… z kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki
karındaş iki
vezîr idi, Çekmece kal‘aların ve Terkoziçe Vezîr Karadeniz Boğazı kurbünde Terk …
Hikmet-i Hudâ bir gün bu Yanko ibn Mâdyân ayş [u] nûş edüp mest [u] medhûş câme-i hâb-ı nâzda hâb-âlûd 9a olup yatırken ale's-sabâh serîri ile kendüyi Sarâyburnu nâm mahalde bulup niçe eyyâm anda sâkin olup cemî‘i vüzerâ ve vükelâları ve cümle ser-i kârda olan huddâmları başına cem‘ olup İslâmbol'un Sarâyburnu nâm mahallin âb [u] hevâsından hazz edüp bir kal‘a bünyâd etmeğe ihtimâm etdi. Zîrâ bu Yanko ibn Mâdyân, cihângîr-i kübrâ azîmü'ş-şân bir pâdişâh idi. Cümle Yûnâniyân buna Süleymân-ı Sânî derler. Bunun zamân-ı hilâfetinde Kürdistân'dan Buhtunnasr dîn-i Yahyâ üzre sâhib-hurûc olup hûn-ı Yahyâ Nebî'yi taleb içün Arz-ı Mukaddes'i ve Haleb [ve] Şâm'ı ve Taberistân ve arz-ı Filistîn ve arz-ı Askalân'ı ve arz-ı Hâsân'ı ve bilâd-ı Mısr'da yetmiş pâre şehir harâb [u] yebâb edüp yedi kerre yüz bin Benî İsrâ’îl'i katl edüp Hazret-i Ermiyâ'yı ve Hazret-i Dânyâl'ı Sıfet şehrinde esîr edüp bilâ-hisâb mâl-ı hazâyin cem‘ edüp Yanko ibn Mâdyân'a isyân etmek kasdında olduğun Yanko istimâ‘ edüp karındaşı Yanıvan'ı Buhtunnasr üzre deryâ-misâl asker ile gönderüp kendünün baş vezîri olan Kanator vezîri iki kerre yüz bin asker ile talî‘a-i cüyûş edüp azm-i Buhtunnasr deyüp Karaman sahrâsında iki asker-i bî-pâyân birbirleriyle dokuşup hikmet-i İlâh Buhtunnasr bî-nasr olup bedbaht-ı bî-nusret münhedim olup bu kadar mâl [u] menâl-i firâvânı Yanko'ya gelüp ol mâl-ı ganâyim ile Yanko ibn Mâdyân, Hazret-i Süleymân'ın binâsı ve makâmıdır deyü İslâmbol'un sûruna mübâşeret edüp karındaşı Yanıvan Tuna nehrin İslâmbol içinden cereyân etmeğe ta‘ahhüd edüp Yanko vezîri Kanator'a Yedikulle'yi binâ etmeğe mübâşeret etdi. Silivrice Vezîri Silivri kal‘asın, Burgazice Vezîr Burgaz kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki karındaş iki vezîr idi, Çekmece kal‘aların ve Terkoziçe Vezîr Karadeniz Boğazı kurbünde Terkoz kal‘asın ve Karadeniz nihâyet bulduğu mahalde Yoroz nâm bıtrîk-ı kıssîs Yoroz kal‘ası ki hâlâ Kavak nâm kasabanın ensesinde Yoroz nâmıyla meşhûr kal‘a-i ma‘mûredir, anı binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b–9a ·
metinde göster ·
Ve Murâd Hân'ın bu câmi‘den gayrı Karadeniz Boğazı'ndaki karşu karşuya iki aded kal‘aları müceddeden binâ edüp azîm vezni üzre neferât ve dizdârı cebehâneler ve birer câmi‘ binâ etdi. Ve Kandîlli bâğçesinde bir kasr-ı âlî ve Istarvroz bâğçesinde bir kasr-ı Havernak ve Üsküdar bâğçesi'nde Revân köşkün binâ etdi. Rahmetullâhı aleyh rahmeten vâsi‘a. Târîhler kenârda.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b ·
