… . Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale
karîb
Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
Netîce-i merâm deryâ-misâl asker-i ummâlân ile Karadeniz'i kat‘ ederken feth olunması karîb olunca Hızır'ın re’yiyle ehl-i İslâm'a zulm edüp ücretlerin kat‘ ederlerdi. Keferelere istimâletler verüp ücretlerin pîşîn verirlerdi. Tâ ki bu hâl üzre üç sene tamâm olunca Karadeniz yol bulup cemî‘i kefereleri gark edüp ehl-i İslâm'dan ferd-i âferîdeye zarar olmayup Kaydefâ'nın şehirlerinden Makdonya'yı ve Eski istamboliyye'yi ve şehr-i Liryoz'u ve kal‘a-i Yoroz'u ve'l-hâsıl bin yedi yüz pâre şehri gark edüp Kaydefâ ve askerinden bir cân rehâ bulmayup gark-ı âb oldular. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
mahallin arzın âlî bulup ol mahalde Tuna kenârın hafr edüp niçe kerre yüz bin ı …
Cereyân-ı Nehr-i Tuna be-himmet-i Kıral Yanvan: Yanvan Kıral deryâ-misâl cüyûş-ı küffâr ummâllar ile Nehr-i Tuna'nın mâh-ı temmûz'da tenezzülde olduğu mahal üzerine gelüp İslâmbol ile Tuna'nın ilm-i hendese üzre irtifâ‘ın alup Tuna sâhilinde Feth-i İslâm kal‘ası kurbünde Severin ve Siverin kal‘alarına karîb mahallin arzın âlî bulup ol mahalde Tuna kenârın hafr edüp niçe kerre yüz bin ırgat u bennâlar ile Nehr-i Tuna'nın cereyânı üzre yararak eyle tur‘alar kazarak Ferhâdî külünkler ile kûh-ı bâlâları kırarak derelere kantaralar ihdâs ederek İslâmbol kurbünde Azatlı nâm mahalle Tuna'yı getirdiler. Andan nehr-i Tuna içre azîm seng-i hârâlar ile bir rasîf-i şeddâdî binâ edüp ol mahalle bir demir kapu inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup hakîr ol semtlerde ehl-i hidmet iken mezkûr demir kapuyu üç def‘a görmek vâkı‘ olmuşdur. Hâlâ ol câ-yı merkûma Tuna Demirkapusu derler. Tuna keştîbânları ol rasîf sedde geldikde havf edüp ba‘zı gemilerin yüklerin çıkarup gemiler sebükbâr oldukda bî-bâk [u] bî-pervâ ol Demirkapu mahallinden ubûr ederler. Ve nehr-i Tuna içre bir sedd dahi inşâ edüp ana hâlâ Tahtalu seddi derler. Her sene niçe keştîler bu sedde 11b pârelenüp helâk olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a–11b ·
metinde göster ·
Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın kayalarından tulû‘ etdi. Ve Tuna'nı …
Andan Tuna'nın bir aynı dahi Kırkkilisa şehrine karîb Yene kasabasında ve Bunarhisâr nâm kal‘anın kayalarından tulû‘ etdi. Ve Tuna'nın bir kolu dahi Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece buhayrelerinden tulû‘ edüp Bahr-i Rûm'a mahlût oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
oldukda yine cümle koncolozlar mezkûr gâra girüp gâ’ib olurlardı.
