gibi kalup altı aded kadırga-i menhûs kalyonun yemîn ü yesârından döke döke kal …
Evvelâ gazâ-yı cezîre-i Girid: Sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân'ın Dârü's-sa‘âde ağalarından Mu‘tak olan Sünbül Ağa nâm ankâ-yı zî-şân, beş Mısır hazînesiyle ve elli aded muhassine cevârîler ve niçe âftab gulâm-ı mihbânlar ve kırk aded "es-sâfinâtü'l-ciyâd" makûlesi küheylân atlar ile pâdişâh-ı Cem-cenâb İbrâhîm Hân'dan {Ağa-yı mezbûr} âzâd u me’zûn olup İbrâhîm Çelebi nâm bir re’îs-i mellâhın altı kat anbarlı karavana kalyonuna cümle metâ‘ın üç ayda doldurup beş yüz tevâbî‘-i pür-silâhı ve üç yüz aded sâ’ir tüccâr ve iki yüz keştîbân ve Mısır'a menfâ Esîrî Mehemmed Efendi tevâbi‘iyle cümle bin üç yüz aded ibâdullah ile rûz-ı cum‘ada Beşiktaş nâm mahalde mütevekkilen-ala'llâh deyüp bâdbânların küşâde kılup top u tüfenk şâdmânları ederek cânib-i Mısr'a revâne oldular. Hikmet-i Hudâ (---) cezîre kurbunda altı pâre Malta küffârı kadırgalarına râst gelüp bir gün bir gice ceng-i azîm edüp sademât-ı topdan kalyon içre olan atlar boşanup guzât-ı müslimîne atlar dahi bir şaşkınlık verüp yine bu hâl ile mücâhidîn ceng [ü] savaş-ı perhâş edüp limân hevâda kalyon rûy-ı deryâda karadağ gibi kalup altı aded kadırga-i menhûs kalyonun yemîn ü yesârından döke döke kalyonun direği ve kıçı isa başı ve dümeni gidüp bî-cenâh kaldı ve içinde olan guzât-ı müslimînden ancak iki yüz âdem kalup cümle darabât-ı top-ı kûpden şehîd oldular. Hemân kalyon sâhibi İbrâhîm Çelebi dal-satûr-ı Muhammedî olup Kızlar Ağası Sünbül Ağa'ya hıtâben "Bre mel‘ûn Arab, ben sana kâfir vardır, gemiye atlar komayalım ve cebehâne ziyâde alalım ve küffârın bir hoş haberin alup çıkalım ve bu kadar yüklü gemi ile deryâya niçe çıkalım, dedim. Sen emr-i şerîf alup beni bu hâl ile küffâra uğratdın" deyü Kızlar Ağasına bir tîğ urup kellesin galtân edince hemân Kızlar Ağasının tevabî‘leri İbrâhîm {Çelebi üzre} ol sâ‘at kılıç üşürüp pâre pâre ederler. Küffâr bu hâli görüp altı pâre kadırga-i menhûs ile kalyonun cânib-i erba‘asına sarılup derhâl kalyon içre soltat-ı kefereyi döküp üç sâ‘at dahi kalyon içre ceng edüp âhir-i kâr küffâr-ı hâk-sâr kalyonu ahz [u] kabz edüp içinde olan cümle ümmet-i Muhammed'i ve Esîrî Mehemmed Efendi'yi esîr edüp kayd-bend edüp kalyonu altı pâre Malta kadırgası yedeğe alup doğru Hanya limanına götürüp lenger-endâz oldular. Kâmil bir ay liman-ı Hanya'da meks edüp cemî‘î mal [u] menâl [u] metâ‘ı ve cümle küheylân atları ve nûr-misâl duhter-i pâkîze-ahterleri ve mahbûb gılmânları gemiden taşra çıkarup kal‘a-i Hanya'da bey‘ u şirâlar edüp cümle duhterlerin bekâretin izâle edüp bu kadar fezâhat ederler. Ba‘zı âkıbet-endîş papas ve bıtrîk ve kıssîs ruhbânlar eydür "Vay biz bu Osmânlı kalyonun ve kızları ve atların bu şehrde görmemek gerek idik. Şimden gerü bu cezîre elden gitdi. Zîrâ kitâbımızda eyle yazar kim bu cezîre-i Girid'e Osmânlı kalyonu gele ve atları gele ve kızları gele ardı sıra Türk gelüp gemisine ve atlarına binüp kızlarıyla cimâ‘ edüp bu cezîrede mülk edinüp evlâd sahibi ola" deyü Çalıpapaslar böyle deyü feryâd ederler. Ba‘zı küffâr bu cevâbları papaslardan istimâ‘ edüp niçe bin küffâr birer bahâne ile cezîrelerinden firâr edüp gayrı diyârlarda