Hattâ duhter-i Sultân Ahmed Hân olan Fâtıma Sultânzâde Süleymân Beğ ile İslâmbol ile Çatalca mâbeyninde Azadlı nâm karyede evce ser çekmiş kayaları kûhkenler nakb edüp nehr-i Tuna niçe eyyâm cereyân etdüği yerlerde alâmetleri zâhirdir. Meş‘aller çerâğân edüp atlarımız ile ol gârlar içre bir sâ‘at cânib-i şimâle gidüp temâşâ etdik, ammâ kebûter kadar yarasa kuşlarının kesretinden ve bed râyihalarından rücû‘ edüp taşraya çıkdık. Eğer selâtîn-i Âl-i Osmân himmet etse sehel bahâne ile yine nehr-i Tuna Yenibâğçe ve Aksarây içinden cereyân etmek mümkün idi, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
vücûda gelmişdir. Hazret-i Risâlet-penâh'dan berü böyle bir fuzalâ gelmemişdir. …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i sultânü'l-ulemâ ve'l-fuzelâ Mevlânâ Ebussu‘ûd Efendi Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a: ibtidâ tulû‘ları İslâmbol kurbünde Müderrisköyü nâm bir karyede vücûda gelmişdir. Hazret-i Risâlet-penâh'dan berü böyle bir fuzalâ gelmemişdir. Beyne'l-ulemâ Nu‘mân-ı Sânî dediler. Bir tefsîr-i mu‘teberi vardır. Üç bin ulûmdan ve bin yedi yüz tefsîrden ahz edüp bir tefsîr te’lîf etmişdir kim hâlâ beyne'l-ulemâ memdûh [u] meşhûr-ı âfâk olup hummûs-ı hadîd-i Nahçıvânî'dir kim ana mu‘âdil bir tefsîr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121a ·
metinde göster ·
Ve eş-Şeyh Hacı Bayrâm-ı Velî: Nehr-i Kara-Çubuk kenarında Sol nâm bir
karyede
vücûda gelmişdir. Ser-çeşme-i Bayrâmî'dir. Yıldırım Hân'da Engürü kal‘ası içind …
Ve eş-Şeyh Hacı Bayrâm-ı Velî: Nehr-i Kara-Çubuk kenarında Sol nâm bir karyede vücûda gelmişdir. Ser-çeşme-i Bayrâmî'dir. Yıldırım Hân'da Engürü kal‘ası içinde âsitâne-i azîminde medfûndur. Ve Şeyh Hâmid hazretlerinden me’zûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 235a ·
metinde göster ·
… lılardır ve ulu kavmdir ve gâyet mâldâr hırsızlardır. Bu aşîretde Havka nâm bir
karyede
Zepraha nâm bir Abaza hânesinde mihmân olup cümle yeniçeri yoldaşlarımıza on ko …
Evsâf-ı aşîret-i Keçler : Bâğ-ı İrem-misâli bir mahsûlâtlı vilâyetdir. Yetmiş pâre kurâdır. İki bin tüfenk-endâza mâlikdir. Beğinin ismi (---) ve âb-ı hayât suları vardır. Ammâ Pisu nehri nâmında bir nehr-i azîm suyu var, gemiler girer. Kûh-ı Elburz'dan berü gelüp bu mahalde Karadeniz'e munsab olur. Mâh-ı temmûzda aslâ geçid vermez âb-ı hayâtdır. Kış günleri gemiler yatar emîn yerdir. Ve Keçler kavminden bu mahalle gelince bu nehrin iki cânibi bâğ-ı İremlerdir kim gûnâ-gûn meyve-i hüdâyîler hâsıl olur. Bu Keçlerin on bin askeri olur, çoğu atlılardır ve ulu kavmdir ve gâyet mâldâr hırsızlardır. Bu aşîretde Havka nâm bir karyede Zepraha nâm bir Abaza hânesinde mihmân olup cümle yeniçeri yoldaşlarımıza on koyun boğazlayup ziyâfet edüp sızbal ve şılharçı ve pastalar tenâvül edüp def‘-i cû‘ etdik. Andan yine garba iki konak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257a ·
metinde göster ·
… l-i karye-i Hacı Hamza: Hamzavî Hacı Hamza kim Habîb-i Karamânî halîfesidir. Bu
karyede
mütevellid olup iştihâr verdiğiçün Hacı Hamza Köyü derler. Zulümden ahâlîsi dağ …
Menzil-i karye-i Hacı Hamza: Hamzavî Hacı Hamza kim Habîb-i Karamânî halîfesidir. Bu karyede mütevellid olup iştihâr verdiğiçün Hacı Hamza Köyü derler. Zulümden ahâlîsi dağda bir ma‘mûr kurâda sâkin olurlar. Târîk-ı âm üzre ancak bir köhne câmi‘i kalmış, gayrı büyûtları harâbdır. Nehr-i Kızılırmak kenarıdır. Karşu cânibi sâfî bâğ u bâğçeler ile müzeyyendir. Bu nehr-i Kızılırmağ'ın ibtidâ tulû‘u (---) sancağında (---) nâm mahal dağlarından hurûc edüp sâhil-i Karadeniz'e Bafra kasabası cenbinde Karadeniz'e mahlût olduğu yerde bu nehir kendüyü evce beraber kayalardan deryâya atup gürüldüsü ve sâ‘ikasından âdeme dehşet hâsıl olur. Fa’idesiz coşkun cereyân eder bir sudur. Sayf u şitâda dâ’imâ kırmızı kan gibi akar kanlı sudur. Hatta bu hakîr, bu mahalde atımla karşu tarafdaki bâğlara geçmek murâd edüp atımla beni toparlayup cân havlinden karşu kenarda bir söğüt dalına sarılup atdan ayrıldım. Meğer zâlim su gâyet darplı ve iri iri taşlı yerden cereyân edermiş. Güç ile cân halâs edüp ba‘dehû huddâmlarım atımı getirdiler. 279b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279a–279b ·
metinde göster ·
… mûr ü müzeyyen köydür. Ve karye-i Otuz, bu buhayre kenarındadır. Bi-emrillah bu
karyede
olan kaymak bir diyârda yokdur. Küleğinin içinde iken keçi oğlağı, kaymağı üzer …
Der-vasf-ı buhayre-i Lâdik: Şehr-i Lâdik'in cânib-i şarkîsinde nümâyân bir buhayre-i azîmdir. Bir günde devr olunur buhayre-i âb-ı hayâtdır. On bir gûne mâhîleri var kim her birin lezzeti ve hâssa ve haysiyyetiyle ve eşkâl-i reng-i gûnâ-gûniyle medh eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ammâ cümle mâhîlerinden turna balığı Mâ’ide-i Mûsâ'dan lezîz bir mâhî-i lezîz ü mukavvîdir. Bu halîcin kenarında ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ile müzeyyen bir buhayre-i zülâldir. Cânib-i erba‘asında Zuday ve Sonisa ve kazâ-yı Kavza ve kazâ-yı Zeytun dağlarından yigirmi altı aded uyûn-ı câriyeler bu nehre munsab olup yine leb-ber-leb bir buhayredir. Bir cânibe ayağı yokdur. Evvelâ kenarında Boğazköy, gâyet latîf ve ma‘mûr ü müzeyyen köydür. Ve karye-i Otuz, bu buhayre kenarındadır. Bi-emrillah bu karyede olan kaymak bir diyârda yokdur. Küleğinin içinde iken keçi oğlağı, kaymağı üzerine 346a bassa teyesün nâhunları kışata-yı beyâza te’sîr etmez ve kaymağın bıçağile keserler, sakız gibi çiğnenir bir gûne lezîz ve kudretden mümessek râyiha-i tayyibesi vardır. Bu kaymağın misli meğer Erzurûm hâkinde Bingöl yaylası kaymağı ola (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345b–346a ·
metinde göster ·
… ır. Bardakçı Baba, kifâf-ı nefs içün toprak bardak ve çanak işlemek ile hâlâ bu
karyede
memdûh bardak ve çanak işlenir.
