sıbyân-ı müslimîn içün bir dârü't-ta‘lîm-i Kur’ân binâ etdi.
Ulûm-i dîniyyeyi terğîb ü ta‘zîm ve ahâlîsini ikrâm ü tefhîm içün numûne-i Heşt Behişt-i cihân medâris-i Semân binâ etdi ki levâyih-i ulûm-ı nefîse ile her bir medresenin sahnı bir hadîka-i bâğ-ı Rıdvân'dır. Miyân-ı ulemâda pâyesi (---) âlîdir. Ve Harîm-i kebîrin kıble kapusu dibinde sıbyân-ı müslimîn içün bir dârü't-ta‘lîm-i Kur’ân binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
… âl üç yüz hücreli tahtânî ve fevkânî odalar ve bir hân-ı azîmdir. Demir kilidli
kapusu dibinde
emîn sâkin olup bey‘ [ü] şirâ olan gulâm [u] cevârîlerden öşr alır.
Sekizinci, esnâf-ı emânet-i esîrhâne: Ağaları bir, neferâtları 400, ağası ve kethudâsı ve şeyhi ve çavuşları ve esîr dellâlları cümle ru’ûs-ı hümâyûn ile zabt ederler. Senevî yüz kîse iltizâmdır. Esîrhâneleri Tavukbâzârı'nda kal‘a-misâl üç yüz hücreli tahtânî ve fevkânî odalar ve bir hân-ı azîmdir. Demir kilidli kapusu dibinde emîn sâkin olup bey‘ [ü] şirâ olan gulâm [u] cevârîlerden öşr alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
… mâr bin Yâsir'dir. İslâmbol içre cümle yüz elli hammâmdır, elbette her hammâmın
kapusu dibinde
bir pîne-dûz ya‘nî eskici fakîri kifâf-ı nefs içün kâr eder. Anlardan gayrı yer …
Esnâf-ı pîne-dûzân-ı bâb-ı hammâm: Mekân 105, neferât yine 105, yine pîrleri Ammâr bin Yâsir'dir. İslâmbol içre cümle yüz elli hammâmdır, elbette her hammâmın kapusu dibinde bir pîne-dûz ya‘nî eskici fakîri kifâf-ı nefs içün kâr eder. Anlardan gayrı yerlerde cümle eskiciyân dükkân ve gayrı köşede bin aded fukarâlardır. Bunlar cümlesi alayda başlarında voltan iğneleriyle eski pabuc dikerek ubûr ederler. Ammâ seferde lâzımlı esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196a ·
metinde göster ·
Bu hâslar ile Rûmeli vâlîsinin livâsı altında tablın döğerek üç yüz cebelü yiğit ile sefer eşer ve taraf-ı şerî‘atdan bir hâkimi yüz elli kadıdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarından üç kise hâsıl olur. Kethüdâyeri ve serdâr ve muhtesibi ve voyvodası ve bâcdârı vardır kim ocak beği, Gâzî Mihaloğullarına mensûbdur. Cümle bâd-ı hevâ mahsûlü beylerindir. Cümle altı yüz aded hânelerdir kim kimi tahtânî ve kimi fevkânî müfîd ü muhtasar evlerdir. Câ-be-câ bâğ u bâğçeleri ve âb-ı revânları ve değirmânları vardır. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. (---)(---) câmi‘i küşâdedir.(---)(---)(---)(---) mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve iki aded tekyesi var (---)(---) ve bir aded hammâmı var (---)(---)(---)(---) Ve yüz mikdârı çalaş binâ dükkânları var. (---)(---) Ve cümle üç aded hânları; cümleden (---)(---) Beğ büyük hânı kapusu dibinde Gürcî Mehemmed Kethüdâ binâ etdüğü çeşme-i cânbahş-ı âb-ı hayâtın târîhidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
bir küçük tekyedir. Fukâraları çokdur ammâ tarîkleri ma‘lûmum değildir. Ancak z …
Tekye-i Mü’ezzin Sultân: Üçşerîfeli kapusu dibinde bir küçük tekyedir. Fukâraları çokdur ammâ tarîkleri ma‘lûmum değildir. Ancak ziyâretgâh-ı azîmdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 159b ·
metinde göster ·
… Hazret-i Hızır Baba bir yerde âsûdelerdir. Ve Üçşerîfeli hareminin kıble dîvârı
kapusu dibinde
bir küçük tekye-i rûşen-âbâd içre ziyâretgâh-ı Mü’ezzin Sultân niçe yüz aded ke …
