kal‘asın ve Kamaniçe kal‘asın feth edüp (---) sene sadâret-i uzmâda mu‘azzez ü …
Niçe feth [u] fütûhâtdan sonra Kandiye kal‘asın ve Kamaniçe kal‘asın feth edüp (---) sene sadâret-i uzmâda mu‘azzez ü mükerrem olup câm câm bâde-i nâbı nûş ederek sene (---) târîhinde Edirne ile Tekirdağı mâbeyninde Karabüber nâm âdemin çiftliğinde câm-ı eceli nûş edüp na‘şın İslâmbol'da pederi Köpürlü Mehemmed Paşa cenbinde defn edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b ·
metinde göster ·
kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olu …
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
… n ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i
Kandiye
üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Ka …
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
… nda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri
Kandiye
altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb …
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
… lunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp
Kandiye
bu takrîb ile feth oldu.
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
Ve ana karîb Venedik deyri: ihrâk olup yigirmi sene harâb yatup
Kandiye
sulhunda Köpürlüzâde Ahmed Paşa izniyle amâr olundu. Evce ser-çekmiş çâr-kûşe b …
Ve ana karîb Venedik deyri: ihrâk olup yigirmi sene harâb yatup Kandiye sulhunda Köpürlüzâde Ahmed Paşa izniyle amâr olundu. Evce ser-çekmiş çâr-kûşe bir nâkûshânesi var. Bu dûyûrların dâhilinde ve hâricinde suver-i acîbe ve garîbe menkûş tasvîrler var kim gûyâ zî-rûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
… up serdârın Hüseyin Paşa lalan da defterhâne ile yüz bin asker vardır. Anlar da
Kandiye
kal‘asın muhâsara edeler. Bi-emrillahi Te‘âlâ her tarafdan küffâra göz açdırmay …
Ammâ meydân-ı ma‘rekede Ereğli kapudanı kalyonu Ahmed Paşa ile ve Mağribli Alî Kapudan ve Kara Mavuna ve Vâlide Kalyonuyla cümle yedi aded kalyon bir gün bir gice ceng ede ede küffârdan kırk pâre kalyon ve kadırga ve mavuna helâk olup âhir Ahmed Paşa şehîd olunca Mustafâ Kapudan uluç âdemîsi idi, gemisinde kimesne kalmayup gemiyi âteşe vurup şehîd olup sâ’ir gemiler ile Melek Paşa galyonu dahi âteşe urup bu gûne sû-i tedbîr ile eyle bu donanma-yı azîm münhezim olup cümle kırk bir pâre gemi nâkıs olup mâ‘adâsı Sakız limanına sâlimîn ü gânimîn vâsıl olduğun Adana Paşası Abdullah Paşa haber getirince efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın aklı başından gidüp gûyâ sar‘ dutup ol ân pâdişâha telhîs edüp ale'l-akîb kendüsi pâdişâha girüp 98a mührü ferâğat etmek murâd edindi. Pâdişâh aslâ rızâ vermeyüp "Eyle olur Lala! {Âyet, sûre-i Neşrah}Arapça "Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn"dir, "Rabbu'l-müslimîn" değildir. Hikmeti ve kudret-i ezeliyyesi böyle imiş" dedükde "İmdi, pâdişâhım! Var kuvveti bazuya getirüp böyle bir donanma-i azîm edüp bu dahi böyle olup ma‘lûm oldu kim küffâr ile deryâda muhâsamet ve mukâvmet müşkildir. Bu intikâmı küffâra komayalım. Ecdâd-ı ızâmlarının pâk rûhlariyçün ve Hazret-i Risâlet-penâhın rûh-ı şerîfiyçün olsun, mührile karadan deryâ-misâl asker ile tâ Arnavudluk içinde Kilimente ve Karadağ ve Pava ve Nikşik ve Daternak ve Durubrak ve Banyan âsîlerin kırarak Hersek sancağı hudûdunda Kutur kal‘asın ve