-i Girid niçe yıl mu‘attal
kalur
.
Ammâ müverrih-i âlem Ayanta tevârîhinde lisân-ı Yûnân-ı Rûm üzre eyle tahrîr eder kim Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâm zamânında bu cezîre-i Girid'i ecinne kavmi zabt edüp niçe bin ma‘mûr u âbâdân kurâ ve kasabât ve kılâ‘ şehirleri var imiş. Hikmet-i Hudâ ol asırda pey-ender-pey kırk gün kırk gece lodos rîhı esüp cemî‘i ecinne kavmini kırup cemî‘i imârâtların da berbâd edüp bu cezîre-i Girid niçe yıl mu‘attal kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 318a ·
metinde göster ·
… bir ağaç deryâsı içine girüp selâmete P 51b çıkamaz, âlem-i hayretde Q 51b
kalur
. Zîrâ handak be-handak yollarının birbirine müşâbeheti vardır. Bu bâğ yollarınd …
Ve bu Kara bâğların yollarına bir garîbü'd-diyâr âdem girse bir ağaç deryâsı içine girüp selâmete P 51b çıkamaz, âlem-i hayretde Q 51b kalur. Zîrâ handak be-handak yollarının birbirine müşâbeheti vardır. Bu bâğ yollarında aslâ güneş yokdur, zîrâ evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâlardır. Ve câ-be-câ çemenzâr soffalar üzre ârâmgâh yerler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99b ·
metinde göster ·
bu âlemde ne şâh / Hak yolunda oldu Ca‘fer Beğ şehîd / Buldı iklîm-i bakâya izz …
Âh kim bâkî değil ömr-i azîzNe gedâ kalur bu âlemde ne şâhHak yolunda oldu Ca‘fer Beğ şehîdBuldı iklîm-i bakâya izz ü câhİşidüp Yahyâ dedi târîhiniMeşhedini cennet eyle yâ İlâh. Sene 965
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121a ·
metinde göster ·
… ine im‘ân-ı nazar ile nigerân etsen dîde-i bînâ hîrelenüp âdem vâlih [ü] hayrân
kalur
. Meselâ ol mağâraların kapularının cânib-i erba‘ası ve revzenleri ve nerdübânla …
Ve bu kayalar altında niçe yüz mağâralar var kim herbirine im‘ân-ı nazar ile nigerân etsen dîde-i bînâ hîrelenüp âdem vâlih [ü] hayrân kalur. Meselâ ol mağâraların kapularının cânib-i erba‘ası ve revzenleri ve nerdübânları ve gilvi ve rafları eyle seng-i hârâdan peynir oyar gibi oyup hurde rûmî ve islimî ve şükûfeler ile müzeyyen edüp nakş-ı bûkalemûn etmiş. Hâlâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmış hurde münakkaşdır. Azamet-i Hudâ zamân-ı kadîmde dahi şîvekârlık şîrînkârlık ve üstâd mi‘mârlık var imiş. El-hâsıl ma‘mûr şehr-i azîm imiş. Ammâ hâlâ leb-i deryâda bir küçük kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126b ·
metinde göster ·
… der-zıh islimî ve rûmî ve şükûfeler oymuşlar kim âdem seyrinde vâlih [u] hayrân
kalur
. El-hâsıl vâcibü's-seyirdir.
Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘asında kayalar içre niçe yüz bin mağâralar var kim her birinde olan san‘at-ı mermer hâlâ zamânımızda olan üstâd kûhkenler bir tîşesin urmada âcizlerdir. Meğer ol zamân kavmine taşlar müsahhar olmak var kim her kayayı Fahrî oyması-misâl zıh-ender-zıh islimî ve rûmî ve şükûfeler oymuşlar kim âdem seyrinde vâlih [u] hayrân kalur. El-hâsıl vâcibü's-seyirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y146b ·
metinde göster ·
… ûz'da paşa ve kadı ve cümle halkı yaylağa çıkup bir kaç dükkânı ve evleri harâb
kalur
.
Kethudâyeri ve serdârı ve dizdârı yokdur, zîrâ bir mükellef kasaba ve şehir değildir. Ancak bir karye-misâl kırk elli evli saz örtülü köydür. Temmûz'da paşa ve kadı ve cümle halkı yaylağa çıkup bir kaç dükkânı ve evleri harâb kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157b ·
metinde göster ·
… tahayyülât ile inşâ etmişdir. İm‘ân-ı nazar ile temâşâ olundukda âdem hayretde
kalur
.