karâr ederler. Ol asrda cezîre-i Girid içre dörd kerre yüz bin Urum re‘âyâsı var idi. Ve cezîrenin cânib-i etrâfında yetmiş altı pâre ma‘mûr kal‘a-i metîn var idi. "Cümlesinde on altı bin soltat ve murtat cunûd-ı cünübü vardır" deyü Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize haber geldi. Ba‘dehû bu Kızlar Ağası kalyonunun bu gûne ahvâl-i pür-melâli böyle olduğu sa‘âdetlü pâdişâha mün‘akis olunca fi'l-hâl Venedik balyozun Dîvân-ı Pâdişâhîye da‘vet edüp "Bre bî-dîn mel‘ûnlar, niçün sulha mugâyir iş işleyüp limanınıza bizim gemilerimiz alan düşmanları, gemilerimiz ile limanlarınıza 269a kodunuz. Ecdâd-ı ızâmım Süleymân Hân sulhu böyle midir?" deyince balyozlar ve konsoloslar ve konçoloz huzûr-ı pâdişâhîde zemîn-bûs edüp eyitdiler: "Pâdişâhım! Ahidnâme-i mîsâkımızda böyledir kim sizlerin donanması dahi sâ’ir kefere krallarının gemilerin alup limanımıza girse müsâfirdir, deyü ri‘âyet edüp limanımıza koruz. Yohsa biz ahid-şikenlik edüp hâşâ sümme hâşâ kızlar ağanız gemisiyle almış olayız. Bu habâseti edüp limanımıza giren Malta küffârıdır. Biz dahi anlardan âciziz" deyüp ser-ber-zemîn etdiler. Pâdişâh-ı cem-haşmet buyurdular kim "Ya biz Malta üzre gazâ edersem, bana gemiler verüp imdâd eder misiz?" dedikde "Cân-baş üzre hizmet edüp üç yüz pâre gemi verelim, asker ve cebehâne ve zahîre sizden, gemiler vermek bizden" deyüp ser-ber-zemîn etdiler. Andan cümle balyozlara hil‘at-i fâhireler giydirilüp hâb-ı hargûş verdiler. Ba‘dehû,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268b–269a ·
metinde göster ·
Adana eyâleti hükmünde bir yaylağ-ı azîmdir kim Âl-i Osmân hükmünde cümle yetmiş yayladır. Cümleden Erzurûm ensesinde Bingöl yaylası, Revân kurbunda Ağrı yaylası, Van kurbunda Vereg yaylası, diğer Van kurbunda Sübhân yaylası ve Şehrezûl'da Harîr yaylası ve Musul kurbunda Cûdî yaylası ve Mardin kurbunda Sincâr yaylası ve Diyârbekir kurbunda Karadağ yaylası, Kayseriyye kurbunda Göksun yaylası ve Birgi'de Bozyaylak, Tire yaylası ve Mağnisa ensesinde Sultân yaylası ve Bursa'da Keşîş dağı yaylası ve Kastamonu yaylası ve Sinop yaylası (---)(---) Bunun emsâli niçe yaylağ-ı azîmler dahi Rûmeli'nde Samakov yaylası ve Serez yaylası ve Sofya'da Votoş yaylası ve Menlik yaylası ve Hersek'de Çimirne yaylası ve İlok yaylası ve Nevesin yaylası ve Bosna'da Köprez yaylası ve Kızanlık'da Turvakotran yaylası ve Şıpka yaylası
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18b ·
metinde göster ·
yaylağı ve Sancâr yaylağı ve Cezîr yaylağı ve Ârdilân yaylağı, Van kurbunda Ver …
Bu Bingöl'in evsâfın Târîh-i Kaytak'da acâ’ib tahrîr etmişdir. Lakin bu hakîr on gün meks edüp bu kadarca ahvâline vâkıf olmuşuz. El-hâsıl Anadolu diyârında cümle üç yüz altmış yaylag-ı azîm vardır. Cümleden meşhûr-ı âfâk bu Bingöl'dür. Andan Adana kurbunda Ramazânoğlu yaylağı, Karamânda Dölendi yaylağı, Alâ’iyye ensesinde Koç Dâvûd yaylağı, Adâliyye kurbunda Istanâz yaylağı, Silifke'de Mut yaylağı, Kayseriyye'de Erces yaylağı, ana karîb Mar‘aş kurbunda Göksun yaylağı ve Malâtiyye'de Aspozu yaylağı, Diyârbekir'de Karadağ yaylağı ve Sancâr yaylağı ve Cezîr yaylağı ve Ârdilân yaylağı, Van kurbunda Vereg yaylağı ve Pinyânişî yaylağı ve yine Van gölü kenarında Sübhân dağı yaylağı, Revân dibinde Ağrı yaylağı, Erzurûm kurbunda Bayburd'a karîb Hoşoğlan yaylağı, Sivas kurbunda Kankal yaylası, Tokat kurbunda Yıldız yaylası, Bursa hâ’ilinde Ruhbândağı yaylası, Mağnisa hâ’ilinde Hünkâr yaylası, Tire hâ’ilinde Balpınarı yaylası, Birgi hâ’ilinde Bozdağ yaylası, Bayas dibinde Şolkay yaylası ve ana karîb Bakra yaylası ve Arz kurbunda Cüm yaylası ve Urfa kurbunda.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 89a ·
