… emi dahi tûlen ve arzen (---) ayakdır. Ve yemîn ü yesârında ve bir dahi kıblesi
kapusunda
(---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur haremin cânib-i erba‘asında yan soffa …
Ve çâr-kûşe haremi dahi tûlen ve arzen (---) ayakdır. Ve yemîn ü yesârında ve bir dahi kıblesi kapusunda (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre cümle gûnâ-gûn ibret-nümûn amûd-ı nakş-ı bûkalemûnlar var kim âdem hayrân olur. Hattâ hareminin kıble kapusunun iç yüzündeki amûd-ı ebrî içre bi-emrillâh taşın mevcinde bir hırka-i peşmîneli Mevlevî külâhlı ve eli mirvahalı bir dervîş sûreti vardır, gûyâ zî-rûhdur. Temâşâgâh-ı ünâsdır kim Musavvirü'l-Hallâk eyle tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
… ssın olmasın içün dizdâr ağası ve (---) aded neferâtları da dîde-bânlık eyleyüp
kapusunda
pür-silâh âmâde dururlar. Ammâ aşağı kal‘ası şehrin tâ ortasından cereyân eden …
Bu kal‘anın altı, serâpâ mağaralar ile müzeyyen olup ibret-nümâ gâr-ı yetimânlar vardır. Hatta Celâlî Karayazıcı ve Kara Sa‘îd asrında cümle a‘yân-ı vilâyet cemî‘î zî-kıymet esbâb [u] eşkâllerin bu mağaralara ve bu kal‘aya hıfz edüp ehl [u] iyâlleriyle masûn [u] mahfûz olmuşlardır. Hatta Timur-ı bî-nûr yer götürmez deryâ-misâl asker ile bu kal‘ayı yedi ay muhâsara edüp bir vecihle zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişdir. Gerçi iç ildir ammâ bir celâlî mütehassın olmasın içün dizdâr ağası ve (---) aded neferâtları da dîde-bânlık eyleyüp kapusunda pür-silâh âmâde dururlar. Ammâ aşağı kal‘ası şehrin tâ ortasından cereyân eden nehr-i Tozanlı kenarında yalın kat dîvârlı bir alçacık taş binâ kal‘adır, cirmi ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… ki ağası ve iç kal‘asında buğday anbârları ve yüz seksen pâre topları ve Tebrîz
kapusunda
iki hisâriçe arasında Murâd Hân'ın on iki balyemez topları var. Kal‘ası Eğerli …
Abaza Paşa mütehassın olaldan berü Âl-i Osmân havf edüp bî-hisâb cebehâne ve altı bölük ağası ziyâde edüp cümle iki bin beş yüz kulu ve dizdârı ve on iki ağası ve iç kal‘asında buğday anbârları ve yüz seksen pâre topları ve Tebrîz kapusunda iki hisâriçe arasında Murâd Hân'ın on iki balyemez topları var. Kal‘ası Eğerli dağının dibinde bir top menzili ba‘îd bir bayırlı ve mesûr kayalı zemîn-i metîne vâki‘ olup cânib-i şimâlîsi ve yıldız tarafı ve cânib-i garbîsi sahrâ-yı Erzurûm'dur kim tûlen ve arzen ikişer fersâh menzil sahrâ-yı âbâdân-ı reyhân u çemenistândır. Ve niçe yüz ma‘mûr ve âbâdân kurâlar ile ârâstedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
Kaltakcızâde Câmi‘i, kâr-ı kadîm ve binâ-yı azîm câmi‘dir ve {minâresizdir} ve …
Ve Behrâm Paşa Kapusunda Kaltakcızâde Câmi‘i, kâr-ı kadîm ve binâ-yı azîm câmi‘dir ve {minâresizdir} ve Taş Câmi‘i ve Bayrâm Çelebizâde Câmi‘i ve şehrin kıblesi tarafında köprüden ubûr edüp varoşda, Emîr Yûsuf Paşa Câmi‘i minârelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324a ·
metinde göster ·
… epedir. Ve bu Ketağaç Paşa'nın hânesi Antakiyye şehri içre bir sarây-ı azîmdir.
