İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kavun

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
50
isabet
35 cümle/beyitte
18,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5020,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 50

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kavun” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7b … erîfleri ayva râyihası kokardı. Hazret-i Ebûbekir es-Sıddîk'ın dest-i şerîfleri kavun gibi şemm olunurdu. Hazret-i Ömer ke-râyihati'l-amber gibi idi. Hazret-i Osmân …
EÇS I 180b … rpuzcuyân: Bunlar dahi cümle üç yüz dükkândır. Mâ‘adâsı iskelelerde dağlar gibi kavun ve karpuz yığup fürûht ederler, temâşâ manavlardır. Neferât cümle 2000 ammâ bun …
EÇS I 180b … ferât cümle 2000 ammâ bunların kârları ancak altı aydır. Bir seneden bir seneye kavun ve karpuz durur ammâ râyegân değildir. Bu tâ’ifeler dahi arabalar üzre dükkânla …
EÇS I 180b … mmâ râyegân değildir. Bu tâ’ifeler dahi arabalar üzre dükkânlarında yığın yığın kavun ve karpuz bey‘ ederek terâzûlar ile "Üç okka bir akçeye" feryâd ederek ubûr ede …
EÇS II 277a–277b … âyet çokdur, ammâ bâğları yokdur, lâkin bâğçeleri çokdur. Ve bu gölün kenarında kavun ve karpuz olur kim ikisin bir hımâr ancak götürür. Lezîz zerdesi olur kavunları …
EÇS II 320a nesü / kavun
EÇS III 42a Ma‘rifet-i ûlâ: Niçe yüz âdemlere kavun ve karpuz ve kabak ve hıyar ve turp ve havuç-misâli yüz sebzevât, nebâtât tohum …
EÇS III 42a … r olup ân-ı vâhidde cümle mahsûli kemâlin bulup herkes ekdiği yerden beşer onar kavun ve karpuz ve hıyar alup birbirlerine bezl edüp tenâvül etdiklerinde cümle halk, …
EÇS III 112b … emlerdir kim bây [u] gedâya ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her kavun onar vakıyye gelir. Penez, gümüş ile bakırlı bir gûne …
EÇS III 112b … ya ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her kavun onar vakıyye gelir. Penez, gümüş ile bakırlı bir gûne Eflâk keferesi hattıyla m …
EÇS III 120a heşer / kavun
EÇS III 125a Hışır / kavun
EÇS IV 207a Evvelâ Şatt kenârında hâsıl olan çay kavunu gibi âbdâr ve hoş-hor ve lezîz kavun bir diyârda yokdur; illâ ki Van diyârında Bühtân kavunu vardır. Andan,
EÇS IV 207b–208a … irsile intikâl etmiş hudûdlarında hayme vü hargâhlariyle meks edüp bostânlarına kavun ve karpuz ve gûnâ-gûn sebzevât ve şükûfe eküp kâr ederler. Ammâ bunda bir gûne …
EÇS IV 208a Bu bostânlarda olan âbdâr kavun bir diyârda olmaz, illâ diyâr-ı Van'da Bohtân kavunu olur. Ammâ bu Diyârbekir k …
EÇS IV 208a … yı Kürdistân ve fuzalâ-yı Sûrânistân: "Hazret-i Ebâbekrin es-Siddîk'ün râyihası kavun gibi kokardı", demişler.
EÇS IV 208a … tina balından eyle mümessek zerde olmak ihtimâli yokdur, tâ bu mertebe mümessek kavun zerdesi olur. Ammâ karpuzu memdûh değildir. Lâkin reyhânı dahi eyle iri ağaçlar …
EÇS IV 219a bazın / kavun
EÇS IV 232a … r münkeratımız (?) ve hokkalar içre gûnâ-gûn dühniyyât ü ma‘âcin-i hulviyyât ve kavun ve karpuz ve hıyar ve kabak çekirdekleri ve bunun emsâli niçe bin gûne tohm-ı m …
EÇS V 31b … tından hâs ve beyâz ekmeği ve yufka ekmeği ve çiğ kaymak ile tavuk çullaması ve kavun turşusu gâyet meşhûr-ı âfâkdır. Andan yine cânib-i şarka,
EÇS VII 16a … ve bir vukıyye koyun eti iki akçeye ve sığır lahmı bir akçeye ve bir araba yükü kavun ve karpuz beş akçeyedir.
EÇS VII 69a … isbet-i pehlivânîleriyle meydân-ı bezme gelüp zemîni sulayup kabak ve karpuz ve kavun ve hıyar tohumları eküp üstâdları bu ekilen tohumların üstlerine sepe sepe işey …
EÇS VII 69a … içre gûnâ-gûn kavunlar ve gayri eşyâlar bitüp cümle huzzâr-ı meclise karpuz ve kavun ve hıyarlar üleşdirüp herkes tenâvül etdiler ve a‘lâ latîflerinden yigirmi otuz …
EÇS VII 69a … arlar üleşdirüp herkes tenâvül etdiler ve a‘lâ latîflerinden yigirmi otuz kadar kavun karpuzlardan şele sepetler ile paşa ve kral vâlidesi önüne pehlivân hedâyâ götü …
EÇS VII 79a … irdir. Hatta bir at yemi bir kuş gözü akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir araba kavun ve karpuz beş peneze bey‘ olunur. Ve cümle re‘âyâsı Macar değildir, kefere-i Ef …
EÇS VII 82a … e karpuzu ol kadar latîf ve âbdâr ve hoşhâr olup vefret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz bir beşliğe verilir, ammâ kaçan kim nehr-i Moriş tuğyân üzre gelüp bo …
EÇS VII 82a … tuğyân üzre gelüp bostânları ve kal‘a yanındaki bata[k]lığı Moriş gark etdikde kavun ve karpuz kıymetli olur. Ammâ gılâlın gûnâ-gûnunun(?) ganîmet bir palanka-i ma‘ …
EÇS VII 82a Beçkelek dahi derler. İsmi lisân-ı Türkî'de beş kavun demekdir. Mukaddemâ kefere zamânı bir küçücük bî-ma‘nâ palankacık imiş. Sene 95 …
EÇS VII 87b … u ve lahana ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz iki beşliğe ve bir vukıyye et bir peneze verilir.
