İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kar* ile

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
59
isabet
59 cümle/beyitte
21,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
28
farklı biçim
40 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5924,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 59

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kar* ile” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9b … [ü] tedbîr-i ahsen bu ola" deyü cümle hukemâ-yı kudemâ-yı nüdemâ-yı mühendisîn Karadeniz ile Akdeniz'in irtifâ‘ın alup Bahr-i Siyâh'ı irtifâ‘ üzre bulup yedi kerre yüz bin …
EÇS I 9b Ammâ ol asırda Karadeniz ile Akdeniz mâbeyninde niçe bin kurâ ve kasâbâtlar ve şehr-i mu‘azzamlar var idi. İ …
EÇS I 83b İstihlâs-ı kal‘a-i Özi be-dest-i Melek Ahmed Paşa: Karadeniz ile Nehr-i Özi mahlût olduğu mahalde Kazak serhadlerinden bir metîn kal‘adır. Kazak …
EÇS I 103a Ve türbe-i pür-envârının atebe-i ulyâsı üzre tarz-ı Karahisârî ile kâşî-i Çîn üzre bu âyet mastûrdur Arapça merkûmdur kim gûyâ bu âyet anların ş …
EÇS I 123a Ve sarây-ı vüzerâlardan Karaağaç yalısı leb-i deryâda dıraht-ı karaağaç ile hıyâbân olmuş bir yalıdır. Mukaddemâ Defterdârzâde İbrâhîm Paşa bâğçesi idi. Su …
EÇS I 162a … kan Kazak keferesi şaykaların yedeğe alup alayköşkü dibine vardıkda şaykalar ve karamürseller ile Kazak şaykaları ceng-i azîm eder şekilli olup kâfir gemilerin feth edüp haçlı p …
EÇS I 189b … derler. Bir fırkası dahi hilâl ile ve kaz yeleğiyle ve yazı kalemleri ve şükûfe karanfîller ile çimşîr ve ceviz tahtalarına darb urup güzer ederler. Bir zümresi dahi yeleksiz …
EÇS II 218a 25. Sene 1050 târîhinde Karadeniz ile Tarabefzûn'a gitdiğimiz ser-encâmları ve cümle kılâ‘ları beyân eder.
EÇS II 255b … z kadar bir deryâdır, belki dahi vâsi‘dir. Zehr-i mâr-misâl bir bahr-i azîmdir. Karadeniz ile ol Bahr-i Haraz'un mâbeyni on beş konak yerdir kim vilâyet-i Kabartay Çerkezi v …
EÇS II 259b … adırga ve kalita ve başdarda iki yüz elli pâre firkate ve iki yüz pâre şayka ve karamürsel ile cümle-i cümele dörd yüz pâre yelken keştî ile kırk bin deryâ askeri pür-silâh o …
EÇS II 299b … Paşa serdâbını tathîr etdüğü bir azîm serdâbdır. Miyâh-ı Tebrîz ve kanavât [u] kariz ile bu serd-i âb Serdâb mahallesinden cereyân eder. Mahalle-i Çârminâre ve mahalle- …
EÇS II 313a … ândır. Ve bu tekyenin cânib-i erba‘asında hevâdâr bâğ-ı İrem-misâl üç yüz dâr-ı karârlar ile ârâste-kend-i ma‘mûrdur. Ekseriyyâ bu kendin ahâlîsi Pîr Derkûh Sultân'ın mu‘te …
EÇS II 336b … niçe mazlûmun hûn-ı nâ-hakkın Atmeydânı'nda beyâz kar üzre döküp vücûd-ı insân, kar ile yeksân olup Atmeydânı'yken et meydânı olup azîm gulgule ve fitne ve fesâdlar ol …
EÇS II 365a–366a … in Paşa gelince yer öpüp Varvar'a "Bre zâlim! Beni niçün bu kadar zamân Köprülü karındaşım ile haps etdin" dedikde İpşir eydür: "Bre mel‘ûn! Mukaddemâ bu âdemi âsî etdin, ba‘ …
EÇS III 33b … ayn edüp "Tîz bize menzilci tütün kahve getür ve mâhazar heybede ne var ise bu kardeş ile yeyelim!" dediğime bile ta‘âm yemeğe rızâ vermeyüp kalkmak istedi. Elbette bir …
EÇS III 60b … İdrîs aleyhi's-selâmdır" derler. Tûfândan evvel binâ olunmış şehr-i azîm imiş. Kara-Âmid ile kal‘a-i Ruhâ ya‘nî Urfa beynindedir. Hâlâ kavm-i Yahûdî ve kavm-i Kıbâbıta ve k …
EÇS III 115a–115b … yân ederek deryâ-misâl olup beş yerden Karadeniz'e munsab olur. Bir kolu evvelâ Karadeniz ile Tuna'nın temevvüc etdüğü mahalde Kili kal‘ası boğazında Karadeniz'e rîzân olup …
