Ziyâret-i Gâzî İsmâ‘îl Baba: şehîd olduğu gün ol âb-ı hayât bunarın yarısı
kan ve
yarısı su akar. Hâlâ yine âb {yine şehîd olduğu günler bir hafta kırmızı kan gi …
Ziyâret-i Gâzî İsmâ‘îl Baba: şehîd olduğu gün ol âb-ı hayât bunarın yarısı kan ve yarısı su akar. Hâlâ yine âb {yine şehîd olduğu günler bir hafta kırmızı kan gibi akar. Sun‘-ı Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… et-i Seykel'dir. Bu feth olunan taburdan cümle asker-i İslâm içeri girüp elleri
kan ve
kılıçları uryân ve sîneleri biryân ve ciğerleri giryân ve vücûdları sûzân ve li …
Dörd bölük Erdel diyârının bir bölüğü bu vilâyet-i Seykel'dir. Bu feth olunan taburdan cümle asker-i İslâm içeri girüp elleri kan ve kılıçları uryân ve sîneleri biryân ve ciğerleri giryân ve vücûdları sûzân ve lisânlarında Hazret-i Kur’ân tilâvet ederek cânib-i şarka (---) sâ‘atlik menzili iki sâ‘atde ılgar ile varup tâ Seykel sahrâsına at bırağup gitdiklerinde cümle Seykel küffârları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza ge …
Anı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i zincîr edüp ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek elleri kan ve kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek elleri kan ve kolları
kan ve
ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Anı gördük, nîm sâ‘atden bu üç yüz aded gâzîler üç yüz altmış aded esîr-i bend-i zincîr edüp ve yüz yetmiş aded saçlı küffâr kellelerin ârâyiş-i nîze edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek elleri kan ve kolları kan ve ciğerleri biryân bir alay gâziyân-ı Aydın ve Saruhan yanımıza gelüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… na üzre olan cisirden dahi âdem deryâsı beri bizim tarafımıza akup bir alay eli
kan ve
kılıçları kan ve sîneleri uryân ve ciğerleri püryân bir alay gâziyân mücâhidânı …
"Bire ümmet-i Muhammed kâfir bozuldu, ne durursuz" deyü Cenâb-ı Hak tarafından gûyâ bir sadâ çıkınca el-azametullâh ve'l-heybetülillâh evvelâ yine bizim İbrâhîm Paşa tâze cân bulup der-ceng-i evvel yine bizim asker küffâr üzre at salup sâ’ir asâkir-i İslâm azamet-i Hudâ âdem deryâsı gibi cûş u hurûşa {gelüp} Tuna üzre olan cisirden dahi âdem deryâsı beri bizim tarafımıza akup bir alay eli kan ve kılıçları kan ve sîneleri uryân ve ciğerleri püryân bir alay gâziyân mücâhidânın dillerinde Hazret-i Kur’ân cümlesinin kılıçları uryân sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî'den ve atlar ve cümle hayvânâtlar süheylinden eflâk-i tâs-ı nûlgûn kubbesi çın çın zın zın ötüp sadâ verirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104b ·
metinde göster ·
… rden dahi âdem deryâsı beri bizim tarafımıza akup bir alay eli kan ve kılıçları
kan ve
sîneleri uryân ve ciğerleri püryân bir alay gâziyân mücâhidânın dillerinde Hazr …
"Bire ümmet-i Muhammed kâfir bozuldu, ne durursuz" deyü Cenâb-ı Hak tarafından gûyâ bir sadâ çıkınca el-azametullâh ve'l-heybetülillâh evvelâ yine bizim İbrâhîm Paşa tâze cân bulup der-ceng-i evvel yine bizim asker küffâr üzre at salup sâ’ir asâkir-i İslâm azamet-i Hudâ âdem deryâsı gibi cûş u hurûşa {gelüp} Tuna üzre olan cisirden dahi âdem deryâsı beri bizim tarafımıza akup bir alay eli kan ve kılıçları kan ve sîneleri uryân ve ciğerleri püryân bir alay gâziyân mücâhidânın dillerinde Hazret-i Kur’ân cümlesinin kılıçları uryân sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî'den ve atlar ve cümle hayvânâtlar süheylinden eflâk-i tâs-ı nûlgûn kubbesi çın çın zın zın ötüp sadâ verirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104b ·
metinde göster ·
… cisre uğrayup karşu cânibe geçmeğe cân atdılar. Hemân guzât-ı müslimîn eli kolu
kan ve
