… ağı bir gün mukaddem gidilmesiyçün fermân-ı şehriyârî sâdır olup Yeniçeri Ağası
Kanbur
Mustafâ Paşa nefîr-i rıhletlerin çalup azm-i râh etdiler.
Ve bu mahalde Hereke nâm mahalle varınca daracık yollar olmağile yeniçeri ve cebeci ocağı bir gün mukaddem gidilmesiyçün fermân-ı şehriyârî sâdır olup Yeniçeri Ağası Kanbur Mustafâ Paşa nefîr-i rıhletlerin çalup azm-i râh etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 80b ·
metinde göster ·
… yetişüp baltalar üşürüp ve bendlerin kesüp her bir drahtı kapudanlar askeri ve
Kanbur
Mustafâ Paşa askeri üşüp birer kenâra ağaçları bağlayup ân-ı sâ‘atde cümle asâk …
Hikmet-i Hudâ ol gün nehr-i Tuna üzre kâfirin kal‘a-i Komaran'ından berü niçe bin kütük ve niçe yüz bin sallar ve niçe bin dıraht-ı müntehâlar Tuna ile cereyân ederek sehel kaldı kim mezkûr dırahtlar cisre uğrayup kıra. Hemân Tuna kapudanları firkateler ile sallara yetişüp baltalar üşürüp ve bendlerin kesüp her bir drahtı kapudanlar askeri ve Kanbur Mustafâ Paşa askeri üşüp birer kenâra ağaçları bağlayup ân-ı sâ‘atde cümle asâkir-i İslâm mezkûr dırahtları yağmâ edüp ordu-yı İslâm odun ile ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
… n Vezîri Çavuşzâde Mehemmed Paşa'yı ve Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa'yı ve
Kanbur
Mustafâ Paşa'yı ve Ohri ve Elbasan ve İskenderiyye beğlerin ve on oda yeniçeri …
Ve niçe bin küffârları dahi kıra kıra bu Murâdovası'nda murâdına ergirirlerdi, lâkin Vezîria‘zam küffârın kesret ü vefretinden havf edüp Karaman Vezîri Çavuşzâde Mehemmed Paşa'yı ve Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa'yı ve Kanbur Mustafâ Paşa'yı ve Ohri ve Elbasan ve İskenderiyye beğlerin ve on oda yeniçeri ile samsoncubaşıyı beri ceng tarafına köprüden geçirüp Süleymân Hân taburunda Kadızâde İbrâhîm Paşa ordusu içre konup pür-silâh meterislerde âmâde durdular. Bu kerre hayr-hâh-ı devlet olanlar Sadrıa‘zama derler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
… ve Budin vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa ve Sührâb Mehemmed Paşa ve
Kanbur
Mustafâ Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa ve Sıska Ken‘ân Paşa ve Hısım Mehemmed P …
Ammâ atlar aç ve bizler aç. Hele bir orman içine girüp cümle atları çayıra salup etrâfımıza karavullar koyup sehelce istirâhat etdikde Hudâ mu‘în ü zahîri ola, Şâmîzâde Re’îs Efendi'den on dâne muharrâ pişmiş beslenmiş koyunlar ve beş bin ekmek ve bin aded at yemi gelüp cümle ni‘metullâhı mahlûkullâhlara bezl edüp cümle guzâtın cânları yerine gelüp kâmil bir sâ‘at bu mahalde ârâm edüp andan yine esb-i sabâ-peymâlarımıza "Niyyetü'l-gazâ" deyü süvâr olup "Azm-i râh-ı cânib-i küffâr" deyü giderken ibtidâ Serasker Ali Paşa'ya Bosna askeriyle râst geldik ve Kaplan Paşa ve Yûsuf Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve Budin vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa ve Sührâb Mehemmed Paşa ve Kanbur Mustafâ Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa ve Sıska Ken‘ân