Kapusunda
hân zencîri gibi zencîr çekilmiş idi. Bir kerre Antâkıyye hâricinde Urbân geldi …
Evsâf-ı ahlâk-ı Ketağaç Paşa (---)(---)(---) perveriş bulmuş Boltakay kabîlesinden Çerkeziyyü'l-asl yarar ve nâmdâr ve şecî‘ ve dilîr bir mîr-livâ idi. Şam-ı Tarabulus hâkinde ekseriyyâ Hama ve Humus sancaklarına mutasarrıf olup Urbânın ol taraflarda ırkın kesmiş bir paşa idi. Âdil ve re‘âyâ-perver, asakir-kes server ve dilâver idi. Ammâ aslâ Türkçe bilmezdi. Hemân kılıç u at ve zırh u mu‘teberât bilirdi. Hattâ Humus hâricinde nehr-i Âsî kenarında Çöl Urbânın kırup hâlâ üstühânları püşte püşte yığılup "Ketağaç Paşa Depesi" nâmıyla ma‘rûf bir kemikden depedir. Ve bu Ketağaç Paşa'nın hânesi Antakiyye şehri içre bir sarây-ı azîmdir. Kapusunda hân zencîri gibi zencîr çekilmiş idi. Bir kerre Antâkıyye hâricinde Urbân geldi derler, hemân atına tevâbi‘leriyle süvâr olup sarâyının kapusunda zencîri küşâde etmeğe bevvâb bulmayup hemân Ketağaç Paşa dal-kılıç olup zencîre eyle bir satûr-ı Ketağaç urur kim hâlâ zencîrin pâreleri bâbının kemeri üzre maslûb durur. Âyende vü revendeye temâşâgâh makdûr-ı beşer değildir. Ve bizimle bu sefer-i zafer-me’ser olan Gönye gazâsında ve Mikrilistân nehb ü gâretinde etdüğü yararlığı bir er etmemişdir. Hudâ cemî‘î murâdât [u] maksûdın hâsıl ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336a ·
metinde göster ·
… e hâricinde Urbân geldi derler, hemân atına tevâbi‘leriyle süvâr olup sarâyının
kapusunda
zencîri küşâde etmeğe bevvâb bulmayup hemân Ketağaç Paşa dal-kılıç olup zencîre …
Evsâf-ı ahlâk-ı Ketağaç Paşa (---)(---)(---) perveriş bulmuş Boltakay kabîlesinden Çerkeziyyü'l-asl yarar ve nâmdâr ve şecî‘ ve dilîr bir mîr-livâ idi. Şam-ı Tarabulus hâkinde ekseriyyâ Hama ve Humus sancaklarına mutasarrıf olup Urbânın ol taraflarda ırkın kesmiş bir paşa idi. Âdil ve re‘âyâ-perver, asakir-kes server ve dilâver idi. Ammâ aslâ Türkçe bilmezdi. Hemân kılıç u at ve zırh u mu‘teberât bilirdi. Hattâ Humus hâricinde nehr-i Âsî kenarında Çöl Urbânın kırup hâlâ üstühânları püşte püşte yığılup "Ketağaç Paşa Depesi" nâmıyla ma‘rûf bir kemikden depedir. Ve bu Ketağaç Paşa'nın hânesi Antakiyye şehri içre bir sarây-ı azîmdir. Kapusunda hân zencîri gibi zencîr çekilmiş idi. Bir kerre Antâkıyye hâricinde Urbân geldi derler, hemân atına tevâbi‘leriyle süvâr olup sarâyının kapusunda zencîri küşâde etmeğe bevvâb bulmayup hemân Ketağaç Paşa dal-kılıç olup zencîre eyle bir satûr-ı Ketağaç urur kim hâlâ zencîrin pâreleri bâbının kemeri üzre maslûb durur. Âyende vü revendeye temâşâgâh makdûr-ı beşer değildir. Ve bizimle bu sefer-i zafer-me’ser olan Gönye gazâsında ve Mikrilistân nehb ü gâretinde etdüğü yararlığı bir er etmemişdir. Hudâ cemî‘î murâdât [u] maksûdın hâsıl ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336a ·
metinde göster ·
… ları edüp cem‘iyyet-i benî Âdemden nâm u nişân kalmayup âsûde-hâl dururken paşa
kapusunda
bir hây hûy kopdu. Meğer Âsitâne tarafından yigirmi kapucu ile ser-bevvâbân-ı d …
Bu kasabada bu temâşâları edüp cem‘iyyet-i benî Âdemden nâm u nişân kalmayup âsûde-hâl dururken paşa kapusunda bir hây hûy kopdu. Meğer Âsitâne tarafından yigirmi kapucu ile ser-bevvâbân-ı dergâh-ı âlîden bir kapucubaşı gelüp paşaya haber etdiler. Cümle asker kat-ender-kat olup paşa huzûruna kapucubaşı kığırup geldikde yüz bin ta‘vîz ile girüp zemîn bûs edüp cümle keçeli kapucular kelb-i sarîh gibi taşrada kalup kapucubaşı yalnız paşa yanında kaldı. Zîrâ Çorum şehrinde paşaya hücûm eden Berber Bayrâm kapucubaşıdan ibret alındı. Ba‘dehû kapucubaşı emirleri paşanın kapucular kethüdâsı Alî Ağa'ya verüp meğer Hezârpâre Ahmed Paşa tarafından emr-i şerîf gelüp "Düstûr-ı mükerremim Mehemmed Paşasın, emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ‘at durmayıp Erzurûm Karsı eyâletin sana ihsân etmişim. kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ol taraflarda ısyân u tuğyânı zâhir olmağıla ol serhadlere gitmek elzem-i levâziminden olmağıla ağırlığın bırağup ılgar ile varup eyâlet-i Kars'a mutasarrıf olup