Menzil-i Dankaza köyü: Amasiyye hâkinde gümüş kazâsıdır. Yüz hâneli ma‘mûr karyedir. Bunda Köse Şa‘bân Paşa Çiftliği kurbunda ziyâret-i Bardaklı Baba ve dahi Akça Baba Sultân; iki er bir yerde medfûnlardır. Lâkin ol kadar müzeyyen kıbâbları yokdur. Ammâ ziyâretgâh-ı ünâsdır. Bardakçı Baba, kifâf-ı nefs içün toprak bardak ve çanak işlemek ile hâlâ bu karyede memdûh bardak ve çanak işlenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 349b ·
metinde göster ·
… gün kal‘a-i Gümüş'den kalkup Dankazâ nâm mahalde Köse Şa‘bân Paşa Çiftliği nâm
karyede
meks olunduğu gün Direklibel'de eli ayağı donup destereyle kesilen âdemleri ısı …
Hattâ alimallah ve şehidallah ve kefâ billah, Muhammeden Resûlullah manzûrumuz olan niçe bin mevâdâtlar vardır. Ammâ cümleden biri bu sene-i nâ-mübârek zemistânda Erzurûm'dan çıkdığımız mahallerde Çardaklıbeli nâm mahalli bu kadar haşerât-ı avân yüz bin âlâm-ı şedâ’id çekerek aşup Kurdderesi köyüne dâhil olup ibâdullahın ehl [u] iyâllerini kapudan taşra ihrâc edüp ma‘sûmuyla beşikleri kar üzre fırladup üç ma‘sûm-ı pâk merhûm olup niçe hâneleri münhedim edüp âteş yakdılar. Hattâ gark-ı b[a] sebeb ibâdullah bu Kızılırmak'da gark olan mahlûk-ı Hudâ'nın aslı, Allahu a‘lem beddu‘âya uğramışlardır. Zîrâ bir gün kal‘a-i Gümüş'den kalkup Dankazâ nâm mahalde Köse Şa‘bân Paşa Çiftliği nâm karyede meks olunduğu gün Direklibel'de eli ayağı donup destereyle kesilen âdemleri ısıcak odalara komak içün kırk elli hânenin nisvânlarını evlâd [u] ıyâlleri ve kundakdaki ma‘sûmlarıyla kar üzre bırakdılar ve niçe hâne sâhibleri rızâ vermedikleriyçün sekbân ve sarıca ve karakullukçu haşerâtları re‘âyâ vü berâyâ ve hâne sâhiblerine eyle balta urdular kim niçesi mecrûh oldu ve yetmiş seksen aded re‘âyâ fukarâların şartlayup nâ-şer‘î hâm teklîfler edüp bir kaç mü‘eddebe havâtînleri müte’ezzî edüp ma‘sûmların kundaklarıyla kar üzre bırakdılar. Bu hâl-i pür-melâli ahâlî-i beled görüp hûn-ı sirişkle ciğer dağladılar. Derhâl paşaya gelüp tazallüm edüp ağladılar. Ne çâre paşa dahi anlara muhtâc bir alay eli ayağı donmuş sekbân ve sarıca mel‘ûnlarıdır. Âhir ığmâz-ı ayn etdi. Hakîr-i pür-taksîr bu hâli görüp "Âyâ! Ol Arapça Allah bir gün bu askere ne gûne belâ nâzil eder" deyü havf [ü] haşyetimden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351b ·
metinde göster ·
… k hâneli ve câmi‘li ve hânlı ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kasabacıkdır. Bu
karyede
Paşa, Alî Ağa ve Hüseyin Ağa nâmân ağaları, Kızılırmak'da gark olan esbâb [u] e …
Menzil-i kasaba-i ma‘mûr Kurdlar sarâyı: Kankırı sancâğı hâkinde Kal‘acık kazâsında Kankırı subaşılığıdır ve niyâbetdir. Kızılırmak kenarında dörd yüz toprak örtülü Etrâk hâneli ve câmi‘li ve hânlı ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kasabacıkdır. Bu karyede Paşa, Alî Ağa ve Hüseyin Ağa nâmân ağaları, Kızılırmak'da gark olan esbâb [u] eskâllerin ıtlâkına ta‘yîn eyleyüp bir kîse harclık ihsân edüp niçe mâl sâhibleri dahi kalup su kenarında haymeleriyle meks edüp mu‘tedil hevada mâlların ihrâc etmeğe kaldılar. Andan kalkup cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 352b ·
metinde göster ·
… âneye bin âdem girse gâ’ib olur. Ammâ zahirde âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Bu
karyede
,
Menzîl-i karye-i Koçu Baba: Bu dahi Kal‘acık kazâsında iki yüz hâneli Etrâk evleridir. Ammâ âşkârede aslâ evleri yokdur. Cümle yer altında hücre hücre ahûrlı ve matbahlı ve kâ‘alı ve müsâfirhâneli tırkaz evlerdir. Bu mahalle Keskiniçi derler, gâyet âbâdân yerdir. Ammâ cümle evleri zîr-i zemîndedir. Ancak birer dûd-keş bacaları vardır. Damlarının üstleri çayır, çemenzâr, lâlezâr yerlerdir. Şiddet-i şitâsı vefret üzre olmak ile hâne-i zîbâları kemîn-i zemîndedir. Ammâ bi-emr-i Hudâ bir gûne yumuşak beyâz kesme taşdan hücreleri var kim gûya kireç ile sıvanmış hânelerdir. Gûnâ-gûn dollâblar ve sergen ve raflar ve medineleri peynir oyar gibi taşı murâd [u] merâmları üzre oyup münakkaş büyûtler etmişdir. Her hâneye bin âdem girse gâ’ib olur. Ammâ zahirde âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Bu karyede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 352b ·
metinde göster ·
… vech ile ele girmek muhâl oldu. Hattâ bu hakîrin Engüri kurbunda Balıkhisâr nâm
karyede
ale'l-gafle râst geldiğimiz mel‘ûnlardır kim mukaddemâ evsâfları beş ay mukadde …
