… vilâyetinde kûh-ı Obur dibinde yurd verüp anda kaldılar. Hâlâ Çerkesde Bozodok
kavmi derler
. Ammâ Abazaca dahi bilirler, bahâdır kavmdirler. Ve bu Abaza Bozodokıyla Çerkes …
Evsâf-ı aşîret-i Bozodok : Beğlerinin ismi (---). Yedi bin âdeme mâlikdir. İskelelerinde on pâre İslâmbol gemisi bulup ba‘zı yârânlarımıza râst gelüp dünyâ kadar safâ etdik. Kaba saba esbâblarımızı anlara Allah emâneti verüp gulâmlarımızla sebük-bâr kaldık. Bu Bozodok kavminden Menkli Girây Hân üç bin asker Ejderhân Seferine götürüp Ejderhân fethinden sonra Bozodok kavmi Çerkes vilâyetinde kûh-ı Obur dibinde yurd verüp anda kaldılar. Hâlâ Çerkesde Bozodok kavmi derler. Ammâ Abazaca dahi bilirler, bahâdır kavmdirler. Ve bu Abaza Bozodokıyla Çerkes Bozodokının mâbeynlerinde Obur dağı derler bir kûh-ı bülenddir. Mâbeynehümâları üç konakdır. Yine birbirini gelüp basup evlâdların uğurlarlar. Bu Abaza Bozodokından yine cânib-i garba leb-i deryâ ile iki konak gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257b ·
metinde göster ·
{Evsâf-ı kavm-i kabîle-i Kaytak} Ve bu diyârda Kaytak
kavmi derler
, yigirmi bin kadar kavmdir kim Dağıstân hududundadır. Ba‘zı zamân Aras şehrine …
{Evsâf-ı kavm-i kabîle-i Kaytak} Ve bu diyârda Kaytak kavmi derler, yigirmi bin kadar kavmdir kim Dağıstân hududundadır. Ba‘zı zamân Aras şehrine ve ba‘zı zamân Şekî şehrine gelüp bâzârlık ederler. Bir acîbü'l-heykel, dâbbetü'l-arz-misâl kazan başlı ve tobra taçlı ve iki parmak enli kaşlı ve omuzlarında birer âdem karâr edecek kadar vâsi‘ ketefli ve sînesi vâsi‘ ve beli ince ve uylukları semîn ve tabanları yassı ve gözleri 311b müdevver ve ahmerü'l-levn vech-i münevver kişilerdir. Ammâ Şâfi‘iyyü'l-mezheb geçinirler cüssedâr âdemlerdir. Kaçan Aras ve Şekî kal‘ası bâzârlarına gelseler cümlesi piyâde sahrâya inüp Şekî arabalarına süvâr olurlar. Zîrâ lahm u şahm sâhibi olduklarından anları at ve katır götürmeğe tahammül edemediklerinden arabalara ve mefret câmûslara eğer urup câmûslara süvâr olup başlarında hammâm kubbesi kadar destârlarıyla Kırım kadısı gibi şavârıp-tırâş ve zekan-dırâz olup iki cânibine muhteşemâne selâm vererek ubûr etdiklerinde gûyâ bir sürü kavm-i Deccâl ubûr eder. Bir acîb ve garîb acebe-likâ oğuz tâ’ifelerdir. Cümle Gîlân ve Şirvân ve Şamâkî halkının masharalarıdır. Gâyet Oğuz kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 311a–311b ·
metinde göster ·
… avm vardır. Dağıstânlar içinde olur. Abazaca ve Çerkesce lisânı bilirler. Sadşe
kavmi derler
bir şecî‘, yarâr, bahâdır, hırsız kavm-i fetâ yiğitlerdir. Bu Seydî Ahmed Paşa …
Ammâ ahvâl-i Seydî Ahmed Paşa: Kendilerinin takrîri üzre Abaza kavmi ile Çerâkise mâbeyninde bir gûne kavm vardır. Dağıstânlar içinde olur. Abazaca ve Çerkesce lisânı bilirler. Sadşe kavmi derler bir şecî‘, yarâr, bahâdır, hırsız kavm-i fetâ yiğitlerdir. Bu Seydî Ahmed Paşa anlardandır. Hattâ lehçe-i mahsûsu ol kavmden olmasın gösterirdi. Ammâ bu Sadşe kavminin ekseriyyâ ihtilâtları Abaza tâ’ifeleriyledir. Zîrâ Abaza diyârı Karadeniz sâhilinde olmağıla iskeleleri vardır. Dağlarda olan Sadşe kavmi anınçün Abaza'ya muhtâclardır. Bir gün Abazalardan Melek Ahmed Paşa akrabâlarından Zebhûs nâm-ı benâm nâmdârlar ile Sadşe dağlarına hırsızlığa gidüp Seydî Ahmed Paşa henüz on dördüne bâliğ olmadan Seydî Paşa'yı âlem-i sabâvetde serîka edüp Melek Ahmed Paşa aşîreti olan (---) kavm içinde bâliğ olup Abazalar bu Seydî'yi bir gün firâr eder deyü iskelede bâzargâna satarlar. Bâzargân dahi Mısır'a götürüp bir fertûte-i Züleyhâ-yı Mısr'a bey‘ eder. Anda yigirmisine bâliğ olunca cündîlik ve silâhşorluk fenninde ol kadar üstâd-ı kâmil olur kim yüz yetmiş