alâmet-i şerîfeme i‘timâd kılasın" deyü bu mü’ekked emr ile Mustafâ Ağa gelüp emr-i pâdişâhî kırâ’at olundukdan sonra paşa "Emr pâdişâhındır, nola" deyüp ol ân İmâd Ağa'ya bir kîse-i guruş verüp "Tiz tûğlar gitsin" deyü fermân edüp İmâd Ağa'yı yolladı. Meğer Engürü'de paşanın katline nefîr-i âm getiren bu Mustafâ Ağa imiş. Paşa emre aslâ itâ‘at etmeyüp Istanoz'dan Murtat 360b ova câniblerine doğr[u] gitmek fermân olup ol sâ‘at Varvar Alî Paşa'dan muhabbetnâmeler ile kapucubaşılarından Melanlı Huseyin Ağa geldi. Netîce-i mektûb-ı muhabbet-üslûb budur kim "Benim veliyyi ni‘amın oğlu efendim, sultânım! Mesmû‘umuz oldu kim Erzurûm'dan ma‘zûl olalı bu şiddet-i şitâda niçe berzahlar çeküp meşakkat-i râh çekerek Kızılırmak geçidinde azîm hasâreler çeküp vâfir âdemleriniz gark-ı âb olmuşdur. El-hükmülillah. Hemân sizler sağ olasız. İnşâallahu Te‘âlâ an karîbi'z-zamân Cenâb-ı Bârî yârı kılup ivazın eder. Bizim ahvâl-i pür-melâlimizden su‘âl ederseniz Âsitâne tarafından bir kapucubaşı hatt-ı şerîf ile Sivas'a gelüp İpşir Paşa oğlumuzun hâtûnu ki Gürcîstân'da Mavrol Hân'ın kerîmesi Perîhân'dır, anı bizden emr-i şerîf ile Sultân İbrâhîm Hân vezîri Ahmed Paşa ilkâsıyla kerreteyn evâmir u hatt-ı şerîfler vârid olup nâ-şer‘îdir deyü vermeyüp Tokat kal‘asında dizdâra verüp cümle ulemâ ve sulehâ ve meşâyihlere emânetullah deyü sicille kayd edüp verdim. İpşir Paşa oğlum bu ahvâli istimâ‘ edüp mektûb-ı dürerbâr gönderüp buyurmuş kim ‘benim efendim ve peder-i azîzim, Allah senden râzî ola. Ehlimi vermemişsin. Eğer verirsen dü cihânda iki elim yakandadır ve rûz-ı mahşerde mes’ûl olursun ve eğer bu husûs içün pâdişâh tarafından bir ser-encâm çekersin. Her ne gûne maksûd [u] merâmına göre yoluna bin cân ile yüz bin baş ve İpşir oğlunun başı yoluna fedâdır’ deyü mektûbları geldi. Bu mahallerde İpşir'in hâtûnun pâdişâha nâ-şer‘î vermediğim pâdişâhın mesmû‘-ı hümâyûnları olıcak Sivas'dan bizi ma‘zûl edüp iki def‘a katlimize hatt-ı şerîfler gelüp avret hatıriyçün avret sözüne uyan avretden kötüdür, deyü hamd-ı Hudâ başımız vermeyüp Sivas'dan ma‘zûlen yedi bin asker ile hâlâ Turhal sahrâsında basîret üzre olup meks edüp günden güne tevâbî‘lerimiz gelüp cem‘ olmadadır. Ve İpşir Paşa oğlum Karaman eyâletiyle gelüp ve niçe ma‘zûl mîr-i mîrânlar ve sâ’ir ümerâlar gelüp cem‘iyyet-i kübrâ ile Üsküdar'a varup şer‘ ile da‘vâmız görüp yetmiş kimesnenin katlin isteriz. Bir vezîr oğlu vezîrsin, mührü sana, Mısr'ı bana, İpşir oğluma Şâm'ı, Süleymân Paşa oğluma Bağdâd'ı, Çavuşzâde oğluma Haleb'i, Melek Ahmed Paşa oğluma Erzurûm'u isteriz. İmdi benim efendim oğlu efendim, bu mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz varup vüsûl buldukda bir ân ve bir sâ‘at durmayup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek biri birimizle haberleşerek deryâ-misâl asker ile gelüp Bursa altında cem‘ olavuz ve yedi vezîr ve on mîr-i mîrân ve bî-hisâb mîr-i livâlar ile yek-dil [ü] yek-cihet olup adl-i adâlet edüp bir beyza-i mürğu bir akçeye alarak Âsitâne-i sa‘adet tarafına varup murâfa‘a-i şer‘ olavuz", deyü eblehâne mektûblar tahrîr eylemiş. Paşa mektûbları kırâ’at edüp hakîre eydür: "Ne ahmak herifdir. Mektûbunda cemî‘î hamâkatin ve bî-tedbîrliğin ifşâ etmek içün hâl-i dilin i‘lâm eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 360a–360b ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı cerrâhân [u] üstâdân: Evvelâ cümleden Boyacı kapusunda zimmî Karakaş Ermenî gâyet üstâd-ı kâmil cerrâhdır. İlm-i cerrâheti tekmîl etmek içün Frengistân'ın İşpaniye diyârına gitmişdir. Hattâ bir adamın dişi ağrısa bir mâvî su sürer dişin veca‘ı teskîn olur. Eğer ol dişi çıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan dişe bir la‘l-gûn su sürer kelpedâna muhtâc eylemeyüp ol dişi kendi elinle çıkarırsın 65b ve bu cerrâh Karakaş-ı zimmînin iki veled-i pelîdi var, biri Ucân ve biri Balıhan ikisi de bî-bedel üstâd-ı bî-cedellerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a–65b ·
metinde göster ·
… ların muhâfaza eder kirpi gibi toplar ile âmâde bir kulle-i azîmdir. Andan Yalı