Paşa ve Hısım Mehemmed Paşa ve Gürcî Koca Mehemmed Kethudâ Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Cân Arslan Paşa ve Çatrapatra Ali Paşa ve Konakçı Kara Ali Paşa ve Kıbleli Paşa ve Kaplan Paşa ve Kurd Paşa ve niçe bunun emsâlleri vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve niçe yüz ümerâlar cümle asâkir-i İslâmlarıyla kuşluk vaktinden tâ Uyvar'a varınca dağlara ve taşlara ve bâğlara ve ormanistân u çengelistân mahûf yollara ve bellere girüp tâ vakt-i asra dek gezüp elli altmış bin asâkir-i İslâm dağlarda taşlarda av arar gibi arayup tâ vakt-i asra dak sâlimîn ü gânimîn her cânibe at saldılar, ammâ kızıl kan içinde kaldılar ve bin yedi yüz aded kelle dahi aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… bin asker var. Meğer bunlar Raba nehri seferine yetişemeyenlerden (---) vâlîsi
Kanbur
Mustafa Paşa ve Defterdâr-ı sâbık Siyâvuş Paşa hazînedârı Arnavud Hüseyin Paşa …
Ve bu kal‘a-i Began'dan Ustolni-Belgrad nümâyân olmağile erbâb-ı dîvândan mâ‘adâ kim var ise Belgrad'a gidüp serâperde-i vezîr-i dilîr etrâfında herkes kânûn üzre merkeslerinde meks edüp hakîr yine hânedân-ı bî-minnetimiz olan Hacı Paşa'nın sarâyında yine Hünkâr hasekisi Bostâncı Hasan Ağa ile meks etdik. Ammâ Belgrad fezâsında yedi sekiz bin hayme ve hargâh u bâr [u] büngâh ile meks etmiş yetmiş seksen bin asker var. Meğer bunlar Raba nehri seferine yetişemeyenlerden (---) vâlîsi Kanbur Mustafa Paşa ve Defterdâr-ı sâbık Siyâvuş Paşa hazînedârı Arnavud Hüseyin Paşa (---)(---) Paşa ve yigirmi yedi aded mîr-i livâlar ve yetmiş aded alaybeğiler askerleriyle vâdî-i Belgrad'da meks etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27a ·
metinde göster ·
Mustafa Paşa ve Hüseyin Paşa ve gayri mîr-i mîrânlar ve gayri ümerâlar ve sâ’ir …
Ve bunda mukaddemâ gelen Kanbur Mustafa Paşa ve Hüseyin Paşa ve gayri mîr-i mîrânlar ve gayri ümerâlar ve sâ’ir alaybeğiler cümle Sadrıa‘zama vardıklarında Sadrıa‘zam eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27a ·
metinde göster ·
… gelinmesinin aslı meğer mukaddemâ Ustolni-Belgrad altında Uyvar imdâdına giden
Kanbur
Mustafa Paşa ve Hüseyin Paşa kerr ü ferr ü dâret [ü] azametleriyle seksen yedi …
Sene 1073 târîhinde Uyvar gazâsına giderken bu kal‘a-i Üstürgon kaç kerre dest-i İslâma girdiği ve kaç kerre küffâr istîlâ etdiği bâlâda mufassaldır, ammâ şimdi mezkûr Patka gölünde toplar sadâsı istimâ‘ olunup andan acele ile bu kadar âdem susuz çatlayup gelinmesinin aslı meğer mukaddemâ Ustolni-Belgrad altında Uyvar imdâdına giden Kanbur Mustafa Paşa ve Hüseyin Paşa kerr ü ferr ü dâret [ü] azametleriyle seksen yedi bin asker ile Üstürgon altına vardıklarında ehl-i kal‘a bu askeri vezîr-i a‘zam zann edüp toplar sadâsı işidildiğinin aslı ol imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… ryâsı ipler ile ve atlar ile çekerek gitmede ve yine Üstürgon tarafı karasından
Kanbur
Mustafa Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa şâhî toplar ile kâfiri kovmada.
