… server ü hünerverler ile esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup cânib-i erba‘ada olan
karavulları
devr ederdi. Ve cümle halka rûy-ı dil ile cenge terğîb ederdi ve ızhâr-ı gayret …
deyüp asla melâmet yüzün göstermezdi. Ve her koldan baş ve dil getirenlere ve bir şey getirenlere huzûrunda yığılmış duran altun ve guruş ve çil akçe ile mahlût olmuş mâldan cümle şehbâz gâzîlere ve ser-i kârda olanlara ihsânlar ederdi. Ve kâhîce bin iki bin aded "Benem, diğer nîst!" diyen fetâ vü bahâdır [ü] dilâver, erler ve server ü hünerverler ile esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup cânib-i erba‘ada olan karavulları devr ederdi. Ve cümle halka rûy-ı dil ile cenge terğîb ederdi ve ızhâr-ı gayret edüp bizzât müctemi‘ olan çarha-i hâna şahin süzülür gibi süzülüp gürûh-ı murg-ı ukâb gurâba sunar gibi sunardı ve meymene vü meyserede olan hasma murâd-ı merâm-ı maksûdu üzre sa‘b küme-i düşmanlara girüp şikâr alup sâf çıkardı. Gâyet bahâdır sâhib-i şecâ‘at er idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265a ·
metinde göster ·
… kasırda oturup herkes cavk cavk zevk u şevk edüp pür-silâh âmâde durup dağlarda
karavulları
ve avcıları gûnâ-gûn alabalıkları ve semîn ve şahîm iri geyikleri avlayup yaz v …
Bu kal‘a-i garîb nehr-i Sava'dan sehel ba‘îd bir hıyâbân ve ormanlı dağlar içinde nehr-i İlove kenârında şekl-i muhammes bir (---) binâ bir köhne kal‘a-i kadîmdir. Derûn-ı hisârda tahta örtülü neferât hâneleri ve anbârları ve cebehâne mehâzinleri ve bir câmi‘i var. Gayrı ne medrese ve hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir eser-i imârât yokdur. Ancak cümle gâzîleri kal‘a kapusu arasında ve cisir başındaki ağaç kasırda oturup herkes cavk cavk zevk u şevk edüp pür-silâh âmâde durup dağlarda karavulları ve avcıları gûnâ-gûn alabalıkları ve semîn ve şahîm iri geyikleri avlayup yaz ve kış şikâr ile geçinüp dâ’imâ şikâr eti yerler, zîrâ avgâhları diller ile ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
… brâhîm Paşa efendimiz dahi bu re’y-i ahsen ile cânib-i erba‘asın bu tertîb üzre
karavulları
berk edüp kendü askeriyle Lara dağı ve Lak bayırları zeylinde atından enüp bir …
İbrâhîm Paşa efendimiz dahi bu re’y-i ahsen ile cânib-i erba‘asın bu tertîb üzre karavulları berk edüp kendü askeriyle Lara dağı ve Lak bayırları zeylinde atından enüp bir seccâde üzre oturup cümle gâziyâna alay çavuşları tenbîh etdiler kim "Kimse âteş yakmaya ve hây hûy ve feza‘ u çeza‘ etmeye ve tüfeng atmayup tütün âteşi ve fitil nârı göstermeyüp herkes yerinde sâbit kadem olup askerden taşra gezişmeye, her kes atlarının dizginleri elinde pür-silâh âmâde duralar" deyü İbrâhîm Paşa askerine bu yüzden alay çavuşlarla tenbîh ü te’kîdler edüp vakt-i ışâ dahi oldukda edâ-yı salât olup herkes küme küme cavk cavk olup yârânlarıyla zevk u şevke meşgûl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
… " deyüp at boynuna düşüp kaçup gelirlerken hemân Kadızâde İbrâhîm Paşa'nın ince
karavulları
üzerlerine gelince bunlara amân u zamân vermeyüp yedisini de kıskıvrak bağlayup …
"Bire gavur geliyor, durman gidelim, hemen orduya kaçalım, varalım askere haber edelim, görelim felek ne gösterir" deyüp at boynuna düşüp kaçup gelirlerken hemân Kadızâde İbrâhîm Paşa'nın ince karavulları üzerlerine gelince bunlara amân u zamân vermeyüp yedisini de kıskıvrak bağlayup İbrâhîm Paşa huzûruna ıhzâr etdiklerinde paşa bunlardan su’âl etdikde eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·