… içre azîm seng-i hârâlar ile bir rasîf-i şeddâdî binâ edüp ol mahalle bir demir
kapu
inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup …
Cereyân-ı Nehr-i Tuna be-himmet-i Kıral Yanvan: Yanvan Kıral deryâ-misâl cüyûş-ı küffâr ummâllar ile Nehr-i Tuna'nın mâh-ı temmûz'da tenezzülde olduğu mahal üzerine gelüp İslâmbol ile Tuna'nın ilm-i hendese üzre irtifâ‘ın alup Tuna sâhilinde Feth-i İslâm kal‘ası kurbünde Severin ve Siverin kal‘alarına karîb mahallin arzın âlî bulup ol mahalde Tuna kenârın hafr edüp niçe kerre yüz bin ırgat u bennâlar ile Nehr-i Tuna'nın cereyânı üzre yararak eyle tur‘alar kazarak Ferhâdî külünkler ile kûh-ı bâlâları kırarak derelere kantaralar ihdâs ederek İslâmbol kurbünde Azatlı nâm mahalle Tuna'yı getirdiler. Andan nehr-i Tuna içre azîm seng-i hârâlar ile bir rasîf-i şeddâdî binâ edüp ol mahalle bir demir kapu inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup hakîr ol semtlerde ehl-i hidmet iken mezkûr demir kapuyu üç def‘a görmek vâkı‘ olmuşdur. Hâlâ ol câ-yı merkûma Tuna Demirkapusu derler. Tuna keştîbânları ol rasîf sedde geldikde havf edüp ba‘zı gemilerin yüklerin çıkarup gemiler sebükbâr oldukda bî-bâk [u] bî-pervâ ol Demirkapu mahallinden ubûr ederler. Ve nehr-i Tuna içre bir sedd dahi inşâ edüp ana hâlâ Tahtalu seddi derler. Her sene niçe keştîler bu sedde 11b pârelenüp helâk olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a–11b ·
metinde göster ·
… e bir demir kapu inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir
kapu
zâhir olup hakîr ol semtlerde ehl-i hidmet iken mezkûr demir kapuyu üç def‘a gö …
Cereyân-ı Nehr-i Tuna be-himmet-i Kıral Yanvan: Yanvan Kıral deryâ-misâl cüyûş-ı küffâr ummâllar ile Nehr-i Tuna'nın mâh-ı temmûz'da tenezzülde olduğu mahal üzerine gelüp İslâmbol ile Tuna'nın ilm-i hendese üzre irtifâ‘ın alup Tuna sâhilinde Feth-i İslâm kal‘ası kurbünde Severin ve Siverin kal‘alarına karîb mahallin arzın âlî bulup ol mahalde Tuna kenârın hafr edüp niçe kerre yüz bin ırgat u bennâlar ile Nehr-i Tuna'nın cereyânı üzre yararak eyle tur‘alar kazarak Ferhâdî külünkler ile kûh-ı bâlâları kırarak derelere kantaralar ihdâs ederek İslâmbol kurbünde Azatlı nâm mahalle Tuna'yı getirdiler. Andan nehr-i Tuna içre azîm seng-i hârâlar ile bir rasîf-i şeddâdî binâ edüp ol mahalle bir demir kapu inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup hakîr ol semtlerde ehl-i hidmet iken mezkûr demir kapuyu üç def‘a görmek vâkı‘ olmuşdur. Hâlâ ol câ-yı merkûma Tuna Demirkapusu derler. Tuna keştîbânları ol rasîf sedde geldikde havf edüp ba‘zı gemilerin yüklerin çıkarup gemiler sebükbâr oldukda bî-bâk [u] bî-pervâ ol Demirkapu mahallinden ubûr ederler. Ve nehr-i Tuna içre bir sedd dahi inşâ edüp ana hâlâ Tahtalu seddi derler. Her sene niçe keştîler bu sedde 11b pârelenüp helâk olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a–11b ·
metinde göster ·
… Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir kim Kostantîn binâ etdükde üç yüz altmış altı
kapu
etdi. Ebü'l-feth-i Meğâzî feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘adâsın mesdû …
Hulâsa-i kelâm vaz‘-ı binâsın hukemâ-yı selef istihrâc etmişlerdir. Ve esâs-ı binâsın mühendisîn-i halef istihkâm etmişlerdir kim misl-i kablehâ ve ba‘dehâ nazîri binâ olunmamışdır. Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir kim Kostantîn binâ etdükde üç yüz altmış altı kapu etdi. Ebü'l-feth-i Meğâzî feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘adâsın mesdûd eyledi. Hâlâ sedd olan kapu yerleri cânib-i selâsında aşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… î feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘adâsın mesdûd eyledi. Hâlâ sedd olan
kapu
yerleri cânib-i selâsında aşikâredir.
