deyü bu gûne arzlar ve gûnâ-gûn feryâdnâmeler kırâ’at olunup mefhûmu ma‘lûm olunca bu arzları Kara Mustafâ Paşa telhîs ile Pâdişâha gönderüp ol dahi kırâ’at edüp ol an Kara Mustafâ Paşa ile Kapudan Siyâvuş Paşa ve Tershâne kethudâsı Piyâle Kethudâ ve yetmiş aded deryâ beğlerinden Bekir Paşa ve Hüsâm Paşa ve Abdurrahmân Paşa ve Köse Alî Paşa ve Memi Paşa ve Ca‘fer Paşa ve Kâsım Paşa ve Cığaloğlu ve Hüsâmoğlu ve Moralı Maryoloğlu Mustafâ Paşa ve Hasan Beğ ve Manca Çarıkoğlu ve Elvân Kapudan ve Melemenlioğlu ve Mustafâ Korsa kapudanlar ve'l-hâsıl yetmiş aded deryâ beğleri ve Tershâne-i âmîrenin maslahat-güzâr iş-erleri ve ser-i kârda olan umûr-dîde ihtiyârları ba‘de'l-meşvere "Tershâne-i âmîrenin her gözünde birer yarar başdarda ve sâ’ir vâsi‘ yerlerde yigirmi aded seksener marankoz arşını çekdirir mavunalar binâ oluna" deyü fermân-ı şehriyârî olup Rûznâmeci İbrâhîm Efendi yediyle hazîne mührüyle memhûrlu Kapudan (---) Paşa'ya ve Tershâne kethudâsına ve Tershâne emîni Sâlih Efendi'ye iki bin kîse-i Rûmî verüp mühimmât [ü] levâzımâta masrûf etmeğe başlayup cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'a asker sürmeğe Dergâh-ı âlî kapucubaşıları gidüp beri tarafda Tershâne dîvânhânesi kurbünde beş göz tershâne var idi, anları münhedim edüp üç aded göz yapdılar kim her biri birer kârbânsarây-misâldir. Anların içinde bizzât sa‘âdetlü pâdişâha mahsûs bir pâre mücevher taht-ı sultânü'l-bahr başdarda ve iki aded yeşil melek mavunalara bism-i İlâh ile mübâşeret olundu. Her keştînin kıçları tershâne gözlerinin evce ser-çekmiş tâk-ı Kisrâlarına berâber idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a ·
metinde göster ·
… âsımpaşa: Bu şehr-i azîmin halkı üç fırkadır. Bir sınıfı askerî tâ’ifesidir kim
kapudanlar
ve azebistân vardiyanlar ve resenbâz keştîbân dayılardır. Cümle Cezâyirli esbâb …
Der-vasf-ı ahâlî-i şehr-i Kâsımpaşa: Bu şehr-i azîmin halkı üç fırkadır. Bir sınıfı askerî tâ’ifesidir kim kapudanlar ve azebistân vardiyanlar ve resenbâz keştîbân dayılardır. Cümle Cezâyirli esbâbı geyüp kırmızı fes üzre kafesî destâr ve eyinlerine burnus ve demir-koparan ve kapod ve gûnâ-gûn parankona dolamalar ve bellerinde çatal pala bıçaklar ve ayaklarında tomaklar ve ba‘zılar baldırı çıplak serenbâz, cündebâz cünûd-ı gâzîyândır. Bu askerin cümlesi (---) güzîde askerdir. Kânûn-ı Süleymânî üzre senevî mevâcib-i kâmilleri üç bin yetmiş kîse mâldır. Tershâne dîvânında kapudan paşa huzûrunda her üç ayda bir mevâcib alırlar güzîde askerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127a ·
metinde göster ·
… ıkarak ve gemilerin filandıralarla ve bayraklarla ve kapudan fenerleriyle cümle
kapudanlar
at başı berâber alay çavuşları yerine ba‘zı dayılar silisre düdükleri çalarak s …
"Eyya mola ya mola" diyerek yine kızaklar üzre gemilerin çekerek top u tüfengler atarak feryâd [ü] figânları göğe çıkarak ve gemilerin filandıralarla ve bayraklarla ve kapudan fenerleriyle cümle kapudanlar at başı berâber alay çavuşları yerine ba‘zı dayılar silisre düdükleri çalarak saf saf alay gösterüp ubûr ederler. Ardları sıra sekizer kat mehterhâneler çalınup güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
rağbet ü iltifâtların göricek cümle esnâfa rağmen, bâ-husûs nizâ‘ları olan kass …
Pâdişâh-ı Cem-cenâbın, bu kapudanlar rağbet ü iltifâtların göricek cümle esnâfa rağmen, bâ-husûs nizâ‘ları olan kassâb tâ’ifesine ve akrânları olan Karadeniz re’îslerine tafaddulen mâl-ı Kârûn bezl edüp bir alay-ı azîm etmişlerdir kim tahrîr mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… içe bin levendât keşân-ber-keşân sadâ-yı "ya moli" ile çeküp ardları sıra cümle