On üçüncü mutalsam-ı ibret-nümâ: Zeyrekbaşı nâm mahaldeki Hazret-i Yahyâ nâmıyla binâ olunan deyrin zeylinde bir gâr-ı azîm var idi. Her sene mâh-ı zemherîr şitâsı geceleri oldukda ol gârdan niçe kara koncoloz nâm câdûlar çıkup arabalar üzre {süvâr olup} deverân [u] seyrân ederlerdi. Vakt-i seher karîb oldukda yine cümle koncolozlar mezkûr gâra girüp gâ’ib olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
… rınca serâpâ bâğ u bâğçedir. Ol cebel-i âlînin cânib-i şarkîsinde sâhil-i bahre
karîb
bir gârda zeheb-i hâlis ma‘deni vardır. Ammâ Üngürüs ve Bundukânî ayârından hâl …
Ma‘âdin-i sâmin: Karadeniz boğazları dâhilinde Sarıyâr kasabasında bir asfarü'l-levn bir kûh-ı bâla vardır. Tâ zirve-i a‘lâsına varınca serâpâ bâğ u bâğçedir. Ol cebel-i âlînin cânib-i şarkîsinde sâhil-i bahre karîb bir gârda zeheb-i hâlis ma‘deni vardır. Ammâ Üngürüs ve Bundukânî ayârından hâlis altunu vardır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed Hân asrına gelince bin yük akçe iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr Ekmekcizâde Ahmed Paşa cevheri rakîk olup fâ’idesi şey-i kalîl oldu deyü sedd etdi. Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan fermân olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
… ı gülâb ile mülevvesât-ı küffârdan tathîr olunduğıyçün Gül Câmi‘ derler. Ve ana
karîb
Sirkeci tekyesin yine mahkeme-i şer‘-i mübîn edüp Galata kal‘asına dahi altı bi …
"Amân ey Yıldırım Hân murâdınız üzre sulh edelim" deyü derûn-ı dilden tekur-ı la‘în sulha tâlib [ü] râğıb olup beher sene ikişer kerre yüz bin altun harâc vermeği kabûl etdiler. Yıldırım Hân bu sulhu kabûl etmeyüp kadîm-i eyyâmda Ömer ibn Abdül‘azîz fethinde ve Hârûnu'r-Reşîd asrındaki gibi Galata ve İslâmbol kal‘asının nısfında ke'l-evvel ümmet-i Muhammed sâkin olup câmi‘ ve imâretler edeler ve kal‘a hâricinde olan bâğ u bâğçelerin mahsûlâtları öşrü cümle ümmet-i Muhammed'in olmak üzre Yıldırım Hân sulh isteyüp bi'z-zarûrî tekur kıral bu sulhu kabûl edüp İslâmbol içre yigirmi bin âdem koyup Edirnekapusu ve Eğrikapusu ve Ebû Ensârî bâblarından tâ Unkapanı'ndan Zeyrekbaşı ve Karaman'dan yine Edirnekapusuna gelince hudûd kesilüp İslâmbol içre ümmet-i Muhammed leb-ber-leb olup Cibâlikapusu içre yine Gül Câmi‘, âb-ı gülâb ile mülevvesât-ı küffârdan tathîr olunduğıyçün Gül Câmi‘ derler. Ve ana karîb Sirkeci tekyesin yine mahkeme-i şer‘-i mübîn edüp Galata kal‘asına dahi altı bin asker koyup Galata'nın nısfın tâ kulleye varınca ümmet-i Muhammed zabt edüp İslâmbol'un dahi nısfında Ayasofya câniblerinde {kefereler} sâkin olup {ümmet-i Muhammed ile cümle küffâr} i‘tidâl üzre geçinirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
Hikmet bir gün Mısır'ın cânib-i şimâlinde on merhale
karîb
Bahr-i sefîd sâhilinde Kudüs-i Şerîf iskelesi olan Akka kal‘asına Fransa küffâr …
Hikmet bir gün Mısır'ın cânib-i şimâlinde on merhale karîb Bahr-i sefîd sâhilinde Kudüs-i Şerîf iskelesi olan Akka kal‘asına Fransa küffârı ale'l-gafle altı yüz pâre gemi ile Akka'ya ve şehr-i Askalân'a ve şehr-i Filistîn ve şehr-i Taberistân'a istîlâ eyleyüp bu kadar mâl-ı ganâyim alup ve niçe bin ümmet-i Muhammed'i ehl [ü] iyâlleri ile esîr edüp keştîlerine leb-ber-leb eyleyüp yine Fransa diyârında karâr etdüği haberi Ma‘nisa'da Sultân Mehemmed'in mesmû‘-ı hümâyûnları olup beyne'l-ulemâ bu hâdisâtı söyleşüp Ebü'l-feth gâyet müte’ellim olup ibâdullâh-ı müslimîn içün zâr [u] giryân olup bükâlar eyledi. Hemân Akşemseddîn hazretleri cemî‘i huzzâr-ı meclis huzûrunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
yeşim sommâkî ve yerakânî ve mermer-i gûnâ-gûn ile zemîni kırk aded müdevver ta …
Makâm-ı Kırklar: Mü’ezzinler mahfilinin cenûbî tarafına karîb yeşim sommâkî ve yerakânî ve mermer-i gûnâ-gûn ile zemîni kırk aded müdevver taşlar ile döşenmiş bir makâmdır kim niçe kimesneler Kırkları anda bulmuşlardır. Hattâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… âtî erenlerine hüsn-i zan edüp bunlardan istimdâd taleb eder. Âhir vakt-i gurûb