metinde göster ·
… olsun, mührile karadan deryâ-misâl asker ile tâ Arnavudluk içinde Kilimente ve
Karadağ
ve Pava ve Nikşik ve Daternak ve Durubrak ve Banyan âsîlerin kırarak Hersek san …
Ammâ meydân-ı ma‘rekede Ereğli kapudanı kalyonu Ahmed Paşa ile ve Mağribli Alî Kapudan ve Kara Mavuna ve Vâlide Kalyonuyla cümle yedi aded kalyon bir gün bir gice ceng ede ede küffârdan kırk pâre kalyon ve kadırga ve mavuna helâk olup âhir Ahmed Paşa şehîd olunca Mustafâ Kapudan uluç âdemîsi idi, gemisinde kimesne kalmayup gemiyi âteşe vurup şehîd olup sâ’ir gemiler ile Melek Paşa galyonu dahi âteşe urup bu gûne sû-i tedbîr ile eyle bu donanma-yı azîm münhezim olup cümle kırk bir pâre gemi nâkıs olup mâ‘adâsı Sakız limanına sâlimîn ü gânimîn vâsıl olduğun Adana Paşası Abdullah Paşa haber getirince efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın aklı başından gidüp gûyâ sar‘ dutup ol ân pâdişâha telhîs edüp ale'l-akîb kendüsi pâdişâha girüp 98a mührü ferâğat etmek murâd edindi. Pâdişâh aslâ rızâ vermeyüp "Eyle olur Lala! {Âyet, sûre-i Neşrah}Arapça "Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn"dir, "Rabbu'l-müslimîn" değildir. Hikmeti ve kudret-i ezeliyyesi böyle imiş" dedükde "İmdi, pâdişâhım! Var kuvveti bazuya getirüp böyle bir donanma-i azîm edüp bu dahi böyle olup ma‘lûm oldu kim küffâr ile deryâda muhâsamet ve mukâvmet müşkildir. Bu intikâmı küffâra komayalım. Ecdâd-ı ızâmlarının pâk rûhlariyçün ve Hazret-i Risâlet-penâhın rûh-ı şerîfiyçün olsun, mührile karadan deryâ-misâl asker ile tâ Arnavudluk içinde Kilimente ve Karadağ ve Pava ve Nikşik ve Daternak ve Durubrak ve Banyan âsîlerin kırarak Hersek sancağı hudûdunda Kutur kal‘asın ve Kilis kal‘asın ve İspilet kal‘asın ve Kamin ve Kaminkrad ve Ribniçe ve Mandaline ve Bodguriçse ve Tekeli Paşa döğdüğü Şibenik kal‘ası ve Zadra kal‘ası ve Kotar vilâyeti ve Dodonişka vilâyetleri bu zikr etdiğim kılâ‘ların cümlesi bizim Bosna eyâleti hudûdunda deryâ kenarında sağîr ü kebîr kal‘alardır, bunları karadan birer birer muhâsara edelim. Küffâr bunların tedârikinde iken başına vâveylâ düşüp cezîre-i Girid hâlî kalup serdârın Hüseyin Paşa lalan da defterhâne ile yüz bin asker vardır. Anlar da Kandiye kal‘asın muhâsara edeler. Bi-emrillahi Te‘âlâ her tarafdan küffâra göz açdırmayup bu donanmamızın intikâmın alırız" dedikde sa‘âdetlü pâdişâh "Allah âsân getire, bir müşâvere edelüm" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b–98a ·
metinde göster ·
… iden bu Dağ kapusundan gider. Ve cânib-i garba meftûh Rûmkapusu; mezâristâna ve
Karadağlar'a
gidenler bu bâb-ı azîmden gider. Ve kıble semtine küşâde Mardinkapusu. Ve taraf …
