İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kazak

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
207
isabet
167 cümle/beyitte
76,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi20784,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 207

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kazak” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 73a Evvelâ Vezîr Kapudan Receb Paşa: Karadeniz'de üç yüz pâre Kazak şaykasıyla ceng edüp mansûr u muzaffer Der-i devlete geldüği sene (---) târîhin …
EÇS I 73b … pâre fırkatesin hatmanları ile feth edüp ol şeb-i zulmetde sığ deryâ içre gayrı Kazak şaykaları taşra Karadeniz'e çıkup firâr etdiler. Akîblerince Piyâle Kethudâ bu …
EÇS I 77a … inde Azak kal‘asına Tatar Hân'ın batîü'l-hareke olması sebebiyle kal‘a-i Azağ'a Kazak istîlâ edüp deryâ-misâl asker ile yedi yüz pâre yelken gemilere bu kadar bin as …
EÇS I 83b … Özi be-dest-i Melek Ahmed Paşa: Karadeniz ile Nehr-i Özi mahlût olduğu mahalde Kazak serhadlerinden bir metîn kal‘adır. Kazak istîlâ eyleyüp {Melek} Ahmed Paşa eliy …
EÇS I 83b … z ile Nehr-i Özi mahlût olduğu mahalde Kazak serhadlerinden bir metîn kal‘adır. Kazak istîlâ eyleyüp {Melek} Ahmed Paşa eliyle halâs olundu. Bir ceng-i tavîledir, ma …
EÇS I 86b … leket-i İslâm'dan Doğan Geçidi nâm bir cedîd kal‘a binâ olunmuş. Kulağızlarımız Kazak tâ’ifesi hakîri getirüp hamd-i Hudâ şe‘âyir-i İslâmdan mi‘râc-ı berîn kanâdîlle …
EÇS I 138a … Hân asrında Yeniköy'ü Rûs keferesi urdukda bu Tarabya kavmi bahâdırlar olmağile Kazak ile ceng edüp kâfire bir dâne-i hardal vermediklerinden küffâr-ı dûzah-karâr bu …
EÇS I 138b … oz kal‘ası harâb olup kalmağıla Murâd Hân asrında bu boğazdan içeri küffâr-ı âk Kazak girüp Yeniköy ve Tarabya kasabası ve Büyükdere'yi ve Sarıyâr kasabaların nehb [ …
EÇS I 138b Ba‘dehu Kazak bundan içeri girmeğe kâdir olmayup ahâlî-yi kasabâtlar hıfz [u] emânda oldular. …
EÇS I 139a Bu kal‘a halkı Karadeniz'de Kazak şaykaları nümâyân olsa âteş yakup etrâf kurâlara haber olur. Ol işe me‘mûrlardı …
EÇS I 162a … gemi palamarları ile keşân-ber-keşân çeküp yetmiş seksen pâre Karadeniz'e çıkan Kazak keferesi şaykaların yedeğe alup alayköşkü dibine vardıkda şaykalar ve karamürse …
EÇS I 162a … şaykaların yedeğe alup alayköşkü dibine vardıkda şaykalar ve karamürseller ile Kazak şaykaları ceng-i azîm eder şekilli olup kâfir gemilerin feth edüp haçlı peykerl …
EÇS II 268a … âfaza bekleyüp cânib-i erba‘asında olan kurâları hıfz [u] hırâset ederler. Zîrâ Kazak küffârı ba‘zı sene bu cânibleri nehb ü gâret ederler. Andan,
EÇS II 272b … gazâmız kal‘a-i Azak ve yedi kerre gazâmız Kırım'da, vilâyet-i Leh ve Moskov ve Kazak . Ve tokuzuncu gazâmız bu kal‘a-i Hanya oldu. Ve derûn-ı kal‘a meremmâtına şurû‘ …
EÇS II 310b–311a … hâkim-i Mağân ve hâkim-i Lûr ve hâkim-i Nahşivân ve hâkim-i Karabâğ ve hâkim-i Kazak ve Kazan ve Ensâr Halîfe Şeref Hân hulâsa-i kelâm tokuz hân, serdâr-ı İrân ashâ …