Ve bu câmi‘den sonra cema‘at-i kesîreye mâlik binâ-yı azîm ve kâr-ı kadîm dâr-ı emâniyye ya‘nî câmi‘-i Behrâmiyye. Bu dahi ibret-nümâ bir câmi‘-i dilküşâdır. Bu dahi Husreviyye akrânı bir câmi‘-i ferah-fezâdır. Cümle âsârı kurşum örtülü kubbe-i âlîlerdir. Ammâ bunun minâresinin nazîri Haleb şehrinde yokdur. Üstâd mühendis ilm-i mi‘mârîde gûnâ-gûn Y 172a tahayyülât ile inşâ etmişdir. İm‘ân-ı nazar ile temâşâ olundukda âdem hayretde kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171b–Y172a ·
metinde göster ·
… mahallere sevâhile nüzûl etdükde bu kal‘ada sâkin olup bahâr vaktinde mu‘attal
kalur
.
Yolun sol cânibinde bir kâr-ı kadîm kal‘adır. Henüz üstâd elinden rehâ bulmuş zann olunur. Türkmân kabîlesi bu mahallere sevâhile nüzûl etdükde bu kal‘ada sâkin olup bahâr vaktinde mu‘attal kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181b ·
metinde göster ·
… Şeyh Tarhan'dır. Yetmiş kîse mâl-ı pâdişâhî verir. Ve kendüye dahi yetmiş kîse
kalur
. Ammâ kâmil üç bin tüfeng-endâza mâlikdir, zîrâ Dürzî ve Teymânî dağlarıdır.
Ve bu dağların hâkimi paşa tarafından Şeyh Tarhan'dır. Yetmiş kîse mâl-ı pâdişâhî verir. Ve kendüye dahi yetmiş kîse kalur. Ammâ kâmil üç bin tüfeng-endâza mâlikdir, zîrâ Dürzî ve Teymânî dağlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y188b ·
metinde göster ·
… at ve katır ve (---)(---) cümle gılâl mühimmâtın kirâları iki yüz kîse fâ’ide
kalur
(---)(---). Allâhümme yessir ve's-selâm.
Ve ahâlî-i Mısır âhirü'l-emr İbrâhîm Paşa'yı Yemen gazâsından ferâğat etdirüp hîn-i azilde cümle gemileri ve Bulâk'da cümle ahşâbâtları fürûht edüp Yemen fethinden halâs olup maksûd [u]Y 386a merâmlarına erdiler. Ammâ eğer bu Nîl-i mübârek Benî Seyf mukâbelesinden Tavtîs Melik açtığı yerden açılup Nîl tuğyânında bir ay hemân tedârikle (---) gılâl ve mühimmât [u] levâzımât Mekke Medîne'ye karadan götürmek [[(---) (---)]] gılâl Deşîşe Urbânının harâmîlerinden kurtulur. Mekke'ye ve (---)(---) Medîne'ye pâk gidüp aslâ taş ve su ve deve ve at ve katır ve (---)(---) cümle gılâl mühimmâtın kirâları iki yüz kîse fâ’ide kalur (---)(---). Allâhümme yessir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385b–Y386a ·
metinde göster ·
… ler. Herîf-i (---) şerîf (---) şerîf bî-çâre mâlı var ise verüp bir bûriyâ üzre
kalur
. Mâlı yoğsa arıkhâne ta‘bîr ederler, cehennem anın yanında A‘râfdan anda haps ( …
Bu hâlleri Mısır a‘yânları bilüp anıniçün ricâ etmezler. Herîf-i (---) şerîf (---) şerîf bî-çâre mâlı var ise verüp bir bûriyâ üzre kalur. Mâlı yoğsa arıkhâne ta‘bîr ederler, cehennem anın yanında A‘râfdan anda haps (---)(---)(---)(---)(---)(---) ederler. Bir gece anda duran âdem hayâtı memât bâzârında bulur. Âhir köğlerin ve milk-i emlâkin satup halâs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y61a ·
metinde göster ·
… ve tercümân başı gelüp ta‘âmı yiyüp giderler, paşa ağavâtları ile tercümânbaşı
kalur
. Zîrâ ziyâfet paşanındır, ammâ paşa gelmez. Ve ba‘de'l-asr ve ale's-sabâh ziyâf …
