… etdiler, {yevmü's-sülesâ fî Receb sene 1041.} Ve Yeniçeri Ağası Hasan Halîfe'yi
katl etdiler
. Ve Mûsâ Çelebi'yi musâhib-i şehriyârî iken Atmeydânı'ndaki Receb Paşa sarâyınd …
Husrev Paşa'nın azli ve Hâfız Ahmed Paşa'nın tekrâr vezâreti ve Husrev Paşa'nın Tokat'da katli. (---)(---)(---)(---)62a Ve Receb Paşa'nın vezâreti ve Defterdâr Mustafâ Paşa'yı Atmeydânı'nda sinirinden çınâra asdılar. Ve Hâfız Ahmed Paşa'yı Murâd Hân huzûrunda hançer-i ser-tîz üşürüp pâre pâre etdiler, {yevmü's-sülesâ fî Receb sene 1041.} Ve Yeniçeri Ağası Hasan Halîfe'yi katl etdiler. Ve Mûsâ Çelebi'yi musâhib-i şehriyârî iken Atmeydânı'ndaki Receb Paşa sarâyında katl edüp cesedin aşağı Atmeydânı'na atdılar. Ve Receb Paşa'nın katli ve Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu sene 1041.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b–62a ·
metinde göster ·
… azlûmı Receb Paşa lalama gönderdim. Ol dahi zorba eşkıyâlara ığmâz-ı {ayn} edüp
katl etdiler
ve leşin Atmeydânı'na atdılar. Bu murabba‘ı anın hakkında mersiye olmak üzre et …
"Bu Evliyâ'nın okuduğu murabba‘ı benim nedîmim Mûsâ garîbim içün etmişdim. O Mûsâ benim nedîm-i hâsım ve yâr-ı gâr-ı gam-güsârım idi. Bir kaç sene mukaddem bir gün ol nâ-resîde mazlûmı Receb Paşa lalama gönderdim. Ol dahi zorba eşkıyâlara ığmâz-ı {ayn} edüp katl etdiler ve leşin Atmeydânı'na atdılar. Bu murabba‘ı anın hakkında mersiye olmak üzre etmiş idim. Hele görsen idi ey Mîrgûne Hân böyle zarîf, nüktedân ve necîb ü reşîd tîz-fehm sâhib-i iz‘ân bir hidmetkâr-ı mahbûb-ı cihâna ilâ-hâze'l-ân mâlik olmadım. Bî-günâh eyle mazlûmu zâlimler şehîd etdiler" deyince bu cevâba karşılık Mîr dahi germiyyet-i keyf ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·
Tarhuncu Ahmed Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Mûsâ Paşa ve Hezârpâre Ahmed Paşa'{ya dahi kethudâ olup ba‘dehu Diyârbekir'i müsellemi zabt ederken Mısır ihsân olundu}. (---) el-asl idi. Mısır'da kubbe altında adl [ü] adâleti meşhûrdur. Bu dahi Girid'e donanma (---) kula mevâciblerin bi't-tamâm verirken "mühîn-i devletdir" deyü bahâne edüp dîvân-ı pâdişâhîden kaldırup ol sâ‘at katl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80a ·
metinde göster ·
Yedi yerde ceng-i azîm ederek Erzurûm'a varınca yigirmi bin asker-i kerrâr-ı ceng-âver ve dil-âver-i server [ü] hünerverler oldular. Erzurûm altında bir gün meks edüp Erzurûm valisi Yanık kal‘asın feth eden Koca Sinân Paşa'nın büyük karındaşı idi. Şehzâde Bâyezîd'i basmayup iğmâz-ı ayn edüp pes ü perdeden me’kûlât [u] meşrûbât ve birkaç yük na‘l ve mıh gönderdiği Süleymân Hân'a aks olup fakîr paşayı katl etdiler. Ve Erzurûm'u Malâtiyya beği Şehzâde Bâyezîd'in önin alup ceng etdigiyçün Erzurûm Mustafâ Beğ'e ihsân olunup Şehzâde Bâyezîd ılgar ile Kars ve Kağızman üzre diyâr-ı Acem'e gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b ·
metinde göster ·
… ûrunda sakalın tırâş edüp eynine bir kirli esvâb giydirüp işkence ve îzâ ederek
katl etdiler