EÇS III 160b–161a … cisrine varınca evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı bîd ü çınar u servî ve kavak u karaağaç ile zeyn olmuş bir mişezâr-ı gül‘ızârdır. Bu hıyâbân içre ecnâs-ı mahlûkâtdan niçe …
EÇS III 176b … urman" deyü vedâ‘ mahallinde iki kayıkçılara eyitdi: "Dilerim kim Evliyâ Çelebi karındaşımız ile paşaya bile varup altunları kabûl etmeyüp sizlere tevzî‘ eylediğimize şehâdet e …
EÇS IV 222b … ü emrüküm" deyüp kal‘ayı Bismillah ile esâsına şürû‘ etmede. Andan İskender bir karn ile Camapur diyârına gitmede. Beri tarafda Bedlîs cemî‘i hukemâları ve mühendis-i ü …
EÇS IV 261a … b-ı pend-üslûbum vüsûl buldukda bir ân durmayup Van derneği altında sâ’ir ümerâ karındaşların ile hizmet-i pâdişâhîde bulunup gâret etdiğin koyunları ve mâl-ı sevdâgerânları ve …
EÇS IV 272b … ân tarafından alınan kelle ve diller ve paşayı katle gelüp pârelenen deliler ve karavullarımız ile ceng edenler ile cümle-i cümele anlar da bin altmış âdem olmuşdur. Cem‘an iki b …
EÇS IV 275b … arz [u] tavırları ve eşkâlleri cümle birbirlerine muhâlif tahrîr olunmuşdur kim karîne ile dahi tilâvet olunmaz birer gûne hatt-ı kadîmlerdir kim erbâbı olan bilir. Ammâ …
EÇS IV 280b … rı ile turna ve kazları sayd ederek ve tola ve tarraş ve zağarlar ile atmaca ve karagözler ile keklik ve bıldırcınlar şikâr ederek ve Urfa Göçüğü ve Muş ovası cücüğü seri‘u's …
EÇS IV 280b–281a … l me-bâş, hapsinizde olan beğleri bir hoş zabt edüp yollarda çarha ve pusu edüp karavullar ile gitmeden hâlî olmasın." deyü haber geldikde gelen âdeme on altun verüp paşa-yı …
EÇS IV 388a Şehr-i Cizre'yi alâ kadri'l-imkân seyr [ü] temâşâ edüp Murtezâ Paşa kethudâsı karındaşımız ile Cizre hânından me’zûn olduğumuz mahalde Murtezâ Paşa kethudâsından karz-ı hasen …
EÇS IV 404b … llerine vâkıf oldukdan sonra Musul hâkini (---) Paşa'dan Murtezâ Paşa kethudâsı karındaşımız ile me’zûn olup ve gûnâ-gûn ihsânlar alup
EÇS V 14b … adar acıyup tuğları getirmeğe âdem gidüp vakt-i asrda tuğlar gelüp ol gece anda karavullar ile mihmân olduk.
EÇS V 30a … ret edüp her gün beşer bin âdem handak tathîrine hidmet edüp handakın içi cümle Karadeniz ile leb-ber-leb olup kal‘aya cisrile geçilir oldu. Ve şeb [ü] rûz hidmet eden ibâdu …
EÇS V 86b … â Mihâlic boğazından deryâ ile Bandırma iskelesine kâmil kırk mîldir, lâkin biz kara ile Mihâlic'den kalkup cânib-i garba {bir menzilde},
EÇS V 101a–101b Menzil-i Kekeş balkanı: Altında karavullar ile konulup ol gece Balkan 101b dağı içine on bin tüfeng-endâz ta‘yîn olunup beri …
EÇS V 105a … mürd oldukda sâkin olduğu mahalle na‘şe-i murdârın kefereler defn edüp ol mâl-ı Karûn ile üzerine bir manastır-ı kebîr yapup ismine Yaşka Deyri derler. Mürûr-ı eyyâm ile …
EÇS V 147b Ba‘dehû şehr-i harâb Dirniş'den kalkup bir gece karavullar ile ,
EÇS V 159b–160a … " deyü mektûb geldikden [sonra] kal‘a-i Brut'dan kalkup bu kerre cânib-i şimâle karavullar ile dağlı ormanlı yerler gidüp,
EÇS VI 3b … üp nehr-i Şamos'a mahlût olur ve kal‘aya yakın bir dar ağaçlık içinde pusu edüp karavullar ile bîdâr âmâde durduk. Sabâh olunca ince karavulumuz ileri gönderüp biz dahi bir s …
EÇS VI 10b … up ve esîrlerin alup berbâd ederek ol sahrânın Varat kal‘ası cânibinde bir gece karavullar ile yatdık. Ve bu mahalle dahi nâhiye-i Sakmar deyü addolunur.