Hulâsa-i kelâm vaz‘-ı binâsın hukemâ-yı selef istihrâc etmişlerdir. Ve esâs-ı binâsın mühendisîn-i halef istihkâm etmişlerdir kim misl-i kablehâ ve ba‘dehâ nazîri binâ olunmamışdır. Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir kim Kostantîn binâ etdükde üç yüz altmış altı kapu etdi. Ebü'l-feth-i Meğâzî feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘adâsın mesdûd eyledi. Hâlâ sedd olan kapu yerleri cânib-i selâsında aşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… dur. Ve Küçük Ayvansarıkapusu'ndan tâ Bâğçekapusu ya‘nî Şehîdkapusu'yla on dörd
kapu
mâbeyni altı bin beş yüz adımdır.
Evvelâ, bism-i İlâh ile Yedikulle'den taşra handak kenârınca tâ Ebâ Eyyûb-ı Ensârîkapusu'na gelince sekiz bin sekiz yüz on adım ve altı kapudur. Ve Küçük Ayvansarıkapusu'ndan tâ Bâğçekapusu ya‘nî Şehîdkapusu'yla on dörd kapu mâbeyni altı bin beş yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
sene (---) târîhinde câmi‘ binâ olundukda müceddeden küşâde olmuş bir bâb-ı ced …
Andan Bâb-ı Yenicâmi‘ üç yüz adımdır. Bu kapu sene (---) târîhinde câmi‘ binâ olundukda müceddeden küşâde olmuş bir bâb-ı cedîddir. İki tarafında taş nerdübânlar ile cemâ‘at-i kesîre câmi‘e urûc ederler. Vâlidekapusu derler, cemâ‘at-i kesîre'ye mahsûs bir bâb-ı hâsdır, âmm değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
… r olunan bâbların mâbeyni ve cümle cirm-i kal‘a-i sarây-ı sağîr ü kebîr on altı
kapu
mâbeyni dâ’iren-mâdâr altı bin beş yüz adım başka bir kal‘a-i üstüvârdır.
Ve bu zikr olunan bâbların mâbeyni ve cümle cirm-i kal‘a-i sarây-ı sağîr ü kebîr on altı kapu mâbeyni dâ’iren-mâdâr altı bin beş yüz adım başka bir kal‘a-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a ·
metinde göster ·
… r, ammâ bu mezkûr yüz bir kapunun cümlesi mutalsamdır, kerrât ile add etsen bir
kapu
dahi zâhir olur, ana dahi nişân edüp ad etsen nişânsız ad edüp görmediğin bir k …
Ve bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda cümle üç yüz altmış bir kapudur, ammâ yüz bir kapusu bâb-ı azîmlerdir kim anlardan cemâ‘at-i kesîre girüp çıkmadadır, ammâ bu mezkûr yüz bir kapunun cümlesi mutalsamdır, kerrât ile add etsen bir kapu dahi zâhir olur, ana dahi nişân edüp ad etsen nişânsız ad edüp görmediğin bir kapu dahi zâhir olur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… u dahi zâhir olur, ana dahi nişân edüp ad etsen nişânsız ad edüp görmediğin bir
kapu
dahi zâhir olur, aceb hikmetdir.
