… gayr-ı müslim Dürzî beğleri vardır kim her biri birer mezâhibe hizmet eder dâll
kavimlerdir
.
[Sancakları bunlardır]: Livâ-i Hamâ ve Hıms ve Selmiyye ve Cebeliyye ve Lâtikıyye ve Hasan-âbâd. Ve dağlar içre kırk aded gayr-ı müslim Dürzî beğleri vardır kim her biri birer mezâhibe hizmet eder dâll kavimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… Hân'a arz olundu. Ganem-keşân, sığır-keşân pîrleri nâ-ma‘lûmdur, sonradan ihdâs
kavimlerdir
.
Nefs-i İslâmbol içre üç kerre yüz bin sığır kurbân olduğu Gümrük Emîni Alî Ağa'nın ve Pasdırma Nâ’ibi Hüseyin Efendi'nin arzıyla Murâd Hân'a arz olundu. Ganem-keşân, sığır-keşân pîrleri nâ-ma‘lûmdur, sonradan ihdâs kavimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b ·
metinde göster ·
… ıkarır şeklinde ubûr ederken bezircilerin üstleri başları yağlı ve pis ü pesnîd
kavimlerdir
kim esbâbları yağdan mücellâ olmuşdur. Bunlar dahi temâşâcıları ve tâze oğlanla …
Bunlar dahi arabalar üzre cendireli değirmenler içre kenevir tohumundan beziryağı çıkarır şeklinde ubûr ederken bezircilerin üstleri başları yağlı ve pis ü pesnîd kavimlerdir kim esbâbları yağdan mücellâ olmuşdur. Bunlar dahi temâşâcıları ve tâze oğlanları yağlayarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 179b ·
metinde göster ·
… alay çakkal u bakkal ve muhtekir sarraç ve gazzâz ve bezzâz ve cemmâl u hammâl
kavimlerdir
. Bunlar ölüm erleri değillerdir. Her biri İsmihân ü Ümmühân ve Gülistân u Bostâ …
Bu hâlde iken paşa buyurdular kim "Ayâ bizden bir âkıl u hamûl u halûk kimesne kim var kim bu tâ’ife-i mütemerridîn huzûrumuzda sizden râzı olduk, deyü tesellî-i hâtırla gitdiler. Ayâ aslı ne ola, bundan kim haber getirebilir" dedikde cânib-i erba‘asına bir hayli nigerân edüp aslâ bir merd-i meydân gelüp, sultânım fermânınız olursa ben giderim, demediler. Hemân Kudde Mehemmed Kethüdâ eydür "Sultânım, bu eşirrâ-yı ecnâs def‘ine çâre budur kim bunlar bir alay çakkal u bakkal ve muhtekir sarraç ve gazzâz ve bezzâz ve cemmâl u hammâl kavimlerdir. Bunlar ölüm erleri değillerdir. Her biri İsmihân ü Ümmühân ve Gülistân u Bostân ve Râbi‘a vü Fâtıma'sından geçmezler. Bu bizim sarâyda hâlâ bin yedi yüz harc alır ağavât ve karakollukçu vardır ve karşu hânımızda Daşnık Mirza ve Hanifi Halîfe cengin görmüş ve Diyârbekir'de Sincâr dağında Saçlı Kürdü kırdığımız cengleri görmüş üç bin ceng eri 103a Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve Kürd ve Arnavud yiğitlerimiz var. Ve yüz elli baltacı tüfeng-endâz var ve kâmil câna başa kalmaz dörd yüz iç ağaları var. Cümle altı bin aded asker olur. İbtidâ tenbîh edelim. Ayasofya kapusun sedd etsinler. Andan bostâncıbaşıya haber edelim, Servikapusu içre bostâncılar silâhlarıyla hâzır-bâş olsunlar. Hemân biz sarây kapusun açup üç bin atlı ve piyâde Bâb-ı hümâyûna doğru üç bin yiğit dahi Cebehâne yoluna çıkup bu halkın ardın alup Ayasofya kapusu kapanmış üç askerin ortasında kalan bakkâl ve çakkal gidilerini ortaya alup eyle kılıç uralım kim Tabanıyassı Mehemmed Paşa Haleb'de askere urmamış ola. Bu tarafa kaçanları muhzır ağa yoldaşları ve hânda olan âdemlerimiz kurşuma dutsunlar. Bir zamân dâsitân-ı dûstân söylene. Hemân sultânım, cümle tevâbi‘ât [u] levâhıkâta cebehâne verelim. Cebel-i Sincâr'dan ganâyim aldığımız bin mikdârı mükemmel tüfengimiz vardır. Ve tîr [ü] kemân hadden efzûndur" deyü bu gûne cenge tergîb edecek yollar gösterüp herkes cenge âmâde iken ayâ görelim dahi ne zuhûr eder, deyü müterakkıb iken Koskafurûnlu Muhzır Ağa tebdîl-i câme olup aşağı baltacıların Harem kapusundan taşra firâr etdiği haberi paşaya gelüp paşa hayli müte’ellim olup bed-du‘â edüp "iflâh olmasın" buyurdular. Yine Bâb-ı hümâyûn önünde dahi ziyâde sadâ-yı Allah Allah evce peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102b–103a ·