karîb
olup Galata'dan bir kayığa süvâr olup Unkapanı cânibine ubûr edüp Gülâbî Ağa'ya …
Fakîr Gülâbî bunları dahi ana kıyâs edüp üç gün[den] berü aç âdem meyhâne ta‘âmına girüp def‘-i cû‘ eder. Ammâ yine bu harâbâtî erenlerine hüsn-i zan edüp bunlardan istimdâd taleb eder. Âhir vakt-i gurûb karîb olup Galata'dan bir kayığa süvâr olup Unkapanı cânibine ubûr edüp Gülâbî Ağa'ya bir desti şarâb verüp yükledirler. Bu dahi beni imtihândır deyü i‘tikâd ile bir desti şarâb ile vakt-i gurûbdan sonra bir tenhâ sokakda Gülâbî Ağa'nın başından destârın, eyninden semmûr lepâçesin alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
bir taş çâr-kûşe teknedir. Îsâ Nebî rahm-ı Meryem'den {(---) sene târîhinde} sâ …
Mağsel-i Hazret-i Îsâ: Yine Mehd-i Îsâ['ya] karîb bir taş çâr-kûşe teknedir. Îsâ Nebî rahm-ı Meryem'den {(---) sene târîhinde} sâdır olunca Meryem Ana Hazret-i Mesîh'i bu teknede gasl etmişdir. Kostantîn-i kadîm mezkûr beşiği ve mağsel tekneyi Kudüs-i Şerîf'in cenûbî tarafında Beytüllahm'den getirddiği muhakkakdır. Ammâ hakîr Beytüllahm'de mağsel-i Îsâ manzûrumuz olmuşdur. Ammâ bu Ayasofya'daki mağsel-i Îsâ içre nâ-dürüst olan ma‘sûmları bu tekne içinde bir kerre gasl etseler dem-i nefesi ve teni dürüst olup gûyâ dem-i Îsâ'ya mazhar olup hayât bulur meşhûr-ı âfâk bir taş teknedir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… kudret ile kırmızı et pâresinden ism-i Yâvedûd tahrîr olunmuşdu. Eyyûb Sultân'a
karîb
Yâvedûd iskelesinde defn olunmuşdur. Kuddise sırruhu.
Evvelâ İslâmbol feth olduğu gün merhûm bulunan Yâvedûd Sultân Ayasofya içinde na‘ş-ı şerîfi bulunup sînesi üzre yed-i kudret ile kırmızı et pâresinden ism-i Yâvedûd tahrîr olunmuşdu. Eyyûb Sultân'a karîb Yâvedûd iskelesinde defn olunmuşdur. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
âsitâne-i Ensârî'de bir düz zemînde bir câmi‘-i kebîrdir. (---) kubbedir. Mihrâ …
Evvelâ Câmi‘-i selâtîn Eyyûb Sultân. Bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzî binâ edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri rûhuna savâbın hibe eyledi. Leb-i deryâya karîb âsitâne-i Ensârî'de bir düz zemînde bir câmi‘-i kebîrdir. (---) kubbedir. Mihrâb tarafında bir nîm kubbe dahi vardır ammâ ol kadar âlî kubbeleri yokdur. Ve câmi‘ içre aslâ amûdlar yokdur, ancak orta kubbe etrâfında metîn kemerler ile mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… Halvetî'den Ya‘kûb Efendi halîfesidir. Yine Eyyûb'da Cezerî Kâsım Paşa câmi‘ine
karîb
bir mescid-i şerîf ve bir zâviye-i latîf-i rûşenâ inşâ etmişdi. Ol makâm-ı fera …
eş-Şeyh Eyyûbî Mahmûd Efendi: Küberâ-i Halvetî'den Ya‘kûb Efendi halîfesidir. Yine Eyyûb'da Cezerî Kâsım Paşa câmi‘ine karîb bir mescid-i şerîf ve bir zâviye-i latîf-i rûşenâ inşâ etmişdi. Ol makâm-ı ferah-fezânın hareminde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121b ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Kostantıniyye'nin halîci şimâlinde bir mîlden
karîb
mesâfe leb-i deryâda akçe tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i m …
Kal‘a-i Kostantıniyye'nin halîci şimâlinde bir mîlden karîb mesâfe leb-i deryâda akçe tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı hasîndir. Ve dâ’iren-mâdâr yalın katdır, İslâmbol gibi üç kat değildir. Ammâ derûn-ı kal‘ada üç kat bölme hisâr dîvârı vardır, her biri birer Ciniviz kıralzâdesi hükmünde idi ve başka kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
… nâreli ve tahtânî ve kurşumlu ve cemâ‘ati çok câmi‘-i cedîddir. Andan içeri ana
karîb
,
Kara Mustafâ Paşa câmi‘i: Fâtih-i Bağdâd Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîridir. Zamân-ı evvelde bir kenîse ve ayazma idi. Bir minâreli ve tahtânî ve kurşumlu ve cemâ‘ati çok câmi‘-i cedîddir. Andan içeri ana karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