altı gûne lu‘bede-bâzlığı tekmîl-i fünûn edüp ta‘tîl günlerinde cümle ahâlî-i Mısr, hâric-i Mısr'da mastabalarda cirîd oynarken at üzre kırk sekiz gûne san‘at ile kırkar ellişer dirhem tüfenk atmak ve kırk adım yirde at sıçradup rûy-i arzda üç kelle postu urup ol teng mahalde üç kerre üç silâh icrâ etmek ve Kavak meydânında altun topa ok ve kurşum atmak ve urmak, tutmak ve kapmak ve asmak ve basmak ve at üzre yay kurup yasmak misillü ma‘rifetler ile şöhre-i şehr-i Mısr olup nâmdâr bir server olur. Hikmet-i Hudâ mezkûr fertûte hâtûndan bu Seydî Paşa'yı (---)(---) bir kâşif alup bender-i Süveyş'den bahr-i Kulzum içre gemiler ile bender-i Cidde'ye giderken bi-emr-i Hudâ Şap deryâsında talattum-ı deryâ ziyâdesiyle cûş [u] hurûşa gelüp cezîre-i Hasan kurbunda Seydî'nin gemileri gark olup cümle âdemler helâk olup ancak Seydî bir tahta pâresiyle bir gün bir gice rûy-ı deryâda şinâverlik edüp âhir leyle-i Kadr'de kadre uğrayup beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 334b ·
metinde göster ·
… r-i Akra ve İmâdiyye ve Hakkarî ve Dühek ve Cezîre kavimlerine cümle Humeydiyye
kavmi derler
kim Hazret-i Yûnus Nebî bu kavm-i Humeydiyye'ye ba‘s olunmuşdur.
Ba‘dehû Hazret-i Yûnus Musul kavmin dîne da‘vet etdikde hamd ü senâ ile İslâma geldiklerinden ahâlî-i Musul'a kavm-i Humeydiyye derler. Şehr-i Akra ve İmâdiyye ve Hakkarî ve Dühek ve Cezîre kavimlerine cümle Humeydiyye kavmi derler kim Hazret-i Yûnus Nebî bu kavm-i Humeydiyye'ye ba‘s olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 404a ·
metinde göster ·
. Ne Çıtak'dır ve ne Yörük'dür ve ne Etrâk'dir. İbtidâ Anadolu'dan Rûm'a geçüp e …
Der-fasl-ı lehce-i mahsûs-ı ahâlî-i ıstılâhât: Ahâlîsine Ece kavmi derler. Ne Çıtak'dır ve ne Yörük'dür ve ne Etrâk'dir. İbtidâ Anadolu'dan Rûm'a geçüp elsine-i muhtelife ile ihtilât etdiklerinden ba‘zı ıstılâh kelâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96a ·
metinde göster ·
… değildir, Seydî'dir, zîrâ kendisi Abaza ve Çerkes mâbeyninde dağlar içre Sadşe
kavmi derler
bir kabîlenin fetâlarındandır. Köyüne varmak bu hakîre müyesser olmuşdur. Öyle …
Seyyid değildir, Seydî'dir, zîrâ kendisi Abaza ve Çerkes mâbeyninde dağlar içre Sadşe kavmi derler bir kabîlenin fetâlarındandır. Köyüne varmak bu hakîre müyesser olmuşdur. Öyle bir bahâdır ve şecî‘ kavimdirler kim Abaza'yı ve Çerkez'i esîr edüp her bâr anlar ile ceng ederler. Abaza lisânın ve Çerkez lisânın fasîh bilirler. Tâ Dağıstân'a ve Kumugıstân'a ve Lezgistân'a ve Megrelistân'a varınca bu Seydî Ahmed Paşa kabîlesi hırsızlığa gidüp ganîmet gelirler. Hikmet-i Hudâ Seydî Ahmed Paşa tâze yiğit iken Abaza kavmine esîr düşüp İslâmbol'a getirüp andan Mısır'a götürüp (---)(---) zâde efendi bâzâr-ı gılmânda Seydî'yi alup silâhşörlük ta‘lîm etdirirler. Eyle üstâd-ı kâmil cündî silâhşör olup kırk adım yerde üç silâh icrâ edüp nişân urup Mısır cündîlerinin fetâlarına Seydî derler. Bu dahi Seydî nâmıyla iştihâr bulup Sultân (---) Hân Mısır'dan cirid-endâz gulâmlar istedikde bu Seydî'yi dahi Der-i Devlet'e gönderüp Harem-i Hâs'da neşv ü nemâ bulup Hâsoda'da cirid ile bir musâhib-i şehriyârîyi şehîd edüp, andan firâr edüp ba‘dehû ricâ ile kendüye Erzurûm eyâletinde Tortum sancağı ihsân olup, anda Gürcistân ve Megrelistân tarafların kurudup (...) niçe sergüzeşt [ü] serencâmları vardır. Mısır'da neşv [ü] nemâ bulduğundan Seydî derler, ammâ seyyid değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187a ·
metinde göster ·
… on konak yer Sarıkamış vilâyetidir. Rus-ı menhûs lisânı üzre bu kavme Zaporoska
kavmi derler
. Bir ma‘nâda cezâyirli yiğit demekdir, bir ma‘nâda kapu eşiği demekdir.
