yüzün sürüp / Kıldılar ana salât ile selâm / Başlayuben söylediler hem kelâm / …
Bir yire cem‘ oldu sahb-ı Mustafâİbn-i Hattâb-ı Ömer'le MurtezâCümle ashâb-ı Resûl-i KibriyâSöylediler her birisi bî-riyâDediler kim varalum Peygamber'eDiyelim ahvâlimiz ol servereBize andan ne olısardır cevâbOlalım âmil bulalım çok sevâbMerkâd-i Peygambere cümle varupHâk-i pâyine kamu yüzün sürüpKıldılar ana salât ile selâmBaşlayuben söylediler hem kelâmDediler kim yâ Resûl-i zü'l-minenGel bizüm müşkilimiz hall eyle senYüz tutuben ağladılar her biriMerkad-i pâkine kodular seri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b ·
metinde göster ·
… Bizimle görelim nehrin işi ne / Kim anda cem‘ olup cümle kibârı / Durup saf saf
kamu
şeyh u sığârı / Du‘âlar eyleyüp anda cemâ‘at / Zuhûr oldu niçe dürlü kerâmet / …
Götürdü çûn bular mektûbu Rûm'aGelüp gösterdiler Harkil-ı şûmaPınarbaşına cem‘ oldu ulularGeh Ashâb u [geh] ahbâb u velîler 18aDediler varalım nehrin başınaBizimle görelim nehrin işi neKim anda cem‘ olup cümle kibârıDurup saf saf kamu şeyh u sığârıDu‘âlar eyleyüp anda cemâ‘atZuhûr oldu niçe dürlü kerâmetSahâbe kim yazup vermişdi nâmeOkuyup nâme[y]i erdi temâmeMübârek su dahi dinledi anıKi suyun gûyiyâ var cism [ü] cânıTamâmen okudu mektûbu kârîİşidüp su o dem kıldı karârı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b–18a ·
metinde göster ·
… unca cümlesi ol sayhadan zehresi çâk olup biri biri üzre cümlesi helâk oldular.
Kamusu
bir yerde helâk olmalarının sebebi oldur kim mâbeynimize tâ‘ûn girmesin deyü bi …
Ulu'l-azm peygamberlerdendir. Kavm-i Benî İsrâ’îl'e ba‘s olunup ümmetinden biri İslâm ile müşerref olmadıklarından Cenâb-ı Bârî anlara tâ‘ûn-ı ekber verüp şehr-i Askalân'dan taşra firâr ederlerken Cenâb-ı Allah Cibrîl-i Emîn'e emr edüp bunlara "Mûtû bi-emrillah" deyü bir sayha urunca cümlesi ol sayhadan zehresi çâk olup biri biri üzre cümlesi helâk oldular. Kamusu bir yerde helâk olmalarının sebebi oldur kim mâbeynimize tâ‘ûn girmesin deyü birbirlerin derâğûş edüp eyle çıtâçıt sık olmuşlardı kim mâbeynlerinden su sızmazdı. Ba‘dehû niçe yüz yıl mürûrundan sonra Hazret-i Uzeyr bu mevtânın üstühânları üzre uğrayup gördü kim deryâ-misâl âdem üstühânları birbirine çatılmış yatar. Âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları bir yerde yatar. Birisi pârekende ve perîşân değildir. Bu ne hikmetdir?" deyü âlem-i tahayyürde iken hâtifden bir nidâ geldi kim "Yâ Uzeyr! Bunlar benim tâ‘ûn azâbımdan kaçup helâk olup senin du‘âna muntazırlardır kim onlara yine hayât verem" nidâsı geldikde Hazret-i Uzeyr du‘â edince el-azametullah cümle uzuvlar birbirine karış katış olmuşken her cesedin kemikleri yerli yerine varup Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün cümle kemikler üzre sinirler ve damarlar bağlanup üstüne deriler halk olup ba‘dehû cümlesi hayât bulup ayak üzre kalkup cümlesi bir kerreden Hazret-i Uzeyr'i görünce "Lâ ilâhe illallah, Uzeyrun ibnullah" deyüp hâşâ sümme hâşâ Uzeyr'i Cenâb-ı Bârî'ye şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---)Arapça dedikleri bu âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları kokduklarının aslı Hazret-i Uzeyr du‘âsıyla mevtâ iken hayât bulan Yahûd tâ’ifesi neslinde olan Yahûdîlerin hâlâ ağızları leş gibi kokup yüzlerinde ve gözlerinde nûr yokdur. Ba‘dehû Hazret-i Uzeyr Nebî yüz sene mu‘ammer olup ba‘dehû merhûm olup şehr-i Remle-i Filistîn'de defn etdiler. Ba‘dehû Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün Hazret-i Uzeyr'e ve hımâr-ı Uzeyr'e hayât verüp üç yüz yıl dahi halkı dîne da‘vet etdüğine Cenâb-ı Allah Habîbi Muhammedü'l-Mustafâ'ya alâ tarîkı'l-hikâye sûre-i (---)Arapça âyeti ki Hazret-i Uzeyr'i ölüden diri edüp yine halkı dîne da‘vet etdüğün bu âyet ile i‘lâm buyururlar. Ba‘dehû yine Hazret-i Uzeyr merhûm olup Yafa şehri hâricinde bu mezkûr mahalde medfûndur. Anınçün Hazret-i Uzeyr'in iki yerde kabri münevveri vardır. Biri Remle'de, biri bu Yafa şehri hâricinde. Mevtâdan hayât bulup iki kerre merhûm olan peygamberin biri bu Hazret-i Uzeyr'dir. Biri kırk kerre ölüp dirilüp külü göğe savrılup yine hayât bulan Hazret-i Çircîs aleyhi's-selâmdır kim Irâk-ı Musul'da medfûndur. Ammâ bu Hazret-i Uzeyr'i, kabr-i şerîfinden İşpaniye küffârı çıkarup Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Askalân ve şehr-i Filistîn-i Remle ve şehr-i kal‘a-i Kalinseve ol zelzeleden harâb olup içindeki cümle kefereler dahi helâk olup bu bilâd-ı selâse üç yüz sene vîrân yatup imâr oldukda Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Kâmil asrında yine 46a İşpaniye küffârı Kudüs'e istîlâ etdiklerinde Hazret-i Uzeyr kabrine vaz‘-ı yed etmeğe cür’et edemeyüp Hazret-i Uzeyr'in hımârı üstühânların kabrinden çıkarup hâlâ hımârın iki ön ayakları Nemse çesarının hazînesinde cevâhir kutu ile hımârın tırnakların cümle mücevher edüp hazînelerinde mahfûzdır. Ve kıç ayakları İşpaniyye Kızılelması'nın İrimpapa hazînesindedir. Sâ’ir üstühânları yine şehr-i Yafa kurbunda Hazret-i Uzeyr cenbinde medfûndur. Küffâr ol sene kim Kudüs'e istîlâ etdüğü mahalde Malta küffârı fırsat bulup Nablus kurbunda karye-i Sabastiyye'den Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin serîka edüp Tarsûs bâbında karargâhları olan Karagözgez nâm kal‘aya götürdüler. Anı Me’mûn Halîfe feth edüp Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile kal‘a-i Malta Rodosu'na vardılar. Sene 928 târîhinde anı dahi Süleymân Hân muhâsara etdükde cesed-i Yahyâ'yı hâlâ Malta olan cezîrede Hazret-i Yahyâ'nın vücûd-ı şerîfi anda cevâhir sanduka içinde Sencuvan hazînesinde mahfûzdır. Sencuvan, vücûd-ı Yahyâ Nebî'dir. Anı kendülere ricâl-i gayb edinüp anın dest-i şerîfi nakşı olan bayrakların açup ne cânibe teveccüh ederlerse mansûr olurlar. Ve Malta küffârının cemî‘i küffâr mâbeyninde mu‘azzez ü mükerrem olmaları Hazret-i Yahyâ cesedi anlarda olduğundandır, kim Sencuvan nâmıyla şöhret bulmuşdur. Ammâ ser-i sa‘âdetleri Şâm-ı şerîf kal‘asında câmi‘-i Ümeyye vasatında zîr-i zemîn içre bir altun tepsi üzre re’s-i şerîf-i Hazret-i Yahyâ hâlâ andadır. Sene 797 târîhinde Timurlenk açup ziyâret edüp manzûrı olmuşdur. Ammâ bu Yafa şehrinde Hazret-i Uzeyr'in kabr-i şerîfin bir ferd açmağa kâdir olmamışlardır. Her peygamberin hayât-ı sa‘âdetlerindeki gibi kimi celâl, kimi cemâl sâhibidir. Hazret-i Uzeyr celâl sâhibi olmağıla kabr-i şerîfine bir kral-ı dâl vaz‘-ı yed etmeğe kâdir olmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b–46a ·
