… lanmış, kanı akmış ve cânı çıkmış zî-rûh kısmı yememişdir. Ve bir vakit namâzın
kazâya
komamışdır. Ancak diyâr-ı Mağrib-zemînde şehr-i Marankûş'da bu ilm-i simyâyı ta …
Paşa eyitdi: 232b "Cânım Hân, bu kadar bî-ma‘nâ eşyâları bu gidi neylerdi. Şarâbı, rakısı ve sirkesi var." dedi. Hân eyitdi: " Sultânım, vallah ve billah ve tallah, üç yıldır bizdedir. Ömründe şarâb ve tütün ve kahve içdiği yokdur. Ve gice kâ’im ve gündüz sâ’imdir kim dâ’imâ savm-ı Dâvûd ile geçinir ve ömründe bıçağ ile boğazlanmış, kanı akmış ve cânı çıkmış zî-rûh kısmı yememişdir. Ve bir vakit namâzın kazâya komamışdır. Ancak diyâr-ı Mağrib-zemînde şehr-i Marankûş'da bu ilm-i simyâyı tahsîl edüp sultânıma temâşâ içün benim ibrâmımla bir şemme ma‘rifet gösterdi. Yohsa bu bir hayâl-i hâbdır. Bundan halka bir zarâr isâbet etmez" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 232a–232b ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu Melek efendimiz hakkâ ki melek haslet olup cemî‘i evkâtı hayr [u] hasenât ile geçerdi. Ve sefer ve hazerde bir vaktin kazâya komayup evkât-ı hamsesin vakt-i evvelde edâ-yı farz edüp ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at bir dindâr hâmî-i dîn-i mübîn idi. Ve ekseriyyâ ömrü savm-ı Dâvûd ile geçüp cemî‘i zamânda lisânından sikem sikem lafzı çıkmayup pek gazab-âlûd oldukda "Hay nâmerd" ve "Hay hayâsız" der idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 33b ·
metinde göster ·
"Yok, Kaya ölüp Kaya'nın sarâyında bulundu" deyü Paşa'nın bin yedi yüz nakd kîse ve yetmiş kîse altun ve on kîse altun Kudde Kethüdâ mâlı idi, anlar dahi gidüp 78a Paşa bu kerre mâldan ve cân [u] cânânından ayrılup "El-hükmü lillâh kazâya rızâ" deyüp yâ Sabûr ismine mukayyed olurken hemân İslâmbol'da Köpürlü Vezîr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77b–78a ·
metinde göster ·
… Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin
kazâya
komayup edâ-yı salât ederdi.
"Allâh emâneti olsun, bu teslîm-i mütevellî etdiğim altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma hibe edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir kubbe ve âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları alâmet dikin ve oğlum İbrâhîm'ime on bin altun ve ker[î]mem (---) Fâtım'a on bin altun verüp anları Allâh'a ısmarladım ve edenleri(?) de ol Kâdir ü Kayyûm ve Kahhâr Allâh'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr ve amber-i hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin kazâya komayup edâ-yı salât ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
… ında mezkûr kâfir başları yanında kazığa urduk. On yedisi peykân-ı okdan sehm-i
kazâya
uğrayup mürd oldu ve dendân-ı kılıçdan geçenlerin lâşe-i murdârları dağda kaldı …
âyeti hâtırıma hutûr edüp hamd-i Hudâ mâl [u] mâmelekimiz halâs edüp mansûr [u] muzaffer olup başımız kurtardığımızdan mâ‘adâ yetmiş beş aded baş aldık ve baş haydud ile altısın hemân dağ başında mezkûr kâfir başları yanında kazığa urduk. On yedisi peykân-ı okdan sehm-i kazâya uğrayup mürd oldu ve dendân-ı kılıçdan geçenlerin lâşe-i murdârları dağda kaldı. Ve kırk adedi esîr-i dest ber-kafâ kayd [u] bend oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… üç yıldır kim gündüz sâ’im ve gece kâ’im olup otuz yıldan berü hatm-i şerîf ile
kazâya
kalan 55a namâzların ve teheccüd ve işrâk ve salât-ı ebvâbîn ve secde-i şükre …
Ve bunda konağımız sâhibi olan İmâm Şa‘bân Efendi ve Mustafâ Dede kırk üç yıldır kim gündüz sâ’im ve gece kâ’im olup otuz yıldan berü hatm-i şerîf ile kazâya kalan 55a namâzların ve teheccüd ve işrâk ve salât-ı ebvâbîn ve secde-i şükre müdâvemet edüp aslâ bir kimesne ile hem-sohbet olup bir kimesnenin ta‘âmların yemezler ve zî-rûh kısmından dahi bir şey tenâvül etmezler ve aslâ harâm esvâb geymezler. Ve kârları koyun yününden beyâz şeyh abâsı dokuyup kifâf-ı nefs edinüp halkdan münzevî iki nefer sulehâ-yı ümmetden âdemlerdir deyü hüsn-i hâl [ü] salâh-ı ahvâllerine cümle ehl-i beled şehâdet edüp hamd-i İlâh hânelerine konup ni‘metlerin tenâvül edüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b–55a ·
metinde göster ·
… şer gibi "Bir dâma dahi giriftâr mı olduk" deyüp hemân hakîr "Emir Allâh'ındır,
kazâya
rızâ" deyüp her birimiz bir cânibe firâr etdikde bu kemter sol cânibde nehr-i V …