EÇS II 313a … gözlü, sîmîn-tenin nîl-gûn futaya sarmış pâk dellâkleri var. Meydân hammâmı ve Kazak Hân hammâmı ve Ferec Hân hammâmı ve kal‘adan taşrâ kal‘a kurbunda Husrev Hân ha …
EÇS II 313b–314a … Terekeme ve Moğol ve Boğol ve Kımık ve Kumuk ve Kılmak ve Gökdolak ve Moğan ve Kazak tâ’ifelerinden ecnâs-ı mahlûkât âriyetî libâçe ve libâslar ile pür silâh olup k …
EÇS II 315a–315b … Gîlân-ı Acem ve Özbek ve Bulgar ve Kalmâğ ve Çîn ve Fağfûr ve Kazak'dır kim bu Kazak tarafıyla Moskov ma-beyni şiddet-i şitâda bu bahr müncemid olup yedi ay sedd-i …
EÇS II 333a–333b … âlı hedâyâlar gelmeğe başladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yü …
EÇS II 333a–333b … btidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb …
EÇS II 333a–333b … edâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk v …
EÇS II 333a–333b … elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz a …
EÇS III 124a … leylde gönderüp bir kemîngâhda karâr etdiler. Hikmet-i İlâh ile vakt-i Şâfi‘îde Kazak karaya âdem döküp Balçık şehrinin cânib-i erba‘asından âteşe urup ahâlî-i beled …
EÇS III 124a–124b … ânı vardır. Ve bir hammâmı vardır. İsmihân Sultân evkâfıdır. Tarfetü'l-ayn içre Kazak hammâmın bakır kazganın çıkarup 124b götürmek sevdâsında olmuş.
EÇS III 126a … ile memlûdur ve bu kal‘a-i ibret-nümâ binâ olalı bu bendere ve Babadağı şehrine Kazak çıkmaz oldu. Bu rabta-i me‘mûrun suyu leb-i Tuna'dır. Ammâ hevâsı sakîldir.
EÇS III 126b–127a … yine küffâr istîlâ etmesin içün sûrunu münhedim etmişdir. Ammâ niçe kerre yine Kazak , Yenisalâ nâm mahalden nehr-i Tuna kayıklarıyla gelüp bu Babadağı şehrin basup …
EÇS III 126b–127a … cümle küffâr il-vilâyet halkı destine girüp esîr-i bend-i hicrân olup bir cân-ı Kazak rehâ bulmayup deryâda gemileri dahi temevvüc-i yemmden kenar-ı deryâya düşüp pâ …
EÇS III 138b … irmân ve Özi ve Bender sancakları dahi Rûmeli eyâleti idi. Ba‘dehû Karadeniz'de Kazak keferesi Ak olmak ile Silisre sancakları Rûm'dan ifrâz olup Özi eyaleti deyü ba …
EÇS V 29a … in mikdârı Kazağ ile yigirmi pâre gemilerin feth etdiklerinde artık andan gayrı Kazak bu Kamçı suyuna girmeğe cür’et edemedi, ya‘nî ol mertebe nehr-i azîm âb-ı hayât …
EÇS V 29b … ân Halîfe ve Çerkes Alî Ağa mecrûh olduk, zîrâ paşa mukaddemâ vâkı‘asında bizim Kazak kanların yaladığımız meğer mecrûh olmamıza işâret imiş. Hamd-i Hudâ mecrûh-ı se …
EÇS V 29b–30a … lâh yiğitler koyup cümle Varna gemicilerin küreğe koyup limanlı havâ-yı latîfde Kazak firkateleri kal‘a altına gelirken bunlar dahi âmedânî kal‘a limanından kâfire k …
EÇS V 31a Menzil-i kasaba-i bender Balçık: Bu dahi bâlâda altmış bir târîhinde Kazak ile ceng edüp mansûr [ve] muzaffer olduğumuz merkûmdur. Andan yine semt-i şimâl …
EÇS V 32a … Esvedü's-safâ" dediği Kara Mustafâ Paşa sadrıa‘zam olup bilâd-ı Sol‘ât'ı, ya‘nî Kazak vilâyetin cefâ ile feth ede’ deyü Rûmiyye şeyhi Diyârbekir'de vâkı‘amda bana bö …