kapusunda
Şâh kullesi ve Paşa kullesi ve Rüstem Paşa kullesi ve Hüsrev Paşa kullesi ve Kâ …
Aşağı kal‘a kullelerin beyân eder: Dâ’iren-mâdâr cümle yetmiş aded kulle-i Kâflardır ammâ cümleden Sultân Veled kullesi, kal‘a dîvârların muhâfaza eder kirpi gibi toplar ile âmâde bir kulle-i azîmdir. Andan Yalı kapusunda Şâh kullesi ve Paşa kullesi ve Rüstem Paşa kullesi ve Hüsrev Paşa kullesi ve Kâsım Paşa kullesi ve Süleymân Paşa kullesi ve Ketenci Ömer Paşazâde Mehemmed Paşa kullesinin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252b ·
metinde göster ·
bir dirsekli tabya-i metîn etmişdir kim Tebrîz kapusunun yemîn [ü] yesârı handa …
Ve bu kulleden mâ‘adâ mezkûr Tebrîz kapusunda bir dirsekli tabya-i metîn etmişdir kim Tebrîz kapusunun yemîn [ü] yesârı handakı içre kuş uçurmaz. Ve handak üzre Tebrîz kapusuna âyende vü revendegân içün mancınıklı bir gûne musanna‘ makaralı cisir inşâ etmişdir kim böyle kapân-ı cisr-i haşeb bir kal‘ada yokdur. Her şeb kal‘a huddâmları ve dîdebânları bu cisri makaralar ile ipleri bocı-ırgatlar ile çekerek cisr-i haşebi kal‘a dîvârına dayayup siper ederler. Ba‘dehû iç yüzden cisri kal‘aya zencîrler ile bend ederler. Ta bu mertebe metîn cisr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
âmâde olan nöker ve dizçökenler ve çiğ et yiyenler ve cümle merdümhorlar pâreke …
Bizler dahi hândan me’zûn olup vilâyet-i Tebrîz-i dilâvîze gitmeğe hâzır-bâş oldukda hân hakîri tek ü tenhâ katına kığırup eydür: "Ömrüm! Sen menim birâder-i cân-berâberimsen. Lutf eyle meni Tebrîz hânı yanında zânû-be-zânû olanda her danışıkda meni hâna yahşı mahtayasın." deyü koynundan üç yüz aded mümessek şâh sikke altun ve iki yüz guruş ve bir sâ‘at ve bir Gürcî kölesi ve bir Acemâne eğerli ve rahtlı kara çubuk at ve iki çapariz yorğa alaca çapar at ihsân edüp "Sehel ârâm idesiz kim sizin yollarınız üzre hânlar ve sultânlar ve Tebrîz hânına varaklar yazam." dedikde mektûblar tahrîr olunup hakîre teslîm oldukda hikmet-i Hudâ hân kapusunda âmâde olan nöker ve dizçökenler ve çiğ et yiyenler ve cümle merdümhorlar pârekende ve perîşân olmağa başladılar. Hân-ı garîbin reng-i rûyi müteğayyer olup "Heni kişiler bu velvele nedir?" dedikde "Ey hânım, atebe-i âlîden eşik akası Çapar ile geledir!" dediklerinde hemân dem hânın aklı başından gedüp hakîre eydür: "Evliyâ akam, men ahrete giderem, meni du‘âdan unutma!" dedikde hakîr tesellî-i hâtır içün eyitdim: "Ey hânım uğurunuza cân u başım vermişem. Hele hânım görelim bu sözün aslı fer‘i nedir?" derken hemân hân dîvânhânesinin eşiğinden bir semmûr kürklü ve başı telli ve cevâhir zurzuvile tâclı beli cevâhir kılıçlı bir muhteşem ve sâhib-i salâbet âdem zâhir olunca cümle erbâb-ı dîvân ayağa kalkdılar ve ta‘zîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 299a ·
metinde göster ·
… aremli kal‘a-misâl demir kapulu kârbânsarâydır kim her şeb bevvâb ve pâsbânları
kapusunda
davul çalup kapuyu sedd edüp açarlar ve bu kapu üzre târîhi:
Der-vasf-ı mihmân-sarây-ı kârbân: Altı aded kân-ı âyende vü revendegândır. Cümle[den] Büyük Çârsû içinde Sokollu şehîd Mehemmed Paşa kârbânsarâyı yüz altmış aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ develikli ve ahurlu ve haremli kal‘a-misâl demir kapulu kârbânsarâydır kim her şeb bevvâb ve pâsbânları kapusunda davul çalup kapuyu sedd edüp açarlar ve bu kapu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı mülâkat-ı ceneral-i kal‘a-i İspilet: Ertesi gün âyîn-i bâtıla-i kadîmeleri üzre bir kapudanzâde dahi gelüp hakîri ceneral yanına da‘vet edüp, biz dahi cümle kırk altı aded pür-silâh tevâbi‘âtlarımızla esb-i sabâ-sür‘at sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân atlara süvâr olup âheste-reviş zeyl-i hisâra vardıkda kal‘a kapusunda olan pâsbân kapudan huddâmlarımıza der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a ·
metinde göster ·
… âr sâkin olur bir harâb sarây ve bir mescidi ve bir kuyu mağârâsı var. Bu gârın
kapusunda
152a kefere hatlarının gûnâ-gûnları tahrîr olunmuşdur.