Kilis kal‘asın ve İspilet kal‘asın ve Kamin ve Kaminkrad ve Ribniçe ve Mandaline ve Bodguriçse ve Tekeli Paşa döğdüğü Şibenik kal‘ası ve Zadra kal‘ası ve Kotar vilâyeti ve Dodonişka vilâyetleri bu zikr etdiğim kılâ‘ların cümlesi bizim Bosna eyâleti hudûdunda deryâ kenarında sağîr ü kebîr kal‘alardır, bunları karadan birer birer muhâsara edelim. Küffâr bunların tedârikinde iken başına vâveylâ düşüp cezîre-i Girid hâlî kalup serdârın Hüseyin Paşa lalan da defterhâne ile yüz bin asker vardır. Anlar da Kandiye kal‘asın muhâsara edeler. Bi-emrillahi Te‘âlâ her tarafdan küffâra göz açdırmayup bu donanmamızın intikâmın alırız" dedikde sa‘âdetlü pâdişâh "Allah âsân getire, bir müşâvere edelüm" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b–98a ·
metinde göster ·
Hâlâ Rûmeli eyâleti hâkinde Filibe nâzırı hükmünde üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya ber-vech-i adâlet yedi kise hâsıl olur. Nâzıra dahi kırk kise hâsıl olur. Zîrâ pirinç çeltikliği cümle Filibe nâzırı hükmündedir. İllâ Eski Murâd Hân arkı mahsûlü taraf-ı vakfdan mütevellîsi zabt eder. Bu sahrâda Meriç nehri tur‘a ve arkları var kim gûyâ Kandiye kal‘asının veyâhûd Haleb kal‘asının handakı-misâl amîk arklardır. Cemî‘i re‘âyâ vü berâyâlar her sene ol arkları tathîr edüp roz ekerler. Bu kazâ cümle (---) pâre ma‘mûr ve halkı ankâ ve mesrûr kurâlardır. Bu şehrin sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve subaşısı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135b ·
metinde göster ·
… m eyledik. Zâhir Âl-i Osmân'ın bir yüğrük üç tuğlu vezîr-i âlîşânıdır. Bâ-husûs
Kandiye
kal‘ası altında niçe gazâları 7a var. Ve ol savaş-ı perhâşlarda gözünün biri …
Hikâye-i münâsib: Sene (---) târîhinde efendimiz Melek Ahmed Paşa Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova'da iken kâ’immakâm idi. Sarı Çavuşbaşı kâ’immakâm çavuşbaşısı idi. Dîvânhânede cümlemiz oturup dakku'l-hanek ederken Kör Hasan Paşa gelince cümlemiz ayağa kalkup ta‘zîm eyledik. Zâhir Âl-i Osmân'ın bir yüğrük üç tuğlu vezîr-i âlîşânıdır. Bâ-husûs Kandiye kal‘ası altında niçe gazâları 7a var. Ve ol savaş-ı perhâşlarda gözünün biri şehîd olmağile Kör Hasan Paşa nâmıyla şöhret bulmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6b–7a ·
metinde göster ·
feth olup beyâz sarıklı ümmet-i Muhammed destine girmesi alâmetidir" deyü Paşa …
Hemân Paşa, "Hayr ola Sultânım, bunun ta‘bîri oldur kim, ekseriyyâ Girid fethiyçün her câmi‘de du‘â olur. Bu Ebâ Eyyûb-ı Ensârî câmi‘ine cümle sıgâr u kibâr ve vüzerâ ve vükelâlar gelüp du‘âları hayyız-ı kabûlde vâki‘ olur ve ol imâm avratı kim devlet-i dünyâ ümîdi du‘âsıdır, kabûl olup dünyâ avratın alup beyâz harara kodukları inşâ’allâh an-karîb Kandiye feth olup beyâz sarıklı ümmet-i Muhammed destine girmesi alâmetidir" deyü Paşa bî-tâb u bî-mecâl bu gûne cevâb-ı muhâl verüp müfîd ü muhtasar ta‘bîr eder şekilli sözler söyleyüp yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… e tâbi‘ler idi, cezîre-i Girid gazâsından berü bu kâfirler Venedik'e tâbi‘ olup
Kandiye
kal‘asına imdâda gider. Ve bu Kilimente burnunda yedi pâre kal‘alar cümle Vened …