Venedik deyri: ihrâk olup yigirmi sene harâb yatup Kandiye sulhunda Köpürlüzâde …
Ve ana karîb Venedik deyri: ihrâk olup yigirmi sene harâb yatup Kandiye sulhunda Köpürlüzâde Ahmed Paşa izniyle amâr olundu. Evce ser-çekmiş çâr-kûşe bir nâkûshânesi var. Bu dûyûrların dâhilinde ve hâricinde suver-i acîbe ve garîbe menkûş tasvîrler var kim gûyâ zî-rûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
… Süleymân Hân binâsıdır. Dökmeciyân âsitânesine yan yana muttasıl leb-i deryâya
karîb
kal‘a-misâl bir âsitânedir. Bir kapusu leb-i deryâda kıbleye nâzır, bir kapusu …
Bu dahi Ebü'l-feth ve Bâyezîd ve Süleymân Hân binâsıdır. Dökmeciyân âsitânesine yan yana muttasıl leb-i deryâya karîb kal‘a-misâl bir âsitânedir. Bir kapusu leb-i deryâda kıbleye nâzır, bir kapusu şimâle nâzırdır, ammâ deryâya nâzır kapusu gûnâ-gûn maslûbât-ı ibret-nümûnlar ile müzeyyen bir bâb-ı âlîdir. Ve kapunun bir cânibinde bir esed, bir âhûyu şikâr etmiş ve bir tarafında zencîr ile makyûd bir esed tasvîri var kim ibret-nümâdır. Ba‘zı ressâmlar temâşâ edüp Şâhkulu resmidir der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
… hdır. Rûm şu‘arâları âb [u] hevâsına şehrengîz etmişlerdir. Karadeniz Boğazı'na
karîb
Levend Çiftliği nâm derelerden gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cüm …
Mesîregâh-ı Tekye-i hâss [u] âmm Kâğızhâne-i cihân-ârâ: Arab u Acem'de Hind ve Yemen ve Habeş seyyâhânları içre meşhûr-ı âfâk bir teferrücgâhdır. Rûm şu‘arâları âb [u] hevâsına şehrengîz etmişlerdir. Karadeniz Boğazı'na karîb Levend Çiftliği nâm derelerden gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân anda varup destâr ve kamîs [ü] serâvîllerin gasl edüp aslâ sâbûn sürmezler. İki kerre gasl edüp beyâz gülberk-i ter-misâl olur gâyet lezîz sudur. Ba‘zı Hind tüccârları metâ‘ın bu Kâğızhâne'ye getirüp birer kerre suya batırdıkları kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
… üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna
karîb
,
Mesîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
olup ba‘zılar yetmiş bin kelimât etdi derler. Yine ol gece hânesine gelüp câme- …
Ba‘dehu Hazret-i Risâlet-penâh cümle siğerde tahrîr olunduğu üzre leyle-i Mi‘râc-ı Nebî'de on sekiz bin âlemi temâşâ edüp Arapça mertebesine varup Cenâb-ı Bârî'nin cemâlin müşâhede edüp binbir kelimât etdi. Kâbe kavseyn oldur kim bir yayın iki başı mâbeyni kadar ola. Ve esahh-ı kavl kâbe kavseyn iki kaş mâbeyni kadar. Hazret-i Risâlet, Cenâb-ı Bârî'ye karîb olup ba‘zılar yetmiş bin kelimât etdi derler. Yine ol gece hânesine gelüp câme-hâbın ıssı buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147b ·
metinde göster ·
… Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ
Karîb
ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim m …
"Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve yedi yüz yıl, bir rivâyetde âhiret günüyle yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ lokma ve hırkaya muhtâcdır. Ammâ Arabistân ve Berberistân ve Fûncistân'da lâ-yu‘ad benî âdem hırkaya muhtâc olmayup ancak lokmaya muhtâcdır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim mahzen-i esrâr-ı Hudâ'dır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
imâm Hüseyin'de bir âsitâne-i azîmde medfûndur ve ser-i sa‘âdetin Yezîd Şâm'dan …
