İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kavak

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
94
isabet
80 cümle/beyitte
34,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9438,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 94

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kavak” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 2b 137. Karadeniz Boğazı kal‘aları binâsı ve Anatolu Kavak kal‘ası binâsı.
EÇS I 2b 137. Kasaba-i müzeyyen-i Kavak ve kal‘a-i kulle-i Yoroz.
EÇS I 8b–9a … radeniz nihâyet bulduğu mahalde Yoroz nâm bıtrîk-ı kıssîs Yoroz kal‘ası ki hâlâ Kavak nâm kasabanın ensesinde Yoroz nâmıyla meşhûr kal‘a-i ma‘mûredir, anı binâ etdi.
EÇS I 97a Bîçârelere Kavak hammâmı.
EÇS I 138a Ve bu derede olan sun‘-ı Hudâ-yı Bîçûn çınâr ve kavak ve servi ve bîd-i sernigûn ve sâ’ir eşcâr-ı azîmler var kim her biri evc-i semâ …
EÇS I 138b–139a Ve bu kal‘anın cenûb tarafında (---) adım ba‘îd kasaba-i Kavak leb-i deryâda bir liman-ı azîmin sâhilinde sekiz yüz hâneli bâğ-ı İremli serâpâ …
EÇS I 139a Ve bu Yoroz kal‘asından aşağı Kavak kasabası beş bin adımdır.
EÇS I 144b Hamd-i Hudâ İslâmbol'un Anatolu tarafında olan Kavak boğazından berü bu mahalle gelince tokuz pâre kasabât şehirlerin ve bâğ u bâğçe …
EÇS I 145a Bu nehrin iki cânibi niçe bin çınâr ve kavak ve bîd-i sernigûnlar ile müzeyyen bir çemenzâr vâdîdir kim giyâhâtında tirfil v …
EÇS I 202b … e ve Beşiktaş'da ve Rûmeli Hisârı'nda ve Yeniköy'de ve Rûmeli Yenihisârı'nda ve Kavak Yenihisârı'nda ve Beğkoz'da ve Anatolu Hisârı'nda ve Üsküdar'da ve Kızkullesi'n …
EÇS II 245a Menzil-i kal‘a-i Kavak : Bu dahi cild-i evvelde mevsûfdur. Kavağın Sultâniye kal‘asın sene (---) târîhi …
EÇS II 245a … ârîhinde Fâtîh-i Bağdâd Murâd Hân binâ etdüğü dahi cild-i evvelde memdûhdur. Bu Kavak kasabasında bir gün meks edüp cümle yolcular ve cümle Ömerpaşalılar gelüp vakt- …
EÇS II 251a … ymân Beğ: Hâtûniyye Câmi‘inin garbındadır. Bu iki câmi‘in mâbeyni bir mildir ve Kavak Meydânı'nda binâ olunmuş cemâ‘at-i kesîreli câmi‘-i Süleymân Beğ'dir. Bir minâr …
EÇS II 253b … Tarabefzûn : Cümle (---) aded teferrücgâhdır. Evvelâ Zağanos kapusundan taşrada Kavak meydânı, cümle paşalar ta‘tîl günleri askeriyle ol fezâda silâhşorluk edüp ciri …
EÇS II 255b … Ammâ meneksile ta‘bîr etdükleri gemiler nehr-i Çoruğ kenarında hâsıl olan kaba kavak ağacından gemilerdir kim üç pâre tahtadandır. Bir tahtası tekne-misâl altındadı …
EÇS II 288b … ammâ gayrı meyve aslâ olmaz. Lâkin mesîregâhlarında ve gül bâğlarında dıraht-ı kavak ve bîd-i sernigûnları firâvândır. Gayrı eşcâr-ı müsmirrâtı olmaz. Kışı katı old …
