… aş kârbân gelüp ser-sevdâgerânları Şâh ortağı Yezdânbaş nâm başı alaca ve gönlü
karaca bir
kızılbaş idi. Anın cümle pârçe yükleri ve tenbelîdlerin çözüp kânûn-ı şer‘î dey …
Evvelâ Revân Hânı tarafından üç bin baş kârbân gelüp ser-sevdâgerânları Şâh ortağı Yezdânbaş nâm başı alaca ve gönlü karaca bir kızılbaş idi. Anın cümle pârçe yükleri ve tenbelîdlerin çözüp kânûn-ı şer‘î deyü gümrüğün alup gümrük emîni Tatus nâm Ermeni feryâd idegördü. Cümle-i cümele dörd yüz kırk kîse gümrük alup şehirden kat‘-ı âlâka edüp alay-ı azîm ile Erzincân kapusundan taşra çıkup Bâzârbaşı Değirmânları nâm ferah-fezâda meks edüp cümle Erzurûm a‘yânından ol kadar at ve katır ve şütür ve koyun ve kuzu yemleri(?) hedâyâlar geldi kim cümle ağavâtlar dahi hedâyâlardan hissemend olup muğtenim oldular. Ve cânib-i erba‘adan günden güne ağavâtlar gelüp dâ’ire-i âzîm oldu. Kâmil Erzurûm hâricinde kâhîce kar, boran, kâhîce küşâde hevâ ile meks ederken Bağdâd Vâlisi Sâlih Paşa kethüdâsı İbrâhîm Paşa'nın katli haberiyle cümle yüz elli iç ağaları ve yetmiş aded kapucubaşıları ve yedi bayrak ve yedi yüz yiğit sarıcası ve üç bayrak sekbânı gelüp cümlesin alup "safâ geldiniz, hoş geldiniz" deyü cümleye müstevfâ ta‘yînâtların ihsân edüp mazlûm İbrâhîm Paşa içün hayli bükâ etdi. Ve ertesi gün der-i devlet tarafından Tokmak Haseki nâm bir ulak-ı kolak-ı solak yelerek gelüp bir emr-i şerîf getirüp "Sen ki, vezîrim Mehemmed Paşasın! Mukaddemâ selefin Süleymân Paşa, kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ısyân [u] tuğyânın arz etmeğile seni eyâletin askeriyle Revân derneğine me’mûr etmişdim. Batîu'l-harekelik edüp gitmeğe tekâsül etmişsin. Gerekdir kim emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ’at durmayup ber-vech-i arpalık sana Kars eyâletin ihsân etdim. Elbette eyâletine gidüp ol serhadleri hıfz [u] hırâset üzre olup alâmet-i şerîfime i‘timâd idesin" 339a deyü emr-i şerîf kırâ’at olunup "Emir Pâdişâhımın" deyü harc-ı râh üç kîse guruş ihsân edüp Haseki Ağa'yı Âsitâne tarafına gönderüp "Her çi bâd-âbâd" deyüp Kars cânibine gitmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 338b–339a ·
metinde göster ·
… a Silisre vilâyetine giderken Çengeköy mahallinde tahrîr olunmuşdur. Ba‘dehû bu
Karacaot'dan bir
günde yüz bin renc-i anâ ile nehr-i Kamçı tuğyânda olmağıla cümle ağâvâtların v …
Karye-i Karacaot: Nehr-i Kamçı kenarında müselmân u Bulgar köyüdür. (---) Paşa çiftliğinde paşa efendimiz evc-i âsumâne ser çekmiş kullede mihmân oldu. Ma‘mûr otar-ı âbâdândır. 130a Bundan cereyân eden nehr-i Kamçı Kazan ve Şıpka dağlarından gelüp Köprü köyünden ubûr edüp Karadeniz sâhilindeki Varna şehrinin Galatası dibinde Karadeniz'e mahlût olup içinde şayka gemiler kışladığı bâlâda Silisre vilâyetine giderken Çengeköy mahallinde tahrîr olunmuşdur. Ba‘dehû bu Karacaot'dan bir günde yüz bin renc-i anâ ile nehr-i Kamçı tuğyânda olmağıla cümle ağâvâtların ve paşa efendimiz ağırlıkları iki günde gücile ubûr edüp nehrin karşu tarafında Kazan Balkanı dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129b–130a ·
metinde göster ·
… yn-ı Alî bınarı: Bu dahi latîf u mu‘tedil ve serî‘ü'l-hazm yahşı sudur. Bu dahi
Karacadağ'ın bir
tarafında kehrîzler ile şehre dâhil olup hân u hammâm ve câmi‘lere mebzûl olur. …
Ve ayn-ı Alî bınarı: Bu dahi latîf u mu‘tedil ve serî‘ü'l-hazm yahşı sudur. Bu dahi Karacadağ'ın bir tarafında kehrîzler ile şehre dâhil olup hân u hammâm ve câmi‘lere mebzûl olur. Ammâ çeşmelerin çoğu ayn-ı Hamrevât'dandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202a ·
metinde göster ·