Evsâf-ı ırk-ı tâhir âl-i abâ, sâdât-ı kirâm, evlâd-ı Resûlullâh: Aded on yedi bin, el-azametullâh bu tâ’ifenin alay-ı azîmi destâr-ı evlâd-ı Resûlullâh ile nümâyân oldukda cümle teferrüc ehli "Allâhümme salli ala Muhammed" derler. Gûyâ bir nûr-ı ilâhî berk urup cümlesi esbâb-ı ihtişâmları ile esb-süvâr çifte çifte ubûr ederler. Pîrleri imâm Hasan ve imâm Hüseyin ve vâlideleri Fâtımatü'z-Zehrâ ve cedleri Hâtemü'l-enbiyâ Muhammedü'l-Mustafâ'dır. Kabr-i imâm Hasan (---) medfûndur. Ehli, sem verüp mesmûmen şehîd oldu, sene (---) ba‘de hicret-i nebeviyye'de. Kabr-i imâm Hüseyin, Yezîd cenginde Kûfe'de şehîd olup cesed-i şerîfi Bağdâd'a (---) konak karîb imâm Hüseyin'de bir âsitâne-i azîmde medfûndur ve ser-i sa‘âdetin Yezîd Şâm'dan Mısır'a gönderüp hâlâ Mısr-ı Kâhire içre Hân-ı Halîl kurbünde meşhed-i imâm Hüseyin'de bir kubbe-i âlî içinde ser-i sa‘âdetleri medfûndur. Bir câmi‘i var, cânib-i erba‘asındaki mermer amûdlar Ka‘be-i Şerîf hareminde binâ olmağile Ka‘be-i Şerîf'in siyâh örtüsün ol amûdlara kuşadup anda dikerler, ba‘dehu Ka‘be'ye götürürler. İmâm Hüseyin azîm âsitânedir. Cemî‘i ehl-i Mısır şeb [u] rûz ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… ûzgâr ve yetmiş kerte üzre ne diyâra gideceğin ve ne cezîreye uğrayup ol limana
karîb
sığ mıdır ve dökündülü taşlık mı ve kumsal mı ve amîk mi ve a‘lâ yatak liman mı …
Esnâf-ı hartacıyân: Nefer 15 ve dekâkîn sekiz, bu tâ’ife cemî‘i ulûm-ı garîbe ve acîbeye mâliklerdir ve bir kaç lisâna mâliklerdir, cümleden lisân-ı Latin-i Eflâtîn'e mâliklerdir kim selef hukemâlarına ilm-i hey’et üzre te’lîfâtlarında Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğrâfiyye ve Papamonta misilli kitâbları okuyup cemî‘i rû-yı zemînde olan Karadeniz'i ve Akdeniz'i ve Bahr-i Muhît'i ve Bahr-i Okyûnûs'u ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Süveys'i ve Bahr-i Harez'i ya‘nî Gîlân Denizi ve Bahr-i Ummân'ı ve Bahr-i Hürmüz'ü ve Halîc-i Bundukân'ı ve Bahr-i Van'ı ve'l-hâsıl cümle ebhurları ve halîcleri ve tur‘aları ve bu deryâlara mahlût olan nehr-i azîmleri ve rû-yı arzda olan dağ ve taşları cümle tasvîre getirüp hey’etle yazup gemicilere fürûht ederler kim cemî‘i keştîbânların bu ilm-i harta cânlarıdır. Zîrâ sekiz rûzgâr ve yetmiş kerte üzre ne diyâra gideceğin ve ne cezîreye uğrayup ol limana karîb sığ mıdır ve dökündülü taşlık mı ve kumsal mı ve amîk mi ve a‘lâ yatak liman mıdır? Cümle bu hartalarda mastûr olup re’îsler bu hartılar ile amel edüp Bahr-i Ummân'da mellâhlık ederler, ilm-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… lere mûnis olup zebân-ı hâl ile kelimât ederler. Kabr-i Alî, Bağdâd'a beş konak
karîb
(---) medfûndur.
Bunların pîri Esedullâhi'l-Gâlib Hazret-i Alî ibn Ebî Tâlib'dir. Cümle esedler gelüp hâk-i pâyine yüz sürüp cemî‘i yırtıcı vahşî hayvânlar kendülere mûnis olup zebân-ı hâl ile kelimât ederler. Kabr-i Alî, Bağdâd'a beş konak karîb (---) medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169a ·
metinde göster ·
… r birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle
karîb
bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile cümle bârûd döğülmüşd …
Ve bu beş kârhânede hâsıl olan bârûd-ı siyâhlardan mâ‘adâ Tophâne'de ve Selânik ve Belgrad ve Mısır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne olup Der-i devlete geldikde Silivrikapusu'ndan Yenikapu'ya varınca kal‘a dîvârında ne kadar üstü örtülü çâr-kûşe kubbe-i azîmler var ise anlara der-mahzen edüp leb-ber-leb niçe kerre yüz bin şedde bârûd-ı siyâhlar ile memlûdur. Her birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle karîb bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile cümle bârûd döğülmüşdür. Kaçan Selânik ve Mısır'dan bârûdları der-mahzen etdiklerinden sonra tarîk-ı âm üzre niçe bin at yükü ve arabalar ile deryâ kenârından kum getirüp yola dökerler. Tâ bu mertebe ihtirâz ederler. Zîrâ Mustafâ Hân cülûsunda bir kulleye ra‘d isâbet edüp kullenin der [ü] dîvârların evc-i âsumânâ perrân edüp ba‘zı pâreleri dörd sâ‘at yerde Çekmecelere düşdü. 176b Ve bir vaslası Üsküdar'a düşdüğü müsbetdir kim karîbü'l-ahd vâkı‘ olmuşdur. Anıniçün âteşden ihtirâz edüp cümle bârûdu bir yere komayup kulle kulle korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a–176b ·
metinde göster ·
… kadar Rûmeli metâ‘ları gelirse bunlar gümrük alır. Bu gümrükhâne Edirnekapusuna
karîb
Karagümrük nâmıyla ma‘rûf olan yerdedir.