metinde göster ·
… 1 târîhinden berü dokuz pâdişâh ve yetmiş vüzerâ-yı âlîşânlar ile müşerref olup
kamusunun
ahvâllerine vâkıf olup görürdük ki cemî‘i vüzerâ vü vükelâ ve cümle a‘yân-ı kib …
Bu hakîr Evliyâ-yı pür-taksîr sene 1051 târîhinden berü dokuz pâdişâh ve yetmiş vüzerâ-yı âlîşânlar ile müşerref olup kamusunun ahvâllerine vâkıf olup görürdük ki cemî‘i vüzerâ vü vükelâ ve cümle a‘yân-ı kibâr hoş-âmed kelâma ve rîş-handa ve bedele-gûya ve kizb ü bühtân ü iftirâya ve gammâza ve fassâl âdemlere mâyillerdir. Hattâ bu Haleb'de Murtezâ Paşa efendimizle Hünkâr Bâğçesi havzı kenarında hem-celîs idim. Ve ba‘zı safâ-âver nüdemâlar ile hem-sohbet ü hem-enîs idim. İttifâk bir kaç kerre esnâ-yı kelâmda mübâlağadan kinâye ifrât-ı kelâm üzre kizb-i sarîhi irtikâb edinüp hezârân dürûğ-gûyluk ederlerdi. Söyledikleri kizblerin sıhhati ve dürûğu hakîrin mazbûtu ve ma‘lûmu olduğu mâddelerdir kim ekseriyyâ ol seferlerde bile idim. Hakîr anlara mu‘âraza etdikçe paşa anların kizbini tasdîk edüp irtibât ve âb [u] tâb verirdi. Hatta bir gün merhûm ve mağfûrunleh Tabanıyassı Mehemmed Paşa imâmı Yahyâ Efendi Şâm'dan ma‘zûl şehr-i Haleb'de bulunup Murtezâ Paşa'nın kapu yoldaşı olması takrîbiyle paşanın musâhibi ve nedîm-i hâsı bir molla-yı muhteşem, âlim ü fâzıl kimesne idi. Ammâ bedele-gûy, hezele-gûy, dürûğ-gû idi. Paşa huzûrunda anların sergüzeşt [ü] serencâmı kelimâtlarıdır kim bu mahalle tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 51b ·
metinde göster ·
… âşikâre oldu ve bir pâresi zarbından bu Van deryâsı zâhir olup gayri ammâllerin
kamusu
itleri ve ester ü üştürleriyle taş taşırlarken cümle taş olmuşlardır. Hâlâ cüml …
Van eyâleti hükmünde Van deryâsı sâhilinde Taht-ı Van subaşılığına iki menzildir. Bitlis'e bir menzil-i dırâz-ı azîmdir. Tevârîh-i Şerefnâme kavli üzre bu medîne-i Muş Âzerbâycân-ı Ermen şehirlerinden bir şehr-i azîm idi. Âd ibn Şeddâd Van deryâsı zemîninde evc-i âsumâna beraber bir sedd-i âlî binâ edüp, hâşâ sümme hâşâ Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet ile ceng etmeğe kasden ol seddi Şeddâd itmâm etdikde Cibrîl-i emîn emr-i İlâh ile ol seddin zîrinden kanât urup evc-i asmâna ol kadar çıkardı kim cümle bennâların feza‘ [u] ceza‘ların cemî‘i kerrûbiyân istimâ‘ edüp Allah'ın azabından isti‘âze ederlerdi. Ol binâyı Cibrîl-i emîn dörd pâre edüp rûy-ı zemîne eyle urdu kim bir pâresinden Karadeniz zâhir oldu, bir pâresi zarbından bahr-i Hazer zâhir oldu ve bir pâresinden Tebrîz deryâsı âşikâre oldu ve bir pâresi zarbından bu Van deryâsı zâhir olup gayri ammâllerin kamusu itleri ve ester ü üştürleriyle taş taşırlarken cümle taş olmuşlardır. Hâlâ cümle mahlûk-ı Hudâ Van deryâsı garbî sâhilinde Râhova nâm mahalde taş olan mahlûklar kimi berpâ durur kimi çöküp yüklenmiş durur, kimi münhedim olmuş durur temâşâ-yı ibret-nümâdır. Ba‘dehû