metîn ve kavî demir kapuları vardır, şimâle nâzır Sahhâflarkapusu, garba mekşûf …
Ve çâr-kûşesinde kal‘a kapuları gibi metîn ve kavî demir kapuları vardır, şimâle nâzır Sahhâflarkapusu, garba mekşûf Takyacılarkapusu, cenûba meftûh Gazzâzlarkapusu. Ve şarka küşâde Kuyumcularkapusu üzre kanatların açmış bir mehîb kuş sûreti vardır. Bu kuş sûretin bu kapu üzre tasvîr etmeden rumûz oldur kim kâr [u] kesb dedükleri ber-hevâ tayerân eder bir vahşî kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd edebilirsen bu bezâstende kâr edebilirsin demek işâretidir. Ammâ hakkâ ki acâyib rumûz vasiyyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 200a ·
metinde göster ·
… elâ kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve demir zincîr ile kayd [u] bend olmuş kal‘a
kapuları gibi
bir bezzâzistân-ı azîmi var. Cümle (---) aded pâye-i kavî üzre (---) aded kubbe …
Cümle 9.000 dükkândır. Evvelâ kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve demir zincîr ile kayd [u] bend olmuş kal‘a kapuları gibi bir bezzâzistân-ı azîmi var. Cümle (---) aded pâye-i kavî üzre (---) aded kubbe-i mînâlardır ve cümle 300 dollâbdır. Her birinde birer hazâ’in-ı Mısr'a mâlik hâcegîler vardır. Bunda ol kadar zîkıymet mücevher âvânî tuhaf yâdigârlar var kim bir diyârda yokdur. Ve bu bedâstenin cânib-i erba‘asında Kuyumcular çârsûsu başka bir ulu râhın tarafeynine vâkı‘ olmuş serâpâ kârgîr binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228a ·
metinde göster ·
… miş aded hayrât [u] hasenât edüp bu bezzâzistân dahi anın hayrâtındandır. Kal‘a
kapuları gibi
tahta üzre demir kaplı kapulu bezzâzistândır. Ammâ bu şehrin debbâğhânesinden m …
Ve cümle bin aded dekâkînlerdir. Çâr-kûşe bir kârgîr binâ dörd kapulu metîn bezzâzistânı vardır. Hacı Yûsuf Ağa bu şehrin ihyâsına sebeb olup yetmiş aded hayrât [u] hasenât edüp bu bezzâzistân dahi anın hayrâtındandır. Kal‘a kapuları gibi tahta üzre demir kaplı kapulu bezzâzistândır. Ammâ bu şehrin debbâğhânesinden mükellef ve müzeyyen çârsû yokdur. Tabbağ bekârları meşhûrdur. Nehir kenarında olmağıla her gice kanâdiller ile dükkânların zeyn edüp çerâğân edüp elyeşti ve girdimân çıkarırlar. Ve boyacıları dahi gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348b ·
metinde göster ·
bâb-ı kebîrleri vardır. Taşrası ma‘mûr hânelerdir. Mâ-tekaddem bir mahûf u muhâ …
Hân ve çârsûnun iki başında kal‘a kapuları gibi bâb-ı kebîrleri vardır. Taşrası ma‘mûr hânelerdir. Mâ-tekaddem bir mahûf u muhâtara derbend-i çalındır idi. Anıniçün hâlâ cemî‘i sâkin olan re‘âyâ vü berâyâları cümle tekâlif-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellem ve Müslim ü Ermenîlerdir. Hânın Sivas kapusu dâhilinde ziyâret-i Hindî Baba ziyâretgâh-ı ünâs-ı hâss [u] âmmdır. 90b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90a–90b ·
metinde göster ·
… dem bakmağa cür’et idemez, ammâ aşağıları gâyet vâsi‘dir ve iki tarafında kal‘a
kapuları gibi
demir kapuları vardır.