kapudanlar
üç bin aded idi ve bin kalyon ve altı yüz barça ve iki bin şayka ve karamürsel …
Dûd-ı siyâh hevâya münkalib oldukdan sonra cümle guzât-ı müslimîn kâfir gemilerine dökülüp ganîmetler alup mahbûb Freng oğlanların şikâr alup gerdânlarından bûs ederek ve sakallı keferelerin kayd [u] bend ederek cümle küffârın haçlı bayrakların baş aşağı edüp gülbâng-i Muhammedî çekerek kâfir gemilerin yedeğe alup bir tarafda Âl-i Osmân tabılları bir tarafda esîrlerin tabl [u] erganûn luturyanî boruları çalınarak yine gemileri niçe bin levendât keşân-ber-keşân sadâ-yı "ya moli" ile çeküp ardları sıra cümle kapudanlar üç bin aded idi ve bin kalyon ve altı yüz barça ve iki bin şayka ve karamürsel ve gayrı keştîler idi ve neferâtları cümle yigirmi bin idi. Bu cem‘iyyet-i keştîbân bir pâdişâh-ı Cem-cenâb asrında olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… ur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded
kapudanlar
çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfit …
Bunların dahi pîrleri Hazret-i Nûh'dur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi harbeleri ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önlerinde gemilerinin zerdûz münakkaş ibret-nümâ gûnâ-gûn sancaklar ve bayraklar ve filandıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle kapudanlar semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
Bunların dahi pîrleri Hazret-i Nûh'dur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi harbeleri ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önlerinde gemilerinin zerdûz münakkaş ibret-nümâ gûnâ-gûn sancaklar ve bayraklar ve filandıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle kapudanlar semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… ndıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle
kapudanlar
semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Bunların dahi pîrleri Hazret-i Nûh'dur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi harbeleri ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önlerinde gemilerinin zerdûz münakkaş ibret-nümâ gûnâ-gûn sancaklar ve bayraklar ve filandıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle kapudanlar semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
ve kral u zâdeler ve cümle kefere vü fecerenin iş erleri hedâyâ ile Piyâle Paşa …
Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mâ-tekaddem kal‘asını Dobruca kralı oğlu Filvara binâsıdır. Mehîb ü sa‘b u kavî kal‘a imiş. Sene (---) târîhinde Yıldırım Hân feth etmede usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim edüp taşların Karadeniz'e dökmüşdür. Hâlâ leb-i deryâda bir püşte-i âlî üzre rahnedâr olmuş sûrunun temelleri zâhir ü bâhirdir. Ol asrda bu kal‘a küffârı gemilerine süvâr olup Kefe kal‘asında Ceneviz kralına firâr ederler. Zîrâ ol asırda Karadeniz sâhilinde olan yedi yüz yetmiş pâre kal‘aların cümlesi Ceneviz kralı hükmünde idi, illâ İslâmbol kurbunda Terkoz kal‘ası ve Amasra kal‘ası ve Sinop kal‘ası ve Tarabefzûn kal‘aları Kostantin Urûmu elinde idi. Ba‘dehû Kefe kal‘asını ve Azak kal‘asın dahi Sultân Bâyezîd-i Velî be-dest-i Gedik Ahmed Paşa feth edince Karadeniz etrâfında aslâ Ceneviz küffârının alâkası kalmayup emân ile İslâmbol Boğazı'ndan taşra cezîre-i Sakız'larına