metinde göster ·
sâ‘at dûr bir şehr-i İremdir. Ammâ yine mâbeyninde aslâ arz-ı hâliye yokdur. Se …
Evvelâ şehr-i Eyyûb, İslâmbol'un cânib-i garbında deryâdan tokuz mîl ba‘îd karadan iki sâ‘at dûr bir şehr-i İremdir. Ammâ yine mâbeyninde aslâ arz-ı hâliye yokdur. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân, sultân yalılarıdır kim bu şehir İslâmbol'a muttasıldır. Lâkin başka hükûmetdir. İbtidâ kânûn-ı Ebü'l-feth üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir ve yedi yüz pâre kurâya hükmü nâfizdir ve yigirmi altı nevâhî nâ’ibi vardır. Ber-vech-i adâlet senevî on bin guruş hâsıl olur. Başka subaşısı ve mütevellîsi hükûmet {eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… ecel câmın nûş edüp dâr-ı bekâya irtihâl eder. Kabr-i şerîfi ulu âsitânedir. Ve
karyesi iki
yüz hâneli mü’min, muvahhid, müselmân köyüdür. Kasaba-misâl câmi‘i ve zâviyesi …
Bu nehr-i zülâl hâtıriyçün Dumlu Sultân, Hazret-i Risâlet'den sonra bu nehre Cenâb-ı İzzet'in nazarı ta‘alluk etmişdir, deyü bu nehrin matla‘ında Kayâsıralardan me’zûn olup sâkin olur. Niçe müddet bu âb-ı nâbın safâsın sürüp nûş ederek bir gün ecel câmın nûş edüp dâr-ı bekâya irtihâl eder. Kabr-i şerîfi ulu âsitânedir. Ve karyesi iki yüz hâneli mü’min, muvahhid, müselmân köyüdür. Kasaba-misâl câmi‘i ve zâviyesi ve sûk-ı muhtasarı vardır. Andan yine taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 326b ·
metinde göster ·
uyûn-ı câriyedir ammâ kaynadığı yerden yine gâ’ib olur âb-ı hayâtdan nişân veri …
Ziyâret-i ayneyn-i ni‘meteyn: Aynü's-sevr'e karîb iki uyûn-ı câriyedir ammâ kaynadığı yerden yine gâ’ib olur âb-ı hayâtdan nişân verir iki kaynakdır. Bi-emr-i Hudâ biri süd lezzetindedir ve biri başka bir râyihâ-i tayyibesi vardır. Cenâb-ı Bârî'nin âdet-i ezelîsi oldur kim cemî‘i sularda ta‘âm vardır ammâ râyiha halk etmemişdir. Ammâ bu ni‘meteyn-i kebîrde bir râyiha vardır kim Hudâ âlimdir, hemân âdem bir katresin nûş edince gûyâ hayât-ı câvidân bulup dimâğ-ı benî Âdem mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… îf olunmuşdur. Ammâ şehrin cânib-i garba nehr-i Kızılırmak üzre bir sâ‘at şehre
karîb iki
kaya arasında Birgöz köprü nâm bir bî-bedel cisrdir kim Süleymân Hân asrında Ko …
Der-vasf-ı ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu şehr-i kâdîmin esvâk [u] dekâkîn ve hân [u] câmi‘ ve imâret ü medrese ve sâ’ir ebniye-i hayrât [u] hasenât-ı gûnâ-gûnları alâ kadri'l-imkân ta‘rîf u tavsîf olunmuşdur. Ammâ şehrin cânib-i garba nehr-i Kızılırmak üzre bir sâ‘at şehre karîb iki kaya arasında Birgöz köprü nâm bir bî-bedel cisrdir kim Süleymân Hân asrında Koca Mi‘mâr Sinân niçe sinîn-i ömr-i girân-mâye geçirüp var makdûrun sarf edüp bir kavs-i kuzah-misâl bî-bedel kantara îcâd etmiş kim seyyâhân-ı berr ü bihâr içre meşhûr-ı âfâkdır. Bosna vilâyetinde Hersek sancağında Mostar köprüsü ve bu Karamân eyâletinde Kayseriyye sancağında bu Yalınızgöz köprüsü meşhûr-ı âfâkdır ve şehre karîb Koyun köprüsü ve Mazlûmoğlu cisri ve Âlî köprüsü ve ibret-nümâ Ulucâmi‘ ve kal‘a binâsı ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65b ·
