… ) adımdır ve handakı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Andan içeri iki kat
kapular dahi
var, üçü dahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, …
Eşkâl-i kal‘a-i Kemâh: Şekl-i muhammes şeddâdî taş binâ kal‘a-i zîbâdır. Her burc [u] bârûsu seng-i azîmler ile yalçın kayalar üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i âlîdir. Erzurûm serhadlerinde nazîri meğer Şebin Karahisârı ola. Bir kal‘a-i bî-nazîr demek olmaya, ammâ nehr-i Furât aşırı sehl havâlesi vâr şekildir. Ammâ andan zarar isâbet etmez bir kal‘a-i üstüvârdır ve dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve handakı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Andan içeri iki kat kapular dahi var, üçü dahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, sağında ve solunda birer tuç toplar vardır kim ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde birer eskici girüp köşkerlik eylese yerim dar demez. Tâ bu mertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. Üç kantar taş gülle atup kadleri yigirmi yedişer karış demir küpeli serâmed toplardır. Garâbet andadır kim böyle mefret topları ol yalçın kaya üzre eyle sa‘b mahalle niçe çıkarup vaz‘ etdiler, aceb san‘at-ı cerr-i eskâl ile çeküp eyle âli yire böyle top-ı kebîrleri komuşlardır. Ve tâ içerdeki üçüncü kapunun atebe-i âlisi kemeri üzre bir gürz-i pehlivânî ve bir tîr-i kemân-ı Hazret-i Alî asılmışdır kim alâmet-i azîmdir. Ve bu kal‘anın içinde cümle toprak örtülü sağîr ü kebîr altı yüz hâne-i zîbâlardır. Lâkin teng mahalde vâki‘ olmağıla bâğ u bâğçesiz ve susuz hânedânlardır. Ve cümle a‘yân-ı vilâyet ve kal‘a neferâtı hâneleridir. Kara Ya‘kûboğlu'nun ve İbrâhîm Çelebi'nin hânelerinden gayrı bâğçeli ev yokdur. Ve bu kal‘a içre mu‘attal arz-ı hâliye yerler çokdur. Hattâ hâlî olan yerlerde beş aded buğdây anbârları vardır. Leb-ber-leb Selîm Hân'dan berü pirinç çeltiği ve darı vardır. Sanasın bugün harmandan gelüp der-anbâr olmuş hububâtdır. Hîn-i muhâsarada onlar ile kut-ı kanâ‘at edinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… ka Hatvan kapusudur, biri mağribe nâzır Tuna kenârında İskele kapusudur. Bu iki
kapular dahi
metîn demir kapulardır.
Ve bu varoşun iki aded kapusu var. Biri cânib-i şarka Hatvan kapusudur, biri mağribe nâzır Tuna kenârında İskele kapusudur. Bu iki kapular dahi metîn demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir
kapular dahi
vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı i …
Ve bu kal‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir kapular dahi vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn-ı münakkaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… eşi şâhrâh-ı azîm kapulardır, üçü küçük kapulardır. Lâkin Tuna kenârınca birkaç
kapular dahi
vardır, ammâ anların isimleri ma‘lûmum olmayup hurdece su kapularıdır. Ve cânib …
Ve cümle sekiz aded kapusu vardır, ammâ beşi şâhrâh-ı azîm kapulardır, üçü küçük kapulardır. Lâkin Tuna kenârınca birkaç kapular dahi vardır, ammâ anların isimleri ma‘lûmum olmayup hurdece su kapularıdır. Ve cânib-i etrâfı cümle handak-ı azîmdir. İllâ Tuna kenârındaki iki kat dîvâr tarafında handakı yokdur. Bu handak kenârınca bu kal‘ayı âheste âheste yürüyüp elimde tesbîhimle addetdim. Bu kal‘anın gird-â-girdi handak sıra kâmil on tokuz bin beş yüz elli aded hatvedir ve iki bin adım da mukaddemâ Tuna kenârı idi. Bu hisâb üzre kal‘a-i Beç yigirmi bir bin beş yüz elli adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… mle iki kat hisârpîçeli sarp dîvârlı binâdır. Ve bu kapudan içeri iki kat demir
kapular dahi
vardır. Bu aralıkda beş aded hânecikler vardır kim bu mahal başka bir bölme his …
Der-sıfat-ı eşkâl-i kal‘ası: Yanya(?) Venedik amârı olup bir ulu vâsi‘ öz içinde bir yalçın serâmed beyâz kaya üzre kıbleden yıldız cânibine şekl-i bâdemî tûlânîce vâki‘ olmuş bir Şeddâdî seng-i tırâş bir hisâr-ı savaş-ı perhâşdır kim gâyet sa‘b u metîn ve kârgîr kavî binâ-yı azîmdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin yüz adımdır. Ancak cânib-i garba nâzır bir kapusu var ammâ iki kat metîn bâb-ı hadîdlerdir ve cümle iki kat hisârpîçeli sarp dîvârlı binâdır. Ve bu kapudan içeri iki kat demir kapular dahi vardır. Bu aralıkda beş aded hânecikler vardır kim bu mahal başka bir bölme hisârcıkdır. Andan yukaru yalçın kaya yollar üzre gidüp bir demir kapu dahi vardır. Ol kapudan içerisi orta hisârdır. Bu hisârda cümle on aded neferât evleri ve bir câmi‘i ve bir serâmed sâ‘at kullesi var kim nâkûsunun sadâsı bir merhale yerden istimâ‘ olunur. Gayri yerleri arz-ı hâliyedir kim çârsû-yı bâzâr ve gayri imâret yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 238b ·
metinde göster ·
… usu cânib-i kıbleye nâzırdır. Ammâ şehir içre bunlardan mâ‘adâ niçe gizli küçük
kapular dahi
vardır, ammâ bu mezkûrlar şâhrâh-ı bâb-ı kebîrlerdir.
Cümle yalçın seng-i hârâ kayalar üzre binâ olunmuşdur kim cümle sekiz aded kapuları var. Biri küçük namâzgâh kapusudur kim cânib-i garba nâzırdır. Ve biri çârsû kapusudur kim bu dahi taraf-ı garba mekşûfdur. Ve biri Zâl kapusudur kim semt-i şarka manzûrdur. Ve biri Kurd Ağa câmi‘i kapusudur kim şimâl tarafına meftûhdur. Ve biri dahi aşağı çârsû kapusu cânib-i kıbleye nâzırdır. Ammâ şehir içre bunlardan mâ‘adâ niçe gizli küçük kapular dahi vardır, ammâ bu mezkûrlar şâhrâh-ı bâb-ı kebîrlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274b ·
metinde göster ·
… ır, asma tahta cisir ile ubûr olunur. Ve garba nâzır kapudan içeri üç kat demir
kapular dahi
vardır. Herbirinin mâbeyni dîvânhâne-i âlîlerdir. Dâ’imâ kal‘a ağaları ve nigeh …
Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘ası uçurum yalçın kaya olmak ile handakı yokdur. Ancak garba nâzır bir demir kapusu önünde sehel handakı vardır, asma tahta cisir ile ubûr olunur. Ve garba nâzır kapudan içeri üç kat demir kapular dahi vardır. Herbirinin mâbeyni dîvânhâne-i âlîlerdir. Dâ’imâ kal‘a ağaları ve nigehbânları anda sâkin olup kal‘ayı muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·