İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kanı

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
132
isabet
115 cümle/beyitte
48,9
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi12751,9
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)3138,5
Kutadgu Bilig113,6
Atebetü’l-Hakâyık1362,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 132

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kanı” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Mait Mai.Tek.038.15–17 kaltı taglar kanı smir ... yüleşürgeli (bolmaz) bir tü evinin kök kalıḳka oḳşatġalı bolmaz..
Mait Mai.Tek.053.04–11 anta ötrü çaladr yulta erdeçi çalaprbasi atlıg lular kanı tü- -kel bilge may--trı burkan- -nıŋ lu or--dusıŋa yag- -umışın uḳup ... (seki) …
Mait Mai.Tek.053.12–17 arka / sekiz yigirminç bi(r) -tup çalaprbasi lu kanı teŋri teŋrisi burkanag adruḳ adruḳ aşın içgün otın emin oyunın ırın yėti kün yė …
KB 5278 ayıtġu turur kör bayat barçanı / ḳutulġu yiriŋ barmu ḳaçġıl kanı
AH 47–48 ol ol ‘aḳl uḳuş huş ḫirėdḳa mėkan bilig ma‘dini hėm fazilėt kanı
EÇS I 13a … Îsâ'nın feryâd [ü] figânların işitmeyem ve bu kadar bin ma‘sûm-ı nâ-resîdelerin kanı benim sıhhatim içün zemîne dökülmeye. Tîz bu kadar ma‘sûmları vâlide ve pederle …
EÇS I 29a " Kanı beyâz tûtî" deyü su’âl etdükde hemân tûtî-i gûyâ, pâdişâh sağ olsun Arapça ây …
EÇS I 86b–87a Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sen …
EÇS I 110b Anın tek kanı bir şeyh-i muhakkık âlim u fâ’ik
EÇS I 114b Garâbet-i sâlis: Ba‘zı zürefâ tefe’ül niyyetiyle varup "Ahmed kanı benim boynuzum" dedikde hikmet-i Hudâ eğer herîf müte’ehhil ise ehl-i beyti evz …
EÇS I 114b Garîbe-i râbi‘: Eğer ol âdem mücerred ise " kanı benim boynuzum" dedükde "dahi senin boynuzun bitmedi" der, aceb temâşâ idi.
EÇS I 114b Garâyîb-i sâbi‘: Bir aydan sonra " kanı benim boynuzum" desen hemân elin koyna sokup "işte senindir" deyü verdiğin boyn …
EÇS I 170a … Osmân'ı Ramazân-ı şerîfde câmi‘ içre Arapça âyetin tilâvet ederken şehîd edüp kanı Kelâm-i izzet üzre dökülmüşdür. Hâlâ ol Mushaf-ı Şerîf Hıms'ın iç kal‘ası câmi‘ …
EÇS I 195a " Kanı levendâtlarınız huzûruma gelsin" deyince azamet-i Hudâ deryâ-misâl sîne-çâk, pü …
EÇS I 211a "Bire cânım kanı Efelioğlu, bunda bir hâl vardır, dutun şu Arabları" deyüp hâkime götürüp hânda …
EÇS I 212a … tâze cüvâne parmağından akan kanıyla Sûrnâ'nın alnına bir elif çekerdi, derhâl kanı dinerdi. Bu esrâra bir pehlivân-ı sîmyâyî akıl erişdiremediler. Sûrnâ böyle bir …
EÇS II 236b–237a … Hân muhallefâtı gördükde "Câm ol câm ammâ Cem'i yok" Ol câmı hazîneye korlar. " Kanı beyâz tûtî" deyü sü’âl ederler. Hemân tûtî-i gûyâ zebâna gelüp "Pâdişâh sağ ols …
