… k furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve
kapan
ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar h …
Ve İslâmbol içre ne mikdâr câmi‘-i selâtîn ve câmi‘-i vüzerâ ve mesâcid ve medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân ve hammâm [ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve hammâm ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etmek furunu ve börek furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar hânedânlar ve yalılar ve dalyanlar ve cümle imâret makûlesi âsâr-ı binâları var ise tahrîr olunup cümle ahâlî-i mahalle ve ser-çeşme-i ehl-i hırefler ve cemî‘i e’imme ve hutebâ ve mahalle kethudâları meşveretleriyle bir bir yazılup Südde-i sa‘âdetime arz edesiz. Ammâ bî-garaz âdemlerimle bir dahi teftîş edüp tahrîr etdüğimizde hilâf bulunursa tahrîr edenleri dörder pâre ederim" deyü yemîn etdi ve buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
mescidi ve Arasta mescidi ve Şeyh mescidi ve Demirlioğlu mescidi ve Tabahâne me …
Evsâf-ı Mesâcid : Evvelâ Kapan mescidi ve Arasta mescidi ve Şeyh mescidi ve Demirlioğlu mescidi ve Tabahâne mescidi ve Kadı mescidi ve Arslan Beğ mescidi ve Yenimahalle mescidi ve Meydân kapusu mescidi ve Sarây mescidi ve Kubâd Efendi mescidi ve Tay Boğa mescidi ve Şeker Ana mescidi ve İskele mescidi ve Bozdepe'de Maksûd Efendi mescidi ve yalıda Mustafa Efendi mescidi. Ma‘lûmumuz olan cevâmi‘ ü mesâcidler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246b ·
metinde göster ·
… Ve Sultân Bâyezîd Hânı ve Yorguç Paşa ve Bâyezîd Paşa ve Hoca Mehemmed Hânı ve
Kapan
Hânı, mîzân bundadır ve Rıdvân Ağa Hânı ve Mehemmed Paşa Hânı ve ana karîb Tima …
Evsâf-ı hân-ı hâcegân: Cümlesi (---) aded kal‘a-misâl rasâs-ı nîl-gûn ile mestûr demir kapulu hânlardır. Evvelâ Sarı Mehemmed Ağa Hânı; kurşumludur. Ve Sultân Bâyezîd Hânı ve Yorguç Paşa ve Bâyezîd Paşa ve Hoca Mehemmed Hânı ve Kapan Hânı, mîzân bundadır ve Rıdvân Ağa Hânı ve Mehemmed Paşa Hânı ve ana karîb Timarhâne-i azîm-i âbâdân, evkâf-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281b ·
metinde göster ·
… kethüdâyeri Tapan Ahmed Ağa'dır ve yeniçeri serdârı ve subaşısı ve muhtesibi ve
kapan
emîni ve şeb emîni ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded timarlı kal‘a neferâtları …
Bu nâhiyelerden senevî kadısına dör[d] bin guruş hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır ve sipâh kethüdâyeri Tapan Ahmed Ağa'dır ve yeniçeri serdârı ve subaşısı ve muhtesibi ve kapan emîni ve şeb emîni ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded timarlı kal‘a neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343a ·
metinde göster ·
… rdır. Sipâh [u] kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve
kapan
emîni ve buhayre emîni var. Ammâ kal‘ası şehrin cânib-i 345a cenûbunda evc-i …