Van deryâsının şimâlinde Adilcevâz kal‘ası kurbundaki Sübhân dağında hâlâ mahbûs durup kırk elli senede bir sadâsı istimâ‘ olunup yetmiş seksen senede bir kerre beş on gün Sübhân kayasından kuyruğu çıkan ejder-i heft-ser ol asırda rehâ bulup cemî‘i Nemrûdîleri tenâvül edüp bi-emr-i Hayy-ı Kadîr yine mezkûr ejder Sübhân dağındaki gârına girüp mahbûs olur. İnşâ’allah bu ejder dahi Van-ı sedd-i îmân seyâhatinde manzûrumuz olduğu minvâl üzre tahrîr olunur. Ba‘dehû yine Nemrûd-i la‘în kavmine Cenâb-ı Hayy-i Kadîr Muş sahrâsından bir fâre-i azîm hâsıl edüp cümle Nemrûdîleri tenâvül edüp şehr-i Muş ahâlîsin helâk etdüğüyçün şehr-i Mûş derler. Zirâ bu şehir kurbunda mûşun tulû‘ etdüğü gâr-ı azîm nümâyândır. Bu gâr içinde olan gûnâ-gûn fâre ve sıçan ve pündika ve mûş bir diyârda yokdur. Ammâ bi-emri Hudâ İskender Filikos'u tılsımı sebebiyle Muş sahrâsına aslâ sıçan olmaz. Ammâ kadîm zamânda mûş-ı kebîr sebebiyle mûş şehri derler. Sene (---) târîhinde Âl-i Osmân üzre Timur-ı bî-nûr hurûc etdikde bu şehr-i Muş'u ve kal‘asın harâb [u] yebâb ve halkın kebâb ü hânelerin turâb edüp hâlâ âsâr-ı azîmleri zâhir ü bâhirdir. Ancak bir kasaba-misâl bir ma‘mûr büleydedir kim Muş sahrâsında ağzında bir cebelin zeylindedir. Bu şehr-i harâbın seyr [u] temâşâ edüp ertesi cânib-i şimâle yine sahrâ-yı Muş içre (---) sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87a ·
metinde göster ·
ganîmet bender şehr-i mu‘azzamdır kim yük çözülür ve denk bağlanır tüccârân-ı b …
Andan bu Filibe şehri cümleden şîrîn ü kamusundan ganîmet bender şehr-i mu‘azzamdır kim yük çözülür ve denk bağlanır tüccârân-ı berr ü bihâr yeridir ve günden güne ilâ yevminâ hâzâ imâr olmadadır. Hudâ-yı Müte‘âl inkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmâniyân'da imâr ide. Hülâsa-i kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·
… asaba-i Ulaş'a ulaşdırmağa me’mûrlardır. Ve üç yüz hâne binâ edüp cümle ahâlîsi
kamu
tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf u müsellemlerdir kim bu şâhrâhlar emn [ü] emân olalar. …
Menzil-i kal‘a-i Hekimhânı: Mısır diyârından Hâkim Bi-emrillah'ı Hısn-ı Mansûr'a nefy-i beled etdiklerinde bu mahalle memerr-i nâs emn [ü] emân olsun deyü Hâkim Bi-emrillah bu hânı binâ etdiğinden Hâkim hânı'ndan galat Hekimhânı derler. Sivas hâkinde yine Türkman yaylağı içinde bir hân-ı atîkdir ammâ derbend-i çalındır mahallidir. Yanında âbâdânı ba‘îd olduğundan yüz iki yüz âdem konmağa havf ederdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in vezîr-i âsaf-re’yi olan Köprülü Mehemmed Paşa bu mahalle bir kal‘a-i metin binâ edüp içine cebehâne ve üç yüz neferât ve dizdâr koyup demir kapuların sedd edüp âyende vü revendeyi kal‘a neferâtları Malatıyye ve kasaba-i Ulaş'a ulaşdırmağa me’mûrlardır. Ve üç yüz hâne binâ edüp cümle ahâlîsi kamu tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf u müsellemlerdir kim bu şâhrâhlar emn [ü] emân olalar. Bir câmi ve bir hân ve hân-ı atîki âbâdân ve bir hammâm-ı dilsitân ve yüz mikdârı dükkân inşâ edüp üzerlerine mütevellîyi hâkim nasb edüp günden güne imâr olmada. Bâğlı ve bâğçeli, âb [u] hevâsı latîf kal‘a-i cedîddir. Hudâ dahi ziyâde imâr ide. Andan yine şark tarafına 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b ·