EÇS II 252b … ında (---) âb-ı hayâtdan nişân verir mâ-i zülâldir. Ve Bozdepe bâğlarının turna kanı şîre-i engûru gâyet latîf şıralı, bahâ eder metâ‘dır kim nûş edene asla humârı …
EÇS II 286a … mân-ı şehriyâr ile katl olunup biz Erzurûm'a vardığımızda hakîrin kapusu önünde kanı dahi pıhtı gibi uyuşmuş dururdu. Zîrâ bizim müsellemimiz varduğu mahalde Silâhd …
EÇS II 360b–361b … n Erzurûm'da Celâlî Abaza Paşa bu kadar sene ısyân edüp Sultân Osmân Efendi'min kanı deyü kırk bin yeniçeri kırup şer‘ ile da‘vâm vardır der idi. Şer‘î ve nâ-şer‘î …
EÇS II 365a–366a … giriftâr-ı bend-i hicrân eyledin. "Men dakka dukka" cihânı idüğün bilmedin mi? Kanı bu kadar mâl [u] mâ-melekim, kanı bu kadar kul [ve] karavaşlarım. Bizi Kurşumlu …
EÇS II 365a–366a … "Men dakka dukka" cihânı idüğün bilmedin mi? Kanı bu kadar mâl [u] mâ-melekim, kanı bu kadar kul [ve] karavaşlarım. Bizi Kurşumlu'da bozup kırıp tûğlarının önünde …
EÇS II 365a–366a … ıp tûğlarının önünde bizi yalın ayak ve başı kabak piyâde aç ve susız yürütdün. Kanı ırz-ı vezâret, kanı ırz-ı Âl-i Osmân, kanı zâlim bu kadar mâlım" deyince hemân …
EÇS II 365a–366a … bizi yalın ayak ve başı kabak piyâde aç ve susız yürütdün. Kanı ırz-ı vezâret, kanı ırz-ı Âl-i Osmân, kanı zâlim bu kadar mâlım" deyince hemân Varvar eydür: "İşte …
EÇS II 365a–366a … ı kabak piyâde aç ve susız yürütdün. Kanı ırz-ı vezâret, kanı ırz-ı Âl-i Osmân, kanı zâlim bu kadar mâlım" deyince hemân Varvar eydür: "İşte İpşir oğlum, sizin üçün …
EÇS III 40a Bî-mezheb Aklı: Cemî‘i zî-rûh kısmı olup cânı kanı ola, anı yerler. Husûsen kedileri haps edüp semîn oldukda tenâvül ederler. Semi …
EÇS III 57b–58a … i iklîm pâdişâhına ve seb‘a-i seyyâreye delâlet ederler, ammâ hâkir dırahtından kanı akdığın görmeyüp, "Gördük" diyen müsinn ü mü’min ve muvahhid u mu‘temed âdemler …
EÇS III 79a–79b … daki hatunlar ‘Allah, bu ne ulu hayvân olur!’ deyü söyleşirler. Ben de ‘A nene, kanı fil?’ deyü ileri vardım. Beş direk üstünde bir kara dam gördüm. Bir direği sall …
EÇS III 79a–79b … Beş direk üstünde bir kara dam gördüm. Bir direği sallayup kımıldardı. ‘Anama! kanı filcik?’ deyü ileri vardım. Hemâm cümle âdemler ‘Bre bre kız! İleri varma!’ der …
EÇS III 130a–130b … duyurdular. Ol gice sabâha dek havfimden mi yâhûd kan hareketinden mi burnumun kanı cereyân etmeden kesilmedi. Tâ vakt-i sabâh olup demden halâs oldum. Ba‘dehû mü’ …
EÇS III 177b–178b … dahi kırk bin sekbân u sarıcasına ve elli bin atlısına kırdırup Sultân İbrâhîm kanı havfın alsa gerek. Siz bir alay piyâde garîb yeniçerilersiz. Bu Üsküdar sahrâsı …
EÇS III 184a … dim. Ammâ hakîkatü'l-hâl Kaya Sultân-ı sâhib-i cemâl hayli derd [u] mihen çeküp kanı kesilmedi. Sa‘âdetlü pâdişâhdan Kaya Sultân'a ve bizim paşaya "el-Hükmü lillah, …