Bir hâkimi dahi hâkim-i şer‘-i mübîn üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerden kadıya senevî ber-vech-i adâlet altı kîse-i Rûmî hâsıl olur. Cümle ahâlîsi şer‘-i şerîfe mutî‘ [u] münkâd âdemlerdir. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve ulemâ ve sulehâ ve a‘yân [u] eşrâfı dahi vardır. Sipâh [u] kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kapan emîni ve buhayre emîni var. Ammâ kal‘ası şehrin cânib-i 345a cenûbunda evc-i semâya ser çekmiş şekl-i murabba‘ bir seng-binâ bir küçük kal‘a-i bâlâ ve köhne-binâ-yı ulyâ olmağıla içinde âsâr-ı binâdan bir imâret olmamağıla dizdârı ve kal‘a neferâtı yokdur. Ancak hünkâr bâğçesi üstâdı vardır. Bostâncı neferleriyle kal‘a dağların ve sâ’ir koru ormanların korudup hıfz [u] hırâset edüp hükûmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344b–345a ·
metinde göster ·
hânı ve Halîm Beğ hânı ve Emîr Hüseyinoğlu hânı ve Seydî Ahmed Efendizâde Alî Ç …
Ve cümle yedi hânı vardır. Evvelâ Kapan hânı ve Halîm Beğ hânı ve Emîr Hüseyinoğlu hânı ve Seydî Ahmed Efendizâde Alî Çelebi hânı ve Buğday bâzârında Tennik hânı. Ammâ kârbânsarây-ı sebîl-i âm birdir, çârsû içinde kârgîr binâ-yı azîm, merhûm Dâvûd Paşa'nındır kim âyende vü revendeye hasbeten-lillah menzilgâhdır. Yanında bir ayn-ı zülâli cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345a ·
metinde göster ·
… slâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve
kapan
emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâye …
Kavm-i İslâm binâsıdır, ammâ Allahu a‘lem Selçûkiyân'dan Kılıç Arslan Şâh binâsıdır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan Kılıç Arslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendiyye destine girmişdir. Anlardan sene (---) târîhinde Yıldırım Hân istîlâ eylemişdir. Sivas eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 300.000, ze‘âmet 19 ve timar 310 ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) nâhiyedir. Senevî kazâsından beş kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kapan emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâyeri beğine mu‘âdil kerr u fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahkeme-i şer‘de yâfteler verüp cümle şehr hânelerinde üç gün meks etmek fermân olundu. Bu şehr cümle kırk iki mahalle ve kırk iki mihrâbdır. Ve cümle dörd bin üç yüz bâğlı ve bâğçeli kiremitli ve hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle tokuz hutbedir. Cümleden ma‘mûr selâtîn-i selef Sultân Murâd Câmi‘i, kurşum kubbeli câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişdir. {Ammâ Sultân Alâeddîn Câmi‘in Süleymân Hân ta‘mîr etmişdir. Be-dest-i Mi‘mâr Sinân Ağa} Ammâ bu câmi‘ çârsû içinde vâkı‘ olmağıla cemâ‘ati çokdur. Ve Tahılbâzârı Câmi‘i ve Beğ Câmi‘i ve Defterdâr Câmi‘i ve Medrese Câmi‘i ve Ağa Câmi‘i. Ammâ Murâd Hân Câmi‘i'nden mükellef kurşumlu câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Yeni hammâm gâyet latîfdir. 350b(---)(---)(---) câmi‘ine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a–350b ·
metinde göster ·
… selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve
kapan
muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur a …
Lisân-ı Yunaniyân üzre Târîh-i Yanvan'da bu İznik kal‘asın ibtidâ binâ eden Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Ba‘de't-tûfân Musul kurbunda Cûdî cebelinde gemileri karâr bulup gemiden çıkan yetmiş nefer kimesne kendülere tavattun içün bir mekân-ı latîf arayarak Hazret-i Sâm seyâhat ederek bu İznik mahalline gelüp görür kim bir buhayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i kadîmdir. Ba‘dehû İslâmbol'a bânîsi bânî olan Yanko b. Madyan'ın duhter-i ferhunde-ahteri