… kat-ı ceneral-i kal‘a-i İspilet: Ertesi gün âyîn-i bâtıla-i kadîmeleri üzre bir
kapudanzâde dahi
gelüp hakîri ceneral yanına da‘vet edüp, biz dahi cümle kırk altı aded pür-silâ …
Der-beyân-ı mülâkat-ı ceneral-i kal‘a-i İspilet: Ertesi gün âyîn-i bâtıla-i kadîmeleri üzre bir kapudanzâde dahi gelüp hakîri ceneral yanına da‘vet edüp, biz dahi cümle kırk altı aded pür-silâh tevâbi‘âtlarımızla esb-i sabâ-sür‘at sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân atlara süvâr olup âheste-reviş zeyl-i hisâra vardıkda kal‘a kapusunda olan pâsbân kapudan huddâmlarımıza der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a ·
metinde göster ·
Paşaya on bin guruşluk hedâyâlar ile gelüp buluşup bir nedîm-i şehriyârî olacak …
Hakîkatü'l-hâl ertesi gün Bihke kapudanı dahi Paşaya on bin guruşluk hedâyâlar ile gelüp buluşup bir nedîm-i şehriyârî olacak müdebbir ve mubassır kimesnedir. Paşa hazz edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·
… Ve dükkânlarında metâ‘-ı kâlâ-yı vâlâ fürûht edenler cümle mahbûbdur. Bu kal‘a
kapudanı dahi
cümle birovları ve irşek ve nemeşleriyle krala gelüp yüz yigirmi kîse mâl-ı pâd …
Kenîseleri ve müzeyyen evleri ve müte‘addid hânları ve çârsû-yı bâzârı hûbdur. Ve dükkânlarında metâ‘-ı kâlâ-yı vâlâ fürûht edenler cümle mahbûbdur. Bu kal‘a kapudanı dahi cümle birovları ve irşek ve nemeşleriyle krala gelüp yüz yigirmi kîse mâl-ı pâdişâhî getirüp teslîm etdi ve gitdi. Andan 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
… usundan tâ Beç kapusuna varınca bir şâhrâh-ı azîmdir kim Beç kapusu görünür, bu
kapudan dahi
Komaran kapusu nümâyândır. Ammâ Beç kapusunın yanında bir küçücük kapucuk dahi …
Ve kapusunın birine Beç kapusu derler kim cânib-i garba nâzırdır. Ve birine Komaran kapusu derler, cânib-i maşrıkdan kıbleye meyyâl mekşûfdur. Ve bu Komaran kapusundan tâ Beç kapusuna varınca bir şâhrâh-ı azîmdir kim Beç kapusu görünür, bu kapudan dahi Komaran kapusu nümâyândır. Ammâ Beç kapusunın yanında bir küçücük kapucuk dahi vardır, andan handaka enilüp su alınır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… an ceng ede ede küffârın iki firkatesin alup küffârları suya dökülünce Üstürgon
kapudanı dahi
firkateleriyle kâfire yetişüp ol ân "Allâh Allâh" deyüp kâfire girişüp öte tara …
Beri asker-i İslâm tarafından Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa askeriyle ve sâ’ir guzât ile küffâra yetişüp der-ceng-i evvel Seydîzâde Mehemmed Paşa bir dar boğazda küffârın önün alup küffâr Tuna'dan Mehemmed Paşa karadan ceng ede ede küffârın iki firkatesin alup küffârları suya dökülünce Üstürgon kapudanı dahi firkateleriyle kâfire yetişüp ol ân "Allâh Allâh" deyüp kâfire girişüp öte tarafdan Kanbur Paşa ve Hüseyin Paşa beri tarafdan Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Tuna içre Üstürgon kapudanı cümle asker küffâr-ı hâksârı Tuna nehri ortasında ortaya alup ân-ı sâ‘atde on iki pâre küffâr gemilerin bin altı yüz kadar küffârlarıyla feth edüp ser-nigûn haçlı peykeriyle gemileri Üstürgon altına getirüp Sadrıa‘zam huzûrunda şâdımânlar olup paşalara ve Tuna kapudanlarına hil‘at-i fâhireler verilüp gemileri Üstürgon altında limana bağlayup cümle küffârları Üstürgon zindânında haps-i ebed etmek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29a ·
metinde göster ·
… karşu tarafdaki Küpeşte(?) kal‘asına ve Vidin beği dahi tüfengliler koyup Tuna
kapudanı dahi
gemileriyle bu İnlik boğazında on iki pâre firkateleriyle palpa aleste hâzır ol …
