{Bu bâlâda tahrîr olunan Âl-i Osmân ecdâdları kıbâblar içre serîrler ve mastabalar üzre katîfe eyvânlarıyla ve niçesi beyâz kefenleriyle saçları ve sakallarıyla cümle vücûdları ter ü tâze durup serîr üzre pâdişâhâne yaturlar. Birisi de türâb içre medfûn değiller. Niçesinin vücûdları pembe-misâl beyâz ve nermdir. Niçesi kurumuş, kadîd olmuşdur ammâ üzerlerinde esvâbları mukarrerdir. Kadd [ü] kâmetde tavîl ü cesîm âdemler ammâ cümlesi kubbe-i âliyesinin zîr-i zemîn-i muzlimde yaturlar. Hatta bir Zengi-çehre bir gulâmı elinde asasıyla ayağ üzre dîdebân gibi dîvâra dayanup durur. Ammâ gâyet mehîb ve mahûf çehredir. Türbedârları yokdur. Kapular yine fâtih-i Revân Murâd Hân ziyâret ideli mesdûdlardır. Cümle on bir aded kubbe-i âlîlerdir kim her biri eflâke ser çekmiş kubbe içre mermer sandûkaları etrâfında ve kapuları üzre esmâları mastûr olmağile tahrîr edüp pencere deliklerinden ipler ile zîr-i zemînlere inüp ziyâret etdim ve bu ebyâtı tahrîr etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b ·
metinde göster ·
… ın mâlıyla binâ olunmuş kubbeler içre medfûnlardır ve niçe yüz bin kıbâblarının
kapuları üzre
ve mermer sandûkaları üzre ve seng-i mezârlarında târîhleri vardır. Ammâ tahrîr …
Andan çöl [ü] çölistân ve berr [ü] beyâbân-ı Deşt-i Kerbelâ-yı pür-belâ sahrâsı içre niçe yüz aded kıbâb-ı âlîler içre Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn ve Ensâr ve Erbâb-ı Soffa'dan ulu sultânlar cümle bu Kerbelâ'da İmâm Hüseyin uğuruna şehîd olup niçesinin üzerlerinde es-Sultân Adud nâm pâdişâhın mâlıyla binâ olunmuş kubbeler içre medfûnlardır ve niçe yüz bin kıbâblarının kapuları üzre ve mermer sandûkaları üzre ve seng-i mezârlarında târîhleri vardır. Ammâ tahrîri mümkin olmayup niçe yüz bin kıbâbların görüp ve niçe kubbelere girüp kimine bir Yâsîn-i şerîf ve birer Fâtiha-i Ümmü'l-Kitâb tilâvet edüp ubûr etdik. Bu Deşt-i Kerbelâ'da hâlâ benî Âdem sâkin değildir. Hemân bir deşt-i hâmûndur kim on beş menzilde çöl ile Mekke ve Medîne'ye varılır. Kubbe kubbe niçe bin ziyâretgâh vardır ve hâlâ şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ'nın hûnları türâb u rimâl üzre bin yıldan berü râygândır kim hûn-ı şehîdân ile mülammâ‘ olmuş bir Kerbelâ-yı pür-belâdır. Hikmet-i Hudâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349a ·
metinde göster ·
… imesnenin kapuları mesdûd değildir. Hemân gelene salâ der kim niçe hânedânların
kapuları üzre
bu ebyât tahrîr olunmuşdur. Mısra‘:
Der-hakk-ı hân-ı hâcegân-ı tüccârân: Olandası beş aded hân-ı sağîrlerdir. Ancak bu hânların birine ağır bâzergânlar konarlar. 38b Âyende vü revendegân ve müsâfirînden ekser re‘âyâ kefereleri konarlar. Yohsa cümle müsâfirîn a‘yân-ı kibâr hânedânlarına konup aslâ bir kimesnenin kapuları mesdûd değildir. Hemân gelene salâ der kim niçe hânedânların kapuları üzre bu ebyât tahrîr olunmuşdur. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a–38b ·
metinde göster ·
… e sâhibi ne san‘ata mâlik ise sûreti ile ve san‘atının bisâtları tasvîrleri ile
kapuları üzre
yazılmışdır. Andan bilinir kim bu hânede sarrâc ve sâ‘atçi ve bıçakçı vardır.