Bu iki deniz mâbeyni on konak yere varınca sevâd-ı mu‘azzam bir burundur kim Mora vilâyetinde Manya burnu gibi cengelistân ve sengistân yalçın ve bî-hâsıl dağlardır kim nısfına Kara Dağlar ve nısfına Kilimente dağları derler. Kırk yedi bin tüfeng-endâz zîr [ü] zeber-dest Arnavud kâfirleridir kim mukaddemâ İskenderiyye'ye tâbi‘ler idi, cezîre-i Girid gazâsından berü bu kâfirler Venedik'e tâbi‘ olup Kandiye kal‘asına imdâda gider. Ve bu Kilimente burnunda yedi pâre kal‘alar cümle Venedik hükmündedir kim kapudanları Fireng ve askerîsi cümle Arnavud kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35b ·
metinde göster ·
… niçe kılâ‘-ı yed-i kudretler gördüm, ammâ Kıbrıs'da Mağosa kal‘ası ve Rodos ve
Kandiye
ve Anavarin ve Gördüs ve Budin ve Eğre ve Varat kal‘aları dahi sarpdır, ammâ bu …
Ey imdi ey ihvân-ı vefâ, bu hakîr Evliyâ-yı pür-taksîr bu âna dek yigirmi yedi yıldır tokuz pâdişâhlık yerde bin yedi yüz kırk pâre metîn kal‘alar seyr etdim. Meselâ Van kal‘ası ve Mardin ve Dühek ve İmâdiyye ve Sincâr ve Erbîl ve Hasankal‘ası ve Kemah ve Şebinkarahisâr ve Afyonkarahisârı ve niçe kılâ‘-ı yed-i kudretler gördüm, ammâ Kıbrıs'da Mağosa kal‘ası ve Rodos ve Kandiye ve Anavarin ve Gördüs ve Budin ve Eğre ve Varat kal‘aları dahi sarpdır, ammâ bu Yanık kal‘ası cümleden sarp ve metîn ve müstahkem kal‘a görmedim. İllâ Venedik küffârı elinde Zadra ve Şibenik kal‘ası ve Erdel'de Deve kal‘ası ve Sakmar ve Eçetvar ve Şarbatak ve Seykel kal‘aların gördüm, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b ·
metinde göster ·
… ânu'l-mübârekinin on beşinci bâzârertesi gün şehr-i Edirne'den cezîre-i Girid'e
Kandiye
gazâsına gitdiğimiz konakları ve çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’idleri beyân eder
Sene 1078 mâh-ı Ramazânu'l-mübârekinin on beşinci bâzârertesi gün şehr-i Edirne'den cezîre-i Girid'e Kandiye gazâsına gitdiğimiz konakları ve çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’idleri beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… şayka topları kâfir gemilerine getirüp urmuşduk. Ol topları her mühimmâtlarıyla
Kandiye
altına gitmeğe âmâde etdik. Ve Hanya kal‘asından on pâre toplar getirüp kâfir g …
Bu mahalde Anabolı'dan ve Eğriboz kal‘alarından getirdiğimiz seksen vukıyye taş gülle atar şayka topları kâfir gemilerine getirüp urmuşduk. Ol topları her mühimmâtlarıyla Kandiye altına gitmeğe âmâde etdik. Ve Hanya kal‘asından on pâre toplar getirüp kâfir gemilerine urup küffâr gemilerinin çarmıhları ve direklerin hevâya perrân etmişdik. Ol topları dahi Hanya kal‘asında yerli yerlerine koyup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
kal‘asına salt gidüp kal‘anın tarz [u] tavr [u] şekl-i şemâ’ili ve meterise ve …
Ba‘dehu Sadrıa‘zam ve Serdâr-ı mu‘azzam Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa cemî‘i umûrdîde ve kâr-âzmûde asker-i İslâmın ihtiyârlarıyla müşâvere edüp Hanya'dan kalkup Kandiye kal‘asına salt gidüp kal‘anın tarz [u] tavr [u] şekl-i şemâ’ili ve meterise ve lağıma girüp muhâsara edecek yerlerin görmeğe üç bin asker ile salt sebükbâr gitdikde bu hakîr Hanya alaybeğisi Şa‘bân Ağa hânesinde Vezîr Murâd Paşazâde Beğ ile mihmân olup Hanya kal‘asını seyr [ü] temâşâ edüp âsâr-ı binâların tahrîr etmeğe şürû‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
… mukarrerdir" deyü bîm [u] ra‘ba düşüp bu Hanya kal‘asın ve Retime kal‘asını ve
Kandiye
kal‘asın sedd-i İskender-misâl ederler.
