… îhe ol himâra tapdıklarından lisân-ı Acemde bu şehre dâr-ı Har-pût dediler. Bir
kavlde
yine lisân-ı Acem üzre havâriyyûna sâyedâr olmuş bir dikenli söğüd dırahtı var …
Bi-kavl-i Târîh-i Mığdîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında Buhtu'n-nasr binâsıdır. Ba‘dehû Hazret-i isâ âsumâna urûc edince himâr-ı İsâ kalup havâriyyûnları ve ümmetleri himâr-ı İsâ'yı bu Harput çerâgâhına koyup tâ Hazret-i Risâlet-penâhın zamân-ı sa‘âdetlerinde himâr hayâtda olup cümle millet-i Mesîhe ol himâra tapdıklarından lisân-ı Acemde bu şehre dâr-ı Har-pût dediler. Bir kavlde yine lisân-ı Acem üzre havâriyyûna sâyedâr olmuş bir dikenli söğüd dırahtı var idi. Anın içün Hâr-bîd dediler. Bir rivâyetde Hârberîd derler, ya‘nî diken getirci derler. Niçesi Har-bürd derler (---) . Niçeler Har-bûd ya‘nî (---)(---) derler. (---)(---)(---)(---)(---) Hulâsa-i kelâm her elsine-i muhtelife lehçesi üzre birer gûne sebeb-i tesmiyyesi var. Ammâ Âl-i Osmân'ın defterhâne-i kadîminde ülke-i Hüsn-i ziyâd tahrîr olundukda sefer-i hümâyûnlar oldukda her vilâyetin birer gûne esmâsı olup alaylarda ve cemî‘i kübrâlarda bir şehir halkı bulunmak murâd olunsa Haleb şehri halkında "Yâ ahad" derler, buna oran derler. Bu "Yâ ahad" sedâsın Haleb halkı istimâ‘ edince anlar dahi "Yâ ahad" derler. İzdihâm-ı seferde her kavim oranıyla bulunur. Sivas'a "Rûm Rûm" çağırılır, Diyârbekir'e Âmid Âmid oran çağırılır, ammâ bu Harput'a Hüsn-i ziyâd çağırılır. Hakkâ ki mahbûb [u] mahhûbesi çok olduğundan Hüsn-i ziyâd derler. Hakk dahi ziyâde eyleye! Bu kal‘a niçe yüz mülûkden mülûke nasîb olup âhir sene (---) târîhinde Selîm-i Evvel Çıldır fethinden sonra vezîr-i mükerremi Bıyıklı Vezîr Mehemmed Paşa'yı serdâr ta‘yîn edüp Diyârbekir' (---)(---) destinden emân ile feth etdikde bu kal‘a-i Harput dahi itâ‘at edüp emân ile kal‘a teslîm edüp hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı (---) yük akçedir. Timarı (---) ve ze‘âmeti vardır. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i seferde beğinin askeriyle cümle bin iki yüz müsellah asker olur ve üç yüz pâyesiyle kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerde kadıya senevî altı kîse hâsıl olur. Sancak beğine livâsında yigirmi kazâ yerden on sekiz bin gurûş hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir subaşısı ve muhtesibi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… nden pekçe alnında iki boynuzları olduğundan İskender-i Zülkarneyn dediler. Bir
kavlde
otuz iki seneye bir karn derler kim bu eflâk otuz iki yılda devr eder. İskender …