Bu mahaller bir acâ’ib dar fenâ boğazdır kim Tuna'nın iki tarafı evc-i semâya ser çekmiş yalçın kayalar üzre karşu karşuya kâfir zamânı iki dâne kal‘alar var kim gûyâ her biri derbend-i mâşâdır, ammâ hâlâ bu iki aded kal‘aların içlerinde âdem ve âdemî-zâd yokdur. Lâkin Tuna gemileri bu mahalde geçdiklerinde "Gemileri Tuna haydudu basup bu boğazda gâret etmesin" deyü İrşova beği bu İnlik kal‘asına ve karşu tarafdaki Küpeşte(?) kal‘asına ve Vidin beği dahi tüfengliler koyup Tuna kapudanı dahi gemileriyle bu İnlik boğazında on iki pâre firkateleriyle palpa aleste hâzır olup Tuna gemilerin bu hâl üzre geçirmeğe cümle beğler ve kapudanlar me’mûrdur, zîrâ bu İnlik kal‘aları boğazı Tuna üzre hakkâ ki girdâb-ı mûhişdir, zîrâ bu boğazda her zamân Tuna kâfirleri gemileri basup nehb ü gâret eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95b ·
metinde göster ·
Alâmet-i diğer: Ve mezkûr büyük kapudan içeri orta
kapuda dahi
içeri iç yüzünde kapu kemerinin altında bir kalın balık eğegisi kemiği var, kâm …
Alâmet-i diğer: Ve mezkûr büyük kapudan içeri orta kapuda dahi içeri iç yüzünde kapu kemerinin altında bir kalın balık eğegisi kemiği var, kâmil on beş arşın tavîl balık kemiğidir kim ibret-nümâdır. Zencîrler ile kapu kemeri altında maslûbdur. Ammâ böyle bir balık kemiğini Alman vilâyetinin Danimarka vilâyetinde seyr etdim, kâmil yetmiş adım kaddi bir üstühân-ı mâhî olup amûd-ı kebîr-misâl kalın idi, ammâ bu Moton kal‘asındaki dahi ibret-(...) idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269a ·
metinde göster ·
Ve beş aded kapudanlarının dahi kelleleri kesilüp cümle guzât-ı müslimîne ihsân [u] in‘âm ve çelengler bezl olup cemî‘i mecrûhlara nân-pâreler verilüp niçe iş erlerine şehîd olan mîr-i mîrânların eyâletleri tevcîh olup ordu-yı İslâm içre taraf taraf sürûr [u] şâdımânîler olup bakıyyetü's-süyûf olan küffâr-ı hîlekârlar mecrûh menkûb kal‘aya teveccüh edüp "Meded bizi tut yâ Îsâ" deyü ricâ etdiklerinde ricâların Hazret-i Îsâ tutup niçe yüzünü Seydîzâde Mehemmed Paşa'ya verdi. Niçe yüzünü tutup Konakçı Kara Alî Paşa koluna verdi. Ve niçe yüzünü Yanyalı Bebr Paşa koluna verüp anlar dahi kayd-bend ile cümle küffârı cümle gâziyânlarıyla tekrâr bir alay-ı azîmler ile üç aded mîr-i mîrânlar huzûr-ı Sadrıa‘zama gelüp cümle askerine ihsân [u] in‘âmlar olup paşalarına hil‘at-i fâhireler geydirilüp herkes merkezlerine revâne olup guzât-ı mücâhidân içre bir gûne dahi ferah şâdîler oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 295b ·
metinde göster ·
… ezîreye gönderdikleri rehinlerimiz olan paşa ve ağavâtların yerlerine kırk aded
kapudanların dahi
kal‘ada rehin alıkoyup cümle küffâr şikeste beste meksûrü'l-bâl ve dil-haste ve …
Haberin sıhhati alınup cümle guzât yine meterislerde ol gece kalup ertesi gün sene 1080 mâh-ı Cemâziye'l-evveli'nin gurresinde yevm-i Cum‘ada kuşluk vaktinde cümle altı bin altı yüz altmış altı aded kal‘a ve sâ’ir cebehâneler ve sâ’ir hazâ’in ve mühimmât anbârlarının cümle miftâhların vekîl-i pâdişâh-ı âlem-penâh olan fâtih-i Kandiye Fâzıl Ahmed Paşa'ya miftâhları teslîm edüp cenerali ve kapudanları cümle a‘yân-ı kibâr ile vedâlaşup gideceklerinde karşu cezîreye gönderdikleri rehinlerimiz olan paşa ve ağavâtların yerlerine kırk aded kapudanların dahi kal‘ada rehin alıkoyup cümle küffâr şikeste beste meksûrü'l-bâl ve dil-haste ve mecrûh ser kec-gerdân olup köse sakalların yolarak ve parmakların ba‘zıları gözlerine sokarak niçesi
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
garb tarafına Namâzgâh kapusu var. Bu dahi üç kat hadîd-i cedîd kapulardır. Bu …
Ve bu kapudan dahi garb tarafına Namâzgâh kapusu var. Bu dahi üç kat hadîd-i cedîd kapulardır. Bu tarafda Namâzgâh meydânıyla kal‘a mâbeyninde yüz adım tûlu ve yigirmi adım arzı bir alçak kal‘a handakı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354a ·
metinde göster ·