… u kayıkcılar dâ’imâ Katırlı dağları'na ve Mudanya'ya varup Keşîş dağından gelen
karları
ve buzları ve âb-ı zülâlleri gemilere koyup Der-i devlete getirüp matbah-ı pâdi …
Esnâf-ı azîm karcıbaşı: Kârhâne birdir, sebzehâneye muttasıldır, hünkârın karcıbaşısı yaz ve kış anda mevcûddur, neferât üç yüz ve kayıkcıyân-ı karcıyân neferât üç yüz, bu kayıkcılar dâ’imâ Katırlı dağları'na ve Mudanya'ya varup Keşîş dağından gelen karları ve buzları ve âb-ı zülâlleri gemilere koyup Der-i devlete getirüp matbah-ı pâdişâhî'ye ve helvâhâneye ve harîme ve sadrıa‘zam'a ve'l-hâsıl yüz elli a‘yân [u] eşrâfa ta‘yîn-i kar verilür azîm masârıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
… ğın ve Hasan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur askeri üşüp
karları
hammâm kubbesi gibi top edüp yuvarlıyarak karlıklar içine itiverirler. Cümle le …
Ve bu karcıbaşı hükmünde İslâmbol etrâfında karlığ-ı hazâyin-i rahmet tokuzdur. Ammâ neferâtları yokdur, hîn-i şitâda rahmet-i berf yağdıkda bizzât sadrıa‘zam ve yeniçeri ağası ve bostâncıbaşı ve kapudan paşa, bunlar cümle iki kerre yüz bin eli kürekli ve kızaklı asker olup Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesi dibinde Hünkâr karlığın ve Hasan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur askeri üşüp karları hammâm kubbesi gibi top edüp yuvarlıyarak karlıklar içine itiverirler. Cümle leb-ber-leb berf-i rahmet oldukdan sonra yine Okmeydânı'nda Dîvdâr deresin ve Kepez deresin ve Ganîzâde deresin ve Eyne Ayazma 173a deresin ve Tozkoparan deresin ve Çoban deresin ve Kanlı deresin cümle bu dereleri rahmet karıyla asker-i deryâ-misâl doldurup depme ile cümle püşt-i pâ urup yerleşdirirler kim gûyâ yekpâre yahkend olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b–173a ·
metinde göster ·
… â-misâl cemapur askeri cümle Eyyûb Sultân'a gidüp İdrîs Köşkü sahrâlarında olan
karları
(---) karlığına leb-ber-leb ederler. Yedi yerde dahi üstü küşâde hafr karlıklar …
Andan ertesi gün yine cümle asker ve kapudan paşanın on iki bin pâyzenleri ve bostâncıları ve yeniçeriler cümle mîrî kazma ve çapa ve kürekler ile deryâ-misâl cemapur askeri cümle Eyyûb Sultân'a gidüp İdrîs Köşkü sahrâlarında olan karları (---) karlığına leb-ber-leb ederler. Yedi yerde dahi üstü küşâde hafr karlıklar vardır. Evvelâ Sultân karlığı ve Ebü'l-feth karlığı ve İdrîs Şeyh karlığı ve Korucu karlığı nâm karlıkları doldururlar. Andan gayrı korudanı Vardamınc deresin ve Boz Vasıl deresin ve Südcü deresin ve Nasıfpaşa deresin bu cümle dereleri dahi leb-ber-leb doldurup bu günde niçe yüz kazgan ta‘âm pişüp askere ve sadrıa‘zam'a nefîs ta‘âmlar ile yeniçeri ağası ziyâfet edüp yine karcıbaşı dâmen der-miyân hidmet eder. Eyyûb yoğur[d]cubaşısı ve Eyyûb subaşısı ve çobanlar kethudâsı dahi hidmet ederler. Ba‘dehu vakt-i Temmûz'da bu karistânı karcıbaşı korudup pâdişâha ve vâlide sultâna ve sadrıa‘zama, ta‘yîn olunan yerlere bezl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
Ve niçe yüz kızaklar ve arabalar üzre hammâm kubbesi kadar
karları
keşâ-keş ederler. Ve yetmiş seksen katâr katırları gûnâ-gûn bayraklar ile tezyî …
Ve niçe yüz kızaklar ve arabalar üzre hammâm kubbesi kadar karları keşâ-keş ederler. Ve yetmiş seksen katâr katırları gûnâ-gûn bayraklar ile tezyîn edüp her birinde birer yük billûr gibi Keşîş dağı buzların keçe çullara koyup katâr katâr ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… ûk-i âlem murâd edinse bu kadar bin âdem Ferhâdî külünkleri ve tîşeleriyle atîk
karları
kesüp bulurlar, ammâ gâyet belâ-yı azîm ile bulunur. Bi-emrillahi Te‘âlâ esbâb …
{Der-vasf-ı âb-ı zülâl} : Ve Cenâb-ı Bârî yed-i kudretiyle bu cebeli halk idelden berü kar vardır. Bi-emrillahi Te‘âlâ âb-ı zülâl dedikleri mahluk, niçe bin yıllık kar içinde bunda bulunur. Mülûk-i âlem murâd edinse bu kadar bin âdem Ferhâdî külünkleri ve tîşeleriyle atîk karları kesüp bulurlar, ammâ gâyet belâ-yı azîm ile bulunur. Bi-emrillahi Te‘âlâ esbâb güvesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı yiye yiye girdiği yollardan bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Çemen: Erzincân hâkinde bir ma‘mûr Ermeni köyüdür. Ketesi ve keşkeği meşhûrdur. Bu mahalde azîm vezni üzre dipi ve boran ve karlar zahmeti çeküp cânımızdan bîzâr olduk. Andan (---) sâ‘atde vâsi‘ sahrâ ile
