İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kayan*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
48
isabet
44 cümle/beyitte
17,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
2
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4819,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–48 / 48

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kayan*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 265b–266a … u mahbûb u mahbûbe bintân u gılmânlar idi. Bu gulâmlar ile sâhil-i bahrde birer kayanın arasında daldalanırken niçe ümmet-i Muhammed gelüp bizleri bu hâl üzre görüp ey …
EÇS II 292a … nîsi Sultân Hasan oğlu Ziyâeddîn binâsıdır. Evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kayanın tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır. Ammâ meri-i afacan ve …
EÇS III 110a İki yalçın kayanın mâbeyninde bir kayadan bir kayaya bir ok menzili vâsi‘ dere içre çemenzâr düz y …
EÇS IV 223a … bârûları üzre vâki‘ olup cümle şehr-i Bitlîs ve kûh-ı Dehdîvân nümâyândır ve bu kayanın içi cümle mağaralardır ve hubûbât u levâzımâtlar ile memlûdur. Bu gâr-ı yetîmân …
EÇS IV 227b … taraf-ı cenûbîsi uçurum kayalardır kim aşağıdan nehr-i Bitlîs cereyân eder. Bu kayanın ta zirve-i a‘lâsı kimi amelî ve kimi Hudâyî vâki‘ olmuş bir sahrâ-yı azîmdir. B …
EÇS IV 243b … pâre pâre olmuşsa bu Hazret-i Alî kayası dahi eyle pâre pâre olmuşdur. Ammâ bu kayanın niçe kerre yüz bin pâre olması sebebi oldur kim bu kaya içre bi-emrillahi Ta‘âl …
EÇS IV 243b–244a … tiyle "Yâ cebel-i Sübhân imsik bi-emrillah su‘bân" deyince bi-emri Fettâh Allah kayanın mağara kapusu sedd olup mezkûr ejder içinde mahbûs olup ilâ hâze'l-ân kalmışdır …
EÇS IV 251a … sla top-ı dırâz güllesi irmez Akkirpi kayaları vardır, ammâ alçak dağlardır. Bu kayanın kıçı çökmüş deve gibi oldukda Van deryâsı tarafına, cânib-i garba nâzırdır. Mes …
EÇS IV 252a … al‘a kayasının şehre nâzır kıble tarafında Kesik Top mağarası üzre evce berâber kayanın sînesinde kayayı çâr-kûşe mücellâ edüp niçe satır hatt-ı ibret-nümûn ile rümûz- …
EÇS IV 257b … lyemez toplar kat-ender-kat dizilmişdir kim aşağı su kullesin muhafaza eder. Bu kayanın aşağısı sazlı bataklı yerdir. Hergiz yanına âdem varamaz. Zîrâ Van topları bu m …
EÇS IV 282a … gin ata ökçe edüp bu halkdan kendüye kurşum bârân-ı ni‘met gibi yağarken mezkûr kayanın başından yüğrük gelmiş atıyla kendüyi Çomar gözünü yumar ve deryâya atar.