"Hay Sarı Iğronda Türk Süleymân'ın kuvvet-i tâli‘i küşâde olup elbette bu cezîre-i Girid'e dahi Süleymân yâhûd bir Mehemmed Hân gelmesi mukarrerdir" deyü bîm [u] ra‘ba düşüp bu Hanya kal‘asın ve Retime kal‘asını ve Kandiye kal‘asın sedd-i İskender-misâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm bin Ahmed Hân asrında Serdâr-ı mu‘azzam Boşnak Silihdâ[r] Yûsuf Paşa ile yedi yüz yetmiş pâre yelken ile bu Hanya'ya gelüp feth etdiğimiz bâlâda cild-i sânî Seyâhatnâmemizde cümle ceng [ü] cidâlimiz ile mastûr, ammâ şimdi hamd-i Hudâ bu sene 1078 târîhinde Sultân Mehemmed Hân ibn İbrâhîm Hân asrında Kandiye kal‘asın fethine geldiğimizde bu kal‘ayı feth etdiğimizden ziyâde ma‘mûr [u] âbâdân gördüm. Bu kal‘ayı ibtidâ feth etdiğimizin târîh-i mısra‘ıdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… usarrahdır, ammâ hakkâ ki bu kal‘anın edîm-i arzda misli meğer yine bu cezîrede
Kandiye
Kasrası ola.
Hakîkatü'l-hâl iç kal‘asını sedd-i İskender-i Yûnân binâ etdiği Yûnâniyân tevârîhlerinde musarrahdır, ammâ hakkâ ki bu kal‘anın edîm-i arzda misli meğer yine bu cezîrede Kandiye Kasrası ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… çlığın geçüp kûh-ı Tamas'ın tâ zirve-i a‘lâsında bir kenîse vardır. Andan cümle
Kandiye
sahrâsı ve kal‘ası ve cümle nevâhîleri ve çınârlı dereleri ve cemaşır(?) d[er]e …
Andan bir sâ‘atde şarka gidüp bir nâr ağaçlığın geçüp kûh-ı Tamas'ın tâ zirve-i a‘lâsında bir kenîse vardır. Andan cümle Kandiye sahrâsı ve kal‘ası ve cümle nevâhîleri ve çınârlı dereleri ve cemaşır(?) d[er]eleri ve inâdiyye kal‘ası ve Acısular ve nazareteler cümle atlâs-ı bûkalemûn gibi sahrâ-yı Kandiye görünüp bu dağ cümle dağlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut olsa hemân Kandiye sahrâsına yağmur yağmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… âdiyye kal‘ası ve Acısular ve nazareteler cümle atlâs-ı bûkalemûn gibi sahrâ-yı
Kandiye
görünüp bu dağ cümle dağlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bi …
Andan bir sâ‘atde şarka gidüp bir nâr ağaçlığın geçüp kûh-ı Tamas'ın tâ zirve-i a‘lâsında bir kenîse vardır. Andan cümle Kandiye sahrâsı ve kal‘ası ve cümle nevâhîleri ve çınârlı dereleri ve cemaşır(?) d[er]eleri ve inâdiyye kal‘ası ve Acısular ve nazareteler cümle atlâs-ı bûkalemûn gibi sahrâ-yı Kandiye görünüp bu dağ cümle dağlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut olsa hemân Kandiye sahrâsına yağmur yağmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… ğlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut olsa hemân
Kandiye
sahrâsına yağmur yağmağa başlar.