Ve Beğlerbeği hammâmına yol aşrı bir türbe-i pür-envârda medfûn Hazret-i Murâd Baba ve Hazret-i Hızır Baba bir yerde âsûdelerdir. Ve Üçşerîfeli hareminin kıble dîvârı kapusu dibinde bir küçük tekye-i rûşen-âbâd içre ziyâretgâh-ı Mü’ezzin Sultân niçe yüz aded kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167a ·
metinde göster ·
… oğazından altun ve cevâhirli zencîr-i dırâzın bir ucun sağ eline alup dîvânhâne
kapusu dibinde
feryâd edüp der: "Ey diyâr-ı ahâlî-i Urumiyye ve ey hân-ı Türkistân-ı İrân-ı Âz …
Hemân gelen eşik ağası kendi boğazından altun ve cevâhirli zencîr-i dırâzın bir ucun sağ eline alup dîvânhâne kapusu dibinde feryâd edüp der: "Ey diyâr-ı ahâlî-i Urumiyye ve ey hân-ı Türkistân-ı İrân-ı Âzerbaycâniyye! Bilesin âgâh olasuz, bugünkü kadağa-i şâh-ı şâhân Şâh Abbâs-ı Sânî eyle kadağa gelmişdir kim el derpetmeyesüz. Henim güzelce şâhın kayd u bendindesüz" dedikde cümle erbâb-ı dîvân "Emîr şâh-ı İrân-zemînindir." deyü yüzü üstüne yatdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 299a ·
metinde göster ·
… tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr
kapusu dibinde
çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı n …
Bir küçük hammâmı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim cirmi dörd bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve nehr-i Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu dükkânlarda yetmiş seksen bin re‘âyâ vü berâyâ kefereleri cem‘ olup bir bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîr olunmaz. Germâ-germ on gün on gece bu cem‘iyetde mütevellî hükûmet eder. Gerçi Tımışvâr eyâletidir, ammâ maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem bir vakf-ı tevliyetdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… ü ta‘rîf ü tavsîfden bîrûndur, ammâ cümle hânedânlardan ma‘mûr u müzeyyen Göle
kapusu dibinde
Paşa sarâyı bâğçeli ve ka‘a ve hammâmlı ve müte‘addid tahtânî ve fevkânî hücrel …
Ve etrâf-ı cevânibinde olan hadîka-i gülistânının vefreti ve envâ‘-ı müşebbek bostânlarının kesreti ve her bir ravzanın bir nev‘a tarz [u] tarh-ı ziyneti hadd ü ta‘rîf ü tavsîfden bîrûndur, ammâ cümle hânedânlardan ma‘mûr u müzeyyen Göle kapusu dibinde Paşa sarâyı bâğçeli ve ka‘a ve hammâmlı ve müte‘addid tahtânî ve fevkânî hücreleri cümle kiremit ile mestûr bir sarây-ı ma‘mûrdur ve Alaybeğ sarâyı ve Çeribaşı sarâyı ve Bostâncı Ahmed Ağa sarâyı, bunlar gâyet ma‘mûr u müzeyyen binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122b ·
metinde göster ·
… nlı tarzı bir musanna‘ minâresi var, ammâ bir musanna‘ mermer döşeli pâk haremi
kapusu dibinde
bir kurşumlu kubbe-i âlî içinde Gâzî Ahmed Beğ medfûndur. Bu kubbe-i pür-envârı …
Sarây câmi‘i: Bu dahi dest-i küfrde iken bir ma‘bedgâh-ı Îsevî imiş. Hâlâ cemî‘i vüzerâ-yı Budin bu câmi‘de edâ-yı salât-ı Cum‘a ederler, zîrâ Paşa sarâyına karîb olmağile Sarây câmi‘i derler. Osmânlı tarzı bir musanna‘ minâresi var, ammâ bir musanna‘ mermer döşeli pâk haremi kapusu dibinde bir kurşumlu kubbe-i âlî içinde Gâzî Ahmed Beğ medfûndur. Bu kubbe-i pür-envârın atebe-i ulyâsı üzre celî hat ile târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83a ·
metinde göster ·
Ancak bir çeşmesi var. Paşa sarâyı câmi‘inin haremi
kapusu dibinde
Ahmed Beğ türbesi cenbinde bir lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdı …
Ancak bir çeşmesi var. Paşa sarâyı câmi‘inin haremi kapusu dibinde Ahmed Beğ türbesi cenbinde bir lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdır kim suyunu aşağı nehr-i Tuna'dan bir üstâd-ı kâmil Fireng bu Orta kal‘aya çıkarmış kim akıllar çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… be-câ metîn kulleler vardır, ammâ yukaru Horos kapusu tarafında ve aşağı İskele
kapusu dibinde
birer kal‘a-i azîm gibi Tuna içinde cezîre gibi Kahkahâ-vâr tabyalar var. Her b …
Ve yedi yerde su kuyuları vardır, lâkin bu Tuna kenârında câ-be-câ metîn kulleler vardır, ammâ yukaru Horos kapusu tarafında ve aşağı İskele kapusu dibinde birer kal‘a-i azîm gibi Tuna içinde cezîre gibi Kahkahâ-vâr tabyalar var. Her birinde kırkar ve ellişer aded şayka ve balyemez toplar var. Her bir tabyanın beşer yüz aded kulları var. Budin'in bu tabyalar Tuna kenârında cânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
dahi Tuna içinde bir kulle-i azîmi var. On aded kolumburna topları Tuna kenârın …
Ve Âhûr kapusu dibinde dahi Tuna içinde bir kulle-i azîmi var. On aded kolumburna topları Tuna kenârındaki hânedânları korudur. Ve bu kulleye yakın bir kulle dahi var, Ortahisâr'a zemberek ve çarhlar ile giden Tuna suyu bu kulleden bir san‘at ile çıkar kim ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan bilir. Yohsa bî-ma‘rifet âdem görse "Nedir buncuğaz?" deyüp geçer. İm‘ân-ı nazar ile nazar eden erbâb-ı ma‘ârif bilir kim sihr-âsâr bir san‘at-ı pür-me’âldir ve akıllar perîşân olur, gö[r]meğe muhtâc bir ma‘rifet-i kübrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
Ve bu meydânda on aded dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun
kapusu dibinde
handak kenârında tahtadan bir lonca köşkü var, cümle âyende vü revendeler bu kö …
Ve bu meydânda on aded dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun kapusu dibinde handak kenârında tahtadan bir lonca köşkü var, cümle âyende vü revendeler bu köşkde ârâm ederler. Budin'den ve gayri serhadlerden gidüp gelenlerin cümlesi bu kapudan girüp içeri varoşa girir, gâyet işlek şâhrâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… esi ze‘âmet ve niçeleri mülk-i ibret-nümâ su değirmenleri vardır. Ve bu Felemet
kapusu dibinde
kemer altından Makla deresi kalın ve metîn demir pençerelerden su girüp bu varo …
Andan Felemet kapusu bu dahi garb cânibine mekşûf iki kat kapudur ve iki kat kârgîr dîvârlı kal‘adır. Ve cümle dörd kapusu vardır ve kapusu önünde asma cisrler ile ubûr olunur metîn dervezelerdir. Ve bu Felemet kapusu üzre Kara Mahmûd Ağa'nın asılmış çizmesi mahmîzleri var, demirden bir gûne çarhları var. Hîn-i ma‘rekede ata bununla mahmîz edermiş, musanna‘ demir mahmîzdir. Ve bu kapudan taşra Makla deresi üzre niçesi ze‘âmet ve niçeleri mülk-i ibret-nümâ su değirmenleri vardır. Ve bu Felemet kapusu dibinde kemer altından Makla deresi kalın ve metîn demir pençerelerden su girüp bu varoş-ı azîmi iki bölüp şehr içre niçe su değirmenleri ve bâğ u bâğçeli hânedân-ı azîmleri var. Andan bu varoşun tâ ortasında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
… 38a köprüsünden ve gayri taş cüsûrlardan ve ağaç kantaralardan geçüp ve Ilıca
kapusu dibinde
yine demir pençereden taşra çıkup Beşli Çayırı nâm mahalden cereyân edüp kıble …