" deyü yazmışlar, ammâ galat tahrîr etmişler. Bu Bâyezîd mâddesiçün âsitâneden a …
Şehzâde Bâyezîd'i taleb içün der-i devletden elçiler gitdiğidir: Ezîn-cânib Âsitâne-i sa‘âdet'de Süleymân Hân'ın şâh ile Şehzâde Bâyezîd'in hüsn-i ülfet ittihâdın istimâ‘ edüp serbevvâbândan Sinân Beğ nâm bir vecih-i Ebü'l-Me’âlî-misâl hoş-gûy-ı nüktedân [ü] nükte-şinâsı nâme ile şâha gönderüp Bâyezîd'i taleb etdiler. Konya'da Şehzâde Selîm dahi "Elbette benim adüvv-i cânım olan karındaşım Bâyezîd'i gönder, yohsa İrân-zemîn'de ve diyâr-ı Âzerbâycân-ı Ucân'da taşı taş üzre komam" deyü nâmesiyle mîrâhûru Turak Ağa'yı gönderdi. Şâh Tahmâs'a elçiler varup nâmeler kırâ’at olundukça mazmûnu ma‘lûmları olup bir nâme ile Tabut nâm bir ağayı Süleymân Hân'a gönderüp Bâyezîd Hân'ı ricâ eyledi. Ve Şehzâde Selîm'e Seyfeddîn Ağa'sın gönderüp afv olunmasın ricâ eyledi. İki tarafda dahi şâhın ricâsı hayyiz-i kabûlde olmayup tekrâr birer elçi-yi mübrem Sofi Alî Paşa'yı ve kapucubaşı Hasan Ağa'yı şâha gönderdiler ve yine Şehzâde Selîm tarafından Kara Mahmûd Ağa elçi gidüp bî-kıyâs tuhaf hedâyâ ile şâha 78a üç aded elçi kazâ-yı âsumânî gibi varınca şâh-ı gümrâh bildi kim fakîr Bâyezîd'in halâsı mümkin değildir, ammâ câ’iz ki Bâyezîd askeri cânı acımış kavimdir mebâdâ bir el kaldıralar ve İrân-zemînde bir bed-nâmlık edeler deyü Bâyezîd Hân'a sûret-i hakkdan görünüp sizin Rûm bahâdurlarınızdan üç bin yiğit bizim sipah-sâlârımızla Asterâbâd ülkesin urmağa gidüp mâl-i ganâ’imiyle bay olsunlar deyü ricâ etdükde sâde-dil Bâyezîd hiyel ü şeytanatdan ba‘îd cân baş üstine deyüp üç bin nâmdâr yigitleri İsterâbâd urgunculuğuna gönderüp Bâyezîd yedi yüz kadar askerle kaldı ve bir gün Bâyezîd'in nedîmlerinden Kara Mehemmed nâm bir bî-dîn şâhı tenhâ bulup eydür: "Şâhım! Sakın bu Bâyezîd bir hod-bîn ve hûn-hâr sefîhdir. Babasına ve birâder-i mihterine âsî oldu. İrân-zemîne mâlik olmağıçün birkaç nökerine mâl verüp sizi zahmdâr edüp İrân tahtına iclâs etse gerek" deyince şâhın aklı başından gidüp gayri tedârike şurû‘ etdi ve şehzâde Arab Mehemmed'in şâha gamz etdüğüne vâkıf-ı esrâr olup aslâ söyletmeden boynun urdı. Hemân Aksak Seyfeddîn-i bî-dîn ve mîr-i alay-ı Amasiyye dedikleri mestâne-i divâne şehzâdenin Kara Mehemmed'i katl etdüğün görüp bî-huzûr ve kendülere şehzâde rencûr idiklerine vâkıf-ı esrâr olup üç münâfık-ı huddâm doğru şâha varup Bâyezîd'i murâd [u] merâmları üzre geçdiler. Şâh dibelik âteşpâre olup şehzâde-i âzâdeyi alâ tarîki'z-ziyâfe sarâyına da‘vet edüp bir muzlim küncde Şehzâde Bâyezîd'i ve elli aded bahâdır-ı kafâdârlarına cellâd-ı bî-amânlar üşüp şehzâdeyi kayd-bend edüp cümle tevâbi‘ [u] levâhıkın katl ederler ve şehr-i Kazvîn'de binden mütecâviz Bâyezîdîleri şehid ederler. Kuduz Ferhâd nâm bu şecî‘ ve dilîr yetmiş aded kızılbaşa hançer ve kılıç yetiştirdiği müsbitdir. Niçe tevârîhde "Şehzâde Bâyezîd'i şâh huzûrunda sakalın tırâş edüp eynine bir kirli esvâb giydirüp işkence ve îzâ ederek katl etdiler" deyü yazmışlar, ammâ galat tahrîr etmişler. Bu Bâyezîd