… tlar her uyûn-ı câriyeler dibinde birer çemenzâr soffalar inşâ edüp sarıasma ve
karatavuk
ve İshâk kuşu ve ispinoz ve filorunya ve başdankara ve bülbül-i bed-nâm ve bülb …
Mesîregâh-ı Yahyâ Efendi: Bir kûhsâr-ı vâsi‘ çemenzâr dere içre aslâ güneş te’sîr etmez çınâr-ı azîmler ve şecere-i bîd-i sernigûnlar ve sakız dırahtları ve servi ve cevz-i Rûmî şecerleri ile müzeyyen bir vâdîdir. Sâhib-i hayrâtlar her uyûn-ı câriyeler dibinde birer çemenzâr soffalar inşâ edüp sarıasma ve karatavuk ve İshâk kuşu ve ispinoz ve filorunya ve başdankara ve bülbül-i bed-nâm ve bülbül-i nîknâmın hezârân feryâd [u] nâlişleri ehl-i teferrücün cânına cânlar bağışlayup cümle yârân-ı bâ-safâ taraf taraf sohbet ederler bir teferrücgâh-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… vmdir. Ammâ garîb ü gurebâ ta‘âmıdır. Bunlar dahi seyishâneler üzre pençeviş ve
karatavuk
ya‘nî talak kebâbı pişirüp ubûr ederler. Gâyet mashara, mudhik Arnavudlardır. B …
Esnâf-ı çevrenân-ı Ârnâbûdân: Dükkân (---), neferât 400, bunlar her bozahânede birer köşede tennûrları vardır. Dâ’imâ bozahâne erbâblarına ciğer ve kara talak ve böbrek ve pençeviş ve yürek ve şirden ve ciğer köftesi kebâbı pişirir kirli ve paslı nâ-pâk kavmdir. Ammâ garîb ü gurebâ ta‘âmıdır. Bunlar dahi seyishâneler üzre pençeviş ve karatavuk ya‘nî talak kebâbı pişirüp ubûr ederler. Gâyet mashara, mudhik Arnavudlardır. Bunlara şehir oğlanları "a a‘ â, a a‘ â" deyü ulaşırlar. Anlar dahi "a a‘ â Çelepi pişmiş kalkmış şişmiş sülice(?) bağırsak yer misin?" derler, turfe kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a ·
metinde göster ·
… ce ceng ederler ve nice kişnerler ve horos ve kaz ve turna ve gurâb ve ördek ve
karatavuk
ve sarıasma ve serçe ve bülbül ve gayrı gûne tâ’irlerin savt-ı hazînleriyle sad …
Mukallid Kara Mehemmed: Karadeniz Boğazı'nda Büyükdere'de sâkin başka bir gûne hâl sâhibi pehlivândır. Benî âdem taklîd etmeğe me’mûr değildir, illâ Cenâb-ı izzet edîm-i arzda ne kadar mahlûk [u] haşerât halk etdiyse kediyle köpeğin, kediyle sıçanın, gelincik ile sıçanın birbirleriyle evzâ‘ [u] etvârların ve kec-nigâhların ve sît [ü] sadâların kaçan taklîd etse Sübhâne'l-Hallâk ve bir mahalle köpeği bir mahalle köpeğiyle ceng etse ve horos horos ile at at ile deve erba‘înde kükreyüp deve ile el-hâsıl her mahlûk hasm-ı kavîsiyle nice mu‘âmele ve nice ceng ederler ve nice kişnerler ve horos ve kaz ve turna ve gurâb ve ördek ve karatavuk ve sarıasma ve serçe ve bülbül ve gayrı gûne tâ’irlerin savt-ı hazînleriyle sadâ verdikde kerrâtile yanına bülbül ve karatavuk gelüp hasmâne ötüşmüşlerdir. Bir garîb ü acîb musallî âdemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212a ·
metinde göster ·
… rı gûne tâ’irlerin savt-ı hazînleriyle sadâ verdikde kerrâtile yanına bülbül ve
karatavuk
gelüp hasmâne ötüşmüşlerdir. Bir garîb ü acîb musallî âdemdir.