EÇS III 184b … ‘Hey Evliyâcıh, hey Evliyâcıh, menim hâlime pes kim vâkıf-ı esrâr değil misin. Kanı hukûk-ı ni‘met-i sâbıka’, deyü feryâd etdi, meğer hapis imiş" dedim. Hemân İpşi …
EÇS IV 202a Bizzât Murâd Hân gelüp bu Balıklı'da kanı görüp şeyhi katl etdiğine nâdim olup havuz içinden dörd aded iri mâhîleri dutdu …
EÇS IV 215a … anlar dahi var makdûrların sarf edüp anlara bir tîğ urdular kim ol Yezîdîlerin kanı kayalardan revân olup inşâallah be-dest-i Melek Ahmed Paşa şehîdân-ı Deşt-i Ker …
EÇS IV 232a–232b … sâ’imdir kim dâ’imâ savm-ı Dâvûd ile geçinir ve ömründe bıçağ ile boğazlanmış, kanı akmış ve cânı çıkmış zî-rûh kısmı yememişdir. Ve bir vakit namâzın kazâya komam …
EÇS IV 280a … ın getirdiğimde bizim kellemiz ol ân araya gideyazdı. Şimdi bu ân ol kellemizin kanı bahâsı ricâ olunur." dediğimde hemân Paşa-yı kadir-şinâs bahâne eri idi. "Tîz E …
EÇS IV 280a–280b … ova nâm mahalde menzil-i Hüsrev Paşa Hânı'nda meks olundu. Zîrâ ol mahalde âdem kanı râyihasından ve ordu kavminin muzahrafâtları müte‘affininden hareket olundu. Ve …
EÇS IV 303a … tîğın, menim hurdelerimi ve türtüllerimi ve ciğer-kûşelerimi garîb koma galan. Kanı menim yâr-ı gârım Hudâdâd niçe oldu sormazsan hey hânım" deyüp çaşıt ağladı.
EÇS IV 324a … urân u keyâniyân ve ekâsire ve Sâsâniyân ve Bayındırân ve Abbâsiyân ve melik ve kan-ı kanân ve hân-ı hânân ve ulemâ-yı İrân u Turân yatır. Böyle bir meşhed-i gûristâ …
EÇS IV 347a–347b … leri cesed-i monlâyı Abdülkâdir-i Cîlânî âsitânesine götürüp defn ederler, dahi kanı teskîn olmadan giderler ve "Ulemâ-yı şehîd Nûreddîn'dir." deyü hâlâ ziyâret ede …
EÇS IV 347b Cefâ-yı ta‘n-ı a‘dâdan revân olmuşdurur kanı
EÇS IV 357a … lcem-i la‘în İmâm Alî'yi bu mihrâbda ibâdet ederken harbe ile urup şehîd etdüği kanı hâlâ mihrâb dîvârında bulaşmış durur.
EÇS IV 391a … lemde nedir dinle sadâ-yı nâkûs / Vaktidir na‘raların anla nedir tabl ile kûs / Kanı Keyhüsrev [ü] Dârâ kanı yâ Keykâvûs
EÇS IV 391a … ı nâkûs / Vaktidir na‘raların anla nedir tabl ile kûs / Kanı Keyhüsrev [ü] Dârâ kanı yâ Keykâvûs
EÇS V 6a Feth-i kelâmı ol oldu kim: "Bak a bire âdemler! Kanı sizin içinizde söz anlar âdem şekilli âdeminiz. Ve başınız buğunuz kimdir" dedi …
EÇS V 7a Me’âl-i kelâm kişi kulûb yıkmamak gerek ve nâ-hakk yere kurbân kanı dökmemek gerek. İmdi Çavuşbaşı halâs olmadan kurbân-ı nâ-hakk edüp kendinin dah …
EÇS V 7a … başı halâs olmadan kurbân-ı nâ-hakk edüp kendinin dahi ol sâ‘at hakk ve nâ-hakk kanı akdı. Temme'l-kelâm.
EÇS V 33a–33b … vâsıl olunca Paşa'nın mektûbların verüp Paşa'nın sıhhat haberin i‘lâm etdikde " Kanı Paşa'nın kendi hattı" dediklerinde "Paşa gâyet şikeste-hâl ve meksûr-ı per ü bâ …
EÇS V 57a " Kanı bizimle Akkirmân'a gidecek gâzîler" der iken, tamâm vakt-i şâfi‘îde âlem ağyârd …