İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kavun ve

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
25
isabet
19 cümle/beyitte
9,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
46 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2510,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–25 / 25

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kavun ve” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 180b … rpuzcuyân: Bunlar dahi cümle üç yüz dükkândır. Mâ‘adâsı iskelelerde dağlar gibi kavun ve karpuz yığup fürûht ederler, temâşâ manavlardır. Neferât cümle 2000 ammâ bunlar …
EÇS I 180b … ferât cümle 2000 ammâ bunların kârları ancak altı aydır. Bir seneden bir seneye kavun ve karpuz durur ammâ râyegân değildir. Bu tâ’ifeler dahi arabalar üzre dükkânların …
EÇS I 180b … mmâ râyegân değildir. Bu tâ’ifeler dahi arabalar üzre dükkânlarında yığın yığın kavun ve karpuz bey‘ ederek terâzûlar ile "Üç okka bir akçeye" feryâd ederek ubûr ederle …
EÇS II 277a–277b … âyet çokdur, ammâ bâğları yokdur, lâkin bâğçeleri çokdur. Ve bu gölün kenarında kavun ve karpuz olur kim ikisin bir hımâr ancak götürür. Lezîz zerdesi olur kavunları va …
EÇS III 42a Ma‘rifet-i ûlâ: Niçe yüz âdemlere kavun ve karpuz ve kabak ve hıyar ve turp ve havuç-misâli yüz sebzevât, nebâtât tohumlar …
EÇS III 42a … r olup ân-ı vâhidde cümle mahsûli kemâlin bulup herkes ekdiği yerden beşer onar kavun ve karpuz ve hıyar alup birbirlerine bezl edüp tenâvül etdiklerinde cümle halk, âl …
EÇS IV 207b–208a … irsile intikâl etmiş hudûdlarında hayme vü hargâhlariyle meks edüp bostânlarına kavun ve karpuz ve gûnâ-gûn sebzevât ve şükûfe eküp kâr ederler. Ammâ bunda bir gûne rey …
EÇS IV 232a … r münkeratımız (?) ve hokkalar içre gûnâ-gûn dühniyyât ü ma‘âcin-i hulviyyât ve kavun ve karpuz ve hıyar ve kabak çekirdekleri ve bunun emsâli niçe bin gûne tohm-ı mekû …
EÇS VII 16a … ve bir vukıyye koyun eti iki akçeye ve sığır lahmı bir akçeye ve bir araba yükü kavun ve karpuz beş akçeyedir.
EÇS VII 69a … isbet-i pehlivânîleriyle meydân-ı bezme gelüp zemîni sulayup kabak ve karpuz ve kavun ve hıyar tohumları eküp üstâdları bu ekilen tohumların üstlerine sepe sepe işeyüp …
EÇS VII 69a … içre gûnâ-gûn kavunlar ve gayri eşyâlar bitüp cümle huzzâr-ı meclise karpuz ve kavun ve hıyarlar üleşdirüp herkes tenâvül etdiler ve a‘lâ latîflerinden yigirmi otuz ka …
EÇS VII 79a … irdir. Hatta bir at yemi bir kuş gözü akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir araba kavun ve karpuz beş peneze bey‘ olunur. Ve cümle re‘âyâsı Macar değildir, kefere-i Eflak …
EÇS VII 82a … e karpuzu ol kadar latîf ve âbdâr ve hoşhâr olup vefret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz bir beşliğe verilir, ammâ kaçan kim nehr-i Moriş tuğyân üzre gelüp bostâ …
EÇS VII 82a … tuğyân üzre gelüp bostânları ve kal‘a yanındaki bata[k]lığı Moriş gark etdikde kavun ve karpuz kıymetli olur. Ammâ gılâlın gûnâ-gûnunun(?) ganîmet bir palanka-i ma‘mûr …
EÇS VII 87b … u ve lahana ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz iki beşliğe ve bir vukıyye et bir peneze verilir.
EÇS VII 145b … in olur. Bu köy dahi Karadeniz'den azma göl kenârında bir ma‘mûr saladır. Bunda kavun ve karpuz turşuları yedik, bir diyâra mahsûs değildir, illâ bu Taman cezîresindedi …
EÇS VII 186b Ammâ bu cezîrede olan iri kavun ve karpuz Azak bostanlarında olmaz. Ve bu kal‘anın her tarafları bölük bölük ada a …
EÇS VIII 268b–269a … a aldım demek alâmetidir. 269a Ve bir mermerden alem alâmeti ve bir mermerden kavun ve bir mermerden karpuz alâmeti var, ya‘nî kavun ve karpuz mevsimi mahallinde feth …
EÇS VIII 268b–269a … alem alâmeti ve bir mermerden kavun ve bir mermerden karpuz alâmeti var, ya‘nî kavun ve karpuz mevsimi mahallinde feth eyledim, demek alâmetidir.
EÇS IX Y90b … net-i Resûl'dür. Tuz İbrâhîm Halîl'in mu‘cizesi ve ta‘âmın muslihidir. Bâ-husûs kavun ve incîr yerken elbetde tuz yemek gerek.
EÇS X Y231b Ve san‘at-ı amelî kavun ve karbuz
EÇS X Y231b … ısır'da güvercin necâsetine re’s-i mâl derler. Mısır fellâhları güvercin tersin kavun ve karbuz köküne döküp bir ay mukaddem âbdâr latîf kavun hâsıl olur.
EÇS X Y290b … -ı azîm durur. Meselâ bişmiş etmek bâzârı ve yemiş bâzârı ve niçe bin deve yükü kavun ve karpuz ve abdüllâvî bâzârı ve at bâzârı ve koyun bâzârı ve sığır bâzârı ve deve …
EÇS X Y410b … erinde hânende ve sâzendeleri seyr [ü] temâşâ edüp şehrinden taşra besâtînlerde kavun ve karpuz faslı etmeğe reftâr ederek gitdik.
EÇS X Y411b … masharalığa alırlar", deyü vâfir şikâyet üzre olup birez arpa ve darı ekmeği ve kavun ve karpuz tenâvül edüp sad şükr-i Hudâ etdiler. Meğer yedi ay imiş, hayvânları ile …