metinde göster ·
yüz hâneli Ermenî köyüdür ve ze‘âmetdir. Hatta bu delikli kaya içün bu diyâr ha …
Karye-i Deliklitaş: Ercîş hâkinde leb-i deryâya karîb iki yüz hâneli Ermenî köyüdür ve ze‘âmetdir. Hatta bu delikli kaya içün bu diyâr halkı Hazret-i Alî Düldül'ün bu kayaya bağlamak murâd edindikde mübârek dest-i şerîfiyle bu kayayı delüp Düldül'ün bağladıklarından Deliklikaya derler, deyü hikâye etdiler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… â‘-ı hayyât; üç karışdır. Ve bir karış; yigirmi arpa kaddidir ve çuka arşını üç
karış iki
parmak enlidir. Ve mi‘mâr arşını bir zirâ‘-ı hayyâtî ve bir sülüs ziyâdedir ve …
Evvelâ hisâb-ı kez; yedi yüz kırk sekiz bin sekiz yüz dirhemdir. Ve sak; altmış iki bin dört yüz dirhemdir. Ve nakin; on iki bin dörd yüz seksen dirhemdir. Ve nakiz; on iki bin sakdır. Mekul bin beş yüz 325a altmış dirhemdir. Sâ‘; bin kırk dirhemdir. Mud; beş yüz yigirmi dirhemdir. Menn; iki yüz altmış dirhemdir. Ratl; yüz otuz dirhemdir. İstâd; altı yüz dirhemdir. Dirhem; otuz üç arpa ağırıdır. Miskâl; yüz arpa ağırıdır. Kırat; beş arpa ağırıdır. Dânk; (---)(---). Fersah; on iki bin adımdır. Mil; dörd bin adımdır. Bir adım dörd ayakdır ve bir ayak-ı meyân uç uca yigirmi iki arpa kaddidir. Ve bir zirâ‘-ı hayyât; üç karışdır. Ve bir karış; yigirmi arpa kaddidir ve çuka arşını üç karış iki parmak enlidir. Ve mi‘mâr arşını bir zirâ‘-ı hayyâtî ve bir sülüs ziyâdedir ve zirâ‘-ı Mekkî, Hazret-i Zübeyr Mekke'yi ta‘mîr etdikde zirâ‘-ı Mekkî dedüğü bir çubuk zirâ‘-ı hayyâtîdir. (---)(---)(---)(---). Bu hisâb-ı kitâblardan mâ‘adâ bu şehr-i Sâve halkı ilm-i arkâmda gûyâ Feyzullah-ı Hindî'dir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 324b–325a ·
metinde göster ·
… . Ve ziyâret-i Seng-i helâl ve Harâmzâde Hazret-i Nûh gemisi binâ olunduğu yire
karîb iki
amûd durur. Arasından helâlzâde geçer ve harâmzâde geçemez.
Ve makâm-ı sefîne-i Hazret-i Nûh, bu câmi‘ içre binâ olunmuşdur. Ve ziyâret-i Seng-i helâl ve Harâmzâde Hazret-i Nûh gemisi binâ olunduğu yire karîb iki amûd durur. Arasından helâlzâde geçer ve harâmzâde geçemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357b ·
metinde göster ·
… osun'dan beri Dadoy Karı köprüsünden Ceylân köprüsünün arasından Çekirge suyuna
karışır. İki
kârgîr köprülerdir.