Bu ziyâfetler tamâm olup oldukda du‘â ve senâdan sonra Nîl-i mübârek havuzunun cânib-i erba‘asından sıza sıza gelüp taşrada cereyân eden ana Nîl ne mertebe cereyân ederse Ümmü'l-kıyâs havuzu içre dahi ol berâberlikde havuz içre gelür. Tathîr oldukdan yigirmi gün sonra nokta bu gece düşer, deyü paşaya haber edüp paşa dahi sürûr [u] şâdumânından vekîlharcına tenbîh edüp iki gün iki gece yine Ümmü'l-kıyâs'da azîm ziyâfetler olup bu ziyâfete ulemâ ve sulehâ ve sâdât-ı kirâmlar ve meşâyih-i izâmlardan gayrı askerî tâ’ifesinden bir ferd gitmez, ancak Ümmü'l-kıyâs nâzırı ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrika başı ve yedi bölük ağaları ve tercümân başı gelüp ta‘âmı yiyüp giderler, paşa ağavâtları ile tercümânbaşı kalur. Zîrâ ziyâfet paşanındır, ammâ paşa gelmez. Ve ba‘de'l-asr ve ale's-sabâh ziyâfet tercümânındır. Ammâ ol gece bir Mevlûdü'n-Nebî olur kim niçe yüz şem‘-i kâfûrîler ile Ümmü'l-kıyâs bî-kıyâs kanâdîller ile dahi zeyn olup sabâha dek ihyâ-i ulemâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y145b ·
metinde göster ·
"Vallâhi pâdişâhım, beş Mısır hazînesi mâl ümerâ ve a‘yân [u] eşrâf kullarına
kalur
" deyü cevâb verüp iltifât-ı şehriyârîye mazhar olup mu‘azzez ü mükerrem yine Mı …
"Vallâhi pâdişâhım, beş Mısır hazînesi mâl ümerâ ve a‘yân [u] eşrâf kullarına kalur" deyü cevâb verüp iltifât-ı şehriyârîye mazhar olup mu‘azzez ü mükerrem yine Mısır'a geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216a ·
metinde göster ·
… î verüp deynlerin gallak etdüklerinden sonra bu re‘âyâya beş Mısır hazînesi mâl
kalur
, deyü tahrîr olunmuşdur kim bu re‘âyâ kârı hazînesiyle elli üç hazîne olur.
Bâlâda zikr olunan eyâletlerin kurâlarında bilâ-hadd ü lâ-gâye ve bilâ-hisâb âdem deryâsı olan re‘âyâ vü berâyâ var ise arâzî-i Mısır'ı zirâ‘at edüp bir senede yedi kerre eküp yetmiş nev‘a mahsûl hâsıl olur. Böyle mahsûldâr türâb ve böyle Ferhâd gibi çalışır re‘âyâ-yı A‘râb cezîre-i dünyâda böyle dihkânî fellâh ve böyle kavm-i cebbârîn ü bî-ıslâh re‘âyâ yokdur. Gökde uçan, yerde gezen ve deryâda yüzenden bi-eyyi vechin kân kendüler içün mâl tahsîl edüp öşürlerin ağalarına ve nâzırlarına ve mültezimlerine ve keşşâflarına mâl-ı mîrî verüp deynlerin gallak etdüklerinden sonra bu re‘âyâya beş Mısır hazînesi mâl kalur, deyü tahrîr olunmuşdur kim bu re‘âyâ kârı hazînesiyle elli üç hazîne olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216a ·
metinde göster ·
… alay ve hazîneden bir şey kalmayup illâ Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdunun alayı
kalur
, ve,
Bâlâda tahrîr olunan alaylar ve hazîne alayları ve kânûn üzre teşrîfât avâyidleri alınması tamâm olup mâh-ı Temmûz'da Kıbtî hisâbı üzre Tût gelüp sene âhiri olur, gayrı alay ve hazîneden bir şey kalmayup illâ Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdunun alayı kalur, ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y219a ·
metinde göster ·
… ya mâlik olup yüz kıt‘a mücelled te’lîfâtları vardır. Çi fâ’ide, ancak bir nâmı
kalur
. Yohsa cümle nüfûs kabza-i ecelde makbûzdur. Hîç-kes ve nâ-kes ve bî-kes ve var …
Mezkûr Mollâ Zahîreddîn cemî‘i ulûm-ı şettâya mâlik olup yüz kıt‘a mücelled te’lîfâtları vardır. Çi fâ’ide, ancak bir nâmı kalur. Yohsa cümle nüfûs kabza-i ecelde makbûzdur. Hîç-kes ve nâ-kes ve bî-kes ve var-kes ol derde devâ bulup rehâ bulmamışdır. Rûy-ı arz cihângîrleri ve gedâları bu emirde yeksânlardır. Hâs u âm ol Kantara-i celîlü'ş-şândan ubûr etmek mukarrerdir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y274b ·
metinde göster ·
Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır, üç yüz yigirmi pâre ma‘mûr kurâları vardır, senevî kadıya onar Mısrî kîse mahsûlü Q 266a olur, mültezimi Tarakcızâde'ye yedişer kîse fâ’izi kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y282b ·
metinde göster ·
… r, ammâ Mısır'ın hırsızı eyle değildir, sürmeden gözü çalup göz sürmesi yerinde