Bu kal‘a altından nehr-i Makla geçüp andan çârsû içre ve hânedânların şâhnişînleri altından geçerken herkes revzenlerinden ve gûnâ-gûn maksûrelerinden balıklar sayd edüp andan Çârsû câmi‘inin bu nehr-i Makla sol tarafından geçüp ve yassı sokak 38a köprüsünden ve gayri taş cüsûrlardan ve ağaç kantaralardan geçüp ve Ilıca kapusu dibinde yine demir pençereden taşra çıkup Beşli Çayırı nâm mahalden cereyân edüp kıble tarafına akarak nehr-i Tise'ye mahlût olur bir âb-ı hayât sudur, ammâ Eğre içre bundan lezîz kaynak ve kuyularda âb-ı kevser-misâl sular vardır. Ve bu Ilıca kapusu taşrasında nehr-i Makla üzre altı göz su değirmenleri, bunlar dahi vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b–38a ·
metinde göster ·
Küçük Mehemmed Paşa câmi‘i hakkâ kim küçükdür kim ism-i müsemmâsına mutâbık olu …
Andan bir câmi‘ dahi taş kapusu dibinde Küçük Mehemmed Paşa câmi‘i hakkâ kim küçükdür kim ism-i müsemmâsına mutâbık olup sütûhu kiremitlidir, ammâ henüz minâresi yokdur. Bunlardan mâ‘adâ bu varoşda mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… ne Amber-i Çîn câmi‘i deyü nâm korlar. Hâlâ ol câmi‘ belde-i Eski Kırım'ın Kefe
kapusu dibinde
vîrândır. Kaçan kim bir bârân-ı rahmet yağsa bâkî kalan dîvârları misk ü amber- …
Ve ba‘dehu câmi‘ sâhibi ma‘bedgâhı tamâm edüp ismine Amber-i Çîn câmi‘i deyü nâm korlar. Hâlâ ol câmi‘ belde-i Eski Kırım'ın Kefe kapusu dibinde vîrândır. Kaçan kim bir bârân-ı rahmet yağsa bâkî kalan dîvârları misk ü amber-i hâm kokar. Hattâ bu hakîr-i fakîr tecrübe içün türâbından âteşe bırakdım. Hakkâ ki amber râyihası şemm olundu. Ve hâlâ bu şehr-i harâb içre böyle niçe yüz aded câmi‘ler harâb olup dur[ur]. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138b ·
metinde göster ·
Ammâ hâlâ bir hâkimi dahi gümrük emînidir kim liman kapusu dibinde elli nefer tevâbi‘âtleriyle âyende vü revende gemilerden öşr-i sultânî alup azîm emânetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a ·
metinde göster ·
bu köpr[ü] kal‘asının suya berâber bir uğrın hisârpîçe kapusu var. Ve bâlâda kö …
Ve bu değirmenlerin kapusu dibinde bu köpr[ü] kal‘asının suya berâber bir uğrın hisârpîçe kapusu var. Ve bâlâda köprünün beri başında bir kapu ve öte başında bir kapusu var. Ortası mezkûr haşeb cisrdir kim her gece bevvâbân dîdebân nigâhbânlar bu cisri demir zencîr dollâblar ile çeküp kaldırırlar. Bu cisr kal‘ası ve andan içeri büyük Ağrıboz kal‘ası cezîrede kalır. Bu kal‘a-i Ağrıboz'un bu mahallini görmeyüp ibret nazarıyla bakmayup geçenler bu rûy-ı arz-ı cihânda bir şey görmemiş ve bir sun‘-ı Hudâ'yı temâşâ etmemişdir, zîrâ alâ mele’i'n-nâs böyle bir tılısmât-ı râygân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248a ·
metinde göster ·
… n suya ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu
kapusu dibinde
bir azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları …
Ve bu kal‘a içinde cümle yetmiş seksen mikdârı kiremit örtülü sehel ma‘mûr evlerdir. Mâ‘adâ hemân bir şâhrâh üzre cümle seksen aded vâsi‘ dükkânlardır kim bir yoldur, gayri tarîk-i âmm yokdur, zîrâ bir tarafı kal‘anın Çekebeni kayalarıdır ve bir tarafı kal‘a altından cereyân eden nehr-i (---) dir. Ammâ üstâd-ı Ferhâd-ı kûhken bu aşağı kal‘adan ve yukaru kal‘anın Çekebeni kayalarından oyup kesme kaya nerdübânlar ile bir minâre kaddi kal‘a dîvârı su kenârı olmak ile kal‘a temelin su döğer. Ba‘zı yerlerinden suya ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu dibinde bir azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları içinden oyma yolları var kim yukaru kal‘adan aşağı su kullesine enince bin altmış ayak kesme taş nerdübânlardır kim hîn-i muhâsarada bu kayalar içindeki yollardan su taşıyup mahsûr olanlar aslâ suya zarûret çekmezler. Ve bu yolları düşmanlar dahi görmezler, ammâ Kazancılar çârsûsu kayalarından aşağı su yolları alçakdır, ammâ bu yolları dahi düşmanlar göremezler. Ve bu aşağı kal‘ada olan dükkânlar cümle kazancılar ve câ-be-câ mutâflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358a ·
metinde göster ·
… â altında bir çâh-ı mâ var kim hayât-ı cânfezâdır. Ve bir çâh-ı mâ dahi câmi‘in
kapusu dibinde
vâki‘ olmuşdur. Makaraları mezkûr çınârın dallarına bağlıdır. Bir âb-ı hayât su …
Ve bu soffaların şarkında yine çınâr-ı müntehâ altında bir çâh-ı mâ var kim hayât-ı cânfezâdır. Ve bir çâh-ı mâ dahi câmi‘in kapusu dibinde vâki‘ olmuşdur. Makaraları mezkûr çınârın dallarına bağlıdır. Bir âb-ı hayât sudur, cümle keştiyânlar andan sulanır, aceb âsâr-ı hayrât-ı azîmdir. Ve mezkûr âsârlar bi'l-cümle çınâr-ı müntehânın altında vâki‘ olduğundan tahrîr etdik ki yârân-ı safâya ma‘lûm ola kim ne kadar azîm dıraht-ı sun‘-ı Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y106a ·
metinde göster ·
Hoca Dûr, karîbü'l-ahd bir ulu bâzergânmış. Bir kerre Leyle-i Kadre erüp ale's- …
Ve Mevlevîhâne kapusu dibinde Hoca Dûr, karîbü'l-ahd bir ulu bâzergânmış. Bir kerre Leyle-i Kadre erüp ale's-sabâh yetmiş katâr deve zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâsın cemî‘i fukarâya bezl eder. Ve cümle memlûklerin i‘tâk edüp mâl-ı ganâyimle herbirin behremend edüp kendüsi mâsivâdan el çeküp Mevlevîhâne yerinde dörd ay mu‘ammer olup ba‘dehu Arapça emrine fermânber olup kurb-i Mevlâ'ya müteveccih olup hâlâ kabr-i münîri Mevlevîhâne kapusu dibinde medfûndur. Ve Dede Şücâ’eddîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y167a ·
metinde göster ·
… e fermânber olup kurb-i Mevlâ'ya müteveccih olup hâlâ kabr-i münîri Mevlevîhâne
kapusu dibinde
medfûndur. Ve Dede Şücâ’eddîn,
Ve Mevlevîhâne kapusu dibinde Hoca Dûr, karîbü'l-ahd bir ulu bâzergânmış. Bir kerre Leyle-i Kadre erüp ale's-sabâh yetmiş katâr deve zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâsın cemî‘i fukarâya bezl eder. Ve cümle memlûklerin i‘tâk edüp mâl-ı ganâyimle herbirin behremend edüp kendüsi mâsivâdan el çeküp Mevlevîhâne yerinde dörd ay mu‘ammer olup ba‘dehu Arapça emrine fermânber olup kurb-i Mevlâ'ya müteveccih olup hâlâ kabr-i münîri Mevlevîhâne kapusu dibinde medfûndur. Ve Dede Şücâ’eddîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y167a ·
metinde göster ·
… -rahmetike yâ erhame'r-râhimîn" deyüp Câmi‘-i Aksâ tarafından geldikde bu harem
kapusu dibinde
bir küçücük minber vardır. Ol mahalde züvvâr olan kimesne pâypûşların eline alu …
"Allâhümme'c‘al fî kalbî nûran ve fî sem‘î nûran ve fî basarî nûran ve'c‘alnî nûran bi-rahmetike yâ erhame'r-râhimîn" deyüp Câmi‘-i Aksâ tarafından geldikde bu harem kapusu dibinde bir küçücük minber vardır. Ol mahalde züvvâr olan kimesne pâypûşların eline alup yalın ayak bu beyâz mermer döşeli harem üzre kâmil yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a ·
metinde göster ·
… Ulu sultândır. Bunların birâderleri şâm-ı şerîfde Paşa sarâyının iç hammâmının
kapusu dibinde
medfûndur.