EÇS VII 145b … in olur. Bu köy dahi Karadeniz'den azma göl kenârında bir ma‘mûr saladır. Bunda kavun ve karpuz turşuları yedik, bir diyâra mahsûs değildir, illâ bu Taman cezîresind …
EÇS VII 186b Ammâ bu cezîrede olan iri kavun ve karpuz Azak bostanlarında olmaz. Ve bu kal‘anın her tarafları bölük bölük ad …
EÇS VIII 256b kavun
EÇS VIII 268b–269a … a aldım demek alâmetidir. 269a Ve bir mermerden alem alâmeti ve bir mermerden kavun ve bir mermerden karpuz alâmeti var, ya‘nî kavun ve karpuz mevsimi mahallinde f …
EÇS VIII 268b–269a … alem alâmeti ve bir mermerden kavun ve bir mermerden karpuz alâmeti var, ya‘nî kavun ve karpuz mevsimi mahallinde feth eyledim, demek alâmetidir.
EÇS IX Y90b … net-i Resûl'dür. Tuz İbrâhîm Halîl'in mu‘cizesi ve ta‘âmın muslihidir. Bâ-husûs kavun ve incîr yerken elbetde tuz yemek gerek.
EÇS X Y168a Esnâf-ı levzü'n-nebî fürûş: Bunların dükkânları yokdur. Ancak kahvehânelerde kavun çekirdeği ve abdüllâvî çekirdeği satarlar. Neferât cümle üç yüz.
EÇS X Y231b Ve san‘at-ı amelî kavun ve karbuz
EÇS X Y231b … ısır'da güvercin necâsetine re’s-i mâl derler. Mısır fellâhları güvercin tersin kavun ve karbuz köküne döküp bir ay mukaddem âbdâr latîf kavun hâsıl olur.
EÇS X Y231b … âhları güvercin tersin kavun ve karbuz köküne döküp bir ay mukaddem âbdâr latîf kavun hâsıl olur.
EÇS X Y238a Bıttîhu'l-asfer ya‘nî kavun : Mısır'da yedi nev‘a kavun olup üç kerre kavun ekerler, bir yılda üç kerre kavu …
EÇS X Y238a Bıttîhu'l-asfer ya‘nî kavun: Mısır'da yedi nev‘a kavun olup üç kerre kavun ekerler, bir yılda üç kerre kavun hâsıl olur. İbtidâ dümeyr …
EÇS X Y238a Bıttîhu'l-asfer ya‘nî kavun: Mısır'da yedi nev‘a kavun olup üç kerre kavun ekerler, bir yılda üç kerre kavun hâsıl olur. İbtidâ dümeyrî derler bir gûne mü …
EÇS X Y238a … avun: Mısır'da yedi nev‘a kavun olup üç kerre kavun ekerler, bir yılda üç kerre kavun hâsıl olur. İbtidâ dümeyrî derler bir gûne müdevver dilim dilim yeşil kavun olu …
EÇS X Y238a … rre kavun hâsıl olur. İbtidâ dümeyrî derler bir gûne müdevver dilim dilim yeşil kavun olur, gâyet lezîzdir. Andan şellâye hâsıl olur, Hânke hâkinde hâsıl olan gâyet …
EÇS X Y238b Abdüllâvî: Bu dahi kavun ta‘mında abdüllâvî derler bir turfe şeydir. Ortası yumru, iki başları ikişer üç …
EÇS X Y238b … ve eğri ve büğrü ve bir tarafı büğrü yılan alacası-misâl alacadır. Ve içi yine kavun çekirdeği gibi çekirdeği var. Ammâ lezzetde sehel humûzeti var. Ve hikmet üzre …
EÇS X Y279a–Y279b … tâ’ifesinden bir odabaşı hükûmet edüp âyende vü revende yüklerden ve karpuz ve kavun yüklerinden birer karpuz bâc alup senede iki bin guruş fâ’ide eder. Yeniçeriyân …
EÇS X Y290b … -ı azîm durur. Meselâ bişmiş etmek bâzârı ve yemiş bâzârı ve niçe bin deve yükü kavun ve karpuz ve abdüllâvî bâzârı ve at bâzârı ve koyun bâzârı ve sığır bâzârı ve d …
EÇS X Y410b … erinde hânende ve sâzendeleri seyr [ü] temâşâ edüp şehrinden taşra besâtînlerde kavun ve karpuz faslı etmeğe reftâr ederek gitdik.
EÇS X Y411b … masharalığa alırlar", deyü vâfir şikâyet üzre olup birez arpa ve darı ekmeği ve kavun ve karpuz tenâvül edüp sad şükr-i Hudâ etdiler. Meğer yedi ay imiş, hayvânları …