metinde göster ·
nasîb etsin Hudâ son demde îmânı / Ricâlullâh ile bu Kevseri dedi ana târîh / D …
İlahî bu şehir içre sağîr u ger kebîr olsunKamusuna nasîb etsin Hudâ son demde îmânıRicâlullâh ile bu Kevseri dedi ana târîhDilerim kim bu hısnın Hak ola dâ’im nigehbânı.Sene (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
dörd yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ve serâpâ şindire tahta örtülü e …
Ve bu kal‘a içre kamusu dörd yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ve serâpâ şindire tahta örtülü evlerdir, ammâ bâğçeleri yok dar evlerdir, ammâ vâsi‘ değillerdir. Ve küllîsi altı mahalle ve altı mihrâbdır. Bu kal‘a içre aslâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Cümle taşra varoş kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
beş aded kapuları vardır. Evvelâ maşrık tarafındaki Budin kapusundan içeri çârs …
Ve kamusu beş aded kapuları vardır. Evvelâ maşrık tarafındaki Budin kapusundan içeri çârsû-yı bâzâr içinden tâ batı tarafında Seğitvar kapusuna varınca bu şehrin uzunluğu bin beş yüz adımdır. Ve dahi cânib-i kıblede olan Şikloş kal‘asına gider kapudan içeri tâ yeni kapuya varınca şehir içre bin beş yüz adımdır ve dahi Firengi kulle kapusu cânib-i cenûba mekşûfdur. Ve kal‘anın bu Firengi kapusu tarafları yalın kat dîvârdır, ammâ gayri tarafları dâ’iren-mâdâr hisârpîçeli ve handaklı sa‘b dîvârlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
bin altmış aded beşer ve altışar kat kâr-ı Şeddâdî niçe divelden divele kalmış …
Bu Ortahisâr'da kamusu bin altmış aded beşer ve altışar kat kâr-ı Şeddâdî niçe divelden divele kalmış nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn Fireng-pesend binâlı büyût-ı ra‘nâlardır kim her birinin vasfında lisân kâsırdır. Niçe kerre muhâsaralarda ve niçe kerre ıhrâk-ı azîmlerde fenâ bulup yine amâr olmuş kârgîr binâ evlerdir kim cümle şindire tahta örtülüdür, ammâ Paşa sarâyı kırmızı kiremit örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
on altı aded mahalle mescidi ve cemâ‘at mezgiti ve buk‘a ve eyneleridir. Evvelâ …
Sitâyiş-i mesâcidhâ-yı muvahhidân: Kamusu on altı aded mahalle mescidi ve cemâ‘at mezgiti ve buk‘a ve eyneleridir. Evvelâ Yeniçeri odaları kurbunda Ağa mescidi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83a ·
metinde göster ·
otuz dörd aded mihrâbdır. Cümleden mükellef ve ma‘mûr u müzeyyen ve kârgîr binâ …
Der-fasl-ı imârethâ-yı cevâmi‘-i ehl-i îmân: Kamusu otuz dörd aded mihrâbdır. Cümleden mükellef ve ma‘mûr u müzeyyen ve kârgîr binâ Alaybeğ câmi‘i gâyet müferrih ve dil-küşâ sâfî rusâs-ı hâs ile mestûr bir câmi‘-i nûrdur ve cümleden minâresi mevzûn bâng-ı Muhammedî hâne-i pür-nûrdur. Bu câmi‘den mâ‘adâları kurşumlu olmayup serâpâ kiremit ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140b ·
metinde göster ·
… ezkûr cevâmi‘lerdir. Bunlardan mâ‘adâ cümle mesâcidân-ı muvahhidân-ı âbidândır.
Kamusu
on bir aded mahalle zâviyeleridir.