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340b ·
metinde göster ·
… nde idi. Merzifon sahrâsına vâkı‘ olmuş bir mahsûldâr çiftlikdir. Bunda ol gice
karlar
yağup dipi ve boranlar olup cümle asker el ayak dutmadan kalup vâveylâya düşdül …
Menzil-i Murtazâ Paşa çiftliği: Tabanıyassı Mehemmed Paşa silâhdârı Dilâver Ağa hükmünde idi. Merzifon sahrâsına vâkı‘ olmuş bir mahsûldâr çiftlikdir. Bunda ol gice karlar yağup dipi ve boranlar olup cümle asker el ayak dutmadan kalup vâveylâya düşdüler. Niçe bin âlâm-ı şedâ’id çekerek (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 349a ·
metinde göster ·
… neli Etrâk köyüdür. Kızılırmağ'a bir sâ‘at karîbdir. Bu köyde ol gice yine azîm
karlar
ve dipi ve boranlar olup sekbân ve sarıca haşerâtları cümle ehl [ü] ıyâlleri hâ …
Menzil-i karye-i Karakeçili: Bu dahi Çorum sancağı hâkinde iki yüz hâneli Etrâk köyüdür. Kızılırmağ'a bir sâ‘at karîbdir. Bu köyde ol gice yine azîm karlar ve dipi ve boranlar olup sekbân ve sarıca haşerâtları cümle ehl [ü] ıyâlleri hânelerinden çıkarup beşikleri ma‘sûmlarıyla kar üzre bırağup kuyuların kazup ve kapu eşiklerin kırup atları seyishânelerin re‘âyâ tennûrlarının başına çeküp Merzifon'dan berü Gümüş'de ve Dankazâ'da olan fezâhat [u] zulümleri Yûsuf-ı Haccâc etmemişdir. Her ne hâl ise ale's-sabâh bu Karakeçili köyünden kalkup Kızılırmağ'ın Çâşnigîr köprüsüne gitmeyüp Karakeçili geçidine gelüp sû’-i tedbîr edüp karşu tarafa geçmek murâd edinüp bir kaç menzil Çâşnigîr cisrine gitmediler. Meğer bî-emân geçid imiş. Gerçi kar teskîn oldu ammâ şiddet-i şitâ ol mertebede kim âdem at üzre, atlar zemîn üzre durmada berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ne hâl ise cümle askere alay çavuşları tenbîh edüp ibtida paşanın otak develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi aded yarar ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351a ·
metinde göster ·
… Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin
karları
sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından …
Ba‘dehû Burgaz şehrinden cânib-i şimâle meyyâl ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre ubûr ederken nehr-i Ergene'yi atlar ile geçüp (---) sâ‘at gidüp bu nehr-i Ergene'nin ibtidâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı cisrinden ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evvel Koca Gâzî Hudâvendigâr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---) Akdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından kal‘ edüp deryâya döker. Böyle bir çoşkun ve taşkın nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
Hemân her gün ol şiddet-i şitâda atlara gulâmlarımla süvâr olup
karlar
söküp atlar gezdirüp izler açardım, ammâ yine hânın ve beğlerin sohbetlerinde, …
Hemân her gün ol şiddet-i şitâda atlara gulâmlarımla süvâr olup karlar söküp atlar gezdirüp izler açardım, ammâ yine hânın ve beğlerin sohbetlerinde, "Haydar Ağa'yı şöyle çaldık, şöyle urduk, şöyle urdu" deyü niçe zamân dillerinde dâsitân olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… in dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at
karlar
çiğneyüp,
Sitâyiş-i buhayre-i Fahte: Kal‘a-i Malazcird ile kal‘a-i Hınıs mâbeyninde bir müdevver göldür ammâ Malazcird'e bir menzil karîbdir. Bu buhayrede alabalıklar olur kim Bosna ve Hersek diyârında şehr-i Mostar içre akan nehr-i Neretva'da ol kadar iri alabalığı olamazdır. Ve cemî‘i eyyâm-ı şitâda cümle kaz ve ördek bu buhayrede kışlayup cemî‘i Malazcird sancağı ahâlîsi bu kazlardan sayd edüp kifâf edindiklerinden Kaz gölü derler. Cemî‘i kûh-ı bâlâların cereyân eden âb-ı hayâtları bunda cem‘ olur. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at karlar çiğneyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… yıkup ve atları ve katırları birbirlerine katup bu vâdî-i hâmûnda her dâbbeler
karlar
üzre serserî gezerler ve her hüddâmânlar cânlarından bezerler.