Menzil-i kal‘a-i Kobilak, ya‘nî Kısrak kal‘ası demekdir. Bu diyârın Rus-ı menhûsu nehr-i Özü’ye Nipirvoda derler. Bu kal‘a dahi bâlâda yetmiş târîhinde ve altmış yedide mufassalan tahrîr olunmuşdur kim Özü nehri kenârında olup Durujan hükmünde âhıru'l-hudûd kal‘aları olup nehr-i Özü karşusu artık Kırım diyârında Or kal‘asına dek Heyhât çölüdür. Lâkin bu sefer-i meserretimizde çirkli(?) yollarından kâfiristânın imâret yerlerine girüp gâret etmişdik. Bu Kobilak kal‘asının kıble tarafı on konak yer Sarıkamış vilâyetidir. Rus-ı menhûs lisânı üzre bu kavme Zaporoska kavmi derler. Bir ma‘nâda cezâyirli yiğit demekdir, bir ma‘nâda kapu eşiği demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
… m sancağı dağlarında sâkin olup tenâsül bularak bunlara Mikral'dan galat Mikrel
kavmi derler
. Bunların da asl [u] fer‘leri yine kavm-i Arab-ı Kureyş'dir kim Gürcistân kavmi …
Andan sonra gemiyle Mikral ibn Cebel-i Elheme Gönye kurbunda nehr-i Çoruğ ensesindeki Batum sancağı dağlarında sâkin olup tenâsül bularak bunlara Mikral'dan galat Mikrel kavmi derler. Bunların da asl [u] fer‘leri yine kavm-i Arab-ı Kureyş'dir kim Gürcistân kavmiyle ihtilât etmeden başka Mikral lisânın peydâ edüp millet-i Mesîhiyye oldukları yine cild-i evvelimizde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
… al‘asına varup anda mekân dutar. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz kavme anıniçün Şağake
kavmi der[ler]
.
Ba‘dehu yine gemiyle Şağak ibn Elheme Çerkezistân dağlarında Anapa kal‘asına varup anda mekân dutar. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz kavme anıniçün Şağake kavmi der[ler].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
Hakkâ ki mühmelât mel‘ûnât çepelât haşerât bir alay kavm-i nâpâklardır. Bu tâ’ifeye Kalmak ve Kalmık ve Kılmak ve Kılmah ve Kılmağ, cemî‘i müverrihân bunlara Benî Asfer kavmi derler. Hattâ kelâm-ı cifr-i Hazret-i Alî'de: "Yâ bilâde'r-Rey ve's-Sol‘ât ihzer ‘an sığâri'l-‘uyûn min nefsihi" buyurmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
… Benefşe ve Anabolı Manya'daki dağlar içre bir gûne kavim vardır. Anlara Çakona
kavmi derler
. Lisânları ne Urûmcadır ve ne Talyan lisânıdır. Başka bir gûne lehçe-i mahsûsal …
Ve Benefşe ve Anabolı Manya'daki dağlar içre bir gûne kavim vardır. Anlara Çakona kavmi derler. Lisânları ne Urûmcadır ve ne Talyan lisânıdır. Başka bir gûne lehçe-i mahsûsaları vardır. Tercümân ile anlanır garîb lisândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… u pâdişâhlar imiş, ol rahneden inkırâz buldu. Hâlâ zürriyyetlerinden Benî Hilâl
kavmi derler
niçe yüz bin konar göçer Urbândır. Behâyim makûlesi hayvânâtları çok olduğundan …
