İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

karınca

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
45
isabet
36 cümle/beyitte
16,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4518,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–45 / 45

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“karınca” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 43b … kıymet edüp yine Mısır diyârında (---) şehrinden Nîl ile İskenderiyye'ye andan Karınca Kapudan sal gemilere tahmîl edüp muvâfık eyyâm ile İslâmbol'da Unkapanı'na geti …
EÇS I 43b … lâmbol'da Unkapanı'na getirüp andan Vefâ meydânına andan Süleymâniyye câmi‘inde Karınca Kapudan dörd aded sütûnları Süleymân Hân'a teslîm etdükde Beyt:
EÇS I 43b dedükde Süleymân Hân haz edüp hidmeti mukâbelesinde Karınca Kapudan'a kadrince Yılanlı cezîresi ve Rodos cezîresi sancağı ihsân olunur. Amm …
EÇS I 131b–132a … r hasım dahi kendi toplarıdır. Böyle iken yine her topun ardında fakîr topcular karınca gibi kaynarlar. Bi-emrillâh bunlara bir du‘â te’sîr etmişdir. Âsitânelerinin ka …
EÇS II 311b kumrika / karınca
EÇS II 347a–347b … t [ve] sanâyi‘ât-ı şehr-i Merzifon: Evvelâ Ayntâb bekmezi gibi hâlis bekmezi ve Karınca köyünün lezîz ve âbdâr üzümü ve Pîr Dede Sultân çobrası. Ve cümle altı yüz aded …
EÇS III 31b … ebrî nârenc çubuğuna, Bursa'nın imâm lülesine Cebeliye ve Latkiye ve Yenice'nin karınca ayağı doğranmış mümessek duhânın içerek murabba‘ât fasılları ederek bu deryâ-mi …
EÇS IV 189a 180. İbret-nümâ-yı sun‘-ı azîm kara karınca .
EÇS IV 228a {Mücerrebât-ı Hân : Karınca olmuş doğanın kanadların iki kerre sirke ile pâk yıkayup sonra kuyumcu potasıyl …
EÇS IV 228a … la su kabağının tohumunu yumuşak sahk eder. Ba‘dehû sığır ödüyle hamîr eder. Ol karınca şüşelerin içine koyar. Andan sonra doğanın fâsid kanları dirseği üzerinde çıban …
EÇS IV 264a … p cümle âlât-ı silâhlarıyla âmâde olup meterisler içre kavm-i Ekrâd-ı Rujikiyân karınca gibi kaynarlar ve yedi kat meterislerde niçe bin elvân filandıra ve bayrağ u tu …
EÇS IV 267a–267b … arıncalar ayağıma üşüp yürürler ammâ ısırmadılar. Lâkin içlerinden bir ulu kara karınca beli ince inciğime tırmaşup durduğundan hayli gocunurdum. Anı gördüm, bir siyâh …
EÇS IV 267a–267b … ince inciğime tırmaşup durduğundan hayli gocunurdum. Anı gördüm, bir siyâh kara karınca arık u za‘if topraklı yer üzre seğirderek bu kadar bin âdemi geçüp bana gelüp a …
EÇS IV 267a–267b … âallah halâs olur derken meğer ölmüş karıncalar içinde ayağım ısıran kara za‘if karınca sağ imiş, ey imdi seni dahi âzâd edeyim, deyü ol karıncayı yerden alup Yûsuf Ke …
EÇS IV 267b … evvelki karıncaları öldürüpsen, hân ile sulh [u] salâh olursen. Senden bir kara karınca dahi incinmiyiserdir" dedi.
EÇS IV 267b Hakîr eyitdim: "Bana ki birkaç karınca bâğışladın, hân askeri bozulup ganîmetden bana birkaç kara gözlü ve karınca bel …
EÇS IV 267b … kaç karınca bâğışladın, hân askeri bozulup ganîmetden bana birkaç kara gözlü ve karınca belli köleler bâğışlarsın." dedim.
EÇS IV 271b "Bre gör Evliyâm, dün sabâh dîvânda ahşam bir vâkı‘a gördüm. Ayağımı bir kara karınca pek ısırup acıtdı. Ammâ öbür karıncalar ayağım ısırmadılar {dimedim mi}. İşte a …
EÇS IV 271b … . Ammâ öbür karıncalar ayağım ısırmadılar {dimedim mi}. İşte ayağım ısıran kara karınca bu kâfirdir kim kal‘ada kapandığından cânım acıtmışdı. Tiz bu nâmerdi katl idin …
EÇS IV 271b … Yûsuf Kethudâ'ya verüp âzâd etdim, buyurdunuz idi. Yine şimdi buyurdunuz ki ol karınca bu kara mel‘ûndur, dediniz. {Sûre-i Feth'de} kâlallahu Ta‘âlâ Arapça der. Bu …
EÇS IV 271b … ü] püşte püşte olup yatarlar. Bu Kara Alî'yi leşler içinden âzâd etdiğiniz kara karınca budur ve vâkı‘anızın te’sîri dahi budur, amân sultânım âzâd ediniz." dedim.
EÇS IV 272a … eyitdim: "Sultânım, dünkü vâkı‘a-i şerîfiniz ta‘bîrinde bu hakîre on altı aded karınca verüp bâğışladım, buyurdunuz. Elkerîmü izâ ahede vefâ" dediğimde,