Evvelâ Kara Haydar nâm şakî bir kadıyı katl eyleyüp Sultân İbrâhîm Hân'ın cülûsunda ısyân [u] tuğyân edüp niçe sene şakâvet edüp Sakaltutan-beli'nde ve Köprübeli'nde ve Felâketbeli'nde ve Direklibel'de ve Çengâllıbel'de ve Sarmaşıklıbel'de ve Domalıçbeli'nde ve İzmir kurbunda Sabuncubeli'nde bunun emsâli niçe yüz bellerde niçe bin kârbânı basup bellerinden kemerin yasup harâmîlik ederdi. Âhir Kara Mustafâ Paşa fermânıyla Anadolu eyâletinde nefîr-i am çıkup Kara Haydar'ı Işıklı nâm kasaba kurbunda bir hâne içre kapanup hâneye ateş edüp cümle tevâbi‘i cız-bız kebâbı gibi büryân olup Kara Haydar cân havliyle taşra çıkup katl edüp kelle-i murdârın der-i devlete gönderüp cemî‘î tarîk-ı âmlar emn [ü] emân oldu. Ammâ Kara Haydaroğlu nâm bir veled-i zinâsı zuhûr edüp babası mel‘ûnun kanın taleb 373a içün Anadolu vilâyetinde yigirmi sancak yerde niçe yüz bin ibâdullahı râhatda komayup tâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ibtidâsına gelince üç eyâlet yeri harâb u yebâb eyleyüp bir vech ile ele girmek muhâl oldu. Hattâ bu hakîrin Engüri kurbunda Balıkhisâr nâm karyede ale'l-gafle râst geldiğimiz mel‘ûnlardır kim mukaddemâ evsâfları beş ay mukaddem tahrîr olunmuşdur. Âhir-ı zamân-ı saltanat-ı İbrâhîm Hân evâhirinde Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından sâbıkan Türkmân Ağası Abaza Kara Hasan Ağa'ya hatt-ı şerîfler gidüp "Kara Haydaroğlu'nun ya başı, ya başın" deyü istimâlet emirleri gidüp kayd-ı hayât ile Hasan Ağa'ya ba‘de edâ-yı hizmet Türkmân ağalığı ta‘ahhüd olunup Hasan Ağa dahi bin kadar şehbâz u nâmdâr iş erleri ve dağ u râğ serverlerinin bahâdır [u] hünerverlerin başına cem‘ edüp bir gün Söğüd dağı nâm mahalde Kara Haydaroğlu'nu yataklandurup andan firâr eder. Ba‘dehû andan başına iki yüz nâm-ı be-nâm vâcibü'l-izâle cem‘ edüp Katırcıoğlu ve Akyakalıoğlu ve Oynağanlıoğlu ve Yeğen Hüseyin ve Kara Memi nâm hârâmîlerle şehr-i Isparta dağlarında ve Söğüd kûhlarında ve Aydın cebellerinde ve Sarıhan illerinde gezüp ehl-i tüccâr-ı berr [u] bihârı rencîde etdüğü İbrâhîm Hân'ın mesmû‘-ı hümâyûnları olup Anadolu eyâletine mutasarrıf Vezîr Küçük Çavuş Paşa cümle Anadolu eyâletiyle varmak fermân-ı şehriyârî olup on bin askerle âsî ve harâmî mezkûrların üzerine varup Karahisâr altında iki asker birbiriyle mukâbele ve mukâtele ederken bi-emri Hudâ Kara Haydaroğlu vâcibi yedi yüz âdemiyle on bin derme ve çatma Anadolu askeri içine aç kurd koyuna girer gibi girüp askeri bozup kimin kırup kimin âzâd edüp ol mahalde Anadolu Valisi bir vezîr-i dânâyı kayd-bend ile Kara Haydaroğlu'nun önüne getirüp ırz-ı pâdişâhî vardır deyü Kara Haydaroğlu, Küçük Çavuş Paşa'yı atıyla ve donuyla ve bir kaç yakın huddâmıyla bir dahi hazretin sancağıyla üzerime gelme deyü ahd [ü] yemîn verüp âzâd eder. Bu esnâda paşanın ve gayrı Anadolu askerinin bâr [u] bengâhı ve hayme vü hargâhı ganâ’imiyle Katırcıoğlu nâm şimşîr-bâz eli kolu kan bî-îmân u bî-amân gelüp cümle şikârı Kara Haydaroğlu'nun önüne kodukda paşanın tuğ u sancağ ve bayrağ u tabl [u] alemin Kara Haydaroğlu görüp "Katırcıoğlu! İşte Allah bizi tuğ ve sancak ve tabl [u] alem sâhibi dağ paşası etdi" dedikde Katırcıoğlu eydür: "Neyleyeyim, paşayı ele getiremedim. Gidinin yöğrük atları var imiş ve bir kaç ..kilgen oğlanları var imiş, elimden kurtuldu" deyince Kara Haydaroğlu eydür: "Bre şimdi paşayı kayd-bend ile önüme eli bağlı ve ciğeri dâğlı getirdiler. Hâline merhamet edüp bir dahi üzerime gelmeyeceğine yemîn verüp âzâd etdim. İşte şimdi gitdi" deyince Katırcıoğlu eydür: "Bre gerçek mi? Ya sonra yine deryâ-misâl askerle üzerimize gelirse bizi öküz boynuzunda isek de bizi kırar. Hay Kara Haydaroğlu! Allah belâcığın versin. Bre ne âzâd etdin. Onların dirisiyle söyleşmekden ise ölüsüyle söyleşmek gerek" deyü atına süvâr olup fi'l-hâl paşaya erüp "Dur a bre .mlı kahbe" deyüp paşaya dal-kılıç olup paşa yedi âdemiyle Katırcıoğlu'na hamle edüp Katırcıoğlu'nun bir âdemin katl edüp birine dahi sataşırken Katırcıoğlu paşaya bir satûr-ı Katırcı niçe urursa kellesin terkiye alup yedi gulâmın kayd-bend edüp kelleyle ve atları ve gulâmlarıyla Kara Haydaroğlu önüne gelince Haydaroğlu ağlayup "Katırcıoğlu! Şimden gerü biz dahi başımız tedârükün görelim. Âhir işimiz tamâm oldu. Hemân gerçekden asker yazup Kara Yazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu gibi ili vilâyeti urup celâlî olalım. Yâhûd deryâ-misâl asker ile Acem diyârında bir yer feth edüp anda karâr idelim" dedi. Katırcıoğlu eydür: "Bre iki el bir baş içindir. İpden kazıkdan kurtulmuş yiğit yazalım, mâl verelim, mâl alalım" deyüp niçe yüz harcu's-seyf ip sürüyenleri başlarına cem‘ edüp Kırşehri ve Beğşehri ve Akşehri ve Seydîşehri ve Eskişehri ve Alaşehri ve gayrı büleyde ve şehirleri harâb u yebâb ve halkın kebâb u hânelerin türâb ederek günden güne ısyân [u] tuğyânları ziyâde olup niçe ümmet-i Muhammed'in ehl [u] ıyâllerin alup kırmızı şâl ile kafadârları gibi gezdirüp fi‘l-i şenî‘lere başladılar. Hikmet-i Hudâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ertesi günü Kara Haydaroğlu katli hakkında yine Abaza Kara Hasan Ağa'ya hatt-ı şerîfler gidüp "Dünyâ âsûde-hâl ola" deyü bu târîh mısra‘ı mazmûnunca (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 372b–373a ·
metinde göster ·
… e müddet-i ömrü sene 39 olup merhûm oldukda bu Hımıs şehri hâricinde Sem‘ân nâm
karyede
medfûndur. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evvelâ Hazret-i İkrime ibn Ebû Cehil ve Sâbir ibn Cürhüm min Benî Cürüm ve Arem Kabile b. Atfân ve Eddes b. Ukayli'ş-Şems ve Mercân ibn Âmir ve Sâlim ibn Buhayra kabîle-i Ensâr'dandır ve Hâşim b. Benî Neccâr ve Buhayr b. Âsım el-Eslemî ve Kân Halîfetü'l-Eşteri'n-Necefî ve Câşin ibn Halef, Ahmed Benî Abdullah ibn Neccâr ve Huveylid ibn Sehlü'l-Ayâdî ve Mu‘arrec b. Zâyidü'l-Kelbî ve Mu‘ammer b. el-Kaysu'l-Mahzûmî ve Hassân ibn Ganemi'l-Mahzûmî ve Cem‘ ibn Harbu'l-Yetîmî kuddise sırruhu'l-azîz ve Talha ibn Abdullah ve Utbe ibn Hişâmü'n-Nehafiyyü'l-Ensârî ve Mâlik ibn Fehmu'l-Temerrî ve Gallâd ibn Eslemü'l-Hayfî ve Mu‘ammer ibnü'ş-Şeybânî ve Müslîm b. Haffâfü'ş-Şeybânî ve el-Minfâl ibn Âmiri's-Selmî ve Câbir ibn Huveylîdü'r-Rem‘iyyü'l-Ensârî Âl-i Emeviyyûndan Hazret-i Ömer ibn Abdüzazîz ibn Mervân'ın vâlideleri Hafza binti Âsım b. Ömerü'l-Fârûk'dur Abdülazîz b. Mervân Mısır hâkimiyken bu Ömer b. Abdülazîz Mısır'da Halvân nâm bir büleydede müştak olup aşkıyâ-yı Ümeyye sebb-i Âlî ederlerken bu Abdülazîz minberde sebb yerine Arapça âyetin tilâvet etdirdi. Âhir hicret-i Nebeviyye'nin sene 110 Recebinde müddet-i ömrü sene 39 olup merhûm oldukda bu Hımıs şehri hâricinde Sem‘ân nâm karyede medfûndur. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Ceremât: Nehr-i Tennûr'un cânib-i garbî tarafı olmağile Zeydâniyye nâhiyesi hudûdunda yüz hâneli mutî‘ Dürüzî köyüdür, kim bunlara Kızıllı ta‘bîr ederler. Cenk mahallerinde "Hûbâr" deyü feryâd-ı gülbang çekerler. Cemî‘i büyûtlarının der-i dîvârları ve bacaları ve gaytânlarında dud ağaçları ve zeytûn ağaçları kızıl aşı ile boyanmışdır. Hikmet-i Hudâ cemî‘i dağlarında ve sahrâlarında türâbları kırmızı hâk-ı anber-pâk olduğundan Kızıllı derler ve cemî‘i sıbyân u nisvân-ı emredânının libâsları ve başlarında tâcları kırmızı güvezi makdemdir. Ekseriyyâ mahsûlâtları harîr ü zeytûndur. Ve gayri mahsûlâtları gâyetü'l-gâye mütekâsirdir. Bu karyede Ma‘ânoğlu'nun mutî‘ [u] münkâd olan şeyhleri gelüp hedâyâların arz edüp zimmetlerinde olan yüz yetmiş kîseyi dahi teslîm edüp Şâm defterdârından memhûrlu temessükâtlar aldılar. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37b ·
metinde göster ·
… stûr zeytûnlu ve dud ağaçlı, bâğlı ve bâğçeli âbâdân karye-i Dürüzistân'dır. Bu
karyede
yedi yüz esîr kurâ şeyhleri gelüp niçesinin kelleleri galtan olup altı yüzü kay …
Menzil-i karye-i Şem‘ûn-ı Safâ: Bu mahal Sıfet hudûdunda vilâyet-i Dürüzistân'dır. Bu karye bin hâneli ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr karyedir kim her hânesi kal‘a-misâl mazgal delikli, cümle kapuları muhkem ve metîn kal‘a-misâl türâb-ı pâk ile mestûr zeytûnlu ve dud ağaçlı, bâğlı ve bâğçeli âbâdân karye-i Dürüzistân'dır. Bu karyede yedi yüz esîr kurâ şeyhleri gelüp niçesinin kelleleri galtan olup altı yüzü kayd-bend-i esîr olup otak önüne beş bin kelle yığılup asker-i İslâm'dan ancak iki yüz seksen âdem şehd-i şehâdet câmın nûş edüp yedi yüz âdem mecrûh-ı dil-fikâr oldu. Ol gün cemî‘i iş erlerine iki yüz yetmiş hil‘at giydirilüp niçe yüzüne Şâm ze‘âmeti ve timarları ve yeniçeri gedikleri ihsân olunup iki bin mikdâr şehbâz u dilîr ve server [ü] hünerverlerin serlerine çelenkler sançılup cümleye yetmiş kîse bahşîş ihsân olundu. Hakîrin bu ceng-i garrâya fakîranca bu ebyâtı târîh düşmüşdür: Feth-i Dürüzî be-dest-i Murtezâ Paşa