Hikmet-i Bârî vakt-i Şâfi‘îde cemî‘i asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda iken nehr-i Tuna üzre bir top u tüfeng sadâsı istimâ‘ olunca derûn-ı askerden bir Allâh Allâh âğâzesi olup tarafeynden cenge 29a başladılar. Meğer küffâr-ı hîlekâr gece ile on iki pâre pür-silâh âteş-pâre firkateler ile şeb-i zulmetde gelüp asâkir-i İslâmın haymelerin Tuna kenârında toplayup niçe at ve âdem helâk [ve] mecrûh edüp yine firâr ederken su akındısı ile gelmeleri âsân, ammâ su ile baş yukaru çıkmak müşkil olup cümle küffâr küreğe girüp ribaça urarak firâr ederlerken hikmet-i Hudâ rûzgâr-ı zorkâr bu kâfir firkatelerin karşulayup bir kırat gidemediklerinde hemân Sadrıa‘zam Üstürgon kapudanı firkatelerine asker doldurup ve gayri gemileri kezâlik leşker ile pür edüp gemileri karadan âdem deryâsı ipler ile ve atlar ile çekerek gitmede ve yine Üstürgon tarafı karasından Kanbur Mustafa Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa şâhî toplar ile kâfiri kovmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b–29a ·
metinde göster ·
… ateleriyle kâfire yetişüp ol ân "Allâh Allâh" deyüp kâfire girişüp öte tarafdan
Kanbur
Paşa ve Hüseyin Paşa beri tarafdan Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Tuna içre Üstürgo …
Beri asker-i İslâm tarafından Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa askeriyle ve sâ’ir guzât ile küffâra yetişüp der-ceng-i evvel Seydîzâde Mehemmed Paşa bir dar boğazda küffârın önün alup küffâr Tuna'dan Mehemmed Paşa karadan ceng ede ede küffârın iki firkatesin alup küffârları suya dökülünce Üstürgon kapudanı dahi firkateleriyle kâfire yetişüp ol ân "Allâh Allâh" deyüp kâfire girişüp öte tarafdan Kanbur Paşa ve Hüseyin Paşa beri tarafdan Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Tuna içre Üstürgon kapudanı cümle asker küffâr-ı hâksârı Tuna nehri ortasında ortaya alup ân-ı sâ‘atde on iki pâre küffâr gemilerin bin altı yüz kadar küffârlarıyla feth edüp ser-nigûn haçlı peykeriyle gemileri Üstürgon altına getirüp Sadrıa‘zam huzûrunda şâdımânlar olup paşalara ve Tuna kapudanlarına hil‘at-i fâhireler verilüp gemileri Üstürgon altında limana bağlayup cümle küffârları Üstürgon zindânında haps-i ebed etmek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29a ·
metinde göster ·
… anmayup bellerinde birer kalbur çemberi gibi kalın kuşakları cümle bu avretleri
kanbur
gösterüp bed kıyâfetlerdir.
Bunlar dahi merdâneleri gibi üzerlerine siyâh ve gûnâ-gûn çukadan yensiz nigendeli rokla geyerler, ammâ içlerine dîbâ ve şîb ve zerbâf ve gûnâ-gûn akmişe-i fâhire zerdûz ve çerkâb fisdân geyerler, ammâ sâ’ir kâfiristân karılarının fisdânları gibi daracık ve kasîr değildir. Cümle etekleri yere birer arşın sürünüp Mevlevî dervîşlerinin eteklik fisdânları gibi boldur ve aslâ don geymezler. Cümle elvân kubâdî pâypûş geyerler, ammâ ekseriyyâ kuşakları cevâhir ve murassa‘dır. Lâkin bâkire şekilli olan kızlardan mâ‘adâ kâlîm olan avretlerin cümle sîneleri uryândır kim beyâz kar gibi berrâk sîneleri var. Lâkin mezkûr olan fisdânlarını Macar ve Eflak ve Boğda[n] avretleri gibi kuşanmayup bellerinde birer kalbur çemberi gibi kalın kuşakları cümle bu avretleri kanbur gösterüp bed kıyâfetlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71a ·
metinde göster ·
… önlerinde ve ardlarında hammâl semerleri gibi yumru fisdânları olup avretlerin
kanbur
şekilli gösterir, ammâ hîn-i cimâ‘da beli altında yumru fisdân durmak ile avret …
Ammâ avretleri başlarına beyâz bezler örtüp Mora vilâyetinde Çakona keferesi avretleri gibi beyâz kâtib sarıklı kefere avretleri vardır, ammâ başka bir gûne saçların örüp başka bağ bağlarlar ve yine fisdânları elvân çukalardan ve gayri harîrlerden fisdânlar ederler, ammâ zengîne olan kefere avretler fisdânların gûna-gûn katîfelerden ederler. Lâkin koltukları altında ve önlerinde ve ardlarında hammâl semerleri gibi yumru fisdânları olup avretlerin kanbur şekilli gösterir, ammâ hîn-i cimâ‘da beli altında yumru fisdân durmak ile avretlerinin ferc-i kabîhaları yükseğe kalkup cimâ‘ etmeğe âsân olmak maslahatiyçün hukemâ-yı kudemâ eyle yumru fisdânlar te’lîf etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a ·
metinde göster ·