mâddesiçün âsitâneden altı kerre şâh-ı Acem'e elçiler gidüp cümle elçiler anda mevcûd iken kayd-bend ile Şehzâde Bâyezîd'i ve dörd nefer evlâdlarıyla cümle elçilere teslîm etdiklerin ol asırda Acem diyârında bulunan Vefâlı İsâ Ağa ve Sultân Süleymân rikâbdârı Koz Alî Ağa ve emmimiz Kara Mustafâ alaybeği Elkâs Mirzâ mâddesiyçün Tahmâs Şâh'a gidüp Bâyezîd Hân şehzâde menâkıbın anlardan istimâ‘ etdiğimiz kimesnelerden tahrîr eylemişizdir. Anların nakli üzre Şehzâde Bâyezîd evlâdlarıyla der-i devlete gelirken Şehzâde Selîm ve Rüstem Paşa "İhtimâldir Bâyezîd der-i devlete gelüp cürmü afv olunup Süleymân Hân'ın âhir ömrüdür belki Bâyezîd tâc u taht sâhibi olup bizim hakkımızdan gele" deyü Süleymân Hân'a ibrâm [u] ilhâh edüp ale'l-acele bir elçi dahi gidüp Bâyezîd'e nerede râst gelirsen anda katl eyleyüp kabrini ma‘lûm eyle deyü hatt-ı şerîfler verüp elçi ılgar ile gidüp şehr-i Sivas'da râst gelüp Sivas Paşası Temerrüd Alî Paşa huzûrunda Şehzâde Bâyezîd'i ve büyük oğlu Şehzâde Orhân ile üç oğlun ma‘nûken şehîd edüp bu şehr-i Sivas'ın Paşa kal‘ası şimâlî kapusu önünde defn etdiklerini bilir müsinn âdemler ile kelimât edüp bu hakîr şehzâdeleri dahi ziyâret edüp anınçün şehr-i Sivas ziyâretgâhında tahrîr olunup bir müfîd ü muhtasır kubbesi vardır. Şâhrâh üzre olmağ-ile ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır. Her sabâh üzerlerinde eczâ-yı şerîfe tilâvet olunur. Ezîn-cânib yine sadede rücû‘ edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b–78a ·
metinde göster ·
… rüp kırâ’at etdikde "Bre Evliyâm! Kudde Kethudâ'yı ve Defterdârı ve Mevkûfâtîyi
katl etdiler
" dedikde, "Belî efendim, katl etdiler", deyü cümle maktûlleri ve mağdûrları ve …
Bu şehirde paşa efendimize yetişüp Kaya Sultân'ın ve Hasan Çelebi'nin mektûbların verüp kırâ’at etdikde "Bre Evliyâm! Kudde Kethudâ'yı ve Defterdârı ve Mevkûfâtîyi katl etdiler" dedikde, "Belî efendim, katl etdiler", deyü cümle maktûlleri ve mağdûrları ve gaddârları bir bir takrîr edüp kaziyye-i ser-encâmlarımız nakl etdim. Netîce-i kelâm "Efendim, cesedün aşı gâfilin başı Kara Hasan Paşa iğvâsıyla İpşir'in size intikâmı var, gâfil mebâş, bir ayak evvel Kürdistân'a 192a düşüp bugünden gerü başına asker cem‘ edüp çokluk gâfil gezüp minâresi çok şehirlere girmeyelim." dedim. Hemân paşa on aded ağaların beşer kîse ile Engürü ve Kankırı ve Amasiyye ve Çorum ve Merzifon {şehirlerine ağalar} gönderüp sekban ve sarıca cem‘ine gitdiler ve sâ’ir vilâyetlerde sâkin olan paşa efendimiz çerağlarına âdemler gitdiler ve paşa efendimiz hakîre iki yüz guruş ve bir kılıç ve Gürcî gulâmı verüp cümle memlûklarımız sağ ve esen bulup yine haymemiz önünde atlarımız kayd [ü] bend etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 191b–192a ·
metinde göster ·
… e Kethudâ'yı ve Defterdârı ve Mevkûfâtîyi katl etdiler" dedikde, "Belî efendim,
katl etdiler
", deyü cümle maktûlleri ve mağdûrları ve gaddârları bir bir takrîr edüp kaziyye …