Menzil-i karye-i Yarka: Bu menzilde bir depe ve bir şepe ve bir çığ ve bir burma savruntu yığ ile rîh-i akîm ve bâd-ı sarsarlar esüp ne hayme vü hargâh ve ne bâr [u] büngâh yerinde kalmayup cümle ber-havâ tayerân edüp herkes "İnnâlillâh" âyetlerin tilâvet etmeğe başladılar. El-azametullâh bu rîh-i Semûdlar cemî‘i develeri yıkup ve atları ve katırları birbirlerine katup bu vâdî-i hâmûnda her dâbbeler karlar üzre serserî gezerler ve her hüddâmânlar cânlarından bezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138b ·
metinde göster ·
… e mâh-ı Temmûz'da kar eksik değildir kim Tûfân-ı Nûh'dan berü âb-ı zülâlli atîk
karları
var.
Manastırlarının ekseri rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr düyûr-ı ma‘mûrelerdir, zîrâ bu şehr-i bender Beç'e pek yakındır kim ancak iki üç âzmâyiş menzili kadar vardır. Çâsâr tarafından paşaya bunda bir ziyâfet-i azîme olmuşdur kim cümle atlarımız bile şeker işi ni‘met-i nefîseler yediler ve paşaya bir semmûr kabaniçe geydirdiler ve on kîse taler guruş harc-ı râh verdiler. Ve bu şehrin ensesindeki Küçük Alman yaylası üzre mâh-ı Temmûz'da kar eksik değildir kim Tûfân-ı Nûh'dan berü âb-ı zülâlli atîk karları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b ·
metinde göster ·
… tânî vakt-i sabâha kalınca hikmet-i Hudâ ertesi gün bir azîm şiddet-i şitâ olup
karlar
yağup ol kadar dipi ve boran ve selc nâzil olur kim cümle asker-i İslâm selcden …
Çünki Süleymân Hân-ı zamân Ungurus-i menhûs Alman-ı nüfûs keferelerinden intikâm almak içün sene 936 târîhinde bizzât Süleymân Hân kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp sademât-ı top-ı kûp ile tokuz koldan döğe döğe zebûn yürüyüşler olup içine girilmişken ve bedenler üzre ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup Çerkez nâm bir bahâdır atıyla tonuyla topların münhedim etdiği yerden tâ kal‘anın ortasına varup atını ve Çerkes yiğidini anda şehîd ederler ve küffâr asker-i İslâmı yürüyüşden gerüye dönderirler. Çûn ceng-i sultânî vakt-i sabâha kalınca hikmet-i Hudâ ertesi gün bir azîm şiddet-i şitâ olup karlar yağup ol kadar dipi ve boran ve selc nâzil olur kim cümle asker-i İslâm selcden helc ü melc olup cümle meterisleri kar basup niçe bin âdem elden ayakdan çıkup niçe bin hayvânâtlar kırılup rûz-ı mahşerden bir gün olur. Cümle asâkir-i İslâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51b ·
metinde göster ·
… ği zerdeva ve kedi derilerin Hân'a hedâyâ verdim. Ol gece ol harâb kabakda azîm
karlar
yağup niçe atlar ve âdemler dipi ve borandan helâk oldular.