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 39a ·
metinde göster ·
Menzil-i cisr-i Râstân: Bu cisr-i nehr-i Âsî üzre olduğu ve cisr başındaki
karyede
Bâyezîd-i Bistâmî medfûn olduğu bâlâda mastûrdur. Andan sâ‘atde yine şimâle,
Menzil-i cisr-i Râstân: Bu cisr-i nehr-i Âsî üzre olduğu ve cisr başındaki karyede Bâyezîd-i Bistâmî medfûn olduğu bâlâda mastûrdur. Andan sâ‘atde yine şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50b ·
metinde göster ·
… eyâlet-i azîm-i Diyârbekir'dir ve Çemişkezek sancağı hudûdudur. Bu mahalde bir
karyede
mihmân olduk, ammâ ismi hâtırda değildir. Andan yine düz sahrâ içre cânib-i şar …
Menzil-i karye-i Dutluca: Nehr-i Furât kenarında ma‘mûr köydür ve geçit başıdır. Bu mahalde nehr-i Furât-ı azîmi kelekler ile geçüp bundan ötesi gayri eyâlet-i azîm-i Diyârbekir'dir ve Çemişkezek sancağı hudûdudur. Bu mahalde bir karyede mihmân olduk, ammâ ismi hâtırda değildir. Andan yine düz sahrâ içre cânib-i şarka (---) sâ‘atde nehr-i Murâd'ı gemilerle geçüp karşu tarafda yine Diyârbekir hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… haşâyişât envâ‘ının kesretinden ve gül-i gülistân ezheriyyâtının vefretinden bu
karyede
ol kadar hâs ve beyâz asel-i musaffâ olur kim Hudâ âlimdir beyâz dülbendden far …
Menzil-i karye-i Sasalar: Gâzî Hudâvendigâr'ın Sasa Koca nâm bir yarar-ı benâm anda ibtidâ mesken edinmeğile karye-i Sasa derler. İki yüz hâne-i müslim ve gayrimüslim hâneleri vardır. Hatta Boşnak İshâk Ağa bunda sâkin olmağıla çâr-kûşe bir kulle-i bâlâ binâ edüp haydud [u] harâmî şerrinden emîn oldu. Ve Tatar Süleymân Ağa bir hân binâ edüp karyesi dahi ziyâde imâr oldu. Bu beledîn dağlarında olan gûnâ-gûn giyâhât [u] nebâtât, haşâyişât envâ‘ının kesretinden ve gül-i gülistân ezheriyyâtının vefretinden bu karyede ol kadar hâs ve beyâz asel-i musaffâ olur kim Hudâ âlimdir beyâz dülbendden fark olunmaz ve tenâvül edene aslâ ve kat‘â harâret vermeyüp râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Hakkâ ki sûre-i (---)Arapça âyeti bu engübîn hakkında nâzil olmuşdur. Bu karye câmi‘inin imâmı Alî Efendi yetmiş sene sâ’imü'd-dehr sulehâ-yı ümmetden mazanne-i kerâme bir kimesnedir. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… Ancak balkan içre derbend tablı çalup hıfz [u] hırâset etmeğe me’mûrlardır. Bu
karyede
Pravadi Şehirli Hacı Ahmed hasbeten-lillah bir hân-ı azîm ihdâs etmişdir. Bu ka …
Karye-i Çanga: Yüz aded buriya ile mestûr Bulgar keferesi köyüdür. Cümle harâmî ve âsîlerdir. Ve mu‘âf u müsellemlerdir. Ancak balkan içre derbend tablı çalup hıfz [u] hırâset etmeğe me’mûrlardır. Bu karyede Pravadi Şehirli Hacı Ahmed hasbeten-lillah bir hân-ı azîm ihdâs etmişdir. Bu karyeyi ubûr edüp iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
Tâ Mâlik ibni'n-Nazr'a varınca on iki aded atası Âl-i Hâşimî'dir. Yigirmi sekizinci atada Hazret-i İsmâ‘îl'e çıkar. Yigirmi dokuzuncu atada Hazret-i İbrâhîm b. Âzer'e müntehîdir kim Hazret-i Alî Hazret-i Resûl-i Kirâm'ın ammîzâdesidir. Ammîsi Hazret-i Ebû Tâlib'dir. Hazret-i Resûl'ün pederi Mekke'den ticâret ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gidüp ba‘de'l-ganîme gelirken Hazret'in pederi Abdullah ibn Abdülmuttalib Medîne kurbünde Dâru't-tâbi‘a nâm mahalde müşevveş-hâl olup müddet-i ömrü sene 25 yaşında iken merhûm olup vilâdet-i Resûl'den altı sene sonra Hazret-i Resûl'ün vâlidesi Emîne Hâtun ehli Abdullah'ın mîrâsı içün taleb ederek Hazret'i kucağında bile Medîne'ye götürüp mîrâsdan cüz’î ve küllî alup yine Mekke'ye gelirken Mekke kurbünde Ebvâ nâm (nâm) karyede Hazret'in vâlidesi Emîne Hâtûn merhûm olup na‘ş-ı vâlide-i Resûl'i Mekke'ye götürüp defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
… urbünde Busır nâm mahalle varup "Ebü'l-Müslim elinden halâs oldum." deyü mezkûr
karyede
hâb-âlûd olmuşken Ebü'l-Müslim tarafından kova gelen Âmir ibn Cürcânî ibn Abdul …