Üstâd-ı bennâ "Bu nehr-i mecnûn üzre bir göz cisr olmakdan gayrı ilâç yokdur", deyüp bu cisrin tarafeynine ol kadar metânet üzre vâsi‘ ve arîz rıhtım ve ıskara esâslar bırağup bir tarafdan bir tarafa tâk-i Kisrâ'dan nişân verir bir göz inşâ etmişdir kim mesâfe-i ba‘îdeden zıhgîr gibi nümâyândır. Cisrin bir çenesinden bir çenesine varınca kâmil yüz yetmiş üç adımdır. Gerçi diyâr-ı Hersek'de Mostar köprüsü de bir gözdür ammâ bu cisr-i Batmân hendese-i batmanda gâyet ağır mosta[r]dır. Zîrâ bunda olan metânet ve istihkâm ve bunda olan hendese-i zerâfet ve nezâfet-i tâm bir cisr-i benâmda yokdur. İmdi ey ihvân-ı vefâ Hudâ âlimdir, bu ömr-i girân-mâyeyi hâlâ seyâhatde ifnâ etmedeyiz, ammâ böyle bir mehîb u mahûf kantara görmedim. Hey’et ve hikmet okuyan ihtimâlci yârânlar bu cisrden geçmek ihtimâli yokdur. Niçesi tulumlar ile kelek ve pot yapdırup ubûr eder. Zîrâ ta zirve-i a‘lâsına çıkdıkça cisrin kendiri bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd-ı bennâ cisrin zirvesin incecik etmiş. Ol mahalden aşağı âdem bakmağa cür’et idemez, ammâ aşağıları gâyet vâsi‘dir ve iki tarafında kal‘a kapuları gibi demir kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b ·
metinde göster ·
… et âlât-ı silâh ve cebe vü cevşen vardır kim gûyâ kal‘a-i Eğre ve kal‘a-i Budin
kapuları gibi
silâh-ı gûnâ-gûn ile müzeyyendir. Bu kapudan gayrı Van'ın yukaru kapusu yokdur …
Ve bu kapuların mâbeynlerinde ol kadar zî-kıymet âlât-ı silâh ve cebe vü cevşen vardır kim gûyâ kal‘a-i Eğre ve kal‘a-i Budin kapuları gibi silâh-ı gûnâ-gûn ile müzeyyendir. Bu kapudan gayrı Van'ın yukaru kapusu yokdur ve bu kapudan taraf-ı şarka Kesik kulle başına varınca bu kal‘anın tûlu bin kırk adımdır. Eğer aşağıdan adımlanan üç bin adımı dahi hisâba yâr ederseniz kal‘a-i Van aşağıdan ta İçkal‘anın Kesik kullesine varınca bin yüz adım tûlu olmuş olur. Ammâ arzı iki yüz ve üç yüz adım yerleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a ·
metinde göster ·
Bir şehr-i azîmdir, ammâ bu varoşun etrâfı kal‘a değildir. Ancak mahalle
kapuları gibi
üzerleri toplu ve saçma ve kumbaralı metîn kapulardır. Ve her cânibinde mazgal …
Bir şehr-i azîmdir, ammâ bu varoşun etrâfı kal‘a değildir. Ancak mahalle kapuları gibi üzerleri toplu ve saçma ve kumbaralı metîn kapulardır. Ve her cânibinde mazgal delikleri ve dirsekleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
Ammâ hepsi iki bin beş yüz aded mükellef ü mükemmel kiremit örtülü Şeddâdî taş dîvârlı kârgîr binâ sarây kapuları gibi kemer kapulu vâsi‘ hâne-i zîbâlardır. Cümleden Sarıkabak {Hasan Ağa} sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247a ·
metinde göster ·
delikler pençere pençereler-misâl açılup içinde olan küffârlar dâr-ı cahîme gid …
Ve sokak sokak olup gemilerde kapular gibi delikler pençere pençereler-misâl açılup içinde olan küffârlar dâr-ı cahîme giderlerdi. Küffâr gemilerle deryâdan asâkir-i İslâm karadan kâmil ale't-tevâlî dörd sâ‘at-i nücûmî ceng [u] cidâl-i mütemâdî olup hikmet-i kudret sâhibi Allâh ihsân ilhâm edüp Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa topçubaşıyla müşâvere edüp mukaddemâ Söylemez Dervîş Alî'nin gönderdiği gülleli karakatır nâm topa Zülfikâr Kethudâ bir kerre niçe bism-i İlâh ile âteş edince cemî‘i küffâr kalyonlarının serdârı olan patur[una] nâm kapudan kalyonuna Alî Dede gönderdiği gülle isâbet edüp bi-emrillâhi te‘âlâ çak bârûd hazînesine gülle değüp el-azametullâh Deryâ-yı Sefîd bir kerre cûş [u] hurûşa gelüp tâ beri kara tarafında bir [zel]zele-i azîm olup derhâl deryâda olan dağ pâresi gibi kapudana kalyon ol isâbet eden Alî Baba güllesinden bir âteş-i sûzân zâhir olup gemi içinde olan cemî‘i küffâr tayr-ı ebâbîl gibi hevâya perrân münkalib olup doğancı pefteresi gibi ber-hevâ uçup kiminin kıçı ve başı ve kayalığı ve içinde olan iki bin aded kâmil cümle soltat mortatları ender hevâ mu‘allakast olup âteş-i Nemrûd ile büryân olup kimi karaya ve kimi deryâya düşüp mâ’idelere gıdâ-yı semek 300b oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300a–300b ·
metinde göster ·
… halkı girir çıkar, şâhrâh değildir. Ve hareme berâber bir alçak kapudur. Sâ’ir
kapular gibi
nerdübânı yokdur.