Andan bir sâ‘atde şarka gidüp bir nâr ağaçlığın geçüp kûh-ı Tamas'ın tâ zirve-i a‘lâsında bir kenîse vardır. Andan cümle Kandiye sahrâsı ve kal‘ası ve cümle nevâhîleri ve çınârlı dereleri ve cemaşır(?) d[er]eleri ve inâdiyye kal‘ası ve Acısular ve nazareteler cümle atlâs-ı bûkalemûn gibi sahrâ-yı Kandiye görünüp bu dağ cümle dağlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut olsa hemân Kandiye sahrâsına yağmur yağmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… ü âsımân dir dir titreyüp gûyâ haşr [u] neşr [ü] karârdan bir gün olup kal‘a-i
Kandiye
ve ordu-yı Âl-i Osmân murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup bârûd-ı si …
Bu serbülend-i Tamas'ın serinde bir sâ‘at oturup Sadrıa‘zam ile Venedik küffârının ceng [ü] cidâllerinin tarafeynden top ve tüfeng sadâlarından zemîn ü âsımân dir dir titreyüp gûyâ haşr [u] neşr [ü] karârdan bir gün olup kal‘a-i Kandiye ve ordu-yı Âl-i Osmân murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup bârûd-ı siyâhın dûd-ı kebûdu nîlgûn evc-i semâya münkalib olup evc-i felekde ra‘d u hark u berk zemîni lerzân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
kal‘asına yürüyüşler edüp fethi müyesser olmayup niçe kerre yüz bin cân rûh-ı r …
Niçe kerre Hüseyin Paşa-yı Gâzi-i dilîr bu Kandiye kal‘asına yürüyüşler edüp fethi müyesser olmayup niçe kerre yüz bin cân rûh-ı revân etdiğinden âhır-ı kâr Kandiye kal‘asına bir top menzili havâle sene (---) târîhinde bâ-fermân-ı Sultân İbrâhîm Hân bu kal‘ayı be-dest-i Deli Hüseyin Paşa-yı Sâm-akrân bu kal‘ayı inşâ edüp ismine inâdiyye nâm kodular. Günden güne amâr olup bi-tamâm bir sûr-ı hümâm oldu, ammâ yüz bin asker üç ay içinde bu hısn-ı hasîni müceddeden sedd-i İskender-vâr binâ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… fethi müyesser olmayup niçe kerre yüz bin cân rûh-ı revân etdiğinden âhır-ı kâr
Kandiye
kal‘asına bir top menzili havâle sene (---) târîhinde bâ-fermân-ı Sultân İbrâhî …
Niçe kerre Hüseyin Paşa-yı Gâzi-i dilîr bu Kandiye kal‘asına yürüyüşler edüp fethi müyesser olmayup niçe kerre yüz bin cân rûh-ı revân etdiğinden âhır-ı kâr Kandiye kal‘asına bir top menzili havâle sene (---) târîhinde bâ-fermân-ı Sultân İbrâhîm Hân bu kal‘ayı be-dest-i Deli Hüseyin Paşa-yı Sâm-akrân bu kal‘ayı inşâ edüp ismine inâdiyye nâm kodular. Günden güne amâr olup bi-tamâm bir sûr-ı hümâm oldu, ammâ yüz bin asker üç ay içinde bu hısn-ı hasîni müceddeden sedd-i İskender-vâr binâ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… dır. Ve on adım enli ve âlî toprak yığılıdır. Ve cümle dörd aded kapusu vardır:
Kandiye
kapusu cânib-i yıldıza nâzırdır. Dağ kapusu taraf-ı cenûba meftûhdur. Varoş kap …
Zemîn-i kal‘ası: Bir serâmed püşte-i âlî üzre ve bir topraklı ve taşlı bayır üzre şekl-i muhammesden 287b tûlânî bir Şeddâdî-misâl taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin elli adım olup yigirmi ayak enli taşdan kalın dîvârdır. Ve on adım enli ve âlî toprak yığılıdır. Ve cümle dörd aded kapusu vardır: Kandiye kapusu cânib-i yıldıza nâzırdır. Dağ kapusu taraf-ı cenûba meftûhdur. Varoş kapusu semt-i garba mekşûfdur. Bir kapusu dahi semt-i şarka manzûr. Bu kal‘anın târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a–287b ·