Bu kal‘a-i sene 121 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Mervân-ı Hımâr binâ etdiğiyçün kal‘a-i Hımmâr derler. Mervân-ı Hımâr bu hisâr-ı üstüvârı ol kadar imâr etdi kim yetmiş bin alaca atlı askeri ve iki kerre yüz bin gayrı nökeri atlanırdı. Ebü'l-Müslim-i Mervî Horasân'dan on iki bin leşker-i muvahhidîn ile hurûc edüp Mervân dahi üç kerre yüz bin cünûd-ı cünübiyle Ane ve Seleme sahrâlarında Ebü'l-Müslim ile ceng-i perhâş edüp yedi gün savaş-ı azîm ederek âhir Mervân'ın dedesi Mu‘âviye Hazret-i Alî ile nehr-i Furât sâhilinde Ca‘ber kal‘ası altında Hazret-i Alî ile Sıffîn cengi etdikleri yerde Mervân ve Ebü'l-Müslim ceng edüp bi-emri Hudâ sekizinci günde Mervân-ı Hımâr münhedim olup Şâm'a firâr etdikde iki kerre yüz bin asker-i Mervâniyân teber-i Ebü'l-Müselmân'dan geçüp Mervân'ın akîbince Ebü'l-Müslim askeri Mervân'ı kovarak Şâm'dan Gazze'ye, andan Arz-ı Hasan-ı Bilbeys'e andan Mısır'a varınca Mervân'ı kovup âhir Mervân Mısır'da dahi karâr edemeyüp diyâr-ı Sudan'a firâr etmek içün şehr-i Mısır'dan nehr-i Nil'i ubûr edüp karşu Cîze şehri hâkinde Heremeyn ya‘nî Fir‘avn dağları kurbünde Busır nâm mahalle varup "Ebü'l-Müslim elinden halâs oldum." deyü mezkûr karyede hâb-âlûd olmuşken Ebü'l-Müslim tarafından kova gelen Âmir ibn Cürcânî ibn Abdullah-ı Mâznî Mervân-ı Hımâr'ı yorgun argın ve durgun eşek gibi yatır bulup hımâr-ı eşek gibi anırda anırda katl edüp başın Haleb'de Ebü'l-Müslim'e götürüp kavm-i Müslimî emîn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 366a ·
metinde göster ·
"İnşâallâh on güne dek karz-ı hasen deynimizi dînimiz hakkıyçün edâ edüp sizi yollar" deyü hakîre hammâm-bahâ bir kîse ve bir kat libâs ihsân etdi. Ve otuz aded refîklerime ve hüddâmlarıma onar guruş in‘âm edüp her bâr şeref-i sohbetleriyle müşerref olup kâhîce Busatlar nâm karyede Yûsuf Beğzâde sarâylarına gidüp zevk ü safâlar ederdik, ammâ dâ’imâ İskenderiyye'ye gelirdik, zîrâ Venedik kâfirinin isyân [u] tuğyânları var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… mi‘li ve bir hammâmlı mesîregâh yerdir. Baklası çok olmağile Baklalı derler. Bu
karyede
(bu karyede) Ferrûh Ağazâdelerde iki gün meks edüp zevk u safâlar edüp hamd-i H …
Menzil-i karye-i Baklalı: Ebü'l-feth Mehemmed Hân vakfıdır. Bir vâdî içinde bâğ u bâğçeli ve sayd [u] şikârlı ve bir câmi‘li ve bir hammâmlı mesîregâh yerdir. Baklası çok olmağile Baklalı derler. Bu karyede (bu karyede) Ferrûh Ağazâdelerde iki gün meks edüp zevk u safâlar edüp hamd-i Hudâ hevâlar latîf olup ertesi atlara süvâr olup alâ tarîki's-seyr av şikâr ederek ve cirid oynayarak 1 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49b ·
metinde göster ·
… hammâmlı mesîregâh yerdir. Baklası çok olmağile Baklalı derler. Bu karyede (bu
karyede)
Ferrûh Ağazâdelerde iki gün meks edüp zevk u safâlar edüp hamd-i Hudâ hevâlar l …
Menzil-i karye-i Baklalı: Ebü'l-feth Mehemmed Hân vakfıdır. Bir vâdî içinde bâğ u bâğçeli ve sayd [u] şikârlı ve bir câmi‘li ve bir hammâmlı mesîregâh yerdir. Baklası çok olmağile Baklalı derler. Bu karyede (bu karyede) Ferrûh Ağazâdelerde iki gün meks edüp zevk u safâlar edüp hamd-i Hudâ hevâlar latîf olup ertesi atlara süvâr olup alâ tarîki's-seyr av şikâr ederek ve cirid oynayarak 1 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49b ·
metinde göster ·
al tebekânî elma yanaklı ve la‘l-gûn kiraz dudaklı ve marâl gazâlî gözlü ve şîr …
Âb [u] hevâsı letâfetinden bu karyede al tebekânî elma yanaklı ve la‘l-gûn kiraz dudaklı ve marâl gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü Bulgar ve Urûm kızları olur. Hudâ-ı Hallâk'a ayândır gûyâ her biri birer bânû-yı perîzâdlardır kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Misilleri meğer Şâm-ı cennet-meşâm kurbunda şehr-i Havrân güzelleri ola. Bu belîdede Harâccı Mustafâ Ağa karındaşımızla dahi mülâkât olup bizi bir bâğ-ı Merâmda kondurup cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtımız ta‘yîn etdiğinden mâ‘adâ hakîre bir at ihsân etdi kim ne at bir hüssân-ı sâfinât misilli mu‘teber at.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
… îklerimiz konmayup cümlesiyle vedâ‘laşup ileri gitdiler. Biz hüddâmlarımızla bu
karyede
ze‘âmet sâhibi Sofyavî Ya‘kûb Ağazâde Ahmed Ağa'da mihmân olup ol gece cân sohb …
Menzil-i karye-i Komıştiçne: Bu mahalde cümle erbâb-ı zu‘amâ refîklerimiz konmayup cümlesiyle vedâ‘laşup ileri gitdiler. Biz hüddâmlarımızla bu karyede ze‘âmet sâhibi Sofyavî Ya‘kûb Ağazâde Ahmed Ağa'da mihmân olup ol gece cân sohbetleri etdik. İki yüz evli Bulgar köyü olup içinden ayn-ı Jakva deresi akup Tuna'ya koşulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