Etrâf-ı Tokat'da cereyân eden enhâr-ı cennât: Ve şehr-i Tokat altından cereyân eden nehre Tozanlı derler. Bu Tokat'dan yukaru yine Tokat kazâsı dağlarında Tozanlı dağlarından gelüp kal‘a-i Tokat önünden ubûr edüp Eski Eyne bâzârından beri ve Kaz Gölü'nden beri kal‘a-i Turhal kasabasının ardından geçüp Çengellibeli'nden beri ve Sarı Kosun'dan beri Dadoy Karı köprüsünden Ceylân köprüsünün arasından Çekirge suyuna karışır. İki kârgîr köprülerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24b ·
metinde göster ·
… nehr-i Şamos kenârında evc-i semâya berâber bir topraklı dağda iki çatal karşu
karşuya iki
dâne hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn seng-tırâş bir sûr-ı savaş-ı perhâşdır kim De …
Ba‘dehu cümle ganâ’imle cümle üsârâlar fürûht olunurken meğer kal‘a kapudanı olan mel‘ûn tebdîl-i câme etmiş ol ma‘rakede esîr olmuş. Ol mel‘ûn-ı kallâş-ı nâ-tırâş hâmûş-bâş dururken serhad gâzîleri içre kırk bin guruşa dek bahâya çıkınca ne olduğu ma‘lûm olup mukaddemâ asker-i İslâm'dan aldığı ümmet-i Muhammed esîrlerinin yüz yigirmisin dahi verüp kırk bin guruşa fürûht olunup her bahâdır yiğitlere otuzar aded 8b guruş hisse değdi, ammâ mezkûr Köyvar kal‘ası nehr-i Şamos kenârında evc-i semâya berâber bir topraklı dağda iki çatal karşu karşuya iki dâne hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn seng-tırâş bir sûr-ı savaş-ı perhâşdır kim Deve kal‘asından sonra bu kal‘aya mu‘âdil bir sûr-ı üstüvâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8a–8b ·
metinde göster ·
kal‘ada dahi müstev[fâ] cebehâneler ve şâhî zarbuzan toplar ve gûnâ-gûn muşkatl …
Ve karşu karşuya iki kal‘ada dahi müstev[fâ] cebehâneler ve şâhî zarbuzan toplar ve gûnâ-gûn muşkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli ebrâclar ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleriyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kuğu gibi münevver kal‘acıklar, ammâ sâ’ir kılâ‘lar gibi tabyalı ve handaklı kal‘alar değildir. Ancak cisir başın korutmak içün amâr olunmuş kal‘alardır. Gerçi kal‘a ikidir, ammâ dizdârı birdir, lâkin her birinde seksener aded pür-silâh ve âmâde neferâtları kapu arasındaki soffalarda oturup dîdebânlık ederler, zîrâ intihâ-i serhad yerdir. Belki Loboşka tarafından düşman olan uskuk kâfirleri Tabahâne kasabasından gelüp beri şehre kal‘alardan geçüp şehri düşman gâret etmesin içün dâ’imâ merdüm-i hisârları âmâde dururlar. Ve her gece kal‘a kapuların sedd edüp beriden öteye ve öteden beriye bir kuş ancak uçar. Yohsa âdem âdemî-zâd kuş olsa geçemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… up herîfin kafâsı derisinin kesilen yerlerine karıncanın başın koyunca hemân aç
karınca iki
deriyi bir yerden ısırınca cerrâh karıncanın belinden makâs ile kesüp karıncanı …
Temâşâ-yı hikmet-i cerrâhân: Hemân herîfin mukaddemâ başının derisi iki kulaklarına varınca çizilmiş idi. Hemân ol derileri birbirlerine yakın getirüp mezkûr kutu içre iri atlı karınca dediklerinin birini demir hokkaya ile kutudan alup herîfin kafâsı derisinin kesilen yerlerine karıncanın başın koyunca hemân aç karınca iki deriyi bir yerden ısırınca cerrâh karıncanın belinden makâs ile kesüp karıncanın başı iki deri kenârların ısıra kaldı. Anın yanına bir karınca dahi eyle edüp hâsıl-ı kelâm bir kulakdan bir kulağa varınca seksen aded karıncaların başlarına mecrûh başın derilerini ısırdup merhemler sürüp sarup sarmalayup herîf-i mezbûru pupula döşek üzre bir bucağa dayayup iki yanlarına yasdıklar koyup herîfin kellesinde olan kurşum deliğine bir fetîle sokup üzerine anın dahi merhem sürüp sardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62b ·
metinde göster ·
… na ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir araba kavun ve
karpuz iki
beşliğe ve bir vukıyye et bir peneze verilir.