Ve bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda cümle üç yüz altmış bir kapudur, ammâ yüz bir kapusu bâb-ı azîmlerdir kim anlardan cemâ‘at-i kesîre girüp çıkmadadır, ammâ bu mezkûr yüz bir kapunun cümlesi mutalsamdır, kerrât ile add etsen bir kapu dahi zâhir olur, ana dahi nişân edüp ad etsen nişânsız ad edüp görmediğin bir kapu dahi zâhir olur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
Ve Murâd Hân bu câmi‘in der [ü] dîvârın gerd [ü] gubârdan tathîr edüp cümle
{kapu}
kanatları ve cümle der [ü] dîvârların mücellâ ve musaykal edüp kanâdîlleri teks …
Ve Murâd Hân bu câmi‘in der [ü] dîvârın gerd [ü] gubârdan tathîr edüp cümle {kapu} kanatları ve cümle der [ü] dîvârların mücellâ ve musaykal edüp kanâdîlleri teksîr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… e târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan
kapu
üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıbl …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
Ve yine vak‘a‘-i Osmân'da ol gece iç ağaları kapu ağasın pâreleyüp sabâhın leşin taşra atdılar ve Atmeydanı'nda leşini tuç ejdere asdılar, ayaklarından. Abaza Mehemmed Paşa Erzurûm'da isyân etdi ve} hatt-ı şerîf yazup 61b sadrıa‘zamlık Dâvûd Paşa'da karâr etdi ve ol gün aşkıyâ ve zorbalar niçe bin hânedânları yağmâ etdiler. Bir kaç günden vezâret Mısır'dan ma‘zûl Merre Hüseyin Paşa'ya verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a–61b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ kırk seneye bâliğ olduğumuzda Geysûdâr Mehemmed Efendi'nin ihsân etdüği teberi niçe sene taşıyup elli bir târîhinde Leh seferine gidüp nehb ü gâret mahallinde teberi bir kapu halkasına geçirüp sâ’ir mâl-ı ganâyime tama‘kârlık ederken küffâr-ı hâksâr ale'l-gafle bizi basup uryânen birer yaldak at ile cân halâs edüp bir aylık yolu çapkun alaşalarımız ile yedi günde Kırım'a selâmetle dâhil olduk. Ammâ şeb [u] rûz,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107b ·
metinde göster ·
… tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya-i kebîr tarzında binâ olunmuşdur. Ammâ iki yan
kapu
ve bir kıble kapusu vardır. Kapu üzre târîhi {budur:
Evvelâ cümleden Kılıç Alî Paşa câmi‘i: Gûyâ câmi‘-i selâtîndir. Leb-i deryâda bir düz vâsi‘ zemînde tahtânî bir câmi‘-i şîrîndir kim İslâmbol'da nazîri yokdur. Hemân tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya-i kebîr tarzında binâ olunmuşdur. Ammâ iki yan kapu ve bir kıble kapusu vardır. Kapu üzre târîhi {budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132a ·
metinde göster ·
… i kebîr tarzında binâ olunmuşdur. Ammâ iki yan kapu ve bir kıble kapusu vardır.
Kapu
üzre târîhi {budur:
Evvelâ cümleden Kılıç Alî Paşa câmi‘i: Gûyâ câmi‘-i selâtîndir. Leb-i deryâda bir düz vâsi‘ zemînde tahtânî bir câmi‘-i şîrîndir kim İslâmbol'da nazîri yokdur. Hemân tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya-i kebîr tarzında binâ olunmuşdur. Ammâ iki yan kapu ve bir kıble kapusu vardır. Kapu üzre târîhi {budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132a ·
metinde göster ·
… ile çıkılır bir daracık tarîkdir kim âdem güc ile bir sâ‘atde urûc eder. Ba‘zı
kapu
önlerinde teneffüs edecek ârâmgâh vardır. Niçe şehbâz bahis ile ârâm etmeden çı …
Leb-i deryâdaki Mehemmed Ağa câmi‘i dibindeki ol dik sokakdan baş yukaru tâ Cihângîr câmi‘i'ne varınca (---) yüz kademe taş nerdübân ile çıkılır bir daracık tarîkdir kim âdem güc ile bir sâ‘atde urûc eder. Ba‘zı kapu önlerinde teneffüs edecek ârâmgâh vardır. Niçe şehbâz bahis ile ârâm etmeden çıkamamışdır. Tâ bu mertebe bir dik yokuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
… a dağlarına varınca bir hafr-ı azîm etdi ve hafrın toprağın iç yüzüne sedd edüp
kapu
yerleri etdi.