olan İznike nâm krale-i muhtâre Sâm binâsı üzre müceddeden bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ etmişdir kim hâlâ cemî‘-i seyyâhân-ı berr [u] bihâr lisânında ve cemî‘i müverrihân-ı Rûm kütüb-i mu‘teberelerinde husûsan Tevârîh-i Yanvan'da kal‘a-i Çîn-i Rûm-ı atîk şehr-i İznik deyü tevârîhlerde mevsûfdur. Ba‘dehû nice mülûkden mülûke değüp âhir İslâmbol Tekürü Pozatin oğlu Ali nam kralın destinde iken dest-i kahr ile sene 731 târîh ile Orhân Gâzî muhâsara edüp yedi ay döğdükten sonra küffârın beş yüz pâre gemileriyle Gemlik nâm iskeleden imdâda gelüp guzât-ı müslimîni zeyl-i hisârdan kaldırmak içün gelüp asker-i İslâm bu hâli görüp imdâda gelen küffâra bir satûr-ı Orhânî urup sâhil-i buhayrede cümle dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp niçe bini gark-âb-ı buhayre olup yine kal‘ayı muhâsaraya şurû‘ edüp derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp cânları halâs olmadan me’yûs olup kırk gün dahi ceng-i azîm edüp âhir kal‘anın rahnedâr olan yerlerinden guzât-ı müslimîn ankebût-vâr zirve-i hisâr-ı üstüvâra urûc edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup derûn-ı kal‘ada küffârı cümle dendân-ı tîğdan geçirüp feth olduğuçün hâlâ Orhân Gâzî câmi‘inde hatîb minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin biri dahi budur. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr tahrîri üzre Bursa sancağı hâkinde (---) tarafından hâkimlidir ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır ve cümle (---) nâhiye kurâlardır. Bu kurâlardan senevî kadısına cümle yedi kîse-i Çînî hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı sulehâsı ve meşâyih-i kirâmı ve halîm ü selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve kapan muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5a ·
metinde göster ·
… yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve şehir muhtesibi ve bâcdârı ve şâhbenderi ve
kapan
emîni (---)(---) vardır.
Bu nevâhîlerin ekseriyyâ halkı yurd sâhibi Türkmân ve Ekrâd ve Ermenî kavimleridir. Dağıstân ve çengelistân ve sengistân yerleri çokdur. Nazargâh-ı şehr-i Halîlü'r-rahmân'dır. Mezâhib-i erba‘aya sâhib-i fetvâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve şehir muhtesibi ve bâcdârı ve şâhbenderi ve kapan emîni (---)(---) vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a ·
metinde göster ·
… Ağa hânı nev-binâ bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil
Kapan
hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hü …
Evsâf-ı imârethâ-yı mihmânsarây-ı tüccârân: Cümle sagîr ü kebîr on sekiz hândır. Evvelâ serrâchâne içinde Behrâm Ağa hânı nev-binâ bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hânı ve İbrâhîm Efendi Hânı ve Taşhân (---)(---)(---)(---)(---). Meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
mescidi ve Sarraçhâne mescidi ve'l-hâsıl on yedi aded mahallenin 26 mihrâbının …
Ve Sücâh mescidi ve İskele mescidi ve Kapan mescidi ve Sarraçhâne mescidi ve'l-hâsıl on yedi aded mahallenin 26 mihrâbının cümle 19 adedi mesâcid-i şerîflerdir {sekiz adedi câmi‘-i cum‘alardır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 114a ·
metinde göster ·