Bu kal‘a-i atîkin ibtidâ bânîsin ve sebeb-i tesmiyyesin beyân idelim. Evvelâ müverrihân-ı Rûm u Arab u Acem, müverrih-i hakîkî Mıkdısî ibn Beyhakî Yarmenî ve bi-kavli Hazret-i Sultân Şerefeddîn-i Abbâsî ki, Şerefnâme sâhibidir, kim Âl-i Abbâsiyân'dan hân-ı âlîşânın cedd-i ızâmıdır. Anların kavl-i sahîhleri üzre İskender'in iki et pâresinden pekçe alnında iki boynuzları olduğundan İskender-i Zülkarneyn dediler. Bir kavlde otuz iki seneye bir karn derler kim bu eflâk otuz iki yılda devr eder. İskender iki kerre devr-i felek karnı sâhibi olmağile Zülkarneyn dediler, ammâ lisân-ı Arab'da karn boynuza derler. Esahh-ı rivâyet boynuzu olduğundan Karneyn dediler. Ammâ İskender bu boynuzların veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhata varamazdı ve cemî‘i hukemâları ana ilâc bulamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222a ·
metinde göster ·
… a birkaç yerden urup şehîd etdikde kâfir Miloş'u da anda pâre pâre ederler. Bir
kavlde
"Bu Miloş elçilik bahânesiyle Murâd Hân'ın dâmenin bûs ederken Murâd Hân'ı taht …
Tâ ki Gâzî Hudâvendigâr ki Fâtih-i Edirne Sultân Murâd-ı Evvel'dir, bu Miloş kâfir üzre sene (---) târîhinde Gâzî Murâd Hân gelüp bu la‘în Miloş dahi yedi kerre yüz bin küffâr ile Murâd Hân'a varup Kosova sahrâsında bir savaş-ı perhâş edüp hamd-i Hudâ nesîm-i nusret Murâd Hân tarafından esüp yedi sâ‘atde yedi kerre yüz bin küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp meydân-ı bezm [ü] rezm-i vegâ asâkir-i İslâm'da kalup ba‘dehu Gâzî Murâd Hân lâşe-i küffârları temâşâ ederken hemân lâşe-i murdârlar içinden bu mezkûr kal‘a sâhibi Miloşva nâm mel‘ûn kalkup Murâd Hân'ı bıçağıyla birkaç yerden urup şehîd etdikde kâfir Miloş'u da anda pâre pâre ederler. Bir kavlde "Bu Miloş elçilik bahânesiyle Murâd Hân'ın dâmenin bûs ederken Murâd Hân'ı taht üzre birkaç yerden zahm-âlûd edüp şehîd etdi" deyü yazmışlar. Şehâdeti mukarrer, ammâ rivâyet muhtelif.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… bin Ka‘b'dır. Tâ cedd-i Resûlullâh'a müntehîdir. Künyeleri Ebû Ömer'dir. Ve bir
kavlde
Ebû Abdullâh'dır. Ol silsile ecdâd-ı Resûl'dendir. Vilâdetleri Mekke'de vefâtla …
Neseb-i şerîfleri bunlardır ki zikr olunur: Hazret-i Osmân ibn Affân ibn Ebü'l-Âs bin Ümeyye bin Abdi şems bin Abdi Menâf bin Kusay bin Kilâb bin Murre bin Ka‘b'dır. Tâ cedd-i Resûlullâh'a müntehîdir. Künyeleri Ebû Ömer'dir. Ve bir kavlde Ebû Abdullâh'dır. Ol silsile ecdâd-ı Resûl'dendir. Vilâdetleri Mekke'de vefâtları Medîne'de vâkı‘a-ı azîme olmuşdur. Bunlara Hazret-i Peygamber iki duhter-i pâkîze-ahterlerin menkûhalığa vermek ile Zi'n-nûreyn derler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y295b ·
metinde göster ·
Amr ibnü'l-Âs Mısr'ı ceng-i azîm ile alup Mısr'ın cânib-i erba‘asında yedi bin …
Ve bir kavlde Amr ibnü'l-Âs Mısr'ı ceng-i azîm ile alup Mısr'ın cânib-i erba‘asında yedi bin şühedâ Sahâbe-i kîram medfûndur derler. Hâsıl-ı kelâm Amr ibnü'l-Âs zamân-ı hükûmetinde Mısır ol kadar ma‘mûr oldu kim henüz arûs-ı dünyâ ümm-i dünyâya döndü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17a ·
metinde göster ·