Ve andan yine kubbeler altından cânib-i şarka yigirmi adım gidüp Bâb-ı Dâvûd bir küçük medrese kapusudur, garba nâzırdır. Ancak medrese halkı girir çıkar, şâhrâh değildir. Ve hareme berâber bir alçak kapudur. Sâ’ir kapular gibi nerdübânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335a ·
metinde göster ·
… bozulup kapunun eşiğinden ol siyâh taşı çıkarup kapuya iki kanatlar koyup sâ’ir
kapular gibi
açılır kapanır oldu. Hâlâ azîm demir kanatlı kapudur.
Ba‘dehu el-Melikü'l-kâmil Nâsıruddîn Muhammed hilâfetine gelince bu Bâb-ı Züveyle'nin mutalsamı amelde idi. Bir gün el-Melikü'l-Kâmil Mısır içinde câmi‘-i Ezher'de zorbalık ile kapanan aşkıyâları kırmak kasdına Bâb-ı Züveyle'den içeri girirken atı irkilüp mahmîz etdikde at depesi üzre yıkılup Melik Kâmil pâymâl-i rimâl oldukda gazab-âlûd olup Bâb-ı Züveyle eşiğinde yüz aded koyun kurbân kanları dökülüp mutalsam bozulup kapunun eşiğinden ol siyâh taşı çıkarup kapuya iki kanatlar koyup sâ’ir kapular gibi açılır kapanır oldu. Hâlâ azîm demir kanatlı kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası uçurum bayırlı yerler olmağıyle dâyiren-mâdâr etrâf-ı şehirde kal‘a kapuları gibi tahta-i metîn bâblardır. şeb [ü] rûz dîdebânları nigâhbânlık ederler. Zîrâ cânib-i garbîsinde âsî çöl Urbânı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y368b ·
metinde göster ·
metîn ağac kapulardır. Herbirinde birer pâsbânları var, her şeb bu bâbları sed …
Ve bu Circe şehri bir fezâ-yı âbâdânda Nîl'den bin adım cânib-i garba ba‘îd kal‘asın [kal‘asız?] ve handaksız cânib-i erba‘ası yigirmi aded kal‘a kapuları gibi metîn ağac kapulardır. Herbirinde birer pâsbânları var, her şeb bu bâbları sed edüp kapular dibinde sâkin olurlar. Ve cümle toprak ve kireç ve cibs örtülü kârgîr binâlı ve bâğlı ve bâğçeli ve sâkıye ve havz u şâzrevânlı ma‘mûr u müzeyyen kâ‘alı kat-ender-kat sarây-ı âlîler ve gayrı hânedânların der-i dîvârları münakkaş dîvârları ile ârâste ve şâhnişînlerle pîrâste olmuş musanna‘ hânelerdir kim cümlesi on bin altmış sekiz sagîr ü kebîr hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375a ·
metinde göster ·
… tamâm kirec ile mestûrdur. Ve her hânenin ve her sarây-ı âlîlerin bâbları kal‘a
kapuları gibi
muhteşemâne dervezelerdir.
Ve cümle tokuz bin altmış bin büyût-ı zîbâlar ve binâ-yı ra‘nâlardır. İlâ'l-ân amâr olmada bir rûşen-âbâd ve bir şehr-i dilşâd edici yerdir. Ve serâpâ kârgîr sengîn bünyâd ve tula ve cibs ile âbâd olmuş şehr-i latîfdir. Ve sütûhları bi't-tamâm kirec ile mestûrdur. Ve her hânenin ve her sarây-ı âlîlerin bâbları kal‘a kapuları gibi muhteşemâne dervezelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… u var. Ve gâyet âb [u] havâsı latîfdir. Q 354bP 348b Ve bâlâda zikr olunan
kapular gibi
kapuları var, her gece mesdûd olur. Bin adım tûlü bir şâhrâh-ı sultânîdir.
Fevkânî ve üç tabakalı ve bir minâre-i mevzûnlu ve bir (---)(---) u var. Ve gâyet âb [u] havâsı latîfdir. Q 354bP 348b Ve bâlâda zikr olunan kapular gibi kapuları var, her gece mesdûd olur. Bin adım tûlü bir şâhrâh-ı sultânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·