… şlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir
kazmalar
ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ell …
Ammâ bu arayıcı esnâfı cümle nefer 500, ayaklarına ve kasıklarına varınca battâl siyâh çizmeler geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında zenbîl ü garârlar ve hâr [ü] hâşâk sepetleri ile bir hây-hû ederek alay ile ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… r ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde
kazmalar
ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında zenbîl ü garârlar …
Ammâ bu arayıcı esnâfı cümle nefer 500, ayaklarına ve kasıklarına varınca battâl siyâh çizmeler geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında zenbîl ü garârlar ve hâr [ü] hâşâk sepetleri ile bir hây-hû ederek alay ile ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… e kadar taş kesen var ise pür-silâh olup ellerinde 154b bunların dahi Ferhâdî
kazmaları
ve küsküleri ve varyaları ve kamaları ve kürekleri ve küfeleri ve bellerinde te …
Esnâf-ı beldârân-ı teberdârân lağımcıbaşı: Nefer 1000, pîrleri Kâsım bin Nusayr'dır. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân-ı Fâris belin bağlamışdır. Cümle kûhkenlerin silsilesi ana çıkar. Cümle vilâyetlerde ne kadar taş kesen var ise pür-silâh olup ellerinde 154b bunların dahi Ferhâdî kazmaları ve küsküleri ve varyaları ve kamaları ve kürekleri ve küfeleri ve bellerinde teberleri ile bu uslûp üzre bir hây-hû ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a–154b ·
metinde göster ·
… cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn
kazmalar
ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmık …
Esnâf-ı bâğbân: Dörd mevleviyyet yerde cümle bâğ u bâğçe ve besâtîn aded 43950, hadîka-i ravza-i cinân, bâğ [u] bostândır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûnâ-gûn bâğbânân âletleri ve niçe bin kınalı bostân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
ve kürekleri ile "Şurada kuyu kazalım, yok şunda kazalım, toprağı sarıdır su çı …
Kuyu kazıcılar ellerinde kazmaları ve kürekleri ile "Şurada kuyu kazalım, yok şunda kazalım, toprağı sarıdır su çıkmaz, yok çıkar" deyüp müşâvere edüp kuyular kazar şeklinde ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205b ·
metinde göster ·
… a vardıkda Nemse çâsârı tarafından dahi kırk elli bin kadar re‘âyâ vü berâyâlar
kazmaları
ve çapa ve kürekleri ile üç bin kantâr bârûd ve iki bin kadar kazan kumbaralar …
"Osmânlı kal‘a-i Varat'ı aldı. Eğer bu Seykelhit kal‘asın dahi alırsa böyle bir sarp kal‘aya asker korsa cümle vilâyet-i Erdel'i ve cemî‘i Hayduşak ülkesin ve cümleden Orta Macar vilâyetin kabza-i teshîre alır" deyü mukaddem târîh ile bu Seykelhit kal‘asının münhedim olmasın ricâ edüp bizim Serdâr Hısım Mehemmed Paşa kırk bin asker ile bu kal‘a altına vardıkda Nemse çâsârı tarafından dahi kırk elli bin kadar re‘âyâ vü berâyâlar kazmaları ve çapa ve kürekleri ile üç bin kantâr bârûd ve iki bin kadar kazan kumbaralar getirüp kal‘anın her tarafında âmâde etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88a ·
metinde göster ·
"Herkes bu gece meterislere girsinler" deyü fermân olunca el-azametullâh ol gece ol şeb-i târîk-i zulmetde âdem deryâsı Kandiye kal‘ası görünmeyen yerlerden ibtidâ bism-i İlâh ile meterise başlayup küffâr-ı hâkisâr derûn-ı kal‘adan İslâm leşkerinin kazmaları ve kürekleri sâ‘ikasın istimâ‘ edince allâhümme âfinâ mel‘ûn küffâr tobrasında yılan bulmuş hekîme dönüp tâ vakt-i sabâha dak ân-ı vâhid ve derîce ve dakîka durmayup ale'l-ittisâl niçe kerre yüz bin tüfeng ve niçe bin top ve niçe bin havân ve kazan kumbara ve niçe kerre yüz bin aded havân taşı evc-i semâdan bârân-ı la‘net gibi yağup bir ferd-i âferîde bir kırât bir meteris kazmağa kâdir olmayup cümle guzât târumâr-ı misâl-i mûr-ı mâr olup her biri bir kaya altında siperlenüp ordu-yı İslâmda niçe kerre yüz bin hayme vü hargâh bâr [u] büngâhdan bir sağ çetr-i mülemma‘ kalmayup niçe bin at ve katâr u mehâr dağlara firâr etdiklerinden mâ‘adâ niçe kerre yüz bin hımârlar kerrenây-ı Acem-vâr segâh makâmında âğâze ederek anlar dahi deşt-i Hâmûn kûhları penâh edinüp anırarak birer tarafa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
… vâbi‘leriyle ordu-yı hümâyûn içre nidâ edüp herkes cebehâne-i pâdişâhîden demir
kazmalar
ve demir kürekler ve Ferhâdî külüngler ve küsküler ve varya demirleri alup cemî …
Netîce-i merâm cümle esnâfât-ı ehl-i hırefe dellâlbaşı tevâbi‘leriyle ordu-yı hümâyûn içre nidâ edüp herkes cebehâne-i pâdişâhîden demir kazmalar ve demir kürekler ve Ferhâdî külüngler ve küsküler ve varya demirleri alup cemî‘i ibâdullâh âlât-ı silâhlarıyla ordu-yı İslâm başından tâ Kandiye kal‘ası altına sıçan yolları kazmağa âdem deryâsı çalışırken mel‘ûn küffâr-ı sâhib-i zü'n-nâr dûzah-karârın karârı kalmayup üç gün üç gece dahi âteş-feşânlık edüp kal‘adan atdığı top ve tüfengin ve taş kumbara ve fişengin hisâbın Cenâb-ı Bârî bilüp pey-ender-pey şeb [ü] rûz ardı arası kesilmeyüp erbâb-ı ehl-i hırefden üç gün gecede üç bin âdem diyâr-ı ademe kadem basdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
… esîr pâyzenlerin ellerinde birer la‘l-gûn bayrakları ve bellerinde çapaları ve
kazmaları
ile ubûr etdiler.
