… etmeyüp hâlâ germâ-ger[m] ceng [ü] cidâl ve harb u kıtâl ederler, ammâ efendim
Kanijeli
gâzîlerinin açlıkdan cânları gelmişdir. Küffâr-ı hâksâr gördü kim bu kal‘a-i Ka …
"Eğer Kanije'ye bugün ve yarın yetişirsek hoş ve illâ Kanije elden gitdi. Bu tulum ile Kanije gölünden yüzerek da‘vâ-yı merd ile cân u başım gâzîlerin ve dîn-i Muhammedî'nin uğuruna koyup kâfir içinden huzûruna geldim. Feryâdımı dinle cânım vezîr. Yedi kral üç kerre yüz bin asker ile ve yedi koldan yetmiş pâre balyemez ile kal‘ayı döğerler, ammâ kal‘ada askerimiz azdır ve zahîremiz yokdur, ammâ bârûd cebehânemiz gâyet çokdur ve paşamız Yentür Hasan Paşa ve Kanije gâzîleri ilâ hâze'l-ân altı bin asker ile şeb [ü] rûz ceng edüp küffârı Kanije gölüne komadılar ve Ölesi nâm varoşa ve Bereklik nâm mahalleye kâfiri uğratmadılar ve aşağı suya berâber topları dahi atmadılar ve şeb [ü] rûz ikdâm-ı tâm ile sa‘y [u] kûşiş edüp eyle savaş-ı perhâş ederler kim Sultân Ahmed zamânı yine bu Kanije'ye Tiryâkî Hasan Paşa yedi kral ile böyle germâ-germ ceng etmemişdir, ammâ feryâdımız zahîre kılletidir ve bir aydan berü imdâd gelmeyüp niçe yüz gâzîlerimiz top güllesinden şehd-i şehâdet piyâlesinden nûş edüp huld-i berîne gitdiler ve mecrûhlarımız ac u zâc u muhtâc oldular ve niçe yüz aded ibâdullâh cû‘dan öldüler. Yine böyle iken ta‘yîn olunan imdâdlar bir aydan berü gelmediler ve yine ahâlî-i Kanije tekâsül etmeyüp hâlâ germâ-ger[m] ceng [ü] cidâl ve harb u kıtâl ederler, ammâ efendim Kanijeli gâzîlerinin açlıkdan cânları gelmişdir. Küffâr-ı hâksâr gördü kim bu kal‘a-i Kanije bir deryâ içinde fethi günden güne müşted oldu. Âhir-i kâr mel‘ûn krallar hîleye sâlik olup bu dâm-ı tezvîri re’y-i ahsen görüp ba‘zı mekâtîbleri dürûğ-âmîzler peydâ edüp zemberek oklarıyla Kanije kal‘ası içine atdı. Hasan Paşa kuluna mektûbları getirdiler, ammâ içinde küffâr niçe hezeyân sözler yazmış. Sultânım huzûrunda söyleyecek kelimâtlar değildir" dedikde Sadrıa‘zam bu feryâda gelen ebü'l-kelâm yiğidin muntazamu'l-kelâmlarından hazz edüp "Söyle yiğit" dedikde ol fetâ-yı hâzır-cevâb eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178a ·
metinde göster ·
idikleri başlarında tâç kalpaklarından ve kâfir esbâbı gibi güderi deriden dola …
Bir vecih ile ta‘bîr olunmaz cellâd-ı felek misilli kağan arslan fetâları vardır. Hattâ sâ’ir serhadli gibi başlarına turna telleri ve şâhin çelengleri takmağı nâmûs etmişlerdir, zîrâ her biri hadden ziyâde kelleler kesüp küffâr akdarup dil almış gâzîlerdir. Kankı bir kâfirleri katl etdikleriyçün başlarına çeleng sokalar. Anıniçün ayb add edüp çelengsiz gezerler. Ancak Kanijeli idikleri başlarında tâç kalpaklarından ve kâfir esbâbı gibi güderi deriden dolamalarından ve kutmen nâm esbâblarından ve meşin ve sahtiyanlı çakşırlarından ve mahmîzli kubâdî pâbuçlarından ve sünnetden kısacık esbâblarından bellidir kim bunlar Kanijelidir, derler, zîrâ gayri serhad halkı böyle esbâb geyemezler ve bu kıyâfetle anlar gezemezler ve gayri serhadli bunları görse kefere kıyâs edüp cenge âheng ederler yâhûd firâr edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182b ·
metinde göster ·