Der-vasf-ı hubûbât-ı mahsûlât: Sayf [u] şitâda nebâtât-ı sebzevâtı eksik değildir. Hattâ kılçıksız bir gûne deve dişi buğdayı olup andan Haleb kalkanı kadar beyâz sipov ekmek pişirirler kim gûyâ nûrdur. Üzümü ve eriği ve emrûdu ve lahana ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz iki beşliğe ve bir vukıyye et bir peneze verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87b ·
metinde göster ·
kal‘adır, ammâ yine biri birine gidilir bir kal‘a-i üstüvârdır.
Lisân-ı Macar'da taş kal‘a demekdir, ammâ serhad kavmi bu kal‘aya Çatal kal‘a derler, zîrâ hakîkatü'l-hâl iki çatal püşte-i âlî üzre karşu karşuya iki kal‘adır, ammâ yine biri birine gidilir bir kal‘a-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91a ·
metinde göster ·
şehr-i azîmdir kim ortalarından nehr-i Kovel(?) suyu cereyân eder. Beri Eflak t …
Karşu karşuya iki şehr-i azîmdir kim ortalarından nehr-i Kovel(?) suyu cereyân eder. Beri Eflak tarafındakinin hâkimi Eflak beği tarafındandır. Köprünün karşu tarafındaki şehrin hâkimi Boğdan beği boyarı hükm eder. İki tarafında yeni binâ olunmuş şehr-i müzeyyenelerdir kim mukaddemâ sene 1071 târîhinde Tatar ile bu iki şehrin de harâb edüp bu hakîr hayli şikâr almışdım. Ve bu mahal tâ şimâl cânibinde diyâr-ı Erdel'in Praşo dağlarına varınca bu Fohşan suyu hudûddur kim öte tarafı vilâyet-i Boğdan'dır kim suyun şark cânibidir. Beri tarafı garb semtidir kim Eflak diyârıdır kim bu mahalde tamâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104a ·
metinde göster ·
tarafındaki beş yüz yetmiş altı pâre kal‘alar Trabzan'dan mâ‘adâsı cümle Azağ'a …
Ve bânîsi yine Ciniviz krallarından (---)(---) kral-ı dâlldır, zîrâ İslâmbol'da Galata'dan tâ Karadeniz'in iki tarafındaki beş yüz yetmiş altı pâre kal‘alar Trabzan'dan mâ‘adâsı cümle Azağ'a gelince hep Ciniviz kralı hükmünde idi. Bir tahtı Galata ve bir tahtı Kefe ve bir tahtı Sakız cezîresi ve bir tahtı hâlâ Akdeniz sâhilinde İşpanya kralıyla 183b müşâ olan (---) şehr-i (---) dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183a–183b ·
metinde göster ·
… irüp bir kal‘a dahi bunun karşusunda Mora cezîresinde binâ etdirüp karşu 339b
karşuya iki
kal‘a olup tamâm oldukda körfez emîn olup donanma-i hümâyûn bî-bâk ü bî-pervâ k …
Bu dahi İnebahtı'nın Rûmeli tarafında leb-i deryâda vâki‘ bir boğaz ağzında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır. Bu diyârda böyle küçük kal‘alara kastel derler. Sene 905 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî Moton kal‘ası muhâsarasında iken donanma-i hümâyûn bu İnebahtı körfezinde kışlamak maslahatiyçün Bâyezîd-i Velî Hân bu kal‘ayı İnebahtı körfezi ağzında İnebahtı'dan beş mîl lodos tarafına ba‘îd bu kal‘ayı binâ etdirüp bir kal‘a dahi bunun karşusunda Mora cezîresinde binâ etdirüp karşu 339b karşuya iki kal‘a olup tamâm oldukda körfez emîn olup donanma-i hümâyûn bî-bâk ü bî-pervâ kışlamışdır. Ammâ himmet-i Bâyezîd Hân ile bu Kastel kal‘ası Rûmili askeri üşüntüsü ile burc-ı bârûsu ve hisâr-pîçeleriyle on sekiz günde tamâm olduğuna alâmet bu kal‘a on sekiz adet ebrâclardır ve azîm toplar konulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 339a–339b ·
metinde göster ·
yüz hâneli bâğçe ve bâğlı, ensesi dağlı ve bir câmi‘ ve mescidli karyedir. Ve h …
Karye-i (---): İki yüz hâneli bâğçe ve bâğlı, ensesi dağlı ve bir câmi‘ ve mescidli karyedir. Ve halkı yaylak âdemi olmak ile tendürüst mahbûb âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y79b ·
metinde göster ·
… beş yüz mikdârı müselmân hâneleridir. Ve sâfî dud bâğçeliği içinde bir hevâdâr
karyedir. İki
câmi‘i var, gayri şey yokdur.