Ve cümle aded bâb-ı hadîdlerdir. Evvelâ şimâl cânibine mekşûf Dağ kapusu; Şerbetîn'e ve Eğîl'e ve Arganî ve Çermik'e ve Harput ve Palu'ya giden bu Dağ kapusundan gider. Ve cânib-i garba meftûh Rûmkapusu; mezâristâna ve Karadağlar'a gidenler bu bâb-ı azîmden gider. Ve kıble semtine küşâde Mardinkapusu. Ve taraf-ı şarka nâzır Yeni kapu. Bundan aşağı Şatt kenârına inüp cisirden Şatt'ı ubûr edüp andan kal‘a-i Mifârıkîn'e ve nehr-i azîm-i cisr-i Batmân'ı geçüp bir menzilde kal‘a-i Hazzo'ya varır. Ve bir kapu dahi paşanın olduğu içkal‘a sarâyında cânib-i şarkda nehr-i Şatt'a açılır uğrun kapusudur. Ammâ şâh-râh değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a ·
metinde göster ·
yaylağından zîr-i zemînde iki menzil yerden pohrenkler ile kal‘a-i Âmid'e dâhil …
Cümle (---) aded ayn-ı câriyelerdir. Cümlesinden memdûh olan âb-ı hayât çeşmeler ayn-ı Hamrevât'dan gelen çeşm-i cânperverlerdir. Zîrâ bu âb-ı Hamrevât Rûm ve Arab ve Acem'de Ma‘arretü'n-nu‘mân suyu gibi meşhûr-ı âfâk [ve] lisân-ı meddâhânda ale'l-ıtlâk memdûh-ı âlem ayn-ı Hamrevât'dır. İbtidâ tulû‘ı Diyârbekr'ün garbîsinde Karadağ yaylağından zîr-i zemînde iki menzil yerden pohrenkler ile kal‘a-i Âmid'e dâhil olup ibtidâ Câmi‘-i Kebîr'e andan gayrı cevâmi‘lere ve hân u imâret ü hammâmlara taksîm olur. Hukemâ-yı kudemâ bu âb-ı Hamrevât içre pembe bırağup ba‘dehû pembeyi kurudup vezn etmişlerdir. Ma‘arra şehri suyu pembe- 202a -sinden hafif gelüp İslâmbol'da Eski Sarây kapusu önündeki çeşme-i Yektâ suyunda ıslanup kuruyan pembe ile bu Diyârbekr'ün Hamrevât aynı pembesiyle berâber vezn olunmuşdur. Tâ bu mertebe hafîf ayn-ı Hamrevât'dır. Eğer pembesi sakîl olsa şûr olup bî-nefy olmasına delâlet eder. Ve bu ayn-ı Hamrevât mu‘tedil âb-ı hoş-hayâtdır. Safrâ ü sevdâ ü balgamı ve derûnda olan cümle ahlâtları mahv eder. Hattâ bu Hamrevât abının evsâfın Âl-i Osmân'dan Sultân İbrâhîm Hân istimâ‘ edüp "Elbette bana Diyârbekir'den mâ-ı Hamrevât gelsin!", deyü hatt-ı şerîf ile dergâh-ı âlî kapucubaşısı ta‘yîn olunup efendimiz Melek Ahmed Paşa Kara Âmid vâlîsiyken mezkûr ağa hatt-ı şerîf ile gelüp paşa-yı mûmâ-ileyh "Sem‘an ve tâ‘atan" deyüp onar vukiyye sîm-i hâlisden güğümler yapdı ve altı güğüm kurşumdan ve altı güğüm rûh-ı tûtyâdan ve altı aded senek ta‘bîr etdikleri çam boduçlarına cümle âb-ı Hamrevât'ı memlû edüp huzûr-ı şer‘de cümle güğümleri mühürleyüp gelen kapucubaşıya on kîse ihsân edüp ve on altı kîse dahi güğümlerinin masrûfun çeküp ılgar ile bu mâ’-i Hamrevât'ı İbrâhîm Hân'a gönderdi. Hikmet-i Hudâ bu mâ’-i zülâl İslâmbol'a dâhil olduğu gün cülûs-ı hümâyûn vâki‘ olup âb-ı Hamrevât Sultân Mehemmed ibn İbrâhîm Hân'a müyesser olup bin elli sekiz Receb'inin 18'inde sebt gün ba‘de'l-asr tahtnişîn oldukda ibtidâ âb-ı Hamrevât nûş etdi. Hulâsa-ı kelâm bu mâ’-i Hamrevât Diyârbekr'in âb-ı rûyıdır. Fetahnâ'l-Irâk lafzı {sene 941 târîhinde} Sultân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân yolların tathîr edüp Karadağ'dan getirmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201b–202a ·
metinde göster ·