kılıçları uryân ve sîneleri puryân olup küffârın akîbince cisir üzre dal sâtûr- …
Küffâr bu hâl-i pür-meâli görüp hemân cân havliyle ale'l-umûm pür-gumûm cümlesi nehr-i Morava üzre cisre uğrayup karşu cânibe geçmeğe cân atdılar. Hemân guzât-ı müslimîn eli kolu kan ve kılıçları uryân ve sîneleri puryân olup küffârın akîbince cisir üzre dal sâtûr-ı Muhammedî olup küffârı katl ederek cisir üzre gitdiler. Nehr-i Morava'nın karşu tarafında küffâ[r] bu hâli gördü kim münhezim olan küffârın ardları sıra Türk askeri kâfirleri kova cisrden beri âdem deryâsı gibi asker gelir.,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b ·
metinde göster ·
… inde beyni enseden tarafa nümâyân olup kellenin içi kulaklar mâbeynine dek sulu
kan ve
sümük gibi ba‘zı ahlât ile memlû olup beyni yanında tüfeng kurşumu kâğızıyle du …
Andan yine menganeyi burdukça herîfin kellesi kabağı bi-emrillâhi te‘âlâ kellenin diş diş kined yerlerinden açılup kelle içinde beyni enseden tarafa nümâyân olup kellenin içi kulaklar mâbeynine dek sulu kan ve sümük gibi ba‘zı ahlât ile memlû olup beyni yanında tüfeng kurşumu kâğızıyle durur. Meğer beş dirhem çakmaklı tüfeng kurşumu imiş, beyninin zarı yanında durup kırmızı kan ile mülemma‘ olup durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
Andan kubbe-i ka‘benin cânib-i cenûbundaki pencereden içeri bakarız, yine mu‘allak olan sandûkanın altında bir fertûte-i cihâne câzû-sıfat bir mel‘ûne avret gözlerinden kan ve irin akup cümle halka gazabnâk bakup ağzından âteşler çıkup dişleri hınzîr dişi gibi sivri sivri taşra çıkmış görünüp bunu dahi görenin aklı gidüp serâsime olurmuş, ya‘nî görenin yine azâbı def‘ olurmuş. Bunu dahi görenin niçesi havfinden ölüp ol sahrâda gömerlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178a ·
metinde göster ·
… rûz etek der-miyân edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilüp ceng-âşûb olan yerlerde eli
kan ve
kılıcı kan ve ciğeri büryân ve sînesi uryân ve dillerinde Hazret-i Kur’ân tilâv …
Hakîr-i pür-taksîr bu neberd-i azîmleri göre göre bir cür’et hâsıl edüp sâ’ir guzât-ı müslimînden bir kadem ayrılmayup şeb [ü] rûz etek der-miyân edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilüp ceng-âşûb olan yerlerde eli kan ve kılıcı kan ve ciğeri büryân ve sînesi uryân ve dillerinde Hazret-i Kur’ân tilâvet eden guzât-ı müslimînden bir ân bir kadem gerüye kalmayup hamd-i Hudâ niçe yüz lağımlardan ve taş ve kumbaralardan ve top u tüfeng ve muşkatlardan Hudâ-yı Müte’âl Hâfız-ı Bîçûn hıfz-ı emânda edüp subh u mesâ silâh-ı vuzû‘ ile âmâde olup niçe yüz aded şühedâları ve niçe mîr-i mîrân ümerâları defn edüp niçe yüz aded mecrûhları cerrâhlara getirüp tîmâr etdirirdim, riyâ olmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
… iyân edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilüp ceng-âşûb olan yerlerde eli kan ve kılıcı
kan ve
ciğeri büryân ve sînesi uryân ve dillerinde Hazret-i Kur’ân tilâvet eden guzât- …
Hakîr-i pür-taksîr bu neberd-i azîmleri göre göre bir cür’et hâsıl edüp sâ’ir guzât-ı müslimînden bir kadem ayrılmayup şeb [ü] rûz etek der-miyân edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilüp ceng-âşûb olan yerlerde eli kan ve kılıcı kan ve ciğeri büryân ve sînesi uryân ve dillerinde Hazret-i Kur’ân tilâvet eden guzât-ı müslimînden bir ân bir kadem gerüye kalmayup hamd-i Hudâ niçe yüz lağımlardan ve taş ve kumbaralardan ve top u tüfeng ve muşkatlardan Hudâ-yı Müte’âl Hâfız-ı Bîçûn hıfz-ı emânda edüp subh u mesâ silâh-ı vuzû‘ ile âmâde olup niçe yüz aded şühedâları ve niçe mîr-i mîrân ümerâları defn edüp niçe yüz aded mecrûhları cerrâhlara getirüp tîmâr etdirirdim, riyâ olmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