EÇS II 334b … rûy-i arzda üç kelle postu urup ol teng mahalde üç kerre üç silâh icrâ etmek ve Kavak meydânında altun topa ok ve kurşum atmak ve urmak, tutmak ve kapmak ve asmak ve …
EÇS II 345a … mahalledir. Evvelâ Beğ mahallesi ve Güller mahallesi ve Yeni Câmi‘ mahallesi ve Kavak mahallesi ve Tekye mahallesi ve Şehre Küsdü mahallesi ve Yarımca mahallesi ve D …
EÇS III 81a–81b … en fark olunmaz. Ve bu şehrin cânib-i garbında olan dağlar üzre bâğlardır. Kuru Kavak yaylası derler bir âb-ı hayât suyu var. Hevâsı dahi gâyet latîf u hoş hevâ bir …
EÇS III 130a … ı Tîh [ü] vâdî-i Heyhât'dır. Zîrâ bu Çalıkkavak'da olan çınar ve çam ve mişe ve kavak bir diyarda yokdur. Cümle şecere-i ibret-nümâları evc-i âsumâna ser çeküp ol dı …
EÇS III 130a … fâ berekâtıyla Allah'a sığınup girişirler. Küffârın bir kaçı cân havliyle ba‘zı kavak dırahtlarının ardına pinhân olup ol fetâlar kavaklara kılıç urdukça hem kavağı …
EÇS III 130a … erin alup sâlimîn ü gânimîn sıla-i rahmlerine giderler. Hâlâ ol yedi aded çalık kavak şâhrâh üzre durur. Ve kırk aded küffâr leşi ol mahalde maşadlıkdır. Ol sebeb il …
EÇS III 141b … bir ormandır. Evc-i âsumâna kadd-i bâlâ çekmiş serâmed dıraht-ı çınar, mişe ve kavak ve ar‘ar vardır. Misli meğer Bosna diyârında Revâne dağlarında ve Çemirne yayla …
EÇS III 154a–154b … eştâ verilüp yine Resûlü's-sakaleyn'i Selîm-i Sânî vâkı‘asında görüp "Câmi‘i şu Kavak meydânında binâ eyle!" deyü câmi‘in esâsını ve vaz‘-ı kıblesini bizzât Hazret-i …
EÇS III 158b … şîrâzîden veyâ âsmânişinden veyâ sarmadan veyâ kesmeden veya ters kepçeden veya kavak dikmeden veyâ taşlamadan veyâ Cezâyir sarmasından veyâ karakuşdan veyâ hevâlama …
EÇS III 160b Evvelâ Sultân Selîm câmi‘i kurbunda Kavak meydânı nâm mahalde binâ olunan,
EÇS III 160b–161a … râchâne cisrine varınca evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı bîd ü çınar u servî ve kavak u karaağaç ile zeyn olmuş bir mişezâr-ı gül‘ızârdır. Bu hıyâbân içre ecnâs-ı ma …
EÇS III 171b … inde bir çemenzâr sahrâya nâzır bir mürtefi‘ zemînde dıraht-ı servî ve çınar ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirrât-ı gûnâ-gûn ile kuyâğ-ı hıyâbân ol …
EÇS IV 216b … ızda cümle asâkir-i Ervâm âlem-i hayretde kaldılar. Sahrâ-yı Tilhovar şecere ve kavak altı gibi benî Âdem'in leşi ile mâl-â-mâl olup kimisi dünîme olmuş, kimisi mecr …
EÇS IV 286b … da olur Aşağı Rabâtı bir dere küncinde beş yüz hâneli câ-be-câ bâğ u bâğçeli ve kavak ağaçlı rabâtdır. Bir câmi‘i ve bir hânı ve bir kesîf hammâmı ve on mikdârı dükk …
EÇS IV 287a–287b … Berdük nehri kenârında olan çemenzâristân içre niçe bin serâmed ve kadd-i kâmet kavak ağaçları var kim her biri ayyûka ser çekmişdir.