Cümle (---) aded ayn-ı câriyelerdir. Cümlesinden memdûh olan âb-ı hayât çeşmeler ayn-ı Hamrevât'dan gelen çeşm-i cânperverlerdir. Zîrâ bu âb-ı Hamrevât Rûm ve Arab ve Acem'de Ma‘arretü'n-nu‘mân suyu gibi meşhûr-ı âfâk [ve] lisân-ı meddâhânda ale'l-ıtlâk memdûh-ı âlem ayn-ı Hamrevât'dır. İbtidâ tulû‘ı Diyârbekr'ün garbîsinde Karadağ yaylağından zîr-i zemînde iki menzil yerden pohrenkler ile kal‘a-i Âmid'e dâhil olup ibtidâ Câmi‘-i Kebîr'e andan gayrı cevâmi‘lere ve hân u imâret ü hammâmlara taksîm olur. Hukemâ-yı kudemâ bu âb-ı Hamrevât içre pembe bırağup ba‘dehû pembeyi kurudup vezn etmişlerdir. Ma‘arra şehri suyu pembe- 202a -sinden hafif gelüp İslâmbol'da Eski Sarây kapusu önündeki çeşme-i Yektâ suyunda ıslanup kuruyan pembe ile bu Diyârbekr'ün Hamrevât aynı pembesiyle berâber vezn olunmuşdur. Tâ bu mertebe hafîf ayn-ı Hamrevât'dır. Eğer pembesi sakîl olsa şûr olup bî-nefy olmasına delâlet eder. Ve bu ayn-ı Hamrevât mu‘tedil âb-ı hoş-hayâtdır. Safrâ ü sevdâ ü balgamı ve derûnda olan cümle ahlâtları mahv eder. Hattâ bu Hamrevât abının evsâfın Âl-i Osmân'dan Sultân İbrâhîm Hân istimâ‘ edüp "Elbette bana Diyârbekir'den mâ-ı Hamrevât gelsin!", deyü hatt-ı şerîf ile dergâh-ı âlî kapucubaşısı ta‘yîn olunup efendimiz Melek Ahmed Paşa Kara Âmid vâlîsiyken mezkûr ağa hatt-ı şerîf ile gelüp paşa-yı mûmâ-ileyh "Sem‘an ve tâ‘atan" deyüp onar vukiyye sîm-i hâlisden güğümler yapdı ve altı güğüm kurşumdan ve altı güğüm rûh-ı tûtyâdan ve altı aded senek ta‘bîr etdikleri çam boduçlarına cümle âb-ı Hamrevât'ı memlû edüp huzûr-ı şer‘de cümle güğümleri mühürleyüp gelen kapucubaşıya on kîse ihsân edüp ve on altı kîse dahi güğümlerinin masrûfun çeküp ılgar ile bu mâ’-i Hamrevât'ı İbrâhîm Hân'a gönderdi. Hikmet-i Hudâ bu mâ’-i zülâl İslâmbol'a dâhil olduğu gün cülûs-ı hümâyûn vâki‘ olup âb-ı Hamrevât Sultân Mehemmed ibn İbrâhîm Hân'a müyesser olup bin elli sekiz Receb'inin 18'inde sebt gün ba‘de'l-asr tahtnişîn oldukda ibtidâ âb-ı Hamrevât nûş etdi. Hulâsa-ı kelâm bu mâ’-i Hamrevât Diyârbekr'in âb-ı rûyıdır. Fetahnâ'l-Irâk lafzı {sene 941 târîhinde} Sultân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân yolların tathîr edüp Karadağ'dan getirmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201b–202a ·
metinde göster ·
… âbâd ve sancağ-ı Cevâzir ve sancağ-ı Rûm Nâhiye ve sancağ-ı Cengûle ve sancağ-ı
Karadağ
ve bunlardan mâ‘adâ on bir sancakda timâr ve ze‘âmet yokdur. Ancak sancağında s …
Evvelâ sancağ-ı Hille ve sancağ-ı Zeng-âbâd ve sancağ-ı Cevâzir ve sancağ-ı Rûm Nâhiye ve sancağ-ı Cengûle ve sancağ-ı Karadağ ve bunlardan mâ‘adâ on bir sancakda timâr ve ze‘âmet yokdur. Ancak sancağında sancak beğleri hâssı vardır ve bazı kurâların mezâri‘leri ber-vech-i tahmîn beğlere hâs verilmişdir. Bu vilâyetlere arz-ı Irâk deyü add olunur kim sancakları bunlardır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 339b ·
metinde göster ·
… dır ve kıçda ve başda üç yüz pür-silâh kefere-i Hırvad ve Islovin ve Dodoşka ve
Karadağlar
ve Kilimente Arnavud ve Uskok aznavur cengâverleri ve iş erleriyle âmâdedirler. …