Ammâ yukaru iç kal‘ada aslâ hâneler yokdur. Ancak dizdâr sâkin olur bir harâb sarây ve bir mescidi ve bir kuyu mağârâsı var. Bu gârın kapusunda 152a kefere hatlarının gûnâ-gûnları tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b–152a ·
metinde göster ·
… Ancak Süleymân Hân'ın müfîd ü muhtasar câmi‘i var. Etrâf-ı kal‘ada handakı üzre
kapusunda
asma tahta cisri var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Çernik: Bu kal‘a bir düz sahrânın nihâyetinde bir bâğ u bâğçeli ve bir vâsi‘ iki bayır arasında nehr-i şumaniçse kenârında bir püşte-i pest üzre çâr-kûşeden tûlânî bir şeddadî kârgîr binâdır, ammâ der [ü] dîvârları ol kadar metânet üzre değildir ve kifâyet mikdârı cebehânesi 157b ve gılâl anbârı ve beğ sarâyı var. Dizdâr ve beğden gayrı bu kal‘ada ferd-i âferîde yokdur. Ancak Süleymân Hân'ın müfîd ü muhtasar câmi‘i var. Etrâf-ı kal‘ada handakı üzre kapusunda asma tahta cisri var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a–157b ·
metinde göster ·
"Biz bu vezîri ey âdem biliriz. Allâh rahmet eyleye ve yine Hak rahmet ede" deyince kırk elli bin âdem "Allâh rahmet eyleye" deyü feryâd edüp cenâze-i Melek'i bu felekde tâbût ile götürü[r]ken elli altmış aded mü’ezzinânları ve bu kadar fukarâları, hakîr cem‘ edüp tevhîd [ü] tezkîr ile ve savt-ı hoş elhân ile Bilâlîler "Muhammedün habîbullâh hakkâ" diyerek Bâğçekapusu iskelesinde kayığa koyup belki bin pâre kayık ile niçe bin aded vüzerâ ve muhibbân ve dostân u âşıkânlar Ebû [Eyyûb-ı] Ensârî kapusunda Fâtıma Sultân yalısı önünden ubûr ederek Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-bârî civârında Kaya Sultân merhûme yalısı civârında vasıyyetleri üzre üstâdı Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin hâk-i pâyinde bilâ-alâmet, ya‘nî kubâbsız defn edüp üzerine çadırlar kurup kâmil yedi gün yedi gece bu hakîr üç yüz aded merd-i fakîr ile rûz [u] şeb yigirmişer hatm-i şerîf tilâvet olunurdu. Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45b ·
metinde göster ·
… ış cârî ikişer lüleli uyûnlard[ır]. Kâsım Paşa çeşmesi ve Kadı çeşmesi ve Seget
kapusunda
Memi Şâh çeşmesi ve niçe yüz aded çeşme-sârlar var.
Der-hakk-ı çeşme-sâr-ı âb-ı revân: Cümleten kırk yedi aded aynü'l-hayât çeşmeler vardır. Birkaçı Eflâtûn-ı İlâhî'den kalmış cârî ikişer lüleli uyûnlard[ır]. Kâsım Paşa çeşmesi ve Kadı çeşmesi ve Seget kapusunda Memi Şâh çeşmesi ve niçe yüz aded çeşme-sârlar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68b ·
metinde göster ·
Yahûdî karısının atdığı top sadmesinden on beş bin güzîde Hıristiyanlarımız Îsâ …
Küffârların kendü nakilleri üzre "Bu Beç kapusunda Yahûdî karısının atdığı top sadmesinden on beş bin güzîde Hıristiyanlarımız Îsâ'ya cân verdiler" deyü nakl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… irüp yine mezkûr tarîk-ı âm ile mahall-i garba gidüp tâ Gül Baba'ya karîb Horos
kapusun(d)a
varınca dörd kat bölme bölme hisâr dîvârları Tuna kenârındaki varoş kal‘a dîvâr …
Bu kapusundan girüp yine taraf-ı garba gidüp bu mahallere Toykun Paşa bölmesi derler, başka bir hisâr dîvârı vardır. Bunun kapusundan içeri girüp yine ol şâhrâh ile semt-i garba gidüp bu mahallere Süleymân Paşa bölmesi derler, bir sedd-i metîn dîvârı var. Bunun dahi kapusundan girüp yine mezkûr tarîk-ı âm ile mahall-i garba gidüp tâ Gül Baba'ya karîb Horos kapusun(d)a varınca dörd kat bölme bölme hisâr dîvârları Tuna kenârındaki varoş kal‘a dîvârına muttasıl bu dörd kat bölme hisâr dîvârları tâ Ortahisâr kal‘ası dîvârına varır bölme hisâr dîvârlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
Tuna kenârında bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir tabya, ammâ Âhûr kapusuna v …
Ve Horos kapusunda Tuna kenârında bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir tabya, ammâ Âhûr kapusuna varınca Tuna kenârında yalın kat palanka çit dîvârlar vardır. Bu mahallerin evleri cümle Tuna'ya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni
kapusunda
tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin …
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… mâh-ı Muharrem'in yigirmisinde Kaplan Paşa'ya kal‘anın maşrık tarafında Komaran