metinde göster ·
Bu mahalden cereyân eder Kemer suyu âb-ı hayâtdır kim
Kandiye
kal‘ası içine giderken henüz kat‘ olunup beyâbâna gider oldu, ammâ lezîz âb-ı h …
Bu mahalden cereyân eder Kemer suyu âb-ı hayâtdır kim Kandiye kal‘ası içine giderken henüz kat‘ olunup beyâbâna gider oldu, ammâ lezîz âb-ı hoş-güvârdır. Bu ayn-ı zülâl kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b ·
metinde göster ·
… an bir âsâr-ı binâ kalmayup cümle keraste ve ahşâbâtların yerlerinden kal‘ edüp
Kandiye
kal‘ası altında Sadrıa‘zamın çetr-i mülemma‘ı kurbunda ordu-yı İslâmı amâr etme …
Biz bu tekyegâhı temâşâ ederken sadrıa‘zamdan fermân gelüp inâdiyye kal‘ası varoşuna Âl-i Osmân'ın deryâ-misâl askeri üşüp ân-ı sâ‘atde yere berâber edüp hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzârından bir âsâr-ı binâ kalmayup cümle keraste ve ahşâbâtların yerlerinden kal‘ edüp Kandiye kal‘ası altında Sadrıa‘zamın çetr-i mülemma‘ı kurbunda ordu-yı İslâmı amâr etmeğe şürû‘ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
kal‘ası gibi hasretü'l-mülûk altına sizin gibi niçe kerre yüz bin asker gelüp b …
"Yigirmi yedi yıldır bu Kandiye kal‘ası gibi hasretü'l-mülûk altına sizin gibi niçe kerre yüz bin asker gelüp bu kal‘anın bir taşına niçe bin başlar verüp hâ’ib [ü] hâsir gitdiler. Ve niçe bin kahramân müdebbir vüzerâlar ve mîr-i mîrânlar ve ümerâlar bu kal‘a altında cân verdiler, handakın görmeğe kâdir olmadılar. Sizler dahi birez zamân çalışup gidersiz. Bir taşına yüz bin baş vermemiz mukarrerdir, değil ki size kal‘ayı verelim, bildiğinizden kalma." deyüp elçileri kal‘adan redd edüp Sadrıa‘zama gelüp kazıyye-i marzıyye-i kelâmı bir bir nakl etdiklerinde Sadrıa‘zam cemî‘i ordu-yı İslâm içinde kol kol nâdîlere nidâ etdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
"Herkes bu gece meterislere girsinler" deyü fermân olunca el-azametullâh ol gece ol şeb-i târîk-i zulmetde âdem deryâsı Kandiye kal‘ası görünmeyen yerlerden ibtidâ bism-i İlâh ile meterise başlayup küffâr-ı hâkisâr derûn-ı kal‘adan İslâm leşkerinin kazmaları ve kürekleri sâ‘ikasın istimâ‘ edince allâhümme âfinâ mel‘ûn küffâr tobrasında yılan bulmuş hekîme dönüp tâ vakt-i sabâha dak ân-ı vâhid ve derîce ve dakîka durmayup ale'l-ittisâl niçe kerre yüz bin tüfeng ve niçe bin top ve niçe bin havân ve kazan kumbara ve niçe kerre yüz bin aded havân taşı evc-i semâdan bârân-ı la‘net gibi yağup bir ferd-i âferîde bir kırât bir meteris kazmağa kâdir olmayup cümle guzât târumâr-ı misâl-i mûr-ı mâr olup her biri bir kaya altında siperlenüp ordu-yı İslâmda niçe kerre yüz bin hayme vü hargâh bâr [u] büngâhdan bir sağ çetr-i mülemma‘ kalmayup niçe bin at ve katâr u mehâr dağlara firâr etdiklerinden mâ‘adâ niçe kerre yüz bin hımârlar kerrenây-ı Acem-vâr segâh makâmında âğâze ederek anlar dahi deşt-i Hâmûn kûhları penâh edinüp anırarak birer tarafa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
… İslâmın ömr-i girân-mâyeleri bu şehri âbâdân etmek ile güzerân etdi, ammâ yine
Kandiye
kal‘ası altına meterisler etmeğe sa‘y-ı tâm olunurdu.
