İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

karpuz*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
104
isabet
84 cümle/beyitte
38,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
14
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10442,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 104

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“karpuz*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 4a 180. Esnâf-ı bâğçıvânân dâhil-i Hisâr-ı İslâmbol ve karpuzcıyân ve dükkân-ı şükûfeciyân-ı gûnâ-gûn.
EÇS I 180b Evsâf-ı manavân ya‘nî karpuzcuyân : Bunlar dahi cümle üç yüz dükkândır. Mâ‘adâsı iskelelerde dağlar gibi kavun ve …
EÇS I 180b … : Bunlar dahi cümle üç yüz dükkândır. Mâ‘adâsı iskelelerde dağlar gibi kavun ve karpuz yığup fürûht ederler, temâşâ manavlardır. Neferât cümle 2000 ammâ bunların kârl …
EÇS I 180b … le 2000 ammâ bunların kârları ancak altı aydır. Bir seneden bir seneye kavun ve karpuz durur ammâ râyegân değildir. Bu tâ’ifeler dahi arabalar üzre dükkânlarında yığı …
EÇS I 180b … ân değildir. Bu tâ’ifeler dahi arabalar üzre dükkânlarında yığın yığın kavun ve karpuz bey‘ ederek terâzûlar ile "Üç okka bir akçeye" feryâd ederek ubûr ederler.
EÇS I 213a … arâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama …
EÇS I 214a Piyâlehâne-i şarâb-ı karpuz : Dükkân 2, nefer 15
EÇS II 277a–277b … ur, ammâ bâğları yokdur, lâkin bâğçeleri çokdur. Ve bu gölün kenarında kavun ve karpuz olur kim ikisin bir hımâr ancak götürür. Lezîz zerdesi olur kavunları vardır. V …
EÇS II 288a–288b … rçi şiddet-i şitâ kânıdır, ammâ müşebbek besâtînleri vefret üzre olup kavunu ve karpuzu ve lahanası ve badıncânı ve çirişi çok olur bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l- …
EÇS II 288b … üsü ve zerdâlüsü ve kaysısı ve üzümü okka bir akçedir. Ve birer araba kavunu ve karpuzu on akçeyedir. El-hâsıl me’kûlât cihetinden lâ-nazîr şehr-i bî-bedeldir. Lâkin o …
EÇS II 295a … e kifâyet eder. Ol mertebe yağlı arpası ve besâtînlerinde mahzen-i mâ kavunu ve karpuzu olur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesinin reng-i rûyları eb …
EÇS II 320a harbûcakı / karpuz
EÇS II 343b … i. Ve ağzı ol kadar vâsi‘dir kim dehânın küşâde etse bir karış açılup bir hûrde karpuzu hora geçirüp tenâvül ederdi. Ammâ hikmet-i Hudâ yine otuz iki dişi vardır. Lâki …
EÇS II 345a … yle meşhûr-ı âfâkdır. Ancak yaylağ ve şitâsı ziyâde olmağıla üzümü ve kavunu ve karpuzu ve inciri ve zeytûnu ve narı olmaz. Amma memdûh-ı cihân-ârâ Akdağ balı nâmıyla …
EÇS II 359b–360a … di. Andan Cirbeli Pehlivân Nasreddîn, kâküllerinden kârhâne ipine asılup elinde karpuz gibi müdevver bir şey var, anı bir ip ile fırlak gibi dönderdikce pehlivânın pe …
EÇS II 359b–360a … Ammâ ne terâzû var ve ne ayakları ip üzredir. Hemân saçından asılmış, elindeki karpuz gibi şey’i çevirdikçe karşu tarafa gidüp geldi. Buna bir ferd-i âferîdenin aklı …
EÇS III 29a karpuz
EÇS III 42a Ma‘rifet-i ûlâ: Niçe yüz âdemlere kavun ve karpuz ve kabak ve hıyar ve turp ve havuç-misâli yüz sebzevât, nebâtât tohumları verüp …
EÇS III 42a … -ı vâhidde cümle mahsûli kemâlin bulup herkes ekdiği yerden beşer onar kavun ve karpuz ve hıyar alup birbirlerine bezl edüp tenâvül etdiklerinde cümle halk, âlem-i ha …
EÇS III 42a–42b … erenlere âhir ma‘rifetimiz gösterelim" deyüp cilbend-i muhabbetinden bir küçük karpuz kadar var bir kırmızı müdevver top çıkarup ucunda bir kınnap ipi bağlı. Andan m …
EÇS III 46b Mevsûfât-ı me’kulât: Evvelâ cümleden bu Remle karpuzu rûy-ı arzda olmak ihtimâli yokdur. Gâyet âbdâr ve lezîzdir.
