… etteb eyledi ve kendü mâlından altı bin pâre müretteb edüp iki batman öd ve bir
kantar şem‘-i
asel ve bir kantar sükker-i mükerrer ve üç kantar kanâdîller içün zeyt-i hâr va …
Âhir sene "gânim" lafzı târîhinde, sene 1091, Çelebi Abdurrahmân Paşa vâlî-i Mısır iken cemî‘i ulemâ-yı Mısır ve fuzalâ-yı câmi‘-i Ezher, Abdurrahmân Paşa huzûruna gelüp merkad-i İmâm Hüseyin'de yevm-i âşûrada üç gün beyâz gül râyihası şemm olunduğun şehâdet etdiklerinden ol vezîr-i hüsn-tedbîr hüsn-i hulku gibi hüsn-i hayr edüp Haremeyn-i Muhteremeyn'den beher sene mâh-ı muharremde İmâm Hüseyin üzre on kazgan âşûra pişüp fukarâya bezl olunmasın müretteb eyledi ve kendü mâlından altı bin pâre müretteb edüp iki batman öd ve bir kantar şem‘-i asel ve bir kantar sükker-i mükerrer ve üç kantar kanâdîller içün zeyt-i hâr vakf eyleyüp mâh-ı âşûranın on ikinci gicesi mevlûd-ı İmâm Hüseyin olmağı müretteb eyledi ve kadı‘askere hitâben buyurdı-i şerîf verüp mevlûd-ı Nebî gibi mevlûd-ı İmâm Hüseyin gicesi cemî‘i minâreler ve cemî‘i çârsû-yı bâzârlarda ve cemî‘i mahallât şâhrâhlarında kanâdîller ile minâreler ve dekâkînler çerâğân olmağı fermân edüp şehr-i Mısır içre bir mevlûd-ı İmâm Hüseyin olmuşdur kim gûyâ leyle-i Kadr idi ve kendü ihsânları olan İmâm Hüseyin'in yeşil destâr-ı Muhammedîsini paşadan cemî‘i şürefâ ve nakîbü'l-eşrâf ve ulemâ-yı Câmi‘-i Ezher alup bir alây-ı azîm ile destâr-ı şerîfi re’s-i şerîf-i İmâm Hüseyin'e sardılar. İlâ hâze'l-ân bu mevlûd-ı şerîf Çelebi Abdurrahmân Paşa'nın hayrât [u] hasenâtıdır. Bu mevlûd-ı şerîfde hâzır olan ihvân-ı vefâya zâhir ü bâhirdir kim ol leyle-i mübârekelerde İmâm Hüseyin'in kabr-i münevverelerinden beyâz verd-i hândân râyihası istişmâm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196a ·
metinde göster ·
… ğlamak içün beher sene biner fıçı don yağı ve ve yüz fıçı asel-i musaffâ ve yüz
kantar şem‘-i
asel ve bin aded {sığır gönü} ve her sene Özü paşasına kırk kîse vermeği cümle …
Ba‘dehû niçe kerre isyân edüp haklarından gelindi, ammâ sene (---) târîhinde feth olunup Mekke ve Medîne'ye vakf olunup on senede bir vilâyetlerin Tatar nehb u gâret etmek ve beğlerinin azl [u] nasbı Âl-i Osmân elinde olmak ve tuğ ve sancağ u bayrağ ve tabl [u] alem sâhibi olup sancaklarında sığır başı tasvîri yazup sancağı taşımak ve hîn-i seferlerde Âl-i Osmân ile yigirmi bin cürd atlı ve üç bin tüfengli tarabans askerleriyle sefer eşmek ve beğleri yeni mansıb olsa pâdişâha bin beş yüz kîse ve yüz elli kîse her sene kul mevâcibine ve matbah-ı pâdişâhîye ve yeniçeriler meydânına senede kırkar bin koyun vermek ve Tershâne-i Âmire'ye kadırgalar yağlamak içün beher sene biner fıçı don yağı ve ve yüz fıçı asel-i musaffâ ve yüz kantar şem‘-i asel ve bin aded {sığır gönü} ve her sene Özü paşasına kırk kîse vermeği cümle Sultân Süleymân kanûn edüp ahd-i şart edelden berü yine gâhice mâl-ı firâvân kuvvetiyle isyân ederler, ammâ der-akab haklarından gelüp elleri ve vilâyetleri böyle harâb ü yebâb ve kefereleri esîr-i kebâb olurlar, aleyhi mâyestahik, ammâ Kanûn-ı Süleymân Hân üzre beğlerinin kerr u fer ü dâratları bayağı mîr-i mîrânlar gibi müselmân mataracılar ve tüfengciler ve 105b altun taslı elleri teberli müselmân şâtırları ve Âl-i Osmân tarzı altışar kat mehterhânesi ve dîvân efendisi ve on iki müslim kapucubaşılar ve on iki ağa dahi Tatar Hân tarafından Tatar ağaları var. Hâna müte‘allık olan maslahatı anlar görüp her sene hânlara elli fıçı bal ve elli fıçı yağı ve yüz re’s bârgîr hânlara hedâyâ gitmeğe cümle Süleymân Hân kanûn edüp hâlâ kanûn-ı Süleymân Hân cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105a–105b ·
metinde göster ·