Ba‘dehu Battâl Gâzî Şâm gazâlarına gidüp {Kıral-ı bed-fi‘âl Kanator-ı dâl olan} küffâr Kadıköyü'ne bir kal‘a-i metîn binâ etdi. Hâlâ bu hakîrin bâğları içinde burc [u] bârûları esâsları nümâyândır. Andan sonra Üsküdar'ın kara tarafına tâ Çamlıca dağlarına varınca bir hafr-ı azîm etdi ve hafrın toprağın iç yüzüne sedd edüp kapu yerleri etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141b ·
metinde göster ·
… ularkapusu üzre kanatların açmış bir mehîb kuş sûreti vardır. Bu kuş sûretin bu
kapu
üzre tasvîr etmeden rumûz oldur kim kâr [u] kesb dedükleri ber-hevâ tayerân ede …
Ve çâr-kûşesinde kal‘a kapuları gibi metîn ve kavî demir kapuları vardır, şimâle nâzır Sahhâflarkapusu, garba mekşûf Takyacılarkapusu, cenûba meftûh Gazzâzlarkapusu. Ve şarka küşâde Kuyumcularkapusu üzre kanatların açmış bir mehîb kuş sûreti vardır. Bu kuş sûretin bu kapu üzre tasvîr etmeden rumûz oldur kim kâr [u] kesb dedükleri ber-hevâ tayerân eder bir vahşî kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd edebilirsen bu bezâstende kâr edebilirsin demek işâretidir. Ammâ hakkâ ki acâyib rumûz vasiyyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 200a ·
metinde göster ·
… mehterhâne ile bir fıçı bozayı sabâhdan ahşamadak nûş edüp 213b boza fıçısın
kapu
üzre asmışlardı, âyende ve revende temâşâ edüp içine üç âdem sığar fıçı idi.
Sinân bozahânesinin kapusu üstünde zencîr ile asılmış bir bal fıçısı vardır, Zelehor Durası nâm bir Bartın Türk'ü hammâl bahis ile bir günde mehterhâne ile bir fıçı bozayı sabâhdan ahşamadak nûş edüp 213b boza fıçısın kapu üzre asmışlardı, âyende ve revende temâşâ edüp içine üç âdem sığar fıçı idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a–213b ·
metinde göster ·
… ânın pâdişâha ve sadrıa‘zama ve yeniçeri ağasına ve asesbaşı ve subaşıya ve ağa
kapu
kahyalarına ve Galata mollâsına ve Galata voyvadasına ve hamr emînine ve Galata …
Bu meşrûbâtların her biri İslâmbol'un birer köşesinde mahfîdir, erbâbları varup her birinde def‘-i gam edüp cân sohbeti ederler, ammâ mâlların berbâd ederler ve meyhâneciler ey kâr ederler. Ammâ cümle bâde-fürûşânın pâdişâha ve sadrıa‘zama ve yeniçeri ağasına ve asesbaşı ve subaşıya ve ağa kapu kahyalarına ve Galata mollâsına ve Galata voyvadasına ve hamr emînine ve Galata çorbacısına ve'l-hâsıl otuz hâkime bilâ-kazâ sandıklarından mâlların çıkarup cerîme verirler. Azîm mâl hâsıl olacak bir dollâbhâne-i şeytândır kim değme zî-aklın ferâseti ermez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 214b ·
metinde göster ·
… un üzerindeki kullelerde baca ve fürûş mazgal yerleri etmişler kim kaçan düşman
kapu
önüne gelse bâlâdan düşman üzre taş ve kumbara bırağacak delikler vardır. Evvel …