kalur
. Bu mertebe yankesicisi ve hırsızı vardır. Zîrâ bu meydânda ibret-nümâ-yı acîbe …
Ve bu meydân-ı hengâme-i izdihâmda cümle neşşâller ya‘nî hemyânkesiciler fursat bulup ba‘zı eblehân-ı gâfilânın Y 291b ceblerin yarup niçe ahmak âdemi müflis ederler, gâyet ihtirâz lâzımdır. Gözden sürmeyi çalar derler, ammâ Mısır'ın hırsızı eyle değildir, sürmeden gözü çalup göz sürmesi yerinde kalur. Bu mertebe yankesicisi ve hırsızı vardır. Zîrâ bu meydânda ibret-nümâ-yı acîbe çokdur, ana nazar ederken âdem gâfil bulunup uryân kalur, allâhümme afvinâ min-şerri'l-insân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y291a–Y291b ·
metinde göster ·
… meydânda ibret-nümâ-yı acîbe çokdur, ana nazar ederken âdem gâfil bulunup uryân
kalur
, allâhümme afvinâ min-şerri'l-insân.
Ve bu meydân-ı hengâme-i izdihâmda cümle neşşâller ya‘nî hemyânkesiciler fursat bulup ba‘zı eblehân-ı gâfilânın Y 291b ceblerin yarup niçe ahmak âdemi müflis ederler, gâyet ihtirâz lâzımdır. Gözden sürmeyi çalar derler, ammâ Mısır'ın hırsızı eyle değildir, sürmeden gözü çalup göz sürmesi yerinde kalur. Bu mertebe yankesicisi ve hırsızı vardır. Zîrâ bu meydânda ibret-nümâ-yı acîbe çokdur, ana nazar ederken âdem gâfil bulunup uryân kalur, allâhümme afvinâ min-şerri'l-insân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y291a–Y291b ·
metinde göster ·
… yine kırk günde şehr-i Nehâriyye'ye gelüp deve anda harekâtdan sâkin olup na‘şı
kalur
.
"Yâ cemel! Kum bi-iznillâh" dedikde cemel ayak üzre kalkup meyyit-i müteharrik iken yola revâne olup on günde Mekke'ye ve Arafât'a varup edâ-yı hac edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp yine kırk günde şehr-i Nehâriyye'ye gelüp deve anda harekâtdan sâkin olup na‘şı kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y299b ·
metinde göster ·
… irâ‘at edecek yerleri ravza-i cinânları çokdur. Ve kâşife senevî yüz kîse fâ’iz
kalur
, eğer tüccâr gelirse. Ve eğer bedbaht tâli‘i menhûs olup cellâbe gelmezse bâğ u …
Ve zirâ‘at edecek yerleri ravza-i cinânları çokdur. Ve kâşife senevî yüz kîse fâ’iz kalur, eğer tüccâr gelirse. Ve eğer bedbaht tâli‘i menhûs olup cellâbe gelmezse bâğ u bâğçeleri öşüründen ve cürm cinâyet bâd-ı havâsından cümle on kîse hâsıl olur. Ve bu Elvâhât Q 344aP 338a yüz elli akçe kazâdır, senevî Y 449a bin guruş pîştahta mahsûlü olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b–Y449a ·
metinde göster ·
… tup zabt u rabt eder hükûmetdir. Ve kendüye kırk kîse ba‘de'l-masârıf fâ’iz mâl
kalur
yahşı mansûbdur. Ve yüz elli akçe ile sadaka olunur şerîf kazâdır. Nâhiyesi muk …
Ve Mısır hâkinde başka kâşiflikdir, beher sene (---) kîse-i Mısrî mâl ve altı bin erdeb gılâl hâsıl edüp Mısır dîvânında muhâsebe verir. Ve iki yüz tevâbi‘âtiyle ve yedi bölük Mısır'ın mustahfızân askeriyle atup tutup zabt u rabt eder hükûmetdir. Ve kendüye kırk kîse ba‘de'l-masârıf fâ’iz mâl kalur yahşı mansûbdur. Ve yüz elli akçe ile sadaka olunur şerîf kazâdır. Nâhiyesi mukaddemâ üç yüz altmış pâre kurâ idi. Yûsuf deryâsı gark edüp yüz on pâre kurâları kalup kadıya senevî sekiz kîse fâ’iz hâsıl olur. Ve gılâl tahsîliyçün bir ağa gelüp üç kîse kâr eder. Ve bir ağa dahi güllâb suyu içün gelüp bir kîse mâl ve kâşifden bir küheylân feres-i âl tahsîl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… -ender-çârlar ve mu‘aşşerât ve müstezât ve penc-beytler okurlar kim âdem hayrân
kalur
.