Foça şehrinin bu tarafında olan câmi‘-i kebîrler bu mezkûr cevâmi‘lerdir. Bunlardan mâ‘adâ cümle mesâcidân-ı muvahhidân-ı âbidândır. Kamusu on bir aded mahalle zâviyeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146a ·
metinde göster ·
üç mihrâbdır. Biri Şeştokollu Mehemmed Beğ câmi‘idir, ammâ kurşum kubâblı ma‘be …
Cümlesi üç mahalledir ve kamusu üç mihrâbdır. Biri Şeştokollu Mehemmed Beğ câmi‘idir, ammâ kurşum kubâblı ma‘bedgâh değildir, ancak bir serâmed minâresi var. Ve ikisi mescidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
… ‘ ve çemenzâr yerde cümlesi altı mahalledir, ammâ ikisi kefere mahallesidir. Ve
kamusu
bin beş yüz kayağan taşıyla mestûr kârgîr binâ hânedân-ı ma‘mûrlardır kim cümle …
Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Nevesin: Bir sahrâ-yı azîmin nihâyetinde vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu fezâ-yı Nevesin nısf sâ‘at kadar cânib-i şarka dağdan ba‘îddir ve sahrânın arzı üç sâ‘atdir ve tûlu beş sâ‘at bir mahsûldâr kurâlarla ve çiftliklerle müzeyyen olmuş sahrânın cânib-i garbî tarafında Nevesin kûhunun dâmeninde bir düz vâsi‘ ve çemenzâr yerde cümlesi altı mahalledir, ammâ ikisi kefere mahallesidir. Ve kamusu bin beş yüz kayağan taşıyla mestûr kârgîr binâ hânedân-ı ma‘mûrlardır kim cümle bâğ u bâğçeli ve uyûn-ı câriyeli vâsi‘ havlılı mükellef ve müzeyyen büyût-ı ra‘nâlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149a ·
metinde göster ·
yedi aded mihrâbdır. Evvelâ Süleymân Hân câmi‘i, kenîseden velî olunmuş bir ma‘ …
Ve kamusu yedi aded mihrâbdır. Evvelâ Süleymân Hân câmi‘i, kenîseden velî olunmuş bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir, ammâ musanna‘ değildir, lâkin başka bir rûhâniyyet var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… nca iki yüz hatvedir. Ve bir şâhrâh-ı azîmdir ve bu tarîk-i âmmın iki tarafında
kamusu
yüz elli aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin yine cümle ehl-i sa …
Ve cümlesi iki kapusu var, ikisi dahi ikişer kat metîn ve kavî demir kapulardır. Ve Şeddâdî kârgîr binâ kemerli sa‘b binâ kapulardır. Bu ikişer kat kapunun aralarındaki dîvârlarda ol kadar âlât-ı silâh ve katlavî ve tuğulka ve haşeb harba ve teber ve ok ve yay ve kılıç ve tüfeng makûlesi pâk silâhlar var kim ta‘bîr olunmaz. Ve bu kapu araları cemî‘i Kanije ahâlîsinin mecma‘u'l-irfân yerleridir kim mâh-ı Temmûz'da oturan âdem hayât bulur. Bir gûne bâd-ı nesîm eser kim her nefesde âdem râhat olur, ammâ Seget kapusu cânib-i şarkda Seğitvar tarafına nâzır olduğundan Seget kapusu derler, bu kapudan içeri cânib-i garba Beç kapusuna varınca iki yüz germe adımdır, zîrâ bu kal‘a aksi göl üzre yatır kurbağa gibi beli ince vâkı‘ olduğundan bir kapudan bir kapuya varınca iki yüz hatvedir. Ve bir şâhrâh-ı azîmdir ve bu tarîk-i âmmın iki tarafında kamusu yüz elli aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin yine cümle ehl-i sanâyi‘ mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
üç bin altmış aded mükellef ü mükemmel ve tahtânî ve fevkânî sarâylardır ve sâ’ …
Ve kamusu üç bin altmış aded mükellef ü mükemmel ve tahtânî ve fevkânî sarâylardır ve sâ’ir ağavât u a‘yân-ı kibâr büyûtları cümle bâğ u bâğçe ve şâhnişînli vâsi‘ hâne-i zîbâlardır kim niçesi şindire tahta örtülü ve niçe yüzü kırmızı kiremit örtülü Şeddâdî dîvârlı ma‘mûr ve müzeyyen evlerdir. Cümleden (---) sarâyı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