EÇS IV 306b … yilinde bir yalçın kayalı havâle kûh-pâre var kim eflâke ser çekmişdir. Ammâ ol kayanın dibi gâyet incecikdir. Zelzeleden bu kaya münhedim olup şehri harâb etmesin içü …
EÇS IV 309b … Nûh'da temevvüc-i deryâya emr edüp bu kûhun türâbın sahrâ-yı Hemedân'a çekdirüp kayanın altı boş kalup görenler engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kalır. Bu dünyâda …
EÇS V 11a … e yanımda olan refîkim Monla Mehemmed-i Simyâyî eydir: "Evliyâ Çelebi, şu kızak kayan püserânın kankısın istersen kim yokuş aşağı kızak kayup dereye indikde yokuş yu …
EÇS V 138b … (---) demekdir. Bu kal‘a-i bâlâ bir sarp saru, kırmızı şahin ve zağanos yuvalı kayanın tâ zirve-i a‘lâsında evc-i semâya münkalib olmuş bir hisâr-ı üstüvârdır kim mis …
EÇS VI 50b Ve bir liman-ı latîfi var, iki kayanın mâbeynine vâkı‘ olmuş a‘lâ demir dutar limandır, ammâ kıble ve inbat ve maşrık …
EÇS VI 93b … deresi aşırı el kayası yetişir bir havâle kaya vardır, ana Depedelen derler, ol kayanın havâlesin men‘ etmek içün üstâd mühendis-i bennâ-yı selef mezkûr depeye havâle …
EÇS VI 160b Sitâyiş-i varoş-ı Bolagay: Bu rabta-i ma‘mûr kal‘a olduğu kayanın altındadır. Kal‘adan bu varoş aslâ görünmeyüp kal‘a kayasının mağârasından ejde …
EÇS VI 160b–161a … yyâl eğilmiş âdem altına girmeğe havf edüp şimdi münhedim olur kıyâsın eder. Bu kayanın altındaki gâr-ı azîmin ve kehf-i sun‘-ı Hudâ-yı Kerîm'in içinden nehr-i Buna bi …
EÇS VII 121b Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i âsumâna ser çekmiş bir beyâz kayanın burnunda bir kal‘a-i bâlâdır kim bu kal‘a olduğu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi y …
EÇS VII 121b … cirmi yigirmi bin adım ihâta eder bir düz çemenzâr ve lâle‘ızâr sahrâdır. Ve bu kayanın cânib-i etrâfı biner arşın çâh-ı cahîm dereleridir. Ve her tarafı altları kûh-ı …
EÇS VII 122b Ammâ bu kayanın kıblesi tarafında bir uçurumdan bir uçurum yakasına varınca küffâr zamânı üstâd …
EÇS VIII 221b–222a … e üçer zirâ‘ kadar vardır, ammâ kadleri dörder yüz zirâ‘ kadar bâlâdır, ammâ bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında bir tengetir haymecik kurulsa yeri vardır.
EÇS VIII 240b … yunları ve sığırları ve'l-hâsıl her ne var ise postlara(?) aşağıda koyup yukaru kayanın tâ zirve-i a‘lâsındaki tuç makaraların yanlarında dollâb-ı çarh-ı musanna‘lar v …
EÇS VIII 240b … bret-nümâyı dâ’iren-mâdâr atlar ile etrâfın cümle gezüp seyr [ü] temâşâ edüp bu kayanın dibinde karye-i Kalabağ'a varup ol gece anda mihmân olup gece papaslar ile keli …
EÇS VIII 240b "Âyâ bu kayanın zirve-i a‘lâsına çıkup yukaruda manastırı ve kayanın zirvesinden bu sahîfe-i ve …
EÇS VIII 240b "Âyâ bu kayanın zirve-i a‘lâsına çıkup yukaruda manastırı ve kayanın zirvesinden bu sahîfe-i vech-i arzı nice temâşâ edebiliriz?" dedikde papasları …
EÇS VIII 240b … ımız bu köyde birkaç hidmetkârlar ile bırağup on nefer yârân ile pür-silâh olup kayanın altına gelüp yukarudan ruhbânlar makaralar ile ipden örülmüş zenbîlleri sarkıdu …
EÇS VIII 240b … haykırınca anı gördük. Hemân zenbîl ile hevâya münkalib olmağa başladık. Tâ ki kayanın ortasının berâberine su‘ûd etdik. Hâtıra hutûr etdi kim,