Ammâ iki meydân-ı şecâ‘at sâhibi yiğitler pâ-bürehne ve bî-pîrehen bu meydânda iki üç sâ‘at bu yağ üzre elleşti ederler. Değme hâl ile birbirine gâlip gelemeyüp üç yüz almış bend hîle-i pehlivânîler icrâ eder. Elbette bir lu‘b ile hasmının yâ kesebend hânesînden ya künde atmasından veyâ şîrâzîden veyâ âsmânişinden veyâ sarmadan veyâ kesmeden veya ters kepçeden veya kavak dikmeden veyâ taşlamadan veyâ Cezâyir sarmasından veyâ karakuşdan veyâ hevâlamadan veyâ kiretden veyâ boğmadan veyâ şakîden veya kapan atmadan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b ·
metinde göster ·
… isâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve
Kapan
hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalk …
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
hânı ve Kebeciler hânı Bitbâzarı'na karîbdir ve Mutâfçılar içinde Nâzır hânı ve …
Ve Kapan hânı ve Kebeciler hânı Bitbâzarı'na karîbdir ve Mutâfçılar içinde Nâzır hânı ve gazzâzlara karîb Kadı hânı ve sarrâchâne kurbunda Sulu hân ve boyacılar kurbunda Sarı Ağa hânı ve Pervâne hammâmı kurbunda Müftî hânı ve Yeni hân etrâfında yetmiş altı aded kârgîr kemer binâlı dükkânlar ile mebnî kal‘a-misâl bir hân-ı cedîddir. Ve Kıbleli Paşa vekâlesi gâyet ma‘mûrdur ve İpşir Paşa mihmânhânesi çârsû meydânındadır ve Çark Bınarı yanında Çark hânı ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22b ·
metinde göster ·
… da içli ve taşralı ve müte‘addid odalı ve kahvehâneli bir sarây-ı azîm yapup tâ
kapan
ağzında suya berâber pençereler edüp emîn ağa iki üç yüz tevâbi‘i ve balık sayy …
Ba‘dehû bu kapanın iç yüzüne nice yüz direkler üzre tâ nehr-i Tuna ortasında içli ve taşralı ve müte‘addid odalı ve kahvehâneli bir sarây-ı azîm yapup tâ kapan ağzında suya berâber pençereler edüp emîn ağa iki üç yüz tevâbi‘i ve balık sayyâdlarıyla kapana bakup balık gözedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
oldur kim mezkûr kakılan direklerin ve örülen kafes asmaların tâ Tuna yüzü orta …
Kapan oldur kim mezkûr kakılan direklerin ve örülen kafes asmaların tâ Tuna yüzü ortasında âdem beli kadar aşağı su içinde yine asmadan örülmüş beş kıt‘a kilim cirminde Tuna içre durur düz bir sahrâ kafesdir. Cümle Tuna balıkları evvel bahârda eşleri ve yoldaşları ve kardaşlarıyla Karadeniz yaylalarının Azak ve Özü ve Ölüdeniz ve Dirideniz yaylalarına çıkup gidem derken görse kim Tuna örülmüş, geçmek mümkün değil.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
Bir menfez-i cây-ı rehâ ararken hemân görse kim Tuna yüzünde
kapan
boğazı açık. Tarfetü'l-ayn içre su akındısı ile ol boğazdan yıldırım gibi geçem …
Bir menfez-i cây-ı rehâ ararken hemân görse kim Tuna yüzünde kapan boğazı açık. Tarfetü'l-ayn içre su akındısı ile ol boğazdan yıldırım gibi geçem derken sayyâdlar kapanın iplerin kaldırıp beri tarafda bir açık boğaz dahi vardır. Ana sağîr ü kebîr cümle balıklar girüp mahpûs olup bir karış balık taşra çıkamayup pereme ve kayıklar kadar onar on beşer arşın kaddi müteferrika morina ve sekizer ve beşer zirâ‘ mersin balıkların kıra kıra Tuna yüzü {kızıl} kan olup andan tuzlayup nice bin bâzergânlara balık salamurasın gök paslı sivilye ve altun ile fürûht edüp nice bin araba yükü balık turşusu kâfiristâna gider. Ve ba‘zı morina balığından beş altı kantar kara havyarı çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