gidüp ol cezîre-i müzehhebi dâr-ı bevâr edindiler. Tâ Süleymân Hân asrına dek anda sâkin olup ba‘dehû sulha mugâyir işler görüp keştîler ile Mısr'a giden huccâc-ı Müslimîni esîr etmeleri sebebiyle Süleymân Hân'ın fermân-ı şerîfleriyle Koca Piyâle Paşa yüz yetmiş pâre kadırga ile cezîre-i Sakız mukâbelesinde Çeşme nâm Anadolu kenarında lenger-endaht olup yatdı. Beri tarafda küffâr-ı bedgirdâr-ı murdâr âlet-i mülâhaza mu‘tâd-ı bed-hâhları üzre cümle kapudanlar ve kral u zâdeler ve cümle kefere vü fecerenin iş erleri hedâyâ ile Piyâle Paşa'ya buluşup hedâyâları makbûle geçdikden sonra Piyâle Paşa'ya bir kaç piyâle bâde nûş edüp eydür "Bre kâfirler, bu Sakız cezîresi huccâc-ı Müslimînin ve gayri ibâdullahın memerri ola. Niçün âyende vü revende tüccâr, züvvâr mahlûk-ı Hudâyı rencîde-i hâtır edüp dil-haste ü şikeste-beste edersiz?. Tiz pâdişâha bu Sakız cezîresin teslim edin. Yohsa cümlenizi şimdi dendân-ı tîğdan geçiririm" deyü kasem-billah edüp hedâyâ ile gelen yedi yüz aded iş erlerin bi'l-cümle kayd-bend edüp Bismillah ile "Tevekkülen ala'llah!" deyüp salpa demir isa'seren sebük yelken edüp cezîre-i Sakız'ın Kiremitlik nâm mahalde lenger bırağup der-akab karaya asker ve balyemez top çıkarup kayd-bend etdüğü kral zâdelerden vâveylâ ve vâveledâ mektûblarıyla "Elbette kal‘ayı veresiz, yohsa sarhoş Piyâle'nin piyâlesi elde iken bizim peymânımız dahi doldurup ecel câmın bize nûş etdirir ve sizlere kal‘a-i Sakız içre zevk-i dünyâyı ferâmûş etdirir" deyü üsârâ küffârlardan bu gûne varak alup ber-mu‘tâd elçi ile kal‘a-i Sakız'a gönderüp küffâr-ı murdâr bu hâli istimâ‘ edince hey kralzâdelerimiz ve cümle a‘yân-ı devletimiz kılıçdan geçer, havfiyle bi-emri Hüdâ cümle küffâr-ı Ceneviz meşveret ile vere verüp akd-i sulh edüp kal‘a-i Sakız'ı Piyâle Paşa'ya cümle cebehânesi ve hazîneleriyle teslîm edüp kendiler Malta hükmünde olan cezîre-i Rodos'a gemileriyle yıkılup dâr-ı bevârlarında karâr edüp kaldılar. Feth-i târîh-i Sakız (---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125b ·
metinde göster ·
… halâs olup Özü'den müjde ile Akkirmân'da Paşa'ya bu kadar bin baş ve diller ve
kap[u]danlar
ve hatmanlar ve cebehâneler ile Melek Paşa efendime geldim. Anlar dahi bu kadar …
"Sultânım, Melek Ahmed Paşa karındaşınızdan ve Özü kal‘asın kâfir muhâsara edüp yedi gün yedi gece ceng etdiğimizden sonra dörd gündür kal‘a kâfir elinden halâs olup Özü'den müjde ile Akkirmân'da Paşa'ya bu kadar bin baş ve diller ve kap[u]danlar ve hatmanlar ve cebehâneler ile Melek Paşa efendime geldim. Anlar dahi bu kadar kelle ve kapudanlar müjdesiyle hakîri cenâb-ı şerîfinize gönderüp dördüncü günde geldim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 63b ·
metinde göster ·
… lar ve cebehâneler ile Melek Paşa efendime geldim. Anlar dahi bu kadar kelle ve
kapudanlar
müjdesiyle hakîri cenâb-ı şerîfinize gönderüp dördüncü günde geldim" dedikde,
"Sultânım, Melek Ahmed Paşa karındaşınızdan ve Özü kal‘asın kâfir muhâsara edüp yedi gün yedi gece ceng etdiğimizden sonra dörd gündür kal‘a kâfir elinden halâs olup Özü'den müjde ile Akkirmân'da Paşa'ya bu kadar bin baş ve diller ve kap[u]danlar ve hatmanlar ve cebehâneler ile Melek Paşa efendime geldim. Anlar dahi bu kadar kelle ve kapudanlar müjdesiyle hakîri cenâb-ı şerîfinize gönderüp dördüncü günde geldim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 63b ·
metinde göster ·
… e topları alaydan sonra anlara teslîm edelim. Ve Kapudan paşa tarafından birkaç
