… eryâsın dolaşup Ahmed Ağa bî-mektûb paşaya gelüp nakl-i bi'l-masdar edince paşa
kav
u çakmak ile kibritli âteş-pâre olup ne dutuldu ve ne kapıldı ve derdine dibeli …
Ba‘de't-ta‘âm yine guzât-ı müslimîne fermân edüp 259b gülbâng-ı Muhammedî çekerek sadâ-yı Allah ile bir hây [u] hû ile Timur-ı bî-nûrun torpağın küfe ve tobra ve şilleler ile deryâya ilkâ ederlerdi. Bu hâl üzre Kürdistân'dan dahi ziyâde asker cem‘ olup ordu-yı İslâm deryâ olmada, ammâ Hakkarî Hânı kendüsü gelmeyüp Monlâ Muhammed Şatakî nâm kethudâsıyla altı bin Celüv askerin hizmet-i pâdişâhîye gönderdi ve girân-bahâ hedâyâları geldi, ammâ Mahmûdî beğlerinden Evliyâ Beğ ne kendi geldi ve ne imdâdı ve hedâyâsı geldi. Ve Bitlîs Hânı Abdâl Hân kezâlik bir şeyi ve bir haber-i âgâhı gelmediğinden paşa gâyet müte’ellim olup bir kerre Arganalı Ahmed Ağa ile hâna muhabbetnâmeler yazup nâme hâna vusûl buldukda kırâ’at edüp "Van'dan bizim atımız su içmez." deyü cevâb edüp varan âdeme "Necâtiyye sûret yok şeklin edüp ağa-yı mezbûr dahi bî-mektûb Bitlîs'den Kuskunkıran üzre iki gün iki gice Van deryâsın dolaşup Ahmed Ağa bî-mektûb paşaya gelüp nakl-i bi'l-masdar edince paşa kav u çakmak ile kibritli âteş-pâre olup ne dutuldu ve ne kapıldı ve derdine dibelik derd katıldı. Hikmet-i Hudâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 259a–259b ·
metinde göster ·
… öner, ammâ hikmet-i Hudâ bu Manyas gölünde hâsıl olur bir gûne pembe kökü-misâl
kav
biter. Su içinden koparup çakmak taşı üzre koyup çakmak demiriyle ursan bi-emr- …
İbret-nümâ-yı sırr-ı garîbe vü acîbe: Bir sırr-ı İlahîdir kim bu kâra akıllar çâk âdetullâh eyledir kim su âteşin zıddıdır. Âteş üzre su döksen âteş söner, ammâ hikmet-i Hudâ bu Manyas gölünde hâsıl olur bir gûne pembe kökü-misâl kav biter. Su içinden koparup çakmak taşı üzre koyup çakmak demiriyle ursan bi-emr-i Hayy-ı Kadîr sudan çıkmış yaş şeyden âteş zâhir olup tütün yakmağa ve her şey’e istîmâl olunur, ammâ mezkûr kavı kurudup çaksan âteş dutmaz. Meşhûr-ı âfâk bir gûne kavdır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 88b ·
metinde göster ·
ve çakmak ve kibrît ve çıra vardır. Hemân tüfeng çarhı gibi çakınca çıra yanup …
San‘at-ı dîğer: Bir gûne kutucuk içinde kav ve çakmak ve kibrît ve çıra vardır. Hemân tüfeng çarhı gibi çakınca çıra yanup alev ber-alev olup dağları ihrâk eder, ehl-i sefere lâzımlı şeydir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57b ·
metinde göster ·
… Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, gâyet âlî burund[ur] kim
Kav
Sansi burnu derler. Mağribden gelen gemiler ol burnu seçüp Kefalonya'dır derler …
Ve mezkûr Kefalonya adası dağlı ve taşlı ve bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulu ve ni‘metleri vâfir ve berekâtları mütekâsir bir vâsi‘ adadır. Hattâ deryâdan biz gelirken bu adanın alâmeti oldur kim günbatısı tarafları gâyet yüksek dağlardır. Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, gâyet âlî burund[ur] kim Kav Sansi burnu derler. Mağribden gelen gemiler ol burnu seçüp Kefalonya'dır derler, ammâ bu burunda bir taş vardır, gemilere andan ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
Galo ya‘nî Horos burnu nâm burun sudan beş mîl mikdârı deryâdan ada gibi göster …