Bu şehirde paşa efendimize yetişüp Kaya Sultân'ın ve Hasan Çelebi'nin mektûbların verüp kırâ’at etdikde "Bre Evliyâm! Kudde Kethudâ'yı ve Defterdârı ve Mevkûfâtîyi katl etdiler" dedikde, "Belî efendim, katl etdiler", deyü cümle maktûlleri ve mağdûrları ve gaddârları bir bir takrîr edüp kaziyye-i ser-encâmlarımız nakl etdim. Netîce-i kelâm "Efendim, cesedün aşı gâfilin başı Kara Hasan Paşa iğvâsıyla İpşir'in size intikâmı var, gâfil mebâş, bir ayak evvel Kürdistân'a 192a düşüp bugünden gerü başına asker cem‘ edüp çokluk gâfil gezüp minâresi çok şehirlere girmeyelim." dedim. Hemân paşa on aded ağaların beşer kîse ile Engürü ve Kankırı ve Amasiyye ve Çorum ve Merzifon {şehirlerine ağalar} gönderüp sekban ve sarıca cem‘ine gitdiler ve sâ’ir vilâyetlerde sâkin olan paşa efendimiz çerağlarına âdemler gitdiler ve paşa efendimiz hakîre iki yüz guruş ve bir kılıç ve Gürcî gulâmı verüp cümle memlûklarımız sağ ve esen bulup yine haymemiz önünde atlarımız kayd [ü] bend etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 191b–192a ·
metinde göster ·
… nde Süleymâniyye'de sâkin bizim velîni‘metimiz Boşnak Defterdâr Mustafâ Paşa'yı
katl etdiler
ve Atmeydânı'nda ayaklarından çınar dırahtına salb etdiler. Ve Yeniçeri Ağası o …
Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Hâfız Ahmed Paşa'nın dahi dîvânda kul elinde pâre pâre katli ve Receb Paşa'nın sadâreti, ba‘dehû sene 1040 târîhinde Süleymâniyye'de sâkin bizim velîni‘metimiz Boşnak Defterdâr Mustafâ Paşa'yı katl etdiler ve Atmeydânı'nda ayaklarından çınar dırahtına salb etdiler. Ve Yeniçeri Ağası olan Hasan Halîfe ve Musâhib-i Murâd Hân Mûsâ Çelebi'yi katl edüp fevtine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 336a ·
metinde göster ·
… r senin yanında karındaşı Ziyâeddîn'imi katl eylediği hâtıriyçün şer‘ile anı da
katl etdiler
. Elhükmilillâh üç günde iki şehzâde-i âzâde-i cüvân-baht nâzenîn ciğer-pârelerd …
Ve mektûb-ı mahabbet uslûbunda eyle tahrîr etmişler kim, "Benim ömrüm karındaşım Evliyâ Efendi niçün havfa düşüp bir gecede böyle firâr etdiniz? Bilmez miydiniz kim Kürdistân hâli eyle olagelmişdir? İşte boyahâne ihsân etdiğimizin mahsûlünden cenâbınıza iki yüz guruş gönderdim. Allâh ile ahdim olsun. Nitekim bu Abdâl Hân-ı za‘îf [ü] nâ-tüvân hayâtdadır. Her sene ebvâb-ı mahsûlâtın size vâsıl ederiz. Hemân bizi ve merhûm yâr-ı gârın oğlum Ziyâeddîn'im merhûmı hayr du‘âdan unutmayasın. Hamd-i Hudâ cümle aşâ’ir [ü] kabâ’ilim kavm-i Kürdistân cem‘-i vefîr ile ‘Hânımızı katl edeni de yerine katl ederiz. Emr-i şer‘ Resûl-i mübînindir’ deyü gulû-yı âm edüp kana kan taleb edüp oğlum Nûruddehr senin yanında karındaşı Ziyâeddîn'imi katl eylediği hâtıriyçün şer‘ile anı da katl etdiler. Elhükmilillâh üç günde iki şehzâde-i âzâde-i cüvân-baht nâzenîn ciğer-pârelerden ayrıldım" deyü tahrîr etmiş, ammâ "Elhükmilillâh", "Elhamdülillâh" yerine idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15b ·
metinde göster ·
… in mi? Bire kaldırın şu hınzîrı" deyüp Kıbrıs'a nefy-i beled nâmıyla sürüp anda
katl etdiler
.