kapudanlar
ile elleri kırbaçlı ve Silisreli vardiyânları bile gelüp kâfirler keşân ber-keş …
{Hakîr eyitdim}: "Sultânım, asesbaşı ve subaşıya tenbîh buyurun. On bin meyhâneci ve bakkal ve çakkal ve Arnavud bozahâneci kefereleri ve yüz aded Sirem arabaları dahi gelüp cümle bin üç yüz arabalar olup cebecibaşı ve topçubaşıdan dahi birkaç çorbacılar neferâtlarıyla alaya çıkup cebehâne ve topları alaydan sonra anlara teslîm edelim. Ve Kapudan paşa tarafından birkaç kapudanlar ile elleri kırbaçlı ve Silisreli vardiyânları bile gelüp kâfirler keşân ber-keşân çeküp ba‘de alay Tershâne-i âmireye götüreler" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a ·
metinde göster ·
… önünde döküp cebeciler cebehâneleri ve topçular topları ve imrahorlar atları ve
kapudanlar
esîrleri Tershâne'de San Pavla zindânına ve kral oğlunu Yedikulle'ye cümle götü …
Netîce-i kelâm asrımızda bu tertîb üzre böyle üsârâ ve mâl-ı ganâ’im gelmemişdir. Pâdişâh görünce hazzından ayak üzre kalkup "Dahi tabıl çalsınlar" deyü fermân etdiklerinde dahi ziyâde tabıllar çalınup tâ Bâb-ı Hümâyûn önüne varup fermân üzre cümle kelleleri Bâb-ı Hümâyûn önünde döküp cebeciler cebehâneleri ve topçular topları ve imrahorlar atları ve kapudanlar esîrleri Tershâne'de San Pavla zindânına ve kral oğlunu Yedikulle'ye cümle götürüp andan kelle getiren Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Zühdü Efendi'ye birer hil‘at geydirüp andan üsârâları yine alay ile Bâğçekapusu'ndan bostâncıbaşı kayıklarıyla kasden Galata {kâfirleri} önünden ve Unkapanı ve Fener ve Balat {kapuları} önünden tabıllarıyla geçirüp Tershâne'de küreğe götürdüler. 65a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b–65a ·
metinde göster ·
… â ederek gelüp Kilis sahrâsında meks edüp Der-i Devlet'e bu kadar kelle ve esîr
kapudanlar
(---) Ağa ile gönderilmiş idi" deyü cevâb verdim. Köpürlü eyitdi,
"Vallâhi sultânım, Venedik Körfezi nihâyetinde lisân-ı Talyan söyleşir yüz bin kavm olur. Nısfı Venedik'e tâbi‘dir, nısfı Nemse kralına tâbi‘ olanı sulha mugâyir olmasın içün gâret etmeyüp, ammâ Venedik'e tâbi‘den bin kadar esîr ve mâl-ı ganâ’im alınup, ba‘dehû kal‘a-i Zadra altına gelüp Kırka sancağı içinde biz harâb kal‘alarımız temâşâ ederek gelüp Kilis sahrâsında meks edüp Der-i Devlet'e bu kadar kelle ve esîr kapudanlar (---) Ağa ile gönderilmiş idi" deyü cevâb verdim. Köpürlü eyitdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
… Nemse çâsâr-ı nâçâr hâlâ cümle ümerâ-yı küffârlara ve cemî‘i goroflara ve cümle
kapudanlar
ve banlara papinteler, ya‘nî hatlar gönderüp kal‘a-i Yanova ve Göle kal‘aları ü …
Ve bir büyük kapudanları kırk nefer kefereleriyle esîr düşüp inşâ’allâh anı da huzûr-ı şerîfe gönderirim. Ol esîr kapudanın cevâbı üzre Nemse çâsâr-ı nâçâr hâlâ cümle ümerâ-yı küffârlara ve cemî‘i goroflara ve cümle kapudanlar ve banlara papinteler, ya‘nî hatlar gönderüp kal‘a-i Yanova ve Göle kal‘aları üzre hareketleri var. Husûsan Rim Papa dedikleri nâ-pâk melâ‘în-i bî-mu‘în ki re'îs-i kıssîsân kallâş bu sanki millet-i Mesîhiyyenin küfr âyînini icrâ edüp riyâzet ile kadîd olan bî-dîn yedi kral ki Donkarkız ve Danimarka, Filimenk, İsfaç, Çeh, Leh banlarının kral-ı menhûslarına la‘netnâme-i Marya kot kapurhandlar yazup cümle melâ‘înler müttefik ve müttehid {olup} niçe turrehât-ı bed-nesâyih küfr-âmîz ve gûnâ-gûn dalâlet-engîz bed-vasiyyetler yazup Türk üzre sefer edelim deyü cenge tergîb edüp hâlâ papa mel‘ûnun fitne ve