Nehr-i Matı, andan nehr-i Piçaz: Bu iki nehirler Abaza'nın Habeş dağlarından gelüp nehr-i Kuban'a gider. Bunları atlar ile ubûr edüp bir vîrân kabakda Hân'a râst gelüp Takaku beğinin verdiği zerdeva ve kedi derilerin Hân'a hedâyâ verdim. Ol gece ol harâb kabakda azîm karlar yağup niçe atlar ve âdemler dipi ve borandan helâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154b ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm bu tahrîr etdiğimiz mâ-vaka‘ üzre bu kûh-ı Elburz'un etrâfında on bir aded pâdişâhlar sâkinlerdir. Tâ bu mertebe kûh-ı bülenddir. Eyle bir kûh-ı âlîdir kim tâ zirve-i a‘lâsı fi's-sayfı ve'ş-şitâ ebr-i kebûdlar içredir. Aslâ mu‘tedil hevâda bile görmüş âdem yokdur. Hattâ ol kadar yüksekdedir, bulutlardan aşağı görünen yerlerinde eşcârâtdan bir şey yokdur, rîh-ı sarsar ağaçları kökünden çıkar. Evlâ bi't-tarîk ol mahallerinde kar dahi yokdur, ammâ iki üç günde ortasına çıkılır yerlerinde Tûfân-ı Nûh'dan berü kat-ender-kat sararmış karları vardır kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159b ·
metinde göster ·
… kîkat bir karlı dağdır. Bir tarafı yine Pirnaz dağıdır. Bu dağların dahi dâ’imâ
karları
eksik değildir kim zamân-ı kadîmde Feylekos Hakîm'in yaylağı imiş. Hâlâ yine bu …
Ve şehrin ensesi ki şimâl cânibidir, şehirden bir top menzili ba‘îd Karlıdağ nâmıyla ma‘rûf hakîkat bir karlı dağdır. Bir tarafı yine Pirnaz dağıdır. Bu dağların dahi dâ’imâ karları eksik değildir kim zamân-ı kadîmde Feylekos Hakîm'in yaylağı imiş. Hâlâ yine bu şehir halkı ol kûh-ı bâlâlara yaylağa çıkarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218a ·
metinde göster ·
… veleri âbdâr [u] nazîf gül-i gülistân murğân-ı hoş-elhânlı yerler ve dağlarında
karları
vâfir ve cemî‘i nebâtâtları mütekâsir ammâ şehirleri ve kılâ‘ları harâb u yebâb …
Ba‘dehu İşpanya krallarından bir kral-ı dâllin ismi Ikrît imiş, iki bin pâre yelken gemiler ile Endülüs ve Afrika Arabı pâdişâhları üzre {sefere} giderken hikmet-i Bârî rûzgâr-ı zorkâr muhâlif olup bu cezîre-i Girid'de Suda limanına girüp lenger-endâz olup yatırlar. Görürler kim niçe bin aded âb-ı hayât enhârları cereyân edüp cemî‘i dağlarında bâğları mahsûldâr bir dâr-ı diyâr kim deyyâr mânendi olmayup âb [u] hevâsı latîf ve her meyveleri âbdâr [u] nazîf gül-i gülistân murğân-ı hoş-elhânlı yerler ve dağlarında karları vâfir ve cemî‘i nebâtâtları mütekâsir ammâ şehirleri ve kılâ‘ları harâb u yebâb pâymâl-i rimâl olup yatır. Hemân Ikrît kral cemî‘i ulemâ ve etıbbâ ve dûrbîn-fikr müsin ihtiyâr âdemleriyle müşâvere edüp cemî‘i nüdemâları ve hukemâları eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 318a ·
metinde göster ·
… eli Q 42bP 42b sebîlleri vardır. Her birinin vakıfları tarafında denk denk
karlar
buzlar gelüp cemî‘i atşâna sebîl ederler. Bir sebîlâne Alaca çeşme kurbundadır. …
Ve beş yerde kurşum kubbeli Q 42bP 42b sebîlleri vardır. Her birinin vakıfları tarafında denk denk karlar buzlar gelüp cemî‘i atşâna sebîl ederler. Bir sebîlâne Alaca çeşme kurbundadır. Ve biri Tahtalkal‘a meydânında mermer binâlı ve kubbe-i âlîli sebîldir. Ve biri dahi Tahıl bâzârında, bu dahi mermer binâ ve demir revzenli ve kurşum kubbeli musanna‘ dâr-ı atşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82b ·
metinde göster ·
… den halkının reng-i rûyları humret üzredir. Zîrâ yazı yazdır, kışı kışdır, azîm
karlar
yağar. Ol ecilden cümle çârsû-yı bâzârı taş kaldırım döşelidir. [[(---)(---) ( …
Ve bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûyları humret üzredir. Zîrâ yazı yazdır, kışı kışdır, azîm karlar yağar. Ol ecilden cümle çârsû-yı bâzârı taş kaldırım döşelidir. [[(---) (---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin âb [u] havâsı Rûm havâsına müşâbeheti vardır. Azîm yağmur ve
karlar
yağar, ammâ kar tîz mahvolur. Ve ba‘zı zamân kırağı ve dolu yağar. Zîrâ şehr-i …
Ve bu şehrin âb [u] havâsı Rûm havâsına müşâbeheti vardır. Azîm yağmur ve karlar yağar, ammâ kar tîz mahvolur. Ve ba‘zı zamân kırağı ve dolu yağar. Zîrâ şehr-i Reşîd iklîm-i sâlisin evvelidir, anıniçün arz-ı beledi (ve)(---)(---) ve tûl-i nehârı (---)(---). Ve câ-be-câ Arab mahbûbu ve mahbûbesi olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y334b ·
metinde göster ·