Mukallid Kara Mehemmed: Karadeniz Boğazı'nda Büyükdere'de sâkin başka bir gûne hâl sâhibi pehlivândır. Benî âdem taklîd etmeğe me’mûr değildir, illâ Cenâb-ı izzet edîm-i arzda ne kadar mahlûk [u] haşerât halk etdiyse kediyle köpeğin, kediyle sıçanın, gelincik ile sıçanın birbirleriyle evzâ‘ [u] etvârların ve kec-nigâhların ve sît [ü] sadâların kaçan taklîd etse Sübhâne'l-Hallâk ve bir mahalle köpeği bir mahalle köpeğiyle ceng etse ve horos horos ile at at ile deve erba‘înde kükreyüp deve ile el-hâsıl her mahlûk hasm-ı kavîsiyle nice mu‘âmele ve nice ceng ederler ve nice kişnerler ve horos ve kaz ve turna ve gurâb ve ördek ve karatavuk ve sarıasma ve serçe ve bülbül ve gayrı gûne tâ’irlerin savt-ı hazînleriyle sadâ verdikde kerrâtile yanına bülbül ve karatavuk gelüp hasmâne ötüşmüşlerdir. Bir garîb ü acîb musallî âdemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212a ·
metinde göster ·
… ştdir. Bunda olan tuyûr-ı hoş-elhânın evsâfında lisân kâsırdır. Bâ-husûs mürg-ı
karatavuk
ve mürg-ı ishakın hoş-nevâlığı vakt-i Şâfi‘îde âdeme hayât verir. Ve hezâr hezâ …
Cümleden sarây-ı selâtin-i Âl-i Osmân, hayrât-ı Sultân (---)(---) Hân, şehrin cânib-i şarkîsinde bir çemenzâr sahrâya nâzır bir mürtefi‘ zemînde dıraht-ı servî ve çınar ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirrât-ı gûnâ-gûn ile kuyâğ-ı hıyâbân olmuş bir bâğ-ı İrem'dir kim gûyâ erd-i behiştdir. Bunda olan tuyûr-ı hoş-elhânın evsâfında lisân kâsırdır. Bâ-husûs mürg-ı karatavuk ve mürg-ı ishakın hoş-nevâlığı vakt-i Şâfi‘îde âdeme hayât verir. Ve hezâr hezârânın ve bülbül-i hoş-nevânın nevâ-hânlığı bir bâğ-ı selâtînde yokdur. Zîrâ kûhî semtlerdir. Bu sarây-ı azîmin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl divârlıdır. İçinde bostâncıbaşısı ve üç yüz aded bâğbânı vardır. Ve müte‘addid hücreleri ve niçe kasr-ı havernâkları ve niçe kâh-ı kâ‘aları var ve Çatal dağın su terazûlarıyla uçar âb-ı revânlar fıskiyye ve havz u şadırvanlardan ve selsebillere rîzân olur. Her pâdişâhın birer gûne kasr-ı İremleri var kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliği bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Merhûm Melek Ahmed Paşa efendimiz bunda mihmân olup Kaya Sultân ile bunda mülâkât olup kâmil bir hafta bu bâğ-ı cinânda Hüseyn-i Bâkara fasıllarıyla zevk u safâ edüp felekden kâm alır şekilli olduk. Ammâ ne mümkin, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
… çekilmişdir. Başka telden örülmüş kapusu var, bunun içinde mâl-â-mâl bülbül ve
karatavuk
ve sarıasma ve iskete ve filironya ve saka kuşu ve başdankara ve ispinoz ve tût …
Ve bu bâğ-ı İremün bir köşe cânibi bin adım mikdârı yeri cânib-i erba‘asının ve üstünün her tarafı kalın sarı pirinç tel çekilmişdir. Başka telden örülmüş kapusu var, bunun içinde mâl-â-mâl bülbül ve karatavuk ve sarıasma ve iskete ve filironya ve saka kuşu ve başdankara ve ispinoz ve tûtî ve papağala ve mina ve bozbakal ve niçe bunların emsâli safîr urucu murğân-ı hoş-elhânın nağamât-ı hoş-nevâları ve hezâr tarafda hezârân hezârın asvât-ı hazînleri andelîb-i gûyâyı gûyâ dem-beste edüp bu cây-ı müferrahda dahi başka bir cân sohbeti edecek maksûreler ve cümle murğânlar içün âşiyâneler var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·
… ros ve kaz ve tavuk ve ördek ve çaylak ve tâvûs ve karga ve leylek ve bülbül ve
karatavuk
ve sarı asma kuşları gibi ötdükde hemân tıbkıdır. Ve tilki ve çakal ve kurd ve …
Husûsan horos ve kaz ve tavuk ve ördek ve çaylak ve tâvûs ve karga ve leylek ve bülbül ve karatavuk ve sarı asma kuşları gibi ötdükde hemân tıbkıdır. Ve tilki ve çakal ve kurd ve bebr ve pars ve arslan ve kaplan gibi na‘ra urarlar ve at süheyli urup kişnedikleri zamân küheylân at kişner zann edersin. Ve eşek gibi segâh makâmında anırdıkları zamân gûyâ Deccâl'un eşeği anırır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70a ·
metinde göster ·
Ve sarıasma nâm murg-ı hoş-nevâ asılacak dahi dallara asılup
karatavuk
nâm murg-ı esved tuyûr-ı İshâk ile hasmâne müselsel savt-ı hazîn ile nağamâtlar …
Ve sarıasma nâm murg-ı hoş-nevâ asılacak dahi dallara asılup karatavuk nâm murg-ı esved tuyûr-ı İshâk ile hasmâne müselsel savt-ı hazîn ile nağamâtlar ederler kim âdem ferah şâd olur. Ve kumru ve yûsufî (ve) kumru ve hakkıranı ve kumru-ı şâhid-i Yûsufî ya‘nî "Yûsuf Mısır'da satıldı" deyü feryâd eder bir hoş-âvâz kumrudur. Ve murg-ı sakkâ ve murg-ı filironya ve tayr-ı iskete ve murg-ı başdankara ve murg-ı ispinoz ve niçe bin bunun emsâli tuyûr-ı hoş-elhân bu cezîrenin bâğlarında gûyâlık edüp âşiyânlar edinmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62a ·
metinde göster ·