Başka balık kassâbları ve sayyâdları vardır kim şeb [ü] rûz bu
kapan
ağzın bekleyüp gelen balıkları sayd ederler, zîrâ balık ol dar boğaza gelüp bir …
Başka balık kassâbları ve sayyâdları vardır kim şeb [ü] rûz bu kapan ağzın bekleyüp gelen balıkları sayd ederler, zîrâ balık ol dar boğaza gelüp bir dahi dönemez. Agreb ve garâ’ibden san‘at-ı şeytândır ve bir Tuna gemisi gelse mezkûr kapanın iplerin koyverüp 66a gemiler tarfetü'l-ayn içre geçerken meğer ol mahalde fakîr balıklar fürce bulup geçüp Karadeniz'de yaylalara varup yumurta döker, ammâ Karadeniz'den balıklar Tuna'ya gelse giremezler. Gerçi ol tarafda kapan yokdur, ammâ cümle çit ile mesdûddur. Tâ ki şiddet-i şitâ olup yedi aydan sonra balık kalmayup kış geldikde bu dalyanları ve sarâyları emîn ağa sökdürüp yine Tuna'nın iki tarafına keraste ve direkleri dağlar gibi yığılır, zîrâ bu dalyana emîn ağanın yüz kîse masrûfu gider, ammâ beş yüz kîse kâr edüp kal‘a neferâtları ulûfelerin kebe ve keçe ve keraste ve balık ve kazma ve çapa ve kürek verüp haklaşdıkdan sonra kendüye yüz elli ve iki yüz kîse ve yigirmi kîse ve ba‘de'l-harc ve'l-mesârıf beş kîse kalmamış emîn-i medyûnlar vardır, zîrâ Cenâb-ı Kibriyâ'nın ol mâyide mahlûku kanında nice bed ve berekât olur. Bir kerre anı gören andan ibret alup böyle ibret-nümâ bir dalyan-ı temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b–66a ·
metinde göster ·
… a döker, ammâ Karadeniz'den balıklar Tuna'ya gelse giremezler. Gerçi ol tarafda
kapan
yokdur, ammâ cümle çit ile mesdûddur. Tâ ki şiddet-i şitâ olup yedi aydan sonra …
Başka balık kassâbları ve sayyâdları vardır kim şeb [ü] rûz bu kapan ağzın bekleyüp gelen balıkları sayd ederler, zîrâ balık ol dar boğaza gelüp bir dahi dönemez. Agreb ve garâ’ibden san‘at-ı şeytândır ve bir Tuna gemisi gelse mezkûr kapanın iplerin koyverüp 66a gemiler tarfetü'l-ayn içre geçerken meğer ol mahalde fakîr balıklar fürce bulup geçüp Karadeniz'de yaylalara varup yumurta döker, ammâ Karadeniz'den balıklar Tuna'ya gelse giremezler. Gerçi ol tarafda kapan yokdur, ammâ cümle çit ile mesdûddur. Tâ ki şiddet-i şitâ olup yedi aydan sonra balık kalmayup kış geldikde bu dalyanları ve sarâyları emîn ağa sökdürüp yine Tuna'nın iki tarafına keraste ve direkleri dağlar gibi yığılır, zîrâ bu dalyana emîn ağanın yüz kîse masrûfu gider, ammâ beş yüz kîse kâr edüp kal‘a neferâtları ulûfelerin kebe ve keçe ve keraste ve balık ve kazma ve çapa ve kürek verüp haklaşdıkdan sonra kendüye yüz elli ve iki yüz kîse ve yigirmi kîse ve ba‘de'l-harc ve'l-mesârıf beş kîse kalmamış emîn-i medyûnlar vardır, zîrâ Cenâb-ı Kibriyâ'nın ol mâyide mahlûku kanında nice bed ve berekât olur. Bir kerre anı gören andan ibret alup böyle ibret-nümâ bir dalyan-ı temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b–66a ·
metinde göster ·
Der-aded-i çârsû-yı bezzâzistân-ı kapan: Cümle (---) aded bâzâr-ı hüsn sûk-ı sultânîdir, ammâ cümleden sarrâchânesi ve haffâfhânesi ve debbâğhânesi ve kazancılar çârsûsu gâyet ma‘mûr ve şîrîn ve müzeyyen tertîb üzre binâ olunmuş dekâkînlerdir, ammâ nehir kenârında henüz nev binâ bir sûk-ı ra‘nâyı Hüseyin Paşa binâ etmiş. Cümle bir kâ‘ide bir tertîb bir bâzâr yeridir kim mecma‘u'l-irfândır kim yüz aded dükkân-ı cedîdlerdir kim esnâf-ı mütenevvi‘a anda mevcûddur. Ortası bir meydân-ı azîm olup gûnâ-gûn eşcâr-ı sâyedârlar ile ârâste olup sâye-i zıll-ı himâyelerindeki soffalarda cümle erbâb-ı sanâyi‘ ve erbâb-ı ma‘ârif birer gûne kârgerlik ederler. Bu meydânda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359a ·