kapusunda
meterise girilmek içün fermân olundu, zîrâ ol tarafdan Litre nehriyle kayıklar …
Andan mâh-ı Muharrem'in yigirmisinde Kaplan Paşa'ya kal‘anın maşrık tarafında Komaran kapusunda meterise girilmek içün fermân olundu, zîrâ ol tarafdan Litre nehriyle kayıklar içre küffârın kal‘aya imdâdı geldiği istimâ‘ olunup ol tarafa Kaplan Paşa ve Adana Paşası Ali Paşa {dahi} me’mûr oldular ve ol gece meterisleri ma‘mûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b ·
metinde göster ·
… tasına mıhlayup ve derisin kendüye post etdirüp hâlâ ol ayunun kellesi iç kal‘a
kapusunda
mıhlı durup gelen giden Macarlar bu ayu kellesine şapkaların çıkarup ta‘zîm ede …
Ba‘dehu ol Moğol çinganesinin yâr-ı gâr-ı ser-i kârı olan ayusu mürd olup firâk hasretinden ayunun kellesin yapduğu kal‘anın kapusu tahtasına mıhlayup ve derisin kendüye post etdirüp hâlâ ol ayunun kellesi iç kal‘a kapusunda mıhlı durup gelen giden Macarlar bu ayu kellesine şapkaların çıkarup ta‘zîm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133a ·
metinde göster ·
… Cümle batak içindedir. 83b Ancak taşra büyük varoşunun garb tarafındaki orta
kapusunda
sehel yerde handakı üzre haşeb cisrden geçilir. Ol handakda dahi Kiriş nehri ce …
Ve bu iç kal‘a kapusu cânib-i yıldıza nâzır olup kapuya kırk ayak ağaç nerdübân ile çıkılup hîn-i cengde nerdübânları iç kal‘aya çeküp kal‘aya bir tarafdan varılmaz. Ve bu kapunun arası iki kapudur. İki kapu mâbeyninde çâh-ı cahîmden nişân verir bir zindânı var kim her şeb cümle şehir a‘yânının niçe yüz esîrlerin bunda haps edüp yine sabâh sabâh çıkarup esîrlere hidmet etdirirler. Ammâ bu iç kal‘anın ve taşra üç kat kal‘anın handakları yokdur. Cümle batak içindedir. 83b Ancak taşra büyük varoşunun garb tarafındaki orta kapusunda sehel yerde handakı üzre haşeb cisrden geçilir. Ol handakda dahi Kiriş nehri cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83a–83b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Mu‘âz ibn Cebel hazretleri Cingiz Hân'ın ülken oğlu (---) Hân, hân-ı âlîşân olup anınla vilâyet-i Kırım'a gelüp Kırım'ın bu Eski Yurd'unda medfûn sahâbe-i güzînleri ve serdâr-ı mu‘azzam olan sahâbe-i kirâmdan Mâlik Eşter hazretlerin ziyâret edüp Cingiz Hân oğlu (---) Hândan Hazret-i Ebâbekir’e ve kendüye hedâyâlar alup andan gemiyle Kostantiniyye şehrine gelüp anda tekrur kraldan hedâyâlar alup yine gemiyle Sayda vilâyetine gelüp bir zamân Şâm'da kalır. Ba‘dehu Hazret-i Ömer hilâfetinde Mu‘âz ma‘tûnen merhûm olup Şam'da Koyun kapusunda Bilâl-i Habeşî kurbunda medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 132a ·
metinde göster ·
… ç adeç me’kelhâne-i imâretdir. Evvelâ Deli Hüseyin Paşa câmi‘i imâreti ve Tekye
kapusunda
Vâlide câmi‘i imâreti ve Velî Paşa câmi‘i imâretlerinin ni‘metleri bay u gedâ-y …
Der-imâret-i dâru'l-ıt‘âm-ı âyende vü revendegân: Barısı üç adeç me’kelhâne-i imâretdir. Evvelâ Deli Hüseyin Paşa câmi‘i imâreti ve Tekye kapusunda Vâlide câmi‘i imâreti ve Velî Paşa câmi‘i imâretlerinin ni‘metleri bay u gedâ-yı pîr [ü] cüvânlara subh [u] mesâ birer tâs çobraları mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
… da yokdur. Meğer Atina vilâyetinde yâhûd misli meğer şehr-i Sivas'da Gökmedrese
kapusunda
ola. Ammâ bu Girid'de Hünkâr câmi‘i kapusuna im‘ân-ı nazar ile nigerân eden erb …
Ve bu câmi‘in üç kapusu vardır. İkisi yan kapulardır. Biri kıble kapusudur. Bu bâb-ı âlîlerin üstlerinde kurşum ile mestûr haşeb binâ-yı münakkaş (...) vardır, ammâ kıble kapusu üzre kurşum örtülü kubbenin altında câmi‘ kapusunun mermer kemerlerinde olan zıhlar ve girihler ve islimîler ve kat-ender-kat hurdegîr ve musanna‘ (Freng) Freng-pesend hayâl-fikr mermer-bürlük ma‘rifetlerinin misli rûy-ı arzda yokdur. Meğer Atina vilâyetinde yâhûd misli meğer şehr-i Sivas'da Gökmedrese kapusunda ola. Ammâ bu Girid'de Hünkâr câmi‘i kapusuna im‘ân-ı nazar ile nigerân eden erbâb-ı ma‘ârif bilir kim ne gûne musanna‘ nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
… Paşa câmi‘i kurbunda tarîk-i Uşşâkîden Şeyh Esedüddîn savma‘ası, andan Panıgrad
kapusunda
Cebehâne tekyesi tarîk-i Fenâyîdendir.