fesâda terğîbi sebebiyle Erdel vilâyetinde Rakofçi kral ve Kemen Yanoş la‘înler nehr-i Tisa kenârında Huşvâr kal‘ası altında yüz bin kâfir fecereler cem‘ olduğu giriftâr olan keferelerden istimâ‘ olunup ve Budin Vezîri Seydî Ahmed Paşa karındaşımızdan hakîre mektûblar gelüp esîrlerin cevâblarına mutâbık olduğundan Seydî Ahmed Paşa'nın mektûbların dahi sultânıma göndermişdir. Manzûr-ı sa‘âdet-me’âbları olup Erdel'e ve Vârat câniblerine ve şarbatak ve Segelhît câniblerine asker-i deryâ-misâl ile azîmet etmeğe bezl-i himmet buyurasız, ve's-selâm" deyü mektûb hatm-i kelâm olup, Zirinoğlu mektûbu dahi bu bu siyâk [u] sibâk üzre idi. Köpürlü bu mektûblardan şâd [ü] handân olup sefer açmak sevdâsında olup hakîre eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b ·
metinde göster ·
… Zolomioğlun getirüp fakîr kefere yüz bin feryâd [u] nâlişler edüp atarken cümle
kapudanlar
ve irşek ve bıtrîk ve şaglar ricâ edüp halâs edüp yine zindâna girirken hemân H …
Hüseyin Odabaşı eydir; "Kemen Yanoş'un kral olduğundan Âl-i Osmân pâdişâhının izni ve haberi yokdur. Kanûn üzre kral değildir, bir zorba âsîdir. Şimdi bu sefere anın içün geldik, ammâ bize de karşu duramayup kaçup gezer. Biz anı kral istemeziz, bu Zolomioğlu'nu verin götürüp kral ederiz" dedikde, hemân kapudan-ı la‘în-i bî-îmân gazab-âlûd olup hemân fakîr Zolomioğlu'nu kal‘adan aşağı atmağa (atmağa) fermân edüp evce berâber kal‘a kenârına Zolomioğlun getirüp fakîr kefere yüz bin feryâd [u] nâlişler edüp atarken cümle kapudanlar ve irşek ve bıtrîk ve şaglar ricâ edüp halâs edüp yine zindâna girirken hemân Hüseyin Odabaşı Zolomioğlu'na sarılup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12b ·
metinde göster ·
… p cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânların destlerin bûs edüp ba‘dehu cümle mevcûd olan
kapudanlar
kraldan el öpüp bî‘at etdiler.
"Vallâhi bu ey kral-ı müstakîm olur, zîrâ Süleymân Hân'ın bunlara nazarı ta‘alluk etmişdir" deyüp hemân dîvân-ı pâdişâhîde muhzır ağanın başından Melek Paşa kuka süpürgesin alup kral olacağın başına kukayı Bism-i İlâh ile geçirüp kralın elinden Melek yapışup zor-a-zor serdârın elin öpdürüp kralı bir iskemle üstüne Melek oturdup bir Fâtiha tilâvet edüp Apopi Mihal müstakil kral nasb olunup ibtidâ çavuşbaşı ve sâ’ir dîvân çavuşları krala mübârek-bâd iltiyâmları edüp andan kral iskemleden kalkup cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânların destlerin bûs edüp ba‘dehu cümle mevcûd olan kapudanlar kraldan el öpüp bî‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b ·
metinde göster ·
… irkateler ile sallara yetişüp baltalar üşürüp ve bendlerin kesüp her bir drahtı
kapudanlar
askeri ve Kanbur Mustafâ Paşa askeri üşüp birer kenâra ağaçları bağlayup ân-ı s …
Hikmet-i Hudâ ol gün nehr-i Tuna üzre kâfirin kal‘a-i Komaran'ından berü niçe bin kütük ve niçe yüz bin sallar ve niçe bin dıraht-ı müntehâlar Tuna ile cereyân ederek sehel kaldı kim mezkûr dırahtlar cisre uğrayup kıra. Hemân Tuna kapudanları firkateler ile sallara yetişüp baltalar üşürüp ve bendlerin kesüp her bir drahtı kapudanlar askeri ve Kanbur Mustafâ Paşa askeri üşüp birer kenâra ağaçları bağlayup ân-ı sâ‘atde cümle asâkir-i İslâm mezkûr dırahtları yağmâ edüp ordu-yı İslâm odun ile ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
… cümle kâfirleri ricâları üzre tutup asâkir-i İslâma kelle ve paçaların ve niçe
kapudanlar
ve goroflar ve banlar ve herseklerin askere teslîm etdiler.