Ve limanına iki yüz barça ve galyon ve karaka ve kadırga sığar liman-ı kebîrdir. Hattâ bu liman içre iki aded Venedik mavunaları var idi kim eğer anları ta‘bîr ü tavsîf etsek başka bir müdevven olur. Ancak şundan ma‘lûm ola kim her biri birer dağ pâresi gibi kıçları ve başlarında onar pâre balyemez topları var ve kıçda ve ortada ve başda üç direkleri üzre filandıra ve haçlı ve Sanmarko tasvîrli sancak ve bayraklar ile müzeyyen bir ibret-nümâ ma‘ûnelerdir kim yemîn ü yesârında ellişer aded küreklerini cümle ümmet-i Muhammed esîrleri çeker ve cümle yüz mankadır kim her mankada dörder kâfir yatup âmâdedirler. Ve her kürekte sekizer kat müslimler kürekde hâzır-bâşlardır ve kıçda ve başda üç yüz pür-silâh kefere-i Hırvad ve Islovin ve Dodoşka ve Karadağlar ve Kilimente Arnavud ve Uskok aznavur cengâverleri ve iş erleriyle âmâdedirler. Bu mavunaların her biri birer kal‘a-misâl olup bu İspilet'den Venedik'e tüccâr ve metâ‘ götürüp getirirler. Venedik küffârı böyle altı aded mavnalara mâlikdir kim bir kral-ı dâll mâlik olmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… : Boşnaklar Varçal vakfı der. Bosna eyâletinde paşa hâssı ve voyvadalığıdır kim
Karadağlar
dibine vâki‘ olup cânib-i garbîsi Zadra hâkiyle müşâdır, ammâ bir varoş-ı azîmd …
Menzil-i kasaba-i Varsal vakfı: Boşnaklar Varçal vakfı der. Bosna eyâletinde paşa hâssı ve voyvadalığıdır kim Karadağlar dibine vâki‘ olup cânib-i garbîsi Zadra hâkiyle müşâdır, ammâ bir varoş-ı azîmdir kim cümle on bir mahalle ve iki tahta örtülü bâğ u bâğçeli hâne-i müzeyyenlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
ve bir tarafı Podgoriçse ve Kilimente ve kal‘a-i Kotur'da, bir semti Dobra-Vene …
Bosna eyâletinin bir ucu bu mahalde ve bir ucu Karadağlar'da ve bir tarafı Podgoriçse ve Kilimente ve kal‘a-i Kotur'da, bir semti Dobra-Venedik'de ve bir ucu Burun kullesinde ve (...) ve bir ucu Pupuşka ve Pirmorya ve İspilet'de ve bir cânib-i garbda şibenik ve Zadra'da ve semt-i şimâle Zirinoğlu'nda ve bir tarafı Çernik sancağında Kanija ile müşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b ·
metinde göster ·
nümâyândır. Havâle kal‘ası denmeden murâd bu mezkûr vilâyetlere havâle olmuş bi …
Hâlâ bu kal‘a-i bâlâ Semendire sancağı hâkinde Belgrad nâhiyesinde evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kaya üzre 32a aslâ ve kat‘â havâlesi yok, ismi müsemmâsına mutâbık bî-havâle Havâle kal‘asıdır kim şehr-i Belgrad'a havâle olmuşdur. Rûy-ı dîvârı serâmed bir kapulu handaksız bir küçücük taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ bu kal‘a-i bâlâ her tarafda beşer konak görünür. şimâl cânibinde Tımışvar'dan, garb cânibinde Sirem Mitroviçsesi'nden, kıble cânibinde tâ Karadağ'dan nümâyândır. Havâle kal‘ası denmeden murâd bu mezkûr vilâyetlere havâle olmuş bir kal‘adır, aslâ ana havâle bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31b–32a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Moraviçe: Bu ma‘mûr kefere köyü bir yayla eteğinde olmağile mahbûbe kızların temâşâ ederek kaymağ u balların yiyerek niçe zevk u safâlar ederek ve bu karye-i Moraviçe, nehr-i Lig kenârındadır. Nehr-i Lig Karadağ'da karye-i Baht'dan çıkup yine Semendire sancağı hâkinde kasaba-i Valiva'ya karîb nehr-i Kolibara'ya mahlût olup ikisi cereyân ederek nehr-i Sava-i azîme munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
… feresi köyüdür. Bu karye-i ma‘mûre içinden nehr-i Işkırapiş, bu nehir dahi yine
Karadağ'ın
taraf-ı cenûbîsinden tulû‘ edüp bu karyeden güzer edüp kasaba-i Pojagacık dibin …