Ve cümle üç bin kadar tahta ve kiremit örtülü menhûs hâneler ve cümle sekiz aded manastırlardır ve bu varoşun cânib-i erba‘ası derin handak etrâfı serâpâ şarampavlı meterisdir. Ve her hânenin kapularının kemerleri üzre ol hâne sâhibi ne san‘ata mâlik ise sûreti ile ve san‘atının bisâtları tasvîrleri ile kapuları üzre yazılmışdır. Andan bilinir kim bu hânede sarrâc ve sâ‘atçi ve bıçakçı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
Yâkût-ı Musta‘sımî tarzı hattlar ile gûnâ-gûn musanna‘ târîhleri var, ammâ gûyâ …
Niçe yüz bin âsâr-ı binâların kapuları üzre Yâkût-ı Musta‘sımî tarzı hattlar ile gûnâ-gûn musanna‘ târîhleri var, ammâ gûyâ Van deryâsı kenârında Ahlât şehri ve Eski Kırım ve Medâyin ve Kûfe ve Musul ve (...) ve Mısır diyârında şehr-i İsvân gibi bu Irâk-ı Dâdyân dahi mezkûr şehirler gibi yerde yatır. İçinde bûm u masasalar âşiyân edüp âdem âdemî-zâdlar yokdur. Ancak bir köşesinde bir cemâ‘at kadar Tavustân halkı sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 160b ·
metinde göster ·
sarây-ı azîmler olup cem‘iyyet-i bâzâr günleri hâkimler ve kadılar ve serdârlar …
Kapuları üzre sarây-ı azîmler olup cem‘iyyet-i bâzâr günleri hâkimler ve kadılar ve serdârlar bu sarâylarda askerleriyle sâkin olup hükûmet ederler. Ve emînlerin bâzârdan hâsıl olan öşr-i sultânî konacak emîn odaları ve mahzenleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 375b ·
metinde göster ·
… kal‘a dîvârı-misâl kerpiçden dîvârlar binâ edüp kûşebendlerinde dörd aded tahta
kapuları üzre
beden beden mazgal delikleri etmişler.
Ve bu varoş-ı azîmin cânib-i erba‘asına Kara Haydaroğlu nâm celâlînin havfinden kal‘a dîvârı-misâl kerpiçden dîvârlar binâ edüp kûşebendlerinde dörd aded tahta kapuları üzre beden beden mazgal delikleri etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17a ·
metinde göster ·
… er. Ve her bir gârda kankı havâriyyûn sâkin idi, anların isimleri gârcuğazların
kapuları üzre
Yûnân lisânınca tahrîr olunmuşdur.
Ve bunda sâkin olan ruhbânlar hikâyet etdiler. "Ekseriyyâ bu gârda İncîl sadâsı istimâ‘ olunur" deyü nakl etdiler. Ve her bir gârda kankı havâriyyûn sâkin idi, anların isimleri gârcuğazların kapuları üzre Yûnân lisânınca tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a ·
metinde göster ·
birer ikişer satır İbrî ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin oldu …
Ve bu şehrin kapuları üzre birer ikişer satır İbrî ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin olduğu mertebe ol hatlara nazar eyleyüp nakş almışızdır. İnşâallâh bu müsevveddâtımız tas[h]îha geçdikde tahrîr olunur. Ve ba‘zı kapuların atebe-i âlîleri üzre mehîb iki cenâhlı kuş timsâlleri yâhûd ucbe-likâ dîv sûretleri tasvîr olunmuş. Ve'l-hâsıl her birinde birer ibret-nümâ âsârlar vardır. Eğer manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a ·
metinde göster ·
Ve şehrin cânib-i erba‘asında kal‘a kapusu-misâl metîn ü müstahkem tahta
kapuları üzre
mazgal delikleri vardır. Hîn-i mahalde anlardan Arab aşkıyâlarına kurşum urup h …
Ve şehrin cânib-i erba‘asında kal‘a kapusu-misâl metîn ü müstahkem tahta kapuları üzre mazgal delikleri vardır. Hîn-i mahalde anlardan Arab aşkıyâlarına kurşum urup her gece pâsbânlar bu kapuları sed edüp miftâhların şeyhü'l-belede teslîm ederler. Mazbût u merbût şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366a ·
metinde göster ·
fîl-i kebîr inciklerinden demir bendler sarılmış topları vardır, hayli gülbâng …
Ve kal‘a kapuları üzre fîl-i kebîr inciklerinden demir bendler sarılmış topları vardır, hayli gülbâng verir. Bir sefer-i seriyyeye gitseler bu fîl üstühânı topların develere yükledüp götürürler. Ve yevm-i ıydde ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp kös velvelesi ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây hûy velvele etdiler kim gûyâ sûr-ı hümâyûndur. Ve Habeş Zengîleri ve Mendebiyye Zengîleri bu şehri nehb [ü] gârete geldiklerinde haber topları atdıklarında tarfetü'l-ayn içre etrâfdan yetmiş seksen bin zâğî kavm uçup kal‘ada meks edüp imdâd ederler. Berberî bu Mendebiyye kavminden gâyet havf üzredirler. Anlar müslim değillerdir, haşr ü neşri inkâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a ·
metinde göster ·