metinde göster ·
… r. Şeb [u] rûz ellerinde kalkanları ve bellerinde hançer ü şemşîrleri ile âmâde
kavimlerdir
ve bunların içine bir gayrı mezhebden âdem giremez. Kal‘a içre bir Yahûdî ve Ac …
Asla latîfe ve mezâk u rîş-hand ve hîle vü hud‘a bilmez âdemlerdir kim her biri birer kağan arslan gibi on Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı nâ-tıraşa karşu varup savaş ederler. Ve birbirlerine âşıkâne ve sâdıkâne görüşürler. Cümle garîb-dost ve muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir. Şeb [u] rûz ellerinde kalkanları ve bellerinde hançer ü şemşîrleri ile âmâde kavimlerdir ve bunların içine bir gayrı mezhebden âdem giremez. Kal‘a içre bir Yahûdî ve Acem girse emân vermeyüp katl ederler. Cümle Hanefiyyü'l-mezheb mü’min ü muvahhid ve mu‘tekid ü pâk-mezheb, gıll u gışdan berî ve ceng eri âdemlerdir ve cümlesi Ebâbekir himâyesinde olmak ile Hazret-i Ebâbekir'in tarîk-ı Hâcegân-ı Nakşıbendiyye'si fukarâlarıdır. Tevhîd u tezkîrlerin görüp istimâ‘ eden âşıkânlar hayrân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 256a ·
metinde göster ·
… kuzu bir Tatar kavminde yokdur. Ve esîrleri dahi gâyet çokdur. Gâyet ağniyâ bay
kavimlerdir
. Ve bu Çoban kal‘asının kıblesi cânibindeki handakı içre nehr-i Pisibaysı cerey …
Ve kal‘adan taşra varoşu cümle iki yüz kadan keçeden oba evlerdir. Ve bu Çobaneli kavminde olan hayvânât ve sığır ve sıpa ve at ve koyun ve kuzu bir Tatar kavminde yokdur. Ve esîrleri dahi gâyet çokdur. Gâyet ağniyâ bay kavimlerdir. Ve bu Çoban kal‘asının kıblesi cânibindeki handakı içre nehr-i Pisibaysı cereyân eder. İbtidâ-i tulû‘u yine Şağake dağlarından hurûc edüp Adahon boğazı önünde Karadeniz'e mahlût olur âb-ı hayât küçük sudur. Atlar ile geçilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147a ·
metinde göster ·
… ı cümle Abaza'nın Sadşe kavmi vilâyetidir. Ve bunlar cümle 154b ehl-i sanâyi‘
kavimlerdir
. Derzileri nâzik sıkma sık nigendeli ve yakalı hil‘atler dikerler kim insânın v …
Bu kavmin sâ’ir Çerkezlere muğâyir mezhebleri olduğundan Çerkes kavmi bu Takaku aşîretine "Çufud kavmidir" derler. Anıniçün bunların mâllarına ve rızklarına bir kavm-i Çerkes yapışmazlar ve köylerin urup esîr etmezler. Ol kadar hayvânât ve evlâdları çokdur kim mâlları dağları ve taşları dutmuşdur. Hattâ dağlarının cenûb tarafı ardı cümle Abaza'nın Sadşe kavmi vilâyetidir. Ve bunlar cümle 154b ehl-i sanâyi‘ kavimlerdir. Derzileri nâzik sıkma sık nigendeli ve yakalı hil‘atler dikerler kim insânın vücûduna münâsib diker üstâd-ı kâmil derzileri ve demircileri var. Beğlerinin ismi (---)(---)ndir. Hakîre elli çift zerdeva derisi ve elli çift yaban kedisi derisi verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a–154b ·
metinde göster ·
… all başsız ve buğsuz âdemlerdir kim ceng-âver askeri değil bir alay ehl-i hıref
kavimlerdir
. Ancak her kabaklarında birer ikişer hasîb ü nesîb Takaku âdemleri vardır, ya‘n …
Bu kabîle dahi Mekke ve Medîne'den gelen Serâkeys'in evlâdlarındandırlar. Bunlar dahi Abaza dağları dibinde gâyetü'l-gâye sarp dağlar ve hıyâbân ormanlar içinde sâkin olur on binden ekall başsız ve buğsuz âdemlerdir kim ceng-âver askeri değil bir alay ehl-i hıref kavimlerdir. Ancak her kabaklarında birer ikişer hasîb ü nesîb Takaku âdemleri vardır, ya‘nî papasları var hâkimleridir, ammâ yine kitâbî olmayup bir mezhebden değiller.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b ·
metinde göster ·
… e ceng-âver atlı ve yaya askere mâlikdir kim gâyet tüvânâ ve yarar ve bahâdırân
kavimlerdir
. Ve bu pişkövün iki yanı taşlı gayyâ-misâl Bâğçesarây gibi bir vâsi‘ kayalı der …