Otuz birinci, evsâf-ı emîn-i Karagümrük: Ağa{sı} bir, neferât üç yüz{dür} senede altı yüz kîse emânet-i azîmdir. Kara cânibinden ne kadar Rûmeli metâ‘ları gelirse bunlar gümrük alır. Bu gümrükhâne Edirnekapusuna karîb Karagümrük nâmıyla ma‘rûf olan yerdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178b ·
metinde göster ·
… içre Gümrük Emîni Koca Alî Ağa ile latîfe ve şakalar ederler tâ ki alayköşkü'ne
karîb
vardıklarında çârkâb ve zer-ender-zer zerdûz cibinliklerin içinden kırk elli ad …
Ardı sıra sırık hammâlları üzre gümrükhâne misâli bir kâh-ı Âzerbâycân içre havz u şâzrevânlar tasnîf edüp fevvâreleri pertâb edüp cereyân etmede., Niçe çârkâb yasdıklar ve incü dikme mak‘adlar ve Isfehân-ı nısf-ı cihân halîçeleri üzre hûr [u] gılmânlar kasr içre oturan erbâb-ı devletlere sükkerî ve mu‘amberîn kahve-i Yemenîler ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve mahleb bezl edüp bu kasr içre Gümrük Emîni Koca Alî Ağa ile latîfe ve şakalar ederler tâ ki alayköşkü'ne karîb vardıklarında çârkâb ve zer-ender-zer zerdûz cibinliklerin içinden kırk elli aded üstâd-ı kâmillerden hânende ve sâzendeler fasla başlayup alayköşkü dibinde tevakkuf edüp huzûr-ı pâdişâhîde on çift âhû-yı Hoten gözlü rakkâs mehpâreler raksa âgâz etdüklerinde eflâk dahi çarh-ı semâ‘a başlayup huzûr-ı pâdişâhîde eyle bir fasl ederler kim Zühre engüşt ber-dehen edüp Hüseyin Baykara fasılları ederek 179a ubûr edüp gümrük emîni ve tershâne emîni kasrdan taşra çıkup zemîn-bûs etdiklerinde Murâd Hân buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178b–179a ·
metinde göster ·
… nkapanı kurbünde Lonkazâde bâğı ve Cübbealîkapusu dâhilinde Kahveli bâğı ve ana
karîb
Bostân hammâmı bâğı ve Âşık Paşa bâğı ve Haydar Paşa bâğı ve Kiremitci Solak bâ …
Cümleden biri Lâlezâr bâğçesi ve Kadıçeşmesi kurbünde Altıpoğaça bâğı ve Unkapanı kurbünde Lonkazâde bâğı ve Cübbealîkapusu dâhilinde Kahveli bâğı ve ana karîb Bostân hammâmı bâğı ve Âşık Paşa bâğı ve Haydar Paşa bâğı ve Kiremitci Solak bâğı ve Çivizâde bâğı ve sekiz selâtîn câmi‘lerin mihrâbları önündeki bâğ-ı iremler ve Nârlıkapu'da Bucak bâğı ve Tokatcı Solak bâğı ve Lanka bâğları ve Azîz Efendi bâğı ve Çukurbostânlar bâğı ve Yenibâğçe bâğları ve Topkapusu kurbünde Kaya Sultân bâğı ve ana muttasıl Çelebi Kethudâ bâğı ve Kürkcübaşı bâğı ve Dâvûd Paşa bâğı ve niçe yüz memdûh bâğlar vardır. Ammâ bu bâğçeler gâyet ma‘mûr tîmârlı olduğundan dânesi yüz dirhem gelir la‘l-gûn yanaklı dilberân şeftâlûsü lezzetinde papa ve sultânî ve cânî ve baba ve derrâkî ve çelebi cüce şeftâlûleri olur kim âyetün min âyâtillâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
… rince niçe bin def ü kudüm ve nefîr ve balaban ve tanbûrî ve santûrî ile ahşama
karîb
alayköşkü dibinden arz-ı mahâret ederek ubûr etdiler. (---)(---)(---)(---) Â …