Sene (---) târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve Deli Hasan ve Cennetoğlu nâm celâlîlerin Bursa üzre hücûmların a‘yân-ı Bursa istimâ‘ edüp fermân-ı şehriyâriyle şehrin cânib-i selâsesine burc [u] bârûlu ve kûşe-bendli ve dirsekli ve her tarafı mazgallı yalın kat bir kal‘a-i azîm binâ etmişlerdir, ammâ ol kadar metânet üzre binâ olunmamışdır. Bu dahi Keşiş Dağı ismiyle müsemmâ cibâlin zeylinde şarkdan garba tûlânî bir belde-i mu‘azzamdır. Tûlu kâmil bir fersahdır ve arzı nısf fersahdır ve dâiren-mâdâr iç kal‘a'nın üç tarafın ihâta edüp cümle etrâfı on beş bin adımdır. Der-i dîvârları ol kadar âlî değildir ve Tatarlar Kapusu cânibinde handakı vardır, gayrı câniblerinde handakı yokdur ve handak ihtiyacı yokdur. Zîrâ sulu yir olmağıla düşman gelüp sıfr bulup meteris kazacak alçak yerinden su çıkar. Anınçün handakı yokdur. Ve câ-be-câ kulleler üzre topları ve mazgalları çokdur, ammâ iç kal‘ada cebehâne ve tophâne firâvândır. Her ıydeynde ve donanmalarda azîm şâdmânlar olur. Dizdârı vardır, ammâ iç-el olmağıla bevvâblarından gayrı neferâtları yokdur, ammâ şehrin altı binden ziyâde pâsbânları çokdur. Ve bu aşağı kal‘a'nın dâiren-mâdâr cümle (---) kal‘a kapularıdır. Ba‘zısı demir kanatlı kapulardır, ba‘zıları belvan tahta kapulardır: ammâ her kapunun üzerindeki kullelerde baca ve fürûş mazgal yerleri etmişler kim kaçan düşman kapu önüne gelse bâlâdan düşman üzre taş ve kumbara bırağacak delikler vardır. Evvelâ cânib-i şarka Tatarlar Kapusu ve Filedâr Kapusu şimâle mekşûfdur ve Hasan Paşa Kapusu (---) nâzırdır ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·
… rım Hân gördü kim cümle askeri kendüden yüz çevirüp Timur yanına firâr etdiler.
Kapu
kullarıyla kendüsü yalnız kalup meydân-ı ma‘rekede serbâzlık ve kâr-cengârlık e …
Ba‘dehû hicret-i Nebevî'nin sekiz yüz beşinci senesinde sû’-i tedbîr ve bed-hâh huddâmân re’yiyle Timur Hân, Hind [u] Acem diyârlarından hurûc edüp Yıldırım Hân ile cenge âheng etdükde Yıldırım Hân gördü kim cümle askeri kendüden yüz çevirüp Timur yanına firâr etdiler. Kapu kullarıyla kendüsü yalnız kalup meydân-ı ma‘rekede serbâzlık ve kâr-cengârlık edüp niçe yüz Tatar askerine kılıç yetişdürüp dilâverlik, servlik ve emîrlik ve bahâdırlık ederdi. Lâkin kendüleri iş görmemiş, yara bere yimemiş ve ark atlamamış nâ-tamâm tay ata süvâr olup bir dahi Tatar içre at sürünce atdan tekerlenüp at firâr edüp Tatar içinde piyâde kalup kâmil bir sâ‘at piyâdece Tatar ile ceng edüp tîrkeşinde hadengi kalmayup destinden kılıcı düşünce Tatar, Yıldırım Hân'ın başına üşüp dest ber-kafa kayd-bend ile Timur-ı bî-nûr huzuruna getürüp Timur ayağ üzre kalkup ta‘zîm edüp yanına oturdup "Safâ geldin, felek hâlidir, böyle olur, gam yeme" deyü niçe musâhabet 235a edüp esnâ-yı kelâmda Timur eyitdi "Ey birâder Yıldırım Hân! Senin destinde biz senin gibi ne‘ûzü billah münhedim olup beni senin yanına bu hâl ile getirseler, beni neylerdin" deyince hemân Yıldırım Hân gazabından "Seni demir kafes içine koyup Bursa şehrine götürürdüm" deyince hemân Timur âteş-pâre olup bir demir kafes içinde Yıldırım Hân'ı haps edüp diyâr-ı Acem'e götürmeğe azimet etdi. Üçüncü gün Yıldırım Hân dâğ-ı derûnundan hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ olup demir kafes içre merhûm oldu. Akîbince Çelebi Sultân Mehemmed, kırk bin benâm ve güzîde asker ile cünd-i Timur'a yetişüp eyle bir satûr-ı Muhammedî urup cümle Tatar dendân-ı tîğdan geçüp Timur, Amasiyye câniblerine firâr edüp bakıyyetü's-süyûf olan esîr Tatarlara mürdelerin derilerin yüzdürüp derilerin sâyebân edüp Çelebî Mehemmed Hân, Tatar derilerinin sâyesinde oturup pederinin intikâmın aldı. Hâlâ ol sahrâya "Taşak ovası" derler. Zîrâ Tatar derileri kîrleri ve horde ve türtelleriyle yüzülüp sâyebân olduğundan "Taşak sahrâsı" derler. Ba‘dehû pederinin na‘şını Tatarlar elinden alup, ılgar ile Bursa'ya getirüp babası câmi‘i sahasında defn edüp bir kubbe-i âlî binâ etmişdir, ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234b–235a ·
metinde göster ·
… iret oğulluğu Ketenci Ömer Paşa, Tarabefzûn vâlisi olup pederimiz Ömer Paşa'nın
kapu
kethüdâsı olup hakîri bile Tarabefzûn'a gönderdi.
Cezîre-i Kızılada: Yigirmi mil ihâta eder bir ma‘mûr cezîredir. İkiyüz ma‘mûr Urum hâneleri vardır. Dağları kızıl kızıl olduğundan Kızılada derler. Üsküdar toprağına karîbdir. Bir deyri ve bâğ u bâğçeleri ve cânib-i erba‘asında balık dalyanları vardır. Bu cezîreler sağîr ü kebîr yedi adadır. Cümlesi bostâncıbaşı hükmünde olup Kapudan Paşa eyâletidir. Ana hâs-ı efrâz olunmuşdur. A‘vânlarından subaşıları ve birer yeniçeri yasakçıları vardır. Bu yedi adacıklar İslâmbol'a on sekiz mildir. İzmit boğazıyla Yalova önünde dizilmiş adalardır. Bu hakîr dahi bu yedi aded cezîrelerin mâbeynlerinde yedi gün eyyâmsız serserî gezüp temâşâ ederdik. Âhir Cenâb-ı İzzet tokuzuncu gün bir eyyâm-ı muvâfık verüp bin elli (---) gurresinde İslâmbol'da Odunkapusu'na dâhil olup vâlideynlerimize buluşup dest-i şerîflerin bûs edüp İzmit hedâyâları verüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk. Ba‘dehû İslâmbol içre zu (---) ay zevk u safâ edüp peder-i büzürgvârımızın dünyâ ve âhiret oğulluğu Ketenci Ömer Paşa, Tarabefzûn vâlisi olup pederimiz Ömer Paşa'nın kapu kethüdâsı olup hakîri bile Tarabefzûn'a gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
Ve şimâl cânibi dîvârında Orta Hisâr'a açılır bir kapusu var, taşra şehre çıkar
kapu
budur, gayrı yokdur. Ve bir Uğrun Kapusu dahı var, ammâ dâ’ima mesdûd durur. Hî …
Ve şimâl cânibi dîvârında Orta Hisâr'a açılır bir kapusu var, taşra şehre çıkar kapu budur, gayrı yokdur. Ve bir Uğrun Kapusu dahı var, ammâ dâ’ima mesdûd durur. Hîn-i hâcetde açılır. Ve Orta Hısâr bir tûlânî sûr-ı metîn ve müstahkemdir. İbtidâ bu kal‘anın şark tarafı dîvârında Kulle demekle ma‘rûf kal‘anın Orta Hisâr'a meftûh olan kapusu kurbunda Yeni Cum‘a Kapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a ·