Ve Şâm eyâleti (---) paşaya ihsân olundu. Ve ol gün üç yüz yiğit dahi şehîd oldu. Ve her bâr kal‘a içine kumbaralarımız düşdükçe küffârlar dahi karınca gibi kırılırdı, lâkin kal‘anın cenûb tarafı nehr-i Dırava kenârları olmak ile nehir üzre mezkûr cisrden her bâr kırılan askerleri yerine dinç-â-dinç imdâd leşkeri gelüp pâre pâre ceng-i savaş-ı perhâşlar edüp ale'd-devâm zahîreleri gelirdi, ammâ bi-fazlillâhi Ta‘âlâ Kanijeli Kurşumcuoğlunun re’y [ü] tedbîr-i ahseni ile kal‘a handak kenârındaki şaranpavların ve kal‘a göğsünde olan dıraht-ı müntehâların bir yanından sıra vardı, top güllelerine kırdırup kal‘a dîvârının içinde dolma toprağı nümâyân olmağa başladı. Mukaddemâ kal‘anın sadrına mukâbelesinden top güllesi urdukça aslâ zarar etmezdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184a ·
metinde göster ·
"Bire sakın sultânım bunlar bir alay Tatar ve bir alay Budin ve Eğreli ve
Kanijeli
gâzîleridir, vallâhi sizi kırarlar" dediklerinde hemân Pojaga müsellimi eydir:
"Bire sakın sultânım bunlar bir alay Tatar ve bir alay Budin ve Eğreli ve Kanijeli gâzîleridir, vallâhi sizi kırarlar" dediklerinde hemân Pojaga müsellimi eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186b ·
metinde göster ·
bu kal‘aya dâğ-ı derûnlarından bâkî kalan eser-i binâların dahi niçe kerrât kum …
Cümle cebehânesin ve yüz yetmiş pâre topların Kanije['ye] gönderüp bu Yenikal‘a'yı yedi yerden yedi kerre lağım-ı azîm ile cümle tabyaları ve der [ü] dîvârların ber-havâ endâht külün göğe savurdular. Ba‘zı yerlerin hâli üzre bırakdılar, ammâ Kanijeli bu kal‘aya dâğ-ı derûnlarından bâkî kalan eser-i binâların dahi niçe kerrât kumbaralar ile münhedim etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188b ·
metinde göster ·
… -i âsumâna peyveste olup ân-ı vâhidde guzât-ı müslimînin Budinlisi ve Egreli ve
Kanijeli
ve Bosna serhadlisi küffâra eyle bir sâtûr-ı Muhammedî urdular kim küffârın urû …
Hemân bu ağaçlık içinden beş altı bin kadar dahi küffâr meydân-ı ma‘rekeye at sürüp cenge duruşdular. İki leşker birbirleriyle hâl hâtır soruşdular ve çarka çarkaya karışup görüşdüler ve tarfetü'l-ayn içre birbirleriyle kılıç bâzârına girişdiler, ammâ İslâm tarafından sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste olup ân-ı vâhidde guzât-ı müslimînin Budinlisi ve Egreli ve Kanijeli ve Bosna serhadlisi küffâra eyle bir sâtûr-ı Muhammedî urdular kim küffârın urûkunu şemşîr-i zafer-luhûk ile kat‘ etdiler kim gûyâ vücûd-ı küffâr erre-i sîn-i siverin ile kat‘ eder gibi olup edîm-i arzdan cümle küffâr münkatı‘ olup hâksâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19a ·
metinde göster ·
Bu varoş ve bu sahrâlarda geçdiğimiz kurâların cümlesi bizim
Kanijeli
ve Ustolni-Belgradlı ve Üstürgonlu askerlerinin cümle kurâlar tîmâr ve ze‘âmetl …
Bu varoş ve bu sahrâlarda geçdiğimiz kurâların cümlesi bizim Kanijeli ve Ustolni-Belgradlı ve Üstürgonlu askerlerinin cümle kurâlar tîmâr ve ze‘âmetleridir kim iki kılıç altında Macar re‘âyâlı köylerdir. Hatta bu hakîr ile refîk olan serhadliler ba‘zı kurâların hakladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·