"Bire gâzîler! İşte kurbânımız bayramıdır, ne durursuz gün bugünkü gündür" deyü alay çavuşları kol kol nidâ edince niçe bin gâziyân-ı mücâhidân gûyâ haşr [u] neşr gününde Sûr-ı İsrâfîl'e nefh urulduğu gün nice kabirden cümle mevtâ hayât bulup baş gösterirler ise hemân cümle guzât-ı mücâhidîn dahi meteris mezârlarından baş gösterüp elleri kan ve kılıçları uryân cümlesi derûn-ı dilden cân havliyle sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup küffârın kal‘adan tarafa ardların kesüp cümle küffâr yeniçeri ocağı ve Mısırlı askeri ve sipâhiyân leşkerleri içinde küffâr kalup iki asker birbirlerine girüp bir savaş-ı perhâş oldu kim felekde melekler reşk edüp cümle guzât küffâra eyle sâtûr-ı Muhammedî urdular kim meğer Haccâc-ı Zâlim Yûsuf ol kadar benî âdem kırmış ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 295a ·
metinde göster ·
… e tokuz bin âdem olur. Cümlesi subaşının kabza-i destindedir. Bir mahallede bir
kan ve
yâhûd bir hâne gâret olunsa subaşıdan su’âl olunup ol dahi bevvâbân [ve] pâsbân …
Ve bu şâm'ın subaşısı paşa ağalarından bir a‘lâ hükûmetdir. Yedi kîse hâsıl olup iki yüz kavvâs ve levendât ile şeb [ü] rûz şâm'ın enderûn [u] bîrûnunda olan yetmiş beş şâhrâh-ı tavîlde ve üç bin sekiz yüz râh-ı kasîrde kol dolaşup hıfz [u] hirâset üzre olup niçe sayd [u] şikârlar basup haklarından gelüp şehri âsûde-hâl eder. Zîrâ bu şâm içre milel-i kesîre ve ecnâs-ı vefîre vardır. Anıniçün her kûçe ve puça başında birer tedribe bâbları vardır ve birer bevvâbı ve ikişer pâsbânı vardır ki cümle tokuz bin âdem olur. Cümlesi subaşının kabza-i destindedir. Bir mahallede bir kan ve yâhûd bir hâne gâret olunsa subaşıdan su’âl olunup ol dahi bevvâbân [ve] pâsbânândan su’âl edüp anlara örf eder. şâm bu tertîb üzre mazbûtdur yohsa bir vech ile zabtı mümkin değildir. Bu bevvâb ve pâsbânlara ahâlî-i mahalle evkâflarından ulûfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247b ·
metinde göster ·
… belimin ağrısından hâbdan bîdâr olup câmehâb üzre tururken belim boşanup kızıl
kan ve
irin ve nefis bir sâ‘at cereyân edüp vasla vasla nâzil olup yedi gün dahi hasta …
Hikmet-i Hudâ, bir gece hâb-âlûd iken ihtilâm şeklinde bir şey vâki‘ oluyor, ammâ belimin ağrısından hâbdan bîdâr olup câmehâb üzre tururken belim boşanup kızıl kan ve irin ve nefis bir sâ‘at cereyân edüp vasla vasla nâzil olup yedi gün dahi hasta kaldım. Ba‘dehu ifâkat bulup Dizdâr Mehemmed Ağa bir at ve bir kat esbâb ve sâ’ir a‘yân-ı devlet ikrâmlar edüp tatyîb-i hâtırım ile mukayyed olup bize bir hizmetkâr verüp bir hayli âdem ile bizi Hilevne sahrâsında Tekeli Paşa'ya vâsıl olup tâze cân bulduk. Ammâ dostlarımızdan kimse bulmadık, cümle dest-i küffârda şehîd olmuşlar. Küffâr kal‘a-i Kilis'i almışlar ve içindeki askerin kırmışlar. Lâkin Tekeli Paşa nefîr-i âm edüp ahâlî-i vilâyet ile vilâyeti muhâfazaya başladı. Hakîr varup kendüye buluşdum. Bir at ve bir kat esvâb ihsân etdi. Âşinâlık ezelî idi, bizim Melek Ahmed Paşa'nın kayın babası ve Kaya Sultân validesin dutardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y124b ·
metinde göster ·
… i‘-i Kâhire Merîh yıldızına derler ki felekin cellâdıdır. Anıniçün Mısır içinde
kan ve
ceng [ü] cidâl ve fitne ve fesâd eksik değildir. İmdi tâli‘-i Kâhire'de temeli …
"Bire nişlersiz. Bire Kâhire firkatidir" ya‘nî ıstılâh-ı müneccimînde tâli‘-i Kâhire Merîh yıldızına derler ki felekin cellâdıdır. Anıniçün Mısır içinde kan ve ceng [ü] cidâl ve fitne ve fesâd eksik değildir. İmdi tâli‘-i Kâhire'de temeli bırağıldığından Mısır-ı Kâhire-i Mu‘izziyye derler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y140b ·
metinde göster ·