Ve halîc-i Yûsuf'a nâzır fevkânî ve tahtânî kahvehâne-i bî-minnetler var kim şeb [ü] rûz âyende vü revende ehl-i dilânın ârâmgâhı ve cemî‘i seyyâhân dervîşânın karârgâhı cemî‘i zurefâ ve yârân-ı bâ-safâ ve ihvân-ı bâ-vefâ görüşecek bir cây-ı cilvegâh bezmgâh kahvelerdir. Her köşesinde mutrıbân ve hânendegân u sâzendegân meddâhân gazelhân ebyât eş‘ârların ve âheng-i mizmerâtların düzüp bülend-âvâz ile Hüseyin Baykara faslı edüp şâ‘irân-ı mâhirân fesâhat [u] belâgat üzre müfredât ve dübeyt ve müselles ve murabba‘ ve muhammes ve müseddes tercî‘-i bend ve kasâyid-i bahr-i tavîllerin tilâvet ederek birbirlerine hasmâne çâr-ender-çârlar ve mu‘aşşerât ve müstezât ve penc-beytler okurlar kim âdem hayrân kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… ılâli tahsîl edüp Circe dehlîzinde muhâsebesin görür, kendüye on beş kîse fâ’iz
kalur
. Taht-ı hükûmetinde yigirmi altı pâre kurâdır. Şehri yokdur, kâşif haymeler ile …
Eyâlet-i Circe hükmünde başka kâşiflikdir. Yedi bölükden mustahfızânı yokdur. Ammâ yüz elli tevâbi‘iyle yigirmi kîse mâlı ve (---) erdeb gılâli tahsîl edüp Circe dehlîzinde muhâsebesin görür, kendüye on beş kîse fâ’iz kalur. Taht-ı hükûmetinde yigirmi altı pâre kurâdır. Şehri yokdur, kâşif haymeler ile meks eder. Ve Mısır cânibinde Besâtîn nâm belde ile müşâdır, tâ Mısır yanında bu Şark Atfîh hudûdu tamâmdır. Şark Atfîh'de Circe hudûdudur, Circe'nin cânib-i şarkî hudûdu Besâtîn'de. Q 349bP 343b Ve yüz elli akçe kazâdır. Mısır karîb olmağile Mısır mollâlarına nâhiye ihsân olunur, mâhiyye bin para hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… hî tahsîl edüp Mısır dîvânında muhâsebe görür, kendüye dahi kırk kîse mâl fâ’iz
kalur
. Mîrî gılâli yokdur. Ve üç yüz akçe şerîf kazâdır, senevî on beş kîse hâsıl olu …
Hâlâ Mısır eyâletinde Şarkıyye kâşifinin tahtıdır. Dörd yüz esb-süvâr tevâbi‘iyle ve yedi bölükden Mısır askeriyle üç yüz kırk pâre kurâdan yetmiş kîse mâl-ı pâdişâhî tahsîl edüp Mısır dîvânında muhâsebe görür, kendüye dahi kırk kîse mâl fâ’iz kalur. Mîrî gılâli yokdur. Ve üç yüz akçe şerîf kazâdır, senevî on beş kîse hâsıl olur şerîf kazâdır. Mezâhib-i erba‘adan müftîleri ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı eşrâfı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·