Ardları sıra bozacıbaşı esbâb-ı ihtişâmiyle müsellah küheylân at üzre ve sağ yanında hamr emîni esbâb-ı muhteşemânesiyle küheyl at üzre ensesinde yüz aded pür-silâh pençe-i âfitâb kafâdâr iç gulâmlarıyla mehterhânesiz ubûr ederler, ammâ mehterhâneden ziyâde bir hây-hû ile geçer kim âdemin kulakları asam olur. Meselâ cemî‘i meyhânelerde ne kadar sâzendeler ve mutrıbân, kaşmerân, mudhikân, cüvân-mergân var ise bozacıbaşı ve hamr emîni akîblerince niçe bin def ü kudüm ve nefîr ve balaban ve tanbûrî ve santûrî ile ahşama karîb alayköşkü dibinden arz-ı mahâret ederek ubûr etdiler. (---)(---)(---)(---) Âhir, nihâyet,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215a ·
metinde göster ·
Edincik nâm bir şehr-i azîm binâ edüp Belkîs'a taht edüp hâlâ kasr-ı âlîleri ve …
Andan Tevârîh-i Hind, andan Tevârîh-i Hâkân-ı Çin, andan Tevârîh-i Acem, andan Tevârîh-i Arab, andan Tevârîh-i Efrenc, andan Tevârîh-i Latin, andan Tevârîh-i Rûmdır. Bu tevârîhlerin cümlesin tetebbu‘ etmiş müverrih âlimler ile ihtılât edüp Bursa'nın bânîsinden aslâ bir müverrih tahrîr edüp ayân u beyân etmemişler. Ammâ 222a Tevârîh-i Süleymânnâme'de ve Târîh-i Evveliyyât-ı Tuhfe'de tahrîr eder kim bir kerre Hazret-i Süleymân kerr u ferr u dârât ile taht-ı Süleymânîsi üzre ber-hevâ tayarân ederken Bursa hâyilinde sâbite olan ebel-i Ruhbân'ın zirve-i a‘lâsı üzre meks edüp cânib-i erba‘aya nigerân edüp esnâ-yı kelâmda Hazret-i Süleymân vezîri Âsaf-ı Berhayâ'ya der kim, "Ne olaydı şu ferah-fezâ yerde bir şehr-i azîm olaydı" buyurduklarında hemân ecinne ve dîv [ü] perîlerden ba‘zı musâhib-i mukarrebînler eyitdiler: "Yâ Emînallah! Bir kerre Tûfân-ı Nûh'dan evvel bu mahalle bir Süleymân ile leşker-keş olup geldiğimizde bu kûh-ı bülendin dâmeninde bir kal‘a-i azîm ve bir şehr-i kadîm var idi. Ol kal‘ayı cânn kavmi yapdı derler. Almada âciz olup bî-feth rücû‘ edüp gitdik. İşte Tûfân'da gark olup nâm [u] nişânı güm olmuş" dedikde tiz Hazret-i Emîn cümle ins ü cinne, vuhûş u tuyûra emr edüp derhâl taş u toprağın tathîr ederken kal‘anın burc [u] bârûları nümâyân olur, ammâ tathîrinde usret çekerler. Hemân Emîn-i Mübîn rîha emr edince bir kerre Lodos rûzgârı Âd kavmine esdiği gibi bir rîh-ı akîm esüp cümle taşı ve toprağı hevâya perrân edüp tarfetü'l-ayn içre kal‘anın der-i dîvârları ve burc [u] bârûları zâhir olur. Bir dîv-i sefîd eydür "Yâ Emînallah! Bu kal‘anın altındaki kayalarda bir mutalsam kenz vardır. Anı bulsanız dünyâ halkına inkırâzu'd-devrân kifâyet ederdi" der. Bir div dahi mu‘âraza edüp "Bulunmaz" der. Biri dahi "Eğer ol dahme bulunursa ol defîne ile Emînullah bu şehri imâr ede" der. Kimi bulunursa, kimi bulunmazsa derler. Derhâl dîvlere emr edüp ol dahmeyi bulup şehri ta‘mir [u] termîm edüp ismini Bulursa korlar. Bursa, Bulursa'dan galatdır. Ba‘dehû Süleymân-ı Emîn Bursa'nın cânib-i garbında bir merhale karîb Edincik nâm bir şehr-i azîm binâ edüp Belkîs'a taht edüp hâlâ kasr-ı âlîleri ve tâk-i kisrâları Edincik şehrinde zâhir ve bâhirdir. Ekseriyyâ Ayasofya amûdları bu Edincik şehrinden gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221b–222a ·
metinde göster ·
… calar vardır kim Cenâb-ı Bârî her birinde birer hâssa halk etmişdir, ammâ şehre
karîb
