… vîdir. Bu kapu kullesi içinde bir mescidi var, pencereleri cihân-nümâdır. Ve bu
kapu dibinde
bir demir pencere vardır. Bârân-ı rahmet oldukda cümle kal‘anın seylâbı bu penc …
Bu kal‘a cümle yigirmi altı kulledir ve iki kapudur. Biri cânib-i şarka mekşûf çârsû kapusudur. İki kat demir bâb-ı kavîdir. Bu kapu kullesi içinde bir mescidi var, pencereleri cihân-nümâdır. Ve bu kapu dibinde bir demir pencere vardır. Bârân-ı rahmet oldukda cümle kal‘anın seylâbı bu pencereden taşra cereyân eder. Ve bir kal‘a kapusu dahi cânib-i garba nâzırdır. Kal‘a içindeki yukaru çârsûya çıkar. Bu kapunun iç yüzünde zindân-ı medyûn u kâtildir. Bu kapu mâbeyninde bir tuç âdem pençesi vardır. Salsâl'in elciği imiş. Acâ’ib büyük pençedir. Ve yine bu aralıkda at geymleri, bu dahi iki kat bâb-ı cedîddir. Cümle kal‘a neferâtları bunda dîdebânlık ederler. Dizdâr bu kal‘ada sâkin olup her şeb tablhâne çalınup pâsbânlar "Allah yekdir yek!" deyü feryâd ederler. Zîrâ Eflâk serhaddidir. Husûsan Tuna nehri buz olduğu mahalde cümle ibâdullah zî-kıymet eşyâların aşağı şehirden bu kal‘aya korlar. Tâ bu mertebe serhaddir. Düşman ile beynlerinde ancak nehr-i Tuna vardır. Ve bu kal‘a içre cümle altı yüz hânedir. Cümle kâr-ı kadîm kiremit ile mestûr beyt-i ma‘mûrlardır. Cümleden Çerkes Ömer Ağa hânesi ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113b ·
metinde göster ·
… olup asker-i bî-pâyân derûn-ı kal‘aya girdikten sora Kızılbaş-ı kallâş Karanlıg
kapu dibinde
kapanup cenge âheng edüp içkal‘ada mütehassın olanlar dahi cebehâneye âteş edüp …
Hemân yine azîz, "Beğim, neylersen eyle, Kızılbaş elinden İmâm-ı A‘zam'ımızı halâs eyle. Ba‘dehû Budin'ün muhâfazasına mukayyed olup dâ’imâ hâzır-bâş ol!", deyü niçe bu gûne rümûz-ı künûz-âmîz kelimâtlar ederek Diyârbekr'e gelüp azîze vâfir ihsân edüp bir şey kabûl etmeyüp Diyârbekr'ün hâne-i avârızından ve cizye malzemesinden tenzîl ricâ ederler. Ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup andan Murâd Hân Azîz'ün du‘â-ı hayriyle Bağdâd'a varup hikmet-i Hudâ şeyh hazretlerinin ta‘yîn etdikleri gün ki oldu Tayyâr Mehemmed Paşa şehîd olduğu ân Bağdâd sulh ile feth olup asker-i bî-pâyân derûn-ı kal‘aya girdikten sora Kızılbaş-ı kallâş Karanlıg kapu dibinde kapanup cenge âheng edüp içkal‘ada mütehassın olanlar dahi cebehâneye âteş edüp niçe bin guzât-ı müslimîn ve niçe bin mülâhidîn âteş-i Nemrûd'a göyünüp tayr-ı Ebâbîl kimi havâya tayerân edince hemân Murâd Hân gazaba gelüp "Bre vara vuran Kızılbaşları kılıçdan geçirsinler." deyince yedi sa‘atda kırk iki bin Kızılbaş'un başların şimşîr-i İslâm ile tırâş etdiklerinde Murâd Hân eydür: "Allahu Ekber, Diyârbekir'de Rûmiye şeyhi bu gâzânun böyle olacağın keşf etmiş idi. Hakkâ ki tehî er değil imiş. İnşâallah bu feth [ü] fütûhı tebşîr etdiğiyçün ana çok ihsân ederim." diyerek ba‘del-feth yine Diyârbekr'e gelüp azîz Hazretlerine belegân-mâ-belâğ ihsânlar etdikçe şeyh bir zerre kabûl etmeyüp du‘â ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209a ·
metinde göster ·
bir kulle üzre bir tuç horos var imiş. Tâ Süleymân Hân asrına dek durup görmüş …
Tılsım-ı diğer: Horos kapusu nâmıyla meşhûr kapu dibinde bir kulle üzre bir tuç horos var imiş. Tâ Süleymân Hân asrına dek durup görmüş âdemlerden pederimiz nakl eder:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87a ·
metinde göster ·
… reli yerleri var. Ve cümle elli aded tahta şindire örtülü hâneler var. Ve büyük
kapu dibinde
Tuna'ya nâzır bir küçük müferrih câmi‘i var, cemâ‘ati 96a vefret üzredir.
Ve kal‘ası nehr-i Tuna kenârında şekl-i murabba‘ bir dolma rıhtım binâ palanka-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır. Ve iki aded kapusu var. Biri Tuna kenârında maşrık tarafına nâzır küçük ağaç kanatlı kapudur. Ve biri dahi mağrib tarafında Tuna kenârınca varoş kapusudur kim kal‘anın cânib-i cenûbun nehr-i Tuna döğer, ammâ şimâl cânibi havâleli yerlerdir ve alçak handakları vardır. Bu kal‘ada Beğ sarâyı cümle hânedânlardan ma‘mûr olup Tuna kenârındaki dîvâr üzre müte‘addid kâ‘alar ve gûnâ-gûn teferrücgâh maksûreli yerleri var. Ve cümle elli aded tahta şindire örtülü hâneler var. Ve büyük kapu dibinde Tuna'ya nâzır bir küçük müferrih câmi‘i var, cemâ‘ati 96a vefret üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95b–96a ·
metinde göster ·
Cümle kapukulu ve cümle sipâh ve zâ‘im ve zu‘amâ ve topcıyân ve cebeciyân yukaru iç kal‘ayı döğerken hikmet-i Hudâ iç kal‘a bevvâbları, anlara Elvâhoğulları derler, anlar Sultân Selîm'e haber edüp gerü Matbah kapusun açup Sultân Selîm iç ağaları ve kapukulu ve yedi kubbe vezîri ile iç kal‘aya girirken bir a‘mâ Arab kırk yıl kapu dibinde bekleyüp "Şivey şivey Sultân Selîm", der, yatırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52a ·
metinde göster ·
… dübânlar ile iki yerden çıkılur, bâlâdır. Ve kıble kapularının solu cânibindeki
kapu dibinde
bir musanna‘ şeşhâne ve üstâdâne bir serâmed minâre-i mevzûnu var kim nazîri Mı …
Ve bu câmi‘in nısfından Y 301b mihrâb tarafına altı kademe taş nerdübânlar ile iki yerden çıkılur, bâlâdır. Ve kıble kapularının solu cânibindeki kapu dibinde bir musanna‘ şeşhâne ve üstâdâne bir serâmed minâre-i mevzûnu var kim nazîri Mısır'da ve gayrı diyârda yokdur. Evc-i semâya münkalib olup üç tabaka ve yüz beş kademe bir minâre-i ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301a–Y301b ·
metinde göster ·