Ve bu kal‘anın şarkî tarafında üç bin âdem piyâde reviş edüp bir varoşu vardır. Evâyil-i a‘sârda ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i büldânmış. Hâlâ niçe bin âsâr-ı binâlar âşikâredir. Hâlâ ma‘mûr olan beş yüz mikdârı müselmân hâneleridir. Ve sâfî dud bâğçeliği içinde bir hevâdâr karyedir. İki câmi‘i var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182a ·
metinde göster ·
yüz adım alarkadır. Cânib-i erba‘asını deryâ döğer. Bu kal‘aya dahi karadan bir …
Ve bu limanın öbür burnunda dahi bir iç kal‘adır. Karadan iki yüz adım alarkadır. Cânib-i erba‘asını deryâ döğer. Bu kal‘aya dahi karadan bir ince dîvâr cisrile varılır. Ammâ göz göz cisir gibi değildir, liman dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190a ·
metinde göster ·
… eri bir bucakdadır. gûyâ henüz basmışdır. Bir seng-i hârâdır. Nakşının tûlu iki
karış iki
parmakdır. Miskîn ve marîzler içine su koyup nûş ederler. Bi-emrillâh şifâ bulm …
Bu mescid kubbesinin sağında bir küçük kubbecik vardır. Anın bâbından içeri girdikde sağ tarafda Hazret-i Mûsâ'nın sol kadem-i şerîfleri bir bucakdadır. gûyâ henüz basmışdır. Bir seng-i hârâdır. Nakşının tûlu iki karış iki parmakdır. Miskîn ve marîzler içine su koyup nûş ederler. Bi-emrillâh şifâ bulmaları muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203a ·
metinde göster ·
yüz hâneli hurmâ bâğlı ve Ayn-ı Zerka sulu bir ma‘mûr karyedir. Bunun halkı dah …
Karye-i (---): iki yüz hâneli hurmâ bâğlı ve Ayn-ı Zerka sulu bir ma‘mûr karyedir. Bunun halkı dahi şâhrâh üzre metâ‘ların bey‘ ederler. Kavunu, karpuzu ve hurmâsı firâvândır. Ve bunda bir kubbe-i sağîre içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307b ·
metinde göster ·
hisâr dîvârı mâbeyninde bir hûrmâlık içinde bâğ-ı İrem-misâl bir hadîka-i zîbâl …
Ve Bâb-ı Sidre'den içeri Köm ed-Dikke nâm mahalle karîb iki hisâr dîvârı mâbeyninde bir hûrmâlık içinde bâğ-ı İrem-misâl bir hadîka-i zîbâlı bir âsitânede kal‘a kullesi içinde sâkinü's-sûr Seyyid Muhammed hazretleri ulu sultândır. Niçe yüz kerâmâtı zâhir olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328a ·
metinde göster ·
… ğünden cilâ-yı vatan edüp harâb oldu derler. Bu temâşâları dahi edüp bu mahalle
karîb iki
bin adım gidüp,
Ve bu mahalde Nîl'in sayha-i şiddetinden süknâ dahi mümkin değildir. Âdem birbirinin kelimâtın istimâ‘ etmeğe vüzerâ vezîr vzr alay çavuşları gibi na‘raya rehâ buldurmağa muhtâcdır. Hele hakîr şiddet-i hârda sehl istirâhat edince serâsîme olduk. Ve bu kavl üzre harâbına sebeb yine bu Nîl'in ra‘dvâr gürlemesinden sâkinân-ı bilâdlar huzûr edemeyüp ve dâ’imâ bârân gibi çiğ nüzûlünden hâlîçe ve esbâbları çürüdüğünden cilâ-yı vatan edüp harâb oldu derler. Bu temâşâları dahi edüp bu mahalle karîb iki bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·