Mağrib-zemîn'de Evcile cânibine düşer. Hâlâ Benî Hilâl şehri Girid cezîresine mukâbil bir şehirdir. Ammâ zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş, İşpanya gâret edüp pâdişâhların katl eyleyüp âl-i Hilâl ulu pâdişâhlar imiş, ol rahneden inkırâz buldu. Hâlâ zürriyyetlerinden Benî Hilâl kavmi derler niçe yüz bin konar göçer Urbândır. Behâyim makûlesi hayvânâtları çok olduğundan hakîr asker-i İslâm ile Girid'de iken Hilâl'den misk râyihalı yağı gelürdi, ve Mısır'a da getürürler, gâyet latîf yağdır. Kadîm-i evvelde pâdişâhlarına Nûrullâh Hilâl, Sun‘ullâh Hilâl, Fazlullâh Hilâl derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y32b ·
metinde göster ·
… irler. Vezîrlerine Koz dedikleriyçün re‘âyâsı dahi ol isim ile müsemmâ olup Koz
kavmi derler
. Şecî‘ [ü] bahâdır kavmdir. Cümle uryânlardır, ancak avret yerleri ceyrân ve ar …
Bu Nîl'in şarkında Koz vezîrleri sağ kol vezîridir kim koz derler. Üç kerre yüz bin askere ve on kerre yüz bin Koz re‘âyâsına mâlikdir. Cümlesi mü’min [ü] muvahhid Mâlikiyyü'l-mezheb kavmdirler. Vezîrlerine Koz dedikleriyçün re‘âyâsı dahi ol isim ile müsemmâ olup Koz kavmi derler. Şecî‘ [ü] bahâdır kavmdir. Cümle uryânlardır, ancak avret yerleri ceyrân ve arslan ve kaplan ve bebr postları ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432b ·
metinde göster ·
… gayrı Zengîlerden sekbân sarıca ve yeniçeri gibi tüfeng-endâz olanlara Ceberti
kavmi derler
. Çoğu Habeşe kızlarına mübtelâ olup kalmış Rûm oğlanlarıdır. Sırtında ve belind …
Bu Ceberti kavmi Rûm'dan ve gayrı Zengîlerden sekbân sarıca ve yeniçeri gibi tüfeng-endâz olanlara Ceberti kavmi derler. Çoğu Habeşe kızlarına mübtelâ olup kalmış Rûm oğlanlarıdır. Sırtında ve belinde birer fûta peştemâl ve elinde bir tüfeng ve bir destmâl arak-âlûd olup şiddet-i hârdan ölüp boş ite menzil yok şeklinde ayda üç guruşa ifnâ-yı vücûd Y 440b edüp seg-ber-sahrâ gezerler. Ve ba‘zı cerî olan paşa bu Ceberti kavminden asker cem‘ edüp eli vilâyeti gâret eden Zengîlerin vilâyetlerin nehb ü hasâret edüp mâl-ı firâvân tahsîl eder. Ve ol havfdan cemî‘i diyârlardan hedâyâlar gelir kim hadden bîrûn. Ve deryâdan incü-yi dürr-i yetîm çıkar kim kıyâsdan efzûn. Bu gûne incü Hürmüz deryâsında çıkmak ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440a–Y440b ·
metinde göster ·
… nı ve şehrin harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ âsâr-ı esâsları zâhirdir. İçinde Abîre
kavmi derler
bir kavm sâkinlerdir. Cümle yüz elli bin pâk pâkîze misk [ü] amber-i hâm ile âl …
Leb-i deryâda bir şehr-i azîm imiş. Özdemir Paşa feth etdükde Portakal küffârı istîlâ edüp kal‘asını ve şehrin harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ âsâr-ı esâsları zâhirdir. İçinde Abîre kavmi derler bir kavm sâkinlerdir. Cümle yüz elli bin pâk pâkîze misk [ü] amber-i hâm ile âlûde Abîre kavmidir. Ammâ mezâhib-i erba‘adan ve gayrı dîn diyânetden ve haşır neşirden ve âyet hadîsden ve merg-i mefâcân ve tâ‘ûndan ve pire ve kehleden ve gayrı menâhiyyâtdan bî-haber bî-hayr akvâm-ı garîbedir. Cümlesi bu sahrâlarda haymeleriyle meks edüp hadd [ü] hisâbların Cenâb-ı Bârî bilür. Ammâ halûk âdemlerdir. Ve cümlesi yine uryânlardır, ancak avret yerleri birer deri ile mestûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y441b ·
metinde göster ·