EÇS III 48b … tûnu ve dudu ve limonu ve turuncu ve narı ve inciri ve âbdâr üzümü ve kavunu ve karpuzu ve hurması cihânı dutmuşdur. Ammâ zeytûnyağı Mısır'a niçe bin deve yükü gidüp M …
EÇS III 112b … e ve şehirlerde râyicdir. Gayri şehirlerde geçmez bir gûne bakır akçedir. Ve on karpuz yine bir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye lahm bir peneze …
EÇS III 120a heşerka / karpuz
EÇS III 125a hışırka / karpuz
EÇS III 129b … rdir. Dobruca diyârı olmağıla bâğı ve bâğçesi yokdur. Ammâ bostânında kavunu ve karpuzu ve buğday mahsûlü çokdur. Ve küşâde diyâr olmağıla şiddet-i şitâsı katı olur. S …
EÇS IV 207b–208a … tikâl etmiş hudûdlarında hayme vü hargâhlariyle meks edüp bostânlarına kavun ve karpuz ve gûnâ-gûn sebzevât ve şükûfe eküp kâr ederler. Ammâ bunda bir gûne reyhân eke …
EÇS IV 208a … ek zerde olmak ihtimâli yokdur, tâ bu mertebe mümessek kavun zerdesi olur. Ammâ karpuzu memdûh değildir. Lâkin reyhânı dahi eyle iri ağaçlar olur kim yedi-sekiz ayda ç …
EÇS IV 219a zebeş / karpuz
EÇS IV 229a–229b … lara isâbet etdikde ber-hevâ ol çarhlar deverân ederler ve niçe fevvâreler üzre karpuz kadar ecvef toplar ber-hevâ deverân edüp zîr u bâlâsı seyrân etmededir. Ve'l-hâ …
EÇS IV 232a … tımız (?) ve hokkalar içre gûnâ-gûn dühniyyât ü ma‘âcin-i hulviyyât ve kavun ve karpuz ve hıyar ve kabak çekirdekleri ve bunun emsâli niçe bin gûne tohm-ı mekûlât ve …
EÇS IV 248a … top şâdumânîleri olup kal‘a-i Van murg-ı semender-vâr âteşleri nişân içre kalup karpuz kadar gülleleri Van deryâsı üzre seküp giderdi.
EÇS IV 324a {Ve müverrihân-ı nâzikân-ı Acem; bu şehrin âbdâr karpuzu bisyâr olmağile bu şehrin ismine şehr-i Hindîvâne demişler ve sâ’ir müsmirrâtla …
EÇS V 55a … kenârından taşrası bir top menzili ol sahrâ cümle amâr bostânlardır. Kavunu ve karpuzu çok olup bâğları ve bâğçeleri yokdur, zîrâ "Sovuk cehennem bu diyârdadır" derle …
EÇS V 59b–60a … yeri kazup meterise girmek sadedinde iken yine beş pâre kal‘adan top gülleleri karpuz gibi bunların arasında yuvarlanup gezer. Kimin hurd edüp kimisin kirşend edüp k …
EÇS V 90a … azdır, lâkin bâğı ve bâğçesi çokdur. Memdûhâtından Rûm u Arab u Acem'de Lapseki karpuzu meşhûr-ı âfâk bir karpuz-ı ahmer-gûndur kim gûyâ "şarâben tahûr"dur ve üzüm tur …
EÇS V 90a … si çokdur. Memdûhâtından Rûm u Arab u Acem'de Lapseki karpuzu meşhûr-ı âfâk bir karpuz-ı ahmer-gûndur kim gûyâ "şarâben tahûr"dur ve üzüm turşusu ve bulaması ve müselle …
EÇS V 115b … ve gâyet âbdâr üzümü ve eriği ve emrûdu ve kiraz ve vişnesi ve âbdâr kavunu ve karpuzu olur ve (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 7b … nüd-ı cünûbü kellelerin seyr [ü] temâşâ etdik kim müşebbek bostânlarda kabak ve karpuz kelekleri nice yatırsa kelle-i küffâr, hâksâr olup eyle yatır. Ve taburı handak …
EÇS VI 43a "Evliyâm tîz bana karpuzcunun dörd çifte kayığın hâzır et, bir yere gitsem gerek" buyurdular.
EÇS VI 43a … lî kanda giderim, tîz kayık getir" deyü gazabâne tekellüm edüp derhâl iskeleden karpuzcu kayığın getirdim.
EÇS VII 16a … kıyye koyun eti iki akçeye ve sığır lahmı bir akçeye ve bir araba yükü kavun ve karpuz beş akçeyedir.
EÇS VII 69a … lar yine kisbet-i pehlivânîleriyle meydân-ı bezme gelüp zemîni sulayup kabak ve karpuz ve kavun ve hıyar tohumları eküp üstâdları bu ekilen tohumların üstlerine sepe …
EÇS VII 69a … fetü'l-ayn içre gûnâ-gûn kavunlar ve gayri eşyâlar bitüp cümle huzzâr-ı meclise karpuz ve kavun ve hıyarlar üleşdirüp herkes tenâvül etdiler ve a‘lâ latîflerinden yig …
EÇS VII 69a … üleşdirüp herkes tenâvül etdiler ve a‘lâ latîflerinden yigirmi otuz kadar kavun karpuzlardan şele sepetler ile paşa ve kral vâlidesi önüne pehlivân hedâyâ götürüp kral vâli …
EÇS VII 79a … tta bir at yemi bir kuş gözü akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir araba kavun ve karpuz beş peneze bey‘ olunur. Ve cümle re‘âyâsı Macar değildir, kefere-i Eflakândır. …
EÇS VII 82a … ki yüz aded tahta örtülü hâneleri vardır. Ammâ müşebbek bostânlarında kavunu ve karpuzu ol kadar latîf ve âbdâr ve hoşhâr olup vefret üzre olur kim bir araba kavun ve …
EÇS VII 82a … ol kadar latîf ve âbdâr ve hoşhâr olup vefret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz bir beşliğe verilir, ammâ kaçan kim nehr-i Moriş tuğyân üzre gelüp bostânları v …
EÇS VII 82a … zre gelüp bostânları ve kal‘a yanındaki bata[k]lığı Moriş gark etdikde kavun ve karpuz kıymetli olur. Ammâ gılâlın gûnâ-gûnunun(?) ganîmet bir palanka-i ma‘mûr[dur]. …
EÇS VII 84b Memdûhâtından müşebbek bostânlarında kavunu ve karpuzu ve eriği ve balsuyu ve beyâz sipov ekmeği memdûh-ı âlemdir. Cümle re‘âyâsı Efla …