EÇS V 35a … ermeğe izin taleb edüp Bâyezîd Hân Tatar askerine izin verüp Eflâk ve Boğdan ve Kazak memleketlerin harâb [ü] yebâb edüp şeb [ü] rûz ordu-yı İslâm'ı ganîmet edüp yin …
EÇS V 36b … oza ve bal suyu içüp ayda bir kerre beş baş gazâsına "Tevekkülen-alallâh" deyüp Kazak vilâyetine akın edüp ya bay, ya hay veya vay doyum gelüp kılıçlarıyla geçinir g …
EÇS V 36b … onra kayıkların cümle Akkirmân kavmi alup ganîmet ederler. Hâlâ ol asırdan beri Kazak , Akkirmân'ın adın anmazlar. Gûyâ bir kum deryâsıdır. Her bâr kumdan niçe dağlar …
EÇS V 38a … im cümle Tatar kalpağı ve Kutmen kürkü geyüp her sabâh Turla'nın karşu tarafına Kazak kâfiri gelüp ceng ederler. Bu şehir içre ancak bir kesîf hammâmı vardır ve ziyâ …
EÇS V 38a Bir gün birkaç gâzîler karşu tarafda kemîngâh yerlerde sinüp yedi aded Kazak kâfiri diller getirüp Paşa-yı müdebbir bunları söyledüp,
EÇS V 39b … vilâyetinde Aksu kenârında kal‘a-i Ladicin altında kırk bin tüfeng-endâz Kardaş Kazak ve şeremet Kazak ve Sirge Kazak ve Andırya Kazak nâm dostlarımızla Rakofçi kral …
EÇS V 39b … kenârında kal‘a-i Ladicin altında kırk bin tüfeng-endâz Kardaş Kazak ve şeremet Kazak ve Sirge Kazak ve Andırya Kazak nâm dostlarımızla Rakofçi kral üzre varmadayız.
EÇS V 39b … -i Ladicin altında kırk bin tüfeng-endâz Kardaş Kazak ve şeremet Kazak ve Sirge Kazak ve Andırya Kazak nâm dostlarımızla Rakofçi kral üzre varmadayız.
EÇS V 39b … a kırk bin tüfeng-endâz Kardaş Kazak ve şeremet Kazak ve Sirge Kazak ve Andırya Kazak nâm dostlarımızla Rakofçi kral üzre varmadayız.
EÇS V 40b Andan yıldız tarafına bir konakda ormanlı ormanları ve ma‘mûr Kazak ve Leh kurâların geçüp,
EÇS V 41a … üğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altın …
EÇS V 41a … Leh kralı hükmündedir, lâkin sene 1054 târîhinde İslâm Giray Hân asrında Kardaş Kazak bu kal‘ayı hân kuvvetiyle alup yine Leh kralına vermişdir. Kal‘ası bir düz sahr …
EÇS V 41b–42a … arın ve kemerlerinde mâlların Tatar askeri alup sâ’ir mâl-ı ganâ’imlerin kavm-i Kazak ve kavm-i Leh alup nehb [u] gâret etdiler, zîrâ ahd [u] amân ve yemîn-i Kur’ân …
EÇS V 42a … e keneş, ya‘nî müşâvere edüp cümle yemîn billâh ile çapul civerecek olup Leh ve Kazak askeri salt olup atlar ile ve arabalar ile anlar dahi seğirdecek olup Fâtiha ti …
EÇS V 42a … nci gün vakt-i seherde Nûreddîn Sultân ile Yalı Tatarı ile Leh imdâdı ve Kardaş Kazak ile bir uğurdan (---) sahrâsı ormanından çıkup sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumân …
EÇS V 42b … -kat asker kuşatdı, ammâ nehrin karşu cânibinde {bizim imdâd-ı} küffâr-ı Leh ve Kazak gâfil yatırlardı. Ol gece taburdan küffâr üç bin aded top çeken câmûsların boğa …
EÇS V 42b … gele" deyü muntazır iken ol cânibin dahi her dıraht sâyesinde Tatar ile Leh ve Kazak askeri kemîngâhlarda pinhân olup imdâd ve zahîre değil bir kuş uçurmazlardı ve …