EÇS VI 18a … ır. Ve bu sarây kurbunda asâkir-i İslâm on gün meks edüp Çatalbaş Paşa eyâlet-i Karaman ile Siriçse kal‘asına elli bin guruş mîrî mâl tahsîline gitdi. Andan şimâl cânibine …
EÇS VI 62a … ırrendelerdir kim seyyâhân-ı berr [ü] bihârlar mâbeynlerinde bu Ösek topları ve Karadeniz ile nehr-i Turla kenârında Akkirmân topları ve Semendire topları ve Boğazhisâr topl …
EÇS VII 39a … den gayri bir şey yok. Hemân asâkir-i İslâm ile Vezîr-i a‘zam İbrâhîm Paşa, Hân karındaşı ile talî‘a-i asker olup ileri giderler. Sa‘âdetlü pâdişâh dahi kafâda yüz bin asker …
EÇS VII 166a … rkaç gün zevk [u] safâlar edüp hânın niçe ihsân u in‘âmların alup Demirkapu'dan kara ile Terek kal‘asın gitmeğe Kalmık'dan ve beş konak arz-ı hâliye çölden gitmeğe havf …
EÇS VII 173b … ağ'ı ve Kırım'ı Kazağ'ın ve Kalmığ'ın derdinden halâs edüp sizin İslâmbol'unuza Karadeniz ile say yağı akıdalım. Ve her yıl niçe kerre yüz bin koyun pâdişâh kayserin matbahı …
EÇS VII 183b … radeniz'in şiddet-i şitâsı gelmeden selâmete çıkalım" deyü cümle asâkir-i İslâm Karadeniz ile Âsitâne-i sa‘âdete gidince hakîr (---) Geray Hân efendimle vilâyet-i Kırım'a ge …
EÇS VIII 193a … layup herkes suyu karşu geçmeğe tedârik gördüler. Kalmık dahi alnının necâsetin kar ile silüp askere doğru giderken hakîr dahi Kalmığ'ın ardında serî‘ce yürüyüp Kalmığ …
EÇS VIII 193a … sarı bir taş çıkarup gözlerine sürüp yine koynuna koyup alnındaki necâseti dahi kar ile silüp döne döne paşanın yanına geldi. Ve paşayı nehr-i Kuban kenârında ayak üzr …
EÇS VIII 203a … n'a, andan vilâyet-i Maskov'dan Maskov elçisiyle Azağ'a, andan Ak Mehemmed Paşa karındaşınız ile şimdi Havsa kasabasına, andan hakîri sultânıma gönderdi. İşde cümle fakîrâne mü …
EÇS VIII 249b Ammâ Ağrıboz'dan Kızılhisâr'a kara ile giderken kıble ile keşişleme rûzgârı arasına teveccüh edüp bir sâ‘atde,
EÇS VIII 330a … Çîn ü Mâçîn deryâsına ve bir keskin lodos rûzgârlarıyla taşlar İslâmbol'a andan Karadeniz ile tâ Azak kal‘asında Ten suyuyla tâ Maskov vilâyetine ve Kili kal‘ası boğazından …
EÇS IX Y220b … Ve kabr-i şerîflerinin cânib-i erba‘asında hatt-ı Yâkût-ı Musta‘sımî ve hatt-ı Karahisârî ile ve gayri gûnâ-gûn hüsn-i hat ile yigirmi kıt‘a Kelâm-ı izzet vardır.
EÇS IX Y334b–Y335a … çok cereyân eder. Ve bu kapu yan yana üç kapudur. Orta kapu kemeri üzre hatt-ı Karahisârî Y 335a ile müzehheb mermer üzre âye[t]: Arapça âyeti mastûrdur. Ve bu kapudan içeri gird …
EÇS IX Y335a … l olunur. Ardı dolmadır, nerdübân yokdur. Ve bu kapunun kemerinde hatt-ı celî-i Karahisârî ile müzehheb âye[t]: