… hil-i bahrde olan kurâ ve kasabâtları deverân edüp mücrim bulunursa ta‘zîr edüp
katle
mustehık ise katl edüp deryâya ilkâ eder. Tâ bu mertebe hâkim-i mutlakdır.
Ve On ikinci hâkim: Bostâncıbaşı'dır. Her şeb deryâ üzre sabâha dek cümle sâhil-i bahrde olan kurâ ve kasabâtları deverân edüp mücrim bulunursa ta‘zîr edüp katle mustehık ise katl edüp deryâya ilkâ eder. Tâ bu mertebe hâkim-i mutlakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
… endimiz Melek Ahmed Paşa'nın bir ferzend-i ahteri anda medfûndur. Ve hâlâ cümle
katle
müstahak olan âdemleri anın türbesi önünde katl ederler, ziyâretgâh-ı hâs [u] â …
Yüz yetmiş yaşında merhûm olup bizzât Mu‘âviye hazretleri meyyitin götürüp Şâm-ı Şerîf'de Paşa sarâyı'nın kapusu civârında defn edüp üzerine bir kubbe inşâ edüp Cellâd eş-Şeyh (---) dahi anda medfûndur. Ve efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın bir ferzend-i ahteri anda medfûndur. Ve hâlâ cümle katle müstahak olan âdemleri anın türbesi önünde katl ederler, ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b ·
metinde göster ·
… an tâ bu ceng mahalline gelince hân tarafından alınan kelle ve diller ve paşayı
katle
gelüp pârelenen deliler ve karavullarımız ile ceng edenler ile cümle-i cümele a …
Mukaddemâ bu cenge gelirken Ahlat kal‘asından tâ bu ceng mahalline gelince hân tarafından alınan kelle ve diller ve paşayı katle gelüp pârelenen deliler ve karavullarımız ile ceng edenler ile cümle-i cümele anlar da bin altmış âdem olmuşdur. Cem‘an iki bin yüz yigirmi beş âdemin hân tarafından râygân kelleleri gelmişdir. Dağlarda ve taşlarda kesilen ma‘lûmum değildir. Anların hisâbın hân askeri bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272b ·
metinde göster ·
Ertesi yevm-i erba‘a idi kim Cemâziyelevvel'in onunda fakîr Milkî Hatunı
katle
edüp cenâzesin kul haşerâtları çınara asup cümle avret yeri mekşûf olup hınnâlı …
Ertesi yevm-i erba‘a idi kim Cemâziyelevvel'in onunda fakîr Milkî Hatunı katle edüp cenâzesin kul haşerâtları çınara asup cümle avret yeri mekşûf olup hınnâlı parmaklarından kan revân olup ol gün acîb bî-hayâsızlık iş olup Milkî Hatun'un milk-i mâ-melekin ahz ü kabz edüp nora sifâline varınca fürûht etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 7a ·
metinde göster ·
… dar leşleri her gün arabalarla bir yerden bir yere nakl etmek ne belâdır" deyüp
katle
müstehak olan kimesnelerin her gün otakda kösler önünde kırk ellisin kesdikleri …
Âhir-i kâr "Bu kadar leşleri her gün arabalarla bir yerden bir yere nakl etmek ne belâdır" deyüp katle müstehak olan kimesnelerin her gün otakda kösler önünde kırk ellisin kesdiklerinden mâ‘adâsın fermân-ı pâdişâhîyle yetmişer, seksener ve yüzer aded âdemleri cümle huzûrunda söyledüp aslâ birin âzâd etmeyüp, işâret etdikde cellâdlar benî Âdem'i koyun sürüsü gibi ayaklarıyla sürü sürü sürüyerek, kimisi ağlaşarak, kimisi çağırarak cellâdlar Kavak iskelesine götürüp cümlesin sâhil-i deryâda ale't-tertîb dizüp cümlesin uryân edüp kimi hay ve kimi vay ve kimi kelime-i şahâdet getirüp, kimi "Vay anacığım", kimi "Vay babacığım" ve kimi "Vay oğulcuğum" deyü feryâd ü nâlân ederlerken cellâdlar iki başdan başlayup şak şak kılıç urarak çalarak kırarak iskele-i Kavak şecereleri şecere-i Vakvâk altı gibi cesed-i insân ile zeyn olup hûn-ı insân deryâya nehr-i Revân gibi cereyân ve revân ederdi, ammâ ne cür’etdir kim bu mahalde bir yiğit hemân ayağa kalkup eli duşakda kadanmış iken seğirdüp cellâdın birine bir depme niçe urduysa cellâdın bağırsakları taşra çıkup ayaklarına dolaşınca hemân ol yiğit gayrı cellâdlara hücûm etdi, ammâ ne çâre el kelepçede bağlı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 80b ·
metinde göster ·
… hod on yaşında saç sakal sâhibi olur. Sakalına ustura değiren gulâmı ve berberi
katle
berâber ibret-i âlem ederler.
Evvelâ bu diyârın ne mahbûbun ve ne mahbûbesin görmek olmayup hüsn-i bâ-kemâl bâ-cemâllerinin reng-i rûyları tahrîr olunmadı. Nisâ tâ’ifesi bu diyârda kapusundan taşra yalnız çıkamaz. Elbette beş on âdem bir hurme hâtûnu "Vahdehu lâ-şerîke leh" ile cebbâne seyrine götürüp anda defn ederler. Bir dahi evine girmezler. Avretlere bu ömr-i nâzenînlerinde büyük temâşâdır. Tâze gulâmları hod on yaşında saç sakal sâhibi olur. Sakalına ustura değiren gulâmı ve berberi katle berâber ibret-i âlem ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163a ·
metinde göster ·
… len âdem semiz olmağile kanı ve cânı çıkayazdı. Ammâ ikisi de çâpük birbirlerin
katle
azîmet etdiler.
Ol et yiyen kara kadîd-i mahz kanı ol kadar çıkmadı, ammâ bu yeni gelen âdem semiz olmağile kanı ve cânı çıkayazdı. Ammâ ikisi de çâpük birbirlerin katle azîmet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y420b ·
metinde göster ·