… a dibinde kırk elli kadar müselmân köyü ve bir mescidi var, cümle neferâtlar bu
karyede
sâkin olurlar. Bu kal‘anın kıble tarafındaki dağların ardında altı sâ‘at ba‘îd …
Ve bu kal‘a dibinde kırk elli kadar müselmân köyü ve bir mescidi var, cümle neferâtlar bu karyede sâkin olurlar. Bu kal‘anın kıble tarafındaki dağların ardında altı sâ‘at ba‘îd kasaba-i Niş'dir. Bu kal‘adan mağrib cânibine iki bin adım gidüp bir bayır geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… ü'n-nesîb sâdât-ı kirâmdandır. Türbe-i pür-envârında aslâ fukarâları yokdur. Bu
karyede
Abdülkerîm Çelebi'de mihmân olup ertesi,
Menzil-i karye-i Ece Sultân: Bu azîz-i merkûm bir bayır üzre bir cinîn-misâl hıyâbân-ı dırahtistân koru içinde bir kurşumsuz tula kârgîr binâ kubbe-i ra‘nâ içinde Ece Sultân medfûndur kim hasîbü'n-nesîb sâdât-ı kirâmdandır. Türbe-i pür-envârında aslâ fukarâları yokdur. Bu karyede Abdülkerîm Çelebi'de mihmân olup ertesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… ukda Menteşe hâkinde bu Malta'ya ubûr edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu
karyede
olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı …
Karye-i Velanova: Cânib-i erba‘ası bâğ u bâğçe ile müzeyyen yetmiş Urum hâneli bir ma‘mûr köydür. Ve câ-be-câ müselmânları vardır. Âl-i Osmân neslinden Cem Şâh, Sultân Bâyezîd ile ceng edüp âhir münhedim oldukda Menteşe hâkinde bu Malta'ya ubûr edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu karyede olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve selsebîller ve câm-ı Cem ta‘bîr etdikleri câmın durduğu amûd-ı ibret-nümûn bu köydedir. Ve çok âsârları mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur. Andan Cem Sultân firâr edüp Fransa'da karâr edüp Bâyezîd Hân tarafından taleb olundukda bi'z-zarûrî bir saruşın âdemi zehirli ustura ile tırâş edüp boğup, Cem'dir deyü Âsitâne'ye irsâl edüp Bursa'da Murâdiyye'de defn ederler, hâlâ Fransa ol zu‘m üzre- Y 122b -dirler kim böyle hîle edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a–Y122b ·
metinde göster ·
… üp tâze cân bulup cümle refîklere beş guruş verüp avdet etdiler. Bir iki gün bu
karyede
meks edüp safâ etdik. Ve bu kurâ halkı,
Karye-i Akıncılar: Menteşe hâkinde alaybeğinin yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli bir ma‘mûr köydür. Bunda gelüp tâze cân bulup cümle refîklere beş guruş verüp avdet etdiler. Bir iki gün bu karyede meks edüp safâ etdik. Ve bu kurâ halkı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128a ·
metinde göster ·
… nda cebel-i Zabulke dâmeninde karye-i Yâzûn'da iki uyûndur. Ammâ ayn-ı Mîrûn bu
karyede
azîm mağâralar vardır kim herbirine biner ikişer biner âdem sığar. Âd ibn şeddâ …
Bu iki uyûn Sıfet'in garbında cebel-i Zabulke dâmeninde karye-i Yâzûn'da iki uyûndur. Ammâ ayn-ı Mîrûn bu karyede azîm mağâralar vardır kim herbirine biner ikişer biner âdem sığar. Âd ibn şeddâd'dan kalmış. Anda bir mağâra içre azîm havuzlar vardır. İçinde bir katre âb yokdur. Tâ ki ıyd-i Yahûd günleri ya‘nî Kamış-ı bednâmları olacağı gün Arab u Acem'den ekseriyyâ Dürûzî ve Teymânî'den Yezîdî ve Mervânî'den niçe bin haşarât ecnâs-ı mahlûkât cemapur askeri gibi mağâralar içre cem‘ olup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Hazret-i şemûyil ibn işmû’il aleyhimâ's-selâm'dır. Bunlar Hazret-i Mûsâ zürriyetindendir. İkisine de suhuf nâzil olmuş nebîlerdir. Hazret-i şemûyil bu karyede câmi‘e muttasıl bir âsitâne-i âlîde medfûndur. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ammâ pederleri Hazret-i işmû’il Keyân(?) kubbede medfûn idüği ma‘lûmum değildir. Bir şeb bu âsitânede mihmân olup vâfir ikrâm etdiler. Andan yine nîm sâ‘atde tarîk-ı âmma çıkup yine kıble cânibine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y207b ·
metinde göster ·
… -i Umûr Urbânı bunları uryân edüp emvâl [ü] erzâkların nehb ü gâret edermiş. Bu
karyede
bir câmi‘ vardır. Câmi‘e muttasıl bir kubbe-i beyâz vardır. Anda,
Karye-i Sa‘îr: Yetmiş seksen evli bir Arab karyesidir. Ba‘zı zamân şâm hâkinde sâkin Âl-i Umûr Urbânı bunları uryân edüp emvâl [ü] erzâkların nehb ü gâret edermiş. Bu karyede bir câmi‘ vardır. Câmi‘e muttasıl bir kubbe-i beyâz vardır. Anda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b ·
metinde göster ·
… e olup gammından ömrü 40 sene iken sene 50(?) târîhinde şâm hâricinde Belkâ nâm
karyede
medfûndur.
Abdülmelik: Mu‘âviye duhteri Atîke nâm hâtûndan mütevelliddir. Halîfe olup sene 50(?) Bâbü'l-ebvâb'a ve şirvân ve şamâkî'ye varınca feth edüp bu esnâda Habbâbe nâm bir dürr-i nâ-şüküfte kızı merhûme olup gammından ömrü 40 sene iken sene 50(?) târîhinde şâm hâricinde Belkâ nâm karyede medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y255b ·
metinde göster ·
… l alup "Meded Mekke'ye gidem" deyü Medîne'den iki menzil ba‘îd Ebû Enâm nâm bir
karyede
merhûme olup kabâyil-i Kureyş'den kim var ise anda Y 298b Emîne Hâtûn'u defn …
Hikmet-i Hudâ hazretin vâlidesi Emîne Hâtûn haste-hâl alup "Meded Mekke'ye gidem" deyü Medîne'den iki menzil ba‘îd Ebû Enâm nâm bir karyede merhûme olup kabâyil-i Kureyş'den kim var ise anda Y 298b Emîne Hâtûn'u defn etdiler. Hazret ol esnâda altı yaşında idi. Hazreti alup Mekke'de ammisi Ebû Tâlib'e götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y298a–Y298b ·
metinde göster ·
… ahi haremsiz ve minâresiz bir mescid-i sağîredir. Ammâ bâğ-ı İrem içindedir. Bu
karyede
câmi‘-i Kubâ'dan gayri câmi‘ yokdur. Ve minâre dahi yokdur. Cümle halk salât-ı …
Mescid-i Hazret-i Âyişe: Bu dahi haremsiz ve minâresiz bir mescid-i sağîredir. Ammâ bâğ-ı İrem içindedir. Bu karyede câmi‘-i Kubâ'dan gayri câmi‘ yokdur. Ve minâre dahi yokdur. Cümle halk salât-ı cum‘ayı bunda edâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
huccâc-ı müslimîne getirdikleri bir gûne hurde koyunlardır kim bir diyârın gane …
Ve hâlâ bu karyede huccâc-ı müslimîne getirdikleri bir gûne hurde koyunlardır kim bir diyârın ganemine müşâbeheti yokdur. Rûm'un kıvırcık koyunu lezzetinde bir ta‘mı vardır kim gûyâ müşk râyihası vardır. Bir âdem bir koyun yese aslâ sıklet vermez, gâyet serî‘u'l-hazmdır. Bu kurâ halkı ol zu‘m üzrelerdir kim bu koyunlar Hazret-i Mûsâ'nın râ‘îlik etdüği koyunlar dölünden ola. Ve bu karyede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377b ·
metinde göster ·
… r kim bu koyunlar Hazret-i Mûsâ'nın râ‘îlik etdüği koyunlar dölünden ola. Ve bu
karyede
,
Ve hâlâ bu karyede huccâc-ı müslimîne getirdikleri bir gûne hurde koyunlardır kim bir diyârın ganemine müşâbeheti yokdur. Rûm'un kıvırcık koyunu lezzetinde bir ta‘mı vardır kim gûyâ müşk râyihası vardır. Bir âdem bir koyun yese aslâ sıklet vermez, gâyet serî‘u'l-hazmdır. Bu kurâ halkı ol zu‘m üzrelerdir kim bu koyunlar Hazret-i Mûsâ'nın râ‘îlik etdüği koyunlar dölünden ola. Ve bu karyede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377b ·
metinde göster ·
… Nîl'in cânib-i garbîsinde Eski Mısır mukâbelesinde Kusayr (---) Nusayr nâm bir
karyede
Âmir ibn Cürcânî ve Abdullâh bin Mâzenî Mervân-ı Hımâr'ın başın kesüp gönderdi …
Nehr-i Furât sâhilinde (---) ceng edüp münhezim oldukda diyâr-ı Mısır'a kaçup Nîl'in cânib-i garbîsinde Eski Mısır mukâbelesinde Kusayr (---) Nusayr nâm bir karyede Âmir ibn Cürcânî ve Abdullâh bin Mâzenî Mervân-ı Hımâr'ın başın kesüp gönderdi (---) gönder üzre sançup gönder deyü Ebû Müslim'e gönderdiler. Emeviyyûndan bunda inkır[â]z buldu. Müddet-i devletleri 91 sene oldu. Irâk-ı Arab'a ve Acem'e ve Mısır'a ve Mağrib-zemîn'e (---) yedi Maşrık'a yüz pâre cezîrelere mâlik oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y18a ·
metinde göster ·
gerek mâl karyesi ve gerek gılâl karyesi [[(---) (---)]] bahâda ve tenzîl olunm …
Ve bir âhar mukâta‘ada veyâhûd bir âtıl ve bâtıl karyede gerek mâl karyesi ve gerek gılâl karyesi [[(---) (---)]] bahâda ve tenzîl olunmak iktizâ ederse tenzîli muktazî olan mikdârı mahlûlâtdan hazîne-mânde olup senevî ol mikdâr [[(---) (---)]] andan ndan ndan sonra tenzîli lâzım ve muktazî olmadıkça îrâddan ziyâde bir akçe ve bir hâbbe tenzîl olunmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·
Ve bu karyede cümle ehl-i züvvâr gemilerden taşra çıkup sâhil-i Nîl'de ta‘âmlar pişirüp zevk [ü] safâlar etmede. şeyh Mustafâ Rûmî hazretleri onar koyun alır kazganlar ile leb-ber-leb ta‘âmlar tabh edüp berde ve bahrde olan cû‘âna bezl-i ta‘âm edüp sofra-i bî-imtinânı mebzûl etdi kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y280a ·
metinde göster ·
ibret-nümâ çok olduğundan Kabâbıta kavmi çok gelüp ziyâret ederler. Bu kurânın …
Ve bu karyede ibret-nümâ çok olduğundan Kabâbıta kavmi çok gelüp ziyâret ederler. Bu kurânın mültezimi Âsitâne-i sa‘âdetde rûznâmeci Alî Efendi hazretlerinindir, senevî yedi kîse fâ’izi olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y284b ·
metinde göster ·