Pişköv-i azîm Besnibay: Beği bunda sâkindir. İsmi (---) ve cümle beş bin aded güzîde ceng-âver atlı ve yaya askere mâlikdir kim gâyet tüvânâ ve yarar ve bahâdırân kavimlerdir. Ve bu pişkövün iki yanı taşlı gayyâ-misâl Bâğçesarây gibi bir vâsi‘ kayalı dere içine vâki‘ olup bu derenin iki başlarında biner evli ma‘mûr pişkövdür. 156a Şehir denilse sezâdır. Ve bu Besni kavmi tâ vilâyet-i Çîn ü Fağfûr ve Maskov diyârından sökün edüp gelen Kalmık derdinden böyle sarp kayalı dere içinde vatan edinüp kalmışlardır. Hattâ cemî‘i zamânda bu kavmin ceng [ü] cidâlleri Kalmık kavmiyledir. Hân'a bunlar azîm hedâyâlar ve mahbûb u mahbûbe kızlar ve oğlanlar hedâyâlar verdiler, zîrâ bunlar Hân ile ehli ve vâlideleri tarafından akrabâlardır. Bunda beş gün zevk u safâlar edüp cümle ehl-i sanâyi‘lerin seyr [ü] temâşâ edüp andan cânib-i şarka 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b–156a ·
metinde göster ·
. Bu kavm-i Dağıstân dahi yedi kavimdir kim lisânları birbirlerine muğâyir akvâm …
Ve hâlâ vilâyet-i Acem ile bu kûh-ı Elburz mâbeyninde vilâyet-i Dağıstân pâdişâhı var kim kûh-ı Elburz dâmenlerinde yedi sancak bir ülke-i Dağıstân'dır. Pâdişâhlarına Şamhal Hân derler. Başka hutbe sâhibi pâdişâhdır, ammâ sikke sâhibi değildir, ammâ Şâfi‘iyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid kavimlerdir. Bu kavm-i Dağıstân dahi yedi kavimdir kim lisânları birbirlerine muğâyir akvâmlardır. İnşâallâh mahalleriyle îrâd olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159b ·
metinde göster ·
… est ve gâv-perest ve fîl-perest ve şems-perest ve kamer-perest ve dıraht-perest
kavimlerdir
. Yine Cenâb-ı Bârî'ye ikrârları vardır. Eğer tevârihâtda tahrîr olunan üzre tah …
Pâdişâhları Muntan'dır. Yine Hind pâdişâhına tâbi‘dir. Hâlâ da devletleri mümteddir. Ve cümle kavmi âteş-perest ve gâv-perest ve fîl-perest ve şems-perest ve kamer-perest ve dıraht-perest kavimlerdir. Yine Cenâb-ı Bârî'ye ikrârları vardır. Eğer tevârihâtda tahrîr olunan üzre tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Ve hakîr ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl eylemediğim şey’i tahrîr Q 168a etmek mu‘tâdım değildir, ammâ iktizâ hasebiyle P 165b tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24a ·
metinde göster ·
… vmi tamâm olmuşdur. Hakkâ ki mahbûb u mahbûbesi ve nâmdâr yiğitleri olur, şecî‘
kavimlerdir
. Asılları yine Arabdır. Bu diyârlar Hazret-i Ömer hilâfetinde Ciniviz küffârı e …
Bu mahalde dahi Abaza'nın on iki kavmi tamâm olmuşdur. Hakkâ ki mahbûb u mahbûbesi ve nâmdâr yiğitleri olur, şecî‘ kavimlerdir. Asılları yine Arabdır. Bu diyârlar Hazret-i Ömer hilâfetinde Ciniviz küffârı elinde idi. Bunlar Arabistân'dan isyân edüp Ciniviz'e gelüp ilticâ edüp bu diyârda sâkin olup Abaza lisânı peydâ etdiler. Ammâ bu Abaza'nın dağlar içinde on iki aşîreti dahi var, ammâ anları seyâhat etmedik, ammâ isimlerin istimâ‘ edüp âdemleriyle ihtilât etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y37b ·
metinde göster ·
… risi ve âbinûş ağacı ve zebâd misilli hedâyâlar getirirler. Nîl kenârında sâkin
kavimlerdir
, ammâ bu vilâyetlerde Nîl'in sâhili ol kadar amâr değildir, zîrâ bir alay oğuz …
Ve bu Fûncistân pâdişâhı Mâlikî-mezheb pâdişâh olmağile Mısır'da Şeyh Bekrî'nin mu‘tekididir, anlara dâ’imâ âdemleri gidüp gelmededirler. Ol takrîb ile Mısır paşasına dahi elçileri ile fîl derisinden kalkanlar ve fîl dişi ve gergerdân boynuzu ve keler derisi ve âbinûş ağacı ve zebâd misilli hedâyâlar getirirler. Nîl kenârında sâkin kavimlerdir, ammâ bu vilâyetlerde Nîl'in sâhili ol kadar amâr değildir, zîrâ bir alay oğuz akvâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b ·
metinde göster ·