Hazret-i Îsâ dahi ricâların kabûl edüp ve ricâlü'l-gayb dahi imdâd edüp cümle kâfirleri ricâları üzre tutup asâkir-i İslâma kelle ve paçaların ve niçe kapudanlar ve goroflar ve banlar ve herseklerin askere teslîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
… Paşaoğlu gürûhunda hemân iki bin altmış aded câmlı hınto arabalar içre bu kadar
kapudanlar
ve duhter-i pâkîze ahterler ve ol kadar kâlive avretler ve her arabalarda ol ka …
Ve bu Hacıkey Paşaoğlu gürûhunda hemân iki bin altmış aded câmlı hınto arabalar içre bu kadar kapudanlar ve duhter-i pâkîze ahterler ve ol kadar kâlive avretler ve her arabalarda ol kadar akmişe-i fâhireler ve ol kadar emti‘a-i nâdireler ve ol kadar kimyâb makûlesi zî-kıymet eşyâlar var idi kim hadd [ü] hasrın Allâhu mu‘tî bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
… a‘de'l-ceng bu kadar mâl-ı hazâ’in ve cebehâne ve bu kadar kelleler ve bu kadar
kapudanlar
ile yüz aklığı edüp geldiğimizde im‘ân-ı nazar ile görürdüm ki elbette Sadrıa‘z …
Ve Budin altında [ve] Yanık kal‘ası altında baş dil almağa gidüp kâfirden bir baş dil alamayup geldiğimizde ve ibtidâ Ciğerdelen sahrâsında beş sâ‘at ceng edüp nîm sâ‘at yerden bize imdâd gelmediğinden ve ba‘de'l-ceng bu kadar mâl-ı hazâ’in ve cebehâne ve bu kadar kelleler ve bu kadar kapudanlar ile yüz aklığı edüp geldiğimizde im‘ân-ı nazar ile görürdüm ki elbette Sadrıa‘zamın derûnunda gıbta olup bu İbrâhîm Paşa'yı katl eder, derdim. Kırk güne kalmayup âhir-i kâr re’îsi ve dâmâdı İbrâhîm Paşa'mı bu yüzden şehîd etdiler. Ruhlarıyçün Allâh rızâsıyçün el-fâtiha.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116a ·
metinde göster ·
… ra ve arabalara bindirüp bir alay-ı azîm ile ve bu kadar üsârâ ve mâl-ı ganâ’im
kapudanlar
ile gürûh gürûh Sadrıa‘zam otağı önünden kerr ü ferrimizle ubûr edüp cümle (--- …
Ertesi gün sene 1074 (---)(---) günü Sadrıa‘zam alay-ı azîm ile bizim meks eylediğimiz ormanistân önünden ubûr edüp bize karîb bir fezâda cemî‘i asâkir-i İslâm ile meks-i hıyâm etdiklerinde bizim asker dahi cümle atlanup cemî‘i esîrleri atlara ve arabalara bindirüp bir alay-ı azîm ile ve bu kadar üsârâ ve mâl-ı ganâ’im kapudanlar ile gürûh gürûh Sadrıa‘zam otağı önünden kerr ü ferrimizle ubûr edüp cümle (---) aded esîr ve sağîr u kebîr ve cümle iki bin altmış aded araba yükü mâl-ı ganâ’im ve cümle on bir bin (at) atlar ile ordu-yı İslâm içre ubûr ederken guzât-ı müslimîn içre bir sürûr u hubûr ve bir ganîmet-i vüfûr oldu kim cemî‘i guzât-ı muvahhidîn tâze cân bulup şâdımân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 6a ·
metinde göster ·
"Sad bârekallâh, merhabâ ey yüz aklığı edüp eyi katanalar ve yarar kapudanlar düşürmüşsüz, hemân ucuz vermen" deyü ba‘zı dostlar esîr kapudanların bahâların takdîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… nın içün dahi hayli nizâ‘ etdik. Âhır-ı kâr kânûndur deyü aldılar. Ammâ "Ol iki
kapudanlar
da onar bin altun gelir" deyü ümîdimiz var idi. "May bali, olmaya illâ hayr" de …
Ve iki bayrak kapudanın "Sa‘âdetlü pâdişâh esîridir" deyü aldılar, anın içün dahi hayli nizâ‘ etdik. Âhır-ı kâr kânûndur deyü aldılar. Ammâ "Ol iki kapudanlar da onar bin altun gelir" deyü ümîdimiz var idi. "May bali, olmaya illâ hayr" deyüp ığmâz-ı ayn etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… n ardı sıra benim iç oğlanlarım yürüsünler. Ve cümle sipâhîlerim ve goroflar ve