EÇS VIII 240b Hele hamd-i Hudâ beş Süleymâniyye minâresi kaddi kadar âsımâna ser çekmiş kayanın zirve-i a‘lâsına selâmetle çıkup etrâf-ı âlemi temâşâ etdikde sübhânü'l-Hallâk …
EÇS VIII 241a Hulâsa-i kelâm bu kayanın ve bu deyrin vasfı diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olmaz. Bu kevn-i at …
EÇS VIII 241a … edüp andan başpapasdan hedâyâlar alup ahşama karîb Bakacak nâm kayaya çıkup bu kayanın etrâfındaki birer ve ikişer ve üçer konak müşâsında olan kılâ‘ u şehir kasabâtl …
EÇS VIII 254a Ve bu Atina kal‘asının havâlesi olan kayanın altında mağârâlar var kim her birinde gûnâ-gûn kubâblar ve sarâ[y]lar ve savma‘ …
EÇS VIII 255b … nuna mukâbil deryâya havâle eflâke ser çekmiş bir yüce dağlı ve kayalı yerde bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında at meydânı-misâl bir meydânda ilm-i hendes[e] üzre çırpı i …
EÇS VIII 266b Kal‘ası ebr-i semâya ser çekmiş bir yalçın sarı kayanın tâ zirve-i a‘lâsında bir Şeddâdî binâ ve kûh-ı Kahkahâ-misâl bir kal‘a-i bâlâdı …
EÇS VIII 352a … bâcdârı, şehir kethudâsı, muhtesib ağası, harâc ağası vardır. Kal‘ası bir sivri kayanın tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ-yı …
EÇS VIII 367a Ve bu mesîregâh meydânında olan Büzürg seng ya‘nî ulu kayanın altından bir âb-ı hayât su kaynayup pertâb edüp çıkar kim gûyâ turna gözü gibi …
EÇS IX Y29a Bu kayanın cânib-i erba‘ası şâhin yuvası ile mâl-â-mâl olduğından Şâhin kayası derler, amm …
EÇS IX Y29a Ve bu kayanın cânib-i erba‘ası eyle mücellâ kayadır kim rûy-i zemîn kemândârları zemînden zir …
EÇS IX Y29a … Her kademesi nısf mi‘mâr zirâ‘ıdır. Bu râh üzre ba‘zı ârâmgâh yerler kesmişler. Kayanın etrâfına dolanarak ubûr olunur. Ammâ at ve katır ve hımâr çıkamaz.
EÇS IX Y29b Ve bu kayanın tâ zirvesinde üç aded azîm göyner ağaçları hâsıl olmuş. Subhân el-Hallâk el-Bâk …
EÇS IX Y29b … e çıyandan gayri bir şey yokdur. Andan yine nüzûl edüp atlarımıza süvâr olup bu kayanın dibinden geçüp dörd buçuk sâ‘atde garba teper aşağı enüp mezkûr Şâhin kayasının …
EÇS IX Y96b–Y97a … et ma‘mûr ve hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bî-bedeldir kim mezkûr yalçın kayanın bir sivri burnu üzre âsumândan ve murg-ı zeyrekden gayri havâlesi yokdur. Lâkin …
EÇS IX Y97a … ur, ammâ câ-be-câ üzüm asmaları ve köhne eşcâr-ı acîbeler vardır. Cümle bâğları kayanın garbında bir top menzili ba‘îd Kepez(?) dağı dibinde üç bin aded bâğ-ı mahsûldâ …
EÇS IX Y138b … âh leb-i deryâ ile ve gâh sengistân ve cibâl ile mahûf u muhâtara yollarla, her kayanın zirve-i i‘lâsından âdem aşağı deryâya baksa zehresi çâk olur, eyle bir musîbet …
EÇS IX Y270a … lâdadır. Hakkâ ki Yed-i Kudret ile ol kaya muttasıl olmuşdur kim akıl ermez. Bu kayanın bundan gayri rahnedâr yeri yokdur. Anıniçün Rûm kavmi bu kayaya Köçek kayası de …
EÇS IX Y351a Ve bu secdegâh mahalde bir kaya içre, bir âdem kaddi çukur vardır. Ol çukur kayanın cânib-i garbîsinde on iki bürûca münkasım kertik nişâneler vardır. Her mâhın gu …
EÇS X Y363b–Y364a … r. Bu Semennût'un mukâbelesi Nîl karşusunda evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kayanın tâ zirve-i a‘lâsında Deyr-i Kıbtî derler bir kenîse vardır, gûyâ kal‘a-i Kahkah …