Menzil-i karye-i Çis Dobriçse: Bu dahi Öziçe hâkinde yine Sırf ve Bulgar keferesi köyüdür. Bu karye-i ma‘mûre içinden nehr-i Işkırapiş, bu nehir dahi yine Karadağ'ın taraf-ı cenûbîsinden tulû‘ edüp bu karyeden güzer edüp kasaba-i Pojagacık dibinde nehr-i lezîz Öziçse'ye karışup ikisi kasaba-i Çaçka kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
Ekseriyyâ firkateler ile karşularında olan âsî Arnavudlukda Kilimente ve
Karadağ
kâfirlerin ve Pulya cezîresi ve İşpanya'nın Klora kıyıları ve Cicilya yakaların …
Ekseriyyâ firkateler ile karşularında olan âsî Arnavudlukda Kilimente ve Karadağ kâfirlerin ve Pulya cezîresi ve İşpanya'nın Klora kıyıları ve Cicilya yakaların yaka yıka mâl-ı ganâ’imler alup gâret ederek kal‘a-i Nova'ya gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154a ·
metinde göster ·
… kal‘ası üç mîlde Delir boğazının nihâyetindedir. Ve Kotur'un taraf-ı şarkîsinde
Karadağlar
kim âsî Arnavud kâfirleridir ve Karadağlar dâmeninde Gırıblan ovasıdır kim muka …
Ve bu Nova kal‘asından cânib-i şarka on sekiz mîl deryâ ile kâfirin Perast kal‘asıdır ve Perast'dan içeri Kotur kal‘ası üç mîlde Delir boğazının nihâyetindedir. Ve Kotur'un taraf-ı şarkîsinde Karadağlar kim âsî Arnavud kâfirleridir ve Karadağlar dâmeninde Gırıblan ovasıdır kim mukaddemâ Âl-i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akçe tahsîl olur tuzla emâneti idi, şimdi kâfir zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… edir. Ve Kotur'un taraf-ı şarkîsinde Karadağlar kim âsî Arnavud kâfirleridir ve
Karadağlar
dâmeninde Gırıblan ovasıdır kim mukaddemâ Âl-i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akç …
Ve bu Nova kal‘asından cânib-i şarka on sekiz mîl deryâ ile kâfirin Perast kal‘asıdır ve Perast'dan içeri Kotur kal‘ası üç mîlde Delir boğazının nihâyetindedir. Ve Kotur'un taraf-ı şarkîsinde Karadağlar kim âsî Arnavud kâfirleridir ve Karadağlar dâmeninde Gırıblan ovasıdır kim mukaddemâ Âl-i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akçe tahsîl olur tuzla emâneti idi, şimdi kâfir zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… imanına yetişüp döğer şâhâne balyemez topları var. Dahi andan yukaru Arnavudluk
Karadağların
döğer tavîl balyemez kolumburuna kal‘a-kûp topları var. Ve bu iç kal‘a şekl-i m …
Aşağı kal‘a ile yukaru kal‘a mâbeyni bir tüfeng menzili bâğ u bâğçelerdir. Bu mahalle Voraniçse derler. Bundan yokuş yukaru iç kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr Şeddâdî metîn taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ Aşağı Nova gibi kal‘a-i azîm değildir, lâkin pek sa‘bdır. Ve cümle topları Nova boğazının karşu tarafında Rosa limanına yetişüp döğer şâhâne balyemez topları var. Dahi andan yukaru Arnavudluk Karadağların döğer tavîl balyemez kolumburuna kal‘a-kûp topları var. Ve bu iç kal‘a şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı metîn ve kesme yalçın kaya handaklı ve cânib-i kıbleye aşağı Voraniçse bâğlarına andan Büyük Nova'ya ener iki kat bir demir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… îh bilirler, zîrâ bu Nova körfezinin karşısı cümle Arnavudistân'ın Kilimente ve
Karadağ
ve Podgoriçse kal‘aları dağlarıdır. Ve bu kal‘a içi sokakları daracıkdır, ammâ …