kapudanlar
ve irşekler ve beğlerim paşanın önü sıra gitsin’, deyü çâsâr buyurdular" deyinc …
"Sultânım çâsârın size selâm-ı firâvânları oldur kim ‘Alaylarıyla kal‘amıza girirken sancağ u bayrakları ve alemlerin açmasınlar ve sancak sırıkların kaldırmasınlar ve omuzlarında götürmesinler, zîrâ kal‘a kapusu alçakdır. Ve mehterhânesin çalmasınlar ve benim mehterhânem paşanın önü sıra çalınsın. Ve bizim sultânzâdeler ve vüzerâzâdeler paşanın önü sıra gitsinler ve paşanın ardı sıra benim iç oğlanlarım yürüsünler. Ve cümle sipâhîlerim ve goroflar ve kapudanlar ve irşekler ve beğlerim paşanın önü sıra gitsin’, deyü çâsâr buyurdular" deyince ol ân paşa bir âteş-pâre olup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b ·
metinde göster ·
Andan gayri hil‘atleri gayri vüzerâlarına ve ümerâ ve iş erleri ve
kapudanlar
ve komsarlar ve irşekler ve şaglarına hil‘atleri cümle geydirüp dîvân-ı kralda …
Andan gayri hil‘atleri gayri vüzerâlarına ve ümerâ ve iş erleri ve kapudanlar ve komsarlar ve irşekler ve şaglarına hil‘atleri cümle geydirüp dîvân-ı kralda bir sürûr-ı şâdımân olup cümle hedâyâlar gâyet makbûle geçüp andan cümle zerdûz hâlîçe-i harîr-i münakkaşlar huzûr-ı çâsâra gelüp tarfetü'l-ayn içre bu hâlîçeleri dîvânhânenin dîvârlarına gerdiler. Andan sonra cümle ağavâtlar ba‘de'l-hedâyâ aşağı dîvânhânelerine gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
… le palpa aleste hâzır olup Tuna gemilerin bu hâl üzre geçirmeğe cümle beğler ve
kapudanlar
me’mûrdur, zîrâ bu İnlik kal‘aları boğazı Tuna üzre hakkâ ki girdâb-ı mûhişdir, …
Bu mahaller bir acâ’ib dar fenâ boğazdır kim Tuna'nın iki tarafı evc-i semâya ser çekmiş yalçın kayalar üzre karşu karşuya kâfir zamânı iki dâne kal‘alar var kim gûyâ her biri derbend-i mâşâdır, ammâ hâlâ bu iki aded kal‘aların içlerinde âdem ve âdemî-zâd yokdur. Lâkin Tuna gemileri bu mahalde geçdiklerinde "Gemileri Tuna haydudu basup bu boğazda gâret etmesin" deyü İrşova beği bu İnlik kal‘asına ve karşu tarafdaki Küpeşte(?) kal‘asına ve Vidin beği dahi tüfengliler koyup Tuna kapudanı dahi gemileriyle bu İnlik boğazında on iki pâre firkateleriyle palpa aleste hâzır olup Tuna gemilerin bu hâl üzre geçirmeğe cümle beğler ve kapudanlar me’mûrdur, zîrâ bu İnlik kal‘aları boğazı Tuna üzre hakkâ ki girdâb-ı mûhişdir, zîrâ bu boğazda her zamân Tuna kâfirleri gemileri basup nehb ü gâret eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Hanya'ya gelüp Kaplan Paşa Sadrıa‘zamdan bir tuhaf semmûr kürk ve sâ’ir
kapudanlar
{ve Seydîzâde Mehemmed Paşa'ya ve Konakçı Alî Paşa'ya} ve gayri iş erlerine tah …
Hamd-i Hudâ bin altmış kadar esîr ile şâdımânlar ederek kal‘a-i Hanya'ya gelüp Kaplan Paşa Sadrıa‘zamdan bir tuhaf semmûr kürk ve sâ’ir kapudanlar {ve Seydîzâde Mehemmed Paşa'ya ve Konakçı Alî Paşa'ya} ve gayri iş erlerine tahlî‘ât-ı fâhireler geydirilüp ol gece cümle kadırgaları boşaldup yine donanma-i hümâyûn Mora vilâyetine gidüp asker-i İslâm geçirmek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
… bin aded cüyûş-ı muvahhidîn âmâde olup niçe kerre küffârı kırup kralzâdeleri ve
kapudanlar
esîr-i bend-i zencîr edüp der-i devletde Yedikulle'de hapis etmişlerdir.