"Bire mel‘ûn, bu Eflâk ve Boğdan kelleleri nedir? Geçende sen dimedin mi ki ‘Melek Ahmed Paşa Eflâk ve Boğdan'a iftirâ eder. Eğer anlar âsî olurlarsa beni ibret-i âlem eyle’ dimedin mi? Bire kaldırın şu hınzîrı" deyüp Kıbrıs'a nefy-i beled nâmıyla sürüp anda katl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39a ·
metinde göster ·
… -ayn içre Tatar-ı adû-şikâr bu kâfirlere yetişüp birkaç binine tîr-i bârân edüp
katl etdiler
ve on bin mikdârı küffârları esîr-i bend-i zincîr etdiler. Ve gayri gâzîler kul …
Bu kerre hemân cümle Tatar atlanup oklarının demrenlerine birer yanmış kibrîtler bağlayup kal‘aya yürüyüş edüp şast ber-kabza tîr-i bârân etdiklerinde hemân şehir alev ber-alev olup yanmağa başlayınca hemân derûn-ı hisârdan küffâr şehrin kıblesi tarafındaki dağlara firâr edince tarfetü'l-ayn içre Tatar-ı adû-şikâr bu kâfirlere yetişüp birkaç binine tîr-i bârân edüp katl etdiler ve on bin mikdârı küffârları esîr-i bend-i zincîr etdiler. Ve gayri gâzîler kulağız kâfirinin dediği yerlerden şehre girdiler ve ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular kim ta‘bîr ü tavsîfden ârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127b ·
metinde göster ·
… silmedi, ammâ ibtidâ gün bu kal‘ada zahîre yağmâsiyçün çok yiğitler birbirlerin
katl etdiler
.
Sadrıa‘zam bu mahalde üç gün oturak fermân edüp üç günde dahi bu kal‘anın zahîresi zerre kadar eksilmedi, ammâ ibtidâ gün bu kal‘ada zahîre yağmâsiyçün çok yiğitler birbirlerin katl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… ssâb Cömerd köçekleri gibi bu kâtillerin dördün dahi kılıç ile kıyma kıyma edüp
katl etdiler
.
"Ağamız dâ’imâ mest-i müdâm olup her gece bizi if‘âl bâbı sîğasına çeküp bed-mest olduğundan cânımızdan ve başımızdan geçüp âhır-ı kâr gece katl edüp, firâr edüp bu Evliyâ Ağa bizi dutup bu mahalle getirdi. Emr şer‘in" deyüp dördünü dahi izn-i şer‘ile hakîrin gulâmları Kassâb Cömerd köçekleri gibi bu kâtillerin dördün dahi kılıç ile kıyma kıyma edüp katl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… iz demin Urla şehrine giderken harâmîler bizi basup azîm ceng etdik. Dörd âdemi
katl etdiler
. Ve hırsızlar sizi Zeytûn ovasında görüp firâr etdiler. Ben anlar ile kaçmayup …
"Vallâh biz demin Urla şehrine giderken harâmîler bizi basup azîm ceng etdik. Dörd âdemi katl etdiler. Ve hırsızlar sizi Zeytûn ovasında görüp firâr etdiler. Ben anlar ile kaçmayup havfimden bu ormana kaçdım. Ve hırsızlar kendülerden düşen iki âdemin leşlerinden ayân olmasun deyü başların kesüp bile götürdüler. Ve hırsızlar işte şu Karaburun ormanlarına girdiler. Hemân akîblerince yetişüp anları dahi kayd-bend edin. Yohsa ben bir garîbü'd-diyâr âdemim" deyüp gûnâ-gûn tenâkuz Y 51b cevâblar etdi. Hakîr etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51a–Y51b ·
metinde göster ·
"Öyle olsa yâ benim öte gün iki şehbâz oğlumu Silifke'de bâzâr yerinde atlarından yıkup müsellim ile Silifkeli Ramazân Ağa dedikleri kâfir iki dâğ pâresi oğullarımı pâre pâre edüp katl etdiler. Osmânoğlu benim öcümü alur mu?" dedi. Vâh edüp ağladı. Hemân hakîr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b ·