Andan Yassı tabyanın iç yüzünde Karabaş tekyesi, ulu âsitâne olup, andan Su kemeri kurbunda Hünkâr câmi‘i yolu üzre Hindî Baba Ca‘fer tekyesi, andan Şeyh İbrâhîm Gülşenî tekyesi, andan Üsküdârî Mahmûd Efendi halîfesi Celvetî Alî Efendi tekyesi, andan Göllük tabyasının iç yüzünde tarîk-i Bayrâmîde Şeyh Vâhidî hânkâhı, andan Ankebût Ahmed Paşa câmi‘i kurbunda tarîk-i Uşşâkîden Şeyh Esedüddîn savma‘ası, andan Panıgrad kapusunda Cebehâne tekyesi tarîk-i Fenâyîdendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315b ·
metinde göster ·
… neferâtlarıyla kolluk bekleyüp küçük kapuda gümrük dîdebânları bekleyüp gümrük
kapusunda
gümrük emîni bâc u bâzâr öşr-i sultânî bekler.
Ammâ bu limanın büyük kapusunun iç yüzünde yeniçeri ocağından Haseki Pâyzen Hasan Ağa cümle odası neferâtlarıyla kolluk bekleyüp küçük kapuda gümrük dîdebânları bekleyüp gümrük kapusunda gümrük emîni bâc u bâzâr öşr-i sultânî bekler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·
… nî henüz nev-binâ bir câmi‘-i zîbâdır. Altı dekâkînlerdir. İki tarafından kıble
kapusunda
yigirmişer kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir câmi‘-i rûşendir. Hakîr bu c …
Tabahâne kurbunda Câmi‘-i Atîk ve çârsû içinde Y 22a cemâ‘at-i kesîresi çok Câmi‘-i Cedîd fevkânî henüz nev-binâ bir câmi‘-i zîbâdır. Altı dekâkînlerdir. İki tarafından kıble kapusunda yigirmişer kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir câmi‘-i rûşendir. Hakîr bu câmi‘e bu gûne târîh etmişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y21b–Y22a ·
metinde göster ·
… asrında bu kal‘a içre aslâ hayvânât makûlesi girmediğinden mâ‘adâ herkes kal‘a
kapusunda
babucun eline alup pâ-bürehne kal‘aya eyle dâhil olurmuş.
Ve cemî‘i şâhrâhlarının kaldırımları gûnâ-gûn baklava nakşı kesimi mühr-i Süleymân gibi ve çarh-ı felek gibi ve biribirine girişmeli mermer-i hâm döşeli serâpâ kaldırımlar ile pâk tarîk-ı âmları vardır. Kefere asrında bu kal‘a içre aslâ hayvânât makûlesi girmediğinden mâ‘adâ herkes kal‘a kapusunda babucun eline alup pâ-bürehne kal‘aya eyle dâhil olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Cihân tâ Sivas vilâyeti dağlarından hurûc edüp bu Adana şehrinin kenârından güzâr eder edüp [[(---) (---) (---)]] ve bu nehir üzre olan şehrin memerr-i nâsı cisr-i azîm Takyanus binâsıdır. Lâkin Me’mûn Halîfe târîhleri vardır. [[(---) (---) (---)]] Q 71bP 71b Ve cümle on altı tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir azîm gözlerdir. Ve beş göz dahi gayri cisir gözleri gibi küçük gözlerdir. Anlar ile cümle yigirmi bir göz cisirdir. Ve şarkdan garba tûlü beş yüz elli germe adımdır. Ve iki başında kal‘a kulleleri gibi mazgallı ve dirsekli kullelerdir. Ve birer metîn kapuları vardır. Şeb [u] rûz bevvâbânı dîdebânlık edüp kal‘a cânibindeki başında olan kullenin kapusunda âyende vü revende tüccâr tâ’ifesinden bâc ve gümrük alınup kal‘a kullarına aklâm kayd olunmuşdur. Ve firâr eden memlûk ve gayri kayd-bend edüp sâhibine verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y156a ·
metinde göster ·
… hûdâ'nın pây-ı şerîfleri vâki‘ olmuşdur. Ol mahalde bir gâr-ı azîm dahi vardır.