"Sen ki kapudan paşasın! Emr-i şerîfim vüsûl buldukda cümle eyâletin askerinin erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve azebistân ve kürekçiyân ve cemî‘i pâyzen forsa keferelerin ve cümle getirdiğin sipâh ve yeniçerilerin ve cebeciyân ve topçuyân ve kumbaracıyân askerlerin cümle mevcûd olan asâkir-i islâmları ve cümle mühimmât [u] levâzımâtları alup bir alay-ı azîm ile şâdımânlık ederek ordu-yı hümâyûna gelesin ve fermân-ı şehriyârî üzre kal‘a-i Hanya limanına kifâyet mikdâr asker ile cümle donanma-i hümâyûn gemilerin koyup Ankebût Ahmed Paşa'yı yerine kâ’immakâm eyleyüp Hanya'nın muhâfızı Ahmed Paşa ola. Ve ale'l-fevr Hanya'dan acele ile ordu-yı İslâma girirken bir ala[y-ı] azîm edüp top ve tüfengler atup gülbâng-ı Muhammedîler çekerek Göllük tarafında İbrâhîm Paşa yanında meks edesin" deyü Kaplan Paşa'ya fermân-ı pâdişâhî varınca bir haftanın içinde ordu-yı İslâm içre bir alay ile geçüp tabl [u] nakkârelerin döğerek yigirmi bin aded müsellah ve müretteb ve müzeyyen askeriyle ve on bin aded ayağı demir prankalı esîr pâyzenlerin ellerinde birer la‘l-gûn bayrakları ve bellerinde çapaları ve kazmaları ile ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296b ·
metinde göster ·
… çerâhorân ve ırgat ve ummâller gelmeğe başlayup ellerinde ferhâdî külüngler ve
kazmalar
ve çapalar ve eyeler ve küsküler alay alay gelüp bir yol tathîr etmek içün Koço …
El-hâsıl bu kadar bin güzîde asker-i İslâmlar biri biri ardları sıra gelüp azîm gülbânglar çeküp ve birer yaylım tüfengler şâdımânları edüp Mizistre-i kadîm dizdâr ve ordu subaşısı kânûn-ı kadîm üzre bu kadar asâkir-i İslâmı Mizistre sahrâsı üzre her askeri yerlü yerlerine ve kollu kollarına kondurup herkes Manya gazâsına gitmeğe âmâde olup günden güne cüyûş-ı muvahhidîn Mizistre sahrâsın pür edüp ba‘dehu taraf taraf nevâhîler ve kazâlar ve sancaklardan salâhorân ve çerâhorân ve ırgat ve ummâller gelmeğe başlayup ellerinde ferhâdî külüngler ve kazmalar ve çapalar ve eyeler ve küsküler alay alay gelüp bir yol tathîr etmek içün Koçova dağları tathîrine Anapoli ve Mizistre 332b ve Ağrıboz kal‘alarının askerleriyle mezkûr ırgatlar ve çerâhorlar Serdâr Alî Paşa kethudâsıyla cümle pür-silâh on bin güzîde asker Manya'nın Koçova yolların pâk edüp top yolları açmağa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332a–332b ·
metinde göster ·
Ammâ bu kavm bu kal‘anın derûn [u] bîrûnun ol kadar
kazmalar
ile kazup harâb [u] yebâb edüp hadden bîrûn tibr çıkardılar, ya‘nî altun toprağ …
Ammâ bu kavm bu kal‘anın derûn [u] bîrûnun ol kadar kazmalar ile kazup harâb [u] yebâb edüp hadden bîrûn tibr çıkardılar, ya‘nî altun toprağı buldular, ve fîl dişi ve gergerdân karnı ve müşk ü zebât ve kakule-i kebîr ve amber buldular kim hisâbın muhtesib bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y400b ·
metinde göster ·