Ammâ mezkûr sudan Kav Galo ya‘nî Horos burnu nâm burun sudan beş mîl mikdârı deryâdan ada gibi gösterir ammâ karaya muttasıldır. Ol Kav Galo burnundan keştîbânlar hazer edeler. Ve bu Koron limanından Moton kal‘ası limanına varınca on sekiz mîl olup gün batısı üzre gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
… un sudan beş mîl mikdârı deryâdan ada gibi gösterir ammâ karaya muttasıldır. Ol
Kav
Galo burnundan keştîbânlar hazer edeler. Ve bu Koron limanından Moton kal‘ası l …
Ammâ mezkûr sudan Kav Galo ya‘nî Horos burnu nâm burun sudan beş mîl mikdârı deryâdan ada gibi gösterir ammâ karaya muttasıldır. Ol Kav Galo burnundan keştîbânlar hazer edeler. Ve bu Koron limanından Moton kal‘ası limanına varınca on sekiz mîl olup gün batısı üzre gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
Maloya derler. Bu burunda bir kenîse vardır. İsmine Frengler Kav (San) Sanangel …
Ana kefereler lisânınca Kav Maloya derler. Bu burunda bir kenîse vardır. İsmine Frengler Kav (San) Sanangelo derler. Biz dahi cümle gemilerle ol burunu geçüp gün doğusu rûzgârıyla orsa orsa giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283a ·
metinde göster ·
… eler lisânınca Kav Maloya derler. Bu burunda bir kenîse vardır. İsmine Frengler
Kav
(San) Sanangelo derler. Biz dahi cümle gemilerle ol burunu geçüp gün doğusu rûz …
Ana kefereler lisânınca Kav Maloya derler. Bu burunda bir kenîse vardır. İsmine Frengler Kav (San) Sanangelo derler. Biz dahi cümle gemilerle ol burunu geçüp gün doğusu rûzgârıyla orsa orsa giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283a ·
metinde göster ·
gibi taşları niçe yıl rûy-ı deryâda sekiz rûzgârda pâre pâre şinâverlik edüp ta …
Ammâ hikmet-i Hudâ ne gûne yanmış taş idi kim hammâm kubbesi kadar taşları bir ma‘sûm-ı nâ-resîde götürmeğe kâdir olup beyâz pembe-misâl göz göz taşlar rûy-ı deryâda şinâverlik edüp aslâ deryâya batmayup tâ kûh-ı Kâf'a ve Bahr-i Zulumât'a varmış kav gibi taşları niçe yıl rûy-ı deryâda sekiz rûzgârda pâre pâre şinâverlik edüp taşlar gezerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
… ı ederlerdi. Sünger gibi göz göz bir gûne suya batmaz hafîf taşlar idi kim gûyâ
kav
idi. Hakîkatü'l-hâl bir değirmen taşı kadar bir taş parçasın beş yaşında bir oğ …
Hattâ İslâmbol limanına niçe bin hammâm kubbesi kadar taşlar deryâ üzre şinâverlik ederek gelüp niçe yüz bin taşları pâre pâre edüp hammâmlarda ayak taşı ederlerdi. Sünger gibi göz göz bir gûne suya batmaz hafîf taşlar idi kim gûyâ kav idi. Hakîkatü'l-hâl bir değirmen taşı kadar bir taş parçasın beş yaşında bir oğlan kaldırır idi. Bir garîb temâşâ-yı sun‘-ı Hudâ idi kim bu adanın âteşi şiddetinden yanına on mîl alarka gemiler varsa yelkenleri münharık olurdu. El-uhdet ale’r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
yakup tancereleri gayri taşlar üzre koyup ba‘zı hâr [u] hâşâk ile alev zâhir ol …
Hakîr i‘timâd etmedim. Ba‘dehu kav yakup tancereleri gayri taşlar üzre koyup ba‘zı hâr [u] hâşâk ile alev zâhir olup mezkûr taşlara tancere altına kodukda alev-ber-alev olup neft u katrân-misâl yanardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y234a ·
metinde göster ·