metinde göster ·
kezâlik bu dîvârın şarkîsinin nihâyetindedir. Cümle debbâğların kârhâneleri bu …
Ve ikinci kapu kezâlik bu dîvârın şarkîsinin nihâyetindedir. Cümle debbâğların kârhâneleri bu kapudan taşradır. Anınçün bu kapuya Debbâğlar Kapusu derler. Ve bu kapu önünde bir küçük nehr cereyân eder. Cânib-i şarkdaki Bozdepe ve Lezgi dağlarından cem‘ olup bu tabahâneler içinden geçüp ol mahalde deryâya mahlût olur. Ba‘zı zamân tuğyân üzre cereyân eder. Ve bu Debbağlar Kapusu'ndan taşra Tabbâğlar Çârşûsu içre kârgîr binâ-yı azîmlerle inşâ olunmuş bir cisr-i azîmi var. Bânîsi Sultân Uzun Hasan'dır kim Erzurûm'un cânib-i şarkîsinde Hasankal‘ası sâhibi idi kim Tarabefzûn'a mâlik olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a ·
metinde göster ·
… rhâneleri bu kapudan taşradır. Anınçün bu kapuya Debbâğlar Kapusu derler. Ve bu
kapu
önünde bir küçük nehr cereyân eder. Cânib-i şarkdaki Bozdepe ve Lezgi dağlarınd …
Ve ikinci kapu kezâlik bu dîvârın şarkîsinin nihâyetindedir. Cümle debbâğların kârhâneleri bu kapudan taşradır. Anınçün bu kapuya Debbâğlar Kapusu derler. Ve bu kapu önünde bir küçük nehr cereyân eder. Cânib-i şarkdaki Bozdepe ve Lezgi dağlarından cem‘ olup bu tabahâneler içinden geçüp ol mahalde deryâya mahlût olur. Ba‘zı zamân tuğyân üzre cereyân eder. Ve bu Debbağlar Kapusu'ndan taşra Tabbâğlar Çârşûsu içre kârgîr binâ-yı azîmlerle inşâ olunmuş bir cisr-i azîmi var. Bânîsi Sultân Uzun Hasan'dır kim Erzurûm'un cânib-i şarkîsinde Hasankal‘ası sâhibi idi kim Tarabefzûn'a mâlik olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a ·
metinde göster ·
bu kal‘anın hâ’it-i garbîsinde Zindân Kapusu'dur kim cümle kâtil ve medyûn-ı mü …
Üçüncü kapu bu kal‘anın hâ’it-i garbîsinde Zindân Kapusu'dur kim cümle kâtil ve medyûn-ı müstağrak bu kapu kullesinde mahpûslardır. Ve bu Zindân Kapusu'ndan taşra yine 250b bir kârgîr binâ cisr ile Bâb-ı Zağanos'a ubûr olunur ki bu kantaraya gelecek kal‘a dîvârı dâhilinde mahsub ve ma‘dûddur. Ve Bâb-ı Zindan'dan Bâb-ı Zağanos'a varınca bu cisre muttasıl kal‘a dîvârı uzamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a–250b ·
metinde göster ·
… n hâ’it-i garbîsinde Zindân Kapusu'dur kim cümle kâtil ve medyûn-ı müstağrak bu
kapu
kullesinde mahpûslardır. Ve bu Zindân Kapusu'ndan taşra yine 250b bir kârgîr …
Üçüncü kapu bu kal‘anın hâ’it-i garbîsinde Zindân Kapusu'dur kim cümle kâtil ve medyûn-ı müstağrak bu kapu kullesinde mahpûslardır. Ve bu Zindân Kapusu'ndan taşra yine 250b bir kârgîr binâ cisr ile Bâb-ı Zağanos'a ubûr olunur ki bu kantaraya gelecek kal‘a dîvârı dâhilinde mahsub ve ma‘dûddur. Ve Bâb-ı Zindan'dan Bâb-ı Zağanos'a varınca bu cisre muttasıl kal‘a dîvârı uzamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a–250b ·
metinde göster ·