Ammâ taşra muhâfazacı askerleri cümle kırk bin asâkir-i İslâm-ı nusret-me’sere Gâzî Deli Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olaldan berü bu kadar bin aded cüyûş-ı muvahhidîn âmâde olup niçe kerre küffârı kırup kralzâdeleri ve kapudanlar esîr-i bend-i zencîr edüp der-i devletde Yedikulle'de hapis etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… nde yeniçeri ocağına kal‘a içinden on aded belli başlı ve kara şapkalı muhteşem
kapudanlar
çıkup Vezîria‘zama haber olup anlar dahi Tercümânbaşı Panayot nâm kefereyi bir …
El-hâsıl kâmil üç gün bu hâl üzre küffâr hâ’ib ü hâsir gelüp giderlerdi. Tâ ki dördüncü gün oldu. Anı gördük, ale's-sabâ[h] kal‘anın münhedim olmayan Kızıl tabya burnunda Sadrıa‘zam kolu tarafında bir azîm büyük beyâz bayrak dikdiklerinde yeniçeri ocağına kal‘a içinden on aded belli başlı ve kara şapkalı muhteşem kapudanlar çıkup Vezîria‘zama haber olup anlar dahi Tercümânbaşı Panayot nâm kefereyi bir nefer kapucubaşısı ile kapudan paşaya gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 301b ·
metinde göster ·
… isâtları ve cereyân eden dem-i fâsid-i mâcerâyı bir bir nakl etdiklerinde cümle
kapudanlar
ve elçiler ve gayri küffârlar melûl olup,
Ale's-sabâh bu hâli cümle küffâr görürler kim cemî‘i bikr-i nâ-şüküfte kızların sinirlerinden kanları cereyân eder. Cümle küffâr bir yere cem‘ olup kızlardan bu hâl-i pür-melâli su’âl etdiklerinde kızlar dahi ol gece budları arasından geçen hâdisâtları ve cereyân eden dem-i fâsid-i mâcerâyı bir bir nakl etdiklerinde cümle kapudanlar ve elçiler ve gayri küffârlar melûl olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319a ·
metinde göster ·
… enedik tahtınız dahi Kandiye gibi hâke berâber iderim." buyurduklarında elçi ve
kapudanlar
ve sâ’ir iş erleri küffârlar
"Takrî‘u'l-abdi'l-âbiki'l-‘âbidi leyse mine'l-mürüvveti ve teşnî‘u'l-mu‘teziri leyse mine'l-fütüvveti" hükmünce makbeli kabûl-i haslet-i zevi'l-ukûl olmağın sulhları kabûlümüz oldu, ammâ bir dahi sulha muğâyir bir iş ederseniz Venedik tahtınız dahi Kandiye gibi hâke berâber iderim." buyurduklarında elçi ve kapudanlar ve sâ’ir iş erleri küffârlar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328b ·
metinde göster ·
… elçileri Manya'ya nâmeler ile irsâl olundukda bir günde varup Manya içre cümle
kapudanlar
ve papaslar vesvâs-ı hannâslar önünde nâmeler kırâ’at olundukda cümle küffâr-ı …
Ba‘dehu bizim ile geriden bile gelen kırk nefer Manya keferesi elçilerinden Lemberaki Kapudan ve Mihalaki Kapudan nâmân müşrikânlara bizim kadırgalarımızda esîr olan Manya keferesi esîrlerin âzâd edüp berâ-yı hüsn-i tedbîr-i maslahat Manya elçilerine teslîm edüp der-i devlet tarafından Zekeriyyâ Efendi kethudâsı Ahmed Çelebi'yi Manya'ya ahidnâmeler ile elçi ta‘yîn olunup mezkûr Manya elçileri Manya'ya nâmeler ile irsâl olundukda bir günde varup Manya içre cümle kapudanlar ve papaslar vesvâs-ı hannâslar önünde nâmeler kırâ’at olundukda cümle küffâr-ı mel‘ûn-ı mu‘ânidîn [ü] mütemerridîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332a ·
metinde göster ·
Ve yanında kubbesin münhedim edüp taşların Frengistân'a götüren on iki
kapudanlar
medfûnlardır kim kubbesinin sütûnları bir gece Frengistân'dan yine bu âsitânesi …
Ve yanında kubbesin münhedim edüp taşların Frengistân'a götüren on iki kapudanlar medfûnlardır kim kubbesinin sütûnları bir gece Frengistân'dan yine bu âsitânesinde bulunup sene-i âtiyede kapudanlar gelüp cümle makbûl taşları bu âsitânede gördüklerinde kabr-i Şâtibî üzre îmâna gelüp her biri ecel-i müsemmâlarınca hizmet edüp merhûm olduklarınca şeyhin yanında niçe yüz aded kimesneler ile medfûnlardır, rahmetullâhi aleyh.} İlm-i tecvîdde manzûm Kitâb-ı Şâtibî'yi te’lîf sâhibidir. Bizzât kendüleri mâderzâd a‘mâ imişler. Endelüs diyârında çok seyâhat edüp İskenderiyye'de Arapça emrine imtisâlen vatan-ı aslîlerine rücû‘ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328b ·
metinde göster ·
Ve yanında kubbesin münhedim edüp taşların Frengistân'a götüren on iki kapudanlar medfûnlardır kim kubbesinin sütûnları bir gece Frengistân'dan yine bu âsitânesinde bulunup sene-i âtiyede kapudanlar gelüp cümle makbûl taşları bu âsitânede gördüklerinde kabr-i Şâtibî üzre îmâna gelüp her biri ecel-i müsemmâlarınca hizmet edüp merhûm olduklarınca şeyhin yanında niçe yüz aded kimesneler ile medfûnlardır, rahmetullâhi aleyh.} İlm-i tecvîdde manzûm Kitâb-ı Şâtibî'yi te’lîf sâhibidir. Bizzât kendüleri mâderzâd a‘mâ imişler. Endelüs diyârında çok seyâhat edüp İskenderiyye'de Arapça emrine imtisâlen vatan-ı aslîlerine rücû‘ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328b ·
metinde göster ·