EÇS IV 365b İbret-nümâ-yı sun‘ı azîm: Gelen elçi bir kafes içre bir kara karınca ve gâyet beli ince kuvvet [ü] kudreti kadarınca kafes içre harekât ederdi. Ammâ …
EÇS V 3a … hati oldur kim lisân-ı Fârisî ve lisân-ı Kürd'de "mûr", karıncaya derler, ya‘nî karınca geçidi demekdir. Galat-ı meşhûr evlâ olduğundan Kelek-i Mervânî derler. Ve Merv …
EÇS V 10b Hakîr eyitdim: " Karınca kanatlandıkça zevâlin bulup cümle erbâb-ı dîvân taht-ı nazarında peşm ü hâye de …
EÇS VI 102a … rıkları ucunda gûnâ-gûn haçlı bayrakları ile sahrâ-yı Ciğerdelen lâlezâra dönüp karınca basma reftâr ile at başı berâber kat-ender-kat ve kilt-ender-kilt olup âheste r …
EÇS VI 120b–121a Ve ol gün âdem deryâsı temevvüc edüp karınca gibi kaynaşmağa başladılar ve Uyvar'ın cânib-i erba‘asında dağlar gibi pişmiş t …
EÇS VI 184a … dahi şehîd oldu. Ve her bâr kal‘a içine kumbaralarımız düşdükçe küffârlar dahi karınca gibi kırılırdı, lâkin kal‘anın cenûb tarafı nehr-i Dırava kenârları olmak ile n …
EÇS VI 184a … m lağım yolları varup guzât-ı müslimîn ve cerâhor ve serâhorân kal‘anın esâsına karınca gibi girüp kimi kazıkların keserlerle keserler ve kimisi kesdiklerin çekerler v …
EÇS VI 185b … ze ganîmet gösterelim, ammâ Yenikal‘a tarafına gitmen. Yüz bin kâfir ol tarafda karınca gibi kaynar. İçlerinden kuş olsanız uçamazsız ve bu kadar mâl-ı esîrlerinizle o …
EÇS VII 16b … tup derhâl kal‘anın burc-ı bârûların haçlı peykerler ile tezyîn edüp küffârları karınca gibi kaynaşup cenge âmâde olmağa başladılar.
EÇS VII 21a … nşâ olunmağile ba‘zı yerleri top palamarlarıyla bağlı idi. Hemân bu kadar asker karınca gibi birbirlerin basup ubûr ederken cisr tahammül edemeyüp kırıldı ve cümle yen …
EÇS VII 39a–39b … yürüyüp kösleri ve erganon ve torompetelerin çalarak mevc ü mevc ve fevc ü fevc karınca gibi yab yab yürüyüp küffârın bu gelişine bizim asker mukâvemet edemeyüp ve bir …
EÇS VII 45a–45b El-hâsıl bu kâfir elçisi de yüz bin istiğnâ ile karınca basmaz reftâr ile yürüyerek bizimki de vararak orta milde birbirlerinin ellerin …
EÇS VII 62b … miş idi. Hemân ol derileri birbirlerine yakın getirüp mezkûr kutu içre iri atlı karınca dediklerinin birini demir hokkaya ile kutudan alup herîfin kafâsı derisinin kes …
EÇS VII 62b … up herîfin kafâsı derisinin kesilen yerlerine karıncanın başın koyunca hemân aç karınca iki deriyi bir yerden ısırınca cerrâh karıncanın belinden makâs ile kesüp karın …
EÇS VII 62b … akâs ile kesüp karıncanın başı iki deri kenârların ısıra kaldı. Anın yanına bir karınca dahi eyle edüp hâsıl-ı kelâm bir kulakdan bir kulağa varınca seksen aded karınc …
EÇS VII 76a–76b … e handak içinden çıkan toprakları kal‘a dîvârı üzre tabyalara yığmağa benî âdem karınca [gibi] toprak taşıyup yedi tabya üzre yedi aded toprakdan kûh-ı Elburz-misâl da …
EÇS VIII 295b … in‘âmlar verilüp Kızıl tabyanın hûn-âlûd hâk-i ahmer-gûnun asâkir-i muvahhidîn karınca toprak taşır gibi Kızıl tabyanın türâbların niçe kerre yüz bin tobralar ile taş …
EÇS IX Y360a … ü’n-neml derler. (---) (---) (---) (---) Ve pîr [ü] fetâ merhûm olsa ol ân eyle karınca üşer kim cemapur (---) (---) (---) (---) hurûc edince asâkir-i neml dahi taraf …
EÇS X Y125b … ı olup kurumuşlardı. Anları dahi alup kurşum hokkalar içinde hıfz etdiler, zîrâ karınca pek üşer, yılan eti ve insân eti gâyet lezîzdir.
EÇS X Y383a … bâlâyı bu şehirden İskenderiyye'ye Nîl üzre sallar ile götürüp İskenderiyye'den Karınca Kapudan İslâmbol'a getürdükde Karınca Kapudan bu ebyâtı Süleymân Hân'a îrâd eyl …
EÇS X Y383a … üzre sallar ile götürüp İskenderiyye'den Karınca Kapudan İslâmbol'a getürdükde Karınca Kapudan bu ebyâtı Süleymân Hân'a îrâd eyler, beyit:
EÇS X Y419b … dır olup bir gûne reftâr ederek meydân-ı ma‘rekeye geldi kim gûyâ ayağı altında karınca vardır. Hemân ki huzûr-ı melike geldikde "Yâ Hayy" deyüp havâya pertâb urup beş …
EÇS X Y427a … -ı bâ-safâ, Cenâb-ı Bârî rûy-ı arzda ne kadar ecnâs-ı mahlûkât halk etdi ise tâ karınca ve kurbağa ve sümüklü böcek ve çekirge ve sovulcan ve akreb ve çıyan ve'l-hâsıl …