metinde göster ·
… hir görünür ammâ tâ Sultân bâğından Osmân Paşa sarâyı önünden ve Mevlevîhâne ve
Kapan
cisrinden tâ Meydân mahallesi önünden tâ Çayırbaşı'na varınca şimâl cânibine de …
Ve bu şehr-i Kütâhiyye bir küçük şehir görünür ammâ tâ Sultân bâğından Osmân Paşa sarâyı önünden ve Mevlevîhâne ve Kapan cisrinden tâ Meydân mahallesi önünden tâ Çayırbaşı'na varınca şimâl cânibine dere ile gidilir, şehrin tûlidir kâmil dörd bin adımdır. Ve bu derenin iki tarafı bâğ u bâğçeler İremezât-misâl kat-ender-kat şâhnişînler ile ârâste olmuş hânelerdir. Ve mezkûr dereden her hâneye birer ark cârî olup bâğları ve besâtînlerin reyy eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
Ve bu şehir içre altı tekyedir: Evvelâ biri Kapan Hânı kurbunda âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ ya‘nî Mevlevîhâne tekyesi, müte‘addid fukarâ hücreleri ile ve semâ‘hânesi ve mutribhânesi ile ma‘mûr tekyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y11b ·
metinde göster ·
Ve cümle on yedi hânları var. Her biri kal‘a-misâl hânlardır. Cümleden
Kapan
hânı demir kapulu kal‘a misâldir. Ve havlısında bir havz-ı azîmi üzre fevkânî b …
Ve cümle on yedi hânları var. Her biri kal‘a-misâl hânlardır. Cümleden Kapan hânı demir kapulu kal‘a misâldir. Ve havlısında bir havz-ı azîmi üzre fevkânî bir zâviyesi vardır. Havzının fıskıyyesi âdem gerdânı kalınlığı pertâb eder. Bu mescid-i âlî on iki sütûn üzre mebnî maksûre eşkâl bir müferrih dilküşâ mescid-i ra‘nâdır. Cemî‘i müsâfirîn ve mücâvirîn bunda ârâm ve istirâhat edüp ibâdet ederler. Bu hânın cânib-i erba‘asında fevkânî ve tahtânî iki yüz ocaklı bir hân-ı azîmdir. Ve cânib-i garba nâzır bir kapusu atebesi üzre [[(---) (---) (---)]] lâjüverd ile beyâz mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y12a ·
metinde göster ·
hânı ve Abdullâh Efendi hânı ve Hacı Üveys hânı ve Çiftelerli Osmân Paşa hânı v …
Ve on tokuz tüccar hânları vardır. Cümleden Kapan hânı ve Abdullâh Efendi hânı ve Hacı Üveys hânı ve Çiftelerli Osmân Paşa hânı ve Çatalbaş Paşa hânı ve Acem hânı ise kal‘a-misâl bir hândır. Anlardan gayri bir kimesne konmağa kâdir değildir. Ispahân u nısf-ı cihâna gidüp gelince hücresinin battâl kirâsın çeküp kimesne kondurmazlar. Meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16b ·
metinde göster ·
… hâricinde cümle (---) hândır. Evvelâ kal‘a içinde gümrük dibinde Bezir hânı ve
Kapan
hânı ve Durveli hânı ve Pirinç hânı ve Murâd Paşa hânı ve Çavuş hânı ve Urum Al …
Ve bu şehrin dâhil ü hâricinde cümle (---) hândır. Evvelâ kal‘a içinde gümrük dibinde Bezir hânı ve Kapan hânı ve Durveli hânı ve Pirinç hânı ve Murâd Paşa hânı ve Çavuş hânı ve Urum Alî hânı ve Serçe-i Nebî hânı azîm odalardır. Ve kal‘adan taşra varoşda Dizdâr Ca‘fer Ağa hânı ve çârsû pâzâr içinde [[(---) (---)]] içinde ve çârsû-yı pâzârında cümle altı yüz dükkândır, ammâ bezzâzistânı taşra varoşdadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136a ·
metinde göster ·