EÇS IV 287b … le eşcârâtına su yürümeğe başladıkda bu şehir sıbyânları bir yere cem‘ olup her kavak ağacına sağîr ü kebîr yetmişer ve seksener ve yüzer mikdârı gulâmlar bu kavakla …
EÇS IV 287b … ârı gulâmlar bu kavaklara tırmaşup çıkdıkça tâ zirve-i a‘lâlarına vardıklarında kavak ağacının tahammülü olmayup bâr-ı sakîlden hemân ağaçlar Birecik yayı gibi eğilü …
EÇS IV 287b … en hemân ağaçlar Birecik yayı gibi eğilüp ser-nigûn olurken cümle ciğer-kûşeler kavak ağacının dallarına yarasa kuşu gibi sarılup kavak ağacının evc-i âsumâna çıkmış …
EÇS IV 287b … n olurken cümle ciğer-kûşeler kavak ağacının dallarına yarasa kuşu gibi sarılup kavak ağacının evc-i âsumâna çıkmış ucu oğlanların ağırlığından tâ yere düşüp yatar. …
EÇS IV 287b … erre nâresîde tıflânlar birer birer dallardan kendülerin yere atarlar. Bu kerre kavak ağacının yükü hafîf olup ağaç üzre ancak kırk elli oğlan kalır, ammâ zehredâr o …
EÇS IV 287b Hemân bir uğra ağaçdan aşağı on aded oğlan kendüyi atınca, hemân fakîr kavak , bâr-ı sakîlden halâs olup bir kerre kırk elli aded uşak ile {kavak} gürleyüp y …
EÇS IV 287b … hemân fakîr kavak, bâr-ı sakîlden halâs olup bir kerre kırk elli aded uşak ile {kavak} gürleyüp yerden kalkup tâ öbür tarafda yere eğilüp bir derîce kadar fakîr kavak …
EÇS IV 287b … avak} gürleyüp yerden kalkup tâ öbür tarafda yere eğilüp bir derîce kadar fakîr kavak kâh sağa ve kâh sola yatup kalkup sallana sallana ber karâr olur. Ammâ bu mahal …
EÇS IV 287b … l urup birbirine bu gûne şakalar ederler. Ammâ garâbet bundadır kim bir diyârın kavak ağaçları iki tarafına böyle eğilmek ihtimâli yokdur.
EÇS IV 289a … l‘anın cenûbî taşrasında nehr-i Davdan kenârında üç yüz aded bâğlı u bâğçeli ve kavak ağaçlı rabât-ı ma‘mûredir kim cümle hâk-i amber-pâk ile mestûr bir kasaba-i sağ …
EÇS V 55b Ba‘dehû Sultân Murâd-ı Râbi‘ Karadeniz boğazının iç yüzünde Kavak kal‘asın ve mukâbelesinde Yoroz kal‘asın binâ edüp ol sene bu Özü kal‘aları ve …
EÇS V 80b … i ayaklarıyla sürü sürü sürüyerek, kimisi ağlaşarak, kimisi çağırarak cellâdlar Kavak iskelesine götürüp cümlesin sâhil-i deryâda ale't-tertîb dizüp cümlesin uryân e …
EÇS V 80b … ken cellâdlar iki başdan başlayup şak şak kılıç urarak çalarak kırarak iskele-i Kavak şecereleri şecere-i Vakvâk altı gibi cesed-i insân ile zeyn olup hûn-ı insân de …
EÇS V 80b … atl edüp, hakîr ol yiğidin leşin çıkardup bir kenârda defn etdirdim. Hâlâ kabri Kavak iskelesi kurbunda ma‘lûmdur ve sâ’ir leşleri cümle bostâncılar deryâya dökerler …
EÇS V 97b Menzil-i karye-i Kavak
EÇS V 97b … r kal‘alar imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Hattâ selef kralları bu Kavak nâm köy mahallinden kesüp Akdeniz'i Enez körfezine karışdırmağa sa‘y [u] ihtimâ …
EÇS V 97b … mahall-i ma‘hûdelerin âsârı aşikâredir. Eğer eylece olsa Gelibolu ve Bolayır ve Kavak ve kal‘a-i Ekşimil ve gayrı büleyde ve kılâ‘lar bu cezîrede kalmış olurdu, ammâ …
EÇS V 97b … ve Dimetoka ve Malkara şehirlerine küffâr gemileri gelmesi karîb olur" deyü bu Kavak boğazın kesmeden ferâgat etmişler. Hakkâ ki re’y [ü] tedbîr etmişler. Andan kar …
EÇS V 97b … zın kesmeden ferâgat etmişler. Hakkâ ki re’y [ü] tedbîr etmişler. Andan karye-i Kavak kurbunda,