Kapusunda
bir yeşil atlas perde vardır. Andan içeri bir kimesne giremez, memnû‘dur, zîrâ …
Ve yine Beytü'l-hazen'de Hazret-i Ya‘kûb evlâdlarının kabr-i şerîfleri olan gârın mescidi tarafında Hazret-i Yahûdâ'nın pây-ı şerîfleri vâki‘ olmuşdur. Ol mahalde bir gâr-ı azîm dahi vardır. Kapusunda bir yeşil atlas perde vardır. Andan içeri bir kimesne giremez, memnû‘dur, zîrâ harem-i resûlullâh medfûnlardır. İsm-i şerîfleri nâ-ma‘lûmdur. Ammâ Hazret-i Eyyûb Nebî hâtûnu Râhime Ana binti Hazret-i Efrâyim ibn Hazret-i Yûsuf aleyhisselâmdır. Yûsuf oğlu Efrâyim nebînin kerîmeleridir. Bu gârda âsûdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y200b ·
metinde göster ·
… bâzârı ve Atbâzârı ve Attâr bâzârı ve Nebât-ı hamevî bâzârı ve câmi‘-i Ümmeyye
kapusunda
Itriyyât bâzârı ve Nisvân bâzârı ve Fahhâmîn bâzârı ve Hallâcîn bâzârı ve Hayyâ …
Ve Çakmak bâzârı ve Sipâh bâzârı ve Koca Mustafâ Paşa bâzârı ve Zarbun bâzârı ve Atbâzârı ve Attâr bâzârı ve Nebât-ı hamevî bâzârı ve câmi‘-i Ümmeyye kapusunda Itriyyât bâzârı ve Nisvân bâzârı ve Fahhâmîn bâzârı ve Hallâcîn bâzârı ve Hayyâtîn bâzârı ve Hakkâkîn bâzârı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247b ·
metinde göster ·
içeri bir soffası mukarrerdir. Herkes metâ‘ın ol soffalar üzre kat-ender-kat yı …
Ve bu dekâkînlerden mâ‘adâ her hânenin kapusunda içeri bir soffası mukarrerdir. Herkes metâ‘ın ol soffalar üzre kat-ender-kat yığup niçe yüz bin guruş bâzâr ederler. Ve herkese kahve ve eşribe-i mümessek ve gülâb [u] buhûr ile tatyîb-i hâtır edüp ri‘âyet ederler. Bir gûne dükkânlar dahi bu ankâ bâzergânların kapuları mâ-[bey]nidir. Bunlar dahi dükkân add olunsa altı binden mütecâviz dükkân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356b ·
metinde göster ·
… askerin gerüsü gelerek Gelibolu kal‘asın feth etdükde Gâzî Süleymân Paşa kal‘a
kapusunda
el urup bismillâhirrahmânirrahîm târîh sene 761 olmuşdur.
Andan Orhan Beğ halîfe oldu. Saltanat 35 sene olup, Orhan Gâzî oğlu Süleymân Paşa Kara Mürsel Beğ ve Ece Ya‘kûb Beğ kırk nâmdâr ile Bahr-i Ebyaz'ı Kapudağı kurbunda Bab[ae]ski nâm mahalden sallar ile karşu Rûmeli tarafına at çıkarup Gelibolu câniblerin nehb ü gâret ederek İpsala ibtidâ salâdan galat olan yeri ibtidâ cum‘a gün anı feth edüp ibtidâ salâ okuduklarıyçün ibtidâ salâdan galat İpsala derler. Ve günden güne askerin gerüsü gelerek Gelibolu kal‘asın feth etdükde Gâzî Süleymân Paşa kal‘a kapusunda el urup bismillâhirrahmânirrahîm târîh sene 761 olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y39b ·
metinde göster ·
… se bulduğun katl eder. Nizâm-ı intizâm olur. Ve âlem subaşıdır. (---) Bu subaşı
kapusunda
bir oda Mısır yeniçerisi asesbaşı yerine hizmet eder.
Ve bir hâkim dahi subaşıdır. Elinde mutlak fermânı var ise bulduğun katl eder. Nizâm-ı intizâm olur. Ve âlem subaşıdır. (---) Bu subaşı kapusunda bir oda Mısır yeniçerisi asesbaşı yerine hizmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y66b ·
metinde göster ·
… dır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa
kapusunda
ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencile …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… nda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker
kapusunda
hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk- …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… iyye'ye istikbâle çıkarlar. Bu alayda iki yüz yeniçeri mülâzımlarından ve mollâ
kapusunda
bekler iki yüz yeniçeri gediklilerinden gayrı askerî tâ’ifesi yokdur, cümle ule …
Elbette Mısır mollâları senede bir kerre ma‘zûl olup Mısır'a karîb Hânke nâm mahalle geldükde vekîlharcı matbahın Âdiliyye'ye gönderir. Ertesi gün paşa kethudâsı ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümânbaşı ve paşanın cümle askeri ve Mısır'ın kâle yekûlü der ulemâ ve sulehâsı ve eşrâfı ve e’imme ve hutebâsı ve cümle meşâyih-i kübrâsı mülebbes olup cümle Âdiliyye'ye istikbâle çıkarlar. Bu alayda iki yüz yeniçeri mülâzımlarından ve mollâ kapusunda bekler iki yüz yeniçeri gediklilerinden gayrı askerî tâ’ifesi yokdur, cümle ulemâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y211b ·
metinde göster ·
… dımdır. Bu yol iki yüz adım ziyâde olmuş olur. Ammâ yine konakdan aşağı Azebler
kapusunda
Rûmeli meydânından ve Sâlibe'den ve Yenikapu'da Kantaratü's-sebû‘dan geçüp Deft …
Bu hakîrin Mısır'da iç kal‘adaki konağından aşağı Sipâhîler hammâmı külhanı önünden ve Ivaz Beğ sarâyı önünden ve Mes‘ûd Ağa kapusu önünden Burhân Efendi nakîbin sarâyına varınca iki bin yüz adımdır. Ammâ yine konağımıza aşağı Altıparmak câmi‘i önünden yine Mes‘ûd Ağa sarâyı önünden Nakîb sarâyına iki bin üç yüz adımdır. Bu yol iki yüz adım ziyâde olmuş olur. Ammâ yine konakdan aşağı Azebler kapusunda Rûmeli meydânından ve Sâlibe'den ve Yenikapu'da Kantaratü's-sebû‘dan geçüp Defterdâr Kaytâs Beğ hânesine varınca kâmil üç bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y277b ·
metinde göster ·