Ve bunların civânrında şeyh Reyhân, Sahâbe-i kirâmdandır. Hazret-i Risâlet'e her bâr reyhân hedâyâ götürürler imiş. Ulu sultândır. Bunların birâderleri şâm-ı şerîfde Paşa sarâyının iç hammâmının kapusu dibinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232a ·
metinde göster ·
… al‘ada üç gün sâkin olsa bi-emrillâh halâs olur. Vefkı Helvâcı Mehemmed Ağa'nın
kapusu dibinde
amûdda üç satır vefk tahrîr olunmuşdur. Andan,
Tılısm-ı hummâ ya‘nî ısıtma: Hamd-i Hudâ bu iç kal‘ada cemî‘i zamân hummâ-yı rub‘ ve hummâ-yı muhrika aslâ yokdur. Gayrı diyârdan ısıtmalı bir âdem bu iç kal‘ada üç gün sâkin olsa bi-emrillâh halâs olur. Vefkı Helvâcı Mehemmed Ağa'nın kapusu dibinde amûdda üç satır vefk tahrîr olunmuşdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80a ·
metinde göster ·
Bu sarrâchâneden aşağı yüz adım giderken mâbeyn Âhûr
kapusu, dibinde
bir Hindî odasında bir serâmed hûrmâ ağacı vardır, andan elli adım Y 84b aşağ …
Bu sarrâchâneden aşağı yüz adım giderken mâbeyn Âhûr kapusu, dibinde bir Hindî odasında bir serâmed hûrmâ ağacı vardır, andan elli adım Y 84b aşağı Büyük Âhûr kapusu, paşanın ve iç ağaların cümle atları bu âhûrdadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84a–Y84b ·
metinde göster ·
halk ürküp bizim yanımıza geldiler. Cümlemiz ileri vardık. Bir siyâh abâlı gözü …
Derhâl âsitâne kapusu dibinde halk ürküp bizim yanımıza geldiler. Cümlemiz ileri vardık. Bir siyâh abâlı gözü sürmeli eli tesbîhli bir müşekkel nûrânî âdem, depesi üzre âsitâneye düşüp ağzı köpürüp, allâhümme âfinâ, ağzı kulağına ermiş, iki elleri kurumuş, nutka mecâli olmayup kalmış, lisân-ı hâl ile çakşırın gösterir. Derhâl türbedârın biri ve hakîrin bir fetâ memlûkü herîfin vücûdun kapudan taşra çıkarmağa cidd ü cehd etdükce herîfin esbâbları kopup herîfin vücûdu kapudan taşra çıkmak mümkin olmaduğı ecilden herîfi âsitâne içine çekince bilâ-usret girüp(?)Q 274bP 271b bin altunu hemyan kesici herîfin çakşırından çıkarup sâhibine verdiler. Altun sâhibi hemân hareme çıkup on hâfıza birer altun verüp İbrâhîm-i Dessûkî rûhiyçün hatm-i şerîf tilâvet etdirüp yüz altun dahi haremde fukarâya tasadduk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y302a ·
metinde göster ·
Bâlâda tavsîf olunan cevâmi‘ler içinde medfûn kibâr-ı evliyâlar tahrîr olunmuşdur. Anlardan gayrı şehrin cânib-i garbîsi tarafı nihâyetinde Mahalle kapusu dibinde eş-şeyh Abdülmecid eş-şâmûlî: Bir kubbe-i pür-envârda medfûndur. Tarîk-ı âm üzre olan pençeresi atebesinde celî hat ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358b ·
metinde göster ·
Kerpiçden çâr köşe kal‘a-misâl bir kapulu içerisi bir vâsi‘ meydânlı yerdir.
Kapusu dibinde
bir azîm kahvehânesi var, ârâmgâh-ı müsâfirîndir. Ve bir dükkânı var. Feyyûm il …
Kerpiçden çâr köşe kal‘a-misâl bir kapulu içerisi bir vâsi‘ meydânlı yerdir. Kapusu dibinde bir azîm kahvehânesi var, ârâmgâh-ı müsâfirîndir. Ve bir dükkânı var. Feyyûm ile Benî Seyf yolunun ayrıldığı yerde vâki‘ bir mihmânhânedir. Etrâfında aslâ imâret yokdur. Bir yanı Nîl garb cânibi Feyyûm şehrine on yedi sâ‘atde gider. Çöl çölistân mûristân mâristân bî-emân yerdir. Bu mahal Habîrzâde hudûdudur, bunda haddi tamâm Y 361b olup Benî Sayf haddidir. Ve haftada bir kerre etrâf kurâlarından niçe bin âdem cem‘ olup bu kahve önünde bâzâr-ı azîm olur. Hakîr bu mahalli ubûr edüp yine kıble cânibine kâh kenâr-ı Nîl ile kâh berde hûrmâlıklar içre ma‘mûr kurâlar içre altı sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361a–Y361b ·
metinde göster ·