Ancak şundan ma‘lûm ola kim ne kadar şehr-i mu‘azzam oldu. Hemân üç bin aded dükkânda dîbâ ve şîb ü zerbâf ve semmûr kürk fürûht olunur dükkânlardır kim her ne gûne zî-kıymet şey murâd edinsen bulunup cemî‘i memâlik-i mahrûselerin ehl-i sanâyi‘ erbâb-ı ma‘ârifi bu şehir içre mevcûd idi. Altı ay kâmil asker-i İslâmın ömr-i girân-mâyeleri bu şehri âbâdân etmek ile güzerân etdi, ammâ yine Kandiye kal‘ası altına meterisler etmeğe sa‘y-ı tâm olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
… a günden güne cüyûş-ı müslimîn deryâ-misâl olup henüz Sadrıa‘zam tâze cân bulup
Kandiye
kal‘asını muhâsara etmeğe cidd-i ihtimâma şurû‘a başlayup yetmiş yedi kolda ola …
Mezkûr hımârlar ve kirâ bârgîrleri her taraf limanlarından ordu-yı İslâma asker-i muvahhidîn taşıya taşıya günden güne cüyûş-ı müslimîn deryâ-misâl olup henüz Sadrıa‘zam tâze cân bulup Kandiye kal‘asını muhâsara etmeğe cidd-i ihtimâma şurû‘a başlayup yetmiş yedi kolda olan cünûd-ı mü’minînin ser-i kârda olan vüzerâlarına ve mîr-i mîrânlarına ve mîr-i livâlarına ve alaybeğlerine ve çeribaşılarına tenbîh ü te’kîd olunup yevmen fe-yevmen meterisler yürümek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
kal‘ası altına sıçan yolları kazmağa âdem deryâsı çalışırken mel‘ûn küffâr-ı sâ …
Netîce-i merâm cümle esnâfât-ı ehl-i hırefe dellâlbaşı tevâbi‘leriyle ordu-yı hümâyûn içre nidâ edüp herkes cebehâne-i pâdişâhîden demir kazmalar ve demir kürekler ve Ferhâdî külüngler ve küsküler ve varya demirleri alup cemî‘i ibâdullâh âlât-ı silâhlarıyla ordu-yı İslâm başından tâ Kandiye kal‘ası altına sıçan yolları kazmağa âdem deryâsı çalışırken mel‘ûn küffâr-ı sâhib-i zü'n-nâr dûzah-karârın karârı kalmayup üç gün üç gece dahi âteş-feşânlık edüp kal‘adan atdığı top ve tüfengin ve taş kumbara ve fişengin hisâbın Cenâb-ı Bârî bilüp pey-ender-pey şeb [ü] rûz ardı arası kesilmeyüp erbâb-ı ehl-i hırefden üç gün gecede üç bin âdem diyâr-ı ademe kadem basdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
mukâbelesindeki Istandiye adasında yatan yüz yigirmi pâre küffâr kalyonları ve …
Ammâ beri tarafda küffârın Kandiye mukâbelesindeki Istandiye adasında yatan yüz yigirmi pâre küffâr kalyonları ve kadırgaları ve mâ‘unaları Kaplan Paşa'nın imdâd getirdikleri şâdımânların istimâ‘ edüp Çanak limanı ağzına cümle küffâr gemileri gelüp lenger-endâht olunca hemân Çanak limanı muhâfazasında olan Deli Hüseyin Paşa kethudâsı Velî Paşa ve Yırtlas İbrâhîm Paşa ve deryâ-misâl muhâfazacı asâkir-i İslâm ve henüz yeni imdâd gelen guzât-ı müslimîn-i benâm ve cümle hisâr asâkir-i hümâm küffâra karşu bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp Çanak limanı ağzındaki irili ve ufaklı seksen pâre balyemez topları bir fitilden âteş edince top güllelerinin niçeleri küffârın keştîlerine isâbet {edüp} hemân ol mahalde üç pâre kalyonları Mevlevî-vâr semâ‘ ede ede alâ mele’i'n-nâs cümle küffârıyla gark-ı âb olup niçesi cân havliyle deryâda şinâverlik ederek "Der-kenâr selâmetdir" deyü kenâra gelüp selâmet yüzün görmeyüp giriftâr-ı bend-i zencîr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
sahrâsında bir kurşum menzili ba‘îd bizim asker-i İslâm üzre anlar dahi meteris …
Ammâ mel‘ûn kal‘a yine bârân-ı la‘neti yağdırmada. Lâkin asâkir-i İslâm altı yedi aydan berü yetmiş kat meterisler değişdirmede ve yevmen fe-yevmen ileri gitmede. Ammâ mel‘ûn küffâr handakdan taşra olan tabyaları cümle ardına bırağup bizden tarafa kal‘a ile asâkir-i İslâm mâbeyninde Kandiye sahrâsında bir kurşum menzili ba‘îd bizim asker-i İslâm üzre anlar dahi meterisler sürüp gelmede. Ve şeb [ü] rûz niçe bin atlıları ol meydânda çıkup girmede ve etrâfları çalup çarpmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·
… aralarına yedi kol asker dahi cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtları ile asker koyup
Kandiye
kal‘ası on dörd koldan muhâsara olmuş oldu.