Ve bu şehrin tâli‘-i imâreti be-kavl-i müneccimîn mirrîh olmağile halkı hûnrîz olup bî-rahm ve kattâl gâzîlerdir. Şeb [ü] rûz eğer berren ve bahren çeteye ve poturaya gidüp kâfire aslâ amân vermezler. Dâ’imâ kılıçları bellerinde ve tüfengleri ellerinde olup Kotur kâfiriyle ceng ederler. Ve cümlesi Boşnakça ve Sırfça ve Latince kelimât edüp niçeleri lisân-ı Arnavudcayı fasîh bilirler, zîrâ bu Nova körfezinin karşısı cümle Arnavudistân'ın Kilimente ve Karadağ ve Podgoriçse kal‘aları dağlarıdır. Ve bu kal‘a içi sokakları daracıkdır, ammâ pâk kaldırım döşelidir ve halkı cümle garîb-dost gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155b ·
metinde göster ·
… ının dâ’imâ kuvvet-i kalbleri bu Manya küffârı ve âsî Arnavudlukda Kilimente ve
Karadağlar
ve Dukat dağları ve Kuryeleş dağlarının Arnavud kefereleri Venedik cengcileri i …
"Biz şimdi Âl-i Osmân ile barışdık" deyü firkatelerin Çuka adalılar kabûl etmeyüp Zakilse adasına göndermişler, ammâ anlardan dahi hayr gelmemişdi. Ammâ Vitiloz'un bir azîm limanı var kim dörd mîl ihâta eder bir körfezdir kim bin pâre gemi alır. Ve dâ’imâ Venedik donanması bu limanda yatup sulanup bu keferelerden imdâd alup Girid küffârlarının dâ’imâ kuvvet-i kalbleri bu Manya küffârı ve âsî Arnavudlukda Kilimente ve Karadağlar ve Dukat dağları ve Kuryeleş dağlarının Arnavud kefereleri Venedik cengcileri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… erüp kız aldıklarından bir fırkası Freng olup kitâbı olmamak ile Ki[li]mente ve
Karadağlar
ve Kuryeleş ve Porgonat ve (---) dağlarının cümle Arnavudları kitâbsız keferele …
Lâkin Cebel-i Elheme muhakkak İslâm üzre merhûm oldukdan sonra vasiyyeti üzre bu hıyâbânda defn olunup ba‘dehu evlâd-ı evlâdları Freng-i bed-reng ile kız verüp kız aldıklarından bir fırkası Freng olup kitâbı olmamak ile Ki[li]mente ve Karadağlar ve Kuryeleş ve Porgonat ve (---) dağlarının cümle Arnavudları kitâbsız kefereler olup şeb [ü] rûz yine akrabâları olan müselmân Arnavud ile şeb [ü] rûz ceng ederler 368a ve esîr olur, tâ Ebü'l-feth Gâzî'ye gelince çok Arnavudistân kavmi mürtedler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 367b–368a ·
metinde göster ·
… l-i Osmân'a girüp Arnavudistân cümle İslâm ile müşerref olup ancak Kilimente ve
Karadağlar
ve Kureyleş ve niçe dağların kefereleri isyân üzre geçinirler,
Ba‘de İskenderiyye ve Leş ve Ülgün ve Bar ve Leş ve Dırac ve Arnavud Belgradı ve bu Elbasan ve Avlonya ve Delvinye kal‘aları cümle dest-i Âl-i Osmân'a girüp Arnavudistân cümle İslâm ile müşerref olup ancak Kilimente ve Karadağlar ve Kureyleş ve niçe dağların kefereleri isyân üzre geçinirler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a ·
metinde göster ·
… â rub‘-ı meskûnda bu kurd balı bu Sivrihisâr dağlarına mahsûsdur kim bu dağlara
Karadağlar
derler serâpâ çamlı dağlardır. Tâ kıble tarafına sekiz sâ‘at Cum‘a kazâsı şehri …
Ammâ ağaçlarda kurdların yapdığı ballar gömeç değildir. Hemân diş diş olmuş kurd balıdır kim gûyâ ma‘cûndur. Bi-emrillâhi ta‘âlâ rub‘-ı meskûnda bu kurd balı bu Sivrihisâr dağlarına mahsûsdur kim bu dağlara Karadağlar derler serâpâ çamlı dağlardır. Tâ kıble tarafına sekiz sâ‘at Cum‘a kazâsı şehrine varınca o dağların çamlarından bi-emrillâh kurddan bal hâsıl olur çamlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·