Kamusu kırk altı aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden Hatvan Kapusu'na karîb varoş dîvârına muttasıl Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis câmi‘i kim Fethiyye derler. Mâ tekaddem kenîse olup ve minâresi dahi çanlık olup hâlâ bir ma‘bedgâh-ı müslimîn gâyet müferrah câmi‘-i dilküşâdır ve hikmet-i Bârî başka bir rûhâniyyet var, müstecâbü'd-da‘ve musallâ-yı müslimîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
seksen yedi bin askerdir, ammâ hemân ashâb-ı güzîn berisinde gûyâ Tatarşa pür-s …
Kamusu seksen yedi bin askerdir, ammâ hemân ashâb-ı güzîn berisinde gûyâ Tatarşa pür-silâh askerdir. Ol [ka]dar bâr [u] büngâhları yokdur. Salt ve sebükbâr askerîsi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
beş yüz aded tahtânî ve fevkânî cümle kârgîr binâ ve serâpâ kiremit örtülü bâğl …
Ve kamusu beş yüz aded tahtânî ve fevkânî cümle kârgîr binâ ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ hânedânlardır. Cümleden hânemiz sâhibi Kara Mehemmed Ağa ve Ramazân Ağa ve Kör Alî Ağa hâneleri mükellef ü mükemmel büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
kanâdîlleri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk …
Cemî‘i âvîzeleri ve cümle maslûbâtları ve kamu kanâdîlleri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… reti bir vâsi‘ sahrâya vâki‘ olup bâğlı ve bâğçeli cümlesi yedi aded mahalle ve
kamusu
yedi mihrâblı bir küçük kasabacıkdır kim serbest ze‘âmetdir.
Bu dahi Tırhala hâkinde voyvadalık olup Yenişehir nâ’ibi hükm eder. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Yeniçeri serdârı ve kethudâyeri ve birkaç a‘yânı vardır. İmâreti bir vâsi‘ sahrâya vâki‘ olup bâğlı ve bâğçeli cümlesi yedi aded mahalle ve kamusu yedi mihrâblı bir küçük kasabacıkdır kim serbest ze‘âmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
beş aded mahalledir. Ve dükelisi (---) aded mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘ …
Kamusu beş aded mahalledir. Ve dükelisi (---) aded mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘i ve (---)(---)(---) ve mahallât mesâcidleri ve bir medresesi ve bir mektebi ve bir tekyesi ve bir hammâmı ve yüz mikdârı dükkânları ve bir hânı ve (---) ve sâ’ir imârâtlârı vardır. Cümle âbâdân eser-i binâları yıldız rûzgârı tarafına nâzır, (---)(---)(---)(---)(---)244a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243b–244a ·
metinde göster ·
Ve kamusu 11 aded cevâmi‘-i selâtîn-i mü’minândır. Evvelâ cümleden kadîm Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân câmi‘i, mukaddemâ kefere asrında bir deyr-i azîm-i âyîn-i Mesîhhâne imiş. Hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîn olup tûlu yüz otuz ayakdır. Arzı toksan ayakdır. Ve derûn-ı câmi‘de kırk sekiz aded mermer sütûn-ı müntehâlar üzre kiremit örtülü ve harpüşte kubbeli çâr-gûşe kulle-misâl minâreli ve içinde bir âb-ı hayât kuyulu ve iki kapulu musanna‘ bir câmi‘-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248b ·
metinde göster ·
beş yüz aded bâğlı ve bâğçeli ve mâ-i cârîli ve bâğ-ı Merâmlı cümle kârgîr binâ …
Ve kamusu beş yüz aded bâğlı ve bâğçeli ve mâ-i cârîli ve bâğ-ı Merâmlı cümle kârgîr binâlı kal‘a-misâl vâsi‘ sarây-ı azîmler ve gayri hânedânlardır kim cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit örtülü evlerdir, ammâ her bir hânedânlar başka başka binâ olunmuşdur. Birbirlerine muttasıl evler gâyet nâdirdir, zîrâ bir vâsi‘atü'l-aktâr zemîn-i mahsûldâr dâr-ı karârlardır. Câ-be-câ ba‘zı hânedânların aralarında tarlalar vardır, zîra vîrân yerleri çokdur. Ammâ kefere zamânı eyle amâr imiş kim hemân üç bin aded kâğıdcı dükkânı ve iki bin sırmakeş ve iki bin bıçakçı ve mıkrâsçı dükkânları ve bu kadar hân ve kenîse ve manastırları var imiş. Hâlâ niçe kerre yüz bin aded yerlerde âsâr-ı binâlar zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·