Hâsıl-ı kelâm, bu Eski Kaplıca kasabasında üç yüz mikdârı bâğ u bâğçeli hânelerdir. Her birinde birer gûne kaynar ılıcalar vardır, kimi merdâne içün ve kimi zenâne içün, kimi sıbyân içün, kimi civân içün, kimi pîr [u] pîre-zen içün, her birinde birer gûne hâssa-i azîm olduğun ahâlî-i Bursa bilüp ehl [u] iyâlleriyle bu Eski Kaplıca kasabasına gelüp beşer onar gün âşinâlarının hânelerinde sâkin olup ehl [u] iyâlleriyle gûnâ-gûn ılıcalara girüp cân sohbeti ederler. Erbâbına ma‘lûmdur kim bu kadar kaplıcalar vardır kim Cenâb-ı Bârî her birinde birer hâssa halk etmişdir, ammâ şehre karîb
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227b ·
metinde göster ·
bir bucakdır. Ana her bâr Kalmuk kavmi varmaları sahîhdir kim Kalmuk kavminde a …
Ammâ İskender'in emr-i Hakk ile binâ etdiği Sedd-i Ye’cûc, Moskov diyârına karîb bir bucakdır. Ana her bâr Kalmuk kavmi varmaları sahîhdir kim Kalmuk kavminde asla kizb ü iftirâ olmaz, ve kûh-ı Kâf'a vardıkları sahîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·
… re giyerler. Lisânları Anadolu hâki olmağla lehçe-i mahsûsaları Etrâk lehcesine
karîb
elfâzları vardır. Meselâ "Ahmed Çelebi" yerine "Ehmet Çebü" "Mehemmed Çelebi" y …
Niçe bin semmûr kürklü muhteşem ankâ bâzargânları ve ulemâları vardır. Bir fırkası zümre-i avândır, at u raht u taht u hânedân sahibleridir kim ehl-i hizmetlerdir. Bir fırkası tüccâr-ı berr [u] bihâr, ankâ-sâhib-i kâr kimesnelerdir. Bir fırkası çârsû-yı bâzârda ehl-i sanâyi‘dir, alâ kadri'l-istitâ‘a gûnâ-gûn libâs-ı fâhire giyerler. Lisânları Anadolu hâki olmağla lehçe-i mahsûsaları Etrâk lehcesine karîb elfâzları vardır. Meselâ "Ahmed Çelebi" yerine "Ehmet Çebü" "Mehemmed Çelebi" yerine "Memet Çebü", "İsmâ‘îl" yerine "İsmîl Çebü", "Ca‘fer" yerine "Câfâr Çebü" derler. Niçe nâ-ma‘lûm elfâzları vardır, ammâ nebtîz (?) şehr oğlanları vardır kim ümmü'l-kelâm, rind-i cihân, ârif, nüktedân çelebîleri vardır. Ve cümle halkı garîb-dost, ehl-i zevk ve ehl-i teferrüc, hoş-sohbet âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng ve Bursa çatma yasdıkları dokumakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231a ·
metinde göster ·
… h Hasan er-Rufâ‘î: Orhân Gâzî bunların mu‘tekıdi idi. Tokad'da Sünbüllü Baba'ya
karîb
bir âsitânede medfûndur. Lâdik şehrinde medfûn Şeyh Ahmed Kebîr-i Rufâ‘înin amm …
eş-Şeyh Hasan er-Rufâ‘î: Orhân Gâzî bunların mu‘tekıdi idi. Tokad'da Sünbüllü Baba'ya karîb bir âsitânede medfûndur. Lâdik şehrinde medfûn Şeyh Ahmed Kebîr-i Rufâ‘înin ammîzâdesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
… Mehemmed Hân İslâmbol'u feth etmek müyesser olur. Amasiyye'de Pîr İlyâs kabrine
karîb
Ya‘kûb Paşa zâviyesinde âsûdedir.
Ve Şeyh Abdurrahmân b. Hüsâmeddîn: Gümüşlüzâde nâmıyla şöhre-i şehr olmuşlardır. Pîr İlyâs'ın duhterzâdesidir. Koca Murâd Hân'ın üç oğlundan ikisi elin öperler. Şehzâde Mehemmed ayağın öpünce şeyh boğazından ridâsın şehzâde Mehemmed'in boynuna sarup "Kostantıniyye kal‘asın ta‘mîr [u] termîm edüp cevâmi‘ ve dârü'l-‘ulûmlar inşâ eyle" deyü Fâtiha tilâvet ederler. Yigirmi bir yıldan sonra Ebü'l-feth Mehemmed Hân İslâmbol'u feth etmek müyesser olur. Amasiyye'de Pîr İlyâs kabrine karîb Ya‘kûb Paşa zâviyesinde âsûdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236a ·
metinde göster ·