metinde göster ·
Hazret dahi Cenâb-ı Bârî'ye niyâz edüp murâdları üzre (---)(---)(---) deve köçeğiyle zâhir oldu. Ve otuz sene sahrâda otlayup cümle halk südün sağarlardı. Ve yine bir kimesne îmâna gelmeyüp Q 112b dişi deveyi katl etdiler. Ve köçeği bi-emrillâh tulû‘ etdüği kayaya girüp ra‘d-vâr gürledüğünden Cenâb-ı Bârî ol köçekden bir sayha-i sâ‘ika çıkardı kim her kim işitdi ise ol sayhadan zehreleri çâk ve cân ber-cehennemest dâr-ı karârları zîr-i hâk oldu. Nâka kayası demenin sebebi oldur. Cemî‘i kütüb-i tevârîhde bu hikâye tafsîlen tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270a ·
metinde göster ·
… lanan oldur kim mezhebinizde Arab râyihası vardır' deyü on ikisin Y 285b dahi
katl etdiler
. Ve ol P 119b gece anların üzerlerine nûr yağdı. Cümle İşpanya kavmi bu nûrul …
‘Besbelli siz Muhammedîlersiz ve sizin bu sözlerinizden anlanan oldur kim mezhebinizde Arab râyihası vardır' deyü on ikisin Y 285b dahi katl etdiler. Ve ol P 119b gece anların üzerlerine nûr yağdı. Cümle İşpanya kavmi bu nûrullâhı alâ-mele’i'n-nâs gördüler ammâ bu re’y-i bâtıllarına musırr olup, bize bu kadar mâl-ı hazîne verüp Papa mel‘ûnun beddu‘âsıyla başımız tobraya koyup üç yıldır bu işgâle mukayyed iken bir ay vardır Papanın bir mektûbları geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y285a–Y285b ·
metinde göster ·
… rler. Bu İncur'u sene 700 târîhinde kavm-i Moğol-ı gûl, gulû-yı âm edüp İncur'u
katl etdiler
. Bunlara Haydar İncur, Esed İncur derler. Andan,
Kavm-i Moğol'a pâdişâh idi. Moğol kavmi lisânı üzre pâdişâhlarına "İncur Ancur Ancur" derler. Memâlik-i Îrân-zemîn'de idi. Üç neferdirler. Bu İncur'u sene 700 târîhinde kavm-i Moğol-ı gûl, gulû-yı âm edüp İncur'u katl etdiler. Bunlara Haydar İncur, Esed İncur derler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24a ·
metinde göster ·
Derhâl serdâr-ı nâmdâr-ı maslahat-güzâr kehrîzin şehirden taşra çıkacak menfezin horâsânî-binâ ile sedd edüp âsitânenin şâfi‘î havuzunun suyun kehrîz yollarına koyverüp kuyuların sâkıye sığırlarına hay edüp sâkıye suyu ile kerîz yolları pür olup cümle eşkıyâ necâset içinde gark olmadan havf edüp birer birer ayak yolu deliklerinden baş gösterüp taşra çıkdıklarında necâset ile mülemma‘ mel‘ûnlara yapışmak mümkün değil, hemân taşra çıkanı boklu hınzîr gibi nobut ve balta ve kılıçlar ile depeleyerek üç yüz beş mel‘ûnu katl etdiler. Ammâ mel‘ûn Avâroğlu avret sûretine girüp mukaddem firâr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y288b ·
metinde göster ·
… line dek zemîne gömüp recm etdiler. Bahıl gibi taş da bulunmaz, hele ne hâl ile
katl etdiler
.
Ve bu şehirde sultân bir âdemi sengsâr edüp katl etdi. Müte’ehhil iken bir bâkirenin bikrin izâle etdiğiyçün beline dek zemîne gömüp recm etdiler. Bahıl gibi taş da bulunmaz, hele ne hâl ile katl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424b ·
metinde göster ·