Ba‘dehu bu ceng [ü] cidâl def‘ olup kal‘a muhâsarasında olan asâkir-i İslâmın ardlarına ve aralarına dahi ziyâde asker-i bî-pâyân koyup dahi istihkâm etmeğiçün yedi koldan sarılınan askerin aralarına yedi kol asker dahi cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtları ile asker koyup Kandiye kal‘ası on dörd koldan muhâsara olmuş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290a ·
metinde göster ·
şekl-i müselles vâki‘ olup iki köşesi kara cânibidir. Ve bu kara cânibinin anca …
Hulâsa-i kelâm bu kal‘a-i Kandiye şekl-i müselles vâki‘ olup iki köşesi kara cânibidir. Ve bu kara cânibinin ancak dörd bölükde iki bölüğü muhâsara olunmuş idi. Ve iki bölüğü tâ Yassı tabyadan ve Yüksek tabyadan ve Bıyıklı tabyasından Fıçılı tabyasından ve niçe küçük mâbeyn tabyalarından geçüp tâ Karanlık kapuya varınca bu mezkûr tabyalar mâbeynlerinde aslâ âdem ve âdemîzâddan bir ferd-i âferîde meterisde olmayup bu taraflar serâpâ hâlî olup küffârın domuzları ve keçileri ve koyunları ve atları ve eşekleri kal‘anın top altlarında çayırlayup gezerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291a ·
metinde göster ·
bu mertebe sûr-ı üstüvâr-ı azîm olup dörd bölükde[n] iki bölüğü meterise girilm …
Ya‘nî me’âl-i kelâm, kal‘a-i Kandiye bu mertebe sûr-ı üstüvâr-ı azîm olup dörd bölükde[n] iki bölüğü meterise girilmiş kal‘adır. İki tarafdaki deryâsı hod emîn ü sâlim dururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291a ·
metinde göster ·
hâki kan ile tahmîr olup âdem kanı değil âdem cânı ırmak gibi akdı. Hakkâ ki Ka …
Hâsıl-ı kelâm kal‘a-i Kandiye hâki kan ile tahmîr olup âdem kanı değil âdem cânı ırmak gibi akdı. Hakkâ ki Kandiye imiş kim Kanlı tabyadan subh [u] mesâ tarafeynden benî âdem kanları revâne olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·
… ye hâki kan ile tahmîr olup âdem kanı değil âdem cânı ırmak gibi akdı. Hakkâ ki
Kandiye
imiş kim Kanlı tabyadan subh [u] mesâ tarafeynden benî âdem kanları revâne olur …
Hâsıl-ı kelâm kal‘a-i Kandiye hâki kan ile tahmîr olup âdem kanı değil âdem cânı ırmak gibi akdı. Hakkâ ki Kandiye imiş kim Kanlı tabyadan subh [u] mesâ tarafeynden benî âdem kanları revâne olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·
kal‘asından hâric sahrâda Çufud tabyası ve Haçlı tabya ve Vere tabyası ve Kuşak …
Ammâ sene 1078 evâhirine dek Kandiye kal‘asından hâric sahrâda Çufud tabyası ve Haçlı tabya ve Vere tabyası ve Kuşaklı tabya ve Atlı tabyasın cümle bir buçuk yılda at ayağı altında zîr-i zeber etdiler, ammâ niçe bin gâziyânı şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·