Bu hâl-i diyer-gûnu çekerken hemân sol cânibimizdeki ormanlar içinden domuz hıyâbândan çıkar gibi bir sürü Macar katanası yayası ve atlısı dinç-â-dinç üzerimize hücûm edüp perîşân olmuş askerimiz gûyâ bir murg dâma düşer gibi "Bir dâma dahi giriftâr mı olduk" deyüp hemân hakîr "Emir Allâh'ındır, kazâya rızâ" deyüp her birimiz bir cânibe firâr etdikde bu kemter sol cânibde nehr-i Vak'dan azmış bir azmak ve bir sazlıklı bir batak ve çatak içine bir kerre at bırakdım ve bir kerre atımla ol bataka daldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124b ·
metinde göster ·
… kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu
kazâya
muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı …
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… erk [ü] tecrîd iken maskat-ı re’si olan Lârende içre "Lâ redde li-kazâih" deyüp
kazâya
rızâ verüp vâsıl-ı cinân oldu. Kuddise sırruh. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs u âmdır.}
Ziyâretgâhları bunlardır: {Ziyâret-i el-Mevlâ Ahmed ibn Mahmûdü'l-Asam: Mevleviyyeti terk edüp terk [ü] tecrîd iken maskat-ı re’si olan Lârende içre "Lâ redde li-kazâih" deyüp kazâya rızâ verüp vâsıl-ı cinân oldu. Kuddise sırruh. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs u âmdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y146a ·
metinde göster ·
… ara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edinen kimesne anlardan bir âdem alup kankı
kazâya
götürmek murâd edersen gidüp anda ibtidâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak i …
U‘cûbe-i dehrden biri dahi budur kim on bin yumurtayı at fışkısı içine gömüp yigirmi günde on bin tavuk yavrusu çıkup civ civ diyerek ol ân gezmeğe başlar. Akl-ı insân perîşân olur, aceb ibret temâşâdır. Ammâ bu kârı herkes edemez, Âbyâr kazâsında Mısır ümerâlarından Serdâr Süleymân beldelerinden Berme nâm bir köydür, anda bir asıl nesil nesle vardır, fışkıda tavuk çıkarmak anlara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edinen kimesne anlardan bir âdem alup kankı kazâya götürmek murâd edersen gidüp anda ibtidâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu gibi üstü kubbe ve altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne ikişer parmak kalın yanmamış penbe-misâl atılmış yumuşak fışkı döşer. Ve her hâneye ellişer yumurta kor. Ammâ her yumurtayı güneşe tutup nazar eder. Eğer tâze yumurta ise, kor, eğer cılk ise komaz. Zîrâ fışkı harâretinden pârelenüp sâ’ir yumurtalara dahi zararı isâbet edüp yavrular çıkmaz. Ol ecilden cümle tâze yumurta korlar. Ve kankı yumurtadan horos ve kankı beyzden dişi piliç çıkacağın yumurtasından bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229a ·
metinde göster ·
… kimesnedir. Ve salâh-ı hâli ol mertebedir kim evkât-ı ömründe bir vakit namâzın
kazâya
koymamışdır. Ve,
Kadıasker Hısım Abdülbâkî Efendi: Münşî ve mustalah ve sâhib-i sülûk fuzalâyu'd-dehrden kimesnedir. Ve salâh-ı hâli ol mertebedir kim evkât-ı ömründe bir vakit namâzın kazâya koymamışdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249b ·
metinde göster ·
… rîf kazâdır ve nâhiyesi yetmiş pâre kurâdır. Seyyid Ahmed el-Bedevî Tanta'sı bu
kazâya
nâhiye olup nâ’ibi hükm eder. Mevlûd günleri Mahalletü'l-Merhûm kadısı kendü va …
Ve bu Mahalletü'l-Merhûm yüz elli akçe şerîf kazâdır ve nâhiyesi yetmiş pâre kurâdır. Seyyid Ahmed el-Bedevî Tanta'sı bu kazâya nâhiye olup nâ’ibi hükm eder. Mevlûd günleri Mahalletü'l-Merhûm kadısı kendü varup zabt eder. Hayli mahsûl hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295b ·
metinde göster ·
… îdir, Mâlikî değillerdir. Ammâ yine tâ‘at [u] ibâdâtları yerinde beş vakti aslâ
kazâya
komazlar ve beş vakti bir ezân ile kılarlar. Ve ezânları birer katdır, ammâ biz …
Bu taş kaya bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç yüz mikdârı kamışdan evleri ve bir tûbdan mebnî minâresiz câmi‘i var. Beş yüz Berâbire kavmi sâkinlerdir. Ammâ bu kal‘a hâricinde sahrâ-nişîn olan kavmine kabâ’il-i Cebriyye derler. Cümlesi mezheb-i Cebrîdir, Mâlikî değillerdir. Ammâ yine tâ‘at [u] ibâdâtları yerinde beş vakti aslâ kazâya komazlar ve beş vakti bir ezân ile kılarlar. Ve ezânları birer katdır, ammâ bizim iki hayye ala's-salâh'dır ve iki hayye ala's-felâh'dır, min-evvelih ve âhirih böyledir, ammâ anların birerdir. Ve ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi dörd sâ‘atde beş kerre namâz kılarlar, ne vakit olursa olsun. Ve ba‘zı mahalde kasr-ı cem‘ edüp beş vakti bir ikâmet ile kılarlar. Kâmetleri dahi mükerrer değildir. Cebriyye mezhebinde bir alay kavmdir. Andan on iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a ·
metinde göster ·